Sivil – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 26 Jul 2024 01:12:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 DMM’den Netanyahu’nun ABD Kongresi’ndeki iddialarına yalanlama https://www.foxtvhaber.com.tr/dmmden-netanyahunun-abd-kongresindeki-iddialarina-yalanlama/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dmmden-netanyahunun-abd-kongresindeki-iddialarina-yalanlama/#respond Fri, 26 Jul 2024 01:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16496 DMM’den yapılan açıklamada, Netanyahu’nun ABD Kongresindeki konuşmasında ileri sürdüğü, “Gazze’de yeterince yiyecek alamayan Filistinliler varsa, bunun nedeni İsrail’in bunu engellemesi değil, Hamas’ın bunları çalmasıdır” iddiasının doğru olmadığı belirtildi.

“Hamas yardımları çalıyor” iddiasının DMM tarafından defalarca yalanlandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın 9 Ekim’de Gazze’ye yönelik karartma ile ilgili kullandığı, ‘Elektrik yok, yiyecek yok, su yok, yakıt yok. Her şey kapalı. İnsan hayvanlarıyla savaşıyoruz ve buna göre hareket ediyoruz’ şeklindeki ifadeler, Netanyahu’nun iddialarını çürütmektedir. İngiltere merkezli uluslararası bir yardım kuruluşu Oxfam, İsrail’in Gazze’ye giren yardımların zamanlaması, yeri ve dağıtım şekli de dahil olmak üzere tam kontrole sahip olduğunu belirtmiştir. Oxfam, tüm insani yardım sisteminin parçalanmış olması ve Gazze’deki insanların açlık, ölüm ve hastalıkla karşı karşıya kalmasının İsrail’in kontrolü altında olduğunu bildirmiştir. Ayrıca, Gazze’ye giren insani yardımlar, BM kuruluşları tarafından depolanıp dağıtılmaktadır. BM yetkilileri ‘Herhangi bir yardım almıyoruz, geçiş bölgesinde askeri operasyonlar devam ediyor ve bölge aktif bir savaş alanı’ ifadelerini kullanmıştır. Birçok benzer uluslararası kuruluş, Gazze’ye girmek için bekleyen yardımların İsrail tarafından engellendiğini doğrulamıştır.”



İSRAİL’İN SİVİLLERE ZARAR VERMEDİĞİ İDDİASI

Açıklamada, Netanyahu’nun “İsrail, uluslararası hukukun gerektirdiğinin ötesinde, sivillere zarar vermemek için tarihteki herhangi bir ordunun aldığından daha fazla önlem aldı” iddiasının da doğru olmadığı bildirildi.

Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 16 bin 172’si çocuk, 10 bin 798’si kadın olmak üzere 39 bin 145 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 90 bin 257 kişinin yaralandığı anımsatılan açıklamada, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“BM Genel Kurulu, 2022 yılında Uluslararası Adalet Divanına başvurarak, İsrail’in Filistin topraklarını uzun süreli işgali, sömürgeleştirmesi ve ilhakının gözden geçirilmesini istemişti. Ayrıca Uluslararası Adalet Divanı, İsrail’in bölgede sistematik ayrımcılık yaptığını ve Batı Şeria da dahil olmak üzere Filistin topraklarında inşa ettiği yerleşim yerlerinin yasa dışı olduğuna karar vermiştir. BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ele alan rapor hazırlamıştır. Albanese’in, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını ele alan ‘Bir Soykırımın Anatomisi’ başlıklı raporu, BM İnsan Hakları Konseyinin 55. oturumu kapsamında yayımlanmıştır.

Albanese, komuta yetkisindeki İsrailli üst düzey yetkililerin rutin olarak askerlere ‘Gazze halkını yok etmeleri’ yönünde çağrıda bulunmasının, soykırıma yönelik açık ve aleni teşvikin ikna edici kanıtı olduğunu vurgulamıştır. Albanese, kanıtların, bu soykırım kışkırtmasının sahadaki askerler tarafından içselleştirildiğini ve uygulamaya konulduğunu da gösterdiğini ifade etmiştir. Uluslararası Af Örgütü, raporun soykırımı önlemek için uluslararası eylemi teşvik etmesi gereken çok önemli kanıtlar sunduğunu bildirmiştir.”

DMM’nin açıklamasında, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD Kongresindeki konuşmasında dile getirdiği, “İsrail, sivilleri kasten hedef almıyor” iddiasının da doğru olmadığı ifade edildi.

İsrail ordu yetkililerinin nisan ayında bir gazeteye verdikleri röportajda, ordunun Gazze’de “ölüm bölgeleri” oluşturduğunu ve buraya giren herkesi ayırt etmeksizin öldürdüğünü itiraf ettiği vurgulanan açıklamada, Harvard Üniversitesinin yaptığı bir araştırmaya göre de İsrail’in Filistin’e düzenlediği bombalı saldırılarda sivil hedefleri kasıtlı olarak vurma olasılığının yüzde 99 olarak hesaplandığı aktarıldı.

“HAMAS’IN BEBEKLERİ YAKTIĞI İDDİASI”

Açıklamada, Netanyahu’nun ABD Kongresi’nde kaydettiği, “Hamas 7 Ekim’de bebekleri yaktı” iddiasının, ilk olarak İsrail’deki “i24” televizyonu tarafından ortaya atıldığı, ardından İsrail Başbakanlık Ofisi ve İsrail gazetesi Jerusalem Post tarafından paylaşıldığı ancak İsrail kaynaklarından hiçbir kanıt sunulmadığı, söylemin iddia olarak kaldığı vurgulandı.

Söz konusu iddiayla ilgili İsrail ordusuyla temasa geçen Anadolu Ajansı muhabirinin, ordunun “İddiaları doğrulayacak bilgiye sahip değiliz” dediğini aktardığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

DMM’nin açıklamasında, Binyamin Netanyahu’nun konuşmasındaki, “Refah’ta neredeyse hiç sivil öldürülmedi” iddiasının doğru olmadığı, İsrail’in bu iddiasının daha önce de yalanlandığı belirtildi.

İşgalci İsrail güçlerinin, Gazze’deki sivillerin sığınağı haline gelen Refah’ı bombalamaya devam ettiği, Uluslararası Adalet Divanının 24 Mayıs’ta aldığı tedbir kararına rağmen 26 Mayıs’ta Refah’taki güvenli bölgede gerçekleştirdiği saldırıda, 45 kişinin yaşamını yitirdiği, 249 kişinin yaralandığı hatırlatılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) gibi uluslararası kuruluşların açıklamaları, İsrail saldırılarında çok sayıda sivilin hedef alındığını doğrulamaktadır. Saldırının hemen ardından kaydedilen görüntülerde de çok sayıda sivilin hedef alındığı görülmektedir. İsrail Başbakanı Netanyahu, Refah kentinde gerçekleştirilen saldırıyı ‘trajik hata’ olarak niteleyerek sivillerin vurulduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Refah dahil Gazze’nin birçok bölgesinde İsrail’in saldırıları ve yardımları engellemesi nedeniyle temel gıda ihtiyaçları ve tıbbi yardıma erişemeyen birçok bebek ve yetişkin hayatını kaybetmektedir.”

KAYNAK: TRT HABER
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dmmden-netanyahunun-abd-kongresindeki-iddialarina-yalanlama/feed/ 0
Dünyanın gözü önünde soykırım! Gazze’de şehit sayısı dehşet veren boyutta https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-sehit-sayisi-dehset-veren-boyutta/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-sehit-sayisi-dehset-veren-boyutta/#respond Sun, 21 Jul 2024 01:48:08 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16065 Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 288 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

SON 48 SAATTE 7 FARKLI KATLİAM

İsrail ordusunun son 48 saatte Gazze’nin çeşitli bölgelerinde 7 “katliam” gerçekleştirdiği, söz konusu saldırılarda 71 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 163 kişinin yaralandığı belirtildi.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 38 bin 919’a, yaralananların sayısının da 88 bin 622’ye yükseldiği kaydedildi.

