Fazla kilo ve obezite kanser riskini artırıyor. İsveç’te kanserle ilgili yaklaşık 40 yıllık bir süreçte 4 milyondan fazla kişinin verileri incelenerek yapılan araştırmada, vakaların yüzde 40’ının aşırı kilo ile bağlantısı tespit edildi. Araştırmada 30’un üzerinde kanser çeşidi obeziteyle ilişkilendirildi.
“OBEZİTE ASLINDA BİRÇOK SİSTEMİMİZİ ETKİLİYOR”
Obezitenin birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi kanser tehlikesini de beraberinde getirebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Mehmet Artaç, “Son zamanlarda obeziteyle ilişkili kanserlerin arttığı ve obezitenin aslında sanıldığından daha fazla birçok kanserle ilişkili olabileceğine dair yeni yayınlar ortaya çıktı. Özellikle İsveç’te yapılan bir araştırmada, sadece 13 kanserin değil, bunun dışında 30’un üzerinde kanserin obeziteyle ilişkili olabileceği ortaya konmuştu. Tabii aslında bu sonuçlar çok sürpriz değil. Obeziteyle çok ilişkili olduğunu bildiğimiz kanserler, kolon kanseri, endometriyum kanseri, meme kanseri gibi kanserler obeziteyle ilişkili. Ama obezite tabii ki aslında birçok sistemimizi etkiliyor. Obeziteyle birlikte bir insülin direnci oluyor. Büyüme faktörleri, salınımı artıyor. Yine obeziteyle birlikte obez hastalarda yanlış beslenme, aşırı beslenme sonucunda bağırsak florasındaki mikrobiyota dediğimiz floradaki değişiklik ve bunun çeşitliliğinin değişmesi immün sistemi, bağışıklık sistemini de zayıflatabiliyor ve bu bağışıklık sisteminin zayıflaması tabii ki kanser gelişimini kolaylaştırabiliyor” dedi.

“BİRÇOK SEBEP, KANSERLEŞMEYİ ETKİLİYOR”
Prof. Dr. Artaç, “Obeziteyle ayrı bir mücadele, obezite sadece kardiyovasküler hastalıkları, şeker, diyabet gibi metabolik hastalıkları tetiklemiyor aynı zamanda kanser için de önemli bir etiyolojik faktör. Tabii kanser deyince böyle tek bir sebebi, nedeni ortaya koymak mümkün değil. Birçok sebep, kanserleşmeyi tetikliyor. Ama tabii ki sigara ve obezite burada iki önemli parametre gibi duruyor. Dolayısıyla ne yediğimiz ve yapımız, aktivitemiz, hareketliliğimiz kanser gelişiminde önemli bir etkileyici faktör gibi görünüyor” şeklinde konuştu.

“KANSERİN YÜZDE 80 İLE 90’I BİR TAKIM ÖNLENEBİLİR SEBEPLER YÜZÜNDEN”
Erken teşhis kadar önlemlerin de hayati önem taşıdığının altını çizen Prof. Dr. Mehmet Artaç, “Erken teşhis hayat kurtarır ama erken teşhisten öte hastalığa yakalanmamak için neler yapabiliriz, hangi tedbirleri alabiliriz? Bu da çok önemli. Dolayısıyla birincil korunma önemli. Sağlıklı beslenme, hareketlilik, spor yapmak ve sigaradan ve alkolden uzak durmak bizim kansere karşı kendimizi korumaya alabileceğimiz en önemli koruma yolları. Tabii kanser nedenlerine baktığımızda bu nedenlerin yüzde 10’unun ancak genetik nedenlerle ilişkili olduğunu görüyoruz. Yani aslında kanserin yüzde 80 ile 90’ı bir takım önlenebilir sebepler yüzünden olmakta. O yüzden de bu önlenebilir sebepler üzerine toplumu bilgilendirmek önemli” diye konuştu.
]]>TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, artık hem kurumsal hem de bireysel yayıncıların her gün yüz binlerce içeriği kitlelere sunduklarını söyledi.

Sobacı, bu içeriklerin büyük çoğunluğunun anlık tüketime göre hazırlandığını belirterek, “Küresel izleyici kitlesini yakalamaya yönelik içerik mücadelesine şahitlik ettiğimiz bu dönemde; insanları anlamlı, aile ve değer odaklı yapımlara çekmek büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, en büyük görev kamu yayıncılarına düşüyor. Günümüzde, kamu yayıncıları bir yandan kültürel, manevi, ahlaki değerlere sahip çıkmak öte yandan yenilikçi olmak zorunda.” dedi.
