Sistemler – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 28 Feb 2024 22:24:33 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Trafikteki sorunlar milli teknolojiyle çözülecek https://www.foxtvhaber.com.tr/trafikteki-sorunlar-milli-teknolojiyle-cozulecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/trafikteki-sorunlar-milli-teknolojiyle-cozulecek/#respond Wed, 28 Feb 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5113 ULAK Haberleşme, İspanya’nın Barselona kentindeki Mobil Dünya Kongresi’nde (Mobile World Congress-MWC 2024), son dönemde geliştirdiği milli teknoloji çözümlerini tanıttı.

Bu çözümlerden biri olan ve bağlantılı araçlar konseptine yönelik geliştirilen V2X ürünü, trafik güvenliğinin artırılması, trafik optimizasyonu ile zaman kaybının ve CO2 emisyonunun azaltılması, enerji verimliliği sağlanması, seyahat konforunun artırılması, mevcut yol kapasitelerinin etkin ve verimli kullanılması gibi bir dizi fayda sağlayacak.

ULAK Haberleşme AŞ Merkezi Yazılımlar Direktörü Alper Sınav, yaptığı açıklamada, akıllı ulaşım sistemleri dünya çapında gelişmeye başlayınca bunun bir parçası olan araçlarla ilgili teknolojilerin de 4G ve 5G ile sisteme dahil edilmeye başlandığını söyledi.

Bu kapsamda şirket olarak araçların birbiriyle, altyapıyla ve şebekeyle konuştuğu bir network oluşturduklarını ve buna V2X ismini verdiklerini ifade eden Sınav, “X” kısmının araçları, altyapıyı, insanları ve “network”ü sisteme dahil ettiğini belirtti.

”ARAÇ ÜSTÜNDEKİ SİSTEMLER ARAÇLARIN BİRBİRİYLE VE YOLLA KONUŞMASINI SAĞLIYOR”

Bu teknolojiler 4G ve 5G’nin dikey teknolojileri olduğu için ULAK Haberleşme olarak bir taraftan altyapıyı hazırlarken bir yandan da bu uygulamaları çalıştıklarını anlatan Sınav, şöyle konuştu:

“V2X, özellikle otonom araçlara yaklaşmaya başladığımız bu dönemde trafik güvenliği ve yönetimini, enerji verimliliğini ve katma değerli servisleri sağlamak için oluşturulmuş bir teknoloji. ULAK olarak bu teknolojinin araç üzerindeki ve yol kenarındaki sistemlerini yapıyoruz. Araç üstündeki sistemler araçların birbiriyle ve yolla konuşmasını sağlıyor, yol kenarındaki sistemler ise hem bir merkezden hem de araçlardan aldıkları bilgiyi diğer araçlarla ya da kendi aralarında paylaşıyorlar, yoldan gelen dataları toplayarak bir merkeze de gönderebiliyorlar. Bu da yolun akıllı hale gelmesini sağlıyor. Yol kenarındaki tabelalar ya da merkezden yoldaki çalışma, olası kaza, yol kapanması, hava durumu, afet durumu gibi bilgiler araç daha oraya gelmeden araçlara bildiriliyor ve sürücüler uyarılıyor.”

Bu alanda tanımlanmış uluslararası standartların araç üstü senaryolarını Anadolu Isuzu ile tamamladıklarını bildiren Sınav, bunun ticari alanda yaptıkları ilk sistem olması açısından da anlamlı olduğunu dile getirdi.

”ÜRÜNLERİN YERLİ OLARAK TEMİN EDİLMESİ ÖNEMLİDİR”

Bundan sonraki süreçte yol ağını bu sistemle donatmaya yönelik çalışmalar yürüteceklerini belirten Alper Sınav, bu ürünlerin yerli olarak temin edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Sınav, “Zamanla bu sistemler sadece bilgi toplamayacak, sistemlerimize, araçlarımıza bilgi de gönderecek. Bu açıdan güvenlik önemli. Hem siber güvenlik altyapısını hem de donanımları yerli ve milli yapmanın önemli olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Sınav, sistemin bileşenlerinin kullanıldığı frekans ve algoritmaların 4G/5G teknolojilerine yönelik olduğunu, bunları yapabildikleri için kendi çözümlerini ortaya koyabildiklerini belirtti.