ÇOK SAYIDA CESET HALEN ENKAZ ALTINDA!

Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında cesetlerin bulunduğu ancak İsrail’in engellemeleri nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı yinelendi.

KATİL İSRAİL’İN GECE SALDIRILARINDA EN AZ 24 FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU

Öte yandan İsrail ordusunun gece boyunca Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 24 Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan habere göre, İsrail ordusu Gazze’nin farklı bölgelerini hava saldırıları ve topçu atışlarıyla hedef aldı.

İsrail topçu birlikleri, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi’ni gece boyunca bombaladı.

Filistin Kızılayına bağlı ambulans ekipleri, Tel el-Heva Mahallesi’ndeki “Toplum Fakültesi” yakınlarına düzenlenen saldırıda ölen 6 kişinin cesetlerini El-Ehli Baptist Hastanesi’ne nakletti.

Kurtarma ve sivil savunma ekipleri İsrail ordusunun, Gazze’nin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’ne düzenlediği hava saldırısına hedef olan Ayyad Ailesi’ne ait evin enkazından 6 kişinin cenazesini çıkardı. Saldırıda yaralanan 10 kişi El-Ehli Baptist Hastanesi’ne nakledildi. Enkazda arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği, ölü sayısının artabileceği belirtildi.

İsrail ordusuna ait savaş uçakları Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda Şureyhi Ailesi’nin evini bombaladı. Saldırıda Yasin Şureyhi isimli Filistinli, eşi ve 2 çocuğuyla beraber can verdi. Şureyhi ailesinin evin enkazından çıkarılan cansız bedenleri Avde Hastanesi’ne kaldırıldı.

Cibaliya Mülteci Kampı’nın El-Alemi bölgesinde Ebu Casir Ailesi’ne ait ev İsrail savaş uçakları tarafından bombalandı. Saldırıda hayatını kaybeden 4 kişinin cenazeleri Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildi.

İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Beric Mülteci Kampı’nda El-Butran Ailesi’nin evini bombaladı, saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi. Kamptaki Şehitler Kavşağı çevresinde sivillerin yaşadığı bir diğer ev de İsrail savaş uçaklarının hedefi oldu.

SİYONİSTLER HAN YUNUS VE REFAH’I “GELİŞİGÜZEL” BOMBARDIMANA TUTTU

Haberde, İsrail topçu birliklerinin gece boyunca Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentini bombaladığı belirtildi.

Sivil yerleşim yerlerini “gelişigüzel” hedef almaya devam eden İsrail güçleri, Han Yunus’un kuzeyindeki 5. Cadde’de bisikletiyle ilerleyen bir sivili insansız hava aracıyla (İHA) doğrudan hedef aldı. Hayatını kaybeden bisiklet sürücüsünün cenazesi sivil savunma ekipleri tarafından Nasır Hastanesi’ne götürüldü.

Savaş uçakları, Nusayrat Mülteci Kampı’nda Ebu Sidre Ailesi’ne ait sivillerin yaşadığı evi bombaladı. Saldırıda ölenlerin olduğu, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

DSÖ’DEN KORKUTAN AÇIKLAMA

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ile orta kesimindeki Deyr el-Belah kentlerinde tip iki çocuk felci virüsü tespit edildiğini bildirdi.

Ghebreyesus, sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, Han Yunus ile Deyr el-Belah kentinde alınan numunelerde yapılan incelemeler sonucu 6 örnekte tip iki çocuk felci virüsü saptandığını kaydetti.

Bölgede henüz felç vakasına rastlanmadığını belirtilen Ghebreyesus, DSÖ, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve diğer ortaklarının, virüsün yayılmasını durdurmak ve gerekli müdahale yöntemlerini belirlemek için risk değerlendirmesi yaptığını aktardı.

Ghebreyesus, Gazze’de sağlık sisteminin çökmesi, nüfusun sürekli yerinden edilmesi, tıbbi malzeme sıkıntısı, su kalitesinin düşük olması gibi birçok olumsuz etkenin, çocuk felci de dahil olmak üzere aşıyla önlenebilir hastalık riskini artırdığını vurguladı.

Bu olumsuz etkenlerin çocuk felci gibi hastalıkların yayılması için uygun ortam yarattığına işaret eden Ghebreyesus, “(Hastalıklarla) etkili bir müdahale için ateşkes şart.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-sehit-sayisi-dehset-veren-boyutta/feed/ 0
Dünyanın gözü önünde soykırım! Gazze’de can kaybı dehşet veren boyuta yükseldi https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-can-kaybi-dehset-veren-boyuta-yukseldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-can-kaybi-dehset-veren-boyuta-yukseldi/#respond Sun, 21 Jul 2024 01:36:09 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16062 Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne 288 gündür sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

SON 48 SAATTE 7 FARKLI KATLİAM

İsrail ordusunun son 48 saatte Gazze’nin çeşitli bölgelerinde 7 “katliam” gerçekleştirdiği, söz konusu saldırılarda 71 Filistinlinin daha hayatını kaybettiği, 163 kişinin yaralandığı belirtildi.

İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 38 bin 919’a, yaralananların sayısının da 88 bin 622’ye yükseldiği kaydedildi.

ÇOK SAYIDA CESET HALEN ENKAZ ALTINDA!

Açıklamada ayrıca hâlâ enkaz altında ve yol kenarlarında cesetlerin bulunduğu ancak İsrail’in engellemeleri nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı yinelendi.

KATİL İSRAİL’İN GECE SALDIRILARINDA EN AZ 24 FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU

Öte yandan İsrail ordusunun gece boyunca Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 24 Filistinli hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı.

Filistin resmi haber ajansı WAFA’da yer alan habere göre, İsrail ordusu Gazze’nin farklı bölgelerini hava saldırıları ve topçu atışlarıyla hedef aldı.

İsrail topçu birlikleri, Gazze kentinin güneybatısındaki Tel el-Heva Mahallesi’ni gece boyunca bombaladı.

Filistin Kızılayına bağlı ambulans ekipleri, Tel el-Heva Mahallesi’ndeki “Toplum Fakültesi” yakınlarına düzenlenen saldırıda ölen 6 kişinin cesetlerini El-Ehli Baptist Hastanesi’ne nakletti.

Kurtarma ve sivil savunma ekipleri İsrail ordusunun, Gazze’nin kuzeyindeki Şeyh Rıdvan Mahallesi’ne düzenlediği hava saldırısına hedef olan Ayyad Ailesi’ne ait evin enkazından 6 kişinin cenazesini çıkardı. Saldırıda yaralanan 10 kişi El-Ehli Baptist Hastanesi’ne nakledildi. Enkazda arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği, ölü sayısının artabileceği belirtildi.

İsrail ordusuna ait savaş uçakları Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda Şureyhi Ailesi’nin evini bombaladı. Saldırıda Yasin Şureyhi isimli Filistinli, eşi ve 2 çocuğuyla beraber can verdi. Şureyhi ailesinin evin enkazından çıkarılan cansız bedenleri Avde Hastanesi’ne kaldırıldı.

Cibaliya Mülteci Kampı’nın El-Alemi bölgesinde Ebu Casir Ailesi’ne ait ev İsrail savaş uçakları tarafından bombalandı. Saldırıda hayatını kaybeden 4 kişinin cenazeleri Kemal Advan Hastanesi’ne nakledildi.

