“Hedef ihracat” mottosu ile ilk yıllarından beri yurt dışı tedarik makamlarını “sektörün kalbi” konumundaki Ankara’ya taşıyan SEDEC, 2022 yılında 5800 B2B ve B2G görüşmeye ev sahipliği yaptı. Etkinlik sonrasında firmalar kurdukları bağlantılarla yurt dışı tedarik makamlarına mal ve hizmet sağlamaya devam etti. SEDEC 2022 sonrasında bile birkaç ay boyunca yurt dışından gelen heyetler firmalar ile buluşmayı sürdürdü.
Bu yıl da firmalar SEDEC’e gelen heyetler ile ihracat bağlantılarını artıracak. Firmalar ihracat yaptıkça güçlenecek ve özellikle teknolojisi yüksek olan ana yurt güvenliği sektörüne daha fazla ürün geliştirebilecek.
SEDEC Organizasyon Komitesi Başkanı Hilal Ünal, Güney Amerika, Asya Pasifik ve Orta Doğu ülkeleri ağırlıklı olmak üzere 80’den fazla ülkenin temsilcilerini SEDEC’e davet ettiklerini ve yurt dışı katılım rekorunu kırmak için çalıştıklarını söyledi.
SEDEC’in ihracat odaklı stratejik öneme sahip bir etkinlik olduğuna işaret eden Ünal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de geliştirilmiş sistem ve ekipmanların dost ve müttefik ülkelere ihracatı ile ilgili çalışmalarımızı söz konusu bölgelerde yoğunlaştırdık.
Ülkeler güvenlik sektörüne eskisine oranla daha fazla bütçe ayırıyor, tüm dünyada yaşanan çatışmalar neticesinde ihtiyaçlar artıyor. Bu da teknolojinin güvenlik ve savunma sektöründeki hızlandırıcı etkisinden kaynaklanıyor. SEDEC’e katılan firmalar burada sağlanan işbirliği ortamı ile ihracat hedeflerini gerçekleştirebilecekleri fırsatları da yakalamış olacak.”
Hilal Ünal, yurt dışı sınır ve güvenlik, iç güvenlik kurumları ve bağlı birimlerin temsilcilerinin yanı sıra özellikle ihracatın diğer fazı olan yabancı OEM’lerin tedarik zincirine Türk tedarikçileri bağlamak için Boeing, Airbus, Tawazun Holding, Thales, BAE Systems ve KAI gibi uluslararası oyuncuları da SEDEC 2024’e davet ettiklerini kaydetti.
YERLİ ÜRETİCİYE YURT İÇİNDE VE DIŞINDA İŞ FIRSATLARI
SEDEC, İçişleri Bakanlığı ve bağlıları Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlıları Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve Milli İstihbarat Teşkilatı makamlarını, üreticilerle doğrudan bağlantıya geçiren; ana sanayilerdeki sistem üreticilerinin, KOBİ seviyesinde tedarik zinciri bağlantılarını en kısa sürede sağlayabilen etkin bir platform sunuyor.
SSB ile Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliğinin desteğiyle organize edilen SEDEC 2024’te, ana yurt güvenliği, sınır güvenliği, iç güvenlik sistemleri ve savunma tedarik zinciri konularında; güvenlik sektörünün geleceğine yön veren adımlar atılacak.
Etkinlik, aynı zamanda önceden planlanan ikili iş görüşmeleri kapsamında yurt dışındaki orijinal ekipman üreticileri ile birinci ve ikinci seviye tedarikçileri, Türk güvenlik ve savunma sanayisi firmalarıyla buluşturacak. Türk firmalarının, özellikle KOBİ’lerin, yetenekleri ve başarıları, yabancı katılımcılara daha yakından tanıtılacak.
Etkinliğin ilk gününde; ana yurt güvenliği, sınır güvenliği ve iç güvenlik sistemlerinin tedarik zinciri konularını kapsayan bir konferans da gerçekleştirilecek.
