Somali – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 19 Jul 2024 00:48:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türkiye, Somali’de petrol ve doğal gaz arayacak https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalide-petrol-ve-dogal-gaz-arayacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalide-petrol-ve-dogal-gaz-arayacak/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:48:09 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15864 “Türkiye ile Somali arasında Hidrokarbon Arama ve Üretim Anlaşması” Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Abdirizak Omar Mohamed’in katılımıyla imzalandı.

Türkiye, Somali offshore’unda petrol ve doğal gaz arayacak. Karadan 50 kilometre ve 100 kilometre açıkta saha bulunuyor. Sismik işlem gerçekleştireceğiz. Oruç Reis gemimizi gönderiyoruz. Bu iş sondaja ve sondaj sonrası keşifle neticelenecek. Deniz derinliği 2000-3000 metre.

Deniz tabanıyla birlikte 7 kilometrelik sondaj gerçekleştirmiş olacağız. 2016 yılından itibaren ortaya koyduğumuz stratejik çerçevede kendi ekipmanlarımızla bu faaliyetleri yapacak durumdayız. Oruç Reis 50 kişilik ekiple Somali’ye gidecek, 5 tane destek gemisi eşlik edecek, deniz kuvvetleri iştirak edecek.

 

Bakan Bayraktar, imza töreninde yaptığı konuşmada şunları kaydetti;

Hepinizin bildiği gibi ülkemizin petrol ve doğalgaz aramacılığında son 8 yılda çok önemli gelişmeler kaydettik. 2016 yılında başladığımız ve adına Milli Enerji ve Maden Politikası dediğimiz stratejinin önemli unsurlarından bir tanesi, Türkiye’nin kendi karalarında ve denizlerinde kendi imkan ve kabiliyetleriyle, kendi gemileriyle, kendi sondaj ve sismik gemileriyle petrol ve doğalgaz aramacılığı konusuydu ve bu konuda Türkiye olarak çok önemli bir mesafe kat ettik.

“GABAR’DA PETROL ÜRETİM HEDEFİMİZ GÜNLÜK 100 BİN VARİL”

Türkiye, bugün dünyanın en önemli derin deniz gemi filolarına sahip bir ülke haline geldi. Türkiye Petrolleri 4 deniz derin deniz sondaj gemisi ve 2 tane sismik gemisi ile beraber çok yoğun bir şekilde denizlerimizde aramalarına devam ediyor. Hepinizin malumu, Türkiye bu aramalarının neticesinde Akdeniz’de yaptığı çalışmalar ve akabinde hemen akabinde Karadeniz’de çok önemli bir doğalgaz keşfi gerçekleştirdi. 2020 yılının ağustos ayında cumhuriyet tarihinin en önemli doğalgaz keşfini gerçekleştirdik ve çok kısa bir zaman içerisinde de buradan ülkemizin doğalgaz ihtiyacının bir kısmını karşılayacak şekilde üretim aşamasına geldik. Şu anda buradan günlük olarak 5.5 milyon metreküplük bir üretim yapıyoruz Sakarya Gaz Sahası’ndan. Ama elbette ki gaz alanının yanı sıra petrol alanında da önemli bir keşfe imza attık, 2021 yılında, eylül ayında ve şu anda Gabar’da 41 kuyuda 45 bin varillik bir günlük üretime çıktık. İnşallah bu üretim en kısa sürede 100 bin varil ile çıkarmayı hedefliyoruz.

“TÜRKİYE’NİN PETROL ARAMA VE BULDUĞU ZAMAN DA ÜRETME YETKİSİ OLACAK”

