İdealist Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ’nin 100 milyon lira ve Seyitler Kimya Sanayi AŞ’nin 100 milyon lira tutarındaki bedelli sermaye artırımını onaylayan SPK, Türkiye Sigorta AŞ’nin 3 milyar 838 milyon 476 bin 637 lira, Dap Gayrimenkul Geliştirme AŞ’nin 2 milyar 236 milyon 400 bin 779 lira, Ulusoy Un Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 559 milyon 30 bin lira, Osmanlı Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 379 milyon 57 bin 391 lira ve Yünsa Yünlü Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 420 milyon lira tutarındaki bedelsiz sermaye artırımı başvurusunu kabul etti.
Kurul, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 2 milyar lira, Deniz Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 600 milyar lira, Çamlı Yem Besicilik Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 200 milyon lira, Bien Finans Faktoring AŞ’nin 250 milyon lira, Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları AŞ’nin 30 milyar lira, Pınar Süt Mamulleri Sanayii AŞ’nin 2 milyar 500 milyon lira, Hepsi Finansman AŞ’nin 1 milyar 50 milyon lira, Tam Finans Faktoring AŞ’nin 774 milyon lira, Kerevitaş Gıda Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 700 milyon lira, Fiba Faktoring AŞ’nin 359 milyon lira ve Pegasus Hava Taşımacılığı AŞ’nin 750 milyon dolar tutarındaki tahvil ve finansman bonosu ihracını onaylarken Nurol Yatırım Bankası AŞ’nin 40 milyon dolar tutarındaki sermaye benzeri borçlanma aracı ihracı başvurusunu da kabul etti.
SPK, 500 milyon lira kayıtlı sermaye tavanı içinde 100 milyon lira başlangıç sermayeli Albayrak Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ ve 1 milyar kayıtlı sermaye tavanı içinde 200 milyon lira başlangıç sermayeli Hera Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı AŞ’nin kuruluşuna izin verilmesini onaylarken, Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Onüçüncü Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile Arz Gayrimenkul ve Girişim Sermayesi Portföy Yönetimi AŞ Ondördüncü Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşlarına izin verilmesi ve katılma paylarının ihracına ilişkin ihraç belgelerinin onaylanması talebini olumlu karşıladı.
Ayrıca Kurul, Osmanlı Portföy BIST Temettü 25 Endeksi Hisse Senedi Yoğun (TL) Borsa Yatırım Fonu’nun kuruluşuna izin verilmesi ve katılma paylarının halka arzına ilişkin izahnamenin onaylanması talebinin olumlu karşılanmasına karar verdi.
SPK, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremlerin finansal piyasalar üzerindeki olumsuz etkisinin asgariye indirilmesini ve payları borsada işlem gören ortaklıkların ve bunların bağlı ortaklıklarının pay geri alım işlemlerinin kolaylaştırılmasını teminen alınan i-SPK.22.7 (14 Şubat 2023 tarih ve 9/177 s.k.) sayılı İlke Kararı’nın, depremlerin üzerinden yaklaşık 18 aylık bir süre geçtiği dikkate alınarak yürürlükten kaldırıldığını bildirdi.
Kurul ayrıca, ihraççılar, sermaye piyasası kurumları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında başvuru yapan diğer kurum ve kuruluşlar tarafından Kurula yapılacak ve Kurulun Hukuk İşleri Dairesi, Kurumsal Yatırımcılar Dairesi, Aracılık Faaliyetleri Dairesi, Muhasebe Standartları Dairesi, Ortaklıklar Finansmanı Dairesi görev alanına giren başvuruların 5 Ağustos 2024 tarihinden başlamak üzere e-Başvuru Sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılmasının zorunlu tutulmasına karar verirken, 5 Ağustos 2024 tarihinden itibaren yapılacak e-Başvuru süreçlerinde 28 Mart 2024 tarihli ve 2024/17 sayılı bültende yer verilen hususlara uyulmasının esas olduğunu kaydetti.
SUÇ DUYURULARI VE İDARİ PARA CEZALARI
SPK, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığı belirlenen 24 internet sitesine erişimin engellenmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı.
Kurul, Hedef Yatırım Bankası AŞ’nin 1 milyar 650 milyon lira, Huzur Faktoring AŞ’nin 350 milyon lira, Yapı Kredi Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 9 milyar 690 milyon lira, TEB Finansman AŞ’nin 1 milyar 325 milyon lira, Lider Faktoring AŞ’nin 295 milyon lira, Kent Finans Faktoring AŞ’nin 556 milyon 525 bin lira, Mercedes Benz Kamyon Finansman AŞ’nin 2 milyar 200 milyon lira, Limak Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ’nin 750 milyon dolar ve Deniz Finansal Kiralama AŞ’nin 80 milyon dolar tutarındaki tahvil ve finansman bonosu ihracını onaylarken İş Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin 40 milyar lira tutarındaki tahvil ve finansman bonosu, 200 milyon lira tutarındaki yapılandırılmış borçlanma aracı ihracı başvurusunu kabul etti.
