HABER7
Başkanlık sistemine itiraz eden, Bakanlar Kurulu’ndaki cinsiyet oranıyla ilgili açıklama yapan, internet düzenlemesine muhalif duran, askeri operasyonları eleştiren, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili sık sık beyanat veren, yerel seçimlerdeki YSK kararını gündemine alan, İstanbul Sözleşmesi’nin iptal esilmemesini isteyen, imam hatip okullarının sayısının azaltılması gerektiğini savunan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ilgili ilgisiz her konuda açıklama yapmasıyla biliniyor.
TÜSİAD, alakasız hususlarda görüş beyan etme alışkanlığını müfredat çalışmasında da sürdürdü.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlıklı yeni müfredat taslağına yönelik ilk değerlendirmesinde, ”Gerçek beka meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemelidir” çağrısında bulunan TÜSİAD’dan konuya ilişkin yeni açıklama geldi.
Talim Terbiye Kurulu’nun onayladığı yeni eğitim müfredatıyla ilgili TÜSİAD’ın X hesabından yayınlanan açıklamada, “Cumhuriyet değerlerine uygunluk konusundaki eleştirilerin giderilmesi gerektiği” savunuldu.
TÜSİAD açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
SANKİ MUHALEFET PARTİSİ
Gündemdeki hemen her konuda adeta muhalefet partisi gibi çıkışlarda bulunan “seküler patron kulübü” TÜSİAD’ın yakın geçmişte gerçekleştirdiği ilgisiz açıklamalardan bazıları şöyle listeleniyor:









MHP lideri ise Ferdi Tayfur’un şarkısı eşliğinde yürüyüş yaptığı görüntüleri paylaştı. CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, o görüntünün ve şarkının kodlarını anlattı.

İşte Dicle Canova’nın açıklamaları:
BAHÇELİ BİR SPOR KULÜBÜNÜN TESİSLERİNDE HER GÜN YÜRÜYOR
Devlet Bahçeli’nin yürüyüş yaptığı yer, Ankara’da bir spor kulübünün tesisleri. Öğrendiğime göre hemen her gün fırsat buldukça akşam üzeri yürüyüş yapıyor. Evinde düştüğü için kolu sargıya alınmıştı. Tamamen iyileştiği bilgisini edindim. Zaten dün yayınlanan görüntüde de kolunda artık sargı olmadığı görülüyor.
“SAĞLIK NEDENİYLE MECLİS’TE YOKTU” İDDİASINI YALANLADI

Aslında o görüntünün X’ten paylaşılmasının ana nedeni de TBMM’deki özel oturuma ve resepsiyona katılmaması sonrası, ‘Sağlık durumu iyi değil, ameliyat olacak’ iddialarını yalanlama amaçlı. Sağlıklı olduğunu o görsel ile vurguladı Devlet Bahçeli.
TÜRK BAYRAĞININ İNDİRİLMESİNE TEPKİSİZLİĞE Mİ TEPKİ?
Ama bir de fonda kullanılan şarkı var. Ferdi Tayfur’un söylediği “Sensin” isimli parçası. Şarkının sitem dolu sözleri dikkat çekti. MHP kulislerinde nabız tuttum. Öncelikle şunu söyleyeyim; Devlet Bahçeli’nin TBMM 23 Nisan törenlerine katılmamasının da bu şarkı ile vermeye çalıştığı mesajın da kodları var. İki temel nedenden söz ediliyor. Birincisi DEM Parti’nin kazandığı Diyarbakır Belediyesi’nde ilk icraatın belediye meclis salonundaki Türk bayrağının kaldırılması. MHP lideri buna çok tepkili. Bu duruma, karşısındaki tepkisizliğe bir tepki olarak Meclis’e gitmediği konuşuluyor. İlgililerin gereken tepkiyi göstermediği düşüncesi var MHP’de.
Devlet Bahçeli bu konuda yaptığı açıklamada, “Türk bayrağını kabullenemeyenler, vatandaşlıktan derhal çıkarılmalı, mallarına-mülklerine el konulmalı, bunun yanında dem parti hakkında kapatma davasının açılarak bölücü milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmalı” ifadelerini kullanmıştı. Bu durumu özgürlük ve demokrasi çerçevesinde normalleştirip yumuşatmak felakete çanak tutar uyarısında bulunmuştu. Bahçeli’nin bu tutumuna karşın ilgili konumda olanların güçlü ve net bir tavır koyamadığı ifade ediliyor.
“OY ORANINDAKİ GERİLEME MHP KAYNAKLI” SÖYLEMİNE Mİ TEPKİ?
İkinci neden ise yerel seçim sonrası gündeme getirilen bir söylem. AK Parti’nin seçimdeki oy oranı gerilemesinin MHP’den dolayı olduğuna ilişkin bir takım tespitler. Bu tespitler bazı eski AK Partili kurmaylarca da açıktan yapıldı. En son Fatih Erbakan, TBMM resepsiyonunda gazetecilere “AK Parti’ye biz kaybettirmedik, bazı yerlerde MHP kaybettirdi” dedi. İşte bu söylem de MHP’de rahatsızlık yaratıyor. MHP’nin bakışı bunun aksine. Güç kazandırdığı yönünde ve varlığını işbirliğine dayandırdığı yaklaşımları topyekûn reddediliyor.
MHP: BİZ CUMHUR İTTİFAKINI BOZMAYIZ
Peki, tüm bunlar ittifakı olumsuz etkiler mi? Konuştuğum parti kaynakları “Biz cumhur ittifakını bozmayız” mesajını net şekilde verdi. Ancak “Bu söylemi dile getiren, böyle düşünenler buyursun ne yapıyorsa yapsın” diye de bir tepki var. Fakat dediğim gibi Cumhur İttifakı’nda bir sorun olmadığının altı çiziliyor. MHP lideri Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki güçlü diyaloğa da vurgu yapılarak, “Buradan ittifak bozulmaz” mesajları veriliyor.
ERDOĞAN-ÖZEL GÖRÜŞMESİNE TEPKİ VAR MI?
Diğer yandan yeni anayasa süreci ve “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Özgür Özel ile görüşecek olmasına tepki mi var?” sorusunu da MHP’li kaynaklara yönelttim. Bu konuda hiçbir rahatsızlık olmadığı ifade ediliyor. “Anayasa toplumun genelini ilgilendiriyor. Hemen herkes görüşünü masaya koyar. Meclis’te her parti ile görüşüle
]]>Bursalı, Monako’da bir restoranda ıstakoz yediği anların yer aldığı bir fotoğraf paylaştı.