Alper Sınav, katma değerli servisler alanında ise araçların şarj ya da benzin istasyonlarını bulması, yolla ilgili çeşitli uyarıların yayılması, e-ticaret gibi örneklerin yer aldığı çözümler geliştirdiklerini bildirdi.

GÜNDELİK HAYAT VE AFET YÖNETİMİ KOLAYLAŞACAK

E-belediyecilik kapsamında akıllı ulaşım ve akıllı şehirler uygulamalarında da bu çözümlerin kullanılabileceğine işaret eden Sınav, böylelikle engellilerin yaşamının kolaylaştırılması, akıllı duraklarla zaman kazanımı gibi olanaklar sağlanabileceğini söyledi.

Kamu güvenliği için de bu sistemlerin kullanılmasının mümkün olduğunu dile getiren Sınav, özellikle afet durumlarında insanların güvenli yollara yönlendirilmesi, ihtiyaçların doğru yollardan taşınması gibi bir dizi fayda elde edilebileceğini vurguladı. Sınav, “Yollarımızı akıllı hale getirebilirsek tehlike durumunda insanların daha kolay sevk edilmesini sağlayabileceğimizi değerlendiriyoruz.” diye konuştu.

Türkiye’nin otomobili Togg’un yazılım tabanlı bir araç olduğu için bu tür teknolojilere ihtiyacı olacağına işaret eden Alper Sınav, bu yönde de sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını kaydetti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/trafikteki-sorunlar-milli-teknolojiyle-cozulecek/feed/ 0
Türkiye’nin ‘Caydırıcı Gücü’ seri üretime başlıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/#respond Sat, 20 Jan 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2578 Cumhurbaşkanlığı SSB tarafından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla başlatılan ‘Deniz Torpido ve Füze Sistemleri’ projesi kapsamında ağır torpido ‘Akya’, seyir füzesi ‘Atmaca’ ve hava savunma füzesi ‘Sapan’ın seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

SSB’deki imza törenine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanı sıra Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri ve sektör temsilcileri katıldı.

‘DONANMAMIZA BÜYÜK KATKILAR SAĞLAYACAK’

Bakan Güler, Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde çok büyük ve kapsamlı atılımlar gerçekleştirdiğini belirterek “Bu atılımların arkasındaki temel etken, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan güçlü irade ile savunma sanayi kuruluşlarımızın, Türk mühendislerinin ve girişimcilerinin azmi ve kararlılığıdır. Türkiye artık; sahip olduğu teknolojik altyapısı, üretim kapasitesi, mühendislik yetenekleri ile kritik teknolojilerin üretim üssü konumundadır. Savunma sanayii ürünlerimizin uluslararası pazardaki marka değerinin, her geçen gün artması da ayrıca gurur vericidir. İbn-i Haldun’un dediği gibi ‘Coğrafya kaderdir.’ Denizlerimiz de bu kaderin, koruyucusu ve kuvvet çarpanıdır. Dolayısıyla üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin, hakkını ve hukukunu korumak için güçlü bir Deniz Kuvvetlerine sahip olmamız bir tercih değil, zorunluluktur. Bu bilinçle, şanlı Türk donanmasını daha modern, daha etkin ve daha güçlü kılmak için deniz savunma sanayisinde de büyük aşamalar katettik, ediyoruz. Bugün, seri üretimine yönelik önemli bir adım attığımız, yerli ve milli denizaltı torpidomuz Akya, milli seyir füzemiz Atmaca ile yüksek etkilere sahip Sapan füzemiz de bu alandaki çalışmalarımızın en yeni ürünleri arasında yer almaktadır. Bu ürünler, kara sularımız ve uluslararası sulardaki görevlerinde donanmamıza büyük katkılar sağlayacaktır. Nitekim yerli ve milli savunma sanayimizin geldiği seviyeyi ortaya koyan bu üstün teknoloji ürünü sistemlerimizle birlikte Deniz Kuvvetlerimiz; mavi vatanımızdaki harekat kabiliyetini daha da artıracak, uluslararası güvenlik ve barışı destekleme faaliyetlerini etkin bir şekilde sürdürecek, Dünyanın önde gelen deniz kuvvetleri arasındaki seçkin yerini pekiştirecektir” dedi.

