
1978 yılında Türkan Şoray’la başrolü paylaştığı “Sultan” filmindeki Kemal rolüyle yıldızı parlayan Bulut Aras, uzun yıllar sonra yürüyüş yaparken böyle görüntülendi.

71 yaşındaki usta oyuncu değişimiyle dikkat çekerken sevenlerine selam ve sevgilerini iletti: “Beni sevenlere, sayanlara selam ve sevgilerimi sunuyorum. Her şey için çok teşekkür ederim” dedi.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

DİĞER FOTOĞRAFLAR İÇİN İLERLEYİNİZ

BULUT ARAS KİMDİR?
15 Mart 1953’te Denizli’nin Yukarışamlı köyünde 10 çocuklu bir ailede doğdu. Çocuk yaşlarda pamuk tarlalarında ırgatlık yaptı.

Denizli Ticaret Lisesi’ni bitirdikten sonra, Marmara Üniversitesi Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldu.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>”ZİYARETLER AY SONUNA KADAR ÜCRETSİZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı açılış töreninde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihi yapının önümüzdeki ayın sonuna kadar ücretsiz şekilde ziyaret edileceğini duyurdu.
Erdoğan, “Yıldız Sarayı direnişin sembolü, sıradan bir yapı değildir, Osmanlı’nın en sancılı yıllarına tanık oldu” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabiatla uyumu, mimarisi ve Türk saray bahçeleri geleneğinin son örneği olan Yıldız Sarayı nadide bir eserdir.” ifadelerini kullandı.
Ayrıca Erdoğan, Yıldız sarayına girişlerin önümüzdeki ayın sonuna kadar ücretsiz olduğunu duyurdu.

YILDIZ SARAYI’NIN ÖNEMİ
Türk Osmanlı saray mimarisinin son örneği olan Yıldız Sarayı, Beşiktaş semtinin Yıldız tepesinde yer alır. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nden (1520-1566) itibaren padişahlar tarafından av sahası olarak kullanılan ve Hazine-i Hassa’ya kayıtlı bu araziye ilk kasrı Sultan I. Ahmed yaptırmıştır. 18’inci yüzyıl sonunda Sultan III. Selim, validesi Mihrişah Sultan için Yıldız Kasrı’nı, babası için de bir çeşme yaptırmıştır. Genellikle yaz aylarında Yıldız Köşkü’nde oturan Sultan Abdülaziz ise Büyük Mabeyn Köşkü’nü inşa ettirmiş, daha sonra dış bahçeye Malta ve Çadır Köşklerini, asıl kısmına da Çit Kasrı’nı eklemiştir.

SULTAN II. ABDÜLHAMİD YILDIZ SARAYI’NDA YAŞAMIŞTI
Sultan Murat’ın rahatsızlığı nedeniyle tahtan indirilmesinden sonra, kardeşi Sultan II. Abdülhamid’in (1876-1909) 33 yıllık saltanat devri başlamıştır. Sultan II. Abdülhamid; amcası Sultan Abdülaziz’in ve ağabeyi Sultan V. Murat’ın birbirini takip eden ikametlerine sahne olan Dolmabahçe Sarayı’nın deniz kıyısında bulunması ve bu sarayın denizden kuşatılması ihtimalini göz önünde bulundurarak, 7 Nisan 1877’de Yıldız’a taşınmıştır. Nisan 1877’de Yıldız’da aralıklarla ikâmet etmeye başlayan genç padişah, Ocak 1878’de temelli olarak Yıldız’a yerleşmiştir.
200 yıllık tarihiyle Yıldız Sarayı, Osmanlı’nın en sancılı yıllarına şahitlik etmiştir. Sultan 2. Abdulhamit’le özdeş hale gelmiştir. 2. Mahmut burayı yeni ordunun askerlerinin talimlerini izlemek için kullanmıştır. Yıldız Sarayına asıl hürriyetini kazandıran Abdülhamit Han olmuştur.