Ama ülkemizin ihtiyaçları artıyor. Ülkemizin ihtiyaçları bunun çok daha ötesinde. Bunun için benim zaman zaman dile getirdiğim, Türkiye’nin sadece kendi karalarında ve denizlerinde arama değil, ama bunun ötesinde belli coğrafyalarda, belli ülkelerde doğalgaz ve petrol aramasında ortaklıklar yoluyla veya kendi başına, kendi milli petrol şirketlerimizin, doğalgaz şirketimizin daha aktif bir sürece gireceğimizi ifade etmiştim. Bunun bir örneğini açıkçası bugün görüyoruz. Somali’yle 7 Mart 2024 tarihinde yine bu salonda yaptığımız bizim bakanlıklar arası yaptığımız anlaşmanın, bugün itibarıyla artık daha somut hale döndüğünü görüyoruz. Ve daha önce ifade etmiştim. Somali, özellikle Somali Denizi Offshore’u çok önemli bir petrol ve doğalgaz kaynağı olduğunu düşündüğümüz bir alan. Somali Devleti’yle ülkemizin ilişkileri iki kardeş ülkeye yaraşır şekilde, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Cumhurbaşkanlarının ortaya koyduğu hedef doğrultusunda daha ileri götürülmek üzere bize böyle bir misyon yüklendi ve bu çerçevede biz bugün burada Somali Offshore’unda üç tane blokta anlaşmamızı imza ettik. Türkiye Petrolleri Genel Müdürümüz bu anlaşmaya imza koydu Türkiye adına ve bu sayede bizim şu anda Somali denizlerinde üç tane blokta ki her bir blok 5 bin kilometrekarelik bir alanı temsil ediyor. Buralarda Türkiye’nin münhasıran arama ve petrol bulduğumuz zaman da üretme yetkisine sahip olacak. 

“ORUÇ REİS GEMİMİZİ SOMALİ’YE GÖNDERİYORUZ”

Bir üretim paylaşım anlaşmasını imza etmiş olduk. Bahsettiğimiz bu blokların 2 tanesi karadan yaklaşık 50 kilometre açıkta, bir diğeri 100 kilometre açıkta üç saha. Biz ilk etapta bu sahalarda bir sismik faaliyet, üç boyutlu sismik faaliyet gerçekleştireceğiz. Bunun için Oruç Reis gemimizi inşallah eylül sonu, ekim başı gibi bu bölgeye gönderiyoruz. Orada aylarca sürecek çok önemli bir sismik çalışma yapacaklar ve bu çalışmanın sonucunda da ortaya çıkan değerlendirmelere göre de inşallah bu iş sondaja ve sondaj sonrasında da ümit ediyoruz bir keşifle neticelenecek ve hakikaten hem Somali için hem de ülkemiz için çok önemli bir ve tarihi bir adım olacak.

Bu belirlediğimiz 3 saha 3 blokta deniz derinliği yaklaşık 2 bin metre, yer yer 3 bin metre ve deniz tabanından sonra da biz 4 bin metreye kadar yani toplamda deniz yüzeyinden 7 kilometrelik bir yerde bir sondaj faaliyeti gerçekleştirmiş olacağız. Elbette böyle komplike bir operasyonu gerçekleştirebilmek için ciddi bir tecrübeye sahip olmanız lazım. Hamdolsun bizim bu bahsettiğim 2016 yılından itibaren ortaya koyduğumuz strateji çerçevesindeki gelişmelerle biz şu anda kendi mühendislerimizle, kendi teknik ekip ekipmanımızla beraber bu faaliyetleri yapacak durumdayız. Bunları da inşallah Somali’de bu bloklarda gerçekleştireceğiz.

Oruç Reis yaklaşık 50 kişilik bir ekiple Somali’ye hareket edecek. Ama sadece Oruç Reis değil, onun yanında 5 tane destek gemisi de mutlaka ona eşlik edecek bu operasyon sırasında. Elbette deniz kuvvetlerimizin de burada bu gemilerimize iştirak edeceğini ifade etmem doğru olur. Ben bu vesileyle bu imza edilen anlaşmanın iki ülke için hayırlı olmasını diliyorum. Çok önemsiyorum. Elbette Somali dün biliyorsunuz Nijer’deydik. Orada da petrolle ilgili bir anlaşma imza ettik. Ama biz diğer coğrafyalarda da diğer bölgelerde de yapacağımız bu faaliyetlerle ülkemizin bu alandaki eksiğini inşallah kapatmaya gayret edeceğiz. Bu anlaşmanın milletimize, Somali halkına da hayırlar getirmesini diliyorum.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalide-petrol-ve-dogal-gaz-arayacak/feed/ 0
Türkiye, Somali’deki varlığını güçlendiriyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalideki-varligini-guclendiriyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalideki-varligini-guclendiriyor/#respond Thu, 09 May 2024 23:12:36 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10364 KANAL 7 DIŞ HABERLER SERVİSİ – BARTU EKEN

Türkiye ve Somali arasında 2011’den bu yana devamlı olarak gelişen siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler 8 Şubat’ta imzalanan “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ile yeni bir aşamaya ulaştı. Anlaşmayla birlikte, Türk donanması Somali karasularını korsanlık ve çeşitli hukuk dışı faaliyetlerden 10 yıl boyunca koruyacak. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında soruları yanıtlarken önemli bir ifade kullandı. “Türkiye artık kabına sığmayan bir ülke.” dedi. Açıklamasını “Bir ucumuz Somali’de, bir ucumuz Bosna’da, bir ucumuz Azerbaycan’da, bir ucumuz da Orta Asya’da kardeşlerimizle beraber” diyerek sürdürdü.

