Bu çerçevede Bakanlık, Kurban Bayramı’nın yaklaşması nedeniyle ülke içinde hayvan hareketlerinde artış olması beklendiğinden bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve hastalıksız bölgelerin korunması amacıyla uyulması gereken kuralları belirleyerek ilgili bakanlıklar, kurum ve kuruluşlara da bildirimlerde bulundu. Aynı zamanda kaçak hayvan hareketlerinin engellenmesine yönelik, ilgili bakanlıklar, kurum ve kuruluşlar ile iş birliği halinde kurbanlık hayvan sevkinin yoğun olduğu yol güzergahlarında da kontrol ve denetimler artırıldı.
Bu çerçevede, Tarım ve Orman Bakanlığınca kurbanlık hayvanların sevki ve satışında uyulması gereken kurallar şu şekilde belirlendi:
• Menşeilerinde salgın veya bulaşıcı hayvan hastalığı bulunan, kayıt altına alınmamış, kulak küpesiz, sığır cinsi hayvanlar için pasaport, koyun ve keçi türü hayvanlar için ise nakil belgesi bulunmayan hayvanların sevklerine, alınıp satılmalarına ve kesilmelerine hiçbir surette izin verilmeyecek.
• Kurbanlık hayvanların taşınmasında kullanılacak araçlar, nakil öncesi ve sonrasında il/ilçe tarım ve orman müdürlüklerince temizlenecek ve dezenfekte edilecek.
• Hayvan refahının sağlanması için, nakil vasıtalarına aşırı hayvan yüklenemeyecek, hayvanların nakliye sırasında yaralanma veya gereksiz yere acı ve ıstırap çekmelerine neden olabilecek nakil vasıtaları ile sevklerine izin verilmeyecek.
• Kurbanlık olarak sevk edilecek hayvanların resmi veteriner hekimler tarafından muayene ve gerekli kontrolleri yapılacak. Sağlıklı olduğu tespit edilen hayvanlar için veteriner sağlık raporu düzenlenerek iller arası nakle izin verilecek. Veteriner sağlık raporu olmadan iller arası kurbanlık nakleden hayvan ve araç sahiplerine ilgili mevzuat uyarınca işlem uygulanacak.
• Kurbanlıklar, özellikle hastalığın görüldüğü bölgelerde Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının taşıyıcısı keneler yönünden detaylı bir şekilde muayene edilip gerekli tedbirler alındıktan sonra sevk edilecek.
• Hayvancılık işletmelerinden doğrudan yapılan satışlar hariç kurbanlık hayvanlar; hayvan pazarı ve canlı hayvan borsasının yanı sıra Kurban Hizmetleri Komisyonlarınca alınan kararlar doğrultusunda belirlenen kurbanlık hayvan satış yerlerinde ve özel kurbanlık kesimi yapılacak işletmelerde alınıp satılabilecek. Önceden belirlenen yerlerin dışında kurbanlık hayvan alım ve satımlarına müsaade edilmeyecek.
• Trakya bölgesinin şap hastalığından arınmışlık statüsünün devamı açısından, İstanbul’un Avrupa yakasında belirlenmiş hayvan satış ve kesim yerleri hariç, bu bölgeye şap ve koyun-keçi vebası hastalığına duyarlı hayvan sevklerine bugüne kadar olduğu gibi Kurban Bayramı döneminde de izin verilmeyecek.
• Bu çerçevede İstanbul başta olmak üzere bölgeye giriş ve geçiş yolları üzerindeki köprüler, feribot ve diğer deniz nakil araçlarının faaliyet gösterdiği iskeleler ile balıkçı barınakları dahil tüm noktalarda deniz ve karadan denetimler artırıldı.
Gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanların kesimine izin verilmeyecek
Öte yandan, kurbanlık satın alınırken hayvanların sağlıklı ve hayvan kayıt sistemine kayıtlı olmasına dikkat edilmesi büyük önem taşıyor. Kulak küpesi, veteriner sağlık raporu/hayvan pasaportu/nakil belgesi bulunan, öncelikle erkek ve yaşını doldurmuş hayvanların kurbanlık olarak seçilmesi öneriliyor. Gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanların kurbanlık olarak seçilmemesi gerekiyor.
Bu çerçevede, gebe veya damızlık niteliği taşıyan dişi hayvanların kurbanlık hayvan satış yerlerine girişlerine ve kurbanlık olarak kesimlerine izin verilmeyecek.
Ayrıca, kurbanlık hayvan satış yerlerinde bulaşıcı ve salgın hastalık ya da sebebi belli olmayan hayvan ölümleri görüldüğünde; ilgili ve yetkili kişiler tarafından bölgenin mülki idare amiri veya tarım ve orman il/ilçe müdürlüklerine bildirilmesi gerekiyor.
]]>Dün yayınlanan ve spor kamuoyunun gündemine düşen görüntüler hakkında konuşan Erden Timur, “O hesabın önceden farklı bağlantıları varmış. Hatta FETÖ ile bağlantılı olduğu söylenen bir hesap üzerinden bir şey yayınlanıyor. Ve kesilip, biçilip bir kısmı yayınlanıyor. Hakkı yenen de, hakkı gasp edilen de aynı şeyleri söylüyor. Medyada objektif yorumlar yapılmıyor. Farklı takımlardaki yöneticiler çok daha ağır açıklamalar yapıyor.” ifadelerini kullandı.
İşte Erden Timur’un öne çıkan açıklamaları:
“Herkesin telefonu, banka hesapları incelensin. Hakemler, TFF üzerine çok ciddi baskı uygulanıyor. TFF dik duramıyor. Bugünkü hareketleri takdire şayan.. VAR kayıtlarının tüm detayları paylaşılsın. Biz bunu istiyoruz.”
“8-10 PUAN FAZLA ALDILAR”
“İçeriden sürekli şeylerin sızdırıldığını söyledim. Kendi sistemleri ispat edilmiş oldu. Ali Bey değil sadece, yorumcular da söyledi. Kayrılarak 90+’larda 8-10 puan fazla alan takım var. Her açıklamalarında mağdurlar. En önemli şey edep!”
“G.SARAY VE F.BAHÇE’Yİ İNCELESİNLER”
“Önceden kurgulanmış bir şey TFF’den sızdırılıyor. Kırpılıyor. Bize haksızlık yapıldığında çoğu zaman konuşmadık. İletişimciler Galatasaray, Fenerbahçe’nin açıklamalarını incelesin. Kim ne kadar pozitif, kim ne kadar açıklama yapmış! Hepsi konuşulsun. Kim bu işi geriyor, manipüle ediyor… Açıklanması lazım! Medya yöneticisi baskısıyla kimin görevine son verilmiş?”
“KİM NE YAPTIYSA ORTAYA ÇIKSIN”
“Galatasaray ne yapabilir? Rakibinizin sürekli üste çıkmaya çalışması… Bunları yaparsak ortam daha da gerilecek. İki takım 7 Nisan’da maç yapacak. Keşke herkes birbirine sarılsa. Herkesin doğru bir şekilde gitmesi lazım. Kim ne yaptıysa ortaya çıksın! Ne varsa çıksın! Bunu herkes desteklesin. Bu ancak böyle aşılır.”
“AMERİKA, PLANLI AÇIKLAMALAR”
“Kirli eller bilgiyi sızdırıyor, oradan Amerika’ya gidiyor. Amerika’da kirli bir organizasyon buraya getiriyor. Görüntü yayınlanmadan önce birkaç planlı açıklama yapılıyor. Kim şampiyon olursa olsun! Bunu insanlar gerçekten anlayacaklar. Herkes karşısındakini kardeşi, çocuğu olarak görsün.”