GELEN TEPKİLER SONRASI ÖZÜR DİLEDİ
Bursalı, gelen tepkiler sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, tepkilerin İstanbul Beşiktaş’taki patlama ve Antalya’daki teleferik faciasının unutturulma çabasını olduğunu vurguladı.

Bursalı, X hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Yoğun geçen seçim çalışmalarımız ardından yurtdışında yaşayan ailem ve yeğenlerimle bayram tatilini geçirmek üzere gittiğimiz bir restoranda hiç adetim olmayan bir yemek paylaşımı yapmam kamuoyunda haklı tepkiye sebep olmuştur.
30 yıllık gazeteci ve şimdi de milletvekili olarak sosyal medya paylaşımlarımda bugüne kadar yapmadığım bu hata için tüm kamuoyundan özür dilerim. Mensubu bulunmaktan onur duyduğum partim ve yolunda yürümekten her nefesimde şeref duyduğum Sn. Cumhurbaşkanımızın da bu sebeple hedef alınmasından dolayı üzüntüm sonsuzdur.
‘TELEFERİK FACİASINI UNUTTURMAK ÜZERE GÜNDEM DEĞİŞTİRMEYİ ÇALIŞANLARI ÇOK İYİ ANLIYORUM’
Asla kötü niyet taşımayan ve yazılan hiçbir ücretle yakından uzaktan ilgisi olmayan yiyecek ve konuyla ilgili samimi üzüntümü ifade ederken, bunu fırsat bilip Antalya’daki teleferik faciasını unutturmak üzere gündem değiştirmeye çalışanları da çok iyi anlıyorum!
İstanbul’un göbeğinde 29 insanımızın hayatını kaybettiği, Antalya’da göz göre göre ihmal sonucu günahsız insanlarımızın hayatını kaybettiği, yaralandığı ve saatlerce mahsur kaldığı elim olayla ilgili tek bir söz etmeyenlerin, ne amaçla bu olayı çarpıttığını da biliyoruz!”
AK Partili Mücahit Birinci ve AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel, Monako Yat Kulubü’nde ıstakoz yemeği paylaşan AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’ya tepki gösterdi.
AKP MKYK Üyesi Mücahit Birinci,
‘BU PARTİDEN İSTİFA EDECEKSİNİZ’
“Milletimiz geçim sıkıntısındayken, millet çareler ararken, devletimiz dişini tırnağına takmış ekonomiyi düzeltmeye çalışırken, siz gidip Monaco’da ıstakoz yiyemezsiniz, hadi yediniz bunu paylaşamazsınız! O ki paylaştınız, o zaman bu partiden istifa edeceksiniz.
Sizin bu tavrınıza, bu ruh halinize hangi parti uygunsa, oraya gideceksiniz! Yer sofralarında kurulmuş, emekle, darbeler, bin bir badireler atlatmış bu partide siz ve sizin gibilere yer yok. Siz burayı babanızın çiftliği zannediyorsunuz, lakin burası halkın bağrından kopmuş, bu milletin öz evladı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisidir kardeşim!
‘BURADA ARTIK BU TAVIRDA OLANLARA YER YOK’
Burada artık bu tavırda olanlara yer yok! Biz, size rağmen, sizin gibileri tek tek ayıklayana kadar, ölene kadar Reisimize sahip çıkacağız. Siz, bizim tane tane topladıklarımızı, kamyonu devirerek dökmeye çalışsanız da biz, yılmadan, sizlerden ve sizin gibilerden partimizin izzetini koruyacağız. Uzun uzun yazardım, sabaha kadar yazardım, ama o fotoğraf, inanın bana, bu kadar yazmayı bile hak etmiyor. Aslında tek cümle yeter: “Partimizden defolup gidin kardeşim.” Konu bu kadar basit.” diyerek tepki gösterdi.
‘HEM HALKTAN KOPUK, HEM YEDİĞİNİ PAYLAŞACAK KADAR GÖRGÜSÜZ’
AK Parti Hatay Milletvekili Abdulkadir Özel ise sosyal medya hesabından Bursalı’ya tepki gösterdiği paylaşımında, “Hem halktan sokaktan kopuk hem de yediğini gezdiğini ” paylaşacak kadar görgüsüz…” dedi.
‘BODRUM’DA DAHA PAHALI’
CHP’ye yakınlığıyla bilinen gazeteci İsmail Saymaz da Bursalı’ya tepki gösteren bir paylaşımda bulunarak, Bursalı’nın Monako Yat Kulübü’nde yediği ıstakozun fiyatının Bodrum’da daha pahalı olduğunu belirtti. Saymaz, “Şebnem Bursalı’nın Monako Yat Klübü’nde yediği ıstakozun parası (250 gramı 60 Euro) Çeşme ve Bodrum’daki herhangi bir balıkçıdan daha ucuz. Bu bile AK Parti’nin neden kaybettiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Haber7 – ÖZEL
Kırklareli’de AK Partili Babaeski Belediye Başkanı Fırat Yayla, seçimi kazandıktan sonra tepki çeken bir paylaşıma imza attı.
Sosyal medya hesabından çağrıda bulunan Yayla, kutlama çiçekleri yerine CHP’nin arka bahçesi gibi faaliyet gösterdiği bilinen Atatürkçü Düşünce Derneği’ne (ADD) bağış yapılmasını istedi.

Yayla, ADD’nin IBAN numaralarını yazdığı paylaşımında “Kutlama mesajlarınız ve iyi dilekleriniz için teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Çiçek gönderimi yerine aşağıdaki bilgileri bulunan derneklerimize bağışta bulunmanızı rica ediyorum.” ifadelerini kullandı.

ADD BAŞKANI BOZKURT: AK PARTİLİLERİ DENİZE DÖKECEĞİZ
AK Partili Yayla’nın bağış çağrısı yaptığı ADD, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti karşıtlığı ile biliniyor.
CHP 26. dönem Milletvekili ve mevcut Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Hüsnü Bozkurt, 2017 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi referandumu öncesi Halk TV’de Uğur Dündar’ın sunduğu Halk Arenası programında AK Partilileri hedef almıştı.