Gazete Oksijen’in derlediği habere göre, İstatistikler Ukrayna’nın doğusundaki savaş için silah üretildiğini gösteriyor. Bunu finanse eden kaynaklar arasında petrol gelirleri de var. Yüksek petrol fiyatları Kremlin’in kasasına daha fazla para gönderiyor, bu da büyük ölçüde Moskova’nın ambargoyu delen tankerlerden oluşan “gölge filosu” aracılığıyla yapılan satışlar sayesinde gerçekleşiyor. Ancak Putin’in mali gücü, daha önceki güvenilir nakit kaynağını içermiyor: Doğal gaz.
SON 25 YILIN EN BÜYÜK KAYBI
Büyük ölçüde devlete ait olan enerji devi Gazprom, gelirleri ruble bazında dörtte bir oranında azalırken son yılların en büyük zararını kaydetti. Gazprom’un zararı 629 milyar ruble (6,84 milyar dolar) olurken, gelirleri yüzde 27’lik düşüşle 8,54 trilyon rubleye geriledi.
Bu rakamlar son 25 yılın en büyük kaybıydı ve hem iş dünyası hem de Putin rejimi için bir utanç kaynağı oldu. Putin, gazını Avrupa’ya taşıyan geniş boru hatları ağının, Batılı liderleri geri çekilmeye ve enerji tedarikinden vazgeçmek istemeyen Ukrayna’yı ele geçirmesine izin vermeye zorlayacak bir bağımlılık yarattığını düşünmüştü. Savaştan önce bu yaygın bir görüştü.
Kırım’ın ele geçirilmesinden ve Donbas’taki savaştan çok sonra, Ukrayna işgali başladığında özellikle Almanya Kuzey Akım 2 boru hattının inşası da dahil olmak üzere Rus gaz anlaşmalarını sürdürdü. 2021 yılında Avrupa Birliği gaz ithalatının %40’ından fazlası Rusya’dan geliyordu. Avrupa Komisyonu’na göre bu oran geçen yıl %8’e düştü. Ham hacim olarak bakıldığında, 150 milyar metreküpün biraz üzerinde olan alımlar 2022’de 79 milyar metreküpün biraz altına, geçen yıl ise 43 milyar metreküpün altına düştü.
SATIŞLARIN DAHA DA AZALMASI BEKLENİYOR
Ukrayna üzerinden borularla gaz tedarikine ilişkin sözleşmeler sona erdiğinde ise Rusya’nın satışları daha da azalacak. Zira sözleşmelerin yenilenmesi beklenmiyor. Norveç, satışlarını 79.5 milyar metreküpten 87.8 milyar metreküpe çıkararak şu anda AB’nin en büyük gaz ithalat tedarikçisi konumunda. İngiltere savaştan önce Rusya’dan çok az doğal gaz ithal ediyordu. Norveç, Katar ve ABD daha büyük tedarikçilerdi ve o zamandan beri alımlar yasaklandı.
İHRACAT AYRINTILARI YAYINLAMAYI DURDURDU
Gazprom 2023’ün başında ihracatının ayrıntılarını yayınlamayı durdurdu ancak Rusya dışındaki satışları geçen yıl yarıdan fazla düştü. Avrupa, Rus gazının kaybını önemli bir masrafla telafi etti, ancak şimdi Moskova’nın Batı pazarındaki hakimiyetini sonsuza kadar kaybettiği anlamına gelen yeni ağlar kuruldu.
DENKLEME GİREN YENİ ÜRÜN
Tankerlerle ithal edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) önemi arttı. AB geçen yıl fazladan 40 milyar metreküp LNG ithal etme kapasitesi ekledi ve bu yıl 30 milyar metreküplük bir kapasite daha eklemeyi planlıyor. Capital Economics’ten Bill Weatherburn kıtanın çabalarını “çok başarılı” olarak tanımlayarak “Daha önce istikrarlı, sürekli ve makul ölçüde ucuz boru hattı gazı vardı. Küresel piyasalardan sıvılaştırılmış gaz ithal etmek için altyapı kurmayı başardılar” diyor.