YILDIZ SARAYININ TARİHİ
Yıldız Sarayı kompleksi, Osmanlı Devleti’nin son sarayı olması açısından ayrı bir önem taşıyor.
Asıl şeklini Sultan II. Abdülhamid döneminde alan saray, 33 yıl boyunca devletin yönetim merkezi, Sultan’ın ve ailesinin ikametgahı olarak kullanıldı.
Köşkler, yönetim ve koruma yapılarıyla parklar bütününden oluşan Yıldız Sarayı, Sultan II. Abdülhamid’in 1909’da tahttan indirilmesiyle önemini yitirdi.
Son Osmanlı padişahı Sultan VI. Mehmed Vahdeddin döneminde de bir süre kullanılan saray, 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla kapılarını tümüyle dış dünyaya kapattı.

“İSTANBUL’DAKİ 3 BÜYÜK SARAYDAN BİRİ”
Basın toplantısında konuşan Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, “Bu saray İstanbul’daki 3 büyük saraydan bir tanesi. Bugüne kadar ziyaretçisiyle, toplumla buluşamamış bir saraydı. Çeşitli vesilelerle sık sık kamuoyunun gündemine gelmiş bir saray. Yaklaşık 100 yıldır kapalı olan bir sarayın toplumla buluşmasından bahsediyoruz. Bu sebeple tekrardan heyecanımızın altını çizmek istiyorum.
Yıldız Sarayı, 1924 yılından sonra çeşitli devlet kurumları idaresinde farklı misyonlarla ve farklı şekillerde değerlendirilmiştir. Bu nedenle esas olarak ziyarete açılamamış bir saraydır. Uzun yıllar belli kısımlarında bazı çalışmalar yapıldı fakat takdir edersiniz ki her kurumun, birbirinden farklı işletme düzenleri, restorasyon pratikleri ve imkanları var. Bu sebeple bu çalışmalar bir yeknesaklık kazanamamıştı ve toplumumuzdan uzak kalmıştı” dedi.

SARAYDA HANGİ ESERLER SERGİLENECEK?
İlk defa ziyarete açılacak yapılar arasında “Limonluk”, “Hamam”, “III. Selim Çeşmesi”, “Ada Köşkü” ve “Cihannüma Köşkü” de yer alıyor.
Sultan II. Abdülhamid’in hayatına, kişiliğine ve liderliğine ışık tutan eserler, onunla özdeşleşen, Avrupa ve Orta Doğu’nun en büyüklerinden olma özelliği taşıyan kütüphane ve marangozhanenin yanı sıra Yıldız Albümleri’nden seçilen fotoğraflar da ilk defa tarih ve sanat meraklılarının ilgisine sunulacak.
Kütüphane kısmında askeriyeden coğrafyaya, felsefeden casusluk romanlarına, astronomiden botanik ve zoolojiye kadar binlerce nadir eser gün yüzüne çıkarıldı.
İlk defa görülecek yazma eserler arasında “Muhibbi” mahlasıyla şiirler yazan Kanuni Sultan Süleyman’a ait divan, Matrakçı Nasuh’un, Kanuni’nin Irak seferini anlattığı kitap, KatipÇelebi’nin “Cihannüma”sı ve ünlü hattatlara ait Kur’an-ı Kerim örnekleri yer alıyor.