AK Partilileri denize dökmekle tehdit eden Hüsnü Bozkurt, şunları söylemişti:
Hüsnü Bozkurt’un bu sözleri büyük tepki çekmişti. Birçok yerde protesto edilen ve yuhalanan Hüsnü Bozkurt, vatandaşların “Hadi denize dök bizi” tepkisiyle karşılaşmıştı. Tepkilerin ardından çark eden Bozkurt, “Sözlerim, ülkemizi bölmek isteyenlere, emperyalist güçlere ve işbirlikçilerine.” ifadesiyle kıvırmıştı.
ERDOĞAN’I ÖLDÜRME TEHDİDİ!
Hüsnü Bozkurt, aynı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Saddam Hüseyin ve Kaddafi örneği vererek öldürmekle tehdit etti. Bozkurt, “16 Nisan günü hayır çıkacak. Siz tıpkı Kaddafi gibi, tıpkı Saddam gibi, tıpkı Mussolini gibi, tıpkı Hitler gibi yok olup gideceksiniz. Ve göreceksiniz 1 yılda bu ülkede iktidarı kovacağız.” şeklinde konuşmuştu.
ERDOĞAN’DAN SERT TEPKİ: “YA SEN GERİZEKALI MISIN?”
3 Nisan 2017 Trabzon mitinginde Hüsnü Bozkurt’a sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Gerizekalı mısın!’ demişti. Erdoğan, şunları söylemişti:
“KENDİNİ BİLMEZ AHMAK”
Daha sonra 15 Nisan 2017’de TRT’de canlı yayına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda bunlar sokağa çıkamıyorlar. Seni Samsun’a sokmazlar. Bırak sen Samsun’dan Sivas’a gelmeyi. Sivas’a, Amasya’ya, Sakarya’ya sokmazlar. Sen kalkıp bu ülkede hem demokrasi diyeceksin, demokrasinin egemen olduğu bir ülkede kimi denize döküyorsun ya! Türk oğlu Türkü denize dökeceksin! Yunan mu ulan bu! Neyi denize döküyorsun! Bu millet tarihinde kimi denize döktüğü belli. Sen nasıl böyle bir benzetme yaparsın. İşte İzmir’deydik, gelip dökseydin! Allah’ın izniyle Pazar gününün neticesi de belli. Bu bizim kanımıza dokunuyor. CHP’ye gönül veren vatandaşlarıma sesleniyorum; Bu tür kendini bilmez ahmakları aranızda nasıl barındırıyorsunuz ya?” demişti.
Kılıçdaroğlu’na da tepki gösteren Erdoğan, “Onun genel başkanı zerre kadar siyasetten anlamış olsaydı, derdi ki, ‘Gel buraya, sen nasıl konuşursun ya?’ Hemen kesin ihraç istemiyle disiplin kuruluna gönderirdi.” diye konuşmuştu.
TERÖR ÖRGÜTÜ ‘ŞEHİR GERİLLASI’YMIŞ
CHP tarafından TBMM’de Milli Savunma Komisyonu’na üyesi yapılan Hüsnü Bozkurt, 2016 yılında savunma ve havacılık sanayi çalışmalarıyla ilgili bir sunumda terör örgütü PKK’ya yönelik tepki çeken bir sunumda bulunmuştu. AK Partilileri denize dökmekle tehdit eden Bozkurt, PKK’ya terör örgütü demeyip ‘şehir gerillası’ tanımlaması yapması tepki çekmişti.
DANIŞMANI BYLOCK’ÇU ÇIKTI
Takvim’deki habere göre, CHP’li Bozkurt’un TBMM’deki Danışmanı Ali Arıcı‘nın telefonunda FETÖ’cülerin iletişim programı ByLock bulunmuştu. Aralık 2016’da KHK ile Ali Arıcı‘nın memuriyet görevine son verilmişti. ByLock kullandığı tespit edilmesinin ardından KHK ile görevinden ihraç edilen Ali Arıcı’ya CHP’li Bozkurt sahip çıkmıştı. Bozkurt, “Bu zamana kadar kendisinin yanlış bir söylemini görmedik. Yaşanan olay bizi üzdü” demişti.
Haber7-ÖZEL
Türkiye’de son yıllarda özellikle siyaseten yaşanan olaylar halkı kutuplaştırdı. Kritik seçim dönemlerinde çok daha fazla hissedilen gerilim, Türk halkının sosyal, kültürel alanda da etkilenmesine neden oldu. Yapılan araştırmalarda Türkiye’deki kutuplaşmanın her geçen gün arttığı görülürken, özellikle bu duruma ekran önünde duran sözde aydınlar yol açıyor.
12 şehit verdiğimiz son birkaç günde bile muhalefet, iktidarın hazırladığı terör örgütü PKK’ya karşı bildiriye imza bile atamayacak duruma geldi. Türk halkı CHP’deki terör seviciliğine sert tepki gösterirken Türkiye’de son bir haftada halkı kutuplaştıran çok sayıda gelişme yaşandı. 1 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” yürüyüşünün ardından bir vatandaşımıza saldırı düzenlendi. Saldırgan CHP İstanbul Gençlik Kolları ile bazı gazeteci ve siyasetçiler tarafından korumaya çalışıldı. Tuzla Piyade Okulu’nda yaşanan fişleme skandalından, Fatih Altaylı’nın vatandaşlara yönelik ‘Şerefsizler’ çıkışına, Can Ataklı’nın şehit babasına sarf ettiği tepki çeken sözlerinden, Galataport’ta ve Zorlu Center’da kefiye taktığı için içeri alınmayan kişilere kadar birçok olayda Türkiye bir takım eller tarafından kutuplaştırılmaya devam edildi.
İşte Türkiye’de son 10 günde yaşanan kutuplaştırıcı gelişmeler;
KELİME-İ TEVHİD BAYRAĞI TAŞIYAN KİŞİYE SALDIRANI KORUMA ALTINA ALDILAR
1 Ocak’ta İstanbul’da düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” yürüyüşünden dönen İsmail Aydemir isimli vatandaş yumruklu saldırıya uğradı. Saldırıda bulunan zanlı E.A’ya vatandaşlar çok sert tepki gösterirken, E.A. tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Zanlının tutuklanmasının ardından bazı odaklar saldırganı korumaya geçti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklanan Ege Akersoy’un babası Zafer Akersoy ile telefonla görüştü. Baba Akersoy’dan oğlunun durumu hakkında bilgi alan Özel, süreci sonuna kadar takip edeceklerini belirtti. Ege Akersoy’u cezaevinde ziyaret etmesi için İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer‘in görevlendirildiği de bildirildi.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de saldırganı ve atılan yumruğu görmezden gelerek Kelime-i Tevhid bayrağıyla hilafet çağrısı yapıldığını iddia etti. İnce sosyal medyadan yaptığı paylaşımda “Konu Filistinli mazlumların yanında olmaksa; ben de varım. Ama kimse Filistin’in arkasına saklanıp İstanbul’un göbeğinde hilafet çağrısı yaparak Türkiye Cumhuriyeti devletini yıkmaya teşebbüs edemez! İstanbul’un göbeğinde hilafet çağrısı yapanlar için; İçişleri Bakanlığı’nı ve bu ülkenin namuslu savcılarını göreve davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da saldırgan Ege Akersoy’un babasıyla görüşen isimler arasında yer aldı. Saldırganı masumlaştırmaya çalışan Özdağ, Akersoy’un daha önce hiç kavga etmediğini belirterek babasıyla görüşmesinden şunları aktardı;
“Ege’nin hayatı boyunca hiç kavga etmediğini, kavga etmeyi bilmediğini söyledi. ‘Ancak’ dedi babası ‘son günlerde Türk bayrağına, Atatürk’e yapılan saygısızlıklara çok içerlemişti, çok dolmuştu. Keşke yapmasaydı.’”

