DEM PARTİ TERÖRİSTLERİ SAVUNDU, TSK’YI HEDEF ALDI
Terör örgütü PKK üyesi sözde gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin gerçekleştirilen SİHA operasyonu ile Suriye’nin Münbiç bölgesinde etkisiz hale getirildi.
YAYMAN’DAN TARİHİ AYAR: KÜRT DÜŞMANI ARIYORSANIZ PKK’YA BAKIN!
AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, DEM Parti’nin terör savunuculuğuna dayanamayarak söz aldı. Yayman, DEM grubuna dönerek, “Eğer bir Kürt düşmanı arıyorsanız, PKK terör örgütüne bakacaksınız” ifadelerini kullandı.
“BU DİLİ ASLA KABUL ETMİYORUZ”
Yayman, sözlerine şöyle devam etti:
AK Parti kurulduğundan beri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir Kürt sorunu varsa bu benim sorunum demiştir. Sizin grubunuz her defasında bu Meclis’i Kürt düşmanı olmakla suçluyor. Bu dili kınıyoruz, asla kabul etmiyoruz.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne asla bunu söyleyemezsiniz.
Cumhur İttifakı olarak söylüyoruz, bu ülkede dün olduğu gibi bugün de bu ülkede yaşayan herkes eşittir. Birinci sınıf vatandaştır.
Bu konu istismara kapalıdır. En azından Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı sürece bir hürmetkar tavrınız olsun.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan karar 7 gün içerisinde belediye veya idarelerce ilgililerine iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilecek. Tebliğ edilemediği durumlarda yıkım kararının bir örneği yıkımı yapılacak yapıya asılacak ve ilgili muhtarlığına bırakılacak. Bu tarih, kararın yapı sahibine tebliği tarihi yerine geçecek. Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün sonra belediye veya il özel idaresi tarafından derhal yıktırılacak. Devlet ormanları hakkında Orman Kanunu hükümleri saklı tutulacak.
REKLAM
Mülkiye amirleri, izinsiz yapıların yıkım güvenliğinin sağlanması konusunda yükümlü olacak.
KANUNA “İMAR HAKKI AKTARIMI” TANIMI EKLENDİ
AA’nın haberine göre; teklifle, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Bu kapsamda özel bütçe kapsamında bulunan Kentsel Dönüşüm Başkanlığına yapılan arsa ve arazi teslimleri, katma değer vergisinin istisnası kapsamına alınıyor.
Düzenlemeyle İmar Hakkı Kanunu’na “imar hakkı aktarımı” tanımı ekleniyor. İmar hakkı aktarımı, “1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, arazi ve arsa düzenlemesi yapılmış ya da yapılması mümkün olmayan alanlarda, parselin tamamının ya da bir kısmının umumi ve kamu hizmet alanlarında kalması sebebiyle, parsel üzerinde özel mülkiyete konu yapılaşma hakkının verilememesi durumunda, verilemeyen emsale esas inşaat hakkının başka parsel ya da parsellere imar planı kararı ile taşınması işlemidir.” şeklinde tanımlanıyor.
AK Parti’nin Genel Kurulda kabul edilen önergesiyle imar hakkı aktarımı yapılarak umumi ve kamu hizmet alanlarının kamuya mali külfet getirmeden bedelsiz karşılanarak kamu mülkiyetine geçirilmesi, vatandaşların mülkiyetlerindeki kısıtlılığın kaldırılması ve kamulaştırmasız el atma davalarının önüne geçilmesi amacıyla İmar Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Bu kapsamda imar hakkı aktarımı yapılırken alıcı parselin emsale esas inşaat alanı en fazla imar planı ile belirlenmiş oranlar kadar ve her halde alıcı parselin yüzde 30’unu geçmemek üzere artırılabilecek.
REKLAM
Verici parselin/parsellerin aktarıma esas inşaat hakları, en yakın komşuluğundaki imar parselinin/adasının emsale esas inşaat hakkını aşmamak kaydıyla ilgili idarece belirlenecek. Aktarma işlemi, alıcı ve verici parselin değer tespitleri üzerinden yapılacak.
Alıcı ve verici parselin aktarıma konu olacak imar haklarının değeri, kanuna göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından belirlenen değerlerin ortalamasından az olmamak kaydıyla idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından bedel tespit esaslarına göre belirlenecek. Alıcı ve verici parsellerin aktarıma konu imar haklarının değerleri arasında fark oluşması durumunda karşılıklı mahsuplaşılabilecek.
Verici parselin imar hakkı aktarım işlemi bulunduğu idare veya kurumun yetki alanı içerisinde olması, alıcı parselin imar planı kararı ile belirlenmesi, alıcı parselin metrekare birim değerinin verici parselden daha fazla olması kaydıyla ve verici parselin ilgili idareler lehine bedelsiz devredilmesi suretiyle gerçekleştirilecek.
PARSELASYON
Düzenlemeyle İmar Kanunu’nda yer alan parselasyon hazırlanmasına ilişkin maddede değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakımevleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmi kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşacak ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamayacak.
REKLAM
Düzenleme sahasında sözü geçen umumi hizmetler için ayrılması gereken alanların toplamının, belirtilen düzenleme ortaklık payından fazla olması veya daha öncesinde parselasyon planı tescil olmuş alanlarda ikinci kez düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılamaması nedeniyle kamu eline geçişi sağlanamayan umumi ve kamu hizmet alanlarının belirtilen yöntemlerle kamuya geçişi sağlanacak.
Umumi ve kamu hizmet alanlarının kamulaştırma yoluyla kamu eline geçirilecek olması halinde uygulamaya giren parsellerin, imar planında kamulaştırmaya konu kamu ve umumi hizmet alanlarına denk gelen kısımları ilgili idarece kamulaştırılacak.
Bedel takdiri, bedel tespiti esasları da gözetilerek Sermaye Piyasası Kanunu’na göre lisans almış gayrimenkul değerleme uzmanları veya ilgili idare takdir komisyonlarınca raporlandırılarak tespit edilecek.
Tespit edilen bedel ödenmedikçe tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilecek ve bu bedelin tamamı tescil tarihinden itibaren en geç 1 yıl içerisinde ödenecek.
Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı güncellenmek suretiyle ödenmedikçe devri yapılamayacak ve yapı ruhsatı verilemeyecek; tapuda herhangi bir işlem tesis edilemeyecek. Bedelin tamamen ödenmesi halinde taşınmaz maliki ya da idarenin talebi üzerine terkin edilebilecek.