‘SAVUNMA SANAYİMİZ BEKAMIZIN AYRILMAZ PARÇASI’

Bakan Güler, savunma sanayisinde hayata geçirilen projelerin öneminin, dünyada yaşanan hassas gelişmelerin ortaya çıkardığı tehdit ve tehlikeler karşısında daha da iyi anlaşıldığını vurguladı. Güler, “Bu bakımdan yerli ve milli savunma sanayimizi, bekamızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyor; bu anlayışla başta Savunma Sanayi Başkanlığımız olmak üzere tüm paydaşlarımızla güçlü iş birliğimizi sürdürüyoruz. Son Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda da kararlaştırdığımız gibi; başta uçak gemimiz olmak üzere, yeni firkateynlerimizin, açık deniz karakol gemilerimizin, yeni tip çıkarma gemilerimizin, yeni nesil mayın avlama gemilerimizin ve milli hücum botlarımızın inşasını bir an önce gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Şu ana kadar elde ettiğimiz başarıları, yeni başarılarımızın öncüsü kabul ederek azimle, inançla, yılmadan ve yorulmadan büyük bir gayretle çalışacağız. Zira savunma sanayisi alanındaki her başarımız; bir yandan ordumuzun gücüne güç katarken; diğer yandan da ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimine büyük katkı sağlayarak uluslararası alandaki etkimizi artırmaktadır. İnanıyorum ki Cumhuriyetimizin ikinci asrı; ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda savunmanın, kalkınmanın, üretimin de yüzyılı olacaktır. Bu vesileyle başta Akya, Atmaca ve Sapan olmak üzere birbirinden değerli sistemlerin üretilmesinde emeği geçen başta Savunma Sanayi Başkanlığımız ve ROKETSAN olmak üzere tüm paydaşlara, kıymetli mühendislerimize, emek veren kardeşlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

GÖRGÜN: CAYDIRICI GÜÇ OLACAK

SSB Başkanı Haluk Görgün de hava savunma alanındaki milli ürünlerin dünya standartlarında olduğuna işaret ederek, “Hatta birçok yönden de üzerinde olup, fayda analizi olarak dünyada tasarladığımız hava savunma sistemlerinin bir alternatifi bulunmamaktadır. Sistemler sistemi olan hava savunma; mühimmatların aynı anda güdülmesi, en optimum anda fırlatılması ve hedefle buluşması ile tüm bu faaliyetlerin koordinasyonu, güdümü ve diğer hava savunma unsurlarıyla koordineli çalışmasını içeren bir sistemler sistemidir.

Envanterde yer alan, su altı ve su üstü platformların Akya torpidosu, Atmaca ve Sapan silah sistemleri ile donatılması sayesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’mızın mavi vatanın en uç köşesinde dahi gücünü ispat edebilecek, bölgedeki caydırıcı gücü olarak sahada kendisine yer bulmasını sağlayacak ve bu doğrultuda denizlerdeki menfaatlerimizi korumamıza, bölgedeki barışı tesis etmemize çok önemli ölçüde katkılar sağlayacaktır” dedi.

Konuşmaların ardından silah sistemlerinin seri üretim sözleşmeleri imzalandı.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiyenin-caydirici-gucu-seri-uretime-basliyor/feed/ 0
ASELSAN kilit konumda! Türkiye bir üst lige yükseliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/aselsan-kilit-konumda-turkiye-bir-ust-lige-yukseliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/aselsan-kilit-konumda-turkiye-bir-ust-lige-yukseliyor/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:00:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2417 Türkiye’nin lider savunma ve teknoloji şirketlerinden ASELSAN, teknoloji transferi çalışmaları kapsamında hem şirketten dış paydaşlara hem de dış paydaşlardan şirkete teknoloji ve bilgi transferine yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor.

ASELSAN Teknoloji Transfer Müdürlüğü, ASELSAN’ın teknoloji transfer çalışmalarında royalti (kullanım hakkı) oranlarının ve ticarileşme modelinin belirlenmesi konularında ASELSAN sektör başkanlıklarına görüş verilmesi ve taraflar arasındaki koordinasyonun yürütülmesi görevlerini yerine getiriyor.