Kaya gazı patlamasından bu yana gaza doyan Avrupa’nın ABD’den ithalatı 2021’de 19 milyar metreküpün biraz altındayken 2023’te 56,2 milyar metreküpe yükseldi. Katar geçen yıl 15,5 milyar metreküp gaz sağlayarak İngiltere’nin kıtaya yaptığı gaz satışına neredeyse denk bir rakam sağladı. Weatherburn’e göre bu, ABD’nin LNG kapasitesini büyük ölçüde artırma yönünde istikrarlı bir durum ve bu yılın sonu ile gelecek yıl daha fazlası mevcut olacak.

“DÜNYANIN HERHANGİ BİR YERİNDEKİ KESİNTİ AVRUPA’YI ETKİLEYECEK”
Fiyatlar önümüzdeki aylarda daha az öngörülebilir olma riski taşıyor. Weatherburn “Dünyanın herhangi bir yerindeki bir kesinti artık Avrupa’daki gaz fiyatını etkileyecektir. Geçen yıl Avustralya’daki bir LNG tesisinde grevden bahsediliyordu. Avrupa Avustralya’dan LNG almamasına rağmen, Avrupa’daki fiyatlar yükseldi çünkü diğer tedarikler için Asya ile daha yoğun rekabet etme riski vardı” diyor.
AVRUPA, FARKLI KAYNAKLAR BULDU
Almanya’nın eski şansölyelerinden Gerhard Schröder, görevden ayrıldıktan sonra Rus enerji sektöründe kariyer yaptı ve saldırıdan sonra üç ay boyunca petrol devi Rosneft’in yönetim kurulu başkanlığı görevini sürdürdü. Ancak Avrupalı liderler buna boyun eğmedi. Putin, hayat pahalılığı krizinin fikirlerini değiştireceğini umarak gaz tedarikini geri çevirdiğinde, bir anlaşmaya varmak yerine başka kaynaklar buldular. Endüstriyel gücünün büyük kısmını ucuz Rus enerjisine borçlu olan Almanya’nın Şansölyesi Olaf Scholz, ülkenin “bir daha asla” düşman tedarikçilere bu kadar bağımlı hale gelmeyeceğini söyledi.
ŞİRKET, YENİ MÜŞTERİLERİNİ ARIYOR
Öte yandan Gazprom yeni müşterilere ulaşmanın yollarını arıyor. Rus petrolünde olduğu gibi doğal gazını da Ukrayna’da yaşananlara aldırış etmeden tedarik edecek alıcılar mevcut. Çin ve Özbekistan’a az miktarda gaz aktarıldı ancak savaş öncesi Asya pazarına açılma planlarına rağmen yeni ve büyük bir boru hattıyla daha fazla gaz aktarma planları zora girdi.
PUTİN’İN ARKA KAPISI
Energy Aspects’ten James Waddell, Avrupa’ya gaz satışının silahlandırılmasının Rusya’yı büyük bir pazardan yoksun bıraktığını söyleyerek “Gazın taşınması petrol ya da kömüre göre çok daha zor. Yapımı yıllar süren çok pahalı, uzun boru hatları ya da yine yapımı yıllar süren sıvılaştırma terminalleri inşa etmeniz gerekiyor” diyor.
LNG terminallerini inşa etme girişimleri bile Batı’nın yaptırımları nedeniyle sekteye uğruyor. Waddell, Putin’in kullandığı bir ‘arka kapı’ olduğunu söyleyerek “Rusya kendi gaz endüstrilerinden bazılarını hızlandırdı. Bunların en büyüklerinden biri üre üretimi. Avrupa’ya çok sayıda gübre satıyorlar” dedi.
]]>
PeraPole’den yapılan açıklamaya göre, hem satın alma hem de teknoloji alanında deneyime sahip bir ekiple 2018’de kurulan ve Kovid-19 döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıkları görerek bu alanda faaliyetlerini güçlendiren platform, çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.