REKLAMDEĞER ARTIŞ PAYI
Taşınmaz maliklerinin tamamının talebi üzerine parsel bazında fonksiyon değişikliği ile ada bazında yapılacak imar planı değişikliği sonucunda değerinde artış olan parsel veya parsellerin artan değeri ile mahkemelerce iptal edilen imar planı değişikliklerinde, imar planı değişikliği neticesinde yürürlükten kalkan imar planı ile teklif edilen yeni imar planının kapsadığı parsel veya parsellerde oluşan değer farkının yüzde 90’ı, değer artış payı olarak alınacak.
Değer artış payı bedelinin tespitinde Kamulaştırma Kanunu’nun ilgili maddesinde belirtilen bedel tespit esasları gözetilecek.
İmar planı değişikliği ile taşınmazda meydana gelecek değer artışının tespiti Sermaye Piyasası Kanunu’na göre yetkilendirilmiş lisanslı en az iki gayrimenkul değerleme kuruluşu tarafından plan değişikliği açıklama raporunda belirtilen mer’i plan koşullarındaki değer tespiti ile birlikte değişiklik sonrası değer tespiti yapılmak suretiyle belirlenen ortalama yeni değerden az olmamak üzere, idarece oluşturulan kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenecek.
Değer artış payı peşin veya taksitle ödenebilecek. Değer artış payının peşin ödenmesi halinde yüzde 10 indirim uygulanacak ve en geç tahakkukun oluştuğu tarihi takip eden bir ay içerisinde ödenecek.
Değer artış payının taksitle ödenmesi halinde ilk ödeme, tahakkuk tarihini takip eden birinci ay içerisinde faizsiz olarak yapılacak. Sonraki taksit ödemeleri ise ilk ödemeden sonraki altıncı, on ikinci ve on sekizinci aylarda olmak üzere ve kalan borç üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları eklenerek artış yapılacak şekilde toplamda dört taksitte gerçekleştirilecek.
REKLAM
Taksitlerin erken ödenmesi halinde ise taksitin ödendiği tarihteki kalan borç üzerine Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları eklenerek ödenecek taksit tutarı hesaplanacak. Değer artış payının tamamı ödenmeden tapuda satış, devir, bağış yapılamayacak, yapı ruhsatı düzenlenemeyecek.
İmar planlarında umumi hizmet alanına ayrılan yerlerden kamu eline geçişi sağlanamayan alanlarda kamu hizmetini yapacak ilgili idarenin kamu hizmet alanına ihtiyacı olmadığına dair görüşü alınarak eş değer alan ayrılmaksızın çevre yapılaşma koşulları ile uyumlu olmak kaydıyla konut kullanımı hariç fonksiyon değişikliği amaçlı plan değişikliği yapılabilecek.
ELEKTRONİK HABERLEŞME ALTYAPILARINDA YAPI RUHSATI ALINMASI
Kanunla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararları dikkate alınarak İmar Kanunu’nun “Elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınması” maddesinde düzenlemeye gidildi. Buna göre, 1/1000 ölçekli imar planı bulunmayan yerlerde, kulenin, varsa 1/1000 ölçekli mevcut haritası üzerine işlenerek, bu harita bulunmayan yerde ise 1000 metrekare alanı kapsayacak şekilde halihazır harita hazırlatılarak ve işlenerek ilgili idareye onaylatılacak.
REKLAM
Yapı ve binalarda kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurlarına yüksekliği 10 metreden az olmak, statik ve elektrik bakımından sakınca olmadığına dair inşaat ve elektrik/elektronik mühendislerince hazırlanacak rapor ile bu meslek mensuplarınca fenni mesuliyetin üstlenildiğine dair taahhütname verilmek ve malik ya da tasarruf sahibi ile işletmeci arasında yapılan kiralamaya veya kullanıma ilişkin belgenin sunulması, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ilgili mevzuatında belirlenen gerekli ve yeterli koruma mesafesinin bırakılması ve buna dair güvenlik sertifikasının sunulması ve ilgili mevzuat uyarınca yer seçim belgesinin alınmış olması kaydıyla başkaca bir şart aranmaksızın ilgili idarece izin verilecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının görev ve yetkileri belirleniyor. Bu kapsamda Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında kalan alanlarda yapılan her tür ve ölçekteki plan, arazi ve arsa düzenlemesi ve kentsel tasarım projelerini onaylamak da Bakanlığın görev ve yetkileri arasında sayıldı.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, “Elektronik haberleşme altyapılarında yapı ruhsatı alınmasına” ilişkin maddenin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan kule ve direkler ile zorunlu altyapı unsurlarının imar durumu yeniden düzenleniyor.
Buna göre, süresi içinde izin başvurusu yapılmış olan kule ve direkler ile bunlara ait zorunlu altyapı unsurları için harç veya izin bedeli ödenmiş olması halinde yeniden harç ya da izin bedeli alınmaksızın ve 2 Temmuz 2004 ile 1 Ekim 2009 tarihleri arasında kurulmuş olan elektronik haberleşme istasyonlarına alınacak izin veya ruhsatlar için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işletmeciler bir yıl içinde ilgili idareye başvuracak. İlgili idarece yapılacak incelemeler sonucu bu hükümde yer alan belgelerin başvuru süresi içinde tamamlanması kaydıyla izin veya ruhsat verilmiş sayılacak.
REKLAM
Teklifin 11’inci maddesinin oylamasından önce muhalefet milletvekilleri yoklama talep etti. TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, yapılan iki yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamadığı için birleşimi, 3 Aralık Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapattı.