İsrail savaş uçakları Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Beric Mülteci Kampı’nda El-Butran Ailesi’nin evini bombaladı, saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi. Kamptaki Şehitler Kavşağı çevresinde sivillerin yaşadığı bir diğer ev de İsrail savaş uçaklarının hedefi oldu.

SİYONİSTLER HAN YUNUS VE REFAH’I “GELİŞİGÜZEL” BOMBARDIMANA TUTTU

Haberde, İsrail topçu birliklerinin gece boyunca Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ve Refah kentini bombaladığı belirtildi.

Sivil yerleşim yerlerini “gelişigüzel” hedef almaya devam eden İsrail güçleri, Han Yunus’un kuzeyindeki 5. Cadde’de bisikletiyle ilerleyen bir sivili insansız hava aracıyla (İHA) doğrudan hedef aldı. Hayatını kaybeden bisiklet sürücüsünün cenazesi sivil savunma ekipleri tarafından Nasır Hastanesi’ne götürüldü.

Savaş uçakları, Nusayrat Mülteci Kampı’nda Ebu Sidre Ailesi’ne ait sivillerin yaşadığı evi bombaladı. Saldırıda ölenlerin olduğu, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği bildirildi.

DSÖ’DEN KORKUTAN AÇIKLAMA

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus ile orta kesimindeki Deyr el-Belah kentlerinde tip iki çocuk felci virüsü tespit edildiğini bildirdi.

Ghebreyesus, sosyal medya platformu X’ten yaptığı açıklamada, Han Yunus ile Deyr el-Belah kentinde alınan numunelerde yapılan incelemeler sonucu 6 örnekte tip iki çocuk felci virüsü saptandığını kaydetti.

Bölgede henüz felç vakasına rastlanmadığını belirtilen Ghebreyesus, DSÖ, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve diğer ortaklarının, virüsün yayılmasını durdurmak ve gerekli müdahale yöntemlerini belirlemek için risk değerlendirmesi yaptığını aktardı.

Ghebreyesus, Gazze’de sağlık sisteminin çökmesi, nüfusun sürekli yerinden edilmesi, tıbbi malzeme sıkıntısı, su kalitesinin düşük olması gibi birçok olumsuz etkenin, çocuk felci de dahil olmak üzere aşıyla önlenebilir hastalık riskini artırdığını vurguladı.

Bu olumsuz etkenlerin çocuk felci gibi hastalıkların yayılması için uygun ortam yarattığına işaret eden Ghebreyesus, “(Hastalıklarla) etkili bir müdahale için ateşkes şart.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-gozu-onunde-soykirim-gazzede-can-kaybi-dehset-veren-boyuta-yukseldi/feed/ 0
Netanyahu’ya göre UCM, kendisi için “yakında” yakalama kararı çıkaracak https://www.foxtvhaber.com.tr/netanyahuya-gore-ucm-kendisi-icin-yakinda-yakalama-karari-cikaracak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/netanyahuya-gore-ucm-kendisi-icin-yakinda-yakalama-karari-cikaracak/#respond Thu, 27 Jun 2024 01:48:17 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13638 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) “yakında” kendisi ve Savunma Bakanı Yoav Gallant için yakalama kararı çıkaracağını iddia etti.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, Netanyahu, dün akşam UCM Başsavcısı Kerim Han’ın 20 Mayıs’ta kendisi ve Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunmasının ele alındığı toplantıda konuştu.

Toplantıya Adalet Bakanı Yariv Levin, Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Başsavcı Gali Baharav-Miara gibi isimler katıldı.

Mahkemenin, Han’ın talebi üzerine harekete geçerek kendisi ve Gallant hakkında tutuklama emrini “yakında” çıkaracağını savunan Netanyahu, kararın 24 Temmuz’da ABD Kongresi’nde yapacağı konuşmadan önce çıkarılmasının güçlü olasılık olduğunu iddia etti.

Mahkemeden söz konusu kararın çıkmasına dair henüz net bir gösterge bulunmasa da İsrailli yöneticiler bu kararla yüzleşeceklerinden endişe duyuyor. Teamüller, bu konuda kararın en geç ocak ayına kadar çıkacağına işaret ediyor.

Yargılamaya olası müdahaleyi önlemek için kararı gizlice verme ihtimali de bulunan Mahkemenin, Han’ın talebi kamuya açık olarak sunduğu göz önüne alındığında, yakalama kararını kamuoyuna açıklaması güçlü ihtimal.

YAKALAMA KARARI BAŞVURUSU

UCM Başsavcısı Kerim Han, 20 Mayıs’ta, Netanyahu ve Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında “yakalama kararı” başvurusunda bulunduğunu bildirmişti.

Han, Netanyahu ve Gallant’ın 8 Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’nde “savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu” bildirmişti.

Roma Statüsü’nün ilgili maddelerinin ihlal edildiğine dikkati çeken Han, İsrailli yetkililere yöneltilen suçlar arasında “savaş suçu olarak sivillerin aç bırakılması”, “kasten büyük acılara veya vücutta ya da sağlıkta ciddi yaralanmalara neden olmak” ve “savaş suçu olarak zalimce muamelenin” yer aldığını kaydetmişti.

Han, Netanyahu ve Gallant’a yöneltilen diğer suçlar arasında ise “kasten öldürme”, “savaş suçu olarak cinayet”, “savaş suçu olarak sivil nüfusa karşı kasıtlı saldırılar düzenlemek”, “açlıktan kaynaklanan ölümler dahil olmak üzere, insanlığa karşı suç olarak imha ve/veya cinayet”, “insanlığa karşı suç olarak zulüm” ve “insanlığa karşı suç olarak diğer insanlık dışı eylemler” olduğunu belirtmişti.

Başsavcı, işaret edilen insanlığa karşı suçların, “devlet politikası uyarınca Filistinli sivil nüfusa yönelik yaygın ve sistematik saldırının parçası olarak işlendiğini” ve bu suçların devam ettiğini vurgulamıştı.

Gazze’de açlığın “savaş silahı” olarak kullanıldığına işaret eden Han, 8 Ekim 2023’ten itibaren üç sınır kapısının “uzun süre tamamen kapatılması ve yeniden açıldıktan sonra temel malzemelerin geçişinin keyfi olarak kısıtlanması suretiyle uygulanan tam kuşatmanın” Gazze’de halkın temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakılmasına yol açtığını bildirmişti.

Gıda kuyruğunda bekleyen siviller ve insani yardım kuruluşu çalışanlarına yönelik saldırılara da dikkati çeken Han, saldırıların ölümlere ve kuruluşların Gazze’deki faaliyetlerini durdurma veya sınırlandırmalarına neden olduğunu aktarmıştı.

Han, Gazze’de kıtlığa neden olan bu eylemlerin İsrail’e, tehdit olarak algıladıkları Gazze’nin sivil halkını toplu cezalandırmak amacıyla “Gazzeli sivil halka karşı açlığı savaş yöntemi olarak kullanmak ve diğer şiddet eylemlerini gerçekleştirmek için ortak planın parçası olarak işlendiğini” ifade etmişti.

