Sektörün – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Tue, 30 Jul 2024 23:36:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk sigorta sektörünün aktif büyüklüğü yılın ilk yarısında 1,7 trilyon lirayı aştı https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sigorta-sektorunun-aktif-buyuklugu-yilin-ilk-yarisinda-17-trilyon-lirayi-asti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sigorta-sektorunun-aktif-buyuklugu-yilin-ilk-yarisinda-17-trilyon-lirayi-asti/#respond Tue, 30 Jul 2024 23:36:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16906 Türkiye Sigorta Birliği’nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen (TSB) Başkanı Uğur Gülen, sigorta ve bireysel emeklilik sektörünün 2024 yarı yıl performansını değerlendirdi.

Gülen, sigorta sektörünün Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (SEDDK) son dönemde uyguladığı güçlü sermaye politikasına paralel olarak her geçen gün daha da dirençli bir yapıya kavuştuğunu belirtti.

Gülen, “Düzenleme ve denetlemeleriyle sektörümüze yön veren SEDDK’nın attığı adımlar bize destek oluyor. Sektörümüzün öz kaynakları yüzde 130’a yakın artarken sermaye yapımızda her geçen gün daha da güçleniyor. Bu yolda aktif büyüklüğümüz yılın ilk yarısında 1,7 trilyon lirayı aşma başarısını gösterdi.” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin sigortacılığında dünya devi sigorta gruplarının yatırımları bulunduğunun altını çizen Gülen, “Bu dev şirketlerin ülkemiz ekonomisine ve geleceğine olan güvenleri yatırım yaptıkları ilk günkü gibi aynı heyecanla devam ederken, sektörümüze olan yatırım ilgisi yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından hala yüksek düzeyde olmaya devam ediyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sektörde yılın ilk yarısında toplamda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80,7 oranında nominal büyümeyle 380,4 milyar lira prim üretimi olduğunu belirten Gülen, şu değerlendirmede bulundu:

“Sigorta sektörünün özellikle sağlık sigortaları ile yangın ve doğal afet branşlarındaki olumlu görünümle yılın ilk yarısında hayat dışı branşlarda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81,3 oranında, reelde de yüzde 5,7’lik büyümeyle 337 milyar lira prim üretimi gerçekleşti. Hayat sigortalarında özellikle tasarrufa yönelik ürünlerin ilgi görmeye başlamasının verdiği olumlu etkiyle yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 75,9 oranında büyümeyle 43,3 milyar lira üretim gerçekleşti. Bu alanda uzun bir aradan sonra reelde yüzde 2,5 gibi bir oranda büyüme yaşanması bizleri mutlu etti.”

OTO SİGORTALARINDA TOPLAMDA 131,4 MİLYAR LİRA PRİM ÜRETİMİ

Gülen, oto sigortalarının toplamda 131,4 milyar lira prim üretimiyle sektörün toplam prim üretiminin yüzde 39’unu gerçekleştirerek bu anlamda sektörün lokomotifi olmaya devam ettiklerine vurgu yaparak, “Bu alanın daha sağlıklı bir yapıya kavuşması için ve zorunlu trafik sigortasında yaşanan tartışmaların gündemden çıkarılması için regülatör kurumumuz SEDDK ile yoğun bir şekilde çalışarak hem sektör hem de kamuoyunu mutlu edecek bir sonuca ulaşacağımıza inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Sağlık sigortalarının istikrarlı büyümesini sürdürdüğünü aktaran Gülen, bu branşta 6 ayda 63 milyar lirayı aşan prim üretildiği, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 100,4 oranında reelde de yüzde 16,8 büyüme yaşandığı Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda ise 6 ayda 19,4 milyar lira prim üretimi olurken, bu alanda reel büyüme 42,3 olduğu bilgisini paylaştı.

Türkiye’de büyük acılar yaşatan 6 Şubat 2023 tarihindeki Kahramanmaraş depremleri ile birlikte Yangın ve Doğal Afetler branşında farkındalığın artmaya başladığını aktaran Gülen bu branşta da 6 ay sonunda prim üretiminin geçen yılın aynı dönemine göre nominalde yüzde 124,3, reelde ise yüzde 30,7 oranında artarak 57.8 milyar liraya ulaştığının altını çizdi.

