“GİRİŞİMLER FON DESTEKLERİYLE TOPLAM 23,1 MİLYAR LİRA SERMAYE KAYNAĞINA ERİŞTİ”
Teknopark firmalarının sağladığı vergi muafiyetlerinin 184 milyar liraya ulaştığını ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 21 yıl önce sadece 2 olan teknopark sayısının şimdilerde 101’e yükselttiklerini ayrıca Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları yürüten şirketlerinin sayısının 10 bin 178’e çıktığını belirtti. Bakan Kacır şöyle devam etti:
“Teknopark firmalarımız 90 binden fazla Ar-Ge personeli istihdam ediyor. Firmalarımızın yaptığı ihracat ise 10 milyar dolara ulaştı. Bugüne kadar kurduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının girişimcilerimiz için çarpan etkisi oluşturmasını sağladık.
Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile 152 milyon lirası 16 yatırım fonu aracılığıyla olmak üzere 182 girişime toplam 590 milyon lira yatırım yapılarak bir kaldıraç etkisi oluşturduk. Böylelikle bu girişimler toplam 23,1 milyar lira sermaye kaynağına erişti.
TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci desteğimiz ile 2 bin 293 teknoloji girişimi kuruldu. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Tech-InvesTR programında 4,6 milyar liralık fonu harekete geçirdik. Bugüne kadar 80 girişimi, bu fonlardan 1,7 milyar lira yatırım aldı.”
“VERGİSEL DESTEKLERİ GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARINA YÖNLENDİRDİK”
İş dünyasının ve finansın kalbinin konumunda Maslak’a kazandırılan 22 bin metrekarelik kapalı alanın genç girişimcilerin büyümesinde ve üniversite sektör iş birliğinin güçlendirilmesinde önemli rol üstleneceğine altını çizen Kacır, “2030 yılına kadar ülkemizden çıkaracağımız 100 bin teknoloji girişimi içinden 100 girişimin milyar dolar değeri aşmasını sağlayacağız. Ar-Ge teşviklerimizden yüksek düzeyde istifade eden Ar-Ge merkezleri ile teknopark firmalarımızın yararlandığı vergisel destekleri, Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına yönlendirdik. Yaptığımız düzenleme çerçevesinde teknoloji girişimlerine geçtiğimiz yıl 755 milyon lira finansman sağladık. Büyük ölçekli şirketlerin teknopark uygulamalarımızda ve Ar-Ge merkezlerinde elde ettikleri vergilerin bir kısmını Türkiye’nin yeni nesil teknoloji girişimlerine sermaye yatırımı olarak yönlendirdik.
Ayrıca, uydu kuluçka merkezlerinin kurulmasına imkân sağlayarak girişimlerimizin pazara ve nitelikli insan kaynağına erişimini daha da kolaylaştırdık. Tabi teknoparklarımız da teknoloji girişimlerimizin doğru konumlanmaları için önemli projelere imza atıyorlar. 700’den fazla Ar-Ge firması, 200’den fazla kuluçka firmasına ev sahipliği yapan Yıldız Teknopark’ın bugün açılışını gerçekleştireceğimiz Maslak yerleşkesi, başta fintek ve oyun sektörleri olmak üzere küresel vizyon sahibi ve ihracat kapasitesi olan teknoloji girişimlerine ev sahipliği yapıyor” dedi.
“TÜRKİYE’NİN FİNANSAL TEKNOLOJİLER MERKEZİ HALİNE GELMESİNİ HEDEFLİYORUZ”
Türkiye oyun ekosisteminin son yıllardaki yükselişine değinen Bakan Kacır son olarak şunları söyledi:
“Türkiye oyun girişimciliğinde son yıllarda gösterdiği başarılarla küresel bir marka oldu. 750’den fazla oyun girişimiyle dünya oyun pazarında güçlü şekilde söz sahibiyiz. Bunun yanı sıra bankacılık ve finans sektörümüzün dijital altyapısı birçok gelişmiş ülkenin çok daha ilerisinde. Fintek firmalarımızın getirdiği yeni iş modelleri, hem finans ekosisteminde rekabeti hızlandırmakta hem de tüketicilerin alternatif finansman kaynaklarına erişimini sağlayarak büyümeyi tetiklemektedir.
