NATO Genel Jens Stoltenberg, toplantının ardından basın toplantısı gerçekleştirdi.
“HEPİMİZ SAVAŞIN DURDURULMASINI İSTİYORUZ”
Stoltenberg, “NATO Dışişleri Bakanlarının verimli bir toplantısını tamamladık. Görüşmemiz Ukrayna’ya verdiğimiz destek üzerinde yoğunlaştı. Hepimiz bu savaşın durdurulmasını istiyoruz. Ancak paradoks şu ki uzun döneme ne kadar iyi hazırlanırsak savaş o kadar çabuk sona erebilir. Rusya bizi bekleyemeyeceğini anlamalı” ifadelerini kullandı.
Stoltenberg, “Bugün nihai bir karar alınmadı, ancak üç konuda önemli ilerleme kaydettik. Birincisi, NATO’nun teçhizat ve eğitim sağlanmasında daha büyük bir koordinasyon rolü oynama planı. Ukrayna’ya yapılan askeri yardımın neredeyse tamamı (yüzde 99’u) NATO müttefiklerinden geliyor. Dolayısıyla NATO’nun bu çabalarda daha büyük bir rol oynaması mantıklıdır. Bu, desteğimizi daha sağlam bir temele oturtmak için NATO yapılarını kullanmamıza imkan tanıyacak, Kiev’e daha fazla öngörülebilirlik sağlayacak ve hem acil hem de uzun vadeli ihtiyaçları karşılayacaktır” dedi.

İlerleme kaydedilen ikinci konuya değinen Stoltenberg, “Müttefiklerin Ukrayna için çok yıllı bir mali taahhütte bulunmalarını önerdim. Rusya’nın 2022’deki geniş çaplı işgalinden bu yana NATO müttefikleri, Ukrayna’ya her yıl yaklaşık 40 milyar Euro değerinde askeri destek sağladı. Her yıl en azından bu seviyedeki desteği gerektiği sürece devam ettirmemiz gerekiyor. Ayrıca müttefiklerin bu yükü adil bir şekilde paylaşmalarını da önerdim” şeklinde konuştu.
Stoltenberg, “Son olarak Ukrayna’nın NATO üyeliğine giden yolu tartıştık. Müttefikler Ukrayna’nın geleceğinin NATO’da olduğu konusunda hemfikir. Bu yolu çizme konusunda ilerleme kaydetmeye kararlıyız. Üyelik Ukrayna’nın nihai güvenlik garantisi olacak. Kalıcı bir barışı sağlayacak” dedi.
“MEŞRU MÜDAFAA GERİLİMİ TIRMANDIRMAK DEĞİL, TEMEL HAKTIR”
Ukrayna’nın Batılı ülkelerden gönderilen silahları Rusya topraklarını vurmak için kullanmasına izin verilmesinin gerilimi tırmandırma riskine yönelik devam eden tartışmalara değinen Stoltenberg; şu ifadeleri kullandı;
“Bu savaşı Rusya başlattı. 2014’te Kırım’ı ilhak ettiler. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgali, Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en kanlı çatışmayı başlattı. Rusya hastaneleri, okulları ve alışveriş merkezlerini vuruyor. Rusya elektrik ve su altyapısını bombalıyor. Rusya Ukraynalı sivilleri öldürüyor. Ukrayna kendisini Rusya’nın korkunç vahşetine karşı savunuyor. O halde açık konuşayım. Meşru müdafaa, gerilimi tırmandırmak değildir. Meşru müdafaa temel bir haktır. BM Şartı’nda yer alıyor. Ukrayna, halkını koruma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir. Ukrayna’nın meşru müdafaa hakkını korumasına yardım etme hakkına sahibiz. Elbette Rusya bu durumdan hoşnut değil. Putin, NATO müttefiklerini Ukrayna’ya destek vermekten caydırmak istiyordu. Ama biz caymadık ve caydırılmayacağız. Saldıran Rusya’dır. Son olarak Harkov’da yeni bir cephe açarak ve Ukrayna halkına yönelik yeni saldırı dalgalarıyla gerilimi tırmandıran Rusya’dır. Savaş büyüdükçe desteğimiz de büyüdü ve büyümeye devam edecek. Müttefiklerin farklı türde yardım sağlamasını memnuniyetle karşılıyorum. NATO Zirvesinde de NATO’nun desteğini uzun vadede daha sağlam bir temele oturtacağız”
NATO Genel Jens Stoltenberg, toplantının ardından basın toplantısı gerçekleştirdi.
