TRABZON’un yöresel lezzetlerinden kuymak, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, “Dünyada Çin’den sonra en fazla coğrafi tescile sahip ülkeyiz. Her geçen gün sayılarımız artıyor” dedi.
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TTSO) başvurusu sonucunda, yöre özgü lezzetlerden mısır unu ve peynir kullanılarak tereyağıyla hazırlanan ‘Trabzon Kuymağı’, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescilindi. Tescillenen ‘Trabzon Kuymağı’nda belge takdimi için Ganita Sahili’nde tören düzenlendi. Törene, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü Direktörü Habib Asan ve diğer davetliler katıldı.
‘MARKA DEMEK, ZENGİNLEŞMEK DEMEK’
TTSO Başkanı Erkut Çelebi, coğrafi işaretin önemine değinerek, “Trabzon bölgesi olarak 13’üncü coğrafi işaret aldığımız Trabzon kuymağının tanıtımındayız. Her zaman söylüyoruz; marka demek, zenginleşmek demek. Borsalar Birliği Başkanımız, Dünya Odalar Borsalar Birliği Başkanı bizim ürünlerimizin markalaşması ve coğrafi işaret alınması konusunda büyük destek veriyor ve teşvik ediyor. Türkiye’de şu ana kadar coğrafi işaret olarak bin 600’ü geçmiş durumdayız. Yılsonuna kadar bu rakamlar, belki 2 bine yanaşacak. Avrupa Birliği’nden bir coğrafi işaret alabilmek çok önemli. Şu ana kadar Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret aldığımız ürün sayısı 27, yılsonuna kadar 29 olacak” dedi.
‘KUYMAK ARTIK TRABZON’UN’
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon kuymağının tescillenmesinin markalaşma yolunda önemli bir adım olduğunu ifade ederek, “Bu ürünün bu şehre aidiyetini tescilliyoruz; bu önemli bir şey. Bunun sicili, tescili, Trabzon diyor. Kuymak başka yerlerde de var ama bunun merkezi coğrafi işareti ismi üstünde. Öncelikle onu teminat altına alıyoruz. Markalaşma yolunda bu çok kıymetli. Bu işin daha önemli bir kısmı da bu tescil dediğimiz ürünü ticari değere dönüştürebilmek. Bu tanıtım aynı zamanda şehrimizin de tanıtımına sebebiyet veriyor. Şehrin turizmine çok çok önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Kuymak artık Trabzon’un. Trabzon’umuza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.
‘KUYMAK ARTIK TRABZON’LA ANILACAK’
Vali Aziz Yıldırım da “Trabzon’a gidilince ne görülür ne yenilir diye konuşulur. Manzaralarımız, gezilecek pek çok destinasyonumuz var. Bir taraftan da ‘Ne yenilir’ denildiğinde işte kuymak burada öne çıkıyor. Kuymak yüzyıllardır yapılıyor. Trabzon’da üç, dört çeşit kuymak bulabilirsiniz. Türk Patent Enstitüsü, kuymağın Trabzon mutfağının bir ürünü olduğunu tescilledi. Bunun için gayret eden bütün arkadaşlarımıza, teşekkürü bir borç biliyorum. Bundan sonra kuymak artık Trabzon’la anılacak” dedi.
‘AVRUPA’DA EN FAZLA COĞRAFİ TESCİLE SAHİP OLAN ÜLKEYİZ’
Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ise Türkiye’nin, dünyada Çin’den sonra en fazla coğrafi tescile sahip ülke konumunda olduğuna dikkati çekti. Durak, “Trabzon gerçekten zengin bir ilimiz. Bugün 13’üncü tescil belgesi olan Trabzon kuymağını takdim ediyoruz. Öncesinde Trabzon Telkarisi ve Hasırı, Keşanı, Akçaabat Köftesi, Trabzon Kazaziyesi, Hamsiköy Sütlacı, Sürmene Bıçağı, Vakfıkebir Ekmeği, Tonya Tereyağı, Sürmene Pidesi, Yomra Elması, Vakfıkebir, Kürek Peyniri, Arsin Foşa Fındığı tescillenmişti. ‘Trabzon kuymağı’ ile 13’ü tamamlamış olacağız. Tonya tereyağı için bir AB başvurusu var. Onunla ilgili süreci de takip edeceğiz. Zenginliklerimizi tescil altına almak çok önemli. Bu zenginliklerimiz gösteriyor ki her geçen gün zenginliği daha da artan bir ülkeyiz. Dünyada Çin’den sonra en fazla coğrafi tescile sahip ülkeyiz. Avrupa’da en fazla coğrafi tescile sahip olan ülkeyiz. Her geçen gün sayılarımız artıyor” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ortahisar Belediyesince 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında “Hasan İzzettin Dinamo Anısına” organize edilen etkinliğin son gününde yazar-psikiyatrist Cem Mumcu, okurlarıyla buluştu.