Gülen, “Bu branş içinde yer alan Zorunlu Deprem Sigortasında 6 ayda yüzde 44,8’lik reel büyüme ile 5,9 milyar lira, İhtiyari Deprem Sigortasında da reelde yüzde 49,5 oranında büyüme ile 11,4 milyar lira tutarında prim üretimi oldu. Sel teminatında da geçen yılın aynı dönemine göre reelde yüzde 40’lık artışla 1,3 milyar liralık üretim gerçekleşti.” açıklamasında bulundu.

İlk 6 ay itibarıyla gelinen noktada sektörün prim üretiminin beklenen seviyelerde gerçekleştiğinin görüldüğüne vurgu yapan Gülen, sigorta sektörünün 2024’te enflasyonun üzerinde büyüme başarısı göstereceğini ve yüzde 80 büyüme beklentisi altında yıl sonunda 900 milyar lira seviyelerine ulaşan prim üretimi öngördüklerini aktardı.

“BES İSTİKRARLI ŞEKİLDE BÜYÜMESİNİ SÜRDÜRÜYOR”

Kurulduğu 2003’ten itibaren 20 yılı aşkın süredir istikrarlı büyümesini sürdüren BES’in 2013’ten bu yana devlet desteğiyle ülke tasarruflarının merkezinde konumlanmaya başladığına işaret eden Gülen, şunları kaydetti:

“BES istikrarlı şekilde büyümesini sürdürüyor. Yılın ilk yarısında katılımcı sayısında 16,5 milyon aşılırken, Devlet katkısı dahil toplam fon büyüklüğünde ise 1 trilyon liralık kritik eşiğinin hızlıca üstüne gelindi. Öte yandan bu yıl başına göre gönüllü BES tarafında katılımcı sayısı artışı yüzde 6 seviyesinde gerçekleşirken fon büyüklüğü tarafında ise yüzde 41’lik dikkate değer bir büyüme yaşandı. Fonlardaki bu büyüme hem katılımcıların katkı payı artışından hem de fonların son birkaç yılda gösterdiği yüksek performansı istikrarlı biçimde sürdürmesinden kaynaklanırken, hem katılımcı sayısında hem de fonlardaki büyümenin bu yılın ikinci yarısında da aynı ivmeyle sürmesini bekliyoruz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sigorta-sektorunun-aktif-buyuklugu-yilin-ilk-yarisinda-17-trilyon-lirayi-asti/feed/ 0
Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye 18 milyar dolar ek finansman https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-bankasindan-turkiyeye-18-milyar-dolar-ek-finansman/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-bankasindan-turkiyeye-18-milyar-dolar-ek-finansman/#respond Sat, 08 Jun 2024 07:24:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12099 Türkiye Sınai Kalkınma Bankasının (TSKB) ilkini düzenlediği TSKB Kalkınma Günü’nde konuşan Lopez, büyüme açısından Türkiye’nin son 20 yılına bakıldığında önemli adımlar atıldığını ifade etti.

Türkiye’nin bu dönemde yüzde 5,4 ortalama bir büyüme sağlandığına dikkati çeken Lopez, halihazırda sunulan tüm fonlara (mevcut 17 milyar dolar) ek olarak Türkiye’ye 18 milyar dolarlık bir finansman geleceğini kaydetti.

“Üç ana başlıktan bahsedebiliriz. Bunların ilki büyümedir ve büyüme olmadan kalkınma olmaz. Öncelikle büyümeyi sağlamamız gerekiyor.” diyen Lopez şöyle devam etti:

“İkinci başlık, işin sosyal boyutu, kapsayıcılık. Büyümenin sadece belli bir kesim için değil, toplumdaki tüm kesimler için geçerli olmasını sağlamalıyız. Üçüncüsü de sürdürülebilirlik; yeşil büyüme dediğimiz kavramı besleyecek olan sürdürülebilirlik boyutu. Türkiye’de 26 yıllık süre zarfında kişi başına düşen milli gelir 4 katına çıktı. Yani reel olarak 4 katına çıktığını söyleyebiliriz 20-30 yıl içerisinde. Bu başarının muhakkak takdir edilmesi gerekli. Son 20-25 yıldaki başarının önümüzdeki 20 yılda da devam etmesini sağlamamız gerekiyor. Bunun üzerine koyulması gerekiyor. Yüksek enflasyon ortamında yatırımların daha verimli, üretken sektörlere akması çok kolay değildir. En iyi sektörün ne olduğunu kestirmek çok mümkün olmayabilir her zaman.”