Afrika Boynuzu’nun ticari anlamda büyük bir önemi olduğu gibi stratejik açıdan da Somali’nin coğrafi konumu, kaynayan Ortadoğu kazanına oldukça yakın. Ankara, Suriye’den Yemen’e kadar istikrar istediği bölgede gelişmelere yakından eğiliyor. Bundan ötürü de Somali’de yurtdışındaki en büyük askeri üssünü bulunduruyor. Türkiye ayrıca Somali’nin toprak bütünlüğünün korunması için önemli adımlar atıyor.

Bunun en büyük örneği, Somali’yi ele geçirerek yeni bir yönetim ilan etmek isteyen terör örgütü El Kaide bağlantılı Eş Şebab’la askeri mücadele olarak ortaya çıkıyor. Ayrılıkçı radikaller başta başkent Mogadişu olmak üzere ülkenin birçok noktasında sivil ve askeri noktalara saldırılar düzenliyor. Bombalı eylemlerle hem toprak bütünlüğünü tehdit ediyor hem de hali hazırda zayıf olan ülke ekonomisine, turizmi de baltalayarak yeni darbeler indiriyor. Türkiye bu anlamda Somali askerlerine hem eğitim veriyor hem de ABD ve müşterek güçlerle terör örgütü Eş Şebab’a yönelik operasyonlarda aktif olarak yer alıyor.

Mogadişu Uluslararası Havalimanı ve Mogadişu Limanı’nın Türk firmaları tarafından işletildiğini de unutmamak gerekiyor. Türk şirketlerinin Somali’deki yatırımlarının toplam değeriyse 100 milyon ABD Dolarına ulaşmış durumda.

ANLAŞMANIN ZAMANI MANİDAR!

Ankara, birleşik bir Somali’nin bölge için önemli olacağı fikrine sahipken, 1991 yılında tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Somaliland bölgesel yönetimiyle de bağlarını kesmiş değil. 1 Haziran 2014 tarihinde Hargeysa Başkonsolosluğu faaliyete geçirilmiş durumda ve aktif olarak görevine devam ediyor.

Somali ile Türkiye arasında yapılan anlaşmanın zamanlaması da manidar. Mogadişu’nun hiç vakit geçirmeden anlaşmayı onaylayıp yürürlüğe sokmasının en önemli nedeni, komşusu Etiyopya’nın uluslararası hukuka göre Somali topraklarının bir parçası olan; Somaliland ile 1 Ocak’ta imzaladığı anlaşma oldu. İkili işbirliği protokolü olarak kamuoyuna duyurulan anlaşmaya göre, Kızıldeniz’e kıyısı olmayan Etiyopya, Somaliland’ın Berbera Limanı’nı kullanabilecek. Etiyopya’nın anlaşma uyarınca, kiralanmış bir askeri üsse erişim sağlayacağı ifade ediliyor.

Hiçbir ülke tarafından tanınmayan Somaliland’ın Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, 50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesinden bahsetti. Etiyopya donanmasına 20 km deniz erişiminin sağlanacağı belirtildi. İçeriği açıklanmayan anlaşmada, Etiyopya’nın Somaliland’i tanıyabileceğine ilişkin bir maddenin de yer aldığı öne sürüldü.

BAE İLE İLİŞKİLER BELİRLEYİCİ OLUYOR

Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerinde bir başka denge unsurunu Birleşik Arap Emirlikleri ile olan ilişkiler sağlıyor. 2014’ten 2020’ye kadar Kızıldeniz bölgesinde iki ülke arasında çatışma noktasında ulaşmasa da bir rekabetin mevcut olduğu biliniyordu. İlişkiler 2020’den itibaren iyileşti. 2020-2022 yılları arasında gerçekleşen Tigray savaşı sırasında hem Türkiye hem de BAE, ayrılıkçılara karşı Etiyopya hükümetini destekleyerek toprak bütünlüğü vurgusunda bulundu. Nitekim takip eden yıllarda, BAE, Türk ekonomisine doğrudan yatırımlarda bulunarak ikili ilişkilerin daha da yumuşamasının önünü açtı.