Ortahisar Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleştirilen programda katılımcılarla sohbet eden Mumcu, Trabzonlu olduğunu, zaman zaman da Trabzonspor maçlarına geldiğini söyledi.
Okurlarının sorularını yanıtlayan ve kitaplarını imzalayan Mumcu’ya, Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Özerİskender, teşekkür belgesi takdim etti.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turizm merkezi Uzungöl’den ilçe merkezine gitmekte olan Suudi Arabistan uyruklu Abdurrahman Abdullah idaresindeki motosiklet, virajı alamayarak dere yatağına yuvarlandı.
İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Ekipler tarafından yapılan kontrolde Abdullah’ın kaza yerinde yaşamını yitirdiği tespit edildi. Bölgeye tatile geldiği öğrenilen turistin cansız bedeni, savcılık incelemesi sonrası ilçe Devlet Hastanesi morguna götürüldü.
Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Fotoğraf, DHA tarafından servis edilmiştir.
Haber Kaynak : HABERTURK.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Trabzon İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletin egemenliği üzerindeki bütün vesayeti kaldıran büyük bir siyasi hareketin temsilcileri olduklarını vurgulayarak, “AK Parti hükümetlerinin hizmet ve eser siyasetiyle hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Bugün 2002 Türkiye’si ile kıyaslanmayacak bir konuma geldik çok şükür. Ülkemizi geleceğe taşıyan, çağ atlatan birçok projelere imza attık. Yüzyılda yapılabilecek işleri 22 yıla sığdırdık. Türkiye Yüzyıl’ını inşa edecek adımları atmaya da devam ediyoruz. Bu vesileyle bu adımları atarken beraber yol yürüdüğümüz siz değerli dava arkadaşlarımıza yeniden canı gönülden teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
“ZULME UĞRAYAN MİLLETLERİN, GAZZE’NİN, FİLİSTİN’İN, DOĞU TÜRKİSTAN’IN SESİ OLUYORUZ”
Anadolu’nun kapılarını açan Sultan Alpaslan’a kadar uzanan kutlu bir davaya sahip çıktıklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Zulme uğrayan milletlerin, Gazze’nin, Filistin’in, Doğu Türkistan’ın sesi oluyoruz. Ay yıldızlı bayrağımız sadece bizim bayrağımız değil, dünyanın dört bir köşesindeki mazlumların bayrağıdır. Bu vesileyle İsrail’in çoğu bebek, çocuk ve masum sivillerden oluşan binlerce Filistinli kardeşimizi şehit ederek Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırıları bir kez daha nefretle kınıyorum. 3 gün önce şehit olan Hamas lideri İsmail Haniye’ye Allah’tan rahmet diliyor, Filistin’deki zulmün bir an evvel sona ermesini rabbimden niyaz ediyorum. Yıllardır devam eden ve 7 Ekim’de katliama dönüşen saldırılar sonunda Gazze’deki mazlum Filistin halkına yapılan zulüm hepimizi derinden yaralamaktadır. Bakmaya dayanmayacak seviyelerde bir vahşet yaşanıyor. İnsanlığa bu kadar mı düşmansınız? Kalbinizde merhametin zerresi de mi yok? Masum bebeklerin, masum sivillerin yakılarak öldürülmesini hiçbir inanç, hiçbir ideoloji meşru görmez, gösteremez. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen gün de belirttiği gibi kalıcı barışa giden yolun açılması için Türkiye üzerine düşen ne varsa yapmaya hazırdır. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikteyiz ve biz kimsenin tehditlerine boyun eğmeyiz. Bu da böyle bilinsin.” dedi.