“YATIRIMLARIN EKONOMİYİ VERİMLİ VE ETKİLİ HALE GETİRECEK SEKTÖRLERE AKMASI GEREK”

Lopez, yatırımların kendini koruyabilecek sektörlere kaydığını belirterek, ekonomi içerisinde büyümeyi sağlamak için yatırımların ekonomiyi verimli ve etkili hale getirecek sektörlere akması gerektiğini hatırlattı. Kısa vadede bununla ilgili sıkıntılar olabildiğini belirten Lopez, “Bir, iki yıldan bahsetmiyorum ama önümüzdeki döneme baktığımızda belli bir süre sonra enflasyonun etkisi azalacak. Bununla ilgili olarak da sabırlı olmak gerekiyor.” dedi.

Büyüme bağlamında biraz daha uzun vadeli bir ufukta değerlendirilmesi gereken bir hususun ise üretkenlik ve verimlilik olduğunun altını çizen Lopez, “Küresel piyasalarda rekabetçi olabilmek için aynı girdiler, aynı iş gücü, aynı sermaye unsurlarıyla daha fazla ve daha düşük maliyetle üretim yapabilmeniz gerekir.” dedi.

Lopez, Türkiye’de verimlilik faktörüne bakıldığında son 10 yılda bunun bir miktar azaldığını vurgulayarak, enerji geçiş stratejisinin önemli olduğuna dile getirdi.

Kısa süre öncesine kadar pek çok ülkede büyümeden bahsedildiğini anlatan Lopez, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir taraftan iklim değişikliğiyle ilgili hususlara vurgu yapılıyordu. Süreci birlikte yürütmek mümkün. Büyüme için çalışmalar yürütürken enerji geçişiyle ilgili çalışmaları da yürütmek ve başarılı olmak mümkün. İspanya son yıllarda yenilenebilen enerjiye, özellikle güneş ve rüzgar enerjisine, büyük ağırlık verdi. Şu anda İspanya’da elektrik fiyatı Avrupa’nın kuzeyindeki birçok ülkeden yüzde 40 daha ucuz. Yani sabahleyin 3 saat kadar bir süreyle düşük bir pik var. Neredeyse sıfır. Çünkü bir arz fazlası var. Pik saatleri farklı. “Elektrik fiyatlarının düşmesi tüketiciler için iyidir’ diye açıklanabilecek bir şey değil. Sonuçta bu sebepten yatırımlarını şekillendiren firmalar var. Enerji açısından baktığımızda Türkiye, lider ülkelerden biri. Elektrik üretim kapasitesinin bugün Türkiye’de yaklaşık 105 bin megavat olduğunu söyleyebiliriz.”

“Dünya Bankası tarafından dünyadaki ilk yeşil fonlardan birini Türkiye’de devreye aldık.” diyen Lopez şunları kaydetti:

“Üretim mühendisliği alanında değişiklikler yapacak olan firmalara aktarılacak bu fonlar. Burada tabii ki kalkınma bankaları güneş panellerinin daha fazla kullanılmasına destek verecek. Sadece güneş enerjisi santralleri oluşturulmasından bahsetmiyorum. Aynı zamanda çatı güneş enerjisi santrallerinin oluşturulmasından da bahsediyorum. Biz ülkelerin tutarlı hareket etmesini bekliyoruz. Burada uyum önemli. Ülkeler arasında kutuplaşmaları değil uyumu teşvik etmek istiyoruz, zorluklara uyum sağlama yetilerinin artırılmasını istiyoruz. Türkiye’de bir güçlenme söz konusu uyum açısından ve bu bağlamda enflasyonla alakalı Türkiye’de birtakım zorluklar yaşandı. Son yıllarda ise Türkiye kişi başına düşen milli geliri artırdı.”