Genç ve dinamik nüfusumuzla, bankacılık ve teknoloji sektörlerindeki yetkin insan kaynağımızla, Türkiye’nin yakın bir gelecekte finansal teknolojiler merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Ülkemizde halihazırda bu alanda faaliyet gösteren teknoloji girişimlerin sayısı 750’ye ulaştı. Milyar dolar değeri aşan 7 turcornumuz var. 7. turcornumuz da bir fintek firması oldu. Önümüzdeki dönemde de bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu yerleşkenin de katkılarıyla; ülkemiz girişimcilik ekosisteminin 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefine kararlıkla yürüyeceğine inanıyorum.”
“ULUSAL VE ULUSLARARASI FONLARI FAZLASIYLA ÇEKMEYE BAŞLADIK”
15 yıldır Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü içerisinde sektörde iş birliği içerisinde olduklarını belirten YTÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, üniversite içerisindeki Ar-Ge anlayışını değiştirdiklerini söyledi. Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Teknoparklar kurulmaya başladığı andan itibaren üniversitelerin değişimi ve gelişimini fazlasıyla oldu. Üniversiteler teknoparklardan öğrenmeye ve üretmeye başladı. Bu o kadar çift yönlü bir akış ki 20 yıl önce indeksli bir makale nedir bilinmezdi ama bugün Yıldız Teknik Üniversitesi 1700 akademik çalışmasına kişi başı 2 yayınla Türkiye ve dünyada öncü üniversiteler arasında yer alıyor. Ulusal ve uluslararası fonları fazlasıyla çekmeye başladık. Bunları teknopark olmadan başarma şansımız yoktu. YTÜ Yıldız Teknopark, üniversite sanayii iş birliği modelinin başarılı örneklerinden biri.
Bugün de Maslak yerleşkemizde 4 dikeyden ikisini yani fintech ve oyun dikeyindeki girişimcilerimizi misafir ediyoruz. Firmalarımız burada konumlanmaya başladı. Biz bunun yeni bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki aşama mutlaka ve mutlaka fonla buluşmak olmalı. Bu ekosistem artık büyük fonların rahatlıkla dolaşabildiği aynı zamanda bu fonların büyük çıktılara dönüşebileceği bir potansiyele ulaşmış durumdadır.
İhtiyacımız olan daha çok fona ulaşacak uluslararası mekanizmaların kurulması olacaktır. YTÜ Yıldız Teknopark, uluslararası atılımlarıyla ve kendi kurduğu Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığıyla ve kurmak üzere olduğu Girişim Sermayesi Fonuyla da bunu tamamlayacak” şeklinde konuştu.
Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, her yıl Türkiye’nin gelişme trendini belirleyen Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon Raporu’nda bu yıl çarpıcı sonuçlar yer alıyor.
Bu yıl dördüncüsü açıklanan Türkiye Ar-Ge İnovasyon Raporu Direktörü ve raporu hazırlayan Ser Akademi Genel Müdürü Dr. Ömer Özdinç, Ar-Ge ve inovasyon tarihinin son 16 yılında olan bir ekip olarak dünya çapında onlarca veriden çıkan sonuçlar ışığında raporu hazırladıklarını belirterek, “Türkiye’nin 100’üncü yılında yüz yıllık birikimimizi değerlendirme ve ülke olarak katettiğimiz mesafeyi görme imkanını rapora yansıttık. Bugün, yukarıda saydığımız alanlarda ulaştığımız seviye, tam arzuladığımız düzeyde olmasa da bu ülkeyi bizler ve çocuklarımız için hür bir vatan kılmak uğruna canını veren şehitlerimizin ve Cumhuriyetimizin kurucularının çabalarının boşa gitmediğini göstermektedir.” şeklinde konuştu.