-“BAZILARININ HAYAL BİLE EDEMEYECEĞİ PROJELERİ MİLLETİN HİZMETİNE SUNDUK”
AK Parti Hükümetlerinin 22 yılda her alanda büyük atılımlar yaptığını, bazılarının hayal bile edemeyeceği projeleri milletin hizmetine sunduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Avrasya Tüneli, Marmaray, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri, İstanbul Havalimanı, Ordu-Giresun ve Rize-Artvin Havalimanları, İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Ankara-Niğde Otoyolları gibi küresel ölçekli mega projeleri hayata geçirdiklerini söyledi. Uraloğlu, “2002 yılında 6 bin 101 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 29 bin 434 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımız 6 iken, 77’ye yükselttik. Türkiye’yi Avrupa’nın 6., dünyanın 8. Yüksek Hızlı Tren işletmecisi yaptık. Ülkemizi hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. Havacılıkta çağ atladık. İç hatlardaki aktif havalimanı sayımızı 26’dan 57’ye yükselttik. 50 ülkede 60 noktaya uçuş gerçekleştiriliyorken bugün 131 ülkede 346 noktaya ulaştık. 10 Ağustos’ta da Çukurova Uluslararası Havalimanımızın açılışını da gerçekleştireceğiz inşallah. Genişbant abone sayımız 2002 yılında 20 bin iken bugün 93,3 milyona ulaştı ve fiberoptik kablo uzunluğumuz 561 bin 695 kilometreye yükseldi. Ülkemizin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A’yı başarıyla fırlattık. Test süreci devam ediyor. İnşallah yıl sonuna doğru da kalıcı yörüngesine ulaşarak hizmete başlayacak” şeklinde konuştu.
“ZİGANA TÜNELİ KALKINMA YOLU PROJESİNİN KARADENİZ’DEKİ ÖNEMLİ BAĞLANTILARINDAN BİRİ OLACAK”
Tüm Türkiye’de olduğu gibi Trabzon’da da dev yatırımlar ile dört baştan imar etmeye devam ettiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, son 22 yılda Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 147,5 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, “Trabzon’un 2003’te 56 kilometre olan bölünmüş yolunu 242 kilometreye çıkardık. Karadeniz Sahil Yolunu tamamladık. Yılan hikayesine dönen Tanjant Yolu’nu da yine biz tamamladık. Zigana tüneli ile iki asra yakın bir süredir yapım, iyileştirme çalışmasının yürütüldüğü güzergaha adeta bir mühür vurduk. Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan 14,5 kilometre uzunluğunda Yeni Zigana Tüneli’ni çift tüplü olarak inşa ettik. Açıldığı günden bu yana Yeni Zigana Tünelimizden 2 milyon 200 bin üstünde araç geçti. Zigana Tüneli Trabzon’u, Karadeniz’i sadece Gümüşhane’ye, Bayburt’a veya Erzurum’a bağlamıyor. Bütün doğu ve Güneydoğu’ya bağlıyor. Sadece buraya değil Basra Körfezi’nden başlayıp Ovaköy’den girecek olan demiryolu Kalkınma Yolu Projesi’nin de önemli bağlantılarından biri olacak. Kanuni Bulvarı; Hiç şüphesiz Trabzon şehir içi trafiğinde yaşanan yoğunluğun çözümünü doğrudan ilgilendiren bir projemiz, hamdolsun bu projemizin de sonuna doğru geliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ŞEHİR HASTANEMİZE ULAŞIMI HIZLANDIRMAK İÇİN HAFİF RAYLI SİSTEM PROJESİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ”
Diğer önemli karayolu projesinin de Güney Çevre Yolu projesi olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, yapımına başladıkları 16,5 kilometre uzunluğundaki 1. kesimin Akçakale’den ayrılıp, mevcut sahil yolunun güneyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son bulduğunu söyledi. Uraloğlu, “Başladığımız hiçbir projeyi yarım bırakmadık, Güney Çevre Yolu’nu da inşallah biz bitireceğiz. Bildiğiniz üzere Trabzon’umuzda Akyazı Stadyumu’nun yanında Türkiye’nin ve dünyanın en modern hastanelerinden biri inşa ediliyor. 280 bin metrekarelik alanda kurulan Trabzon Şehir Hastanemiz; Kentin sağlık hizmetlerinin çok daha iyi ve modern şartlarda sağlanabilmesi amacıyla hayata geçen, Trabzon’un sağlık altyapısının gücüne güç katacak bir proje. Çalışmalar aralıksız sürüyor. Bakanlık olarak biz de şehir hastanemize ulaşımı hızlandırmak için hafif raylı sistem projesini hayata geçiriyoruz. Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü eliyle bu projenin yapımını biz üstlendik.” dedi.