SİYASİ PARTİLERDEN İSRAİLLİ FUTBOLCUYA TEPKİ
Beşiktaş’ın İsrail ekibi Maccabi Tel Aviv’le Macaristan’da oynadığı maçta İsrailli bir futbolcunun gol attıktan sonra asker selamı vermesine Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin grup başkanvekilleri tepki gösterdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “Uluslararası bir spor müsabakasında terör devleti İsrail’in sporcusunun yaptığı o hareketi esefle kınıyorum. Bununla ilgili olarak da UEFA’nın bir yaptırım yapmasını bekliyoruz. Daha önce bizim futbolcumuz Merih Demiral’e iki maç ceza verilmişti, oynatılmamıştı. Yaptığı bir hareketten dolayıydı. Bunu yapan bir İsrail terör devletinin futbolcusu bir asker selamını verme cüretini ve cesaretini gösteriyorsa, bütün dünyaya böyle bir meydan okumaya kalkışıyorsa, UEFA’nın da gerekli cezayı vermesini, bu futbolcunun hatta eğer buna karşı sessiz kalıyorsa, o takımla ilgili cezai bir uygulamanın yapılmasını biz de bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
REKLAM
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “O maçta golü attıktan sonra İsrailli futbolcunun asker selamı vermesi insanlık adına utanç verici bir durumdur. Katil bir ülkenin ahlaksız futbolcusu, bu yapmış olduğu hareketle, insanlığa karşı bir suç işlemiştir. Yakın bir zamanda bizim Milli futbolcumuza ceza veren UEFA’yı ben merak ediyorum, bana göre an ağır cezayı vermelidir çünkü burada bir anlamda İsrail’in katliamı, insanlık suçunu, tüm ahlaksızlıkları o asker selamıyla bir hakaret olarak dünyaya, Filistin’e, bizlere yapmıştır. Katil İsrail’in yaptığı zulmün bedelini maalesef Beşiktaş ödedi. Bu maç burada oynanmalıydı. Onlar buraya gelemezdi. Buraya gelip o asker selamını verseydi o stattan da çıkamazdı.” ifadelerini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de sporun başlı başına barışa vesile olması için var olduğunu belirterek, “Futbol sahalarında olsun diğer müsabakalarda olsun bu tür davranışları kınıyoruz. Belki İsrail buraya gelmiyordu, UEFA böyle bir tavır gösteriyordu. Madem İsrail’i boykot ediyoruz, madem bundan yanayız Beşiktaş da maça çıkmasaydı. Niçin bu müsabakaya çıkılıyor? Aynı İsrail ile ticaretin devam etmesi gibi bir anlayıştır bu. Boykot etseydik. Biz bu insanlık suçunu kınıyorsak, tavrımızda da artık net olma zamanı gelmiştir.” diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise İsrailli futbolcunun verdiği asker selamının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bozkurt selamı yaptığı için nasıl ki bizim futbolcumuza UEFA bir ceza öngörmüş ise aynı şekilde UEFA’nın bu futbolcuya da gereken cezayı vermesini biz MHP Grubu olarak buradan istiyoruz. Bu konunun da peşinde olacağımızı bütün Türkiye’ye ve dünyaya haykırmak istiyoruz.” dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, bu konuda bütün Meclis’in ve siyasi partilerin ortak duygu ve düşüncede olmasının mutluluk verici olduğunu ifade ederek, “Avrupa’nın iki yüzlülüğünü bu konuda ne kadar fazla çifte standart gösterdiğini bir kez daha görmüş olduk. Umarım, bizim futbolcumuza göstermiş oldukları tavrın aynısını hatta daha fazlasını İsrailli futbolcuya da gösterirler diyorum ve kınıyorum.” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin, Beşiktaş-Tel Aviv maçında bütün dünyanın gözü önünde bir rezalet yaşandığını belirtti. Şahin, şöyle konuştu:
“Eli kanlı İsrail terör devletinin şımarık bir futbolcusu attığı golün ardından asker selamı verdi. Öncelikle bu şımarık futbolcu, bu selamı Beşiktaş’ta Çarşı grubunun önünde veremezdi ama bu maç Çarşı grubunun önünde oynatılmadı. Sonuçta da böyle bir rezalet ortaya çıktı. Bu asker selamı, sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya meydan okumadır. Bu selam, insanlığa karşı işlenmiş soykırım suçlarına karşı verilmiş bir selamdır. Dolayısıyla, bir utançtır. İnsanlık ayıbıdır. Bu utancın üzerine gidilmelidir. Bizim milli futbolcumuza Bozkurt selamı yaptığı için ceza veren UEFA’nın çifte standart yapmasına müsaade edilmemelidir. Bütün dünya ayağa kaldırılmalıdır.”
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TBMM Genel Kurulunun bugünkü özel oturumunda yeni anayasa konusundaki açıklamaları anımsatılarak siyasi partilerde görüşme takviminin sorulması üzerine Kurtulmuş, en kısa sürede TBMM’de grubu bulunan bütün siyasi partilerle görüşeceğini belirtti.
Yeni bir anayasa yapabilmenin ilk koşulunun, siyasi iklimin oluşturulması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Hiçbir önyargı içerisinde olmadan, herkesin bu işe samimi bir şekilde destek olabileceği zemini oluşturmaktır. Bunun için de temasları artıracağız. Partiler birbirlerine gidip gelecekler. Bendeniz Meclis Başkanı olarak hem grubu bulunan hem grubu bulunmayan siyasi partilerin görüşlerini, artı Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, hukuk camiasının görüşlerini alarak fikri olan herkesin bu sürece samimi katkı sağlamasını temin edeceğiz.” diye konuştu.
Meclis Başkanı Kurtulmuş, anayasaların ulusal mutabakat metinleri olduğuna işaret ederek, “Yeni anayasa tartışmalarını yaparken özellikle üsluba da herkesin dikkat etmesini tavsiye ederiz. Burada birliği, bütünleşmeyi sağlayacak olan anayasa çalışmalarının, bir ayrışma vesilesi olmamasını temenni ederiz. Bunun için bu iklimi oluşturmak; iyi bir üslupla, doğru yöntemlerle ve doğru zeminde, yani TBMM’de bu işi gerçekleştirmek için gayret sarf edeceğiz. Bu, TBMM’nin vazifesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
“ÜMİT EDERİM Kİ HERKES BU ANAYASA SÜRECİNE KATKI VERİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni bir anayasa mı yoksa anayasa değişikliği mi yapılacağının sorulması üzerine, şimdiye kadar esasa ilişkin hiçbir fikir beyan etmediğini söyledi.
“Usul, esasa mukaddemdir.” diyen Kurtulmuş, öncelikle işin nasıl yapılacağına yönelik usulün belirlenmesi gerektiğini, bunun esastan daha önemli olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önce bunun belirlenmesi lazım. Bu da tabii ki anayasanın nasıl olacağına karar verecek olan TBMM’deki milletvekilleri ve onların üyesi olduğu siyasi partiler olduğuna göre, bütün siyasi partilerin çoğunluğunun kabul edebileceği bir yöntemin oluşması lazım. Arzumuz, daha evvel bunu Meclis’teki iftar yemeğinde de ifade etmiştim, inşallah bu samimi gayretleri ortaya koyduktan sonra TBMM’de çok büyük çoğunlukla, referanduma gitmeye ihtiyaç olmayacak bir çoğunlukla, yani 400 milletvekilinin üstünde bir desteği bularak anayasa çalışması yapılır. Buna ‘yeni anayasa’ mı, ‘anayasa değişikliği’ mi dersiniz, bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil. Bu, siyasi partilerin yöneticilerinin, yetkililerinin, genel başkanlarının, grup başkanvekillerinin, Meclis’teki milletvekillerinin vereceği bir karardır. Bu görüşmelerden önce bunları konuşmanın erken olduğu kanaatindeyim. Türkiye’nin sorunlarının ne olduğunu ve bunların nasıl çözüleceğini de biliyoruz. Ümit ederim ki herkes eteklerindeki taşları dökerek bu anayasa sürecine katkı verir.”
