
Kasım ayı indirimlerini fırsat bilen dolandırıcılar, bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı da sahte linkle dolandırmaya kalkıştı.

Uyarılarda bulunan Prof. Dr. Kırık, “‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin’ gibi mesajlar, sahte ya da kopyalanmış e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor” dedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

‘Kasım fırsatları’, ‘Muhteşem kasım’ ve ‘Efsane kasım’ adı altında uygulanan indirim kampanyalarını fırsat bilen dolandırıcılar, kişileri ağına düşürmeye çalışıyor.

Kullandıkları sistemlerle kişileri tuzağa çekmek için her türlü yönteme başvuran dolandırıcılar, bu kez de bilişim teknolojileri uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık’ı hedef seçti. Sahte ‘Sipariş iadesi için adres güncellemesi’ linki gönderen dolandırıcıların oyununu ortaya çıkaran Prof. Dr. Kırık, uyarılarda bulundu.

“GALERİNİZE VE VİDEOLARINIZA ULAŞABİLİRLER”
Kasım indirimleri döneminde dolandırıcılık olaylarının arttığını belirten Prof. Dr. Kırık, “Siparişinizle ilgili bilgi eksikliğinin olduğunu söylüyorlar. Bu sayede sahte sitelere yönlendirme işlemi gerçekleştiriyorlar. Vatandaşların tuzağa düşmesi ve oltaya gelmesine sebep oluyor. ‘Siparişiniz iade edilecektir, adresinizi güncelleyin ya da formu doldurun’ gibi mesajlarla, tamamen sahte ya da kopyalanmış kargo, e-ticaret sitelerine yönlendirme yapıyor. Bu sayede dolandırıcılar sizin banka hesaplarınızı boşaltabiliyor. Hatta adınıza her türlü işlemi gerçekleştirebiliyor. Uygulamalar aracılığıyla sizin kimlik bilgilerinize ulaşıyor. Galerinize ve videolarınıza da ulaşabilme durumu söz konusu oluyor” dedi.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Yaz döneminde çocukların siber saldırılara daha fazla maruz kaldığını belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, yaz döneminde çocukları bekleyen 5 siber tehdidi ve ebeveynlerin alması gereken önlemleri sıralıyor.
Yazın keyfini çıkarmak isteyen çocuklar tatillerin büyük bir bölümünü bilgisayar, tablet ve akıllı telefon gibi teknolojik cihazların başında geçiriyor. Bu durumu fırsata çeviren siber suçlular, dış dünyayı yeteri kadar tanımayan çocuklara çeşitli manipülasyon teknikleriyle saldırılar düzenliyor.
Yaz dönemiyle birlikte çocuklara yönelik siber saldırıların arttığını ve bunun önüne geçmek için en büyük görevin ebeveynlere düştüğünü ifade eden Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, yaz döneminde çocukları bekleyen 5 siber tehdidi ve ebeveynlerin alması gereken önlemleri sıralıyor.