Bu içerik mücadelesinin, teknolojik gelişmelerle beraber dijital dünyada devam ettiğine işaret eden Sobacı, “Sınırsız bir özgürlük alanı gibi görülen bu dünya, kamu yayıncılarının özellikle eğilmesi ve güçlü bir şekilde var olması gereken bir saha. Çünkü dijital dünya ahlaki sınırları tanımayan, anlamı daraltan, derinlikli düşünmeyi zayıflatan formatlara ev sahipliği yapmaya çok elverişli.” diye konuştu.

– “TABİİ ARACILIĞIYLA KENDI HIKAYELERİMİZLE ANLATMAYI VE BU YOLLA ÜLKEMİZİN TANITIMINA KATKI YAPMAYI ÖNEMSEDİK”
Sobacı, TRT olarak bu farkındalıkla bir platform kurma amacıyla yola çıkmadan önce detaylı piyasa araştırmaları yaptıklarını aktararak, şöyle devam etti:
“Rakiplerimizin yönelimlerine ve izleyicilerin bunları ne kadar benimsediğine baktık. Araştırmalarımız neticesinde sistemin en güçlü temsilcileri olarak öne çıkan Amerika menşeli iki platformun Türkiye’deki abone sayısının o dönem 6 milyonu aştığını, buna karşın ülkemize özel ürettikleri içeriklerin sayısının oldukça sınırlı olduğunu gördük. Bu sınırlı sayıdaki yapımlar ise milli ve manevi hassasiyetlerimizle ve insani bakışla örtüşmeyen yapımlardı. Türkiye’nin milli ve manevi değerleriyle ve toplumsal dokusuyla bağdaşmayan pek çok içerik bu platformlarda öne çıkıyor ve değerlerimizi erozyona uğratıyordu. Böyle bir ortamda Türkiye’nin kamu yayıncısı TRT olarak, izleyicilerimize temiz, aile odaklı ve kaliteli içeriği dijital dünyada da ulaştırmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Ülkemizin kendine özgü uluslararası bir içerik platformuna sahip olmasının yadsınamaz bir gereklilik olduğuna kanaat getirdik.”
Tüm yayın ve yapımları hazırlarken insanların anlam dünyalarını zenginleştirmek amacıyla hizmet ettiklerinin altını çizen Mehmet Zahid Sobacı, “Bunu da her yaş grubuna ve ilgiye uygun temiz içerik üretimine odaklanarak gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda, tabii’yi oluştururken insanlara güvenli dijital evleri gibi hissettikleri bir ortam sunmak gayesiyle yola çıktığımızı söyleyebilirim. Ayrıca tabii aracılığıyla Türkiye’nin milli, manevi ve kültürel değerlerini doğrudan kendi hikayelerimizle anlatmayı ve bu yolla ülkemizin tanıtımına katkı yapmayı önemsedik.” ifadelerini kullandı.

– “TABİİ SADECE BİR TRT PROJESI DEĞIL, TÜRKİYE CUMHURIYETİ’NİN BİR PROJESİDİR”
Sobacı, kurum olarak dijital platform sektörüne iddialı bir giriş yapmayı görev olarak kabul ettiklerini ve bu anlamda tabii’yi hayata geçirdiklerini vurgulayarak, “tabii sadece bir TRT projesi değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir projesidir. tabii’nin çok önemli bir diğer özelliği ise tüm yazılımın ve teknik alt yapısının yerli ve milli olmasıdır.” dedi.