İsrail’e “uluslararası insancıl hukuka uyma yükümlülüğünü” hatırlatan Han, “Sahip olabilecekleri askeri hedefler ne olursa olsun, İsrail’in Gazze’de bu hedeflere ulaşmak için seçtiği araçlar, yani kasıtlı olarak sivil halkın ölümüne, aç kalmasına, büyük acılar çekmesine, vücutlarında ciddi yaralanmalara neden olmak, suç teşkil etmektedir.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/netanyahuya-gore-ucm-kendisi-icin-yakinda-yakalama-karari-cikaracak/feed/ 0
İsrail’in katliam programı: 37 bin kişi işaretlenmiş! https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliam-programi-37-bin-kisi-isaretlenmis/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliam-programi-37-bin-kisi-isaretlenmis/#respond Fri, 05 Apr 2024 00:00:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8339 İsrailli kaynaklar, Gazze’ye yönelik saldırılarda “insan hedefi” belirlemek amacıyla “Lavender” adlı yapay zeka programının tespit ettiği 37 bin “şüpheli”nin her biri için, İsrail’in en az 20 “sivil zayiat”ı göze aldığını söyledi.

Tel Aviv merkezli “+972” ve Local Call’a konuşan kaynaklar, Lavender’in Gazze’deki yaklaşık 2,3 milyon insan hakkında topladığı verileri belirsiz kriterlere göre analiz ederek, kişinin Hamas ile bağlantısı bulunma olasılığını değerlendirdiğini belirtti.

Görüşlerini paylaşan 6 kaynak, savaşın özellikle ilk safhalarında İsrail ordusunun programa “tamamen bağlı kaldığını”, bu nedenle Lavender’in tespit ettiği isimlerin, erkek oldukları sürece personel tarafından kontrolsüz ve belirli bir kriter gözetilmeksizin hedef olarak görüldüğünü aktardı.

37 BİN FİLİSTİNLİ ŞÜPHELİ OLARAK İŞARETLENMİŞ

+972’ye konuşan kaynaklar, binada ve çevrede siviller olsa bile kişinin özel mülkiyetinde öldürülmesine izin veren “insan hedef” kavramının daha önce yalnızca “üst düzey askeri hedef”leri kapsadığını, 7 Ekim sonrasında “insani hedef” görülenlerin, tüm Hamas üyelerini kapsayacak şekilde genişletildiğini ifade etti.

Hedef sayısının artması sonucunda, öncekinin aksine hedeflerin tek tek insanlar tarafından incelenip doğrulanması olasılığı ortadan kalktığı için yapay zekaya ihtiyaç duyulduğu kaydedilirken, yapay zekanın yaklaşık 37 bin Filistinliyi “şüpheli” olarak işaretlediği belirtildi.

Lavender’ın Filistinlileri sınıflandırmada “yüzde 90’a kadar başarılı” görülmesi üzerine, sürecin tamamen otomasyona bağlandığını söyleyen kaynaklar, “Binlerce insanı öldürdük. Her şeyi otomasyona bağladık ve hedefleri tek tek kontrol etmedik. İşaretlenen kişiler evlerine adım attıklarında onları bombaladık.” sözleriyle insan kontrolünün devreden çıkarıldığını teyit etti.

Kaynaklardan birinin, “önemsiz bir ismi öldürmek için bir evi bombalamalarının istenmesinin, kendisi için çok şaşırtıcı” olduğu yorumu, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamının itirafı olarak görüldü.

100 SİVİL ZAYİATA KADAR YEŞİL IŞIK

Kaynaklar alt düzey bir kişiye düzenlenen operasyonda “20 sivil zayiat”a kadar izin verildiğini ve bu sayının süreç içinde sık sık artıp azaldığını belirterek, “orantılılık ilkesinin” uygulanmadığına dikkati çekti.

Öte yandan üst düzey hedefler için söz konusu sayının 100’e kadar çıktığı belirtildi.

Kaynaklar, kendilerine “bombalayabildikleri her yerin bombalanması” emrinin verildiğini ifade ederken, “Üst düzey yetkililere histeri hakimdi. Nasıl tepki vereceklerini bilemiyorlardı. Tek bildikleri Hamas’ın kapasitesini kısıtlamak için deli gibi bombalamaktı.” dedi.

Lavender’ı kullanmış olan B. adlı üst düzey asker, programın “hata payının yüzde 10 civarında olduğunu” iddia ederek, zaman kaybının önlenmesi için insanlar tarafından kontrol edilme zorunluluğunun olmadığını belirtti.

HEDEFLER AİLELERİYLE BOMBALANIYOR

B, hedeflerin az olduğu günler uygulamanın kapsamının genişletildiğini, daha kalabalık bir kitlenin hedef alındığını belirterek, “Hamas üyesi tanımını daha da genişletildiğinde, uygulama her türlü sivil savunma personelini ve polis memurlarını hedef almaya başladı. Bu kişiler Hamas’a yardım etse de İsrail askerlerini gerçekten tehlikeye atmıyordu.” dedi.

Sistemin eksikliklerine dikkati çeken B, “Eğer hedef kişi telefonunu başka bir kişiye verdiyse, o kişi tüm ailesiyle evinde bombalanıyordu. Bu çok sık oldu. Lavender’ın en sık yaptığı hatalardan biri buydu.” diye konuştu.

ÖLDÜRÜLENLERİN ÇOĞU KADIN VE ÇOCUK

Öte yandan, “Where’s Daddy?” adı verilen bir diğer yazılımın, binlerce kişiyi eş zamanlı takip ederek, evlerine girdikleri zamanı İsrailli yetkililere bildirdiği belirtildi.

Bu yazılım sayesinde hedef alınan kişilerin evlerinin bombalandığı kaydedilirken, “Diyelim ki bir evde bir Hamas üyesi ve 10 sivil olduğunu hesapladınız, genellikle bu 10 kişi kadın ve çocuk olur. Yani saçma bir şekilde, öldürdüğünüz insanların çoğu kadın ve çocuk oluyor.” ifadeleri kullanıldı.

Bu sistemin de hesaplama hataları yaptığını ifade edilirken kaynaklardan biri, “Çoğu kez hedeflenen kişi, bombaladığımız evde olmuyordu bile. Sonuç olarak bir aileyi hiç uğruna öldürmüş oluyordunuz.” açıklamasını yaptı.

TASARRUF AMACIYLA GÜDÜMSÜZ BOMBALAR KULLANILIYOR

Kaynaklar ayrıca “pahalı silahlardan tasarruf etmek” amacıyla daha düşük rütbeli kişilerin “güdümlü akıllı bombalar” yerine “güdümsüz bombalarla” hedef alındığını ve bunun sonucunda hedef alınan kişinin bulunduğu ve çevresindeki binaların yıkılması sebebiyle birçok sivilin hayatını kaybettiğini söyledi.

Güdümsüz bombaların kullanımına ilişkin konuşan kaynaklardan biri de “Saldırıları genellikle güdümsüz bombalarla yapıyorduk ve bu da kelimenin tam anlamıyla tüm evi içindekilerle yok etmek anlamına geliyordu. Sistem yüzünden hedefler hiç bitmiyor.” dedi.

Konuya ilişkin Al Jazeera’ya konuşan, Katar’daki Hamid bin Halife Üniversitesinde Orta Doğu Çalışmaları ve dijital beşeri bilimler alanında çalışan Prof. ​​​​​​Marc Owen Jones, “İsrail’in, sivillerin hayatı hakkında karar vermeye yardımcı olması için şeffaf bir değerlendirmeden geçmemiş, test edilmemiş yapay zeka sistemleri kullandığı giderek daha açık hale geliyor.” ifadesini kullandı.

Yapay zeka sistemi kullanan İsrailli yetkililerin, hedef seçimini yapay zekaya devrettiklerini ve “ahlaki sorumluluktan kaçınmak” için bu sistemi kullandıklarını öne süren Jones, sistemin “sivil kayıpları azaltmak için değil daha fazla hedef bulmak için” kullanıldığını söyledi.

Jones, sistemi işleten yetkililerin bile yapay zekayı bir “öldürme makinası” olarak gördüğünü belirterek, “müttefikleri İsrail’e baskı yapmaz” ise bu ülkenin saldırılarda yapay zeka kullanımına son vermesinin düşük bir ihtimal olduğunu vurguladı.