BAE’li şirketler, iki önemli merkez olan Berbera ve Bosaso limanlarını yönetiyor. Ayrıca Kismayo limanını devralmak için de çalışmalar sürüyor. BAE yönetimi, tıpkı Türkiye gibi, Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud’un başlıca destekçisi konumunda.

ANKARA’NIN AFRİKA KITASINDA ETKİSİ ARTIYOR

Son bir yılda tüm olumsuzluklara rağmen, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin yakınlaştığını söylemek mümkün. ABD ve Fransa’nın, Afrika’daki varlığının, Rusya yanlısı yeni hükümetlerle beraber azaldığını görüyoruz. Türkiye’nin Afrika “tecrübesinin” ise Somali ile başlamadığı ortada..

Libya’daki iç savaş sırasında Hafter rejimi yerine demokratik yönetimi destekleyen Ankara, Trablus’un düşmemesini sağlamıştı. Burada bilhassa Bayraktar SİHA’ların kullanımı Hafter milislerine büyük sorunlar yaşatırken, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayisinin kabiliyetlerini de kanıtlayan bir alan oluşturmuştu. Böylece, Türkiye’nin Somali’de ve Afrika’nın diğer bölgelerinde yapılacak yeni hamlelerle, istikrarın sağlanması ve çatışmaların sona ermesi için önemli misyonlara yenilerini ekleyecek gibi gözüküyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-somalideki-varligini-guclendiriyor/feed/ 0
Dünyanın doğu kanadı heyecanlandı: Türkiye, sınırları aşıp Hint Okyanusu’na uzandı https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-dogu-kanadi-heyecanlandi-turkiye-sinirlari-asip-hint-okyanusuna-uzandi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-dogu-kanadi-heyecanlandi-turkiye-sinirlari-asip-hint-okyanusuna-uzandi/#respond Mon, 22 Apr 2024 22:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9271 Türkiye’nin Somali ile genişlettiği ilişkiler Avustralya’da heyecanla takip edilmeye başlandı. Türk nüfuzunun doğuya doğru genişlemesinin Batı’nın yararına olacağını yazan Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü, Türkiye’nin Orta Doğu, Akdeniz, Afrika Boynuzu’nun ötesine geçtiğini ve kuzeybatı Hint Okyanusu ile sınırlı kalmayacağını ileri sürdü.

TÜRKİYE, SINIRLARI AŞIP HİNT OKYANUSU’NA UZANDI

Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü (ASPI), son imzalanan anlaşma çerçevesinde Türkiye ile Somali arasındaki ilişkiye ilişkin çarpıcı bir analiz yazısı kaleme aldı. “Türkiye’nin etkisi doğuya doğru artıyor. Bu hoş bir şey” başlıklı analiz yazısında, “Türkiye’nin Somali ile güçlendirilen ilişkileri, Ankara’nın muhtemelen Batı’nın yararına olacak şekilde Hint Okyanusu meselelerine daha fazla dahil olma ihtimalini artırıyor” ifadeleri kullanıldı.

 

ÇİN, TÜRKİYE’NİN DOĞUDAKİ ARTAN VARLIĞINDAN RAHATSIZ

Batı’nın Türkiye’nin doğusundaki bölgede artan varlığını memnuniyetle karşılaması gerektiğini dile getirilen yazıda, “Çin’in bu gelişmeyi hiçbir şekilde hoş karşılaması mümkün değil” denildi. Türkiye ile Somali arasında imzalanan son anlaşma “çığır açıcı” olarak nitelendirilirken anlaşmanın Somali ile Etiyopya arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde imzalanmasına dikkat çekildi.

