İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, ” Mardin, Batman ve Halfeti Belediye Başkanlıklarına Başkan vekilleri görevlendirilmesiyle ilgili olarak; Siirt Milletvekili ve DEM Partisi Eş Genel Başkanı Tuncer BAKIRHAN’ın 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu konuşma ve DEM Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Mihdi TUNÇ’un 04.11.2024 tarihinde yapmış olduğu açıklama nedeniyle haklarında yasal işlem başlatılmıştır” ifadeleri yer aldı.
NE DEMİŞTİ?
Tuncer Bakırhan, Mardin’de yaptığı konuşmada “Çok iyi bilsinler ki Seyit Rıza ne yaptıysa, Şeyh Sait ne yaptıysa, Mazlumlar, Denizler, Sakineler ne yaptıysa Kürt halkı da onların yaptığını yapacaktır” demişti.
DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA
DEM Parti de Bakırhan’ın bu sözler sonrası hedef alınmasına ilişkin açıklama yapmıştı. Açıklamada, Bakırhan’ın kayyum meselesine ilişkin yaptığı konuşmada Şeyh Said ve Seyid Rıza’ya değinen sözlerinin çarpıtıldığı belirtilerek şu ifadeler yer almıştı: “Konuşmada tarihsel bir hafızaya işaret edilmekte, Kürt sorununa ilişkin çözümsüzlük üreten yöntemler eleştirilmektedir. Belediyelerimize bir yandan kayyım darbesi yapılırken, diğer yandan organize bir siyasi lince maruz kalıyoruz.”
Olgun KızıltepeHaberler.com – GüncelTuncer BakırhanSeyit RızaDEM PartiGüncelSözlerMardin
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>İMAMOĞLU’NDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “İşte milletin egemenliğini hakim kılacaksak, vatandaşı yoksulluk ve işsizlik içerisinde, piyasaların ve sermayenin merhametine bırakamayız. Devletimizi, vatandaşlarına hukuki eşitlik kadar, imkan ve fırsat eşitliği de sağlamakla yükümlü hale getirmeliyiz. Bakın sosyal adaleti, devletin prensiplerinden biri haline getirmeliyiz. Herkesin eşitleneceği bir sosyal devlet yapısı kurmalıyız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tam da Ata’mızın hayal ettiği gibi; özgürlük, eşitlik ve adalete dayalı güçlü ve refah içinde bir ülkeyi inşa etmek göreviyle karşı karşıyayız.

Cumhuriyet Bayramı’nı coşkuyla kutluyoruz. Çünkü hepimiz, bu göreve hazırız. Öyle değil mi? Bu göreve hazır mıyız? Cumhuriyetin evlatları, hazır mısınız? Biliyorsunuz ki siz; cumhuriyetin, bu devletin, bu milletin, bu canım toprakların, bu vatanın sahipleriyiz. Çünkü biz, en zor zamanlarda birbiriyle kenetlenmeyi bilen, yeniden doğmayı başaran bir milletiz. Biz bunu çok başardık. Kendi koltuklarından başka hiçbir şeyi düşünmeyen siyasetçilerin, bizi, ‘şu, bu’ diye birbirinden ayıranlara inat, günü geldiğinde tek yürek olmaya hazır mıyız? Tek yürek olmayı başardık. Dün başardık. Bir kez daha başarırız. O gün gelmiştir. Bundan sonra size tavsiyem; ruhunuzu temizleyin.
Bundan sonra her sabaha özgürlük, eşitlik ve adalete bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bundan sonra her sabaha, gelecek endişesi duymadan, insan gibi yaşayacağımız yeni bir hayata, bir gün daha yakınız diye uyanacağız. Bu umutla, bu inançla daha çok çalışacağız ve mutlaka başaracağız. Ben sizlere çok güveniyorum. Her biriniz kendinize çok güvenin. Çünkü sizler, Cumhuriyetin güzel evlatlarısınız. Herkesi kendi gibi, eşit ve değerli kabul eden milyonlarsınız. Sizler, kimsenin hakkını yemezsiniz. Hakkınızı da yedirmezsiniz. Öyle değil mi? Cumhuriyet sizleri, bu ülkenin, bu devletin sahibi yaptı. Gücünüzün farkında olun. Sahip olduklarınızın değerini bilin. Bir avuç insanın sizi bir kenara itip, bu ülkeyi kendi bildikleri gibi yönetmesine asla izin vermeyin. Çünkü bugün yapılan her yanlış, sizin geleceğinizi sıkıntıya sokuyor.