Lopez, ülkelerin zenginleştikçe tarım sektörünün ekonomideki ağırlığının düştüğünü, hizmet ve sanayi sektörünün payının da arttığını belirtti.

Son 10 yılda Türkiye’deki istihdamın yüzde 10 civarında artarken tarım sektöründe yüzde 9 civarında azaldığını kaydeden Lopez, “Endüstri, sanayi ve hizmet sektöründe iş gücü niteliği artarken, istihdam artarken tarım sektöründe bunların azaldığını görüyoruz.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunya-bankasindan-turkiyeye-18-milyar-dolar-ek-finansman/feed/ 0
Ağır ticari araç satışlarında hareketlilik bekleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-ticari-arac-satislarinda-hareketlilik-bekleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-ticari-arac-satislarinda-hareketlilik-bekleniyor/#respond Tue, 23 Apr 2024 00:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9295 Ağır Ticari Araçlar Derneğinden (TAİD) yapılan yazılı açıklamaya göre, Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, üyelerinin katılımlarıyla düzenlenen toplantıda 2024’ün ilk çeyreğini değerlendirdi.

Hoşgören, yılın ilk çeyreğindeki ağır ticari araç pazarına dikkati çekerek, “Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3 oranında daraldı. Bu dönemde satışı gerçekleştirilen toplam araç sayısı 10 bin 121 olurken yılın diğer çeyreklerinde ise bir ivmelenme bekleniyor.” ifadelerini kullandı.

”SEKTÖRÜN 2023 İHRACAT TUTARI 30 MİLYAR DOLAR DÜZEYİNDE”

Burak Hoşgören, TAİD üyelerinin faaliyetleri hakkında bilgi vererek, sektörün 2023 ihracat tutarının 30 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini bildirdi.

Hoşgören, “TAİD olarak ithal edilen ve Türkiye’de üretilen pek çok ticari araç üreticisini aynı çatı altında buluşturuyoruz. Bu markaların hepsi de Türkiye’de birçok farklı sektörün yükünü taşıyor, yerel üretime ve istihdama destek oluyor. Öte yandan araç kullanıcılarımız da ülke üretimi ve ihracatına katkı sağladığı için sektörümüz, stratejik bir öneme sahip bulunuyor.” değerlendirmelerinde bulundu.

Sektörün stratejisini uluslararası standartlara uyum sağlamak ve sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemek üzerine belirlediğini vurgulayan Hoşgören, sürdürülebilirliğin her açıdan sektör için bir zorunluluk olduğunu belirtti.

Hoşgören, Avrupa Birliği ve tüm dünyadaki sürdürülebilirlik politikalarını uygulamak durumunda olduklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

“İklim krizinin yarattığı zorlukları ele almak adına dünya, karbon nötr olma hedefine kararlılıkla ilerliyor. Bunun paralelinde, teknolojideki gelişmeler de mobiliteyi radikal bir biçimde dönüştürüyor. Bu da yenilik, verimlilik ve güvenlik açısından bizlere benzersiz fırsatlar sunuyor. Sonuç olarak lojistik ve taşımacılık tarihinde son derece önemli bir dönüşüm dalgası yaşıyoruz. Elektrikli ve otonom araçlar gibi gelişen teknolojiler, sürdürülebilir uygulamalara duyulan acil ihtiyaçla birleşerek iş yapış tarzımızı yeniden şekillendiriyor.

Akıllı lojistik çağında bağlanabilirlik, kilit önemde. Gelişmiş telematik, yapay zeka ve veri analitiğinin entegrasyonu treyler ve ağır ticari araçların tasarlanma, üretilme ve işletilme şekillerinde devrim yaratıyor. Stratejik konumu, kalifiye iş gücü ve canlı girişimci ruhuyla Türkiye, bu devrimde iyi bir konuma sahip. Türkiye sadece bu teknolojileri benimsemekle kalmayıp aynı zamanda sektör liderleri, yeni girişimler ve araştırma kurumları arasındaki iş birliğini teşvik ederek bir inovasyon merkezi haline gelme potansiyeline sahip.”