 

TÜRK NÜFUZUNUN DOĞUYA DOĞRU GENİŞLEMESİ BATI’NIN YARARINA

Anlaşmanın içeriğine ilişkin bilgilerin yer aldığı analiz yazısında, “Bütün bunlar, NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke olan Türkiye’nin Hint Okyanusu’nun kuzeybatısında iyice yerleşmesine olanak sağlıyor. Bu arada, zorlu ilişkiler döneminin ardından Türkiye Batı’yla, özellikle de ABD’yle yeniden yakınlaşmaya başladı. Çin’in Orta Doğu ve Orta Asya’da artan nüfuzu bu hareketin arkasında yatan bir faktör olabilir. Türkiye’nin Batı’yla yeniden etkileşime girmesine örnek olarak İsveç’in NATO hedefini onaylaması, Yunanistan’la yakınlaşma, İngiltere ve diğer NATO ortaklarıyla savunma işbirliğinin artırılması ve ABD’li yetkililerle proaktif ilişkiler gösterilebilir. Dolayısıyla Türk nüfuzunun doğuya doğru genişlemesi, her açıdan bakıldığında Batı’nın yararına olacaktır” denildi.

 

TÜRKİYE, AFRİKA BOYNUZU’NUN ÖTESİNE GEÇTİ

Gelişmeler kapsamında Türkiye’nin kuzeybatı Hint Okyanusu ile sınırlı olmayacağını iler süren ASPI, “Son anlaşma Türk dış politikasındaki daha büyük değişimin bir parçası. Eskiden yakın yerlere (Orta Doğu, Güney Kafkasya ve Akdeniz) odaklanıyordu. Ancak bugünlerde çok daha iddialı bir şekilde Afrika Boynuzu ve ötesine uzanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

2019’dan bu yana Türkiye’nin Japonya, Güney Kore, Güneydoğu Asya ülkeleri, Orta Asya’daki Türk devletleri ve Afrika Boynuzu’ndaki ülkelerle bağlarını güçlendirmeye çalıştığına vurgu yapılan yazıda, “Türkiye, Doğu Asya’daki Müslüman ülkeler ve gelişmiş ekonomilerle daha yakın ilişkiler kurmak amacıyla 2019 yılında Yeniden Asya Girişimi’ni açıklamıştı. Malezya, Bangladeş, Güney Kore ve Filipinler ile güvenlik ve savunma iş birliğini güçlendirdi. Zaten Afrika Boynuzu’nda bulunan Türkiye, Somali, Sudan ve Etiyopya ile askeri işbirliği yoluyla nüfuzunu önemli ölçüde artırdı. Somali’deki ekonomik varlığı 2010 yılından bu yana genişlemektedir. Dikkate değer başarılar arasında Mogadişu limanlarının 2014 yılında yeniden açılması ve Somali Ulusal Ordusunu desteklemek için bir askeri eğitim kampı kurulması yer almaktadır” ifadeleri kullanıldı.

 

TÜRKİYE, ÇİN’İN SAHİP OLMADIĞI AVANTAJLARI VAR

Türkiye’nin Afrika’da genel olarak Çin’le rekabet ettiği kaydedilen analiz yazısında, “Artık Türkiye ile Somali arasındaki anlaşma, Cibuti’nin ötesinde Afrika Boynuzu’nda nüfuz arayışında olan ancak bölgeye coğrafi ve kültürel uzaklığı nedeniyle engellenen Çin’i rahatsız ediyor olmalı. Türkiye’nin Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya’daki ağırlığı Çin’e kıyasla çok daha az olacak. Ancak Ankara’nın Pekin’in bu bölgelerde sahip olmadığı avantajları var: Müslüman kimliği, Japonya ve Güney Kore ile daha sağlam ilişkiler, oradaki ülkelerle toprak anlaşmazlıklarının olmaması, Malezya ve diğerleriyle savunma bağları. Körfez, Afrika Boynuzu ve Orta Asya’yı da ekleyince Ankara’nın daha fazla manevra alanı ve oynayabileceği daha büyük bir rol var. Türkiye yeni ilişkiler geliştirirken elbette çıkarlarını gözetecektir. Ancak Batı, doğunun kendi nüfuzu dahilindeki hareketini tanımalı ve desteklemelidir ki bu kesinlikle Çin’in aleyhinedir.” denildi.

KAYNAK: STAR GAZETESİ
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/dunyanin-dogu-kanadi-heyecanlandi-turkiye-sinirlari-asip-hint-okyanusuna-uzandi/feed/ 0
Türkiye, Afrika Boynuzu’ndan güçleniyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/#respond Thu, 14 Mar 2024 22:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6473 BARTU EKEN – KANAL 7 DIŞ HABERLER SERVİSİ

IMF Kızıldeniz’de gemilere gerçekleşen saldırılar nedeniyle Süveyş Kanalı’ndaki ticaret hacminin yılın ilk iki ayında yıllık yüzde 50 azaldığını duyurdu. Güney Afrika açıklarında bulunan diğer bir yol olan Ümit Burnu’nda ise hacim %70’in üzerine yükseldi. Analistler yaşanan gelişmeleri Kızıldeniz’deki Husi saldırılarıyla bağlantılı olarak görüyor. Bu durumun sebebinin yalnızca saldırılarla sınırlı olmayabileceği de yapılan yorumlar arasında.