“HEPİMİZ SAVAŞIN DURDURULMASINI İSTİYORUZ”
Stoltenberg, “NATO Dışişleri Bakanlarının verimli bir toplantısını tamamladık. Görüşmemiz Ukrayna’ya verdiğimiz destek üzerinde yoğunlaştı. Hepimiz bu savaşın durdurulmasını istiyoruz. Ancak paradoks şu ki uzun döneme ne kadar iyi hazırlanırsak savaş o kadar çabuk sona erebilir. Rusya bizi bekleyemeyeceğini anlamalı” ifadelerini kullandı.
Stoltenberg, “Bugün nihai bir karar alınmadı, ancak üç konuda önemli ilerleme kaydettik. Birincisi, NATO’nun teçhizat ve eğitim sağlanmasında daha büyük bir koordinasyon rolü oynama planı. Ukrayna’ya yapılan askeri yardımın neredeyse tamamı (yüzde 99’u) NATO müttefiklerinden geliyor. Dolayısıyla NATO’nun bu çabalarda daha büyük bir rol oynaması mantıklıdır. Bu, desteğimizi daha sağlam bir temele oturtmak için NATO yapılarını kullanmamıza imkan tanıyacak, Kiev’e daha fazla öngörülebilirlik sağlayacak ve hem acil hem de uzun vadeli ihtiyaçları karşılayacaktır” dedi.
İlerleme kaydedilen ikinci konuya değinen Stoltenberg, “Müttefiklerin Ukrayna için çok yıllı bir mali taahhütte bulunmalarını önerdim. Rusya’nın 2022’deki geniş çaplı işgalinden bu yana NATO müttefikleri, Ukrayna’ya her yıl yaklaşık 40 milyar Euro değerinde askeri destek sağladı. Her yıl en azından bu seviyedeki desteği gerektiği sürece devam ettirmemiz gerekiyor. Ayrıca müttefiklerin bu yükü adil bir şekilde paylaşmalarını da önerdim” şeklinde konuştu.
Stoltenberg, “Son olarak Ukrayna’nın NATO üyeliğine giden yolu tartıştık. Müttefikler Ukrayna’nın geleceğinin NATO’da olduğu konusunda hemfikir. Bu yolu çizme konusunda ilerleme kaydetmeye kararlıyız. Üyelik Ukrayna’nın nihai güvenlik garantisi olacak. Kalıcı bir barışı sağlayacak” dedi.
“MEŞRU MÜDAFAA GERİLİMİ TIRMANDIRMAK DEĞİL, TEMEL HAKTIR”
Ukrayna’nın Batılı ülkelerden gönderilen silahları Rusya topraklarını vurmak için kullanmasına izin verilmesinin gerilimi tırmandırma riskine yönelik devam eden tartışmalara değinen Stoltenberg; şu ifadeleri kullandı;
“Bu savaşı Rusya başlattı. 2014’te Kırım’ı ilhak ettiler. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı geniş çaplı işgali, Avrupa’da 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en kanlı çatışmayı başlattı. Rusya hastaneleri, okulları ve alışveriş merkezlerini vuruyor. Rusya elektrik ve su altyapısını bombalıyor. Rusya Ukraynalı sivilleri öldürüyor. Ukrayna kendisini Rusya’nın korkunç vahşetine karşı savunuyor. O halde açık konuşayım. Meşru müdafaa, gerilimi tırmandırmak değildir. Meşru müdafaa temel bir haktır. BM Şartı’nda yer alıyor. Ukrayna, halkını koruma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir. Ukrayna’nın meşru müdafaa hakkını korumasına yardım etme hakkına sahibiz. Elbette Rusya bu durumdan hoşnut değil. Putin, NATO müttefiklerini Ukrayna’ya destek vermekten caydırmak istiyordu. Ama biz caymadık ve caydırılmayacağız. Saldıran Rusya’dır. Son olarak Harkov’da yeni bir cephe açarak ve Ukrayna halkına yönelik yeni saldırı dalgalarıyla gerilimi tırmandıran Rusya’dır. Savaş büyüdükçe desteğimiz de büyüdü ve büyümeye devam edecek. Müttefiklerin farklı türde yardım sağlamasını memnuniyetle karşılıyorum. NATO Zirvesinde de NATO’nun desteğini uzun vadede daha sağlam bir temele oturtacağız”
]]>75’inci yılını kutlayan NATO’nun “tarihteki en güçlü ve başarılı ittifak olduğunu” belirten Stoltenberg, iki gün süren toplantılarda Ukrayna’ya desteği daha kalıcı ve sürdürülebilir hale getirmenin yollarını ele aldıklarını aktardı.