Ekonomik bağımsızlık göstergesi olan imalat sanayi ihracatında 1962 yılında 4 milyon dolar civarındayken, Dünya Bankası verilerine göre bugün 190 milyar dolara yaklaştığının altını çizen Özdinç şöyle devam etti:
“Son 60 yılda dünyada bu değeri en çok artıran ilk 3-4 ülkeden biriyiz. Üstelik yüksek teknoloji ve orta-yüksek teknolojinin toplam payı bu tutar içinde %35’i aşmıştır. 1962’de 70 ülke içinde 43’üncü sırada olan Türkiye, bugün 103 ülke içinde Avusturya, İsveç, Macaristan, BAE, Slovakya, Danimarka, Brezilya, Romanya ve İsrail’in üzerinde 21. sırada yer almaktadır. Bu veri, imalat sanayi ihracatında muasır medeniyetlerden uzak olmadığımızı ancak, daha iyisini yapmamız gerekiyor ama doğru yoldayız.”
AR-GE VE İNOVASYONUN KARNESİ BU RAPORDA
Türkiye ekonomisinin bugünü ve geleceğine ışık tutan araştırma, geliştirme ve inovasyon odağında verileri anlamlandıran Türkiye 2023 Ar-Ge ve İnovasyon Raporu, Türkiye’nin Ar-Ge personelinin artmaya devam etmesinin yanında, 12 yıl önce sadece yükseköğretimin yarısı kadar Ar-Ge personeli istihdam eden özel sektör, Ar-Ge personeli istihdamında yükseköğretimi geçti. Bu da özel sektörün Ar-Ge yatırımlarına daha çok odaklandığını gösteriyor. Türkiye, OECD ülkeleri içinde %11 ile Ar-Ge personeli sayısını en çok artıran ülke konumuna yükseldi. Yüksek teknoloji ve yazılım bir yıl içinde 52.000’in üzerinde istihdam sağlayarak bu alanda liderliğini sürdürüyor.
AR-GE HARCAMALARINDA OECD’DE ARTIŞ TRENDİNDE İZLANDA’DAN SONRA İKİNCİYİZ
Türkiye, OECD ülkeleri içinde İzlanda’dan sonra nüfus başına Ar-Ge harcamalarını (satın alma gücü dolar paritesi bazında) %14 ile en çok artıran ikinci ülke olduğu açıklanan raporda, son 7 yılda Ar-Ge harcamalarında %104’lük artış ile OECD içinde artış trendinde lider konuma yükseldiği görülüyor.
2022’de enerji ve ulaşım telekomünikasyon alanlarında büyük artışlar yaşandığı Ar-Ge harcamalarında %12’lik artışla kamunun en çok artış sağladığı belirtilen raporda, özel sektörün payının %61,4, kamunun payının %4,8 ve üniversitenin payının ise %33,8 olarak gerçekleştiği görülüyor
İHRACATTA KATMA DEĞERLİ YÜKSELİŞ SÜRÜYOR
Diğer yandan, teknopark şirketlerinin ihracatının cirolarının %68’ine ulaşmasının yanında, yazılım ve yüksek teknoloji ihracatı ilk kez ciro içinde %21’e ulaşması dikkat çekiyor.
Yazılım sektörünün önceki yıla göre yurt içi satışları dolar bazında sadece %5 civarında artarken yurt dışı satışları %20 oranında yükselmiş ve %15 olan genel özel sektör genel artış ortalamasının üzerine çıktığı açıklanan Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon Raporu’nda yazılım sektörü ilk defa ciro içindeki ihracat oranını %21’e çıktı.