ÇOCUKLARIN KARŞILAŞTIĞI YAYGIN SIBER TEHDITLER
1. Siber Zorbalık:
Çocukların çevrimiçi ortamda, özellikle de sosyal medya ve oyun platformlarında daha fazla zaman geçirmeleri, onları çevrimiçi taciz ve zorbalığa karşı daha açık bir hedef haline getiriyor.
2. Çevrimiçi Saldırganlar:
Kötü niyetli kişiler genellikle sosyal medya, oyun platformları ve sohbet odaları aracılığıyla çocukları hedef alıyor. Kendilerini aynı yaşta ve arkadaş canlısı kişiler olarak tanıtan saldırganlar, çocukları hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ortamda tehlikeli durumlara çekebiliyor.
3. Uygunsuz İçerik:
İnternet, çocukların zihinsel ve duygusal sağlığına zarar verebilecek şiddet içerikli videolar, müstehcen materyaller ve nefret söylemi gibi uygunsuz içeriklerle genç zihinlere zarar verebiliyor.
4. Kimlik Avı ve Dolandırıcılık:
Yalnızca yetişkinler değil, çocuklar da dolandırıcılar için hedef olabiliyor. Çocukların kişisel bilgilerini paylaşmaları veya evlerindeki cihazlara kötü amaçlı yazılım indirmeleri için çocukları kandıran saldırganlar, amaçlarına ulaşmak için spam e-postalar, mesajlar veya metinler gönderebiliyor.
5. Gizlilik İhlali:
Ebeveynler çoğunlukla çocuklarının kullandığı tüm uygulamalardan ve internet sitelerinden habersiz.
Ancak bu uygulamalar ve platformlar, kullanıcılardan kişisel bilgiler toplayabilir veya yaş, konum ve telefon numarası gibi dijital kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilecek hassas verileri paylaşmalarını isteyebilir.
EBEVEYNLERİN ÇEVRİMİÇİ GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK İÇİN ATABİLECEKLERİ ADIMLAR
1. Temel kurallar belirleyin.
İnternet kullanımı, ekran süresi sınırları ve çevrimiçi uygun davranışlar için net kurallar belirleyin. Kişisel bilgileri asla paylaşmamanın ve yabancılarla asla çevrimiçi etkileşime girmemenin önemini vurgulayın.
Bağlı kalmak isteyebileceğiniz diğer kurallar arasında yeni bir oyun veya uygulama yükleyeceklerse her zaman izin istemeleri, uygulama içi ödemelere asla izin vermemeleri veya diğer hassas bilgileri (fotoğraflar ve videolar dahil) paylaşmamaları için çocuğunuzu bilgilendirin.
2. Ebeveyn kontrol yazılımı kullanın.
Özellikle çocuğunuz 13 yaşın altındaysa, belirli internet sitelerine ve uygulamalara erişimini izlemek veya kısıtlamak için ebeveyn kontrol yazılımı kullanın.
3. Siber tehditler hakkında eğitin.
Çocuklarınızla tehlikeler hakkında açıkça konuşun ve onlara internet tehditlerini nasıl tanıyacaklarını ve bunlardan nasıl kaçınacaklarını öğretin.
4. Güvenlik ve gizlilik araçlarını kullanın.
Kapsamlı güvenlik çözümleri, çevrimiçi güvenlik sorunlarının üstesinden gelmenize, çocuğunuzu ve ailenizi tehditlere karşı güvende tutmanıza yardımcı olabilir.
Çok katmanlı koruma özelliklerine sahip kapsamlı bir güvenlik çözümü, yalnızca kötü amaçlı yazılımları tespit etmekle kalmaz, aynı zamanda kötü amaçlı bir web sayfasına gitmenizi de önleyerek güvenliğinizi ve gizliliğinizi etkileyebilecek izinsiz indirmeleri durdurur.
En gelişmiş zararlı yazılımlara karşı bile zırhlı koruma sağlayan Bitdefender Total Security, tek seferde Windows, Mac, İOS ve Android cihazlarınızı koruma altına alır ve birden fazla platformda bulunan cihazlarınızdaki kişisel verilerinizi sistem performansını düşürmeden korumak için tasarlanmış özelliklere sahiptir.
MASAK tarafından hazırlanan ve Yükseköğretim Kurulu tarafından üniversitelere gönderilen afişlerde öğrencilere “Gelecek hesaplarınızı yakmayın. Kara para aklama, terör örgütlerinin finansmanı ve dolandırıcılık gibi suçların para transferlerinde banka hesaplarınızın kullanılması durumunda ağır hapis cezası ile karşılaşabilirsiniz. Banka hesaplarınızı başkalarına kullandırmayın.” uyarısı yapılıyor.

YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNDAN VİDEOLU UYARI
Öte yandan Yükseköğretim Kurulu öğrencileri bilgilendirmek amacıyla Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Birimi ve ODTÜ Enformatik Enstitüsü Siber Güvenlik Anabilim Dalı uzmanlarından görüş alarak, video hazırladı.
Yükseköğretim Kurulunun sosyal medya hesaplarından paylaşmak üzere hazırladığı videoda, ODTÜ Enformatik Enstitüsü Siber Güvenlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihangir Tezcan, öğrencilerin hesaplarının kötü niyetli kişilerce farklı yöntemlerle kullanılabileceğine işaret etti.

ODTÜ Enformatik Enstitüsü Siber Güvenlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihangir Tezcan
Siber saldırı yoluyla öğrencilerin banka hesaplarına erişilebileceğini, para karşılığında öğrencilerin hesaplarını kısa süreliğine kullanmanın teklif edebileceğini veya dolandırıcıların e-mail, SMS yoluyla link gönderip hesap bilgilerini ele geçirilebileceğini anlatan Doç. Dr. Tezcan, öğrencilere şunları önerdi:
“Özellikle vurguladığımız şey, gelen e-mailin hakikaten beklediğiniz yerden geldiğine eminseniz bile oraya basmak yerine bu bağlantıyı kendi tarayıcınıza da yazabilirsiniz. Öğrencilerin banka hesaplarını hiçbir zaman tanımadığı insanların kullanmasına izin vermemesi gerekiyor ayrıca düzenli olarak da kontrol etmesi gerekiyor. Aslında çift faktörlü uygulamayı açarlarsa başkalarının hesaplarına erişimlerini büyük ölçüde engellemiş olurlar.”