Olayı yapay zeka destekli soykırım olarak niteleyen Jones, “Savaşlarda yapay zeka kullanımı için bir moratoryum çağrısı yapılması gerekiyor.” dedi.

HABSORA BİNALARI LAVENDER KİŞİLERİ HEDEF ALIYOR

1 Aralık 2023’te yayımlanan başka bir araştırmada ise İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında hedef belirlemek için kullandığı “Habsora” (The Gospel) adlı yapay zeka uygulamasını sivil altyapının kasıtlı olarak vurulmasında kullanıldığını ve bu uygulamayla otomatik olarak üretilen hedeflere yönelik saldırılarda kaç sivilin yaşamını yitireceği her zaman bilindiği belirtilmişti.

İsrail’in kullandığı bir diğer yapay zeka teknolojilerinden olan “Habsora” (The Gospel) binaları ve yapıları hedef alırken, Lavender kişileri hedef alıyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliam-programi-37-bin-kisi-isaretlenmis/feed/ 0
İsrail’in katliamına peş peşe tepkiler https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliamina-pes-pese-tepkiler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliamina-pes-pese-tepkiler/#respond Sat, 02 Mar 2024 04:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5311 İsrail ordusu, Gazze kentinin güneyinde, Gazze Şeridi’ni kuzeyden güneye bağlayan Reşid Caddesi üzerindeki Nablusi Kavşağı’nda insani yardım bekleyen Filistinlileri bombalayarak ve ateş açarak hedef almış, saldırıda 112 Filistinli hayatını kaybetmiş, 760 Filistinli yaralanmıştı. İsrail ordusunun saldısına tepkiler var.

FRANSA

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İsrail askerlerinin sivilleri hedef aldığı Gazze’den gelen görüntülerden derin öfke duyuyoruz. Bu silahlı saldırıları en güçlü şekilde kınadığımı ifade ediyor ve uluslararası hukuka saygı çağrısında bulunuyorum. Gazze’deki durum korkunç. Sivil halk korunmalıdır. İnsani yardımın dağıtılabilmesi için ateşkesin derhal hayata geçirilmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, “İsrail askerlerinin gıdaya erişmeye çalışan sivillere ateş açması, haklı gösterilemez. Son derece ciddi olayın aydınlatılmasını bekliyoruz. Her halükarda uluslararası hukuk kurallarına uymak ve insani yardımların sivil halka dağıtımını sağlamak İsrail’in sorumluluğundadır. Bu trajik olay, Gazze’deki insani durumun mutlak bir acil durum olduğu, giderek artan ve çok sayıda Filistinli sivilin açlık ve hastalıktan acı çektiği bir zamanda gerçekleşti. Gazze Şeridi’ne geniş çaplı insani yardım ulaştırılması ve sivillerin korunması için acilen ve kalıcı bir ateşkese ihtiyaç var. Bu, Fransa’nın önceliği olmaya devam ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

AVRUPA BİRLİĞİ

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Gazze’de insani yardıma muhtaç sivilleri hedef alan yeni bir katliam haberi beni dehşete düşürdü. Bu ölümler kesinlikle kabul edilemez. İnsanları gıda yardımından mahrum bırakmak, uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlalini teşkil etmektedir. Gazze’ye engelsiz insani erişime izin verilmelidir.” dedi.

İSPANYA

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, Gazze’de onlarca Filistinli sivilin gıda yardımı beklerken öldürülmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı, saldırının ateşkesin aciliyetini gösterdiğini belirtti. Albares, “İnsani yardım engelsiz bir şekilde girebilmelidir. Uluslararası insancıl hukuka uymak zorunludur.” ifadelerini kullandı.

BEYAZ SARAY

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Olivia Dalton, “Gazze’nin kuzeyindeki olaylar ciddi şekilde endişe verici ve bizi derin bir endişeye sevk ediyor, bunlar çok trajik. Gazze’deki İsrail operasyonları sonucunda çok fazla sayıda sivil orada hayatını kaybetti. Bölgedeki gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz.” dedi.

Gazze’de yardım beklerken İsrail’in saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerle ilgili olarak “olayı yakından takip ettiklerini” belirten Dalton, “Bu son olayın iyi bir şekilde soruşturulması gerektiğini düşünüyoruz. İsrail hükümetinden bilgi almak için bu sabah kendileriyle irtibata geçtik ve olayı soruşturmalarını istedik.” ifadesini kullandı.

Dalton, yardım bekleyen Gazzelilerin öldürülmesinin halen devam eden müzakereleri olumsuz etkileyebileceğini vurgulayarak, Biden’ın son olarak Mısır ve Katar liderleriyle görüştüğünü ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmediğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, yaşanan olayın “trajik” olduğunu vurguladı ve İsrail hükümetinin soruşturmasını yakından takip edeceklerini söyledi.

Miller, “İsrail hükümetiyle bu sabahtan itibaren temas halindeyiz, soruşturmanın başladığını anlıyoruz, bu soruşturmayı yakından izleyeceğiz ve cevapları almak için baskı yapacağız.” dedi.

ABD’li Sözcü, İsrail’in saldırısıyla ilgili, “Olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğine ilişkin acilen ilave bilgi bekliyoruz.” ifadesini kullandı.

LİBYA

Libya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde insani yardım bekleyen Filistinlileri hedef almasına tepki gösterildi. Açıklamada, “Libya, işgal güçlerinin Gazze’de insani yardım bekleyen savunmasız sivillere yönelik onlarca kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı saldırısını şiddetle kınıyor.” ifadelerine yer verildi.

İsrail’in söz konusu saldırısından uluslararası toplumun sorumlu tutulduğu açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki sivillerin korunması için acil önlem alınması ve harekete geçilmesi çağrısı yapıldı.

Gazze Şeridi’nde derhal ateşkesin sağlanması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Libya, Filistin halkına başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devleti kuruluncaya kadar destekleyici tutumunu yeniliyor.” ifadeleri kullanıldı.

KAYNAK: AJANSLAR
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-katliamina-pes-pese-tepkiler/feed/ 0
Hamas’tan ve ülkelerden İsrail’e peş peşe Refah uyarısı https://www.foxtvhaber.com.tr/hamastan-ve-ulkelerden-israile-pes-pese-refah-uyarisi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hamastan-ve-ulkelerden-israile-pes-pese-refah-uyarisi/#respond Sun, 11 Feb 2024 13:24:18 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3597 İsrail Başbakanı Netanyahu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Refah’ta dört Hamas taburu bırakarak savaşın Hamas’ı ortadan kaldırma hedefine ulaşmak mümkün değildir. Aksine, Refah’taki yoğun faaliyetlerin sivillerin çatışma alanlarını boşaltmasını gerektirdiği açıktır.” dedi.

HAMAS

Hamas’a bağlı El Aksa televizyonuna konuşan grubun üst düzey yetkilisi, “Netanyahu, Refah’ta soykırım ve yeni bir insani felaket gerçekleştirerek takas anlaşmasının sorumluluklarını yerine getirmekten kaçmaya çalışıyor. İsrail’in Refah’a yönelik herhangi bir kara saldırısı, esir takası görüşmelerini havaya uçuracak. Netanyahu ve Nazi ordusu dört aydan fazla bir sürede başaramadığı şeyi, savaş ne kadar sürerse sürsün başaramayacak.” dedi.