Dijital platformların çoğunlukla Batı kaynaklı olduğunu ve bu platformların da izleyicilere kaçınılmaz bir dayatma sunduğunu belirten Sobacı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu platformlarda var olmak istiyorsanız, çoğunlukla onların hassasiyet gösterdiği hususlara değinmek zorundasınız. İçeriklerinizi onların beklentileri doğrultusunda şekillendirmek mecburiyetindesiniz. Yani örtülü veya açık biçimde, bilinçli ve sistematik olarak bir değerler setinin dünyaya dayatılması durumuyla karşı karşıyayız. Özgürlük adı altında, belirli kavramların ve değerlerin yüceltilmesi durumu olarak da ifade edebiliriz bunu. Ve maalesef bu durum, uçların ve ismini zikretmek istemediğim sapkınlıkların normalleştirilmesini de kapsıyor. Hal böyleyken, özgün, temiz, aile odaklı, kültürel zenginliği gözeten içeriklerin önemi ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, tabii ile biz, mevcut dayatmacı düzene itiraz ediyor ve şerh düşüyoruz. Bunu da bu dayatmalara karşı alternatifsiz kalan, farkında olmadan kültürel yıkıma maruz bırakılan izleyicilere, özgün ve temiz içerikler sunarak yapıyoruz. Yıllardır tek kaynaktan beslenen yapım dünyasında, hiç hesaba katılmayan 5 milyar insana, hikayelerini anlatacağı bir platform sunuyoruz. Dolayısıyla, daha adil bir dünya için mücadele eden Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, tabii ile dijital alanda da daha adil bir dünya mümkün diyoruz.”
– “YAPIMLAR KONUSUNDA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUZ”
Sobacı, platformun bir yıllık sürecine ilişkin de “Üye sayımızın 4 milyonu geçtiğini ve yıllardır sektörü elinde tutan dev markalar ile yarışır hale geldiğimizi düşünürsek, tabii’nin bir yıl gibi kısa sürede oldukça önemli bir başarı elde ettiğini söyleyebilirim. Elbette bu başarıda, Türkiye’de uluslararası markalara rakip olacak yapıyı kurabilecek güç ve donanıma sahip tek kurum olan TRT markasının payı büyük. Zira TRT son yıllarda dizi film ve sinema denince tartışmasız olarak ilk akla gelen isim. Bu alana yaptığımız yatırımlar sayesinde Türkiye’de dizi film sektörünün standardını yükselttiğimizi gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Artık tüm bu içeriklerimizi tabii çatısı altında topluyoruz.” şeklinde konuştu.

tabii’de 30’un üzerinde orijinal yapım ve 20 bin saati aşkın içerik bulunduğu bilgisini veren Zahid Sobacı, “Şu anda bu içeriklerimizi abonelerimize Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca olmak üzere 5 dilde sunuyoruz. Bunun yanı sıra pek çok ödüllü yabancı içeriği de tabii aboneleriyle buluşturuyoruz. Hem teknik hem de içerik olarak yüksek kriterlerde yapımları tercih ettiğimiz için orijinal içeriklerimiz dışındaki yapımlar konusunda çok hassas davranıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sobacı, tabii’nin yolculuğunda yeni projelere de değinerek, şunları kaydetti:
– “ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE İÇERİKLERİMİZİN ZENGINLİĞİNİ ARTTIRACAĞIZ”
TRT’nin yoğun çabaları sayesinde yıllar içerisinde oluşmuş bir tür üretim ekosistemin bulunduğunu vurgulayan Sobacı, “TRT’nin bir kamu yayıncısı olarak yola koyulduğu günden beri, hep en iyisini ararken kurduğu bir ekosistem bu. Son yıllarda yoğun bir şekilde ortak yapımlarla hem Türk hem de dünya sinemasının gelişimine katkı veren destekler; yeni yönetmen ve yapımcıların yetişmesi için hem amatör hem profesyonel yetenek hazinemize yönelik düzenlediğimiz etkinlikler; kısa film ve belgesel alanında gerçekleşen uluslararası düzeyde festivaller ve ‘TRT dizisi’ kavramını sektöre kazandıran kaliteli diziler bu ekosistemin oluşmasını sağlayan başlıca unsurlar. Biz büyüdükçe, bu ekosistem de büyüyor ve gelişiyor. Ekosistem geliştikçe bizim seçeneklerimiz de artıyor ve bu seçenekler insanımıza değer olarak geri dönüyor. tabii, yıllar içinde kurduğumuz bu ekosistemin karşılığını çok kısa sürede aldığımız bir platform oldu. Bir yıl gibi kısa bir sürede, 30’dan fazla orijinal yapım üretmek başka bir şekilde açıklanamaz. Üstelik bu yapımların senaryodan yönetmenliğe, oyunculuktan kurguya kadar her aşamasında çok kıymetli işler çıkartıldığını görebilirsiniz.” dedi.