SPK, Q Yatırım Bankası AŞ’nin emir iletimine aracılık, işlem aracılığı, portföy aracılığı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, en iyi gayret ve aracılık yüklenimi suretiyle halka arza aracılık, sınırlı saklama ve genel saklama hizmetlerinde bulunmasına, Kuveyt Türk Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin işlem aracılığı, portföy aracılığı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, en iyi gayret ve aracılık yüklenimi suretiyle halka arza aracılık, sınırlı saklama ve genel saklama hizmetlerinde bulunmasına izin verilmesi talebinin olumlu karşılanmasına karar verdi.
Kurul, Nurol Portföy Yönetimi AŞ Değişken Şemsiye Fon, Nurol Portföy Yönetimi AŞ Fon Sepeti Şemsiye Fonu ve Nurol Portföy Yönetimi AŞ Hisse Senedi Şemsiye Fonu’nun kuruluşuna izin verilmesini onaylarken, Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Dördüncü Karma Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Albaraka Portföy Yönetimi AŞ Beşinci Karma Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Azimut Portföy Yönetimi AŞ İkinci Gayrimenkul Yatırım Fonu, Nurol Portföy Yönetimi AŞ Yedinci Gayrimenkul Yatırım Fonu, RE-PIE Portföy Yönetimi AŞ Üçüncü Gayrimenkul Yatırım Fonu ve Ziraat Portföy Yönetimi AŞ Derin Teknoloji Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşlarına izin verilmesi ve katılma paylarının ihracına ilişkin ihraç belgelerinin onaylanması talebini olumlu karşıladı.
Suç duyuruları ve idari para cezaları
Alkim Alkali Kimya AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda 1 kişiye 139 bin 566 lira, Ayen Enerji AŞ hakkında yapılan inceleme sonucunda da 1 kişiye 311 bin 134 lira olmak üzere toplam 450 bin 700 lira idari para cezası uygulanmasına karar veren SPK, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve ilgili mevzuat kapsamında yapılan incelemeler sonucunda 9 gerçek kişi, 6 içerik sağlayıcı ve telefon hattını kullandıran 7 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına hükmetti.
Öte yandan Kurul, Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem yaptırıldığı belirlenen 28 internet sitesine erişimin engellenmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını kararlaştırdı.
]]>Fitch Ratings Bankalar Direktörü Ahmet Emre Kılınç, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektöründeki gelişmeleri değerlendirdi.
Fitch Ratings’in kısa süre önce Türkiye’nin kredi not görünümünü yükselttiğini ve bunu takiben Türkiye’deki birçok bankanın da notunun artırıldığını anımsatan Kılınç, “Özellikle Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, birçok Türk bankasının çok ciddi anlamda ve kısa sürede dış finansmana erişimi olduğunu gördük. Bu da dış finansman risklerinde azalma olduğunu gösterdi.” diye konuştu.
Kılınç, özellikle para politikasındaki değişimin bunda etkisi olduğunu ve Türkiye’nin risk primlerinin ciddi ölçüde gerilediğini vurguladı.
Bankaların dış finansmana erişiminde kısa sürede değişik enstrümanların görüldüğünü ve ilk olarak eurobond ihracına başladıklarını dile getiren Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu noktada yatırımcıların geri döndüğünü gördük. Sadece büyük bankalar değil, piyasada daha küçük bankaları da gördük ve bu genel olarak bir iştahın göstergesi. Son bir yılda bankaların yaklaşık 4,6 milyar dolar (sermaye benzeri) ihracı oldu. Bundan sonraki dönemde, Türk bankalarının daha fırsatlara göre hareket edeceğini düşünüyoruz. Bankalar (ihraçlarda) fiyatlamaya bakacaklardır çünkü çok acil bir sermaye ya da yabancı para likidite ihtiyaçları olmadığını düşünüyoruz.”
“BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SERMAYE YAPISI YETERLİ”
Ahmet Emre Kılınç, kısa sürede yapılan önemli miktardaki ihraçların özellikle sermaye benzeri enstrümanlar tarafında arz fazlası oluşturduğunu belirterek, genel olarak şartların bu şekilde devam edebileceğini ancak bankaların fırsat kollayacağını düşündüklerini söyledi.
“Bu nedenle son dönemde kısa zamanda yaşadığımız kadar bir ihraç öngörmüyoruz.” diyen Kılınç, ancak bankaların fırsat kollayarak uygun ortamda ihraç yapmaya devam edeceğini bildirdi.
Kılınç, bankaların sermaye rasyolarının makul seviyede ve yeterli olduğunu kaydederek, “Yeni yapılan sermaye benzeri kredilerinin sermayeyi desteklediğini görüyoruz ve bu durum, kurda olası bir yükselişe karşı da hedge görevi görüyor. Karlılık azalabilir ama hala sermaye yapısını desteklemeye devam ediyor. Genel olarak baktığımızda, biz bankacılık sektörünün sermaye yapısının yeterli olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.
Marttan beri bankaların Merkez Bankası ile yaptığı swapların da ciddi miktarda azaldığını ve 58 milyar dolar seviyesinden 18 milyar dolara kadar gerilediğini anlatan Kılınç, “Buna karşın yabancı bankalarla swaplar arttı. Bundan sonrasında Merkez Bankası bu swap limitlerini değiştirir mi bilemiyoruz ama bu konuda da bir gevşeme olabilir. Bu da swap mekanizmasının daha çok yabancı bankalara kaymasına neden olabilir.” ifadelerini kullandı.