Türkiye ile Somali arasında 8 Şubat’ta bölgesel güvenlik ağırlıklı Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması imzalandı. Somali Enformasyon Bakanı Daud Aweis anlaşmanın Afrika Boynuzu için istikrar sağlayıcı bir güç görevi üstlendiğini belirtti. Bazılarına göre “Gölge CIA” olarak tanımlanan Stratfor Dergisi de benzeri bir analiz yayınladı. ‘Ankara, Somali ve Cibuti ile Savunma Anlaşmaları Yoluyla Etkisini Genişletiyor’ başlığıyla yayınlanan yazı, Türkiye’nin bölgedeki gücünü artıracağını vurguladı. Türkiye’nin ilerleyen yıllarda Somali veya Cibuti’de bir deniz üssü kurabileceği değerlendirmesi yapıldı.

Uzun vadedeyse, Somali’nin donanmasının ve sahil güvenliğini güçlendirileceği ve korsanlık faaliyetlerine büyük bir darbe vurulacağı öngörüldü. Türkiye’nin hamlesinin Asya’ya giden deniz ticaret yollarını güvence altına alma girişimi olduğuna dikkat çekildi. Analizde ilginç bir başka detay ise ABD’nin iki müttefikinin, iyi ilişkilere sahip olmasına rağmen, rekabete girebileceği üzerineydi. Yaşanan gelişmelerin, ikili ilişkilerin kötüleşmesi halinde, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bölgesel rekabeti artıracağı ifade edildi.

TÜRKİYE’NİN SOMALİ HÜKÜMETİYLE İYİ İLİŞKİLERİ YENİ BİR GELİŞME DEĞİL

1979’da açılan ilk Türk Büyükelçiliği ülkedeki iç savaş nedeniyle 1991 yılında kapatılmıştı. Bundan iki yıl sonra BMGK kararı ile bölgede istikrar sağlanması için bölgeye Türk askeri gönderildi. 2010 yılında BM tarafından organize edilen Somali konferansı İstanbul’da gerçekleşti. Ve 2011’de Türkiye’nin Mogadişu Büyükelçiliği yeniden faaliyete geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı yıl Somali’ye yaptığı ziyarette dünyayı ekonomik zorluklarla boğuşan bölge halkına yardım etmeye çağırdı. Bunun üzerine TİKA, Kızılay ve birçok sivil toplum kuruluşu 500 milyon doları aşan bir yardım toplayarak ülkeye ciddi bir yardım ulaştırdı.

Türk Hava Yolları 2012 yılında ülkeye seferler düzenlemeye başladı. Bir yıl sonra da Türk şirketi LLC firması Mogadişu Havalimanı’nın işletmesini devraldı. 2014’te ise Mogadişu Limanı’nın işletmesi Albayrak AŞ tarafından alındı.

2015 yılında Erdoğan ülkeye bir ziyaret daha gerçekleştirdi. 200 yatak kapasiteli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin açılışını yaptı. Bir yıl sonra da Türkiye’nin dünyadaki en büyük dış misyonu “Mogadişu Büyükelçilik Külliyesi” hizmete girdi.

2017 yılında ise iki ülke arasındaki ilişkide bir milat noktası yaşandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışındaki en büyük askeri eğitim merkezi Mogadişu’da faaliyete girdi. Bölgedeki üsse TÜRKSOM adı verildi. Somali askerleri ve polisleri Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından eğitildi. Eğitimlerini tamamlayan güvenlik güçlerine diplomaları takdim edildi.

Türkiye’nin Somali’ye askeri desteği sadece eğitimle de sınırlı kalmadı. Bayraktar SİHA’lar son dönemde El Kaide bağlantılı terör örgütü Eş Şebab’a karşı etkin bir biçimde kullanıldı. Birçok kasaba ve köy örgütün işgalinden temizlendi.