”YENİ LOGO GÜCÜ VE OTORİTEYİ TEMSİL EDİYOR”

Toplantıda tanıtımı yapılan TAİD’in yeni logosunun, gücü ve otoriteyi temsil ederken derneğin sektördeki değişime ayak uyduran, modern ve yenilikçi vizyonunun altını çizdiğini dile getiren Hoşgören, “Yeni logo, sadece görsel bir değişimi değil, aynı zamanda sektöre dair yeni bir bakış açısını da temsil ediyor. Bu bakış açısı, birlik ve beraberlik, kesintisiz gelişim ve yenilikçilik üzerine kurulu. TAİD, yeni logosuyla birlikte sektörde daha da güçlü bir rol oynamaya ve Türkiye ekonomisine, ağır ticari araçlar sektörünün gelişimine katkıda bulunmaya devam edecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/agir-ticari-arac-satislarinda-hareketlilik-bekleniyor/feed/ 0
İSO Türkiye İmalat PMI martta 50,0 oldu! https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-martta-500-oldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-martta-500-oldu/#respond Mon, 01 Apr 2024 22:12:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8114 Üretim hafif artarken yeni sipariş ve istihdam hacminde istikrara yaklaşıldı. Yeni siparişlerdeki yavaşlama son dokuz ayın en düşük oranında kaydedildi. Girdi alımları üst üste ikinci ay artış kaydetti. Enflasyon oranları azalmakla beraber yüksek seviyelerde kaldı. Türk Lirası’nın ABD doları karşısındaki değer kaybı sektörün girdi fiyatlarında yükselişe yol açan ana unsur olmaya devam etti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI raporuna göre takip edilen 10 sektör arasında yeni siparişlerin arttığı tek sektör gıda ürünleri oldu. Anket kapsamında takip edilen sektörler arasında üretimini artıranların sayısı şubat ayında dört iken martta üçe geriledi. Üretimde en keskin yavaşlama tekstil sektöründe gerçekleşirken, kara ve deniz taşıtları sektöründe enflasyon yüksek seyretti. Üretimdeki durağan tablo, yeni siparişlerin gıda ürünleri dışındaki tüm sektörlerde daralmasından kaynaklandı. Martta istihdamını artıran sektör sayısı 2020’nin mayıs ayından bu yana ilk kez ikiye geriledi.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Mart 2024 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, şubat ayında 50,2 olarak gerçekleşen manşet PMI, martta hafif bir düşüşle 50,0 düzeyinde gerçekleşti.

Sektörün performansındaki durağanlık, manşet endeksin ana bileşenlerindeki değişimlerin küçük çaplı olmasından kaynaklandı. Martta imalat sanayi üretimi oldukça sınırlı bir artış kaydederken, yeni siparişler ve istihdam hacimlerinde ise düşüş devam etmesine rağmen durma noktasına yaklaştı. Yeni siparişlerdeki yavaşlama son dokuz ayın en düşük oranında kaydedildi. Talep ortamındaki bu göreli iyileşme, bazı firmaları üretim ve satın alma faaliyetlerini artırmaya teşvik etti.

SATIŞ FİYATLARINDAKİ ARTIŞ SON 3 AYIN EN DÜŞÜĞÜNDE

Üretim ve girdi alımlarında üst üste ikinci kez artış kaydedilirken satın alma faaliyetlerindeki genişleme şubat ayına göre daha belirgin gerçekleşti. Buna rağmen, ilk çeyreğin sonunda hem girdi hem de nihai ürün stoklarında düşüş eğilimi devam etti. Bazı firmalar, Kızıldeniz’deki aksamalar nedeniyle girdi alımlarında gecikmelerle karşılaştı ve teslimat sürelerinde üst üste üçüncü ay artış gözlendi.

