Bu doğrultuda çıkılan ilk 6 çağrıyla, Türkiye’nin yeni nesil enerjili araçlar, batarya teknolojileri, çip teknolojileri, güneş hücresi, rüzgar türbinleri alanlarında üretim merkezi haline getirilmesi amaçlanıyor.
Anılan çağrılar kapsamında, 20 milyar doların üzerinde özel sektör yatırımının 2030 yılında Türkiye’de gerçekleştirilmesi sağlanacak. Dünyada en fazla AR-GE çalışmaları yürüten ilk 1000 şirketin Türkiye’de kuracakları AR-GE merkezlerine de etkin destekler sunulacak.
Türkiye, program doğrultusunda 2030’a kadar vergi desteği ve hibe ile pazar geliştirme desteklerini kapsayan 30 milyar dolarlık kaynağı yüksek teknoloji alanlarına yönlendirecek.
HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı’yla eş zamanlı, Dijital Dönüşüm Destek Programı, Yeşil Dönüşüm Destek Programı ve Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Yenilikçi, Yükselen Teknolojiler çağrısı da ilan edildi.
Bu 4 programla Türkiye’de yüksek teknoloji ihracatının hızla yükselmesi, toplam ihracatın içinde yüksek ve orta yüksek teknolojili ürün ve hizmetlerin payının yüzde 50’ye çıkarılması planlanıyor.
BATARYA ÇAĞRISI
Program kapsamında, batarya üretimi de desteklenecek. Toplam 4,5 milyar dolara varan desteklerle 80 gigavatsaat batarya üretim kapasitesinin Türkiye’de oluşturulması hedefleniyor.
Elektrikli araçlar ve enerji depolama sektörlerinde kritik ihtiyaç olan bataryaların Türkiye’de geliştirilmesi ve üretimi için 2030’a kadar megavatsaat başına 6 bin dolara kadar hibeyi de içeren teşvikler sunulacak. Böylece Türkiye’nin, yüksek teknoloji üretim üssü olmasının önü açılacak.
Programla, yüzde 25’e varan destekler, yüzde 60’a varan vergi teşviki verilecek.
ELEKTRİKLİ ARAÇ ÇAĞRISI
Programda ilan edilen ilk çağrılarından biri elektrikli araç yatırımlarına yönelik oldu. 5 milyar dolarlık teşvik paketiyle, Türkiye’de yıllık 1 milyon elektrikli araç üretimi gerçekleşmesi öngörülüyor. Böylece Türkiye, yeni nesil araçların AR-GE ve üretim üssü olması amaçlanıyor.
En az 150 bin araç kapasiteli yatırımlar, sadece BEV ve PHEV üretimi, yüzde 51 yerli üretim planı ve AR-GE merkezi kurulması gibi nitelikler taşıması gerekecek yatırımlara, belirli sayıda araç için gümrük vergisi muafiyeti ve/veya yüzde 50’ye varan hibe, yüzde 80’e varan vergi teşviki sağlanacak.
ÇİP ÇAĞRISI
Küresel teknoloji yarışının en çok hissedildiği ve stratejik önemi giderek artan alanlardan biri olan çip teknolojilerinde de endüstriyel boyutta çip üretim kapasitesi inşa etme hedefiyle çağrıya çıkıldı.
Güncel üretim teknolojilerine dayalı en az bir endüstriyel ölçekli çip fabrikasının ülkeye kazandırılması için 5 milyar dolarlık bir teşvik paketi devreye alınacak.
Kullanım alanlarına göre farklı kapasitede yatırımlar, çip değer zinciri yatırımları ve en az 65 nanometre teknolojisi niteliği taşıyan yatırımlara yüzde 30’a kadar sermaye katkısı, yüzde 10’a varan hibe, yüzde 80’e varan vergi teşviki verilecek.
GÜNEŞ VE RÜZGAR ÇAĞRISI
“Yeşil enerji” başlığı HIT-30 Yüksek Teknoloji Teşvik Programı’nın önemli odak alanlarından biri olarak öne çıktı.