Bu doğrultuda çalışmaların ilerleyen günlerde de devam edeceği mesajını veren Stoltenberg, müttefiklerin Ukrayna’ya desteği artırması için bir an önce harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Sekreter, Ukrayna’ya “geçici, gönüllü ve kısa vadeli yardımlar yerine uzun vadeli, üzerinde anlaşılmış ve öngörülebilir taahhütlerin daha önemli olduğunu” dile getirdi.
“NATO, Ukrayna’daki savaşın bir tarafı değildir ve olmayacaktır.” sözünü yineleyen Stoltenberg, yaptıkları şeyin Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca “kendini savunma hakkını” kullanan Ukrayna’ya destek vermek olduğunu belirtti.
ACİL DESTEK ÇAĞRISI
Ukrayna’da savaş alanındaki durumun oldukça zor olduğuna değinen Stoltenberg, “Durum ciddi ve işte tam da bu nedenle Ukrayna için daha fazla destek seferber edilmesi konusunda aciliyet söz konusu.” dedi.
Stoltenberg, Ukrayna’nın daha fazla toprak kazanabilmesinin yolunun NATO müttefiklerinin desteğini artırmasından geçtiğini ifade ederek, bu gerçekleşmediği takdirde Rusya’nın daha fazla toprak ele geçireceğini, bu durumun NATO’yu daha tehlikeli bir konuma düşürme riski taşıdığını dile getirdi.
Ukrayna’da kalıcı bir barışa ulaşmanın tek yolunun Ukrayna ordusunu güçlendirmekten geçtiğini vurgulayan Stoltenberg, “Çünkü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i savaş alanında kazanamayacaklarına ikna etmenin tek yolu budur.” diye konuştu.
Stoltenberg, Ukrayna’nın Rusya’yı yenebileceğine yönelik inancını paylaşarak, “Çoğu uzman Rusya’nın haftalar içinde Ukrayna’nın, günler içinde de Kiev’in kontrolünü ele geçireceğine inanıyordu ama bu gerçekleşmedi. Ukraynalılar, Rusya’nın savaşın başında işgal ettiği toprakların yüzde 50’sini kurtardı.” ifadesini kullandı.
“GÜVENLİĞİMİZ BÖLGESEL DEĞİL KÜRESELDİR”
İran ve Kuzey Kore’nin Rusya’ya mühimmat, füze ve insansız hava aracı, Rusya’nın ise bunun karşılığında bu ülkelere nükleer programları için teknoloji sağladığını belirten Stoltenberg, “Dolayısıyla Avrupa’da ayrı ve Asya’da ayrı bir güvenliğe sahip olduğumuz fikri işe yaramıyor. Güvenliğimiz bölgesel değil küreseldir.” dedi.
“Bugün Ukrayna’da olan yarın Güney Çin Denizi’nde de olabilir.” şeklinde konuşan Stoltenberg, bu nedenle Asya-Pasifik bölgesiyle işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Stoltenberg, NATO’yu küresel bir ittifak haline getirme niyetinde olmadıklarını ifade ederek, “NATO, Kuzey Amerika ve Avrupa’nın ittifakı olarak kalacaktır. Ancak güvenliğimiz Asya Pasifik bölgesindeki güvenlikle bağlantılıdır.” değerlendirmesini yaptı.