“KKM BİR RİSK UNSURU”
Fitch Ratings Bankalar Direktörü Kılınç, Türk bankalarının dış borçlarına bakıldığında tüm yükümlülüklerinin yaklaşık yüzde 20’sinin dış finansmandan kaynaklandığını belirterek, kısa vadeli borç tutarının yüksek olmasının önemli bir risk unsuru olduğunu vurguladı.
Kılınç, yabancı para mevduatı azalmasına rağmen hala yüksek seviyede olmasını ve Kur Korumalı Mevduat’taki (KKM) seyri de yakından takip ettiklerini anlattı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) KKM’yi sonlandırmak istediğine ve bu süreci çok dikkatli yönettiğine dikkati çeken Kılınç, şu açıklamalarda bulundu:
“Bankaların yeteri kadar yabancı para likiditesi var ama hala yüksek tutardaki yabancı para mevduatı ve KKM bir risk unsuru. KKM’den çıkışlar sürüyor ama çıkış sonrasında eğer TL yerine yabancı para talebi oluşuyorsa bir risk oluşturabilir çünkü oradaki ana hedef KKM’den çıkışların TL’ye gitmesi. Mevcut tutar şu anda 67 milyar dolar civarında. Bunun bir anda yabancı paraya gitmesindense, özellikle TCMB’nin dönüşüm oranlarıyla bir kısmının TL’ye gitmesi hedefleniyor.”
“BANKALAR KARLILIK ÜRETMEYE DEVAM EDECEK”
Ahmet Emre Kılınç, bankaların dış finansman ihtiyacı konusundaki risklerin azalmasına, yabancı para mevduatındaki ilerleyişe ve KKM’nin seyrine bakıldığında, politikalara hükümet müdahalesine ilişkin risklerin azaldığını söyledi.
Bu durumun sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu dile getiren Kılınç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ülkenin notu ve müdahale risklerindeki azalma bizim için temel reyting duyarlılıkları. Bankaların not artışı konusunda da ilk baktığımız nokta ülke notu. Ülke notundaki potansiyel bir artış, bankalar için de potansiyel bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, bankaların karlılıklarının iyi seviyelerde olduğunu görüyoruz. Karlılıkta biraz azalma bekliyoruz ama hala iyi seviyede olacağını düşünüyoruz. Artan faiz nedeniyle mevduat ve kredi arasında bir uyumsuzluk var. Mevduatların vadesi 2-3 ay civarındayken, kredilerin vadesi daha uzun. Bu durumda faizler arttığı zaman mevduatlar daha kısa zamanda fiyatlanırken, krediler daha geç fiyatlanıyor. Bu yüzden marjlarda bir daralma öngörüyoruz. Aktif kalitesi tarafında, ana unsurun tüketici kredileri ve kredi kartlarında, yani teminatsız kredilerde bir bozulma olabileceğini tahmin ediyoruz ama yine de bunların makul seviyede kalacağını düşünüyoruz. Faaliyet giderleri de enflasyonun da etkisiyle hala (bankaların) karını baskılayacaktır ama yine de bankaların makul seviyelerde karlılık üretmeye devam edeceğini düşünüyoruz.”
“RESESYON BEKLENTİMİZ YOK”
Kılınç, Türkiye’de kredi büyüme hızının azalmasına rağmen ekonomik büyümenin ilk çeyrekte yüksek seyrettiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinde resesyon beklentilerinin olmadığını vurgulayan Kılınç, “Türkiye’de bu yıl yüzde 2,8 büyüme öngörüyoruz ama ilk çeyrekteki güçlü büyüme, yıl sonu büyüme beklentimizi yukarı çekebilir.” dedi.
]]>Fitch Ratings’in kısa süre önce Türkiye’nin kredi not görünümünü yükselttiğini ve bunu takiben Türkiye’deki birçok bankanın da notunun artırıldığını anımsatan Kılınç, “Özellikle Mayıs 2023’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, birçok Türk bankasının çok ciddi anlamda ve kısa sürede dış finansmana erişimi olduğunu gördük. Bu da dış finansman risklerinde azalma olduğunu gösterdi.” diye konuştu.
Kılınç, özellikle para politikasındaki değişimin bunda etkisi olduğunu ve Türkiye’nin risk primlerinin ciddi ölçüde gerilediğini vurguladı.
Bankaların dış finansmana erişiminde kısa sürede değişik enstrümanların görüldüğünü ve ilk olarak eurobond ihracına başladıklarını dile getiren Kılınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu noktada yatırımcıların geri döndüğünü gördük. Sadece büyük bankalar değil, piyasada daha küçük bankaları da gördük ve bu genel olarak bir iştahın göstergesi. Son bir yılda bankaların yaklaşık 4,6 milyar dolar (sermaye benzeri) ihracı oldu. Bundan sonraki dönemde, Türk bankalarının daha fırsatlara göre hareket edeceğini düşünüyoruz. Bankalar (ihraçlarda) fiyatlamaya bakacaklardır çünkü çok acil bir sermaye ya da yabancı para likidite ihtiyaçları olmadığını düşünüyoruz.”
– “Bankacılık sektörünün sermaye yapısı yeterli”
Ahmet Emre Kılınç, kısa sürede yapılan önemli miktardaki ihraçların özellikle sermaye benzeri enstrümanlar tarafında arz fazlası oluşturduğunu belirterek, genel olarak şartların bu şekilde devam edebileceğini ancak bankaların fırsat kollayacağını düşündüklerini söyledi.