Sobacı, tabii’nin gelecek hedeflerine ilişkin de şu bilgileri verdi:
Bir ülkenin gücünün yalnızca siyasi ve ekonomik alanlara odaklanarak anlaşılamayacağına işaret eden Sobacı, “Güçlü devlet olabilmenin ön şartlarından biri, yapım ve yayın alanında da güçlü olmaktır. 21. yüzyıl Türkiye’nin yüzyılıdır ve TRT olarak bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun yayıncılık alanındaki temsilcisiyiz. Bu bilinç ve ülkemizin daha adil bir dünya için verdiği şahsiyetli mücadeleden aldığımız ilhamla, dünyaya yapılan tek yönlü içerik akışının hakimiyetine son vermek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini sözlerine ekledi.
Sosyal medyada da oldukça etkili olan tabii’nin 5 dilde hizmet veren hesapları dünyanın dört bir yanından 7 milyonu aşan takipçileriyle etkileşim kurdu ve yaptığı paylaşımlarla ses getirdi.
“TABİİ’NİN KISA SÜREDE ELDE ETTİĞİ BAŞARILAR, GELECEKTEKİ DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN HABERCİSİDİR”
Dev rakiplerinin arasında hızlıca ivme kazanarak izleyiciyle güçlü bir bağ kuran tabii’nin 1. yılı için açıklamada bulunan TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, gelinen aşamaya dikkat çekti: “Türkiye’nin uluslararası dijital platformu tabii olarak, insanlara güvenli dijital evleri gibi hissettikleri bir ortam sunmak gayesiyle yola çıktık. Bu yolculuğun henüz birinci yılında, 4 milyondan fazla üyeye ulaşmış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Gücünü hikâyelerimizden alan tabii’de yer alan 30’dan fazla orijinal yapımımız ve 20 bin saati aşkın içeriğimizle, her yaştan ve gruptan insana hitap ediyoruz. Geldiğimiz noktada, uluslararası erişilebilirlik misyonumuz doğrultusunda içeriklerimizi birden fazla dilde yerelleştiriyor; güvenilir, aile dostu ve temiz içeriklerimizle yakında tüm dünyada izlenebilir olmayı hedefliyoruz. Gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki; tabii’nin kısa sürede elde ettiği başarılar, gelecekteki daha büyük başarıların habercisidir.”

TABİİ, YENİ İŞ BİRLİKLERİYLE BÜYÜYOR
Kurulduğu günden bugüne çeşitli iş birliklerine imza atan tabii’nin paydaşlarından biri de Türk Hava Yolları oldu. THY ile varılan anlaşma neticesinde tabii’nin büyük ses getiren orijinal yapımları, artık THY’nin uluslararası uçuşlarında özel bir kategoride alt yazı ve dublaj seçenekleriyle izlenebiliyor.
Bunun yanında tabii, yeni iş birliklerine kapı açmak üzere geniş yelpazedeki içerikleriyle sektör profesyonellerini bir araya getiren Cannes MIPCOM, Dubai International Content Market ve Asia TV Forum Market gibi uluslararası etkinliklerde de boy gösterdi ve tabii’nin benzersiz hikâye anlatıcılığı ile hayata geçirdiği orijinal yapımlar bu etkinliklerde büyük ilgi gördü.
YENİ SÜRPRİZLER GELİYOR
tabii, orijinal içeriklerini çoklu dil seçeneğiyle Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca olmak üzere 5 farklı dile kadar izleyicilerine sunuyor. tabii yakın gelecekte tüm içeriklerini ve uygulamalarını daha fazla sayıda pazara açacak. Şu anda 30’un üzerinde orijinal yapıma ev sahipliği yapan platforma ses getirecek yeni orijinal yapımlar da eklenecek. Bunun yanında heyecanla beklenen bazı orijinal yapımların yeni sezonları, festivallerden ödüllerle dönen yeni lisanslı filmler, diziler ve belgeseller de yine tabii’de olacak.
UEFA MAÇLARI 3 SEZON TABİİ’DE
Ayrıca TRT ekranlarında yayınlanan birbirinden heyecanlı spor müsabakalarının canlı olarak izlenebildiği tabii, önümüzdeki sezondan itibaren TRT 1 ve TRT Spor ile birlikte 3 yıl boyunca UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Konferans Ligi maçlarına ev sahipliği yapacak. Bu turnuvalarda en fazla sayıda maç ise yalnızca tabii’den yayınlanacak.