İNGİLİZLERİN İSTİHBARATI OLDUKÇA DİKKAT ÇEKİCİ!

ABD, 2023’ün Aralık ayı sonunda, küresel ticaretin önemli rotalarından biri olan Kızıldeniz’de İran destekli Husiler ticaret gemilerine yönelik artan saldırıları karşısında görev gücü kurma kararı aldı.

Husiler gerçekleştirdikleri eylemleri, İsrail’in Gazze’de başlattığı soykırıma dayandırmış; “Orada saldırılar bitmeden, Kızıldeniz’deki eylemlerimiz sona ermeyecek” açıklamasında bulunmuştu.

ABD’nin koalisyonuna İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya ve İtalya’nın da olduğu bir dizi ülkenin katıldı. Operasyonel faaliyetlerde İsrail donanmasının bulunmaması ise dikkatleri çekti. Bu durumun Washington’ın gerilimi daha da yükseltmemek için gerçekleştirdiği bir hamle olduğu yorumları yapıldı.

Koalisyonun kurulması Husileri caydırmadı. Kısa bir süre içinde ticaret gemilerine yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla saldırılar düzenlenmeye devam etti. ABD ve Koalisyon güçleri Yemen’deki Husi hedeflerini vurdu. Gemilere yönlendirilen füzeleri ve kamikaze İHA’ların bir bölümünü imha etmeyi başardı.

Bölgede tüm bunlar yaşanırken İngiliz istihbaratının Sky News’e verdiği brifing ise dikkatleri çekti. İngilizlere göre ABD operasyonlardan önce Husiler’e vuracağı konumları belirtiyor; Böylece Husiler bölgeden askeri araçlarını ve personelini çekiyor, saldırılar sadece sembolik hasarlara sebep oluyor.

İddialar doğru ise ABD’nin neden böyle bir durum gerçekleştirdiğine dair farklı teoriler var. Birinci durum, İsrail’in Washington’ın tüm ısrarlarına rağmen Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına son vermemesi. Husilerin saldırılarıyla İsrail limanları da boş kalıyor. Böylece Netanyahu hükümetine yönelik ekonomik anlamda baskı oluşturuluyor.

İkinci teori, Rusya ve Çin’in önderliğindeki BRICS’ın üyesi olan Güney Afrika’nın kritik konumu ve yer altı zenginlikleri nedeniyle yeniden Beyaz Saray’a yaklaştırılmak istemesi. Güney Afrika’nın Lahey’de İsrail’e dava açan ülke olduğu da hatırlatılınca bu durumun yeni bir denge alanı oluşturmak amaçlı planlandığı ifade ediliyor. Ümit Burnu’nda artan ticaretle birlikteyse, Ramaphosa yönetiminin sempatisinin kazanılarak Washington ile iyi ilişkiler yürütmesi sağlanabileceği değerlendiriliyor.

Üçüncü teori ise Türkiye’nin bölgede attığı adımların sınırlandırılmak istenerek farklı ticaret rotalarının öneminin artırılması olarak görülüyor. Ankara, ABD için müttefik bir ülke konumunda bulunsa da, PKK/YPG terör örgütüne verdiği mali ve eğitim desteği biliniyor. Ayrıca diğer NATO müttefikleriyle zaman zaman yaşadığı büyük problemler de göz ardı edilecek cinsten değil.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-afrika-boynuzundan-gucleniyor/feed/ 0
CIA’in gölge kuruluşu Stratfor Türkiye Somali anlaşmasını mercek altına aldı https://www.foxtvhaber.com.tr/ciain-golge-kurulusu-stratfor-turkiye-somali-anlasmasini-mercek-altina-aldi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ciain-golge-kurulusu-stratfor-turkiye-somali-anlasmasini-mercek-altina-aldi/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:36:26 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4651 Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye Somali karasularında tam yetki veren anlaşmanın imzalandığı duyurulmuştu.

 Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Türkiye ile Somali arasında imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması’nın bölge ülkelerine yönelik bir tehdit oluşturmadığını belirterek, “Türk kardeşlerimiz bu anlaşma çerçevesinde sadece 10 yıl boyunca denizlerimizi koruyacak. 10 yıllık işbirliğinden sonra biz de denizlerimizi koruyacak bir donanmaya sahip olacağız.” açıklamasını yapmıştı.

Türkiye ve Somali arasındaki bu anlaşma ABD merkezli özel istihbarat-analiz şirketi Stratfor tarafından mercek altına alındı.