“Bu nedenle son dönemde kısa zamanda yaşadığımız kadar bir ihraç öngörmüyoruz.” diyen Kılınç, ancak bankaların fırsat kollayarak uygun ortamda ihraç yapmaya devam edeceğini bildirdi.
Kılınç, bankaların sermaye rasyolarının makul seviyede ve yeterli olduğunu kaydederek, “Yeni yapılan sermaye benzeri kredilerinin sermayeyi desteklediğini görüyoruz ve bu durum, kurda olası bir yükselişe karşı da hedge görevi görüyor. Karlılık azalabilir ama hala sermaye yapısını desteklemeye devam ediyor. Genel olarak baktığımızda, biz bankacılık sektörünün sermaye yapısının yeterli olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.
Marttan beri bankaların Merkez Bankası ile yaptığı swapların da ciddi miktarda azaldığını ve 58 milyar dolar seviyesinden 18 milyar dolara kadar gerilediğini anlatan Kılınç, “Buna karşın yabancı bankalarla swaplar arttı. Bundan sonrasında Merkez Bankası bu swap limitlerini değiştirir mi bilemiyoruz ama bu konuda da bir gevşeme olabilir. Bu da swap mekanizmasının daha çok yabancı bankalara kaymasına neden olabilir.” ifadelerini kullandı.
“Bankalar makul seviyede karlılık üretmeye devam edecek”
Fitch Ratings Bankalar Direktörü Kılınç, Türk bankalarının dış borçlarına bakıldığında tüm yükümlülüklerinin yaklaşık yüzde 20’sinin dış finansmandan kaynaklandığını belirterek, kısa vadeli borç tutarının yüksek olmasının önemli bir risk unsuru olduğunu vurguladı.
Kılınç, yabancı para mevduatı azalmasına rağmen hala yüksek seviyede olmasını ve Kur Korumalı Mevduat’taki (KKM) seyri de yakından takip ettiklerini anlattı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) KKM’yi sonlandırmak istediğine ve bu süreci çok dikkatli yönettiğine dikkati çeken Kılınç, şu açıklamalarda bulundu:
“Bankaların yeteri kadar yabancı para likiditesi var ama hala yüksek tutardaki yabancı para mevduatı ve KKM bir risk unsuru. KKM’den çıkışlar sürüyor ama çıkış sonrasında eğer TL yerine yabancı para talebi oluşuyorsa bir risk oluşturabilir çünkü oradaki ana hedef KKM’den çıkışların TL’ye gitmesi. Mevcut tutar şu anda 67 milyar dolar civarında. Bunun bir anda yabancı paraya gitmesindense, özellikle TCMB’nin dönüşüm oranlarıyla bir kısmının TL’ye gitmesi hedefleniyor.”
“Bankaların makul seviyelerde karlılık üretmeye devam edecektir”
Ahmet Emre Kılınç, bankaların dış finansman ihtiyacı konusundaki risklerin azalmasına, yabancı para mevduatındaki ilerleyişe ve KKM’nin seyrine bakıldığında, politikalara hükümet müdahalesine ilişkin risklerin azaldığını söyledi.
Bu durumun sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu dile getiren Kılınç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ülkenin notu ve müdahale risklerindeki azalma bizim için temel reyting duyarlılıkları. Bankaların not artışı konusunda da ilk baktığımız nokta ülke notu. Ülke notundaki potansiyel bir artış, bankalar için de potansiyel bir artışa işaret ediyor. Ayrıca, bankaların karlılıklarının iyi seviyelerde olduğunu görüyoruz. Karlılıkta biraz azalma bekliyoruz ama hala iyi seviyede olacağını düşünüyoruz. Artan faiz nedeniyle mevduat ve kredi arasında bir uyumsuzluk var. Mevduatların vadesi 2-3 ay civarındayken, kredilerin vadesi daha uzun. Bu durumda faizler arttığı zaman mevduatlar daha kısa zamanda fiyatlanırken, krediler daha geç fiyatlanıyor. Bu yüzden marjlarda bir daralma öngörüyoruz. Aktif kalitesi tarafında, ana unsurun tüketici kredileri ve kredi kartlarında, yani teminatsız kredilerde bir bozulma olabileceğini tahmin ediyoruz ama yine de bunların makul seviyede kalacağını düşünüyoruz. Faaliyet giderleri de enflasyonun da etkisiyle hala (bankaların) karını baskılayacaktır ama yine de bankaların makul seviyelerde karlılık üretmeye devam edeceğini düşünüyoruz.”
“Ekonomide resesyon beklentimiz yok”
Kılınç, Türkiye’de kredi büyüme hızının azalmasına rağmen ekonomik büyümenin ilk çeyrekte yüksek seyrettiğini söyledi.
Türkiye ekonomisinde resesyon beklentilerinin olmadığını vurgulayan Kılınç, “Türkiye’de bu yıl yüzde 2,8 büyüme öngörüyoruz ama ilk çeyrekteki güçlü büyüme, yıl sonu büyüme beklentimizi yukarı çekebilir.” dedi.