“500 BİN İNSANIMIZA HİZMET EDECEK”
Trabzon’a Akçaabat’tan Yomra Merkeze ulaşan; Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, otogar ve Havalimanı gibi 56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi kazandıracaklarını ifade eden Bakan Uraloğlu, “Yaklaşık 32 kilometre olan proje genel itibariyle 824 bin kişinin yaşadığı şehrimizde özellikle Akçaabat, Yomra ve Ortahisar hattında 500 bin insanımıza hizmet edecek. Özellikle yaz aylarında turizmin artması ile yoğunlaşan trafik rahatlamış olacak. Çalışmaları devam eden uygulama projelerinin tamamlanmasının ardından da en kısa sürede ihale edecek ve yapım çalışmalarına başlayacağız. Bu arada Kırıkkale – Çorum arası hızlı tren yapım ihalesini de Ağustos ayı içerisinde gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Yıl sonuna doğru ya da gelecek senenin başında da Çorum ile Samsun arasının ihalesini gerçekleştireceğiz. Bir taraftan da Samsun’dan Sarp’a sahilden demiryolu götürebilmeyle ilgili proje çalışmalarını başlattık. Bu ne kadar zor olsa da Doğu Karadeniz’de yoğunluklu olarak yerleşim de sahilde olduğu için yük taşırken bir yandan da yolcu taşımacılığı açısından doğru bir planlama yapıyoruz.” şeklinde konuştu.
TRABZON HAVALİMANI 3,5 MİLYON YOLCUYA HİZMET SUNARAK TÜRKİYE HAVALİMANLARI ARASINDA 9. SIRADA YER ALDI”
Trabzon Havalimanının Türkiye’nin en yoğun havalimanlarından biri olduğunu hatırlatan Uraloğlu, 2023 yılında iç ve dış hatlarda yaklaşık 3,5 milyon yolcuya hizmet sunarak Türkiye havalimanları arasında 9.sırada yer aldığını belirtti. Bakan Uraloğlu, “Bu yıl ilk 6 ayında iç ve dış hatlarda 11 bin 360 uçak trafiğiyle 1,5 milyondan fazla yolcu ağırladı. Sürekli artan yolcu sayısı doğrultusunda da mevcut Havalimanını genişletmek ve Trabzon’a yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalara da başladık. Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. Dış hatlar terminal binasındaki çalışmalarımızı bitirdik, bağlantı yolunu yapıyoruz. İnşallah, Ağustos ayı içerisinde açacağız. CIP binasını da Türk Hava Yolları kendi konseptine göre iç düzenlemeler yaptı ve tamamladı. O da önümüzdeki günlerde açılacak. Bildiğiniz üzere Trabzon için yatırım programına da aldığımız yeni bir havalimanı projemiz var.” ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu, tüm bakanlıklar, kurumlar, vekiller, temsilciler ve il yöneticileriyle beraber ildeki çalışmaları takip ettiklerini belirterek, “Hiçbir hizmeti biz Allah’ın izniyle aksatmayacağız. Özellikle batı bölgelerinde, deniz kenarında olan bölgelerde hizmete dayalı siyasetin ne kadar karşılığı var, elbette biz bunu sorguluyoruz. Bölgemize doğru geldiğimizde yaptığımız hizmetlerin vatandaşın nezdinde ne kadar karşılığı var, elbette bununla ilgili de bir terazimiz de var, bunu da tartıyoruz. Ne hizmet yaparsak yapalım, bu bizim görevimiz biz bunu yapmaya devam edeceğiz. Ama en kıymetlisi öncelikle çoluk çocuğumuza, kendimize sahip çıkmamız. Sonrasında apartmanımıza, sokağımıza, mahallemize, ilçemize ve ilimize sahip çıkmamızdır. Nasıl sahip çıkacağız? İlk önce elbette hizmetimizi yapacağız, ama mutlaka ve mutlaka vatandaşa dokunacağız.” dedi.