Ajans ‘Ankara, Somali ve Cibuti ile Savunma Anlaşmaları Yoluyla Etkisini Genişletiyor’ başlığı ile bir analiz yayınladı.

BU ADIM NEDEN ÖNEMLİ?

Yeni anlaşmayı ‘Somali Kabinesi ve parlamentosu Türkiye ile 10 yıllık bir savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmasını onayladı. Bu, Türkiye’nin 19 Şubat’ta Cibuti ile bir savunma anlaşması imzalamasının ardından geldi’ şeklinde özetleyen STRATFOR ‘Bu adım neden önemli?’ sorusuna yanıt aradı.

‘Somali ile yapılan anlaşma, Türkiye’nin Somali sularında daha sık deniz konuşlandırması yapmasının önünü açıyor’ denilen analizde bunun yasadışı, rapor edilmeyen ve düzenlenmemiş (IUU) balıkçılık faaliyetlerinin yanı sıra ülkenin kıyılarında yeniden canlanan korsanlığın engellenmesine yardımcı olabileceğine dikkat çekildi.

ANKARA’NIN AFRİKA BOYNUZU’NDAKİ VARLIĞI GÜÇLENİYOR

Ankara’nın Afrika Boynuzu’ndaki varlığını güçlendirdiği ifade edilen analizde şu ifadeler yer aldı:

‘Bu Türkiye’nin orta vadede Somali veya Cibuti’de bir deniz üssü kurmasıyla sonuçlanabilir. Uzun vadede, Türkiye-Somali anlaşması muhtemelen Somali’nin donanmasını ve sahil güvenliğini güçlendirecek ve IUU balıkçılığını ve korsanlığını daha da caydıracaktır. Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki nüfuzunu güçlendirme çabası, Asya’ya giden deniz ticaret yollarını güvence altına alma girişimidir; ancak bu, özellikle Abu Dabi ile Ankara arasındaki ikili ilişkilerin kötüleşmesi halinde, muhtemelen Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki bölgesel rekabeti artıracaktır.’



AMERİKAN MEDYASININ İSTİHBARAT KAYNAĞI

Bazılarına göre “Gölge CIA” diye tanımlanan, bazılarına göre ise haftalık ekonomi-finans dergisi “The Economist’in 1 hafta geriden geleni, 4-5 yüz katı daha pahalısı” denilen Stratfor’un skandal paylaşımlarının Amerikan medyasında alıcısı oldukça fazla.

CNN, Bloomberg, AP, Reuters, The New York Times gibi büyük kuruluşların istihbarat konularında “güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre” aktardığı haberleri Stratfor’dan edindiği biliniyor.

Ancak Stratfor’un istihbaratlarının ne kadar güvenilir olduğu, bu bilgileri hangi amaçla kamuoyuyla paylaştığı üzerine soru işaretleri bulunuyor.

CIA’İN GÖLGE KURULUŞU

Stratfor, ABD’nin Teksas eyaletinin başkenti Austin’den yönetiliyor.

Stratfor, 1996 yılında ünlü strateji uzmanı ve siyaset bilimci George Friedman tarafından kuruldu.

Kendisini ekonomi, enerji, dış politika ve güvenlik konularında küresel alanda faaliyette bulunan bir kuruluş olarak tanımlayan Stratfor, dünya genelindeki 175’ten fazla ülkeye dair analizler sunuyor.

Online abonelik ve danışmanlık hizmeti sunan Stratfor’un analizlerini abonelerine para karşılığı satması, kendisini, finansmanını genellikle sponsorlardan sağlayan bir düşünce kuruluşu olmaktan çıkarıyor.

Stratfor, kamuya açık kaynaklara dayandırarak hazırladığını iddia ettiği analizlerini, dünyanın değişik bölgelerindeki farklı dilleri bilen İngilizcesi iyi “casuslara” yazdırdığı Wikileaks belgeleri tarafından ortaya çıkarılmıştı.

Bu nedenle medyada ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) “gölge kuruluşu” olarak tanımlanan Stratfor’un, ABD’nin dış politikası açısından büyük önem arz eden bölgelere ilişkin jeopolitik analizlerinin ciddi takipçisi bulunuyor.

 

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ciain-golge-kurulusu-stratfor-turkiye-somali-anlasmasini-mercek-altina-aldi/feed/ 0