J.P. Morgan’ın raporunda, enflasyondaki beklenmedik düşüşün temel mal fiyatlarından kaynaklandığı aktarıldı.
“TL’deki reel değerlenmenin emekli ve memurlara yapılacak zamla birleşince bu ay elektriğe yapılan ve gelecek ay da doğal gaza yapılacak zamla ne ölçüde dengeleneceğini izleyeceğiz.” ifadelerine yer verilen raporda, bu yıl için enerji hizmet fiyat artışlarının muhtemelen bir kez olabileceği ve daha sonra olmayacağı, bunun da ekim ayında kamu hizmet fiyatlarında artış olmayacağı anlamına geldiği aktarıldı.
Raporda, dezenflasyon sürecinin haziran ayında başladığı, temmuz ve ağustosta hızlanacağı öngörüsünde bulunuldu.
Giyim, hizmet, lokanta ve otel fiyatlarındaki yavaşlamaya vurgu yapılan raporda, söz konusu fiyatlardaki yavaşlamanın temel mal ve hizmet fiyatlarında yurt içi talebin gerilediğinin ilk işaretleri olduğu aktarıldı.
ABD’nin büyük bankalarından Goldman Sachs da mevzuat değişiklikleri ve temel mal enflasyonundaki bir miktar normalleşme nedeniyle temmuz ayında enflasyonda bir miktar hızlanma beklenirken, enflasyonun ikinci yarıda zayıflamaya devam edebileceğini belirtti.
Enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 36’ya kadar gerileyeceği öngörüsünde bulunulan raporda, hizmet enflasyonu hala yüksek olsa da bu ivmenin nihayet düştüğü ve bu düşüşün ileriki aylarda hızlanabileceği vurgulandı.
Raporda, enflasyondaki yavaşlamayla birlikte TL’nin değer kazanması da göz önünde bulundurulduğunda, TCMB’nin para politikasını gevşetebileceği ve üçüncü çeyreğin sonunda bir faiz indirimi gelebileceği aktarıldı.
MORGAN STANLEY’DEN MALİ SIKILAŞMA VURGUSU
ABD’nin diğer büyük bankası Morgan Stanley, Türkiye için 2024 yılı sonu enflasyon tahminini yüzde 43,4’ten yüzde 42,4’e düşürürken, 2025 yılı sonunda enflasyonun yüzde 25,2 seviyesinde gerçekleşeceği öngörüsünde bulundu.
Morgan Stanley raporunda, Türkiye’nin dezenflasyon sürecine beklenenden hızlı bir başlangıç yaptığı belirtildi.
Geniş tabandaki yavaşlamaya rağmen hizmet enflasyonunun yüksek seyrini sürdürmesi ve yönetilen fiyat artışlarının yukarı yönlü riskleri canlı tutmaya devam ettiği vurgulanan raporda, enflasyon görünümüne yönelik riskler nedeniyle TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürebileceği aktarıldı.
Raporda, dezenflasyonu desteklemenin anahtarının daha fazla mali sıkılaşma olduğu belirtildi.
İngiliz bankası Barclays, 2024 yılı sonu için enflasyon tahminini yüzde 44,5’ten yüzde 44’e düşürürken, 2025 yılı sonu için enflasyon öngörüsü yüzde 30,8 oldu.
Barclays raporunda yüksek baz etkisinin temmuz ve ağustos aylarında da enflasyondaki yavaşlamaya katkı sunabileceği kaydedildi.
TCMB’nin ilk faiz indiriminin 2025 Ocak ayında gerçekleşebileceği bildirilen raporda ancak bankanın yılın 4. çeyreğinde de parasal gevşemeye gitmeyi düşünebileceği kaydedildi.
İngiltere’nin en büyük bankalarından HSBC’nin raporunda, haziran ayı enflasyonunun TL ve TCMB için olumlu olduğu aktarıldı.
Raporda, enflasyonun bastırılmasının yüksek reel faizler yoluyla TL’nin cazibesini artırdığı belirtildi.
Ancak yeniden dış dengelenmenin ölçeğinin hala ılımlı seviyelerde bulunduğu kaydedilen raporda, “Bununla birlikte, özellikle daha yavaş enflasyon yoluyla döviz kurunun daha sınırlı bir reel değer kazanması, daha hızlı bir makro yeniden dengelenmeyi destekleyebilir.” ifadelerine yer verildi.