Ülkede gelecek dönemde yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam etmesi amacıyla güneş enerjisinde asgari 5 gigavatlık üretim kapasitenin tesisine yönelik hücre yatırımlarına megavat başına 8 bin dolara kadar hibe verilecek. Bu paketin toplamı 2,5 milyar doları bulacak.
Rüzgar enerjisi alanında da kritik bileşenler ve deniz üstü türbinler gibi ürünlerin imalatının desteklenmesi ve yerli bir rüzgar enerjisi markası inşa edilmesi planlanıyor. Bu yatırımlar için ise toplam 1,7 milyar dolarlık kaynak ayrıldı.
AR-GE ÇAĞRISI
Büyük teknoloji firmalarının araştırma geliştirme merkezlerini Türkiye’ye kazandıracak cazip ve esnek bir model de devreye alınacak.
AR-GE faaliyetleri bakımından dünyanın en büyük ilk 1000 firmasının Türkiye’de kuracağı yeni merkezlerin personel giderlerinin yarısını 5 yıl süreyle karşılanacak. Bu yatırımlara 1 milyar dolarlık destek verilecek.
Söz konusu çağrılara istihdam desteği, vergi muafiyeti, yatırım yeri tahsisi ve finansman desteği gibi destekler de verilecek.
Toplantıya, Bakan Kacır’la birlikte Vali Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa milletvekilleri, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Yönetim Kurulu ve meclis üyeleri ile Bursa iş dünyası temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Bursa’nın güçlü bir üretim şehri olduğunu söyledi. İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararların ardından kentte Sümerbank, İpek Fabrikası ve Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyan Bursa Organize Sanayi Bölgesi gibi yatırımların hayata geçtiğini hatırlatan Başkan Burkay, “Bursa’mızın, bugün sanayide güçlü bir şehir kimliği kazanması, o dönemde atılan adımların neticeleri. Bugünkü adımlarımız da gelecek 50 yılımızı şekillendirecek” dedi.
Bursa’nın Türkiye’nin kalkınma hedeflerindeki rolünü yeni yatırımlarla güçlendirmek istediklerini belirten İbrahim Burkay, ancak mevcut üretim sahalarının buna engel olduğunu söyledi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Daha güçlü bir ekonomik yapı ve sosyal gelişmenin temini için altyapı ve hizmetlerin mekansal planlaması, Bursamızın, ülkemizin kalkınma politikalarındaki gücünü ve liderliğini pekiştirecektir. Ayrıca şehir içinde sıkışıp kalmış sanayi sicil belgesine sahip 8 bini aşkın üretim tesisimizin KOBİ OSB mantığıyla planlı, modern ve güvenli alanlara taşınması firmalarımıza ve kentimize büyük değer katacaktır. Başta karayolu, demiryolu ve denizyolu gibi taşımacılık ağlarıyla entegre, depolama ve ulaştırma hizmetlerinin birlikte sunulacağı lojistik merkezlerin kurulması da firmalarımıza önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, yeni nesil teşviklerle sektörlerimizin dönüşümü adına çok önemli hamleler yaptı. Bursamızın yeni vizyonu ve ülke ekonomimize daha yüksek düzeyde katma değer sağlayan bir kent için Bakanlığımızın destekleri ve katkıları çok önemli. Bursa iş dünyası olarak ülkemizin yeni nesil teknolojilerle belirlediği kalkınma hedeflerinde öncü rol oynamaya hazırız” diye konuştu.
Başkan Burkay’ın ardından iş dünyası temsilcilerinin görüş, öneri ve taleplerini dinleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise Bursa’nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirleri arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye genelinde büyük sanayi havzaları oluşturacaklarını belirten Mehmet Fatih Kacır, Bursa’da da hem mevcut sanayi alanlarını büyütmeyi hem de kenti depreme hazırlayacak bölgeleri hazırlamayı amaçladıklarını söyledi.