CHP İstanbul Gençlik Kolları, “Şehitlerimize rahmet, Filistin’e destek” Kelime-i Tevhid bayrağı taşıdığı için İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisin” diyerek yumruk atan saldırgan E.A için poster yaptı.

Olayın sosyal medyada paylaşılması sonrası gazeteci Fatih Altaylı da boş durmadı. Altaylı, yumruklu saldırı sonrası ‘Eline sağlık’ yazan bir tweet paylaştı. Gelen büyük tepkilerin ardından Altaylı bu paylaşımını silmek zorunda kaldı.

TUZLA PİYADE OKULU’NDA FİŞLEME SKANDALI
Tuzla Piyade Okulu‘nda bazı askerleri namaz kıldıkları için fişleyen ve onları ‘tarikatçı, cemaatçı, irticacı’ gibi ifadelerle hedef gösteren bir grup teğmen olduğu tespit edildi. Sözde ‘Atatürkçülük’ maskesi arkasına gizlenen ve kışlada namaz kılan personelleri fişledikleri iddia edilen teğmenlerin dindar subayların fotoğraflarını da WhatsApp gruplarında paylaşarak hedef gösterdiği ifade edildi. Fişlemelerin 10 Kasım‘daki anma törenlerinden sonra fiili saldırı haline geldiği belirtilirken skandalın ortaya çıkmasının ardından Milli Savunma Bakanlığı olaya el koydu.
Teğmen cuntasının vatandaşlardan büyük tepki çekmesinin ardından MSB, Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda yaşanan olaya sebebiyet veren personel hakkında geçici görevden uzaklaştırma kararı alındığını duyurdu.