“VAZİFEMİZ, DOĞRU TARTIŞMA ZEMİNİNİN ORTAYA ÇIKMASINI TEMİN ETMEK”
Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resepsiyon sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve siyasi parti temsilcileri ile görüşmesinin sorulması üzerine de “Öyle oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’mız en kısa süre içerisinde, muhtemelen önümüzdeki hafta içerisinde CHP’nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i kabul edecektir. Artık kendi takvimi içerisinde onu gerçekleştirecektir.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin görüşmeye ilişkin “Nasıl bir hava vardı?” sorusuna da Kurtulmuş, “Gayet güzel, samimi, bugünkü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın ruhuna uygun ortamda gerçekleşti.” dedi.
Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’in, TBMM Genel Kurulundaki özel oturumda yeni anayasa konusundaki sözleri anımsatılarak, görüşlerinin sorulması üzerine, “Mühim olan, bu süre içerisinde herkesin fikirlerini açık yüreklilikle ortaya koymasıdır. Herkesin söylediği fikre saygı duyarız. Ama bu süre içerisinde görüşler ortaya çıkmalıdır, bir diyalog sağlanabilmelidir. Eğer böyle bir diyalog ortaya çıkar ve bir sonuç elde edilebilirse bu, Türkiye için, 28. Dönem TBMM için önemli bir başarı olur.” diye konuştu.
“İNŞALLAH HAFTAYA GÖRÜŞMELERE BAŞLAYACAĞIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin başka bir soruyu da şöyle yanıtladı:
“Şimdiye kadar iki sefer anayasa ile ilgili konuştum; hiçbir yerde, hiçbir konuşmamda esasa ilişkin bir tek cümle etmedim. 64. madde ya da 1921 Anayasası ile ilgili söylediğim şey, sadece bir benzetmeden ibarettir. Nasıl geçmişte 64 madde üzerinde anlaşıldıysa, bugün belki partiler bir araya gelecek, daha çok madde üzerinde anlaşacaklar, dedim. Ya da Türkiye’de çok geniş, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasa yapılabilir, dedim. İçerikle ilgili hiçbir açıklamam, ’64 maddeyi esas alalım, bunun üzerine tartışalım’ gibi bir cümlem yoktur. Çünkü Meclis Başkanı olarak özellikle içeriğe ilişkin yönlendirici bir üslup kullanmaktan kaçınırım. Çünkü bizim buradaki vazifemiz doğru tartışma zemininin ortaya çıkmasını temin etmektir.” yanıtını verdi.
Kurtulmuş, görüşme takvimine yönelik sorular üzerine, “Partilerle konuşacağız. Meclis buna karar verir. Ben inşallah haftaya görüşmelere başlayacağım.” şeklinde konuştu.
TBMM Genel Kurulunun bugünkü özel oturumunda yeni anayasa konusundaki açıklamaları anımsatılarak siyasi partilerde görüşme takviminin sorulması üzerine Kurtulmuş, en kısa sürede TBMM’de grubu bulunan bütün siyasi partilerle görüşeceğini belirtti.
Yeni bir anayasa yapabilmenin ilk koşulunun, siyasi iklimin oluşturulması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Hiçbir önyargı içerisinde olmadan, herkesin bu işe samimi bir şekilde destek olabileceği zemini oluşturmaktır. Bunun için de temasları artıracağız. Partiler birbirlerine gidip gelecekler. Bendeniz Meclis Başkanı olarak hem grubu bulunan hem grubu bulunmayan siyasi partilerin görüşlerini, artı Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, hukuk camiasının görüşlerini alarak fikri olan herkesin bu sürece samimi katkı sağlamasını temin edeceğiz.” diye konuştu.
Meclis Başkanı Kurtulmuş, anayasaların ulusal mutabakat metinleri olduğuna işaret ederek, “Yeni anayasa tartışmalarını yaparken özellikle üsluba da herkesin dikkat etmesini tavsiye ederiz. Burada birliği, bütünleşmeyi sağlayacak olan anayasa çalışmalarının, bir ayrışma vesilesi olmamasını temenni ederiz. Bunun için bu iklimi oluşturmak; iyi bir üslupla, doğru yöntemlerle ve doğru zeminde, yani TBMM’de bu işi gerçekleştirmek için gayret sarf edeceğiz. Bu, TBMM’nin vazifesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
“ÜMİT EDERİM Kİ HERKES BU ANAYASA SÜRECİNE KATKI VERİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni bir anayasa mı yoksa anayasa değişikliği mi yapılacağının sorulması üzerine, şimdiye kadar esasa ilişkin hiçbir fikir beyan etmediğini söyledi.
“Usul, esasa mukaddemdir.” diyen Kurtulmuş, öncelikle işin nasıl yapılacağına yönelik usulün belirlenmesi gerektiğini, bunun esastan daha önemli olduğunu ifade etti. Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Önce bunun belirlenmesi lazım. Bu da tabii ki anayasanın nasıl olacağına karar verecek olan TBMM’deki milletvekilleri ve onların üyesi olduğu siyasi partiler olduğuna göre, bütün siyasi partilerin çoğunluğunun kabul edebileceği bir yöntemin oluşması lazım. Arzumuz, daha evvel bunu Meclis’teki iftar yemeğinde de ifade etmiştim, inşallah bu samimi gayretleri ortaya koyduktan sonra TBMM’de çok büyük çoğunlukla, referanduma gitmeye ihtiyaç olmayacak bir çoğunlukla, yani 400 milletvekilinin üstünde bir desteği bularak anayasa çalışması yapılır. Buna ‘yeni anayasa’ mı, ‘anayasa değişikliği’ mi dersiniz, bu benim tek başıma vereceğim bir karar değil. Bu, siyasi partilerin yöneticilerinin, yetkililerinin, genel başkanlarının, grup başkanvekillerinin, Meclis’teki milletvekillerinin vereceği bir karardır. Bu görüşmelerden önce bunları konuşmanın erken olduğu kanaatindeyim. Türkiye’nin sorunlarının ne olduğunu ve bunların nasıl çözüleceğini de biliyoruz. Ümit ederim ki herkes eteklerindeki taşları dökerek bu anayasa sürecine katkı verir.”