HUSİLER

Yemen’deki İran destekli Husilerin Yüksek Siyasi Konsey Üyesi Muhammed Ali el-Husi, Netanyahu’nun da aralarında olduğu İsrailli yetkililerin Refah kentine kara saldırısı başlatacakları yönündeki konuşmalarının ardından X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı. İsrail’in başta Refah olmak üzere tüm Gazze Şeridi’nde saldırılarını artırması durumunda kendilerinin de operasyonlarını büyüteceklerini belirten Husi, İsrail’in Gazze saldırıları ve ablukası devam ettikçe saldırıların da süreceğini vurguladı.

İNGİLTERE

İngiltere Dışişleri Bakanı Cameron, olası saldırı konusunda derin endişe duyduğunu ifade ederek, “Gazze nüfusunun yarısından fazlasının sığındığı Refah’a yönelik bir askeri saldırı ihtimalinden derin endişe duyuyoruz. Öncelik, yardımların ulaştırılması ve rehinelerin kurtarılması için çatışmalara derhal ara verilmesi ve ardından sürdürülebilir, kalıcı bir ateşkese doğru ilerleme kaydedilmesi olmalıdır.” dedi.

İSPANYA

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, X hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Refah saldırılarını devam ettirmesi ve genişletmesinin Filistinli mültecilerin hayatı için ciddi bir tehdit oluşturacağını ve insani felaketi büyüteceğini kaydetti. İspanya Dışişleri Bakanı, “Askeri operasyonların Refah’a kadar genişletilmesi, bölgedeki 1 milyondan fazla Filistinli mültecinin hayatını ciddi şekilde tehdit edecek ve insani felaketi artıracaktır. Ateşkes, rehinelerin serbest bırakılması, uluslararası insancıl hukuka saygı ve yardımın girişini talep ediyoruz.” dedi.

SUUDİ ARABİSTAN

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, yayımladığı uyarı mesajında söz konusu saldırının ciddi yansımaları olacağını belirtti.

Açıklamada, “Suudi Arabistan Krallığı, İsrail’in acımasız saldırıları nedeniyle kaçmak zorunda kalan yüz binlerce sivilin son sığınağı olan Gazze Şeridi’ndeki Refah kentine yönelik saldırı ve hedef almanın çok ciddi sonuçları olacağı konusunda uyarıda bulunmaktadır. Krallık, bu insanların zorla sınır dışı edilmesini kategorik olarak reddettiğini ve şiddetle kınadığını teyit etmekte ve derhal ateşkes sağlanması talebini yinelemektedir.” denildi.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 9 Şubat’ta yaptığı açıklamada, Refah kentine sığınan sivillerin gidecek yeri olmadığını vurgulayarak, “Gazze nüfusunun yarısı şu anda gidecek hiçbir yeri olmayan Refah’a sıkışmış durumda. İsrail ordusunun bundan sonra Refah’a odaklanmayı planladığına dair haberler endişe vericidir. Böyle bir eylem, halihazırda insani bir kabus olan durumu katlanarak arttıracak ve açıklanamayacak bölgesel sonuçlar doğuracaktır.” demişti.

ALMANYA

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, “Refah’ta yaşanan acil durum şimdiden inanılmaz boyutlara ulaştı. 1.3 milyon insan çok dar bir alanda çatışmalardan kaçarak sığınacak bir yer arıyor. İsrail ordusunun Refah’a yönelik bir saldırısı insani bir felaketin başlangıcı olacaktır. Gazze’deki insanların kaçacak bir yeri yok. İsrail, Hamas terörüne karşı kendini savunmalı ama aynı zamanda sivil halkın acılarını da mümkün olduğunca hafifletmeli. Bu nedenle, rehinelerin nihayet serbest bırakılabilmesi için de yeni bir ateşkese ihtiyaç var. Bunu başarmanın yollarını önümüzdeki hafta İsrail’de tekrar görüşeceğim.” dedi.

ABD

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, günlük basın brifinginde, Gazze’deki son durumu ve İsrail’in olası Refah operasyonunu değerlendirdi. Kirby, Gazze’nin güneyine doğru itilen yüz binlerce kişinin dar bir bölgeye sıkıştığını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “(İsrail’in) hemen ya da yakın zamanda Refah bölgesinde askeri operasyonlara başlayacağı yönündeki planları görmedik. Filistinliler, Refah içinde ve çevresinde korunuyorlar. Orada yerlerinden edilmiş çok sayıda insan var. Şu anda (Refah’taki) bu insanlara yönelik askeri operasyonlar bir felaket olur ve bu bizim destekleyeceğimiz bir şey değil.”

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel de aynı konudaki soruları yanıtlayarak, Biden yönetiminin Refah’a yönelik bir askeri operasyonu desteklemediğini vurguladı. Patel, Bakanlıkta düzenlediği basın brifinginde, “1 milyondan fazla kişinin sığındığı bu bölgeye plansız şekilde operasyon yapmak bir felaket olur.” değerlendirmesini yaptı.

AVRUPA BİRLİĞİ

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, X hesabından yaptığı açıklamada, “AB’ye üye birçok ülkenin, İsrail’in Refah’a yönelik saldırısının tarif edilemez bir insani felakete ve Mısır ile ciddi gerilimlere yol açacağı yönündeki uyarısını yineliyorum.” ifadesini kullandı. AB Yüksek Temsilcisi, müzakerelerin yeniden başlatılmasının, kan dökülmesini engellemenin tek yolu olduğunu vurguladı. Borrell, dün de İsrail’in Gazze’nin güneyinde sivillerin sığındığı Refah kentine saldırmasının “feci sonuçlara yol açacağı” uyarısında bulunmuştu.

UMMAN

Umman Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’i kibrinden vazgeçirmek ve saldırılarını durdurmaya zorlamak için uluslararası topluma, yapılan açıklamalar ve siyasi duruşların içeriğini doldurmak için somut önlemler alma çağrısında bulunuyoruz.” ifadeleri kullanıldı. İnsani ihtiyaçların Gazze Şeridi’nin her yerine ulaştırılması için sınır geçişlerinin açılması gerektiği belirtilen açıklamada, İsrail’in Refah’ı işgalinin tehlikeli sonuçlar doğuracağı vurgulandı. Açıklamada ayrıca İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki sivilleri, mülkleri ve tüm tesisleri hedef almasının yol açacağı yıkıcı etkilerden tamamen sorumlu tutulması çağrısı yapılarak Gazze Şeridi’ne yönelik saldırının, uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka açık bir meydan okuma olduğuna dikkat çekildi.

BAE

BAE Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in, Gazze’nin güneyindeki Refah’a olası kara saldırısı planından ve bunun insani yansımalarından derin endişe duyulduğu belirtildi. Refah’a yönelik kara harekatının daha fazla masum sivilin ölümüne neden olacağı ve Gazze’nin içinde bulunduğu insani felaketi daha da kötüleştireceğine ilişkin uluslararası topluma yönelik uyarı niteliğindeki açıklamada, kardeş Filistin halkının tehcir edilmesinin ve uluslararası hukuka aykırı her türlü uygulamanın kesin bir şekilde kınandığı ifade edildi. Açıklamada, uluslararası camiaya, Filistin topraklarındaki durumun daha da kötüleye gitmemesi için çaba gösterilmesi ve bölgenin yeni bir şiddet ve istikrarsızlığa sürüklenmemesi çağrısı yapıldı. Ayrıca BAE’nin, bağımsız Filistin devletinin kurulması ve iki devletli çözüm için müzakerelere yeniden başlanmasını desteklediği kaydedildi.