]]>
‘BU ÖRGÜTÜ DE BU SENE HALLEDECEĞİZ’
Güler, daha sonra çarşıdaki AK Parti Gençlik Kolları’nın bulunduğu yere geçip, burada gençlerle sohbet etti. Onların sorularını da yanıtlayan Güler, TUSAŞ’ın Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde açmış olduğu tesisi hatırlattı. Güler, bir gencin, “Terör bitecek mi?” sorusu üzerine de, “Bu terör bir bela başımızda ama dünyadaki en pahalı arazide yaşıyoruz. Bunun bir bedeli olacak. İşte böyle bir bedel ödüyoruz. Bir taraftan en güzel işte 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede yaşıyoruz, aynı anda 4 mevsimi yaşayabiliyorsun. Anlatabiliyor muyum? Her şeyi vermiş Allah, her türlü maden var ve böyle sizler gibi insan kaynağımız var. Tabii ki bu herkesi rahatsız ediyor. Artı, işte ülkemizin son yıllardaki, özellikle son 20 yıldaki hızlı gelişimi, hızlı büyümemiz, bunlar herkesi rahatsız ediyor çevremizde. İnşallah bu örgütü de bu sene halledeceğiz.”
“ORTAK HAREKAT MERKEZİ KURULACAK”
“Güler, 14 Mart’ta Irak Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Bağdat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın katılımıyla gerçekleştirilen güvenlik zirvesiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Güler, zirvenin çok olumlu geçtiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu PKK terör örgütüyle 40 yıldır mücadele ediyoruz. Fakat 40 yıldır bu Irak yönetimi maalesef bu heriflere ne bir terör örgütü diyebildiler ne işte bunu yasaklayabildiler. Kendi ülkelerinde böyle bir örgüt yaşıyor ve hiç rahatsızlık duymuyorlar. Ama bundan önce aralık ayında bir görüşme yapmıştık Ankara’da. O görüşmede de tabii bu konunun üzerinde çok aşırı şekilde duruldu ve bu Irak’a son Bağdat gezisine gittiğimizde de Irak yönetimi terör olduğunu ilk defa kabul etti ve bunu da deklare etti.
Tabii bu bizim için sevindirici bir şey. İnşallah bundan sonra onlarla ortak çalışmalarımız olacak, ortak bir harekat merkezi kuracağız. Erbil yönetiminin buna bakışı çok olumlu. Ama asıl bu çalışmalar, sadece terör örgütünün yasaklanması değildi.
Orada 5-6 tane daha enerji, tarım, hayvancılık, su işleri dahil bunlarla ilgili her birinde yeni birer komisyon kurulacak ve bu karşılıklı çalışmalarla bu konuların hepsinde gelişmeler elde etmek için çalışmaları sürdüreceğiz. Bunların tabii Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden geçip Avrupa’ya gidecek olan ‘Kalkınma yolu’ diye bir proje var. Duydunuz tabii hepiniz, mutlaka bilin bunu. Çünkü Türkiye’mizin gelecekteki en önemli işi bu. Türk şirketleri tercihli olarak oralarda iş yapacaklar; 4 tane otoyol, 4 tane demir yolu yanında, 8 tane yolla Çin’den gelen bütün mallar, işte bu kalkınma yolu vasıtasıyla Avrupa’ya taşınacak
]]>BABA CİHANTİMUR SERBEST BIRAKILDI
Olayla ilgili bugün T.C.’nin babası Bülent Cihantimur İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek savcılıkta ifade verdi. Baba Cihantimur, ifadesinin ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

ACİ AİLESİNİN AVUKATINDAN AÇIKLAMA GELDİ
Bülent Cihantimur’un ifadesinin ardından Aci ailesinin avukatlarından Burak Erden İstanbul Adalet Sarayı önündeki Çağlayan Meydanında basın açıklaması yaptı.
Avukat Erden, T.C.’nin babası Bülent Cihantimur’un ifadesinin alınmasıyla ilgili bilgi verdi.
‘ÜÇ GÜNDE BİR İMZA ATMA ŞEKLİNDE BİR ADLİ TEDBİR KARARI ALINDI’
Erden, “Şüpheli Bülent Cihantimur hakkında haftada üç günde bir imza atma şeklinde bir adli tedbir kararı alındı. Kendisi ifadesini verdi. Eylem hanımla beraber hiç havalimanına gitmediğinden bahsetti. Hatta kendilerinin iş yerlerine doğru gitmek için anlaştıklarını, evden o onun için çıktıklarını, o şekilde anlaştıklarından bahsetti.” dedi.