“VAZİFEMİZ, DOĞRU TARTIŞMA ZEMİNİNİN ORTAYA ÇIKMASINI TEMİN ETMEK”
Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resepsiyon sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve siyasi parti temsilcileri ile görüşmesinin sorulması üzerine de “Öyle oldu. Sayın Cumhurbaşkanı’mız en kısa süre içerisinde, muhtemelen önümüzdeki hafta içerisinde CHP’nin Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’i kabul edecektir. Artık kendi takvimi içerisinde onu gerçekleştirecektir.” ifadelerini kullandı.
Bir gazetecinin görüşmeye ilişkin “Nasıl bir hava vardı?” sorusuna da Kurtulmuş, “Gayet güzel, samimi, bugünkü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın ruhuna uygun ortamda gerçekleşti.” dedi.
Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’in, TBMM Genel Kurulundaki özel oturumda yeni anayasa konusundaki sözleri anımsatılarak, görüşlerinin sorulması üzerine, “Mühim olan, bu süre içerisinde herkesin fikirlerini açık yüreklilikle ortaya koymasıdır. Herkesin söylediği fikre saygı duyarız. Ama bu süre içerisinde görüşler ortaya çıkmalıdır, bir diyalog sağlanabilmelidir. Eğer böyle bir diyalog ortaya çıkar ve bir sonuç elde edilebilirse bu, Türkiye için, 28. Dönem TBMM için önemli bir başarı olur.” diye konuştu.
“İNŞALLAH HAFTAYA GÖRÜŞMELERE BAŞLAYACAĞIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin başka bir soruyu da şöyle yanıtladı:
“Şimdiye kadar iki sefer anayasa ile ilgili konuştum; hiçbir yerde, hiçbir konuşmamda esasa ilişkin bir tek cümle etmedim. 64. madde ya da 1921 Anayasası ile ilgili söylediğim şey, sadece bir benzetmeden ibarettir. Nasıl geçmişte 64 madde üzerinde anlaşıldıysa, bugün belki partiler bir araya gelecek, daha çok madde üzerinde anlaşacaklar, dedim. Ya da Türkiye’de çok geniş, kapsayıcı, kuşatıcı bir anayasa yapılabilir, dedim. İçerikle ilgili hiçbir açıklamam, ’64 maddeyi esas alalım, bunun üzerine tartışalım’ gibi bir cümlem yoktur. Çünkü Meclis Başkanı olarak özellikle içeriğe ilişkin yönlendirici bir üslup kullanmaktan kaçınırım. Çünkü bizim buradaki vazifemiz doğru tartışma zemininin ortaya çıkmasını temin etmektir.” yanıtını verdi.
Kurtulmuş, görüşme takvimine yönelik sorular üzerine, “Partilerle konuşacağız. Meclis buna karar verir. Ben inşallah haftaya görüşmelere başlayacağım.” şeklinde konuştu.
]]>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki heyet, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk’ün mozolesine bıraktı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurtulmuş ve beraberindekiler Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti.
Kurtulmuş, ziyaretinin ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak açıklamalarda bulundu.
“CUMHURİYETİMİZİN 2. ASRININ TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”
Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:
Milli irademizin simgesi TBMM’nin sizlerin önderliğinde açılışının 104. Yılında buradayız. Kuruluş kararı, milli güçleri ortak amaç noktasında toplamıştır. 104 yıl önce milletimizi bir araya getirerek diriliş destanı yazdınız. 23 Nisan’ı büyük coşkuyla topluyoruz. Milletimizden aldığımız emanetle Cumhuriyetimizin 2. Asrının Türkiye Yüzyılı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu heyecanla milletimizi temsil etmek büyük bir onurdur. TBMM önce insan ve vatan anlayışıyla demokrasi ve cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kararlılıkla devam edecektir.
Devlet erkanının ziyaretinin ardından Anıtkabir vatandaşların girişine açıldı.
BİRİNCİ MECLİS’TE KONUŞUYOR
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anıtkabir’deki resmi geçitin ardından beraberindeki heyetle birlikte Ulus’ta bulunan Birinci Meclis’e gelerek açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş’un açıklamaları şu şekilde;
“Bu binanın duvarlarının dilleri olup anlatsa herhâlde insanlığın en şerefli anlarını dile getirecektir.
Millette kurtuluş ümidinin artırılması gereken bir fikri siyasi merkez olarak burası inşa edilmiş ve ardından da Cumhuriyet’in kuruluş süreci başlamıştır.
Bu Meclis, aynı zamanda bir karargâhtır. Bu Meclis, milli iradenin ve milli mücadelenin merkezidir. Bu Meclis, dünya tarihinde bir ilktir.
Bu Meclis’in ikinci büyük özelliği milli egemenliğe olan bağlılığıdır.
Bundan sonra bizim üzerimize düşen, ilk asrını bir takım zorluklarla ve yokluklarla geçirdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını taçlandırarak, daha da güçlendirerek yolumuza devam etmektir.
Mavi Vatan’ı, Siber Vatan’ı, Uzay Vatan’ı ve Yeşil Vatan’ı da Misak-ı Milli’nin bir parçası olarak telakki edeceğiz. Bu alanları güçlendirmek için de TBMM olarak üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeye gayret edeceğiz.
MECLİS’TE TÖREN DÜZENLENDİ
Numan Kurtulmuş Anıtkabir ziyaretinden önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü dolayısıyla Meclis’teki Atatürk Anıtı önündeki törene katıldı.

SAYGI DURUŞUNDA BULUNULDU
Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atatürk Anıtı’na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Leyla Şahin Usta, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, TBMM idare amirleri, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ile milletvekilleri ve TBMM idari personeli katıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığındaki heyet, üzerinde ay yıldız bulunan çelengi Atatürk’ün mozolesine bıraktı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kurtulmuş ve beraberindekiler Misak-ı Milli Kulesi’ne geçti.
Kurtulmuş, ziyaretinin ardından Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak açıklamalarda bulundu.
