Harcama ve ödemelerin yapılabilmesinin, SGK’nin ana gelir kaynağı olan sigorta primlerinin düzenli ve eksiksiz toplanmasına bağlı olduğuna işaret eden Işıkhan, şunları kaydetti:
“31 Mart yerel seçimlerinden önce SGK’ye prim borçları biriken belediyelerin olduğuna dikkati çekmiş ve belediyelerin borçlarını ödemesi için bir çağrı yapmıştık. Bunu sözde bırakmadık, SGK aracılığıyla tüm borçlu belediyelere, herhangi bir parti farkı gözetmeksizin borç bildirimlerini gönderdik. Bazı belediyeler bu çağrılarımızı dikkate alıp borçlarını ödeme iradesi gösterdi. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak bunca uyarıya rağmen hala harekete geçmemiş olan belediyelerin sayısı da ne yazık ki oldukça fazla.”
“BORCUN YÜZDE 80’İ BELEDİYE ŞİRKETLERİNE AİT”
Tüm uyarıların ardından SGK’nin, kanunun öngördüğü şekilde alacaklarını tahsil etmesi gerektiğini vurgulayan Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Elbette bu bizim tercih ettiğimiz bir yol değil, ancak ilgili belediyelerin prim borçları artmış durumda ve her geçen gün de bu borçlar büyümekte. Bu noktada yapılması gereken neyse, usulüne uygun şekilde duruma müdahale edilmesi gerekiyor. SGK’ye olan prim borçlarının bir an önce tahsil edilmesi gerekiyor. Bugün itibarıyla belediyelerin prim borçları toplam 96 milyar liraya ulaşmış durumda ve bu borcun yüzde 80’i belediye şirketlerine aittir. Esasında bu milli bir kaynaktır. Vatandaşımızın çalışarak, üreterek, alnının teriyle bütçeye kazandırmış olduğu doğal bir gelir kaynağıdır. Ve yine vatandaşlarımızın yararına kullanılması gereken bir kaynaktır. Belediye çalışanlarının emeğinin karşılığı ve gelecek yatırımları olan sigorta primlerinin ödenmeyerek bu paraların başka kalemlere aktarılması asla doğru bir yaklaşım değildir.”
“ARZUMUZ, TAHSİLAT SÜRECİNİ SORUNSUZ ŞEKİLDE YÖNETMEK”
Işıkhan, bakanlık olarak emeğin korunmasının yanında emek sömürüsüne engel olmak için de çalıştıklarını dile getirerek, “Amacımız, SGK’ye olan prim borçlarını tahsil ederek, kayıt dışı ile mücadele ederek ve istihdamı artırarak SGK’nin prim gelirlerini artırmaktır, emeklilerimiz başta olmak üzere vatandaşlarımıza daha iyi imkanlarla hizmet vermektir. Bizler sosyal güvenlik gibi devlet ve millet için hayati önem taşıyan toplumsal bir temel ihtiyacın hem ihyası hem de sürdürülebilirliği için çalışıyoruz.” diye konuştu.
Borçlu belediyelere işbirliği çağrısında bulunan Işıkhan, “SGK’ye olan borçların yapılandırılması ve ödeme planlarının oluşturulması konusunda belediyelere her türlü desteği vermeye hazırız. Bu hususta arzumuz, tahsilat sürecini sorunsuz ve en kolay şekilde yönetmektir.” ifadesini kullandı.
“SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİMİZİ KORUMAK ORTAK SORUMLULUĞUMUZ”
Sosyal güvenlik sisteminin önemine değinen Işıkhan, şunları söyledi:
“SGK’nin sağlıklı işleyen, daha güçlü bir kurum haline gelebilmesi için bu sürecin zorunluluğunu, bu ülkenin bir vatandaşı olarak hepimizin çok iyi anlaması gerekmektedir. Sosyal güvenlik sistemimizin mali yapısını korumak ve geleceğe güvenle bakmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Sen ben yok, biz varız. Unutmamalıyız ki hepimiz aynı gemideyiz. Büyük Türkiye gemisinin hepimizin desteği ve uyumuyla alacağı daha çok yol, aşacağı daha çok ufuk var. Bu noktada herkes üzerine düşeni hakkıyla yerine getirirse tüm hedeflerimize başarıyla ulaşacağımızı düşünüyorum.”