Dış paydaşlara yapılan teknoloji transferleri arasında şirketin yüksek üretim adetlerine ulaşan “uzaktan komutalı silah sistemleri” (UKSS) yer alıyor.

UKSS için ASELSAN Konya Silah Sistemleri AŞ’ye teknoloji transferi gerçekleştiriliyor.

ASELSAN Konya, UKSS üretiminin yanında yurt içinde üretilemeyen silahların tasarım ve üretiminde ülke açısından stratejik rol almak üzere kuruldu. ASELSAN’ın 30/35 milimetre silahlar konusunda sahip olduğu birikimin ASELSAN Konya’ya aktarılması ve bu alanda ürüne dönüştürülmesi amacıyla teknoloji transferine yönelik çalışmalar yürütüldü. ASELSAN Konya ile imzalanan Teknoloji Transfer Sözleşmesi kapsamında UKSS üretimine yönelik üretim hatlarının kurulumu ve kalifikasyonu çalışmaları planlandı ve devam ediyor.

ASELSAN BİRİKİMİYLE KARAYOLLARI TRAFİK RADARI

ASELSAN Radar ve Elektronik Harp Sistemleri Sektör Başkanlığının (REHİS) radar teknolojileri alanında geliştirdiği teknik bilgi birikiminin sivil alanda ticarileştirilmesi amacıyla Mikro Elektronik Sistemler (MELSİS) firmasına teknoloji transferi yapılacak.

REHİS’in geliştirdiği radar teknolojilerindeki birikiminin MELSİS firmasına lisanslanarak sivil sektörde kara yolları trafik radarı geliştirilmesi ve ticarileştirilerek ASELSAN’a royalti ödemesi yapılması sağlanacak. Bu kapsamda MELSİS ile teknoloji transferi sözleşmesi imzalandı.

Firmanın trafik radarı ürünü için gerekli geliştirmeleri ve modifikasyonları tamamlaması üzerine satışa çıkan ürünlerden royalti geliri elde edilecek.

YOLCUNUN YANINDAKİ TEHLİKELİ VE YASAK MADDEYE GEÇİŞ YOK

ASELSAN, şirketten yapılan teknoloji transferi yanında bu yolla dış paydaşlardan da yeni yetenekler kazanıyor.

Terahertz Gerçek Zamanlı Yolcu Görüntüleme Ürün Ailesi Projesi kapsamında TÜBİTAK MAM’dan teknoloji transferine yönelik çalışmalar yapıldı.

Terahertz Gerçek Zamanlı Yolcu Görüntüleme Sistemi, insan vücuduna gizlenmiş patlayıcı düzenekleri, tabanca, tüfek, bıçak gibi silahların yanı sıra uyuşturucu, tütün, sigara, et, alkol ve benzeri maddeleri vücudun yaydığı doğal THz ışımalarını kullanarak tespit eden görüntüleme cihazı olarak tasarlandı.

TÜBİTAK MAM tarafından geliştirilecek ve teknoloji transferi yapılan tümleşik alıcı dizisi, ilgili ASELSAN sistemine entegre edilerek kullanılacak.

40 MİLYAR DOLARLIK PAZAR İÇİN RÜZGAR TÜRBİNİ TEKNOLOJİ TRANSFERİ

ASELSAN Ulaşım, Güvenlik, Enerji, Otomasyon ve Sağlık Sistemleri Sektör Başkanlığı ile Teknoloji Transfer Müdürlüğü, Almanya merkezli Aerovide firmasının rüzgar türbini alanındaki patent, tasarım, know-how ve teknoloji birikiminin şirkete kazandırılmasına yönelik teknoloji transfer faaliyetleri yürüttü.

Bu kapsamda ASELSAN’a gerekli performans kriterlerindeki türbin ve ilgili teknolojiler için Aerovide firmasından temsilcilerle toplantılar düzenlendi, teknik, mali ve diğer konularda değerlendirmeler yapıldı ve anlaşma sağlanarak sözleşme imzalandı.