ERDEN ŞAHİN: ÖĞRENCİLER KENDİ KULLANIMLARINDA OLAN HİÇBİR ŞEYİ VERMESİNLER
Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Soruşturma Şube Müdürü Erden Şahin de bilinçli internet kullanmadıkları için öğrencilerin hedef haline gelebildiğini belirtti.
Erden Şahin, öğrencilerin kredi kartı bilgilerini paylaşmaları, “oltalama” tabir edilen linklere girmeleri nedeniyle veya arkadaş kurbanı oldukları için hesaplarının kullanıldığı kaydetti.

Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Soruşturma Şube Müdürü Erden Şahin
Öğrencilerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Şahin, şu önerilerde ve uyarılarda bulundu:
“Hesaplarını kesinlikle ve kesinlikle kendi kullanımları haricinde yakın dahi olsa arkadaşlarına vermemesi lazım ki dolandırıcılığın veya başka bir suçun para transferine aracılık etmesin. Kendisinden IBAN isteyen, hesap açmasını isteyen birileri varsa mutlaka bunu emniyete, savcılığa bildirsin. Hesabını kullandırmasın. Kim hesabını kullandırırsa ne yazık ki bunun sonucunda adli işlem görür. Biz kolluk olarak şunu söylüyoruz; hesabını verirsen, hesabı verirsin! Hesaplarını kimseye vermesinler, sadece kendi kullanımlarında olsun. Bu akrabası da olsa üçüncü bir şahıs da olsa kendi kullanımlarında olan hiçbir şeyi kimseye vermesinler.”
]]>Bakan Uraloğlu, Ankara’da Bilgili Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) düzenlenen BTK Akademi Yapay Zekâ Zirvesi ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yapılan İmza Töreni’ne katıldı. Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Uraloğlu, Pençe Kilit Harekât Bölgesinde şehit düşen askerlere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı askerlere ise acil şifalar diledi.

ŞEHİTLERİMİZE MİNNET BORCUMUZU ‘ÇOK ÇALIŞARAK’ ÖDEYECEĞİZ
Uraloğlu, 85 milyonun güven ve huzur içinde yaşaması için gözlerini kırpmadan şehit düşen askerlerin her birine Türk milletinin minnet borcu olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Bu borcu daha çok çalışarak, ülkemizi dünyanın en güçlü ülkeleri arasına sokarak ödeyebiliriz. Ben şahsen güvenlik güçlerimizin mücadelesiyle savunma sanayi, teknoloji, bilişim ve akademi alanında yapılan çalışmaları birbirinden ayırt etmiyorum. Ülkemizin her alanda ileriye gitmesi bizim için asırlık hayallerimizin sembolü olan kızıl elmamız; Türkiye Yüzyılı hedeflerimize daha da yaklaşmak anlamını taşımaktadır.” dedi.
YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİLERİNİN EKONOMİK BÜYÜKLÜĞÜ 250 MİLYAR DOLARI AŞTI
İlk Sanayi Devriminden içinde bulunulan Dördüncü Sanayi Devrimine varıncaya kadar iş yapma, üretme felsefemizden araçları kullanma pratiklerimize birçok alanda büyük bir değişim yaşandığını kaydeden Uraloğlu, “Bugün üretim-tüketim dengesini sağlamak isteyen tüm sektörler nesnelerin internetini, kuantum bilgisayarları, bulut bilişimi, makineler arası iletişimi, blok zincir uygulamalarını ve bugünkü zirvemizin teması olan Yapay Zekâ Teknolojilerini konuşmaktadır.” diye konuştu.
‘Yapay zekâ teknolojilerinin, bir insanın yapabileceği birçok görevi daha fazla veriyle daha hızlı bir şekilde yapılmasına imkân tanıyor’ diyen Uraloğlu, “Sağlıkta; tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinde, ulaşımda; sürücüsüz araç teknolojilerinde, ekonomide; finans sektöründeki müşteri hizmetleri ve dolandırıcılık tespiti konularında, hukukta, tarımda, eğitimde, mimaride neredeyse hayatımızın her safhasında kullanılıyor. Yapay zekâ teknolojilerinin dünya genelindeki ekonomik büyüklüğünün bu yıl 250 milyar doları aşması, 2030 yılında ise 1,8 trilyon dolara ulaşması öngörülüyor.” şeklinde konuştu.