]]>]]>
Göreve geldiği günden itibaren ihracatın ve ihracatçının desteklenmesine yönelik politikalara büyük önem verdiğini vurgulayan Şimşek, bu kapsamda ihracatçıların finansmana erişimini güçlendirmek için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kaynaklı günlük reeskont kredi limitinin 10 kat artışla 3 milyar liraya yükseltildiğini anımsattı. Şimşek, reeskont limitlerinde ihtiyaca göre artışın süreceğini söyledi.
Türk Eximbank’a geçen yıldan beri yapılan sermaye artışlarına dikkati çeken Şimşek, 2023 yılı başında Bankanın ödenmiş sermayesi 13,8 milyar lira iken Temmuz 2023’te 6,8 milyar lira, bu yılın ocak ayında ise 3,3 milyar lira sermaye aktarımı gerçekleştirildiğini bildirdi.
Şimşek, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmaya ve ihracat desteklerini artırmaya yönelik politikaları kapsamında Türk Eximbank’ın sermayesine ilişkin yeni bir karar aldıkları bilgisini vererek, “Ticaret Bakanı’mız Ömer Bolat ile de istişare ettik. İhracatçımıza nefes olan Türk Eximbank’a son 7 ay içinde üçüncü kez sermaye artırımı yapılmasına yönelik çalışmaları başlattık, en kısa zamanda sonuçlandıracağız.” dedi.
Şimşek, Türk Eximbank’ın geçen yıl ihracatçılara 19,6 milyar doları nakdi kredi ve 22,4 milyar doları alacak sigortası ve garanti olmak üzere 42 milyar dolar destek verdiğini, Bankanın bu yıl da ihracatçılara 50 milyar dolar destek sağlamayı hedeflediğini dile getirdi.
”ÇALIŞMALARA BÜTÜN GÜCÜMÜZLE DEVAM EDİYORUZ”
Bankanın geçen hafta uluslararası sermaye piyasalarından 500 milyon dolarlık finansman sağladığını söyleyen Şimşek, “Bankamızın, ihracatçılarımızın uzun vadeli finansman ihtiyaçları doğrultusunda 2024’ün ilk yarısında tamamlanmak üzere 10 yıla kadar vadeli ve uygun maliyetli 1,5 milyar dolarlık uluslar üstü finansal kuruluşlardan kaynaklar temin edilmesine yönelik çalışmaları devam ediyor.” ifadesini kullandı.
Türk Eximbank’ın bu yöndeki yeni adımlarının devam edeceğini vurgulayan Şimşek, “Hükümetimizin güçlü destekleriyle Türk Eximbank 2024 yılı hedeflerini gerçekleştirerek ihracatçımıza desteklerini daha da artıracaktır.” dedi.
Bakan Şimşek, ihracatçıların finansmana erişim sorununu çözmek amacıyla teminat mektubunun yanı sıra farklı teminat türleriyle kredi kullandırılmasını sağlamaya önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Sermaye artırımlarının ardından Bankanın ihracatçılara teminat kolaylığı sağlayarak kredi maliyetlerini aşağı çekecek çalışmaları daha da hızlanacak. Bu çalışmayla kredibilitesi ve ihracat değerliliği yüksek firmalara teminat mektupsuz ve bankacılık sektöründe kabul gören diğer teminatlarla kredi kullandırılması sağlanacak.”
”NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”
Ekonomi programının nihai hedefinin nitelikli yatırım ve istihdam olduğuna dikkati çeken Şimşek, ihracat temel önceliği doğrultusunda bu alanı desteklemeye devam edeceklerini söyledi.
Şimşek, yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi de net ihracatın büyümeye katkısını artırarak sağlamayı hedeflediklerini dile getirerek şunları kaydetti:
“İhracatımızın büyümeye katkısını artırmak, dengeli ve sürdürülebilir yüksek büyüme hedefimize ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Ülkemizin ihracat odaklı büyüme hedefi doğrultusunda hükümetimizin ihracata verdiği destekler artarak devam edecek.”
]]>#ALKA – Lidl #Kaufland Asia ile 1.383 Ton fotokopi kağıdı satış bağlantısı yapıldığı açıklandı.
#AHGAZ #ENERY – 50 milyon TL sermayeli A Doğal Gaz şirketinin kurulmasına karar verildiği açıklandı.
#ASELS – SSB ile Stm – Aselsan – Havelsan – Asfat arasında Denizaltı Modernizasyonuna yönelik sistem tedariki kapsamında sözleşme değişikliği imzalandığı, şirket payının 30,5 milyon euro olduğu açıklandı.
#AYDEM – Saha Kurumsal ile kurumsal yönetim derecelendirme notunun yenilenmesi konusunda bir yıllık sözleşme imzalandığı açıklandı.
#AKCNS #BASCM #BTIM #BUCIM #BSOKE #GOLTS #KONYA #NUHCM – Şirketlerin üyesi bulunduğu ÇEİS ile T. Çimse İş Sendikası arasındaki Grup Toplu İş Sözleşmesi müzakerelerinin anlaşma ile sonuçlandığı açıklandı.
#ATSYH – Borsa tarafından şirket paylarının YİP’te işlem görmesine devam edilmesine karar verildiği açıklandı.
#BYDNR – VBTS kapsamında şirket paylarına 1 Mart’a kadar kredili işlem yasağı getirildi.