FRANSA MUHALEFETİ

Muhalefetteki Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Partisi milletvekili Eric Coquerel, dün Paris’teki Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan Filistin’e destek gösterisinde açıklamalarda bulundu. Geçen hafta beraberindeki milletvekili heyetiyle Gazze’de 1 milyonu aşkın insanın sığındığı Refah Sınır Kapısı’nı ziyaret eden Coquerel, bölgede yaşanan felakete ilişkin gözlemlerini anlattı. Coquerel, Gazze’de görev yapan sağlık görevlileriyle görüşmelerinin bölgede bir soykırım işlendiğini gösterdiğini söyledi. “Soykırımın yapıldığına dair kesin bir inançla geri döndük. Uluslararası düzeyde bir tepki olması ve bir felaketin önlenmesi için kamuoyunu uyarmamız gerekiyor artık.” diyen Coquerel, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Refah’a kara operasyonu düzenleyeceklerine ilişkin açıklamalarına da tepki gösterdi. Muhalif milletvekili, “Filistinlilerden Gazze Şeridi’nin kuzeyinden güneyine, Refah’a gitmelerini istedikten sonra şimdi bu bölgeyi bombalıyorlar ve onlardan Mısır’a gitmelerini istiyorlar. Eğer böyle olursa bu kalıcı bir göçe ve Gazze halkının yok olmasına yol açacaktır. (Netanyahu’nun) İstediği bu.” ifadelerini kullandı.

KUVEYT

Kuveyt Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in, sivilleri tehcir ettikten sonra Refah’a saldırma planından büyük endişe duyulduğu ifade edildi. Kuveyt’in, Filistin halkına yönelik saldırılar ve zorla göç ettirme planlarına karşı olduğu yinelenen açıklamada, uluslararası toplum ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) Filistin halkının korunması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca İsrail’in uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukuka yönelik mükerrer ihlallerine dur denmesi için uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarının harekete geçirilmesi istendi.

KATAR

Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise olası kara saldırısının, yüz binlerce kişinin son sığınağı olan Refah’ta insani bir felakete yol açacağı uyarısı yapıldı. Filistin halkının tehcir edilmesinin ve Refah’a yönelik saldırı tehditlerinin kınandığı açıklamada, BMGK’ya, İsrail’in Refah’a girerek burada soykırım işlemesinin önüne geçmek için harekete geçme çağrısında bulunuldu.

ÜRDÜN

Ürdün Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail işgal ordusunun, Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden saldırganlığına karşı güvenli bir sığınak olan ve çok sayıda yerlerinden edilen Filistinli kardeşin sığındığı Refah kentine askeri operasyon düzenlemesi tehlikesi konusunda uyarıda bulunuyoruz.” denildi. Filistinlilerin kendi toprakları içinde veya dışında yerlerinden edilmelerini mutlak biçimde reddedildiği vurgulanan açıklamada, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıların sona erdirilmesi ve sivillerin korunması gerekliliği kaydedildi. Filistinlilerin yaşadıkları yerlere geri dönmelerini ve yardımın Gazze Şeridi’nin her yerine ulaşmasını garanti altına alacak şekilde derhal ateşkes sağlanması istenen açıklamada, uluslararası topluma “sorumluluklarını üstlenmesi ve İsrail’in benzeri görülmemiş bir insani felakete neden olan şiddetli savaşını sürdürmesini önlemek için acil ve etkili adımlar atması” çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) tehlikeli gidişatı önlemek ve derhal ateşkes ilan edilmesi için gecikmeden sorumluluklarını üstlenmesi gereğini ifade edildi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hamastan-ve-ulkelerden-israile-pes-pese-refah-uyarisi/feed/ 0
Milli bataryalar sivil havacılık görevine hazırlanıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:36:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2794 ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil sektörlerle yaptıkları anlaşmalardan birini Turkcell ile hayata geçirdiklerini söyledi. Özdemir, ortaya çıkan telekomünikasyon bataryasının Türkiye’de önemli aşama kaydettiğini ve bataryalarının şebekenin pek çok yerinde kullanıldığını bildirdi.

Bunun yanında elektrikli ev aletleri sektörüyle anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Özdemir, bu noktada çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yeni pil hücreleriyle yeni tasarımlarda yer almak için farklı firmalarla işbirlikleri geliştirdiklerine işaret eden Özdemir, bunların meyvelerini ilerleyen zamanda toplayacaklarına inandıklarını vurguladı.

Taşınabilir enerji depolama sistemlerinin de askeri ve sivil kullanımda önemli bir alan olduğuna değinen Özdemir, bu çerçevede geliştirdikleri ürünleri kullanıma sunmanın gelecek dönemde planları arasında yer aldığını kaydetti.

Sivil havacılığa yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgiler veren Özdemir, şöyle konuştu:

“Sivil havacılık, regülasyonlarıyla en zor olan alanlardan bir tanesi. Uçan bir platforma enerji kaynağı sağlamak zorlu bir süreç. Bu platformun içerisine insan girdiği zaman bu süreç daha da zor hale geliyor. Bu alanda önemli mesafeler kaydettik ve havacılık akülerimiz için EASA (Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı) sertifikasyonunu tamamladığımız ürünleri gamımıza koyduk. Bu anlamda Türk Hava Yolları bize büyük destek veriyor. Onların da destekleriyle önemli aşamalar katettik. Ülkemizde sivil havacılıkta kullanılan ürünlerin yerleştirilmesi süreci de devam ediyor. Kullanılan kaplamalar, koltuklar gibi yerlileştirilen ürünlerin yanında enerji gibi çok kritik ve sivil havacılıkta da uçakların en önemli, en kritik bileşenlerinden biri olan akülerin yerlileştirilmesi sürecinde önemli bir mesafeyi EASA sertifikasyonunu almakla tamamlamış olduk. Burada THY Teknik ve THY’nin önemli desteklerini gördük. Sivil havacılıkta ürünlerin yerlileştirilmesi sürecinde bizi bekleyen önemli bir pazar var. Hazırlıklarımız devam ediyor, önemli bir mesafe katetmiş durumdayız.”

– HİDROJENE HAZIRLIK

Ahmet Turan Özdemir, bu çabalar yanında 5 yıldır doktoralı araştırmacılarla Teknopark İstanbul’da hidrojen ve yakıt hücresi konusundaki AR-GE çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Hidrojenin önemli bir enerji kaynağı olduğuna işaret eden Özdemir, bunun yanında hidrojenin ekonomik olarak üretilmesi, depolanması ve lojistiğinin sağlanması gibi sorunların ise aşılmayı beklediğini belirtti.

Bu koşulların iyileştirilmesiyle daha etkin hizmet sunulabileceğini, regülasyonların da hidrojen kullanımını gerektirebileceğini anlatan Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünyada hiçbir kaynak sınırsız değil. Kullandığımız lityum pillerle ilgili de belli bir süre sonra zorlanmalar yaşanacak. İlerleyen dönemde alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacağımız aşikar. Hidrojen de önemli bir alan. Bu alanda da bazı Avrupalı yatırımcıların, özellikle Afrika bölgesinde büyük yatırımlar yaptıklarını izliyoruz, biliyoruz. Biz de o gün için hazır olmak üzere AR-GE faaliyetleri sürdürüyoruz. Bu alanda Avrupa Birliği fonlarını da değerlendiriyoruz. Ekiplerimizin sürdürmüş olduğu hidrojenle ilgili Avrupa Birliği projelerimiz var. Ülkemizde de TENMAK, TÜBİTAK bu konuda önemli çalışmaları destekliyor. Bu kurum-kuruluşlarımızla birlikte hidrojen ve yakıt hücresi üzerine olan çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

– ELEKTRİKLİ ARAÇ BATARYALARI

Kayseri’de organize sanayi bölgesindeki fabrikalarında da elektrottan montaj şeklinde nikel kadmiyum pil üretimi yaptıkları bilgisini veren Özdemir, bu ürünlerin, sahip olduğu elektriksel karakteristik ve güvenlik sebebiyle hava, deniz ve raylı taşımacılıkta çok kullanıldığını dile getirdi. Özdemir, tüm bu araç gruplarına yönelik çözümler sunduklarını aktardı.