“HAZIR MIYIZ?”
Onun için Cumhuriyet, korkuya ve tehdide dayanan rejimlere benzemez. Cumhuriyet; onurlu, öz güvenli, erdemli insanların rejimidir. Cumhuriyet; bizim karakterimiz, en değerli mirasımızdır. Bu yürüyüş, milletin yürüyüşüdür. 86 milyon yurttaşımızın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, hepimizin ortak yürüyüşüdür. Omuz omuza, birlikte ve inançla yapacağımız gelecek yürüyüşüdür. Dün olduğu gibi, bugün ve yarın da hazır mıyız? Başaracak mıyız? Bu bayram, doğru bir sürecin başlayacağı, ikinci yüzyılın ilk bayramdır. Yürüyüşünüz, geleceğiniz aydınlık olsun. Hepinizi çok seviyorum. Yaşasın Cumhuriyet. Yaşasın Mustafa Kemal Atatürk. Yaşasın tam bağımsız ve güçlü mutlu Türkiye.
29 Ekim’de Cumhuriyeti ilan edenlerin, çok net bir hedefi vardı. Kurucusu, bu uğurda ömrünü adamış Mustafa Kemal Atatürk’e -ki ruhu şad olsun, ona minnet duyuyoruz- o büyük lidere teşekkür ediyoruz. İşte Atatürk, o hedefi şöyle tanımlıyordu: ‘Toplumda en yüksek özgürlüğün, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması…’ Bakın, ne diyor 100 yıl önce Atatürk. Dünya bu kelimeleri daha bilmiyordu. Diyor ki, ‘Özgürlük, eşitlik ve adalet…’ Cumhuriyet, işte bunları en yüksek seviyede ve herkes için sağlamak üzere kuruldu.

Cumhuriyet, tarihi derinliği olan muazzam bir tasarımdır. Atatürk’ün mimarı olduğu bu muazzam tasarım, milletçe verdiğimiz savaşlar ve mücadeleler sonrası, ortak irademizle şekillenmiştir. Milletin iradesiyle şekillenmiştir. O yüzden bu tasarım, hepimizin, her birimizin… Benim sizden farkım yok. Sizin benden farkınız yok. Bu memleketin eşit hissedarıyız. Eşitiz. Hakkımız, hukukumuz aynı. Bunu bize veren Cumhuriyettir. Bunu bize kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun için çok güzel bir tasarımdır.
“GURUR DUYMALIYIZ”
Her birimiz gurur duymalıyız. Çünkü, Türkiye’deki cumhuriyet, demokrasiden ayrı düşünülemez. Çünkü Atatürk, onu milletiyle kurdu. Dünyanın en organik cumhuriyetidir Türkiye Cumhuriyeti. Ülkemiz kurulduğu andan itibaren, demokrasi ve cumhuriyetin bütünlüğü üzerine inşa edilmiştir. Cumhuriyet, sanıldığı gibi sadece devleti değil, aynı zamanda bizleri, aynı devlet içinde, özgür irademizle bir arada olmamızı temsil eder. Yani birlikteyiz. Devletimiz; bu birliğimizin, bu birliğin kurumsal çatısını oluştururken, milletimiz de neyini oluşturur biliyor musunuz? Ruhunu oluşturur. Cumhuriyet ve demokrasi, asla ve asla güçler ayrılığı olmadan, ulusal bütünlüğü sağlayamaz. Yaşamanın ve hayatın en önemli unsurudur. Bu yönüyle, işte o güçler ayrılığı ne der? Yasamanın, yürütmenin ve yargının birbirinden ayrılması demokratik cumhuriyetimizin en büyük güvencesidir. Bunun da başka bir yolu yoktur. Her güç bir kişinin elinde olabilir mi? Olmaz. Olursa, halka bu güzel yansımaz.”