]]>“2018 YILINDA BU YANA İLAM KONUSU TAHSİL EDİLEMEDİ”
2015 yılında yapılan kamulaştırmanın 2018 yılında icraya konulduğunu belirten Avukat Zekeriya Öge, “2015 yılına ilişkin bir kamulaştırma konusunda mahkeme ilamı 2018 yılında icraya konuldu. 2018 yılında bu yana ilam konusu tahsil edilemedi. Bugün de icra müdürlüğü vasıtasıyla alacağı tahsil için Kadıköy Belediyesine geldik. Tahsil edilmeyen alacak için Hukuk İşleri Müdürlüğü ile görüşüldü. Hukuk İşleri Müdürlüğü sadece 2018 yılına ilişkin alacak miktarını ödeyebileceklerini söylediler. Bizde dava tarihi olan 2015’ten bu yana 8 senelik hak kaybının mağduriyete sebebiyet vermemesi için teklifi reddettik. Bununla birlikte alacağı tahsil edemediğimiz için haciz ve muhafaza işlemlerini gerçekleştirdik. İcra Müdürlüğü vasıtasıyla muhafaza işlemleri de yapıldı. Birazdan muhafaza altına alınan eşyalar ihale yoluyla satılmak üzere yediemin deposuna kaldırılacak” ifadelerini kullandı.
“ARSA SAHİBİ ALACAĞINI TAHSİL EDEMEDEN VEFAT ETTİ”
Avukat Zekeriya Öge, “Kamulaştırma konusu 2013 yılına dayanıyor. Arsa sahibi bir kişiydi ama arsa sahibi alacağını tahsil edemeden vefat etti. Ondan sonra mirasçılar hem davayı takip etti. Hem de icraya dahil oldular. Şuan 5 mirasçı takibini yapıyor. 2015 yılına ilişkin alacak konusu 280 bin lira, mahkeme ilamıyla birlikte bu miktar 400 kusur bin liraya yükseldi. O günden bu güne alacak konusu 700 bin lirayı geçti. Bu alacağı tahsil edemediğimiz için şu an bu miktarı tahsil etmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
“BU HUKUKA AYKIRI BİR İŞLEMDİ”
Kadıköy Belediyesi adına haciz işlemi ile ilgili açıklama yapan Kadıköy Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü Adem Çoban, “20 Aralık 2023 tarihinde daha önce kesinleşmiş bir alacak dosyasından dolayı alacaklı vekilleri icra marifeti ile 8 avukatla birlikte belediyemizin hizmet binasına gelerek haciz ve muhafaza talebinde bulundular. Biz gelen arkadaşlara burasının bir kamu binası olduğu, burada kullanılan bütün taşınırların kamu hizmetinde kullanıldığı ve haczedilmeyeceğini hem memur arkadaşlara hem avukat arkadaşlara beyan etmemize rağmen ısrarla bir anlamda daha önceden de niyetlerini açık etmişler, yediemin hazır edilmiş, araç ve gereçleri hazır etmişler. Bütün bu itirazlara rağmen yasaya aykırı biçimde bir kısım mobilya malzemeleri bütün katları dolaşarak muhafaza işlemini gerçekleştirdiler. Bu hukuka aykırı bir işlemdi. Biz bu işlemin hukuksuz olduğu iddiasıyla İstanbul Anadolu İcra Hukuk Mahkemesine dava açtık. Bu konuda lehimize verilen çok sayıda karar var. Gelen vatandaşlar alacağı tahsil etmekten ziyade bir anlamda belediye ve yönetimi zorda bırakmak amacını güden davranışlar içerisindeydi. Hacizle ilgili süreç bu şekilde sona erdi. Şikayetimiz devam ediyor” dedi.
150 BİN LİRA İCRA İÇİN 60 BİN LİRA MASRAF YAPILDI
Adem Çoban açıklamanın devamında, “150 bin liralık malı haczetmek için 60 bin lira masraf yapmak zorunda kalıyorsunuz. Haczedilen mallarla harcanan masrafı kıyasladığımızda niyet açık. Fazla bir şey söylemeye gerek yok. Bu haczin konusu ise kamulaştırmadan kaynaklı belediyemize açılan ve diğer belediyelere karşı açılan birçok dava var. Aşağı yukarı güncel bakiye 1 milyar liraya yakındır. Bunlar kamulaştırma kanuna göre sıraya koyarak ödeniyor. Her belediye kendi bütçesinden yüzde 2-4 arasında bir oran ayırarak, sıraya koyuyor ve bu şekilde ödeme gerçekleşiyor. Tabi bunlarda zaman aldığı için vatandaşta haklı olarak tepki doğuyor ama belediyenin de gelirleri sınırlı” ifadelerini kullandı.