“BÖLGESEL KALKINMA HAMLELERİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Türkiye’de bölgesel kalkınma hamlelerine ihtiyaç olduğunu dile getiren Bakan Kacır, kalkınma ajanslarının sahip oldukları nitelikli insan kaynağıyla daha fazla görev ve sorumluluk üstlenmesi gerektiğine inandığını kaydetti. Yatırım teşvik uygulamalarında kapsamlı bir dönüşüme hazırlandıklarını belirten Mehmet Fatih Kacır, “Bu dönüşümü gerçekleştirirken atacağımız çok sayıdaki adımın bir tanesi de Türkiye’deki Bölgesel Kalkınma Hamlesi Programı. Geçen dönem Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi’ne başlamıştık. O programdan büyük ölçüde verim aldık. Bu programı daha da güçlendirerek devam ettiriyoruz şimdi. Geçen sene 750’ye yakın başvurudan 180’ine destek vermiştik. Bu 180 başvuruyla desteklediğimiz projeler hayata geçtiğinde, yani 3 milyar dolarlık yatırım ve Ar-Ge projesi tamamlandığında, Türkiye’nin yıllık 7 milyar dolarlık cari açığını kapatma etkisi oluşturacağını öngörüyoruz. Bu programın yanına Bölgesel Kalkınma Programı getireceğiz” dedi.
“Her bölge gerçekten odaklandığı alanlarda bir yatırım yarışı içine girecek” ifadelerini kullanan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, şöyle devam etti: “Doğru yatırımları özel sektör eliyle ama kalkınma ajanslarımızın koordinasyonuyla, bölge yöneticileriyle, tıpkı sanayi hamlesinde olduğu gibi firmalarımız güçlü şekilde yararlanma imkânı bulacak. Hedefleri vereceğiz, proje alanlarını tanımlayacağız. O alanda ister tekil ister kümelenmiş olarak gelen özel sektör yatırımlarına diğer yatırımlardan ayrıştırılmış şekilde destek vereceğiz. Kalkınma ajansları bulundukları bölgelerde ve şehirlerde gelecek 10 yılları planlayan bir yapıya kavuşacak. Bu planlama çalışmaları da dünya standartlarıyla yapılacak.”
“KOSGEB LİMİTLERİ YÜZDE 100 ARTACAK”
İmalatçı firmalar için en önemli destek mekanizmalarından biri olan KOSGEB’de de limitlerin artırılması için çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan Kacır, “Türkiye ekonomisinin geleceğini, Ar-Ge, inovasyon ve ihracat belirleyecek. Kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda destek limitlerimizi yeniden belirliyoruz. Bu hafta KOSGEB İcra Komitesi’ni topluyoruz. Destek miktarlarını en az yüzde 100 artırmayı amaçlıyoruz. Ayrıca dijital ve yeşil dönüşüme de teşvik uygulamamızdaki kapsamlı reform ile birlikte çok güçlü destek vereceğiz. Firmalarımızı yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm merkezi ilan edeceğiz. Onların 5 yıllık yol haritaları olacak. Mevcut dijital olgunluk seviyeleri tespit edilecek. Bu alanda Ar-Ge teşviklerine benzer bir model uygulamayı planlıyoruz” diye konuştu.
“TEŞVİKLERDE FAİZ DESTEKLERİ ARTIYOR”
Bakanlık olarak bütün teşviklerde faiz desteklerini çok ciddi düzeyde artıracaklarını müjdeleyen Mehmet Fatih Kacır, şunları kaydetti:
“Bunun hazırlığını da yaptık. Strateji Bütçe Başkanlığımızla da konuya benzer yaklaşıyoruz. İnşallah yakın zamanda tüm bölgesel teşviklerde, stratejik teşviklerde faiz ve kar payı desteklerini çok ciddi düzeye getireceğiz. Elbette şu anki para politikası, enflasyonla mücadele, fiyat istikrarı odaklı olarak sürdürülüyor. Hep birlikte bu politikayı destekliyoruz. Ancak bir konuda Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile diğer bakanlarımızla da aynı fikirdeyiz. Yatırım kredilerinde faizleri mutlaka düşürmeliyiz. Bunun en ideal yolu da teşvikte güçlü faiz kar payı destekleri verebilmek. İnşallah yakında bu çalışma ilan edilmiş olacak. Yatırımcılar için faizler bizim desteklerimiz sayesinde mevcuttan daha düşük düzeyde olacak.”