GÜRCİSTAN’A UYARI
Gürcistan hükümetinin, geçen yıl başkent Tiflis’te gösterilere neden olan ve “yabancı ajan yasa tasarısı” olarak da nitelendirilen “yabancı etkinin şeffaflığı” konulu yasa tasarısını yeniden parlamentoya sunma kararına yönelik soruyu yanıtlayan Stoltenberg, tasarının yeniden gündeme getirilme çabalarına karşı çıktığını aktardı.
Stoltenberg, tasarının Gürcistan’daki demokratik kurumların güçlendirilmesine yönelik çabalarla çelişeceği uyarısında bulunarak, “Gürcistan NATO’ya yaklaşmak ve Avrupa Birliği’ne yakınlaşmak için reformlar üzerinde çalışmalıdır.” ifadesini kullandı.
Gürcistan’ın NATO ve Avrupa Birliği’ne (AB) yakınlaşmak için demokratik kurumları güçlendirmeye yönelik reformlar yapmasının önemine değinen Stoltenberg, “Yabancı ajan fikrini getiren herhangi bir yasa, korkarım ki hem uluslararası alanda hem de Gürcistan’da faaliyet gösteren pek çok medya kuruluşunu etkileyecek ve Gürcistan’ı güçlü bir şekilde demokratik bir toplum haline getirme fikrini baltalayacaktır.” dedi.
Stoltenberg, Dışişleri Bakanlarının NATO’nun 75’inci yıl dönümünü kutlamak ve Temmuz ayında ABD’nin başkenti Washington’da yapılacak zirveye hazırlık için bugün ve yarın toplantı düzenleyeceğini söyledi. NATO’nun temelini oluşturan müttefiklerden birine yapılan saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağı ilkesini hatırlatan Stoltenberg, “Bu temelde tarihin en güçlü ve başarılı ittifakını kurduk. Geçtiğimiz 75 yıl boyunca NATO’nun açık kapı politikası, demokrasinin ve refahın Avrupa çapında yayılmasına yardımcı oldu.” dedi.

“Ukrayna’nın acil ihtiyaçları var”
Avrupa’nın bir savaşla karşı karşıya olduğunu belirten Stoltenberg, Rusya’nın son günlerde Ukraynalı sivilleri ve altyapıyı hedef alan büyük saldırılar gerçekleştirdiğini ve cephede baskı yapmaya devam ettiğini ifade etti. Bu nedenle müttefiklerin Ukrayna’ya destek sağlama konusunda kararlı olması gerektiğini vurgulayan Stoltenberg, “Müttefiklerin büyük miktarda silah, mühimmat ve teçhizat teslimatı yapmaya devam etmelerini memnuniyetle karşılıyorum. Ancak Ukrayna’nın acil ihtiyaçları var. Destek sağlanması konusunda herhangi bir gecikmenin, savaş alanında sonuçları olacaktır. Bu nedenle desteğimizin dinamiklerini değiştirmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Ukrayna’ya uzun vadede güvenilir ve öngörülebilir yardımı sağlanması gerektiğine dikkat çeken Stoltenberg, bu nedenle bakanların, Ukrayna’ya askeri teçhizatın ve eğitim programlarının koordinasyonu konusunda nasıl daha fazla sorumluluk üstlenebileceğini tartışacağını kaydetti. NATO’nun Ukrayna’ya desteğinin devam etmesi için çok yıllı bir finansal taahhüdü de görüşeceklerini belirten Stoltenberg, “Bakanlar toplantısı, Washington Zirvesi’ne hazırlanırken bu konularda fikir birliğine varılması için zemin hazırlayacak.” diye konuştu. Ukrayna’ya verilen askeri desteğin yüzde 99’unu NATO müttefiklerinin sağladığını hatırlayan Stoltenberg, bu nedenle NATO kapsamında daha fazla yardım yapılmasının çabaların daha verimli ve etkili olmasını sağlayacağını vurguladı.
“NATO’nun yardım paketini çok yıllı yardım programına dönüştürüyoruz”
Yarın NATO-Ukrayna Konseyi toplantısının da yapılacağını söyleyen Stoltenberg, “Bakan Kuleba ile birlikte hem mevcut hem de Ukrayna’nın gelecekteki durumunu ve ihtiyaçlarını ele alacağız. NATO’nun kapsamlı yardım paketini çok yıllı bir yardım programına dönüştürüyoruz. Ukrayna’nın tedarikten lojistiğe kadar her konuda NATO standartlarına yaklaşmasına yardımcı oluyoruz. Ukrayna’nın ittifaka yakınlaştırılmasına yönelik reform çabalarını destekliyoruz. Ukrayna NATO’ya üye olacak. Sorun ne zaman olacağı, üye olup olmayacağı değil.” dedi.