#EBEBK – Ocak ayında iki adet mağaza açıldığı belirtildi.
#EKOS – TEİAŞ tarafından açılan ihaleye 461,1 milyon TL ile en avantajlı teklifin verildiği açıklandı.
#EKOS – UEDAS tarafından açılan ihalelere verilen toplamda 7,9 milyon dolarlık tekliflerin en avantajlı teklif olduğu açıklandı.
#ISGSY – Toksöz Spor Malzemeleri’nin %9,4’lük payının 90 milyon TL’ye satılmasına karar verildiği açıklandı.
#KAREL – 250.000 TL sermayeli Karel İleri Teknolojiler şirketinin kurulmasına karar verildiği açıklandı.
#KTLEV – Şirketin Ocak ayında toplam 2,8 milyar TL tutarında yeni ev ve araç sözleşmesi imzaladığı açıklandı.
#KZBGY – Sinpaş Kızılbük Thermal Wellness Resort projesi kapsamında Ocak ayında 642 adet devremülkün satışının gerçekleştiği ve 296,4 milyon TL ön satış cirosu elde edildiği açıklandı.
#KBORU – Şirketin GES yatırım kararı aldığı, CWENE ile 8,7 milyon dolarlık sözleşme imzaladığı açıklandı.
#LKMNH – Şirket kayıtlı sermaye tavanının 200 milyon TL’den 1 milyar TL’ye yükseltilmesine karar verildiği açıklandı.
#MIATK – Şirket ile TÜSEB arasında 3,9 milyon TL bedelle hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı açıklandı.
#MIATK – Tripy Mobility’in şarj hizmet yönetmeliği kapsamında 49 yıllık lisans işletme hakkı kazandığı açıklandı.
#MIPAZ – MYK2 Enerji’nin 120 milyon TL’ye satın alındığı açıklandı.
#MAGEN – Enda Enerji’nın bağlı ortaklığı olan Egenda Ege Enerji’nin Adana’da yer alan Eğlence 1 HES ve Eğlence 2 HES tesislerine ilişkin Hibrit GES projeleri için EPDK tarafından belirlenmiş yükümlülüklerin yerine getirilmesinin onaylanması sonrasında Birleşik Yenilenebilir Elektrik Üretim Tesisi ve kaynak türü Hidrolik/Güneş olarak 22 aylık inşaat süresi ile birlikte tesis tamamlanma tarihinin 2025 olarak belirlendiği açıklandı.
#LIDFA – Saha Kurumsal ile kurumsal yönetim derecelendirme notunun yenilenmesi konusunda bir yıllık sözleşme imzalandığı açıklandı.
#SARKY – Şirket paylarının geri alınması kapsamında 2.000.000 adet paya karşılık 100 milyon TL kaynak ayrılmasına karar verildiği açıklandı.
#SMRTG – 1 milyar TL’ye kadar borçlanma aracı ihracı kapsamında SPK’ya başvuru yapıldığı açıklandı.
#SUWEN – Ocak ayında bir adet mağazanın açılıp bir adet mağazanın kapatıldığı açıklandı.
#TSPOR – Futbolcusu Abdulkadir Ömür’ün 2,5 milyon euroya Hull City’e transfer edildiği açıklandı.
#TKFEN – Pay geri alım programının başlatılmasına, 18.500.000 adet paya karşılık 925 milyon TL kaynak ayrılmasına karar verildiği açıklandı.
#TATEN – Ağaoğlu Yenilenebilir Enerji paylarının %30’unun 214,1 milyon TL’ye alındığı açıklandı.
#TLMAN – Şirketin Liebherr MccTech Rostock Gmbh’ den 4,8 milyon euro bedelle sipariş ettiği 144 ton kaldırma kapasiteli LHM 550 mobil vinçin limana tahliye edildiği açıklandı.
#YEOTK – Şirket ile bir müşterisi arasında 11,7 milyon dolar tutarında sözleşme imzalandığı açıklandı.
#YGYO – Emine Özdemir tarafından 90.359 adet payın Borsa’da işlem görebilmesi için MKK’ya kaydileştirme başvurusu yapıldı.
#YGYO – Şirketin %100 pay sahibi olduğu Sinerji AVM’nin sermayesinin 2 milyon TL’den 25 milyon TL’ye çıkarılması tescil edildi.
#YKBNK – 91 gün vadeli 100 milyon TL tutarında bono ihraç edildi.
#ZOREN – 161 gün vadeli 74,0 milyon TL tutarında bono ihraç edildi.
#ZOREN – 384 gün vadeli 278,8 milyon TL tutarında bono ihraç edildi.
#ZRGYO – Şirket kayıtlı sermaye tavanının 7 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseltilmesi kapsamında yapılan başvurunun SPK tarafından onaylandığı açıklandı.
PAY ALIM / SATIM
#AHGAZ – Şirket paylarının geri alınması kapsamında 392.974 adet pay 12,70 – 12,75 TL fiyat aralığından geri alındı.
#CEMAS – Asuman Öztürk tarafından 4.000.000 adet pay alınırken, şirket sermayesindeki payı %5,01’e yükseldi.
#EGPRO – Geri alınan 15.000 adet pay 191,88 TL fiyattan satılırken, satış sonucunda 2,1 milyon TL kar elde edildi.