“TARAFTARIN SAHAYA GİRMESİ YANLIŞ”
“Taraftarın sahaya girmemesi gerekirdi. Maç içinde olaylar var, suların atılması… Olmamalıydı. Galatasaray – Fenerbahçe maçında da oldu. Fenerbahçe Stadı’nda da oldu. Yoğun boyutta olan şeyler, kesinlikle olmamalı. Aynı şekilde sahaya giren taraftar etkisiz hale getirilmişken…. Bırakalım futbolu dışarıda bile düşen insana vurulmaz… Halil Umut Meler’de de aynı tepkileri verdik. Taraftarın girmesi yanlış, ancak etkisi hale getirildiğinde vurulması, kafasına tekme atılması çok yanlış. Yargıtay postalla bile birinin kafasına vurduğunda silah sayıyor. Krampon bambaşka bir şey. Adalet Bakanı çok doğru bir açıklama yapıyor “Herkes adil yargılanmalı.” diyor. Bizim futbolcularımız olsa, asla konuşmayız. Kulüp açıklaması, kamuoyu baskısı… Adalet Bakanı aleyhine şeyler söyleniyor. Bunlar gerçekten yanlı.”
“PFDK’NIN SEVKLERİNİ GÖRECEĞİZ”
“Baskıdan dolayı sevk yapılmıyor. Sevk edilecek oyuncu sayısı az olacak diye bir dedikodu var. Karışan oyuncuların içerisinden ayıklama yapamazsınız! Kim karışmışsa, sevk edersiniz! Konunun sportmenliğe aykırı hareketle alakası yok! Güleriz ağlanacak halimize gibi bir drama yaşıyoruz. Engel olmak için müthiş bir baskı uygulanıyor. Futbolcuların olumsuz etkilenmesi ayrı konu, onları anlıyoruz. Ancak yerdeki insana koşan insana döner tekme atan, kramponla… Bunlar ayrı konu. PFDK’nın sevkleri iki günde yapması gerekirken, bu baskı yüzünden bunlar oluyor. PFDK’nın nasıl sevk yapacağını göreceğiz. Siyasilere bile baskı yapılıyor. TFF’ye seçim öncesi böyle bir baskı yapıyorlar mı? Hukuki olan herkesin sevk edilmesi, karar da PFDK’nındır. Meşru müdafaada tokatla gelen 50 yumruk olmaz! Zaten yerde yatan sizin için tehlike arz etmez. Yanınızdan koşan belki birisini tutmaya gidiyor! Döner tekme atmak meşru müdafaa olmaz! Toplum olarak adil olalım. Çok daha ağır şeyler oldu ama Antalyaspor maçından sonra konuşmadık. Yayıncı kuruluş görüntüyü vermiyor, sonra diğer programda veriyor. ortadan konuşmak zorundayım.”
“PFDK’nın sevk sayısını 3’e düşürdüğünü duyduk. Futbolla seçimin ne alakası var? Neden insanlara baskı yapıyorsunuz? Galatasaray’ın da 35 milyon taraftarı var. Ayrıca nefsi müdafaa da ceza almama sebebi değildir, hafifletici unsurdur!”
“ŞAMPİYON ÇIKARSAK, GERGİNLİK OLMAZ”
“İnşallah derbiye şampiyon çıkarız. Ciddi bir inanmışlık var. Kim hak ediyorsa o kazansın, samimiyetimle söylüyorum. Şahsen ben, bizim hak ettiğimizi düşünüyorum İnşallah öyle olur, öyle olursa derbi hafif havada geçer. Gerginlik artmamış olur. Oyuncuların morali yüksek. Ancak bu tip konular etkiliyor. Onları bu konularda minimum konuşturtmaya çalışıyoruz. Hiçbir zaman biz konuşturtmuyoruz. Gerilimi arttırmamak adına.. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Herkes hayali ile birleşti, herkes kararlı.”