FATİH ALTAYLI’DAN ‘ŞEREFSİZLER’ ÇIKIŞI
Türkiye’nin kutuplaşmasından en çok şikayet eden isimlerin başında gelen gazeteci Fatih Altaylı da geçtiğimiz gün yaptığı açıklamayla Türkiye’nin daha çok kutuplaşmasına sebebiyet verdi. Pençe – Kilit Harekâtı bölgesinde 12 şehit vermemizin ardından İHH İnsani Yardım Vakfı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu, Pençe Kilit Harekat bölgesinde şehit olan 12 askerimiz ve Siyonist İsrail’in soykırım yaptığı Gazze için İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok ilde yürüyüşler düzenledi.
Yürüyüşe katılan on binlerce vatandaşımız ‘Kahrolsun PKK kahrolsun İsrail’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları ile PKK terörü ve İsrail saldırılarını lanetlerken Fatih Altaylı YouTube kanalından yaptığı yayında, Gazze için düzenlenen yürüyüşte yer alan vatandaşların, hafta sonu hayatını kaybeden 12 şehide üzülmediklerini ve askerler için yürümediklerini ileri sürerek Türk vatandaşlarına ‘Şerefsizler’ dedi. Altaylı’nın sözleri halkın çok büyük kesiminin tepkisini çekti.
CAN ATAKLI’DAN ŞEHİT BABASINA TEPKİ ÇEKEN SÖZLER
Kutuplaşmanın ateşini körükleyen diğer bir isim ise yine kutuplaşmadan çokça şikayet eden Can Ataklı oldu. Türkiye şehitlerine üzülürken Can Ataklı, şehitlerden birinin babasını hedef alarak skandal hakaretlerde bulundu. Ataklı, şehit babasına yönelik “Kavala’ya ve Öcalan’a özgürlük isteyenlere hakkımızı helal etmiyoruz’ diyor. Kimsin lan kimsin? Şehit babası olunca canının istediğini söylemeye hakkın mı var?” sözlerini kullandı.
Ataklı’nın sözlerinin büyük tepki çekmesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “şehit aileleri ve şehit babalarıyla ilgili sözleri nedeniyle” gazeteci Can Ataklı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla resen soruşturma başlattığını duyurdu.
MERDAN YANARDAĞ’DAN ŞEHİT YAKINLARINA TEHDİT
Geçtiğimiz aylarda PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ı güzelleyen ve “terör örgütü propagandası yapma”, “suçu ve suçluyu övme” suçlarından hapis cezası alan CHP yandaşı Merdan Yanardağ da son bir hafta içerisinde kutuplaşmayı körüklemek için elinden geleni yaptı. Yanardağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösteren şehit yakınlarını hedef alarak “CHP’liler o cami avlularına gövde gösterisi yapmak için kitlesel olarak gelirse oraya giremezsiniz.” tehdidinde bulundu.
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ’NDE MESCİT TARTIŞMASI
Türkiye’yi kutuplaştırıcı olaylar askeriye ve gazetecilerle de sınırlı kalmadı. Son bir hafta içerisinde Kadir Has Üniversitesi’nde de bazı olaylar yaşandı. Kadir Has Üniversitesi’ndeki ibadethanede namaz kılmak isteyen öğrenciler ve öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın arasındaki tartışma Türkiye’nin gündemine oturdu.
Namaz kılmak için üniversitenin mescidine giren öğrencilerin kapının önüne koyduğu ayakkabılardan rahatsız olan öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın, “Benim kapımın önünde 18 tane ayakkabı 48 tane çanta olmaması için burada ayakkabılıklar var.” diyerek öğrencilerin namaz kıldığı alana ayakkabısıyla girdi. Öğrencilerin tepkisi üzerine Sayın, “Arkadaşlar Hristiyanlar da burada ayakkabıyla girebilir değil mi? ben Hristiyanım ben Budistim” cevabını verdi.
Söz konusu olay sosyal medyada tepki çekince Kadir Has Üniversitesi söz konusu olaya ilişkin inceleme başlattığını duyurdu. Mescide ayakkabılarıyla giren öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın‘ın 2015 yılındaki hendek operasyonları esnasında yayınlanan hadsiz bildiriye imza attığı, daha önce 2014 ve 2019 yıllarında gözaltına alındığı öğrenildi.
GALATAPORT ve ZORLU CENTER’A KEFİYE İLE GİRİLEMEMESİ
Doğuş Grubu ve Bilgili Holding‘in ortak girişimi olan Galataport İstanbul’a giden yazar Mehmet Dinç, soykırıma uğrayan mazlum Filistinlilerle dayanışma adına kefiye taktığı için giriş kısmında görevli güvenlik personeli tarafından içeriye alınmadı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine vatandaşlar yaşanan olaya çok sert tepki gösterdi.
Benzer bir olay Zorlu Center‘da da yaşandı. İstanbul’daki Zorlu AVM’ye giden Hülya Aslan adlı bir vatandaş, boynundaki kefiye nedeniyle güvenlik tarafından içeri alınmak istenmedi. “Polis çağırın” diyerek içeri giren Aslan, bu kez de AVM içinde güvenlik görevlileri tarafından takip edildiğini iddia etti.
Haber7-ÖZEL
Türkiye’de son yıllarda özellikle siyaseten yaşanan olaylar halkı kutuplaştırdı. Kritik seçim dönemlerinde çok daha fazla hissedilen gerilim, Türk halkının sosyal, kültürel alanda da etkilenmesine neden oldu. Yapılan araştırmalarda Türkiye’deki kutuplaşmanın her geçen gün arttığı görülürken, özellikle bu duruma ekran önünde duran sözde aydınlar yol açıyor.
12 şehit verdiğimiz son birkaç günde bile muhalefet, iktidarın hazırladığı terör örgütü PKK’ya karşı bildiriye imza bile atamayacak duruma geldi. Türk halkı CHP’deki terör seviciliğine sert tepki gösterirken Türkiye’de son bir haftada halkı kutuplaştıran çok sayıda gelişme yaşandı. Tuzla Piyade Okulu’nda yaşanan fişleme skandalından, Fatih Altaylı’nın vatandaşlara yönelik ‘Şerefsizler’ çıkışına, Can Ataklı’nın şehit babasına sarf ettiği tepki çeken sözlerinden, Galataport’ta ve Zorlu Center’da kefiye taktığı için içeri alınmayan kişilere kadar birçok olayda Türkiye bir takım eller tarafından kutuplaştırılmaya devam edildi.
İşte Türkiye’de son bir haftada yaşanan kutuplaştırıcı gelişmeler;
TUZLA PİYADE OKULU’NDA FİŞLEME SKANDALI
Tuzla Piyade Okulu‘nda bazı askerleri namaz kıldıkları için fişleyen ve onları ‘tarikatçı, cemaatçı, irticacı’ gibi ifadelerle hedef gösteren bir grup teğmen olduğu tespit edildi. Sözde ‘Atatürkçülük’ maskesi arkasına gizlenen ve kışlada namaz kılan personelleri fişledikleri iddia edilen teğmenlerin dindar subayların fotoğraflarını da WhatsApp gruplarında paylaşarak hedef gösterdiği ifade edildi. Fişlemelerin 10 Kasım‘daki anma törenlerinden sonra fiili saldırı haline geldiği belirtilirken skandalın ortaya çıkmasının ardından Milli Savunma Bakanlığı olaya el koydu.
Teğmen cuntasının vatandaşlardan büyük tepki çekmesinin ardından MSB, Tuzla Piyade Okul Komutanlığı’nda yaşanan olaya sebebiyet veren personel hakkında geçici görevden uzaklaştırma kararı alındığını duyurdu.