“MESLEKİ EĞİTİM ÖZEL SEKTÖR ELİYLE GÜÇLENECEK”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, yatırım teşviklerinde özellikle büyük firmaların mesleki eğitime desteklerini gözetecek bir planlama yaptıklarını da söyledi. Mehmet Fatih Kacır, “Mesleki eğitimde yetkinlik ihtiyaçları çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla bu dönüşüme ancak özel sektörümüz öncülük edebilir. Sadece okullarda verdiğimiz eğitimlerle bu işi karşılamamız mümkün değil. Ancak özel sektörümüz bu işi bizim istediğimiz ölçüde sahiplenmiyor. Çok güzel meslek okullarımız var. OSB’lerde kurulmuş çok güzel meslek okullarımız var. Ama büyük markalarımız istediğimiz hızda bu işi sahiplenmiyor. Şimdi biz onları sahiplendireceğiz. Yatırım teşviklerini alırken büyük markalarımız, bu teşvikleri şartlı alacaklar. Aldıkları teşviklerin belli bir oranını bizim onayımızla gerçekleştirecekleri eğitim faaliyetlerine ayırmak zorunda olacaklar. Biz de mesleki eğitime öncelik vererek bu onayları vereceğiz. Bunun örneğini savunma sanayinde yaşadık. Türkiye’de tarihimizde ilk defa geçen sene meslek liselerinde tam puanla öğrenci alan örnekler ortaya çıktı” dedi.
BTSO’nun mesleki eğitim alanında gerçekleştirdiği çalışmaların Türkiye’ye örnek olduğunu belirten Bakan Kacır, BUTGEM bünyesinde hayata geçirilen merkezle yeni nesil araçlar için de nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Mehmet Fatih Kacır, “Bursa’da başka global markaların da Togg gibi yeni nesil araçlar üretmesini istiyoruz. Bu alandaki mesleki eğitime ilişkin gerek üniversitede gerekse de BTSO’nun eğitim merkezlerinde yapılan işler, bence çok anlamlı. BTSO’yu tebrik ediyorum. Önümüzdeki dönemde yeni gelecek markalarla bu işbirliklerini daha da güçlendireceğiz” şeklinde konuştu.
Teklifin önümüzdeki hafta salı günü TBMM Genel Kurulunda görüşülmesi beklenirken, Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş İhlas Haber Ajansı’na torba yasada yer alan düzenlemeleri değerlendirdi.
Torba yasanın temelde 10 maddeden oluştuğunu belirten Karakaş, düzenleme ile hükümetin ortaya koyduğu ekonomi programı çerçevesinde işsizliğin bertaraf edilmesi için işverenlere teşvik ve destek verilmesinin amaçlandığını belirtti.
”Genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi olanların teşvik süreleri 31 Aralık 2025 yılına kadar uzatılacak”
Karakaş, 31 Aralık 2023 tarihinde geçerlilik süresi dolan kadın, genç ve Mesleki Yeterlilik Belgesi olanların teşvik sürelerinin uzatılmasının da torba yasada yer aldığını belirterek, ”Bu teşvik halen Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla uygulanmakta olan 17 teşvik içerisinde en cazip olan teşviklerden biridir. Bu teşvikle ücretleri tavandan olan çalışanlara bile teşvik sağlanmakta. İşverenlerin işçiler için kuruma ödemiş oldukları ‘işveren hissesinin’ tamamından faydalanmaları söz konusu. Bu teşvik 31 Aralık 2025 yılına kadar uzatılacak. Ayrıca kanun çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yetki verilecek, bir yıl daha uzatması söz konusu olabilecek. Bu anlamda mini torbada en önemli düzenlemelerden biri olan bu teşvik süresi 3 yıl olacak, yani OVP süresince uygulanması söz konusu olabilecek” dedi.