Erden, şöyle devam etti:
“Tabii burada şöyle bir durum var. Kendi şoförü havalimanı güzergahında aracının şarjının bittiğini, çok net bir şekilde o güzergahları tek tek savcılık belirlemiş, anlatmış. Hiçbirisi ev ile iş arasındaki güzergah değil, havalimanı güzergahı üzerinde. Aracın şarjının bittiğini kendi şoförü ifade ediyor. Tabii kendisi böyle bir ifadede bulunmamış. Kendisinin oğluyla da hiçbir şekilde irtibat kurmadığından bahsetmiş. Tabii bunları samimiyetsiz buluyoruz yani kendi oğlu sonuçta 5 yaşında bir çocuk değil 17 yaşında. O zamandan bu zamana kadar irtibat halinde olduklarını düşünüyoruz. Diğer türlüsü de hayatın doğal akışına aykırı. Fark farklı ifadeleri var tabii. Uzun bir ifadede bulunmuş kendisi. Adli tedbir uygulanacak. Haftada üç gün pazartesi, çarşamba, cuma günü gibi gördüm.”

‘CEM GARİPOĞLU MÜNEVVER KARABULUT’U KATLETTİĞİNDE 17 YAŞINDAYDI’
“Hiçbir şekilde temas kurmadığından bahsetmiş. Biraz önce de söyledim beş yaşında çocuk değil, 17 yaşında bir çocuk. Şunu da unutmamak lazım, Cem Garipoğlu, Münevver Karabulut’u katlettiğinde 17 yaşındaydı. Yani bu 17 yaşından bahsettiğimiz insan…” diye konuşan Erden, “Yani çok küçük ve hukuken 18 yaşının altında bir çocuk.” dedi.
‘SAMİMİYETSİZ BULUYORUZ AÇIKLAMAYI’
Bu durumda ayrımların olduğundan bahseden Erden, “15-18 yaşın altında diyerek ayırabiliriz. Birçok ayrımı var. Ameliyattan sonra evine geçmiş sanırım. Tam orasını hatırlamıyorum yani biraz önce okudum ifadeyi. Annesi Eylem hanım haber vermiş. Kendisi gitmiş tabii ki hani bir şok halinde gitmiş. Ama ondan sonraki süreç biz iş yerimize çıktık diye anlaşmışlar. Tabii bunları samimiyetsiz buluyoruz. Niye evden eşyayı alıp niye iş yerine gidersin o saatte. Tabii Ayşe Ceren tutuklanan çalışanıyla ilgili de ifadelerde bulunmuş. Resmen biraz daha ileri gitse ben Eylem hanımı da tanımıyorum, Ayşe Ceren’i de tanımıyorum diyecek. Belki oğlunu bile tanımıyorum diyecek yani tabii samimiyetsiz buluyoruz bu açıklamayı.” şeklinde konuştu.
TRT’nin Türk dizilerine yönelik uluslararası talebi karşılamak ve değişen izleme alışkanlıklarına çözümler sunmak amacıyla kurduğu dijital platform “tabii” her an her yerde ulaşılabilir olma sözünü şimdi de gökyüzüne taşıyor. Kısa sürede etkileyici bir abone sayısına ulaşan tabii ile Türk Bayrağı’nı dünyanın her köşesinde dalgalandıran Türk Hava Yolları arasında yapılan anlaşma ile, zengin ve orijinal bir tabii seçkisi Türk Hava Yolları yolcularıyla buluşuyor. İlk etapta İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca yabancı dil seçenekleriyle tarihi dizilerden komediye, polisiyeden aksiyona kadar tabii’nin büyük merakla izlenen dizilerinden oluşan bu özel seçki, Türk Hava Yolları’nın uluslararası uçuşlarını daha da keyifli hale getirecek.
tabii, yolculuk keyfine keyif katıyor
tabii ile Türk Hava Yolları arasında yapılan iş birliği neticesinde Şubat 2024 itibarıyla uçak içi eğlence sistemine 12 adet tabii orijinal içeriği eklenerek, bu içerikler altyazı ve dublaj seçenekleriyle yolcuların hizmetine sunuldu. Bu özel seçkide yer alan hoşgörü ve barışın timsali Mevlana’nın hayatının anlatıldığı “Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî”, Türk Hava Kuvvetleri ve savaş pilotlarının aksiyon dolu hikâyelerini paylaşan “Hür”, yepyeni maceraları, yüksek mizah dozu ve eğlenceli oyuncu kadrosuyla “Organizasyon Bizim İşimiz” ve psikolojik gerilim türünde ünlü isimleri buluşturan “Son Gün” gibi yapımların yanı sıra “Yardımcı Oyuncu”, “Kuzgun”, “Aşkımız Yeter”, “Adalet”, “Küçük Dahi İbn-i Sina”, “Eyvah Ramazan Bey”, “Hay Sultan” ve “Kızılelma: Bir Fetih Öyküsü” gibi farklı beğenilere hitap eden tabii orijinal dizileri yolculuk keyfine keyif katıyor.