Şirketlerin satın alma işlerini bütünüyle dijital ortama taşımak amacıyla hayata geçirilen platform, ‘kurumların satın alırken kazanmasını sağlamak’ misyonu ve ‘alternatif ve esnek tedarik zincirleri oluşturma’ hedefiyle faaliyetlerini yürütüyor.
Üye kurumların ürün ve hizmet üretiminde ihtiyaç duydukları malzeme, ham madde ve hizmetleri kolaylıkla temin etmelerini sağlayan platform, şirketlerin kazançlarını daha alımlarını yaparken garanti altına alıyor.

Yapay zeka teknolojilerini kullanan PeraPole, şirketlerin, bir otomobilden toplu iğneye kadar ihtiyaç duyabilecekleri her şeyi dijital ortamda ve geleneksel satın alma süreçlerine göre çok daha kısa sürede, şeffaf yöntemlerle ve uygun fiyatlarla alma imkanı sunuyor.
Şirketleri ihtiyaç duyabilecekleri tüm üretici ve satıcılarla kolaylıkla bir araya getirmek için faaliyetlerini profesyonel bir ekiple sürdüren platform, tedarikçilerinin sayısının 10 bine ulaşmasını önemli bir kilometre taşı olarak görüyor.
Şirketlere doğru tedarikçiyi seçme imkanı sunuyor
PeraPole’ün ileri teknolojileri kullanan altyapısı, şirketlere, sayısı 10 bini bulan ve kısa sürede çok daha yüksek sayılara ulaşması beklenen tedarikçiler arasından doğru satıcıyı seçme imkanı sunuyor.
Şeffaf ve güvenilir bir e-satın alma deneyimi sonucunda uygun fiyatlı alımların yapılabildiği platform, sahip olduğu yapay zeka teknolojisi sayesinde üretici ve tedarikçilerin ihtiyacı olan bilgiyi ihtiyaç duydukları anda üreterek hizmetlerine sunuyor. Verileri analiz edip işlerken, kullanıcılarına zaman ve para kazandırıyor.
Platform, üyelerinin talep, teklif ve sipariş süreçlerini hızlandırırken kolaylaştırıyor ve işlemleri optimize eden bir teknoloji altyapısı sunuyor.
Müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirmeye büyük önem veren PeraPole, bu kapsamda müşterileriyle düzenli olarak stratejik işbirliği toplantıları gerçekleştiriyor. Müşteri geri bildirimleri, platformun araştırma ve geliştirme sürecinin temelini oluşturuyor.
Müşterilerini sadece kullanıcı olarak değil, aynı zamanda geliştirme sürecinin bir parçası olarak gören platform, onlarla yakın bir işbirliği içerisinde çalışıyor. Böylece, mevcut satın alma ve tedarik zinciri yazılımlarındaki zayıflıkların dezavantajlarını aşmak için fırsatlar sunan platform, kullanıcı dostu ara yüzü sayesinde herhangi bir eğitime gerek duyulmadan isteyen herkes tarafından hemen kullanılmaya başlanabiliyor.
Yeni iş birliklerinin kısa sürede açıklanması bekleniyor
Şirketlere sunduğu avantajlar sayesinde büyük işletmelerin de dikkatini çeken PeraPole, yaptığı görüşmelerin somut çıktılarını almaya başladı.
Türkiye genelinde faaliyet gösteren ve binlerce şubesi bulunan bir market zincirinin tüm tedariklerini platform üzerinden yapması için anlaşma sağlayan PeraPole, bu işbirliğine ilişkin detayları kısa sürede açıklayacak.
Şirket ile sektörel sivil toplum kuruluşları arasındaki stratejik işbirliği görüşmelerinde de son aşamalara gelindi. Bu konuya ilişkin detayların da gelecek aydan itibaren açıklanması bekleniyor.