#ENERY – Şirket paylarının geri alınması kapsamında 34.587 adet pay 144,10 – 145,00 TL fiyat aralığından geri alındı.
#GEDIK – Şirket paylarının geri alınması kapsamında 100.000 adet pay 13,67 – 13,75 TL fiyat aralığından geri alındı.
#MPARK – Şirket paylarının geri alınması kapsamında 30.000 adet pay 162,90 – 167,00 TL fiyat aralığından geri alındı.
#LKMNH – Temel Ünlü tarafından 151,50 TL fiyattan 5.175 adet pay alınırken, şirket sermayesindeki payı %0,76’ya yükseldi.
#LKMNH – Celil Göçer tarafından 151,50 TL fiyattan 5.175 adet pay alınırken, şirket sermayesindeki payı %0,1,96’ya yükseldi.
#LKMNH – Selamet Koç tarafından 151,50 TL fiyattan 36.226 adet pay satılırken, şirket sermayesindeki payı sıfırlandı.
SERMAYE ARTIRIM
#BAKAB – Şirket sermayesi 7 Şubat’ta 36 milyon TL’den %100 oranında bedelsiz olarak 36 milyon TL artışla 72 milyon TL’ye yükseltilecek.
#METUR – Şirket sermayesinin 54 milyon TL’den %100 oranında bedelli olarak 54 milyon TL nakden artışla 108 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında rüçhan haklarının kullanılmasının ardından kalan 97.585 adet pay Borsa Birincil Piyasa’da satılarak sermaye artırımı tamamlandı.
#MNDTR – %343 olan bedelli sermaye artırım kararının %200 olarak revize edildiği açıklandı.
#MAKIM – Şirket sermayesinin 56 milyon TL’den %100 oranında bedelsiz olarak 56 milyon TL artışla 102 milyon TL’ye yükseltilmesi kapsamında SPK’ya başvuru yapıldı.
TCMB’nin “Yatırımcı Günü” etkinliğinin ilki, ABD’nin New York kentinde dün gerçekleştirildi. Toplantıya, büyüklüğü 50 trilyon doları bulan dünyanın en büyük yatırım fonlarından 200’ü aşkın üst düzey temsilci katıldı.
JPMorgan Chase genel merkezinde düzenlenen toplantıda, TCMB Başkanı Erkan, Türkiye’de para politikası ve enflasyon görünümüne ilişkin sunum yaptı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de video konferans yöntemiyle katıldığı ve yatırımcıların sorularını yanıtladığı toplantıda, makroekonomi, finansal piyasalar ve bankacılık gibi konularda da sunumlar gerçekleştirildi.
Toplantı katılımcılarından alınan bilgiye göre, TCMB Başkanı Erkan, toplantıda, dezenflasyona ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirterek, “Dezenflasyon patikası; sadece bir projeksiyon değildir, başarı ölçümüzdür. Bunu başarmaya kararlıyız.” ifadelerini kullandı.
“PARASAL SIKILAŞTIRMA ADIMLARINI EN KISA ZAMANDA TAMAMLAMAYI ÖNGÖRÜYORUZ”
Hafize Gaye Erkan, dezenflasyonun tesisi için gerekli parasal sıkılık düzeyine önemli ölçüde yaklaşıldığını, aralık ayında parasal sıkılaştırma hızını azalttıklarını kaydederek, parasal sıkılaştırma adımlarını en kısa zamanda tamamlamayı öngördüklerini vurguladı.
Erkan, eylül ayından bu yana TL mevduata güçlü bir geçişle birlikte tüketim ve ithalat talebinde azalma, bunun sonucunda cari açık ve rezerv artışında iyileşme, bununla birlikte enflasyon beklentilerinde belirgin bir iyileşme ve enflasyonun ana eğiliminde düşüş gözlemlemekten memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Para politikası stratejilerinin piyasalarca olumlu karşılandığını belirten Erkan, “Türkiye’nin CDS’i mayıs ayında bulunduğu zirveye kıyasla yarıdan fazla gerileyerek sert bir düşüş gösterdi. Piyasanın işaret ettiği kur oynaklığı önemli ölçüde azaldı.” diye konuştu.
“HIZLANAN SERMAYE GİRİŞLERİNİN DE DESTEĞİYLE REZERVLERİ İHTİYATLI BİR ŞEKİLDE ARTIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
TCMB Başkanı Erkan, hızlanan sermaye girişlerinin de desteğiyle rezervleri ihtiyatlı bir şekilde artırmaya devam edeceklerine vurgu yaparak, makroihtiyati çerçevenin sadeleştirilmesine ve TL mevduat payının artırılmasına devam edileceğini söyledi.
Erkan, rezervlerin tüm zamanların en yüksek seviyelerine çıktığını kaydetti.
“KASIM-ARALIK DÖNEMİNDE 9 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SERMAYE GİRİŞİ GERÇEKLEŞTİ”
Hafize Gaye Erkan, sermaye girişlerinin son dönemde hızlandığını belirterek, kasım-aralık dönemi boyunca 9 milyar doların üzerinde sermaye girişi gerçekleştiğini bildirdi.