Elektrikli araçlar konusunda da Ankara’da faaliyet gösteren bir AR-GE ekipleri bulunduğuna işaret eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Burada hafif elektrikli araçlardan minibüse kadar farklı güçlerde paketler üretiyoruz. Bu alanda önemli çalışmalar yaptık. Bunların içerisinde batarya üretim devreleri ve hücreleri, sızdırmazlığı, termal yönetimi olan ürünler yapıyoruz. Bu anlamda da önemli çalışmalar sağladık. Bu ürünleri de müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre yaptık, tasarladık, verdik. Sahada çalışan ürünlerimiz var. Halen üretmekte, tasarlama olduğumuz ürünler var. Bu alan da Avrupa Birliği tarafından çok önemseniyor. Hem araç bataryalarının ikincil kullanımları hem bunların ömür sağlık kestirimlerinin, hem ekspertizlerinin yapılması hem de geri dönüştürülmesi ve geri kazandırılması hususunda dünyada önemli farkındalık var. Faaliyet alanımıza giren, bizimle irtibatlı konularda öncü AR-GE çalışmaları yaparak hem de ürüne dönüşen çalışmaları mühendislerimizle sürdürüyoruz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor-2/feed/ 0
Milli bataryalar sivil havacılık görevine hazırlanıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/#respond Thu, 25 Jan 2024 22:24:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2791 ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ahmet Turan Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivil sektörlerle yaptıkları anlaşmalardan birini Turkcell ile hayata geçirdiklerini söyledi. Özdemir, ortaya çıkan telekomünikasyon bataryasının Türkiye’de önemli aşama kaydettiğini ve bataryalarının şebekenin pek çok yerinde kullanıldığını bildirdi.

Bunun yanında elektrikli ev aletleri sektörüyle anlaşmalar yaptıklarını ifade eden Özdemir, bu noktada çalışmalarının devam ettiğini belirtti.

Yeni pil hücreleriyle yeni tasarımlarda yer almak için farklı firmalarla işbirlikleri geliştirdiklerine işaret eden Özdemir, bunların meyvelerini ilerleyen zamanda toplayacaklarına inandıklarını vurguladı.

Taşınabilir enerji depolama sistemlerinin de askeri ve sivil kullanımda önemli bir alan olduğuna değinen Özdemir, bu çerçevede geliştirdikleri ürünleri kullanıma sunmanın gelecek dönemde planları arasında yer aldığını kaydetti.

Sivil havacılığa yönelik yürüttükleri çalışmalar hakkında da bilgiler veren Özdemir, şöyle konuştu:

Sivil havacılık, regülasyonlarıyla en zor olan alanlardan bir tanesi. Uçan bir platforma enerji kaynağı sağlamak zorlu bir süreç. Bu platformun içerisine insan girdiği zaman bu süreç daha da zor hale geliyor. Bu alanda önemli mesafeler kaydettik ve havacılık akülerimiz için EASA (Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı) sertifikasyonunu tamamladığımız ürünleri gamımıza koyduk. Bu anlamda Türk Hava Yolları bize büyük destek veriyor.

Onların da destekleriyle önemli aşamalar katettik. Ülkemizde sivil havacılıkta kullanılan ürünlerin yerleştirilmesi süreci de devam ediyor. Kullanılan kaplamalar, koltuklar gibi yerlileştirilen ürünlerin yanında enerji gibi çok kritik ve sivil havacılıkta da uçakların en önemli, en kritik bileşenlerinden biri olan akülerin yerlileştirilmesi sürecinde önemli bir mesafeyi EASA sertifikasyonunu almakla tamamlamış olduk.

Burada THY Teknik ve THY’nin önemli desteklerini gördük. Sivil havacılıkta ürünlerin yerlileştirilmesi sürecinde bizi bekleyen önemli bir pazar var. Hazırlıklarımız devam ediyor, önemli bir mesafe katetmiş durumdayız.”

HİDROJENE HAZIRLIK

Ahmet Turan Özdemir, bu çabalar yanında 5 yıldır doktoralı araştırmacılarla Teknopark İstanbul’da hidrojen ve yakıt hücresi konusundaki AR-GE çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

Hidrojenin önemli bir enerji kaynağı olduğuna işaret eden Özdemir, bunun yanında hidrojenin ekonomik olarak üretilmesi, depolanması ve lojistiğinin sağlanması gibi sorunların ise aşılmayı beklediğini belirtti.

Bu koşulların iyileştirilmesiyle daha etkin hizmet sunulabileceğini, regülasyonların da hidrojen kullanımını gerektirebileceğini anlatan Özdemir, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Dünyada hiçbir kaynak sınırsız değil. Kullandığımız lityum pillerle ilgili de belli bir süre sonra zorlanmalar yaşanacak. İlerleyen dönemde alternatif enerji kaynaklarına ihtiyaç duyacağımız aşikar. Hidrojen de önemli bir alan. Bu alanda da bazı Avrupalı yatırımcıların, özellikle Afrika bölgesinde büyük yatırımlar yaptıklarını izliyoruz, biliyoruz.

Biz de o gün için hazır olmak üzere AR-GE faaliyetleri sürdürüyoruz. Bu alanda Avrupa Birliği fonlarını da değerlendiriyoruz. Ekiplerimizin sürdürmüş olduğu hidrojenle ilgili Avrupa Birliği projelerimiz var. Ülkemizde de TENMAK, TÜBİTAK bu konuda önemli çalışmaları destekliyor. Bu kurum-kuruluşlarımızla birlikte hidrojen ve yakıt hücresi üzerine olan çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

ELEKTRİKLİ ARAÇ BATARYALARI

Kayseri’de organize sanayi bölgesindeki fabrikalarında da elektrottan montaj şeklinde nikel kadmiyum pil üretimi yaptıkları bilgisini veren Özdemir, bu ürünlerin, sahip olduğu elektriksel karakteristik ve güvenlik sebebiyle hava, deniz ve raylı taşımacılıkta çok kullanıldığını dile getirdi. Özdemir, tüm bu araç gruplarına yönelik çözümler sunduklarını aktardı.

Elektrikli araçlar konusunda da Ankara’da faaliyet gösteren bir AR-GE ekipleri bulunduğuna işaret eden Özdemir, şunları kaydetti:

“Burada hafif elektrikli araçlardan minibüse kadar farklı güçlerde paketler üretiyoruz. Bu alanda önemli çalışmalar yaptık. Bunların içerisinde batarya üretim devreleri ve hücreleri, sızdırmazlığı, termal yönetimi olan ürünler yapıyoruz. Bu anlamda da önemli çalışmalar sağladık. Bu ürünleri de müşterilerimizin ihtiyaçlarına göre yaptık, tasarladık, verdik. Sahada çalışan ürünlerimiz var. Halen üretmekte, tasarlama olduğumuz ürünler var.

Bu alan da Avrupa Birliği tarafından çok önemseniyor. Hem araç bataryalarının ikincil kullanımları hem bunların ömür sağlık kestirimlerinin, hem ekspertizlerinin yapılması hem de geri dönüştürülmesi ve geri kazandırılması hususunda dünyada önemli farkındalık var. Faaliyet alanımıza giren, bizimle irtibatlı konularda öncü AR-GE çalışmaları yaparak hem de ürüne dönüşen çalışmaları mühendislerimizle sürdürüyoruz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/milli-bataryalar-sivil-havacilik-gorevine-hazirlaniyor/feed/ 0