FATİH ALTAYLI’DAN ‘ŞEREFSİZLER’ ÇIKIŞI
Türkiye’nin kutuplaşmasından en çok şikayet eden isimlerin başında gelen gazeteci Fatih Altaylı da geçtiğimiz gün yaptığı açıklamayla Türkiye’nin daha çok kutuplaşmasına sebebiyet verdi. Pençe – Kilit Harekâtı bölgesinde 12 şehit vermemizin ardından İHH İnsani Yardım Vakfı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda sivil toplum kuruluşu, Pençe Kilit Harekat bölgesinde şehit olan 12 askerimiz ve Siyonist İsrail’in soykırım yaptığı Gazze için İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok ilde yürüyüşler düzenledi.
Yürüyüşe katılan on binlerce vatandaşımız ‘Kahrolsun PKK kahrolsun İsrail’, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları ile PKK terörü ve İsrail saldırılarını lanetlerken Fatih Altaylı YouTube kanalından yaptığı yayında, Gazze için düzenlenen yürüyüşte yer alan vatandaşların, hafta sonu hayatını kaybeden 12 şehide üzülmediklerini ve askerler için yürümediklerini ileri sürerek Türk vatandaşlarına ‘Şerefsizler’ dedi. Altaylı’nın sözleri halkın çok büyük kesiminin tepkisini çekti.
CAN ATAKLI’DAN ŞEHİT BABASINA TEPKİ ÇEKEN SÖZLER
Kutuplaşmanın ateşini körükleyen diğer bir isim ise yine kutuplaşmadan çokça şikayet eden Can Ataklı oldu. Türkiye şehitlerine üzülürken Can Ataklı, şehitlerden birinin babasını hedef alarak skandal hakaretlerde bulundu. Ataklı, şehit babasına yönelik “Kavala’ya ve Öcalan’a özgürlük isteyenlere hakkımızı helal etmiyoruz’ diyor. Kimsin lan kimsin? Şehit babası olunca canının istediğini söylemeye hakkın mı var?” sözlerini kullandı.
Ataklı’nın sözlerinin büyük tepki çekmesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “şehit aileleri ve şehit babalarıyla ilgili sözleri nedeniyle” gazeteci Can Ataklı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla resen soruşturma başlattığını duyurdu.
MERDAN YANARDAĞ’DAN ŞEHİT YAKINLARINA TEHDİT
Geçtiğimiz aylarda PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ı güzelleyen ve “terör örgütü propagandası yapma”, “suçu ve suçluyu övme” suçlarından hapis cezası alan CHP yandaşı Merdan Yanardağ da son bir hafta içerisinde kutuplaşmayı körüklemek için elinden geleni yaptı. Yanardağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e tepki gösteren şehit yakınlarını hedef alarak “CHP’liler o cami avlularına gövde gösterisi yapmak için kitlesel olarak gelirse oraya giremezsiniz.” tehdidinde bulundu.
KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ’NDE MESCİT TARTIŞMASI
Türkiye’yi kutuplaştırıcı olaylar askeriye ve gazetecilerle de sınırlı kalmadı. Son bir hafta içerisinde Kadir Has Üniversitesi’nde de bazı olaylar yaşandı. Kadir Has Üniversitesi’ndeki ibadethanede namaz kılmak isteyen öğrenciler ve öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın arasındaki tartışma Türkiye’nin gündemine oturdu.
Namaz kılmak için üniversitenin mescidine giren öğrencilerin kapının önüne koyduğu ayakkabılardan rahatsız olan öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın, “Benim kapımın önünde 18 tane ayakkabı 48 tane çanta olmaması için burada ayakkabılıklar var.” diyerek öğrencilerin namaz kıldığı alana ayakkabısıyla girdi. Öğrencilerin tepkisi üzerine Sayın, “Arkadaşlar Hristiyanlar da burada ayakkabıyla girebilir değil mi? ben Hristiyanım ben Budistim” cevabını verdi.
Söz konusu olay sosyal medyada tepki çekince Kadir Has Üniversitesi söz konusu olaya ilişkin inceleme başlattığını duyurdu. Mescide ayakkabılarıyla giren öğretim görevlisi Zeliha Gizem Sayın‘ın 2015 yılındaki hendek operasyonları esnasında yayınlanan hadsiz bildiriye imza attığı, daha önce 2014 ve 2019 yıllarında gözaltına alındığı öğrenildi.
GALATAPORT ve ZORLU CENTER’A KEFİYE İLE GİRİLEMEMESİ
Doğuş Grubu ve Bilgili Holding‘in ortak girişimi olan Galataport İstanbul’a giden yazar Mehmet Dinç, soykırıma uğrayan mazlum Filistinlilerle dayanışma adına kefiye taktığı için giriş kısmında görevli güvenlik personeli tarafından içeriye alınmadı. Görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine vatandaşlar yaşanan olaya çok sert tepki gösterdi.
Benzer bir olay Zorlu Center‘da da yaşandı. İstanbul’daki Zorlu AVM’ye giden Hülya Aslan adlı bir vatandaş, boynundaki kefiye nedeniyle güvenlik tarafından içeri alınmak istenmedi. “Polis çağırın” diyerek içeri giren Aslan, bu kez de AVM içinde güvenlik görevlileri tarafından takip edildiğini iddia etti.
Haber7 – ÖZEL
Kuzey Irak’taki Pençe-Kilit Harekat bölgesinde terör örgütü PKK tarafından düzenlenen 2 ayrı saldırılarda 12 askerin şehit olmasının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin imzaladığı ortak bildiri yayımlandı. Bildiride PKK terör örgütünün saldırıları kınanarak, ‘Terör ve şiddet hiçbir zaman hedefine ulaşamayacaktır’ denildi. CHP ve DEM Parti’nin terör örgütünün kınandığı bildiriyi imzalamaması tepkiyle karşılandı. Ayrıca CHP’nin bildiriye imza atmaması DEM Partisi ile ‘gizli ittifak’ sorularını akıllara getirdi.
PKK’YI KINAYAMAYAN ÖZEL’İN KATILDIĞI TV KANALI YENİDEN GÜNDEMDE!
CHP’nin, terör örgütü PKK’yı kınayamaması, şehit cenazelerinde yaşanan skandallar ve cenaze ardından terör örgütünün siyasi kolu konumundaki DEM Parti’yi ziyaret etmesi büyük tepkilere neden olurken, partinin kimlerle yol aldığı da tekrar gözler önüne serilmiş oldu. Bununla beraber, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in milletvekilliği döneminde yine PKK’nın medya kanalı olan ‘Medya Haber’ isimli televizyon kanalına katılarak yeni anayasa çalışmalarına dair değerlendirme yaptığı görüntüler gündem oldu.

‘Medya Haber‘ isimli oluşuma daha önce PKK elebaşlarından Duran Kalkan’ın, Selahattin Demirtaş’ın abisi PKK Eğitim Komitesi Üyesi Nurettin Demirtaş’ın ve PKK kurucularından Mustafa Karasu gibi isimlerin katıldığı bir TV kanalına Özgür Özel’in neden katıldığı merak konusu oldu.

Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda Özgür Özel, “CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, neden yurtdışında yayın yapan PKK kanalı “Medya Haber”e çıktığını bu millete anlatmak zorunda. Çıkıp PKK’yı, HDP’yi mi eleştiriyor? Hayır. PKK kanalında devleti eleştiriyor. “ sözleriyle eleştirildi.
ŞEHİT CENAZESİNDE ÖZEL’E TEPKİ!
Çatışmada şehit düşen Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak, memleketi Manisa’da düzenlenen cenaze töreni ile toprağa verildi. Düzenlenen törene, CHP’nin Genel Başkanı Özgür Özel’de katıldı. Ancak Özel’in cenaze törenine katılmasına şehit yakınları tepki gösterdi. Özel, bir grup tarafından hem cami girişinde hem de cami çıkışında yuhalandı. Zor anlar yaşayan Özel, yaşanan arbededen polis eşliğinde çıkarıldı. Özel’in aracına da taşlı saldırıda bulunuldu.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’da şehit cenazesindeki yaşananlara ‘provokasyon‘ diyerek konuya ilişkin önceden haber aldıklarını söyledi. Özel, “Bugün hepsi isim isim tespit ediliyor. Manisa’da olanların parti aidiyeti açıkça ortada.” sözleriyle yaptığı açıklamada da oldukça tepki topladı. Özel’in bu sözleri ‘şehit yakınlarını tehdit ediyor’ şeklinde yorumlandı.