Erkan, “Programımız etkili bir şekilde çalışıyor ancak sürdürülebilir fiyat istikrarı sağlanana kadar işimiz bitmiş sayılmayacak.” ifadesini kullandı.
“2024 DEZENFLASYON YILI OLACAK”
TCMB Başkanı Erkan, bankacılık sektörünün parasal sıkılaştırma süreci boyunca sağlamlığını ve dayanıklılığını koruduğunu, sermaye tamponlarının yeterli seviyelerde olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“Sadece 4 ay içerisinde TL mevduat 2 trilyon TL arttı, KKM hesapları 750 milyar TL azaldı, yabancı para mevduatı 3 milyar dolar azaldı. Böylece TL mevduatın payı yüzde 30’dan yüzde 40’a yükselirken, KKM’nin payı yüzde 20’nin altına düştü. Mevduat oranı, hanehalkının, tüketimi öne çekmekten uzaklaşarak tasarruflarının reel değerini TL’de tutmaya yöneldiği bir seviyededir. Ana taahhüdümüz dezenflasyona ulaşmaktır. Bununla birlikte döviz rezervlerini güçlendirmeye devam edeceğiz ve rezervleri artırmada halihazırda önemli bir ilerleme kaydettik.”
Erkan, 2024’ün, dezenflasyon yılı olacağını da sözlerine ekledi.
]]>Borsa yatırımcı sayısının rekor kırarak 8,5 milyonun üzerine çıktığını dile getiren Gönül, “15 Aralık itibarıyla 54 şirket halka arz edildi. Şirketler piyasadan 79,3 milyar lira fon sağladı” ifadesini kullandı.
“Her sektöre büyük bir yelpazede sermaye piyasaları içinde finans sağlamaya çalıştık. Bildiğiniz üzere 2022 yılında 40 ve 2021’de 52 şirket halka arz olmuştu. Bunların yanı sıra 33 şirket de bedelli sermaye artırımı yoluyla finans sağlamış oldu. 2023 yılının başından bugüne kadar borçlanma piyasasından fon tutarı yaklaşık olarak 710 milyar lira oldu. Söz konusu fonun 356,9 milyar lirası yurt içi borçlanma yoluyla, 352,9 milyar lirası yurt dışı borçlanma yoluyla sağlanmış oldu” diye konuştu.
Gönül, kolektif yatırım kuruluşları olarak adlandırdıkları yatırım fonu ve yatırım ortaklığının, sermaye piyasasının gelişiminde etkin rol oynadığını bildirdi.
İbrahim Ömer Gönül, 15 Aralık itibarıyla menkul yatırım fonlarının sayısının 1423 adede, büyüklüğünün ise 1 trilyon 460 milyon liraya ulaştığını belirterek, emeklilik yatırım fonu sayısının 376’ya, büyüklüğünün de 714,8 milyar liraya yükseldiğini anlattı.
212 KİŞİYE İŞLEM YASAĞI
Gönül, “2023 yılında 9 GYO, halka arz yoluyla yaklaşık 16 milyar lira fon elde etti. Sermaye piyasasına kazandırdığımız başka bir enstrümanımız ise kitle fonlama platformları. Bu kitle fonlama platformlarıyla küçük projelere halkın ortak olmasını ve bunlara finans sağlamayı hedefledik. 13 platform şu anda hayata geçmiş vaziyette ve işlem görüyor. Kurul olarak sermaye piyasaları kanalıyla şirketlere finansman imkanı sağlarken, yatırımcıların korunması da biliyorsunuz bizim öncelikli görevlerimizden bir tanesi. Bununla ilgili rakamlara baktığımızda, 2023 yılının 11 ayında 212 kişiye işlem yasağı, 90 kişiye 195 milyon lira tutarında idari para cezası verildi. 9 kişi hakkında da suç duyurusunda bulunduk” ifadelerini kullandı.
2024’TE TÜM BAŞVURULAR E-BAŞVURU SİSTEMİNDEN ALINABİLECEK
Gönül, e-Başvuru projesinin hayata geçirildiğini ve böylece başvuruları elektronik ortamda almaya başladıklarını anımsattı.
İlk önce yatırım ortaklıkları ve kurumsal yatırımcıların başvurularının alınmaya başlandığını dile getiren Gönül, “2024 yılında tüm başvuruları bu sistemden alabileceğiz. Borsa İstanbul ve Merkezi Kayıt Kuruluşu ile birlikte çalıştığımız risk merkezi projemizin de sonuna geldik. Parça parça hayata geçmeye başlayan risk merkeziyle birlikte sermaye piyasaları başta olmak üzere genel görünümde olan bütün riskleri analiz etme şansımız olacak. Bunun yanı sıra üniversitelerle işbirliği yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
Gönül, yapay zeka kullanımı ve diğer konularda işbirliklerinin devam ettiğini, bunlarla birlikte sermaye piyasasında oluşabilecek olağanüstü hareketlerin de anında tespit edilebileceğini söyledi.
SPK Başkanı Gönül, “Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması ve yönetim sürecinde şeffaflığın artırılması amacıyla dünyada kullanılan ve kurumsal yatırımcılarda henüz bizde hayata geçmemiş olan stewardship olarak bilinen sorumlu yönetim ilkelerinin fonlarda uygulanması için gerekli çalışmaları başlattık” ifadesini kullandı.
]]>