“Rusya’nın Asya’daki dostları savaşı sürdürebilmesi için hayati önem taşıyor”
Yarın NATO’nun Avrupa Birliği ile Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore’den oluşan Hint-Pasifik ortaklarıyla toplantı gerçekleştireceğini kaydeden Soltenberg, “Rusya’nın Asya’daki dostları savaşı sürdürebilmesi için hayati önem taşıyor. Çin, Rusya’nın savaş ekonomisini destekliyor. Moskova, buna karşılık geleceğini Pekin’e ipotek ediyor. Kuzey Kore ve İran önemli miktarda silah ve mühimmat sağlıyor. Pyongyang ve Tahran bunun karşılığında füze ve nükleer kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olacak Rus teknolojisi ve malzemelerini alıyor. Bunun bölgesel ve küresel güvenlik sonuçları var. Bu nedenle benzer düşüncelere sahip ulusların bir arada durması gerekiyor.” diye konuştu.
“ABD, Ukrayna’nın tek destekçisi değil”
Donald Trump’ın yeniden ABD başkanı seçilmesi halinde ABD’nin değişmesi beklenen Ukrayna politikasına ilişkin soruları yanıtlayan Stoltenberg, “ABD Ukrayna’nın tek destekçisi değil. Avrupalı müttefikler ve Kanada, askeri desteklerinin yaklaşık yüzde 50’sini Ukrayna’ya gönderiyor. Yani bu aslında Amerika Birleşik Devletleri, Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın ortak çabasıdır. Ama tabii ki ABD en fazla askeri desteği sağlayan en büyük müttefikimiz. ABD Kongresi’nde bu desteğin arttırılması veya devam ettirilmesi konusunda bir anlaşmaya varılmamış olmasının da sonuçları var.” dedi.
Stoltenberg, dışişleri bakanlarının ayrıca Orta Doğu’daki istikrarsızlığın ve terör tehdidinin nasıl çözüleceğini ilişkin de değerlendirmelerde bulunacağını belirterek, “Ayrıca kadın, barış ve güvenlik konusunda da yeni bir politika üzerinde anlaşacağız. Çünkü halklarımızın katkılarından faydalandığımızda toplumlarımız daha güçlü ve daha güvenli oluyor.” şeklinde konuştu.
Görüşmenin ardından Aliyev ve Stoltenberg ortak basın toplantısında konuştu.
Aliyev, NATO ile ilişkilerinin 30 yılı aşkın geçmişe sahip olduğunu, Azerbaycan barış gücünün Kosova ve Afganistan’da görev yaptığını, bunun kendileri için büyük deneyim olduğunu söyledi.

“MEŞRU MÜDAFAA HAKKIMIZI KULLANDIK”
Azerbaycan topraklarının yıllarca Ermenistan’ın işgali altında kalmasından, 2. Karabağ Savaşı’nda ve Eylül 2023’teki anti terör operasyonundan bahseden Aliyev, “Azerbaycan, kendi toprak bütünlüğünü ve egemenliğini kendisi sağladı. Bu, uzun süren çatışmaların nasıl çözülebileceğinin açık bir örneğidir. Çatışma askeri ve siyasi yollarla çözüldü. Biz, BM şartı kapsamındaki meşru müdafaa hakkımızı kullandık.” dedi.
Aliyev, Ermenistan’la barış müzakerelerinin devam ettiğini vurgulayarak, “Barışa hiçbir zaman olmadığımız kadar yakınız.” diye konuştu.

“GÜNEY KAFKASYA’DA ÇOK CİDDİ BİR DEĞİŞİM OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
İşgal döneminde müzakerelerin ve AGİT Minsk Grubu’nun faaliyetlerinin hiçbir sonuç vermediğini hatırlatan Aliyev, “Bugün ben inanıyorum ve ümit ediyorum ki Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün yeniden sağlanması sonucunda bu konuda nihayet bir sonuç elde edilecektir. Güney Kafkasya’da çok ciddi bir değişim olacağını düşünüyorum. Bu, uzun zamandır beklenen barışın sağlanacağı anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.