TRT Genel Müdürü Sobacı: “Türk Hava Yolları ortaklığı ile, yeni pazarlara yönelik deneyimlerimizi zenginleştiriyoruz”
Her geçen gün genişleyen filosuyla dünyada en fazla ülkeye uçan havayolu unvanına sahip Türk Hava Yolları ile iş birliklerinin tabii’nin tanıtımına büyük katkı sağlayacağını belirten TRT Genel Müdürü Mehmed Zahid Sobacı, “Bizi Birleştiren Hikayeler” mottosuyla yolculuğuna başlayan tabii’nin bu hikâyeleri dünyaya anlatacağını vurgulayarak şunları kaydetti:
“Türk yapımlarına yönelik küresel talep, bilhassa son 10 senedir katlanarak artıyor. İzlenme alışkanlıklarının dijital platformlara doğru kaydığı günümüz dünyasında “tabii”, küresel yayın pazarında Türkçe içeriklere yönelik artan talebi karşılamak üzere yolculuğuna başladı. Biz tüm yapımlarımızda olduğu gibi tabii orijinal içeriklerinde de tarihimizi, geleneklerimizi, millî ve manevi değerlerimizi, kültürel zenginliğimizi anlatıyoruz. Bunun yanı sıra yapım dünyasında hesaba katılmayan, kendi hikâyesini anlatamayan 5 milyar insanın gerçek hikayelerini izleyicilerimizle buluşturuyoruz. Türkiye ve dünya için güvenilir, aile odaklı ve temiz içerikler sunuyoruz. Türk Hava Yolları ve tabii arasındaki iş birliği neticesinde, artık dünyanın dört bir yanından yolcular seyahatleri esnasında tabii’deki bu içerikleri izleme olanağı buluyorlar. Bu sayede farklı ülkelerden izleyicilere ulaşıyor ve ülkemizi en iyi şekilde tanıtma imkânına erişiyoruz.”
Her kesime ve beğeniye hitap eden tabii, kısa sürede 3,5 milyonu aşkın üyeye ulaştı
TRT’nin içeriklerine yönelik uluslararası talebi karşılamak amacıyla kurduğu dijital platformu tabii, 30 orijinal diziyle girdiği dijital yayıncılık pazarında kısa sürede 3,5 milyondan fazla üyeye ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Mayıs 2023’te yayın hayatına başlayan tabii’nin içinde yaşadığımız hayatın zenginliğini yansıtan, pek çok farklı türdeki içerikleri her kesimden ve yaş grubundaki izleyiciden yoğun ilgi gördü. Geniş içerik yelpazesi ile tarihi figürlerin hayatlarından süper güçlere sahip kahramanların mücadelelerine; aksiyon dolu yapımlardan distopik dramalara, çocuklar için animasyonlardan gençler için eğlenceli içeriklere kadar uzanan yayın hizmeti ile tabii, izleyicilere yeni bakış açıları sunan bir hikaye anlatıcılığı vadediyor. Yayın hayatına başladığı gün itibarıyla en fazla sayıda orijinal yerli diziye sahip olan tabii, yeni dizileri izleyicilerle buluşturmayı sürdürüyor.
tabii, Türkiye’de tabii uygulaması veya www.tabii.com üzerinden ücretsiz olarak izlenebiliyor
20.000 saate varan yüksek kaliteli ve aile dostu içerik sunan TRT’nin dijital platformu tabii, iOS ve Android’deki uygulama mağazalarında yer alan tabii uygulamalarından, Android ve iOS destekli çeşitli akıllı cihazlardan, www.tabii.com aracılığıyla bilgisayarlardan ve akıllı TV’lerden izlenebiliyor. İlk etapta İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca dil seçeneklerinin yer aldığı tabii’ye uygulama veya site üzerinden ücretsiz olarak üye olduktan sonra tüm tabii içeriklerine, TRT kanallarının canlı yayınlarına ve TRT’de yayınlanan dizilerin tekrarlarına erişilebiliyor. Uluslararası alanda ilk test yayınlarına seçili ülkelerde başlayan tabii, 2024’ün ilerleyen dönemlerinde daha fazla sayıda pazarda kullanıma sunulacak.