ASELSAN’ın teknoloji transferine ek olarak kendi adına yapacağı geliştirmeler ve entegrasyonlar sonrasında müşterilerine teklif verilecek.

Gelecek yıllarda rüzgar enerjisi için Türkiye pazarının 40 milyar doların üzerinde olduğu ve ASELSAN’ın bu pazarda önemli bir oyuncu olacağı öngörülüyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/aselsan-kilit-konumda-turkiye-bir-ust-lige-yukseliyor/feed/ 0
ANKA’nın haberleşmesinde başroldeydi: NATO’dan teklif aldı https://www.foxtvhaber.com.tr/ankanin-haberlesmesinde-basroldeydi-natodan-teklif-aldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ankanin-haberlesmesinde-basroldeydi-natodan-teklif-aldi/#respond Wed, 17 Jan 2024 12:48:22 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2414 Türk savunma sanayiinin başrolünde son yıllarda insansız hava araçları var… Özellikle ANKA-S ve TB-2’nin başarılarının ardından herkesin merak ettiği soru olan ‘devamı gelebilecek mi?’ hususu da son dönemlerde atılan kimi adımların ardından yanıt buldu. Aksungur, Akıncı, Kızılelma ve ANKA-3 gibi platformlar Ankara’nın yeni dönemde de bu alanda hızla yol alacağını gösteriyor.

Bu noktada gözden kaçmaması gereken detaylardan biri söz konusu platformlar üretilirken aslında arka planda çok değerli bir ekosistemin de oluştuğu gerçeği. Geçtiğimiz gün ilk kez havalanan ANKA-3’ün uydu haberleşme sistemlerinin tamamen yerli/milli imkanlarla geliştirilmiş olması akla gelen örneklerden biri.

CTech Genel Müdürü Cüneyd Fırat ile hem ANKA-3’ün bu uçuşunu hem bu sistemlerin milli imkanlarla üretilmesinin neden önemli olduğunu hem de NATO’dan aldıkları teklifi detaylıca konuştuk.

Haberleşme teknolojilerinde sektörün öncülerinden biri

Önümüzdeki sene 20’nci yıla adım atacak şirketin kuruluşundan bugüne elektronik sistemler ve bilhassa haberleşme teknolojileri üzerinde yoğunlaştıklarından bahsediyor Fırat. Elektronik sistemlerin tasarımı, geliştirilmesi, üretimi ve idamesiyle ilgili çok değerli bir altyapıları olduğuna değiniyor.

Şirketin esas meselesinin ‘haberleşme teknolojileri’ olduğunu söylüyor ancak kritik bir parantez açıyor… Aynı zamanda siber güvenlikle ilgili çalışmalar yaptıklarını da vurgulayıp “Haberleşme ve siber güvenlik çok iç içe meseleler. Biz daha çok bilgi güvenliği üzerine yoğunlaştık” bilgisini paylaşıyor.

“Aktarılacak verinin büyüklüğü giderek artıyor”

Gelişen teknolojiyle birlikte platformdan merkeze ya da merkezden platforma gönderilen veriler de çeşitlendi. “Haliyle daha fazla ve daha yüksek boyutlu bilgileri çok hızlı gönderebilmenin bir yolunu bulmak zorundasınız” diyor Fırat ve devam ediyor:

“İşte biz de bunu yapıyoruz… Savunma, havacılık, telekomünikasyon gibi aslında teknoloji çıtasının çok yüksek olduğu sektörlere hizmet veriyoruz. Buradaki şirketlerin standartları ve beklentileri en üst seviyede.

Bizim haberleşme alanındaki çalışmalarımızın önemli bir kısmı uydu haberleşme üzerine… Bu alanda dünyanın önde gelen firmalardan biri olduk. Kuruluştan itibaren uydu haberleşmede çalışıyoruz. En basit haliyle tarif edersem; uydunun kapsama alanında olan ürünleri birbiriyle haberleştirmeye çalışıyoruz.