ÖNCE ŞEHİT CENAZESİNE SONRA DEM PARTİ’YE
Türkiye haftalardır şehit haberleriyle yasta. Geçtiğimiz haftalarda Irak’ın kuzeyinde teröristlerin saldırısında şehit olan Piyade Teğmen Eril Alperen Emir’in cenaze törenine, CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Burada, CHP Genel Başkanı Özel’in taziye dileklerini iletmesinin ardından, bir şehit yakınının “Demirtaş’a selam söyleyenler ne yüzle buraya geliyor.” diye tepki gösterdiği duyuldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, şehidin cenaze töreninin ardından ise DEM Parti Genel Merkezi’ni ziyaret etmesi sert eleştirildi.

Haber7
Türkiye Irak’ın kuzeyinden gelen acı haberle sarsıldı. Son 2 günde Pençe Kilit Harekat bölgesinde PKK’lı teröristler tarafından gerçekleştirilen alçak saldırıda 12 şehit verdik. Hain saldırı sonrasında TSK bölgeye hava destekli operasyonlar gerçekleştirdi ve çok sayıda teröristi etkisiz hale getirildi.
ÖZGÜR ÖZEL’E PROTESTO
Şehitlerin cenaze törenlerine siyasetçiler de katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, memleketi Manisa’da Şehit Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak’ın Manisa’daki cenaze törenine katıldı. Özel, terör örgütünün siyasi kanadı ile arasına mesafe koyamaması ve DEM Parti ile ittifak görüşmeleri nedeniyle şehit Enis Budak’ın cenazesinde vatandaşlar tarafından protesto edildi. Vatandaşlar ‘Özgür dışarı’ sloganları atarken Özel, güvenlik önlemi altında camiden ayrıldı.

SAYGISIZLIK İTHAMI
Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak’ın Manisa’daki cenazesinde protesto edilen Özgür Özel “Şehit ailesi hiçbir günahları olmamasına rağmen, aile büyükleri kanalıyla özür dilemeye kalktı. Bizim bunu kabul edemeyeceğimizi, esas şehide yeterli saygının gösterilememesi noktasında biz özürlerimizi ilettik.” ifadesinde bulundu. Özel tepki gösteren vatandaşlara ise ‘saygısız’ ithamında bulundu.
Özel’in şehit cenazesinde protesto edilmesi tartışmaları da beraberinde getirdi. Haber7‘ye konuşan eski İYİ Parti Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, Gazeteci Gaffar Yakınca, Gazeteci Ahmet Ay ve eski DYP Milletvekili Tevfik Diker yaşanan olayları değerlendirdi.
AĞIRALİOĞLU’NDAN SERT TEPKİ: GÜL MÜ ATSINLAR
Vatandaşın tepkisinin normal olduğunu söyleyen Yavuz Ağıralioğlu, “Herkesin canımız selamette olsun, vatanımızda huzurla yaşanabilsin diye vefat eden evlatlarımıza hürmet, saygılı olması lazım. Bu acıda bile milletle ortaklaşamamanın milletteki karşılığı tepkidir bu. Normal şartlarda siyasi fikir ayrılıklarımız olabilir. Normal şartlarda siyasi olarak fikri ayrılıklarımız olabilir. Ama biz böyle güvenle yaşayalım diye 24 saat sınır uçlarında vatanını, milletini bekleyen evlatlarımızın şehadeti bizi ortaklaştıramıyorsa, teröre mesafe koymamıza vesile olmuyorsa, teröristlere kızmamıza ve teröristlerle mesafesi olmayan alçaklarla mesafe koymamıza engel olamıyorsa, vatandaşın evlatlarının cenazesinde teröristleri öven, seven ya da onlara karşı müsamahalı durabilen ya da müsamahalı davrananlara mesafesini ayarlayamayan insanlara tepki göstermesi normaldir.” dedi.

“TEZAHÜRAT MI YAPSINLAR?”
Türkiye’nin terörle mücadelesinin uzun zamandır devam ettiğini belirten Ağıralioğlu, “Çocuklarını vuranlara tebessüm edenlere de ne yapsınlar! Tezahürat mı yapsınlar yani. Alkışlasınlar mı onları? Ne yapsınlar? Meclisinden sanat camiasına, medyasından iş dünyasına kadar bu teröre, terörizme, teröristlere mesafesizlik bizim memleketimizde kim yaparsa yapsın alçaklıktır, kim alet olursa millet tarafından tepki görür. Kim yaparsa yapsın. Yani Öcalan’a Sayın diyenlere yoksa sizin o zaman şehit cenazesinde ne işiniz var? Öcalan fikir önderi midir? Çocuklarımızı 40 yıldır öldüren bu PKK’lı şerefsizlerin kurucusu Öcalan değil midir? Öcalan’a sayın diyen adamlarla böyle sarmaş dolaş fotoğraf veriyor olmak şehitlere saygısızlık değil midir?” ifadelerini kullandı.
“HERKES YERİNİ HİZASINI BULSUN”
CHP’deki siyasetçilere seslenen Ağıralioğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki arkadaşlarımız için söylüyorum. Evlatlarına kötülük yapan birileriyle oturup kalksak mesela, ailelerine kötülük yapan bak, öldüren de demiyorum, kötülük yapan, ailelerde kötülük yapan, kem gözle bakan, ailelerini yaralayan, birileriyle oturup kalksak mesela, onlar kızmazlar mı bize?” diyerek herkesin yerini hizasını bulmasını gerektiğini söyledi. Ağıralioğlu “Bak herkes kendini nereye yakıştırıyorsa orada dursun. Biz evlatlarımızın, şehitlerimizin, bayrağımızın, vatanımızın, millet dinimizin, devletimizin hattında duracağız. Kim bizim karşımıza çıkıyorsa buna CHP’deki arkadaşlar da dahil duracakları yerde dursunlar göreceğiz. Atatürk’ün partisi, devleti kuran partinin genel başkanı devletine parmak sallayan şerefsizlerle o oturamaz. Anladınız “ şeklinde konuştu.