”İşverene asgari ücret desteği 700 liraya çıkarılacak”
Torba yasada yer alan düzenlemelerden birinin de işverenlere asgari ücret desteği olduğunu aktaran Karakaş, ”Asgari ücretin brüt 20 bin liraya çıkmasıyla birlikte artan işveren maliyetlerin hafifletilmesi ve istihdamın korunması amacıyla hangi sektörde olursa olsun, işçi sayısı ne olursa olsun asgari ücret desteğinin 500 liradan 700 liraya çıkarılması söz konusu. Sendikalı işçiler için ise bu oran daha yüksek şekilde uygulanacak. Asgari ücret desteğinde sektör ayrımı olmayacak. Ayrıca burada öngörülen şartlara bakıldığında sahte ve kaçak sigortalı işçilerin çalıştırılmaması, SGK’ya olan yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi, prim borcunun ve diğer borçların da ödenmiş olması şartlarıyla işverenler teşvikten faydalanabilecek” diye konuştu.
“Kısa çalışma ödeneği ile 600 olan prim ödeme gün sayısı 450 güne düşecek”
Karakaş, torba yasada yer alacak kısa çalışma ödeneği ile 600 olan prim ödeme gün sayısının 450 güne düşürüleceğini dile getirdi. Bu yıl için kısa çalışma ödeneğinin tahmini maliyet artışının 5,8 milyon lirayı bulacağını aktaran Karakaş, kısa çalışma ödeneğine ilişkin hükümlerin 1 Mart’ta yürürlüğe gireceğini sözlerine ekledi. Torba yasada 9’uncu maddenin boş bırakıldığını vurgulayan Karakaş, ”9’uncu maddede Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu, aylıkları 7 bin 500’ün altında olan emeklilere verilecek olan hazine desteği ve yine 5 puan destekle ilgili düzenlemeye de bu mini torbanın içerisinde yer verilmesi öngörülmekte” dedi. Karakaş, düzenlemeyle 7 bin 500 lira olan en düşük emekli aylığının 10 bin liraya çıkarılacağını, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına ocak ayında yüzde 37,57’lik artışın yanı sıra yüzde 5 ilave zam yapılacağını ifade etti.
SSK-Bağ-Kur prim eşitlemesi
Karakaş, şubat ayında yeni bir torba yasanın daha düzenlemesinin beklendiğini belirterek, söz konusu torba yasada vatandaşları ilgilendiren birçok konunun yer alacağını ifade etti. 1 milyona yakın küçük esnafı ilgilendiren Bağ-Kur prim eşitlemesi düzenlemesinin bunlardan biri olduğunu açıklayan Karakaş, “Bununla ilgili çalışmalar olduğunu biliyoruz ve bu çalışmayla birlikte kasap, bakkal, terzi, metal, eşya üreticisi gibi bütün küçük esnafların faydalanması söz konusu olacak. Bağ-Kur prim eşitlemesinin yürürlüğe girmesiyle birlikte 9 bin gün olan prim sayısı 7 bin 200 güne düşecek. Bu bağlamda 5 yıl erken emeklilik de söz konusu olabilecektir” dedi.
Ev hanımlarına prim desteği
Gelecek torba yasada ev hanımlarına emeklilik düzenlemesinin de yar almasının beklendiğini ifade eden Karakaş, asgari ücretin zamlanmasıyla beraber 4 bin 293 lira prim ödeyen ev hanımlarının yeni yılda 6 bin 400 lira prim ödeyeceğine dikkati çekti. Karakaş, düzenlemenin hayata geçmesi halinde 6 bin 400 lira olan prim yükünün her ay 2 bin 133 lirasının devlet tarafından karşılanacağını aktardı.
3600 ek gösterge
Öte yandan Karakaş, gelecek torba yasada yaklaşık 470 bin memuru ilgilendiren 3600 ek göstergenin de yer alacağını belirterek, memurların 3600 ek gösterge çerçevesinde hizmet yansıtma tazminatının yükselmesi nedeniyle emekliliklerini beklettiğini ifade etti.
]]>