Aliyev, enerji güvenliği konularına da değinerek, “Azerbaycan 8 ülkeye doğal gaz ihraç ediyor ve bunlardan 6’sı NATO üyesidir. Gelecek yıllarda bu sayının artacağından eminim. Avrupa Komisyonu Azerbaycan’ı güvenilir ortak olarak görüyor. Bu hem büyük bir avantaj, hem de büyük bir sorumluluktur.” dedi.
Azerbaycan’ın yeşil enerjiye yaptığı yatırımlardan bahseden Aliyev, Stoltenberg’i bu yıl ev sahipliği yapacakları Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’na (COP29) davet etti.

“UKRAYNA’DA DURUM ÇOK CİDDİ”
Stoltenberg, Azerbaycan’ın NATO üyeleriyle yakın ilişkiler geliştirmesini memnuniyetle karşıladığını, NATO üyesi ülkelere Azerbaycan doğal gazının iletilmesinden gelecekte de elektrik iletilecek olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.
Azerbaycan barış gücünün Afganistan’ı terk eden sonuncu birlik olduğunu hatırlatan Stoltenberg, “NATO kuvvetlerinin Afganistan’dan tahliyesinde önemli bir konu olan havaalanının güvenliğinden siz sorumluydunuz.” dedi.
Stoltenberg, Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki barış sürecine ilişkin, “Barışa hiçbir zaman olmadığımız kadar yakın olduğunuzla ilişkin sözlerinizi takdirle karşılıyorum. Kalıcı bir barışa varmak için bu fırsatı kullanmanızı destekliyorum.” diye konuştu.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Stoltenberg, “NATO, mevcut savaşın sonuçlarından oldukça endişeli ve Ukrayna’yı destekliyor. Azerbaycan’ın Ukrayna’ya yaptığı yardımları (insani yardımlar) memnuniyetle karşılıyorum. Ama daha fazla desteğe ihtiyaç var çünkü Ukrayna’da durum çok ciddi.” ifadelerini kullandı.
Stoltenberg, iklim değişikliği ile mücadelenin önemine değinerek Azerbaycan’ın ev sahipliğindeki COP29’un bu hususta önemli etkinlik olacağını vurguladı.
STOLTENBERG, GÜRCİSTAN VE ERMENİSTAN’I DA ZİYARET EDECEK
Stoltenberg, Azerbaycan temaslarını yarın da sürdürerek Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Savunma Bakanı Zakir Hasanov ile görüşecek.
Azerbaycan’daki temaslarının ardından Gürcistan’a geçecek olan Stoltenberg, başkent Tiflis’te Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili ve Başbakan İrakli Kobakhidze ile ikili görüşmeler gerçekleştirecek.
Genel Sekreter, Güney Kafkasya ziyaretini 19 Mart’ta Ermenistan’ın başkenti Erivan’da Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ve Başbakan Nikol Paşinyan ile yapacağı görüşmelerle tamamlayacak.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yarın gerçekleştirilecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesi kamera karşısına geçti. Stoltenberg, “Geçtiğimiz yıl Vilnius’ta yapılan zirvede caydırıcılığımızı ve savunmamızı daha da güçlendirmek için önemli kararlar aldık. Şimdi bu planlarımızı hayata geçiriyoruz. Bu da daha fazla yatırım yapmayı gerektiriyor ve gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Bugün son rakamlarımızı açıklayabilirim. Yatırım taahhüdünün verildiği 2014 yılından bu yana Avrupalı müttefikler ve Kanada savunma için 600 milyar ABD dolarından fazla para ayırdı. Geçtiğimiz yıl Avrupalı müttefikler ve Kanada’da yüzde 11’lik benzeri görülmemiş bir artış yaşandı” ifadelerini kullandı.
Bu yıl NATO’nun 31 ülkesinden 18’inin gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 2’sini savunmaya harcamasını beklediğini dile getiren Stoltenberg, “Bu da başka bir rekor ve yalnızca 3 müttefikin hedefe ulaştığı 2014 yılına göre 6 kat artışa tekabül ediyor” şeklinde konuştu.