“ALİ KOÇ’UN İSTİFASINI KONUŞMADIK”
“Ali Koç’un Kulüpler Birliği’nden istifası sonrası geri dönmesini isteyen 10 kulüp olduğu söyleniyor. Galatasaray’ın görüşü ne? Kulüpler Birliği’ne başkanımız gidiyor. Ali Koç’un istifası ve sonrasıyla ilgili bir şey konuşulmadı.”
“HAKIM ZIYECH’IN TALİPLERİ VAR”
“Birçok oyuncumuza talip var. Hakim Ziyech de bunlardan bir tanesi. Ben oyuncunun ‘O’su ile ilgili yorum yapmam. Bir oyuncuya karar verilir, biz de alırız. Yazın bonservissiz veya bonservisi az adam alabilirdik. Mauro Icardi’nin bonservisinden sonra bütçe azalmıştı. Eskiden 5’e alınan oyuncular bugün 12 Milyon €! Sizin göreviniz oyuncuyu gelmeye ikna etmek. Transferde başarı standardı dünyada %50! Haris Seferovic burada olmadı ama 1 Milyon € gibi maliyetle geri gönderdik. Angelino gibi herkesin listesinde olan oyuncuyu aldık ve 750 Bin € ödedik, ayrıldık. Ziyech bizden 6 ay önce PSG’ye gidiyordu, evraklarda sıkıntı oldu. Biz maaşının bir kısmını Chelsea’ye ödeterek 1+1’e ikna etmişiz.”
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi ekiplerinin, 28 Ocak’ta Büyükdere Mahallesi’ndeki Santa Maria Kilisesi’ne gerçekleşen silahlı saldırının ardından düzenlediği operasyonlarla gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri tamamlandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesinden polislerce çıkartılan ve aralarında saldırganlar A.K. ile D.T’nin de yer aldığı 34 şüpheli, Bayrampaşa Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildi.
Şüpheliler daha sonra adliyeye sevk edildi.

Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca ifadeleri alınan 34 şüpheliden 13’ü, “silahlı terör örgütüne üye olmak” 21’i ise “tasarlayarak kasten adam öldürme” ile “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Şüphelilerin nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki işlemleri devam ederken savcılığın sevk yazısına ulaşıldı.
Sevk yazısında, 28 Ocak’ta Sarıyer’deki Santa Maria Kilisesi’nde rahiple birlikte 31 kişinin pazar ayini yaptığı sırada, DEAŞ terör örgütü üyesi şüpheliler Hamza kod adlı Amirjon Kholikov ve David Tanduev’in saat 08.20 sıralarında keşif yaptıkları kiliseye geldikleri aktarıldı.
Tanınmamak için siyah kıyafetler giyen ve yüzlerinde maske olan şüphelilerin, aracı yakın bir bölgeye bıraktıktan sonra 7,65 milimetre çaplı tabancalarla kilise kapısına geldikleri aktarılan yazıda, bu sırada maktul Tuncer Cihan’ın kiliseye girdiği, şüpheli Tanduev’in ayine katılanların en arka sırasında bulunan Cihan’ın kafasına tabancanın kabzasıyla vurduktan sonra hedef gözetmeksizin kilisedekilere ateş etmeye başladığı kaydedildi.

Yazıda, Tanduev’in Cihan’ı olay yerinde öldürdüğü anlatılırken, Tanduev’in kilisedekilere ateş etmeyi sürdürmek istediği ancak tabancanın zaman zaman tutukluk yaptığı, kilise duvarlarına isabet eden mermiler olduğu aktarıldı.
Tanduev’in kilisede yüksek sesle bir şeyler söylediği, kameranın sesli kayıt yapmaması ve kilisedekilerin ”anlaşılamayan yabancı bir dil” diye tanımlaması nedeniyle ne söylediğinin tespit edilemediği kaydedildi.