“CUMHURİYETİMİZİN 2. ASRININ TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞIYORUZ”
Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş şu ifadeleri kullandı:
Milli irademizin simgesi TBMM’nin sizlerin önderliğinde açılışının 104. Yılında buradayız. Kuruluş kararı, milli güçleri ortak amaç noktasında toplamıştır. 104 yıl önce milletimizi bir araya getirerek diriliş destanı yazdınız. 23 Nisan’ı büyük coşkuyla topluyoruz. Milletimizden aldığımız emanetle Cumhuriyetimizin 2. Asrının Türkiye Yüzyılı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu heyecanla milletimizi temsil etmek büyük bir onurdur. TBMM önce insan ve vatan anlayışıyla demokrasi ve cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kararlılıkla devam edecektir.
Devlet erkanının ziyaretinin ardından Anıtkabir vatandaşların girişine açıldı.
BİRİNCİ MECLİS’TE KONUŞUYOR
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anıtkabir’deki resmi geçitin ardından beraberindeki heyetle birlikte Ulus’ta bulunan Birinci Meclis’e gelerek açıklamalarda bulundu.
Kurtulmuş’un açıklamaları şu şekilde;
“Bu binanın duvarlarının dilleri olup anlatsa herhâlde insanlığın en şerefli anlarını dile getirecektir.
Millette kurtuluş ümidinin artırılması gereken bir fikri siyasi merkez olarak burası inşa edilmiş ve ardından da Cumhuriyet’in kuruluş süreci başlamıştır.
Bu Meclis, aynı zamanda bir karargâhtır. Bu Meclis, milli iradenin ve milli mücadelenin merkezidir. Bu Meclis, dünya tarihinde bir ilktir.
Bu Meclis’in ikinci büyük özelliği milli egemenliğe olan bağlılığıdır.
Bundan sonra bizim üzerimize düşen, ilk asrını bir takım zorluklarla ve yokluklarla geçirdiğimiz Cumhuriyetimizin ikinci asrını taçlandırarak, daha da güçlendirerek yolumuza devam etmektir.
Mavi Vatan’ı, Siber Vatan’ı, Uzay Vatan’ı ve Yeşil Vatan’ı da Misak-ı Milli’nin bir parçası olarak telakki edeceğiz. Bu alanları güçlendirmek için de TBMM olarak üzerimize ne düşüyorsa yerine getirmeye gayret edeceğiz.
MECLİS’TE TÖREN DÜZENLENDİ
Numan Kurtulmuş Anıtkabir ziyaretinden önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü dolayısıyla Meclis’teki Atatürk Anıtı önündeki törene katıldı.

SAYGI DURUŞUNDA BULUNULDU
Törende, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Atatürk Anıtı’na kırmızı ve beyaz karanfillerden oluşan çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Törene, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM Başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Gülizar Biçer Karaca, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Grup Başkanvekilleri Özlem Zengin, Bahadır Nahit Yenişehirlioğlu, Leyla Şahin Usta, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, TBMM idare amirleri, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun ile milletvekilleri ve TBMM idari personeli katıldı.

Meclisin, Türkiye Cumhuriyetinin kalbi olduğunu ifade eden Uzun, “Bu bina başlangıçta taş ve çamurdan yapılmış olabilir ama 104 yıldır burayı ayakta tutan bu milletin sevgisidir. 85 milyon vatandaşımızın her birinin bu binada kalbi atmaktadır. Kuruluşunun yıl dönümünde böyle anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan çok gururluyuz. 104 yıl önce olduğu gibi aynı ruhla ufuklara bakmak ve içerisinde uzay temasıyla bu programları icra etmek çok anlamlıdır.” diye konuştu.

TBMM’nin açılışı kutlamaları ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinliklerinin 4 gün boyunca devam edeceğini belirten Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yarın akşam burada düzenlenecek 23 Nisan konserinde, Milletvekilimiz Yücel Arzen tarafından özel bestelenen 23 Nisan marşımız ile diğer eserler icra edilecek. Ardından bütün tarihsel süreci, Türk milletinin geçmişten başlayıp bugüne getirdiği o hikayeyi ışık gösterisiyle icra edeceğiz. Pazartesi günü de Türkiye’nin her tarafından başarı elde etmiş çocuklarımızı burada ağırlayacağız. Bu çocuklarımıza ödüllerini verdikten sonra Meclis Genel Kuruluna girecekler ve burada kendi alanlarıyla ilgili konuşmalar yapacaklar. Sonra çocuk Meclis Başkanımız bir bildiri yayınlayacak ve tüm dünyaya ilan edeceğiz. Biz, bu bayramın her bir bileşeninin hakkını vererek idrak etmek istiyoruz. Pandemi dönemi ve geçen yıl ki deprem felaketi nedeniyle son dönemde etkinlikler sönük geçmişti, ruhuna uygun kutlanamamıştı. Ama bu yıl TBMM Başkanımız Numan Kurtulmuş’un 23 Nisan’ı eski görkemli, ruhuna uygun bir şekilde idrak etmemiz talimatı doğrultusunda tüm paydaşlarımızın desteğiyle bu programları başlatmış bulunuyoruz.”

“23 NİSAN’I HER GEÇEN YIL DAHA ETKİLİ KUTLAMAKLA İLGİLİ BÜYÜK GAYRETİN İÇERİSİNDEYİZ”
Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Kemal Şamlıoğlu da TBMM’nin açılışının, Kurtuluş Savaşının kazanılmasında belirleyici rol oynadığını belirterek, TBMM’nin savaş sırasında ve Cumhuriyet döneminde üstlendiği tarihsel sorumlulukla geleceğin sağlam temeller üzerine inşa edilmesinde büyük katkı sağladığını söyledi.

23 Nisan’ın, Türk milletine bırakılan en büyük miras olduğunu belirten Şamlıoğlu, şunları kaydetti:
“Bizler de evlatlarımıza verilen bu sevgi ve önemin farkındayız. Bakanlık olarak ülkemizin ve milletimizin geleceği açısından büyük öneme haiz olan 23 Nisan’ı her geçen yıl daha etkili kutlamakla ilgili büyük gayretin içerisindeyiz. Milli Eğitim Bakanlığı yeni dönemde oyun temelli öğrenmeyle çocuklarımızın kültürel mirasımızı öğrenme konusunda daha etkili hale getireceği güçlü bir eğitim ortamı arzu ediyor. Temel Eğitim Genel Müdürlüğümüz hem okullarımızın çocuk oyunları ve bilim şenlikleriyle daha etkili hale gelmesi için hem de çocuklarımızın işbirliğiyle öğrenmeyi ve kendi kültürel belleğini daha dinamik hale getirerek memleketin ve milletin hayrına yeni yaklaşımları ortaya koymak için büyük emek sarf edecek. Milli Eğitim Bakanlığı çocuk oyunlarını ve oyunu eğitimini merkezine alarak önümüzdeki günlerde çocuklarımızla paylaşmış olacak.”