Stoltenberg, “2024 yılında Avrupa’daki NATO müttefikleri savunmaya toplam 380 milyar ABD dolar yatırım yapacak. Bu, ilk kez toplam GSYİH’nin yüzde 2’sine denk geliyor. Yani gerçek bir ilerleme kaydediyoruz. Avrupalı müttefikler daha fazla harcıyor. Ancak bazı müttefiklerin hala kaydedecek yolu var. Çünkü Vilnius zirvesinde tüm müttefiklerin yüzde 2 oranında yatırım yapması konusunda anlaşmıştık ve bu yüzde 2 minimumdur” dedi.

MÜHİMMAT ÜRETİMİNİN ARTTIRILMASI GÖRÜŞÜLCEK
NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda mühimmat üretiminin daha da artırılması konusunun da ele alınacağını aktaran Stoltenberg, “Geçtiğimiz birkaç ayda NATO 10 milyar dolar değerinde sözleşmeler imzaladı ve daha bu hafta Almanya Aşağı Saksonya’da yeni bir mühimmat fabrikasının inşaatına başladı. Tam kapasiteyle yılda 200 bin civarında top mermisi üretecek. Toplantıda ayrıca yeni savunma planlarımıza tam kaynak sağlama konusundaki ilerlemeyi de gözden geçireceğiz” ifadelerini kullandı.

“UKRAYNALILAR, BİZİM YARDIMIMIZLA RUSYA’NIN ELE GEÇİRDİĞİ TOPRAKLARIN YARISINI GERİ ALDI”
Stoltenberg, “Bu hafta ayrıca NATO-Ukrayna Konseyi Toplantısı’nı ve ABD liderliğindeki Ukrayna Savunma Temas Grubu’nun sanal toplantısını da gerçekleştireceğiz. Bu toplantıların her ikisi de Ukrayna’ya yönelik desteğimize odaklanacak. Ukrayna’nın tedarikten lojistiğe kadar her konuda NATO standartlarına yaklaşmasına yardımcı olmaya devam ediyoruz. Müttefikler büyük miktarda silah, teçhizat ve mühimmat sevkiyatı yapmaya devam ediyor. Bu destek gerçekten fark oluşturuyor. Bizim yardımımızla cesur Ukraynalılar, Rusya’nın ele geçirdiği toprakların yarısını geri aldılar, Karadeniz’de bir koridor açtılar ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiler. NATO’nun desteği gerçek transatlantik yük paylaşımının bir örneğidir. Avrupa Birliği’nin yeni ve büyük bir yardım paketine ilişkin son kararını da memnuniyetle karşılıyorum ve ABD Kongresi’nin de yakında bunu takip edeceğine inanıyorum. Bu hayırseverlik değil, kendi güvenliğimize yapılan bir yatırımdır” şeklinde konuştu.