“CHP KILIÇDAROĞLU ZAMANINDA DA AYNIYDI ŞİMDİ DE DAHA İLERİ NOKTAYA TAŞINDI”
Türkiye’de halkın kırmızı çizgilere sahip olduğunu ve bunların da ‘terör’ konusu olduğunu dile getiren Gaffar Yakınca, “Her ne hikmetse CHP’nin yönetimi bu gerçeği kavramak istemiyor. Önümüzde yerel seçim var. Yerel seçimlerden önce seçime hazırlık süreci başladığına göre seçimi kazanmak isteyen bir parti toplumun bu kadar hassas olduğu bir konuda daha özenli davranmak zorundadır. Ya da en azından ilan ettiği ilkelerine sadık kalmak zorundadır. CHP’nin yazılı ilkelerine baktığımızda hiçbir yerde terör destekçisi siyasi yapılarla bir arada duracak, onlara alan açacak, onların söylemini meşrulaştıracak bir ilke, ibare, lafız, çerçeve görmüyoruz. Belgelerinde yok. Ama CHP yönetimi, Kemal Bey zamanında da öyleydi. Şimdi Özgür Bey’le beraber daha ileri bir noktaya taşındı.” diye konuştu.
“ÖZEL TÜRKİYE İLE TERS DÜŞTÜ”
“CHP yönetimi toplumun bu kadar hassas olduğu bir konuda özellikle yanlış bir pozisyon alma konusunda ısrar ediyor. Bu seçimi kaybettirecek bir pozisyon.” sözlerini sarf eden Yakınca, “Sayın Özel ortak bildiriye imza atmamakla ve içinde PKK geçmeyen bir bildirinin yayınlanmasına yol açmakla toplumun bu kadar net tavır koyduğu bir konuda Türkiye’yle ters düştü.” dedi.
CHP yönetiminin Türkiye’yi karşısına aldığını ve terörü lanetleyen bildiriye imza atmamanın ülkeye zara verdiğini vurgulayan Yakınca, “Hani seçimlerde başarısızlığı garantilemek istiyorsanız gidin böyle hareketler yapın. Bu size başarısızlığı garantiler. Hiçbir şekilde izah edemezsiniz. Çünkü Meclis’teki bildirinin altında sadece Cumhur İttifakı partilerinin imzası yok. O bildiride iki muhalefet partisinin de imzası var. Biri İYİ Parti, öbürü Saadet Partisi. Demek ki o bildiri siyasi bir bildiri değil. Bildiri çok basit bir metinle terörü lanetliyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi partileri teröre karşı ortak tavır alıyorlar. Ne diyor dünya? ‘Türkiye’de birlik ve beraberlik var’ diyor. Siz oraya imza koymamakla Türkiye’ye büyük zarar veriyorsunuz. Bu konu siyaset üstü bir konudur.” diye konuştu.
“DEMOKRATİK SINIRLAR DAHİLİNDE SİYASETÇİLERE TEPKİ MEŞRUDUR”
İnsanların demokratik tepkisini ‘saygısızlık’ olarak niteleyen Özgür Özel’in açıklamasını eleştiren Yakınca, “Demokratik sınırlar dahilinde kaldığı sürece siyasetçilere tepki vermek meşrudur. Yani orada verilen tepki de demokratik bir tepkidir. Siyasetçiler buna zaten katlanmak zorundadır. Saygı sınırını aşan bir şey veya hakaret varsa dava açsın. Manisa biliyorsunuz, Özgür Bey’in kendi memleketi. Orada belli ki kendisini seven, sayan insanlar da mutlaka vardır. Doğrudan seçilmiş milletvekili. Ama siz kendi memleketinizde böylesi yoğun bir tepkiyle karşılaşıyorsanız bence yapmanız gereken şey kendi hareketlerinize bakmaktır; ‘Acaba ben nerede bir hata yaptım da insanları infiale sürükledim. bana karşı böyle bir tepki oluşuyor. demektir.” ifadelerinde bulundu.

“KENDİ MEMLEKETİNİZ DE DEĞİL BABANIZIN EVİNDE BİLE RAHAT EDEMEZSİNİZ”
Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından sonra İnönü’den itibaren Türk halkı olarak bu millet CHP’de insanların genel başkanlığı bir başka şahsiyete de devretmesiyle politikasının değişmeyeceğini gördüğünü söyleyen Gazeteci Ahmet Ay, Türk halkının kırmızı çizgileri ve değerleri olduğunu ekledi.
Bu CHP’ye halkın teveccüh etmeyeceğini belirten Ay, “Teveccüh olmadıkça CHP agresifleşiyor. CHP genel başkanları, CHP’nin kurmayları Agresifleşiyor. Bugün Türkiye’nin yüreği yanarken, kanarken siz çıkar gider demir kuyruğuna katılır Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki büyük partilerin üzerinde ittifak sağladıkları bir terörü lanetleme bildirisinin altına imza atmazsanız, kendi memleketinizde değil de babanızın evinde bile rahat etmezsiniz. Orada da sizi huzursuz ederler.” şeklinde konuştu.
Temennisinin bu proestoların hukuk içerisinde olmasından yana olduğunu söyleyen Ay, “Ama neticede yüreği yanan bir memleket söz konusu. Ocaklara ateşin düşmesi söz konusu. Siz bir yanda DEM ile yoğurt mayalamaya çalışırken, öbür yanda şehit cenazesine giderseniz tabii ki orada makul ve meşru tepkiyle de karşılaşırsınız.” dedi.

CHP BİLDİRİDE ‘PKK’ İSMİNİ BİLE KULLANMADI
Konuya ilişkin DYP Milletvekili Tevfik Diker ise CHP’nin terör örgütü PKK’ya karşı imzalanan bildiri üzerinden Özgür Özel’i eleştirdi. Diker, “Türkiye 12 şehidi için yas tutarken CHP, TBMM’de skandal bir karara imza attı. CHP, yerel seçimlerde ittifak yapmaya çalıştığı DEM Parti ile kol kola girerek eli kanlı terör örgütü PKK’yı lanetleyen bildiriye imza atmadı. Kamuoyunda infial yaratan bu kararla da yetinmeyen CHP kendi bildirisinde PKK’nın ismini bile kullanamadı. Yeni Özgür Özel’li CHP Atatürk’ün ve Aziz Şehitlerimizin kemiklerini sızlatıyor.” dedi.
CHP’nin altı oktaki milliyetçilik ilkesini yok saydığını söyleyen Diker, “14 Mayıs seçimlerinde açık seçik ortaya çıkan %30’lara yükselen milliyetçiliği görmezden gelenler, Şeyh Said torunlarına ve PKK/DEM Parti’ye yanaşarak ulusalcıların ve milliyetçilerin oylarına güle güle diyorlar.” ifadelerini kullandı.