“PROJENİN BİR PARÇASI OLARAK UZAYDA YERİMİZİ ALDIK”
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile gurur duyduklarını dile getirdi.
Ünüvar, “O aslında bir çabanın sonucu. Cumhurbaşkanımızın bize gösterdiği hedefler doğrultusunda, Milli Uzay Programı ile yürütülen projenin sonunda uzayda bir de astronotumuz oldu. Ne güzel bir tevafuktur ki 13 tane önemli bilim projesi yaptı. Bunu sadece savunma ya da güvenliğin bir unsuru gibi değil, aslında bilimin bir parçası olarak da görmek lazım. Bilimin parçası olarak Alper kardeşimiz, o 13 tane deneyi uzayda gerçekleştirdi. Ne güzel bir gururdur ki o deneylerden bir tanesi de Ankara Üniversitesinin bilim insanlarıyla birlikte yürütülen bir projeydi. Bizler bu projenin bir parçası olarak da uzayda yerimizi aldık.” diye konuştu.
Ünüvar, bu seviyenin yeterli olmadığını, daha fazla çalışılması gerektiğini ifade ederek, etkinliğe katılan çocukların gelecekte çok önemli çalışmalara imza atacağına yönelik inancını dile getirdi.

Ankara Üniversitesini “devletin fikir mutfağı” olarak nitelendiren Ünüvar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birbirinden değerli hocalarımızın, birbirinden değerli çalışmaları var. Onları toplumla buluşturmamız lazım. İcra makamında değerli Bakan Yardımcımız ve bürokratlarımız var. Onlarla, ürettiğimiz bilimin buluştuğu anda Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize gösterdiği hedefin çok daha ilerisine geçeceğimize inanıyorum. Bunun için gereken her alanda her türlü desteği alıyoruz. Gazi Meclisten çıkarılması gereken mevzuat düzenlemeleriyle ilgili çok ciddi destek alıyoruz.”

“EN ÖNEMLİ İHTİYAÇ ULUSAL EGEMENLİK; BUNU GÜVENCE ALTINA ALACAK OLAN DA ÇOCUKLAR”
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ulusal egemenlik ve çocuk gibi iki önemli kavramı içerdiğini dile getirerek, “Başka ülkelere baktığımızda emsalini az bulabileceğimiz bir beklenti, bir umut. Çünkü geleceğe baktığımız zaman söyleyebileceğimiz birçok zorluk var. Bu zorlukların üstesinden gelebilme noktasında en önemli ihtiyaç ulusal egemenlik; gelecekte bunu güvence altına alacak olan da çocuklarımız.” değerlendirmesinde bulundu.
Etkinlik alanındaki stantları ziyaret ettiğini anlatan Mandal, bu sırada sohbet ettiği öğrencilerin bilimsel çalışmalar konusundaki hayal ve hedeflerinin çok yüksek olduğunu dile getirdi. Mandal, “İşte bundan dolayı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız çok kıymetli. Bu süreçte çocuklarımıza ve gençlerimize güveniyoruz. Bunun milletimizin en önemli yeri olan TBMM’de kutlanıyor olması çok anlamlı.” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN İLK ASTRONOTU ALPER GEZERAVCI DA ‘ŞENLİĞE’ KATILDI
Konuşmaların ardından TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, beraberindekilerin yanı sıra Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı ile stantları gezerek, çocuklarla sohbet etti. Çocuklar, Gezeravcı’ya büyük ilgi gösterdi, fotoğraf çektirdi.

Meclis’teki etkinlikler kapsamında, Halkla İlişkiler Binası Konferans Salonu’nda çocuk film gösterimi de gerçekleştirildi.
]]>‘BÜTÜN MAZLUM MİLLETLERİN CENAB-I ALLAH İMDADINA YETİŞSİN’
Ramazanın bir tarafının da hatırlama, dayanışma ve yardımlaşma olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bizim gibi bu imkanlara sahip olmayan dünyanın dört bir tarafındaki ve ülkemizdeki insanları ramazan sofrası dolayısıyla hatırlamak; yiyecek ekmeği, içecek suyu olmayan, sağlam bir barınağın içerisinde çoluk çocuğuyla iftarlarını açamayan yüz milyonlar Müslümanın olduğunu biliyoruz. Cenab-ı Allah bu ramazan ayının hürmetine dünyanın dört bir tarafındaki mazlum ve masum Müslümanlara zorluk içerisinde geçirdikleri son ramazanın bu ramazan olmasını nasip etsin. İnsanlık aleminin gözünün içine baka baka bir büyük katliama maruz bırakılan Gazze’deki değerli kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün mazlum milletlerin Cenab-ı Allah imdadına yetişsin.” ifadelerini kullandı.

‘MİLLETİMİZ ADETA SEFERBER OLDU’
Kurtulmuş, Türk milleti ve milli iradenin tecelligahı olan TBMM olarak ilk andan itibaren Gazze’de yaşanan insanlık suçlarına karşı bir duruş gösterdiklerini, bu meselenin karşısında insani olarak yardımlaşma ve dayanışma duygularıyla Filistinlilerin yanında olduklarını ortaya koyduklarını söyledi. Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“9 Ekim’de TBMM’de bütün siyasi partiler bir araya gelerek Filistin’de yaşanan insanlık dışı katliamın lanetlendiği bir metin ortaya koydular. Yine daha sonra El-Ehli Baptist Hastanesi’nin bombalandığı akşam Meclisimizde devam eden Genel Kurul yarıda kesildi ve yine partiler ortak bir bildiriyle bu insanlık suçunu, bu katliam boyutlarını çok aşmış, soykırım boyutlarına gelmiş olan savaş suçlarını lanetleyen bir bildiri yayınladı. Devlet ve hükümet olarak gösterdiğimiz bu tavrın yanında, milletimiz de her alanda Gazzeli Müslümanların, kardeşlerimizin yanında yer aldı. Dualarıyla yardımlarıyla ellerinden ne geliyorsa oraya ulaştırabilmek için milletimiz adeta seferber oldu.”