“İMAMOĞLU ADAYLIĞINI FİİLEN İLAN ETTİ”
İmamoğlu’nun Yenikapı’daki sözleri siyaset kulislerini de hareketlendirdi. Gazeteci İsmail Saymaz, “Ekrem İmamoğlu, bugün 29 Ekim konuşmasıyla cumhurbaşkanı adaylığını fiilen ilan etti” yorumunda bulunurken Sözcü TV yorumcusu Altan Sancar da o konuşmayı şöyle değerlendirdi; “Ekrem İmamoğlu 29 Ekim 2024’te Cumhuriyet Bayramı’nda hem cumhurbaşkanı adaylığını ilan etti hem de paradigmasını ortaya koydu. 29 Mayıs 2023 sabahı, ‘değişim’ dediğinde “İmamoğlu’nun uzun yolculuğu başlıyor” diye bir tweet atmıştım. Yolculuğun ikinci aşaması başladı.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>CHP’Lİ YILMAZ BÜYÜKERŞEN’DEN HADSİZ SÖZLER
CHP’nin 31 Mart’ta düzenlenecek yerel seçimlerde yeniden aday göstermediği Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, partisinin Eskişehir adayı Ayşe Ünlüce’nin seçim mitingine katıldı. CHP’li Yılmaz Büyükerşen mitingde yaptığı konuşmada, Osmanlı ile ilgili hadsiz sözler sarf etti.

“OSMANLI DEVLETİ BEYAZ TENLİ KARILAR İÇİN SEFER DÜZENLERDİ”
CHP’nin Emek Mahallesi Seçim Ofisi açılışına katılan Büyükerşen, “Övündüğümüz Osmanlı var ya, hani bize kul diyen, halka kul diyen bir Osmanlı ailesi, efendim baktığınız zaman aileye, ailede bütün padişahların kadınları yabancı. Hep beyaz tenli, mavi gözlü falan filan. Ben takılıyorum bazen arkadaşlara. Tarihle alay etmiyorum ama yanlış anlamayın. Çünkü hemen ufacık lafı çevirirler, evirirler. Hoca şöyle dedi, böyle dedi derler, iftira etmeye hazırdırlar. Ne zaman efendim şehzadelerden birine hanım alacaklar, hanım ağa alacaklar veyahut padişahlardan hangisinin karısı öldü, yeni bir karı alacak. Hemen sefer yapıyor Avrupa’ya. Beyaz tenli, mavi gözlü falan olacak diye.” ifadelerini kullandı.
TEPKİLER PEŞ PEŞE GELDİ
Osmanlı’ya karşı hadsiz sözlerde bulunan CHP’li Büyükerşen’e sosyal medyada birçok vatandaş ve siyasiler tepki gösterdi.

BÜYÜKERŞEN’İN OSMANLI PADİŞAH VE ŞEHZADELERİ İLE İLGİLİ SÖZLERİNE HATİPOĞLU’NDAN TEPKİ
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in Osmanlı padişah ve şehzadeleri ile ilgili sözlerine AK Parti Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Ünalır ve MHP İl Başkanlığı tepki gösterdi.
Hatipoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, daha iyi bir belediyecilik ve rekabetçi bir Eskişehir için mücadele verirken mevcut belediye yönetiminin toplumu kutuplaştırmak için gündemi bulandırmaya çalıştığını belirtti.
“BÜYÜKERŞEN’İN TÜM ESKİŞEHİR’DEN VE TÜRK HALKINDAN ÖZÜR DİLEMESİNİ İSTİYORUM”
“Ama bu defa olmadı Sayın Yılmaz Büyükerşen.” ifadesini kullanan Hatipoğlu, şunları kaydetti:
“Kadınlarımıza, utanarak söylüyorum ‘karı’ diyen, ecdadımız olmasından gurur duyduğumuz Osmanlı İmparatorluğu’nu aşağılayan anlayışa itiraz ediyor, karşı çıkıyorum. Kadınlar canımız, Osmanlı atamızdır. Ayrıca hocasının gölgesinde, kadınlarımıza hakaret edilirken, bu konuşmaları alkışlayan saygıdeğer hanımefendi Ayşe Ünlüce’yi de vatandaşımızın takdirine bırakıyorum.”
Hatipoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada da mevcut Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in sözlerini kınadığı belirterek, “Büyükerşen bugünkü bir açılışta Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’ya yaptığı fetihlerin sebebinin şehzadelere sarışın ve mavi gözlü, tırnak içinde söylüyorum, ‘karı bulmak’ için yapıldığını söylemiştir. Bu geçmişimize ve Osmanlı’ya yapılmış çok büyük terbiyesizliktir. Bu terbiyesizliği kabul etmiyor, Yılmaz Büyükerşen’in tüm Eskişehir’den ve Türk halkından özür dilemesini istiyorum.” ifadesini kullandı.
“BU TARİH VE ECDADIMIZI BİLMEMEKTİR”
AK Parti Eskişehir İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Ünalır da “86 yaşına gelmiş bir profesörün ve eğitimcinin bu talihsiz açıklamasını yani kadına ‘karı’ deme açıklamasını AK Parti Kadın Kolları Başkanı olarak tüm teşkilatım ve Eskişehirli kadınlar adına şiddetle kınıyorum. Bir kadın aday çıkarttılar, Ayşe Ünlüce hanımefendinin de bu talihsiz açıklamayı sessiz kalarak alkışlaması da çok manidar. Bunları da sizin takdirlerinize sunuyorum. Bu tarih ve ecdadımızı bilmemektir.” değerlendirmesinde bulundu.
MHP’DEN DE TEPKİ GELDİ
MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir de yaptığı açıklamada, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in son açıklamalarının Türk milletinin tarihine yapılmış bir hakaret ve aşağılama olduğunu belirtti.
Türk milletinin tarih boyunca dünyaya adalet ve medeniyet götürmüş, kahramanlığı ve cesaretiyle öne çıkmış bir millet olduğuna işaret eden Candemir, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Büyükerşen’in Osmanlı İmparatorluğu’nun kahramanca fetih seferlerini, ‘mavi gözlü beyaz tenli kadınları almaya’ indirgemesi, sadece cehaletin, aşağılığın, bilişsel ve zihinsel işlevlerde gerileme ile karakterize olan bir sendromun göstergesidir. Büyükerşen’in bu alçakça ve saygısızca sözleri, Türk milletinin tarihine ve onuruna yapılmış bir saldırıdır. Tarih şuurundan bihaber bir zihniyetin tezahürüdür. Osmanlı Devleti 600 yıl boyunca 4 kıtaya hüküm sürmüş dünyanın en güçlü Türk imparatorluğudur. Doğu batı arasında muazzam bir köprü görevi görmüştür. Bizler, Türk milleti olarak, asil tarihimize ve kahramanlarımıza olan saygımızı koruyacak ve asla bu tür aşağılık yaklaşımları cevapsız bırakmayacağız ve kadim Türk tarihimize yapılan bu ve türevi ihanetlerin karşısında olacağız.”

“BÜYÜKERŞEN’İN ÇİRKİN VE DÜŞMANCA SÖZLERİNİ KINIYORUZ”
Candemir, milliyetçi, ülkücü hareket olarak, Büyükerşen’in “çirkin ve düşmanca” sözlerini en sert şekilde kınadıklarını ve Türk milletinin tarihine ve değerlerine sahip çıkmaya devam edeceklerini vurguladı.
Türk milletinin, tarihine ve kimliğine yapılan bu tür hakaretlere sessiz kalmayacağını ve gereken cevabı her koşulda vereceğini ifade eden Candemir, şöyle devam etti:
“Büyükerşen gibi tarihimizi çarpıtmaya ve milletimizi küçümsemeye çalışan herkes bilmelidir ki Türk milleti asla boyun eğmeyecek, asla unutmayacak ve asla affetmeyecektir. Türk milleti, gerçekleri tahrif etmeye ve tarihi çarpıtmaya çalışan bu tür söylemlere karşı her koşulda uyanık olacak ve tarihi gerçekleri koruyacaktır.
Türk milleti, tarihine ve değerlerine olan bağlılığını en üst düzeyde tutacak ve bu uğurda her türlü mücadeleyi verecektir.”