]]>İzleyicileri için pek çok farklı türde içerikler ve özel seçkiler sunan tabii, yarıyıl tatili heyecanını yaşayan çocukları da unutmadı. Her yaştan ve her beğeniye yönelik içerikleriyle şimdiden 3 milyon aboneyi aşan tabii, bu kez de yarıyıl tatili için hazırladığı “tatil eğlencesi” seçkisini genç izleyicileriyle paylaşıyor. Türkiye’nin dijital platformu tabii’nin ailece ve güvenle izlenebilecek macera ve eğlence dolu içerikleri tatil anılarını daha da renklendirecek.

TABİİ’NİN SEVİLEN DİZİLERİ YARIYIL TATİLİNDE ÖĞRENCİLERLE BULUŞUYOR
Tozkoparan İskender ve arkadaşlarının karanlık güçlere sahip Gölge’ye karşı verdiği amansız mücadelenin anlatıldığı tabii orijinal dizisi “Tozkoparan İskender: Gölge”, yeni bölümleriyle çok yakında tabii’de izleyicilerle buluşacak. Tozkoparan İskender’in muazzam okçuluk kabiliyetlerinin yanında birtakım özel güçlere de sahip olduğu dizide, yenilmez okçu İskender ve Tozkoparanlar teşkilatı gelecekten gelen Gölge adında bir düşmanla karşı karşıya geliyor.
tabii’nin ilgiyle izlenen orijinal yapımı “Küçük Deha İbn-i Sina”, büyük düşünür, matematikçi ve tıp bilgini İbn-i Sina’nın çocukluk günleri ele alıyor. 990 senesinde Buhara şehrinde ailesiyle yaşayan on yaşındaki Sina, çağının ötesinde bir zekâya sahiptir. Yaşıtları gibi oyun oynamak yerine felsefe, matematik, astronomi ve tıp alanında araştırmalar yapar. Küçük Dahi İbn-i Sina’nın 2.sezonu çok yakında tabii’de.
GİŞE REKORTMENİ ANİMASYONLAR DA TABİİ’DE YAYINLANACAK!
tabii’nin “tatil eğlencesi” seçkisinde çok sevilen, sinemada vizyona girdikleri dönemde gişe rekorları kıran yapımlar da çocuklarla buluşuyor. Çocukların hayranı olduğu Rafadan Tayfa’nın ikinci sinema filmi olan TRT ortak yapımı “Rafadan Tayfa Göbeklitepe”, Akın’ın ve Rafadan Tayfa ekibinin Şanlıurfa’ya doğru macera dolu bir yolculuğa çıkmalarını konu alıyor. Riyah adlı tayın, annesini bulmak için Mekke’den Medine’ye doğru bir yolculuğa çıkmasını konu alan TRT ortak yapımı “Tay” filmi ve TRT Çocuk’un sevilen kahramanlarından Aslan’ın, yerli üretim eğitim uçağı HÜRKUŞ’la çıktığı macerayı konu alan TRT ortak yapımı “Aslan Hürkuş Kayıp Elmas” filmleri de tabii de çocuklarla buluşacak.
Şarkıları ve üç boyutlu animasyonlarıyla çocukların gündelik deneyimlerini merkeze alan bir dünya yaratan Cocomelon serisi ise, okul öncesi dönemdeki çocukların harfleri, sayıları, hayvanları ve renkleri öğrenmesinin yanı sıra sosyal becerilerinin gelişmesine de yardımcı oluyor.
TABİİ’DEN KARNESİNİ ALAN ÖĞRENCİLERLE BÜYÜK SÜRPRİZ!
tabii’nin bu özel seçkisinde yer alan yapımlar bunlarla da sınırlı değil. Kod Adı Kırlangıç, Süper Golcüler, Asi Prenses, Blippi, Şef Rokanın Lezzet Dünyası, Dijital Tayfa, Arpo, Sharksons Ailesi, Aslan Parçası Cesur, Kaptan Pengu ve Arkadaşları Mandalinanın Günlüğü, Cille, Bizim Köyün Şarkısı ve Morphle gibi birbirinden eğlenceli, öğretici ve macera dolu birçok yapım yarıyıl tatiline keyif katacak.
]]>