YAPAY ZEKÂ’NIN BERABERİNDE GETİRDİĞİ BÜYÜK RİSKLERİ GÖRÜYOR ÖNLEM ALIYORUZ
Yeni teknoloji ‘yapay zekâ’nın aynı zamanda büyük riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Uraloğlu, yapay zekâ projelerinin sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için güçlü bir siber güvenlik altyapısına ihtiyaç olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Maalesef, yapay zekâların sunduğu imkânlar kötü niyetli kişiler, yabancı istihbaratlar ve terör örgütleri tarafından da kullanılabiliyor. Geçtiğimiz hafta Türk müziğinde, unutulmaz sesi ve yorumuyla iz bırakan rahmetli Zeki Müren’in sesinin yapay zekâ yardımıyla yeni bir parçayı seslendirmesi için kullanılmasına şahit olduk. Yine, geçtiğimiz yıl yapay zekâ yardımıyla Cumhurbaşkanımızın sesini taklit edip, bazı iş insanları ile üst düzey kamu yöneticilerini arayarak çıkar sağlamaya çalışan bir kişi oldu. Ama failleri süratle tespit edildi ve yakalandı.” ifadelerini kullandı.

‘YERLİ VE MİLLİ’ OLARAK GELİŞTİRDİĞİMİZ YAZILIMLARIMIZLA ‘SAYISIZ SİBER SALDIRIYI’ ENGELLEDİK
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin dijital alanda güvenliğini sağlamaya odaklandıklarını kaydeden Uraloğlu, “Siber güvenlik konusunda Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezimiz üzerinden ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri kurarak, siber tehditlere karşı etkin bir mücadele yürütüyoruz. Gururla altını çizmek istiyorum ki tamamen yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz ‘Avcı, Azad, Kasırga, Atmaca ve Kule’ gibi uygulamalarımız ile ülkemizin siber güvenliğini sağlıyoruz. Bugüne kadar kendi yazılımlarımızla sayısız siber saldırıyı engelledik.” açıklamasında bulundu.
ÜÇ SANAYİ DEVRİMİNİ KAÇIRDIK, DÖRDÜNCÜSÜNÜ KAÇIRMAYA NİYETİMİZ YOK
‘Üç sanayi devrimini kaçırdık, dördüncüsünü kaçırmaya niyetimiz yok.’ diyen Uraloğlu, “
Her şeyin birbiri ile iletişim halinde olacağı bağlantılı dünyanın yakıtı ‘veri’ motoru ‘yapay zekâ’ yolları ‘mobil iletişim’ şebekeleri olacaktır. Özel sektördeki ve kamudaki tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte var gücümüzle çalışacağız. Yapılan araştırmalara göre; bilişim alanında çalışanların yüzde 54’ü, veri mühendislerinin yüzde 35’i , veri güvenliği uzmanlarının yüzde 26’sı yapay zekâdan yararlanmaktadır. Pazar payının her geçen gün arttığı bu teknoloji için ülkeler de teknoloji yarışı içerisindedir.” diye konuştu.

TÜRKİYE 193 ÜLKE ARASINDA 47. SIRADA
Uraloğlu, Oxford Insight’ın 2023 yılında hükümetlerin kamu hizmetlerinde yapay zekâ kullanımı açısından ne kadar hazır olduğunu ortaya koymak amacıyla yayınlamış olduğu ‘hükümet yapay zekâ endeksi” raporuna göre; 193 ülke arasında Türkiye, 47. sıradadır. Güney ve Orta Asya ülkeleri arasındaki sıralamada ise 2. sıradadır.” dedi.
ÜLKEMİZDE 250 VE ÜZERİ ÇALIŞANI OLAN GİRİŞİMLERİN YÜZDE 18,5’İ ‘YAPAY ZEKÂ’ KULLANIYOR
Türkiye’de de yapay zekâ teknolojisine ilişkin girişimlerinde hızla arttığını kaydeden Uraloğlu, “TÜİK 2023 verilerine göre ülkemizde 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 18,5’inin yapay zekâ teknolojilerini kullanmaktadır. Bunun yanı sıra TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitüsü, belirlediği beş alanda ‘Yapay Zekâ̂ Ekosistem 2023 Çağrısı’nda bulunmuştur. Bu kapsamda 17 proje destek almıştır.” ifadelerine yer verdi.

2020’DE 64 ZETABYTE OLAN VERİ HACMİ 2025’TE 181 ZETABYTE’A ULAŞACAK
Dünyada üretilen, kopyalanan ve tüketilen verinin büyük bir hızla arttığına dikkati çeken Uraloğlu, “2010 yılında 2 Zetabyte, 2020’de 64 Zetabyte olan veri hacminin 2025’te 181 Zetabyte’a ulaşacağı öngörülmektedir. Yani sadece 15 yılda veri neredeyse 90 kat artmış olacaktır. 2028 yılında bu sektörün de dünya çapında 69 milyar dolar büyüklüğe erişmesi beklenmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Hitaplar sonrası Bakan Uraloğlu ve Yükseöğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr.Erol Özvar himayelerinde iki kurum arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bakan Uraloğlu, imza töreni sonrası zirveye katılan öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Uraloğlu, öğrencilerle ‘yapay zeka’ teknolojileri hakkında sohbet etti, hatıra fotoğrafı çektirdi