Diğer şüpheli Kholikov’un da ayinde bulunanlara yönelik hedef gözetmeksizin ateş ettiği, tabancasının ara ara tutukluluk yaptığı ifade edilen yazıda, kilisede maktul Cihan dışında ölen ya da yaralanan kimse olmadığı, şüphelilerin kiliseden çıktıktan sonra geldikleri otomobille olay yerinden kaçtıkları vurgulandı.
Sevk yazısında, şüpheliler David Tanduev ve Amırjon Kholikov’un kaçış güzergahına yönelik yapılan arama çalışmaları kapsamında Sarıyer Bahçeköy-Kemerburgaz yolu üzerindeki ormanlık alanda şüphelilerin olayda kullandığı değerlendirilen tabancaya ait kabza, sürgü, şarjör, şarjör kapağı gibi materyaller ile kamufle amaçlı giydikleri kıyafetlerin ele geçirildiği kaydedildi.

SALDIRGANLAR SANTA MARİA KİLİSESİ VE ÇEVRESİNDE İKİ KEZ KEŞİF YAPMIŞ
Yazıda, şüphelilerin aynı araçla 20 ve 21 Ocak’ta gün içerisinde ve akşam saatlerinde kilise ve çevresinde keşif yaptıklarının değerlendirildiği anlatılarak, saldırganlarla hareket ettiği değerlendirilen şüpheliler Abdulaziz A, Rasul A, İslam M, Omadbek K. D. ve Temurbek M.U.E’nin 5 Ocak’ta İstanbul’dan Kayseri’ye giderek içeriği tespit edilemeyen ve örgütsel olduğu değerlendirilen toplantı, etkinlik yapmış olabilecekleri ifade edildi.
Sevk yazısında, olayda kullanılan aracın Abdullo Buriev ile 27 Kasım 2022’de Edirne’den Türkiye’ye giriş yaptığı, 29 Kasım 2022’de ise Rusya’ya gittiğinin değerlendirildiği belirtilerek, söz konusu aracın 23-24 Ocak’ta İstanbul Havalimanı ile Fatih civarında Shamsullo Radzhabov tarafından kullanıldığının değerlendirildiği, Radzhabov’un emniyet güçlerince yakalandığı ifade edildi.
Zanlıların telefon trafiği ile saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerle diğer 32 şüphelinin bağlantılarına dair detaylara da yer verilen yazıda, “Mezkur saldırıya ilişkin açık kaynaklarda yer alan haberlerden DEAŞ terör örgütüne müzahir yayınlar yapan AMAK Medya isimli sitede 28 Ocak’ta ‘Türkiye’nin İstanbul şehrinde İslam Devleti’nden 2 savaşçı tarafından Hristiyanlara ait bir kiliseye silahlı saldırı düzenlendi, bu saldırı İslam Devleti liderlerinin her yerdeki Yahudi ve Hristiyanları hedef alma çağrısına icabeten düzenlendi.’ şeklinde paylaşım yapılarak, söz konusu eylemin DEAŞ terör örgütü tarafından üstlenildiği” ifadesi yer aldı.
Yazıda ayrıca Amirjon Kholikov ile bağlantılı olduğu değerlendirilen şüpheli Anderi Guzun’in, hakkında “Türkiye’de bulunan terör örgütü DEAŞ’ın sözde sorumlularından olan ve Türkiye’de eylem yapmak için kendisine bağlı unsurlara izin verdiği” şeklinde bilgiler bulunan ”Adam Abu-Darrar Al-Shishani” kod adlı kişi olduğunun değerlendirildiği aktarıldı.
KİLİSEDEKİ SALDIRI
Santa Maria Kilisesi’nde 28 Ocak’ta meydana gelen silahlı saldırıda Tuncer Cihan hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından başlatılan çalışma kapsamında 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenleyen ekipler, 51 şüpheliyi gözaltına almıştı. Şüphelilerden olayla bağlantısı olmadığı belirlenen 23’ü işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezine teslim edilmişti.
Soruşturma kapsamında dün yakalanan 9 zanlıdan 3’ü de işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezine gönderilmişti.