Donald Trump’ın ABD başkanı olduğu dönemde NATO için yeterince harcama yapmayan müttefiklere karşı Rusya’nın herhangi bir saldırısını engellememe tehdidinde bulunduğu yönündeki açıklaması sorulan Stoltenberg, şu şekilde konuştu: “NATO, 75 yıldır herhangi bir NATO müttefikine yönelik bir askeri saldırıyı önlemeyi başarmıştır. NATO’nun eğilimi, bir müttefike yapılacak saldırının tüm ittifakın tepkisine yol açacağıdır. Hep birlikte bu mesajın arkasında durduğumuz sürece herhangi bir müttefike yönelik herhangi bir askeri saldırıyı önleyeceğiz. Dolayısıyla NATO’nun amacı savaşı önlemek, barışı korumak, NATO müttefiklerine yönelik saldırıları önlemektir ve biz bunu onlarca yıldır başarıyla yapıyoruz. Çünkü caydırıcılığımız güvenilirdir. Yani birbirimizi desteklemeyeceğimiz, birbirimizi korumayacağımız yönündeki herhangi bir öneri, hepimizin güvenliğine zarar verir ve riskleri artırır. Bu nedenle NATO’nun tüm müttefikleri koruma ve savunma taahhüdünün arkasında olduğumuzu hem eylem halinde hem de sözlü olarak açıkça ifade etmemiz çok önemlidir. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. NATO’nun yetenekleri var, biz de tüm müttefikleri koruma ve savunma kararlılığına sahibiz. Hiçbir NATO müttefikine karşı yakın bir tehdit görmememizin nedeni de budur. Çünkü 2014’ten bu yana kolektif savunmamızı önemli ölçüde güçlendirdik. Kolektif savunma konusunda onlarca yıldır en güçlü takviyelere sahibiz. Bu tabii ki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Kırım’ı yasa dışı ilhak etmesiyle tetiklendi. Ancak bu NATO müttefiklerinin 2014 yılında aldığı bir karardı, dünya değiştiğinden ve dünya daha tehlikeli hale geldiğinden NATO’nun yanıt vermesi gerekiyordu. Biz de tam olarak bunu yaptık. Daha fazla savunma harcaması, ittifak genelinde rekor düzeyde yüksek savunma yatırımları, İttifakın doğu kesiminde daha fazla kuvvetin konuşlandırılması, kuvvetlerimizin yüksek düzeyde hazırlıklı olması, yeni modern yeteneklere yapılan yatırımlar, bunların hepsi hep birlikte NATO’yu güçlendirdi. Yatırım yapmaya devam ettiğimiz, NATO’ya uyum sağlamaya devam ettiğimiz sürece hiçbir NATO müttefikimizin saldırıya uğramamasını sağlamaya devam edeceğiz.”

“MOSKOVA’DA YANLIŞ ANLAMALARA YER BIRAKMAMALIYIZ”
Trump’a mesajı sorulan Stoltenberg, “Mesajım aynen söylediğim gibi. NATO’nun caydırıcılığının güvenilirliğini zedelememeliyiz. Bu hem yatırım yaptığımız yeteneklerle hem de nasıl iletişim kurduğumuzla ilgilidir. Çünkü caydırıcılık düşmanlarımızın aklındadır. Moskova’da hazırlığımız, kararlılığımız ve müttefiklerimizi koruma kararlılığımız konusunda yanlış hesaplamalara veya yanlış anlamalara yer bırakmamalıyız. Bunu yapmamızın nedeni çatışmayı kışkırtmak değil, NATO’nun 75 yıldır başarıyla yaptığı gibi çatışmayı önlemektir” dedi.

Stoltenberg, “Şunu da dikkate almamız gerekiyor. Duyduğumuz eleştiriler öncelikle NATO ile ilgili değil. Bu, NATO müttefiklerinin NATO’ya yeterince harcama yapmamasıyla ilgili ve bu geçerli bir nokta. ABD yönetimleri tarafından adil yük paylaşımı gereği Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın daha fazla harcama yapması gerektiği defalarca vurgulandı. İyi haber şu ki NATO müttefiklerinin yaptığı da tam olarak budur. Geçtiğimiz yıl savunma harcamalarında rekor düzeyde bir artış yaşandı ve şu anda 18 müttefik yüzde 2 veya daha fazla harcama yapıyor, giderek daha fazla müttefik yüzde 2’ye yaklaşıyor ve çok yakında ulaşacaklarına söz veriyorlar. Artık Avrupa’da rekor düzeyde harcamalar görüyor olmamız, bu mesajın bir etki oluşturduğunu gösteriyor. Avrupalı müttefikler ve Kanada harekete geçti, bunu yapmaya devam edeceklerine güveniyorum. Güçlü bir NATO, ABD için de önemlidir. Çünkü ABD’yi daha güçlü kılar. ABD hiçbir zaman tek başına bir savaşa girmedi. Her zaman müttefiklerle savaşırlar ve bu da ABD’yi daha güçlü kılar. NATO müttefikleriyle birlikte dünya ekonomisinin yüzde 50’sini ve dünya askeri gücünün yüzde 50’sini temsil ediyoruz. Yani bir arada durduğumuz, birbirimizi koruduğumuz sürece güvendeyiz, bir saldırıyı önlüyoruz ve güçlü bir transatlantik bağ ile değerlerimize sahip çıkmamızı sağlıyoruz” diye konuştu.