Gazze’deki Müslümanların çektiği bu çilenin sona ermesi milletin dua ettiğini ifade eden Kurtulmuş, “Ümit ederim ki sonuç alınacaktır. İnşallah bu ramazan, dünyanın dört bir tarafında zorluklar, yokluklar, baskılar, zulümler ve kıtlıklar içerisinde hayatlarını idame ettirmeye çalışan milyonlarca Müslüman için de geçirdikleri son zorlu ramazan olur.” dedi.
MECLİS ÇALIŞANLARINA TEŞEKKÜR
TBMM’nin, milli iradenin tecelligahı, Türkiye demokrasisinin kalbi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Meclis personelinin bu kurumda fedakarca, gayretle, başarıyla çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:
“Burası profesyonelliğin çok yüksek düzeyde olduğu, insanların işlerini en iyi şekilde yapmak için yarış içerisinde olduğu bir kamu kurumudur. Burada bir kamu görevi yerine getiriyor olmakla birlikte milli iradenin tecelli etmesi için de yardımcı oluyoruz, destek oluyoruz. Her ne kadar sizler Meclisimizin çalışanları olarak Genel Kurul salonunda bulunup yasaların çıkması için el kaldırıyor ya da oylamaya katılıyor olmasanız da komisyonlarda görevli bir şekilde reylerini ortaya koymuyorsanız da Meclisin çalışmalarının bütün safahatlarında katkılarınızla, desteklerinizle, özverili çalışmalarınızla hem Genel Kurulun hem komisyonların hem de bütün süreçlerinin eksiksiz bir şekilde çalışmasına vesile oluyorsunuz. Bundan dolayı hepinizi tebrik ediyorum.”
‘ÜMİT EDİYORUM Kİ MADDİ VE MANEVİ ANLAMDA ÇOK DAHA İYİ ŞARTLARDA ÇALIŞMAYI SÜRDÜRÜRSÜNÜZ’
Numan Kurtulmuş, kendilerinin de ellerinden geldiği kadar TBMM çalışanlarının haklarının iyileştirilmesi, daha iyi imkanlarda çalışmalarının temini için gayret sarf ettiklerini dile getirerek, “Ümit ediyorum ki çalışma hayatınıza ilişkin içinde bulunduğunuz durum, giderek daha da iyi bir noktaya gelir hem fiziki hem maddi-manevi anlamda çok daha iyi şartlarda çalışmayı sürdürürsünüz.” diye konuştu.
Meclisin, demokrasinin kalbi, milli iradenin tecelligahı olduğunu belirten Kurtulmuş, TBMM’nin gazilik sıfatını iki kez almış olan tek meclis olduğunu söyledi.

TBMM’nin, ilk olarak çok zor şartlar altında İstiklal Harbi mücadelesinin merkezi olduğunu ve Cumhuriyetin kuruluşunu gerçekleştirdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bu özelliği ile Gazi’dir. İkinci sefer Gaziliği ise, çoğunuz belki o gece buradaydınız, bombaların düştüğü yer, yabancı misafirleri ziyarete getirdiğimizde orayı da gösteriyoruz, 15 Temmuz gecesinde de bu Meclis Gazi olmuştur.” dedi.
‘MİLLETİMİZ TERCİHİNİ YAPMIŞTIR’
TBMM Başkanı Kurtulmuş, demokraside, milletin iradesinin üstünde hiçbir söz ve iradenin geçerli olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:
“Türkiye, dünyada bedeli en ağır şekilde ödenmiş demokrasiye sahip olan bir ülkedir. Bunu, belli aralıklarla yapmış olduğu seçimlerle ortaya koymuş bir ülkeyiz. En sonuncusunu, ilk yaptığımız seçimleri, belki bugünkü anlamda değilse bile, Birinci Meşrutiyet öncesinden itibaren bir şekilde demokrasiye girmiş olan bu millet, 1950’den sonra tam manasıyla bir demokrasiye kavuşmuş ve bu demokrasinin bedelini de sürekli ödemiştir. En sonuncusu 15 Temmuz gecesi; bir hikaye, bir destan değil aynı zamanda milletimizin canıyla kanıyla bedelini ödediği demokrasiye sahip çıkma gecesiydi.”
Kurtulmuş, bu anlamda Türkiye demokrasisinin, dünyadaki bütün eşdeğerlerinden fevkalade güçlü bir yapıya sahip olduğunu ve bunu, her seçim vesilesiyle ortaya koyduğunu vurgulayarak, “İşte dün gerçekleştirilen yerel seçimleriyle ilgili de millet sözünü söylemiş, seçim kampanyasındaki olgun bir demokratik yarışın sonunda seçim sonuçları hemen hemen Türkiye’nin her yerinde problemsiz, eksiksiz bir şekilde yansımış ve milletimiz tercihini yapmıştır.” değerlendirmelerinde bulundu.
‘HERKES SEÇİM SONUÇLARINI KABUL ETMİŞTİR’
TBMM Başkanı Kurtulmuş, yerel seçim sonuçlarının, millete ve ülkenin geleceğine hayırlar getirmesi temennisinde bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletimiz 5 yıllık süre için kendisini yönetecek olan yerel yöneticilerini seçmiş ve onlar eliyle kendilerine belediye hizmetlerinin gelmesi için kararını vermiştir. Milletimizin bu kararına, herkesin büyük bir olgunlukla saygı gösterdiğini görmek, Türkiye’nin demokratik teamüller bakımından da ne kadar olgun bir demokrasiye sahip olduğunun en güzel işaretlerinden birisidir. Birkaç sandıktaki ufak tefek itirazların dışında hemen hemen Türkiye’nin hiçbir yerinde, yapılan itirazların sonucunda kimsenin seçim sonucuna ilişkin bir tane ‘ama, acaba, şöyle, fakat’ diyerek bir eleştirisi olmamış ve herkes seçim sonuçlarını kabul etmiştir. Bu, büyük olgunluğu dolayısıyla Türkiye’nin demokrasisinin ana unsurları olan siyasi partilerimize de burada bir kere daha TBMM’den şükranlarımızı ifade ediyorum. Türkiye demokrasisi, Meclisimizin güçlü çalışmalarıyla bundan sonraki süreçlerde de güçlü ve muktedir yol yürüyüşüyle birlikte inşallah çok daha ileriye gidecektir. “
TBMM personeline, iftar programına katılımları için teşekkür eden Kurtulmuş, Ramazan Bayramı ile bundan sonraki bayramlarının huzurlu ve bereketli geçmesi temennisinde bulundu.