TCMB’nin piyasa katılımcıları anketinde cari yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 43,5 olduğu anımsatılan raporda, enflasyon beklentilerindeki aşağı yönlü revizyonunun muhtemel olmasıyla birlikte ileriye dönük reel faiz oranlarının da artabileceği, bunun da TL’yi daha cazip kılabileceği kaydedildi.
YILLIK ENFLASYON AĞUSTOS AYINA KADAR YÜZDE 50’NİN ALTINA DÜŞME YOLUNDA İLERLEME KAYDETTİ
İsviçre’nin en büyük bankası UBS, yıllık enflasyonun ağustos ayına kadar yüzde 50’nin altına düşme yolunda ilerlediğini belirterek, enflasyonun bu yılın sonunda yüzde 45 seviyelerinde gerçekleşeceği tahmininde bulundu.
UBS raporunda, “Beklenenden düşük çıkan manşet enflasyon ve çekirdek enflasyondaki ılımlılaşma Türkiye’nin makro politikalarının enflasyonla mücadeleyle tutarlı olduğu fikrini güçlendirmesi açısından piyasalar için olumlu bir haber” değerlendirmesine yer verildi.
Asgari ücrete zam yapılmaması ve kredi büyümesindeki yavaşlama gibi son gelişmelerin olumlu olduğu vurgulanan raporda, TCMB’nin yılın son çeyreğinde faiz indirimine gitmek için alana sahip olabileceği kaydedildi.
Fitch Ratings Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, “Merkez Bankasının hedeflenen banka düzenlemelerinin de yardımıyla finansal koşulları nispeten sıkı tutmasını beklerken, asgari ücret ayarlamalarına ilişkin kararlar da dahil olmak üzere maliye ve gelir politikalarının muhtemelen iç talebi soğutacak şekilde kalibre edileceğini düşünüyoruz. Eğer bu politika tutarlılığı sürdürülebilirse, enflasyonun düşmesine, cari açığın daralmasına ve uluslararası rezervlerde sürdürülebilir bir iyileşmeye katkı sağlayarak Türkiye’nin kredi değerliliğini olumlu etkileyecektir.” ifadelerini kullandı.
Ankete göre, cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 44,16 iken, bu anket döneminde yüzde 43,64 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 35,17 iken, bu anket döneminde yüzde 33,21 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 22,05 ve yüzde 21,33 olarak gerçekleşti.
Ankette şu sonuçlar ortaya çıktı:
2024 yılı Mayıs ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 33,06 olasılıkla yüzde 28,00 – 31,99 aralığında, yüzde 37,51 olasılıkla yüzde 32,00 – 35,99 aralığında, yüzde 21,09 olasılıkla ise yüzde 36,00 – 39,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir.
Aynı anket döneminde nokta tahminler esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre ise, katılımcıların yüzde 36,07’sinin beklentilerinin yüzde 28,00 – 31,99 aralığında, yüzde 37,70’inin beklentilerinin yüzde 32,00 – 35,99 aralığında, yüzde 19,67’sinin beklentilerinin yüzde 36,00 – 39,99 aralığında olduğu gözlenmektedir
2024 yılı Mayıs ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE’nin ortalama olarak yüzde 24,24 olasılıkla yüzde 16,00 – 19,99 aralığında, yüzde 43,47 olasılıkla yüzde 20,00 – 23,99 aralığında, yüzde 21,25 olasılıkla ise yüzde 24,00 – 27,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir.
Aynı anket döneminde nokta tahminler(2) esas alınarak yapılan değerlendirmeye göre, 24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 29,63‘ünün beklentilerinin yüzde 16,00 – 19,99 aralığında, yüzde 42,59‘unun beklentilerinin yüzde 20,00 – 23,99 aralığında, yüzde 16,67‘sinin beklentilerinin yüzde 24,00 – 27,99 aralığında olduğu gözlenmektedir.
POLİTİKA FAİZİ BEKLENTİSİ DEĞİŞMEDİ
Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 51,43 iken, bu anket döneminde yüzde 51,51 olmuştur. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 50,00 olarak gerçekleşmiştir.
YILSONU DOLAR/TL BEKLENTİSİ 38,78
Katılımcıların cari yılsonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 40,01 TL iken, bu anket döneminde 38,78 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 42,47 TL iken, bu anket döneminde 41,80 TL olarak gerçekleşmiştir.
YILSONU BÜYÜME BEKLENTİSİ AYNI KALDI
Katılımcıların GSYH 2024 yılı ve 2025 yılı büyüme beklentileri bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de sırasıyla yüzde 3,3 ve 3,7 olarak gerçekleşmiştir.
]]>