Türk Lirası’nın ABD doları karşısındaki değer kaybı sektörün girdi fiyatlarında yükselişe yol açan ana unsur olmaya devam ederken, bazı firmalar ham madde maliyetlerinde de artış bildirdi. Girdi maliyetleri enflasyonu son üç ayın en ılımlı düzeyinde gerçekleşmesine rağmen yüksek seyrini sürdürdü. Martta satış

fiyatlarındaki artış da son üç ayın en düşük seviyesinde kaydedildi. Ancak enflasyon oranı belirgin düzeyde kaldı ve seri ortalamasının üzerinde gerçekleşti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Türk imalatçıları açısından Mart bir istikrar ayı olarak kayda geçti. Yeni siparişler, yakın dönemdeki seyrini sürdürerek istikrar kazanmaya yaklaştı ve genel tabloda yaşanan bu iyileşme üretim ve satın alma faaliyetlerindeki ılımlı artışın sürmesini sağladı.

Talepteki bu eğilimin devam etmesi halinde, yılın ikinci çeyreğine girilirken büyümenin ivme kazanabileceğini ümit ediyoruz.”

YENİ SİPARİŞLER YAVAŞLAMA KAYDETTİ

Türkiye Sektörel PMI raporu, Mart ayında talepteki durgunluğun devam etmesine bağlı olarak yeni siparişlerin genele yayılı olarak yavaşladığına işaret etti.

Yeni siparişler yalnızca gıda ürünlerinde artış kaydederken, sektörlerin çoğunluğunda üretim de yavaşladı. Martta istihdamdaki genişleme de sınırlı düzeyde kaldı. Öte yandan, fiyatlar artmaya devam etti ve en yüksek enflasyon kara ve deniz taşıtları sektöründe gerçekleşti.

ÜRETİMDE EN KESKİN DÜŞÜŞ TEKSTİLDE OLDU

Anket kapsamında takip edilen sektörler arasında üretimini artıranların sayısı şubat ayında dört iken martta üçe geriledi. Üretimin arttığı sektörlerde dahi büyüme genel olarak ılımlı gerçekleşti ve yalnızca gıda ürünleri sektöründe anlamlı bir genişleme gözlendi. Üretimde en keskin düşüş ise tekstil sektöründe ölçüldü. Üretimdeki durağan tablo, yeni siparişlerin gıda ürünleri dışındaki tüm sektörlerde daralmasından kaynaklandı.

Üretimde olduğu gibi yeni siparişlerde de en sert düşüş tekstil ürünlerinde yaşandı. İhracat pazarlarında ise kısmen daha olumlu bir talep ortamı gözlendi. Üç sektörün yurt dışından alınan yeni siparişlerinde artış gerçekleşti. Martta istihdamını artıran sektör sayısı 2020’nin Mayıs ayından bu yana ilk kez ikiye geriledi. İstihdam yaratan iki sektör gıda ürünleri ile makine ve metal ürünleri oldu.

Girdi maliyetleri keskin bir şekilde artmaya devam etse de söz konusu artışlar sektörlerin çoğunluğunda şubat ayına göre hız kesti. Girdi fiyatlarındaki en sınırlı artış giyim ve deri ürünlerinde görülürken en keskin yükseliş ise kara ve deniz taşıtları sektöründe gerçekleşti.

Benzer şekilde nihai ürün fiyatlarında da en hızlı artış kara ve deniz taşıtlarında ölçüldü. Ancak hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi burada da enflasyon bir önceki aya göre hız kesti. Nihai ürün fiyatlarının en yavaş arttığı sektörler ise elektrikli ve elektronik ürünler ile kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri oldu.

DÖRT SEKTÖRDE TESLİMAT SÜRELERİ KISALDI

Mart ayında tedarik zincirleri karmaşık bir görünüm sergiledi. Dört sektörde teslimat süreleri kısalırken, ağaç ve kağıt ürünleri sektörünün tedarikçi performansında rekor iyileşme kaydedildi.

Geriye kalan altı sektörde ise teslimat süreleri arttı. Talep koşullarının genel olarak durgun olması nedeniyle, Mart’ta satın alma faaliyetlerini artıran sektör sayısı üç ile sınırlı kaldı. Benzer şekilde, girdi stokları da genele yayılı düşüş kaydederken sadece gıda ürünleri ile makine ve metal ürünlerinde artış gösterdi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/iso-turkiye-imalat-pmi-martta-500-oldu/feed/ 0