Başrollerinde Olgun Şimşek, Emre Kıvılcım, Meltem Akçöl, Özlem Conker, Hakan Boyav, Merih Öztürk’ün yer aldığı dizinin yapımcılığını Hasan Karul üstlenirken, yönetmen koltuğunda Ufuk Hakan Eren oturuyor.
KARA AĞAÇ DESTANI’NDA NELER YAŞANACAK?
‘Nerede bir güzellik varsa orada kavga vardır’ misali Kara Ağaç’ın kavgası da Harran’dan gelen genç bir adamla başlar. Harranlı Celal, bir avuç toprak için yakıp yıkmaktan, cana kıymaktan çekinmez. Diğer ağaları saf dışı bırakarak, maraba olarak geldiği Kara Ağaç’ta geniş topraklara sahip, kudretli bir ağa olur.
Celal Ağa’nın zulmüne uğrayanlardan biri de Kara Ağaç’a su getirmek için gece gündüz çalışan Osman Ağa’dır. Osman Ağa’nın karısı Raziye ve Celal Ağa’nın karısı Asiye Hatun hamiledir ve ikisinin de aynı anda doğumu başlar. Kara Ağaç’ın geleceği dünyaya aynı anda gelen iki bebek ‘Ömer’ ve ‘Sultan’ ile dönüşü olmayan bir şekilde değişir.
Yıllar geçer, Ömer herkes tarafından sevilen, Kara Ağaç’ı daha mamur hale getirmek için canla başla uğraşan bir genç olur. Yörede çökmesi uğursuzluk sayılan deve, yaklaşan fırtınanın habercisi gibidir. Sultan ise yıllar sonra Kara Ağaç’ın sonunu getirecek bir haberle geri gelir. Böylelikle Ömer ile Sultan’ın kaderleri yeniden kesişir.
KARA AĞAÇ DESTANI DİZİSİNİN MERAK EDİLEN KARAKTERLERİ!
Celal Ağa (Olgun Şimşek): Hırslı ve sert mizaçlı bir adam olan Celal Ağa’nın tüm derdi toprakları ve kurduğu ağalık düzenidir. Geleneklerine ve sahip olduklarına sıkı sıkıya bağlıdır, dolayısıyla bunların hiçbirini kaybetmek istemez. Buna göz dikilmesi durumunda yapabileceklerinin bir sınırı yoktur.
Ömer (Emre Kıvılcım): Celal Ağa’nın tek oğlu olan Ömer cesur ve yiğit olduğu kadar adaletli ve merhametlidir. Kara Ağaç Ovası’nın bereketsiz topraklarını yaptığı çalışmalarla geliştirmiş ve bir cennete dönüştürmüştür. İşçilerin sevip saydığı herkesin ağa olmasını istediği kişidir.
Sultan (Meltem Akçöl): Osman Ağa’nın kızıdır. Kararlı, cesur ve hırslı bir kadın olan Sultan, annesi Raziye ile birlikte Kara Ağaç’tan sürülmüş, memleketine döneceği günün hayalini kurmuştur.
Asiye (Özlem Conker): Herkesten gizlediği büyük sırrın derin suçluluğunu ve acısını yaşamaktadır. Öyle zor günler geçirmiştir ki hayat neşesini kaybetmiştir. Gözü hep yollarda, köye gelen her yabancıda bir cevap aramaktadır.
Devranoğlu Latif Bey (Hakan Boyav): Devranoğulları bin yıldır Kara Ağaç topraklarında var olan köklü bir ailedir. Bu sebeple Latif Bey, Celal Ağa’yı içten içe küçümser. Tam bir strateji dehasıdır. Adımlarını temkinli ve derinden atar. Celal Ağa’nın aksine öfkesine yenilmeden hareket eder.
Gülnaz (Merih Öztürk): Devranoğlu Latif Bey’in büyük kızıdır. Oldukça güzel ve alımlı bir kızdır. Duygularına ket vurmaz. Ailesinin sıcak bakmayacağını tahmin etmesine rağmen Ömer’in en yakın arkadaşlarından biri olan Merdo’nun aşkına karşılık vermekten çekinmez.
Paşa Kadın (Ayten Uncuoğlu): Kara Ağaç’ın bilge kişisi ve şifacısıdır. Köylülerin ‘Paşatepe’ diye adlandırdığı tepedeki bir mağara oyuğunda yaşar. Celal Ağa’nın topraklarının içinde kendi mülkiyeti olan tek kişidir. Celal Ağa dahil herkesin çok büyük saygı duyduğu biridir.
]]>