Uzun yıllardan beri ANKA serisinin insansız hava araçları CTech’in geliştirdiği ve bizzat ürettiği uydu haberleşme sistemleriyle görev yaptı, yapıyor. ANKA, ANKA-S, AKSUNGUR ve son olarak ANKA-3… Bu platformların tamamında uydu haberleşme tarafını biz sağladık. Haliyle elimizde binlerce saatlik uçuş referansı olan, muadillerinden çok daha gelişmiş bir sistem var.”

“Yurt dışı bağımlılığı asgariye indi”

CTech Genel Müdürü Cüneyd Fırat, bu sistemlerin yerli/milli imkanlarla üretilmeden önce dışarıya bağımlı kalınan bir alan olduğunun altını çiziyor. Savunma ya da uzay gibi çok özel alanlarda çeşitli kısıtlamalara maruz kalınabildiğini hatırlatıp “Biz bu tür sistemlerde yurt dışı bağımlığını asgariye indirmiş oluyoruz” diyor.

Bu noktada önemli bir detaydan bahsediyor ve “Bu alandaki çoğu ürün siparişe göre üretiliyor. Size ambargo ya da kısıtlama olmasa da bazen öyle durumlar yaşanıyor ki tedarik zincirindeki sorun nedeniyle ürün gelmiyor. Pandemide bu yaşandı. Ama biz sistemleri yerlileştirmekle kalmayıp, ülkemizde üretim yaptığımız için ortaya çok ciddi bir lojistik avantaj da çıktı” bilgisini paylaşıyor.

“Platformlarla birlikte sistemler de ihraç ediliyor”

Türkiye’nin ihracat grafiğinde savunma sanayii ürünleri önemli bir yerde. Bunların içinde de insansız hava araçları başa oynuyor. Cüneyd Fırat, aslında satılan her bir platformla birlikte içindeki milli alt sistemlerin ihracat imkanı yakaladığını anlatıyor:

“Türkiye’den bir platform alan ‘bütün’ olarak alıyor. ‘Platformu sizden alacağım ama uydu haberleşme ya da başka bir konuda farklı bir tercihim olacak’ diyenler de çok nadir çıkabilir. Ama o teknolojik bütünlüğü bozmanın hem teknik hem mali açıdan ciddi zorlukları olabilir. Bu nedenle bu ürünler satıldıkça biz de uydu haberleşme cihazını satmış oluyoruz. Bir başka yerli firma da kendi sistemini satıyor. Haliyle sektör için değerli bir dolaylı ihracat oluyor.

Halihazırda birkaç ülkede bu platformlarla birlikte bizim sistemlerimiz kullanılıyor. Bir defa bizim sistemlerimizi kullanmaya başlayanlar duydukları memnuniyet nedeniyle diğer bazı ihtiyaçlarında da doğrudan bizim kapımızı çalıyor.”

NATO’nun ihalesine katılacağız

Her ne kadar buraya kadar insansız hava araçları üzerinden ilerlemiş olsak da Türkiye’nin insansız kara ve bilhassa insansız deniz araçlarında da ciddi hamleleri var. İnsansız deniz sistemlerinden çok umutlu Cüneyd Fırat, “SİHA’lara benzer bir başarıyı burada da yakalayabiliriz” diyor.

CTech’in helikopterler, jet uçakları, insansız kara araçları ve insansız deniz platformları için de çok gelişmiş haberleşme sistemleri ürettiğinden bahsediyor.

Bu denli kritik bir alanda oldukça sorunsuz bir şekilde hizmet vermeleri NATO’nun da dikkatinden kaçmamış. Bilindiği üzere NATO bu tür ihtiyaçlarında ‘en gelişmiş’ sistemleri tercih ediyor.

“Güvenli uydu haberleşme ve elektronik harp altında çalışma ürünlerimiz nedeniyle NATO’dan yakın zamanda davet aldık” diyor Fırat ve “Hazırlanıyoruz… Önümüzdeki yıllarda NATO’nun kendi altyapısında CTech’in uydu haberleşme ürünlerinin görev yapıyor olması çok çok büyük bir olay. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz. Önümüzdeki yıllar hem ülkemiz hem bizim için çok güzel gelişmelere gebe” diyerek sözlerini tamamlıyor.

KAYNAK: TRT / SERTAÇ AKSAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ankanin-haberlesmesinde-basroldeydi-natodan-teklif-aldi/feed/ 0