AR-GE VE TASARIM MERKEZLERİNDE FİRMA BAŞINA PATENT VE PERSONEL SAYISINDA ARTIŞ
Türkiye Ar-Ge ve İnovasyon Raporu verilerine göre, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin toplam sayısında düşüş devam ettiği, buna karşılık son yıllarda verimlilik ve performans artışı gözlemlendiği açıklandı. Ar-Ge merkezi sayısı 1592’den 1576’ya düşerken, Tasarım merkezlerinin sayısında 338’den 316’ya daha belirgin düşüş oldu. Toplam istihdam sayısı ise, 4.000’e yakın artış göstererek, 82.500 kişiye ulaştı Firma başına ortalama tescilli patent sayısı 5,2’den 6,5’e yükselmiş, firma başına ortalama personel sayısı ise 49’dan 53’e çıkmıştır.
YENİ KURULAN HER 10 FİRMANIN 1’İ YÜKSEK TEKNOLOJİ VE YAZILIM ŞİRKETİ
2022 yılında firma sayısı; yüksek teknoloji sektörlerinde 600, yazılım sektöründe ise 3.500 arttığı belirtilen raporda, Türkiye’deki toplam firma sayısındaki artışın %10’una yakını yüksek teknoloji imalatı ve yazılım sektöründen gelmiştir.
ÜÇ BÜYÜK SORUN: PATENTTE GLOBALLEŞME, TEKNOPARKLARDA VERİMLİLİK, AKADEMİDE NİTELİK
Patent başvurularında Türkiye’den 9.000 sınırı aşıldığı açıklanan raporda, yerleşiklerin yaptıkları uluslararası başvurularda ise ciddi bir düşüş gerçekleşmiştir. Aynı şekilde yabancıların başvurularında da %25 küçülmeyle ciddi bir düşüş görülüyor.
Tasarım tescil başvurularında ise 2021’de başlayan yüksek artış (%41,3) bu yıl da devam ederek (%32,1) toplam başvuru sayısı 7.800’ün üstüne çıktı. Yabancıların tasarım tescil başvurularında ise %10’un üzerinde artış yaşandığı görülüyor.
TEKNOPARKLARDA KAPASİTE ARTIŞI YÜKSEK, VERİMLİLİK ARTIŞI SINIRLI
Teknoparkların toplam performanslarına bakıldığında genel olarak kapasitelerinin arttığı ancak verimliliğin ve performansın aynı oranda artmadığı ortaya çıktı.
Kapasite açısından geçtiğimiz yıl 8 yeni teknopark ile toplam teknopark sayısı 81’e yükseldiği belirtilen raporda, teknoparklara yaklaşık 1.300 yeni firma ile toplam firma sayısı 8.605’e çıkmış ve 14.000 yeni istihdam toplam yaklaşık 90.000 kişiye ulaştığı görülüyor. Toplam ciro 141 milyar TL’den 196 milyar TL’ye yükselmiş olsa da, ABD doları bazında son yıllarda ilk kez azalarak 16 milyar ABD dolarından 11,8 milyar ABD dolarına düştüğü ortaya çıktı. Teknoparklardan yapılan toplam ihracatın cironun %68’ini oluşturması dikkat çekiyor. Firma başına performans değerlendirmesi yapıldığında, anlamlı yükselişin olmadığı dikkat çekiyor.
BİLİMSEL YAYINLARDA NİCELİKTE LİDERİZ, NİTELİKTE İSE ANLAMLI ARTIŞ YOK!
Bilimsel yayınlarda Türkiye bir önceki yıla göre, %11’lik artış oranıyla, atıf alabilen yayın sayısını en çok artıran OECD ülkesi olarak yüksek düzeyli nicelik artışı devam ettiği açıklanan raporda, atıf sıralamasında da 1 sıra yükselerek 13’üncü olmasına rağmen nitelik göstergeleri aynı seviyede kaldığı ortaya çıktı.
]]>