Sadece hizmetlerle vatandaşların gönlünü almanın mümkün olmadığını söyleyen Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz insanların gönlünü kazanmalıyız, gönüllerinde yer edinmeliyiz, ki liderimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde bu gönüllerde yer ettik, bu gönüllerde kalmaya devam edebilmemiz lazım. Bir seçim dönemi yaşadık, baktığımız zaman sahada sadece Ak Parti teşkilatı var. Vatandaşın bir sitemi varsa biz o sitemi dinleyeceğiz, notlarımızı alacağız, gereğini yapacağız. 31 Mart seçimleriyle ilgili bir tespit yaparak sözlerimi noktalandıracağım; bazen dizlerinizi biraz kırarsınız, birileri sizin diz çöktüğünüzü zanneder. Halbuki siz, daha yukarıya doğru zıplamak için yapmışsınızdır. 31 Mart seçimlerini buna benzetiyorum, inşallah 2028’de, 2029’da daha yukarıya sıçrayacağız. Bu vesileyle sizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”
]]>Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ildeki yetkililerle görüşmek, sağlık tesislerinde yerinde incelemelerde bulunmak ve İl Sağlık Müdürlüğünden bilgi almak için 1 Ağustos Perşembe günü Trabzon’daydı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon Valiliğini ve Trabzon Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti. Trabzon Valiliğinde yetkililerin katılımıyla yapılan geniş kapsamlı değerlendirme toplantısında ildeki sağlık yatırımlarına ve hizmetlerine dair bilgi aldı, bu toplantıdan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesinde görüşmeler gerçekleştirdi.

Sayın Bakan davetli olduğu “Trabzonspor 50. Yıl Etkinlikleri”ne katıldı ve burada konuşma yaptı. Konuşmasının ardından etkinlikten ayrılan Sayın Memişoğlu, AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Daha sonra sahada sağlık hizmetlerine dair yerinde incelemeler yaptı.
Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon programı kapsamında Gazipaşa Aile Sağlığı Merkezini ziyaret etti. Aile hekimleri, hemşireler ve merkezde görevli sağlık çalışanları ile sohbet eden Sağlık Bakanı, gösterdikleri özverili çalışmalar dolayısıyla tüm ekibe teşekkür etti.
Sağlık Bakanı, Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olarak tasarlanan, 900 yatak kapasitesine sahip olacak Trabzon Şehir Hastanesi inşaat alanını gezdi ve 2025 yılında tamamlanması planlanan hastanenin yapım süreciyle ilgili yetkililerden bilgi aldı.
“ŞU ANDA İNŞAATIMIZ YÜZDE 43 BANDINDA YAPILMIŞ DURUMDA”
Trabzon Şehir Hastanesinde basın açıklaması yapan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Trabzon şehrimize, ilimizin sağlıkla ilgili hizmetlerini, yatırımlarını ve sorunlarını değerlendirmek üzere geldik. Malum Trabzon’a güzel bir şehir hastanesi yapıyoruz. İnşallah 2025 senesi sonu itibarıyla milletimizin hizmetine sunacağız. Şu anda inşaatımız %43 bandında yapılmış durumda. Bu inşaatın bitiminde çok güzel bir hastanemizi, Sayın Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği hastanelerimizden bir tanesini daha, Trabzon halkının hizmetine sunacağız. Sağlıkla ilgili bazı sorunlarımızı inşallah Trabzon’da da özellikle temel sağlık hizmetlerini, Aile Sağlığı Merkezlerimizi kuvvetlendirerek çözmeye çalışacağız. Bizi burada çok iyi ağırlayan Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve diğer arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Biz hem sağlık çalışanları hem de sağlık altyapısıyla dünyanın sağlık hizmetini iyi sunan sayılı ülkelerinden biriyiz. Daha da iyi olacağız. Bunun yanında hem sağlık teknolojisini hem de sağlık bilimini üreteceğiz.” dedi.

Sayın Memişoğlu konuşmasında sağlık çalışanlarının üzüntü duyduğu konuya değindi: “Gazze’deki olaylar, İran’daki olaylar nedeniyle üzgünüz. İnsanlığı yaralayan, vahşeti yapan bazı ülkelerin, İsrail’in, bunu seyreden, buna izin veren bazı ülkelerin kendine gelmesini istiyoruz. Biz sağlık çalışanları üzülüyoruz; hastaneler bombalanıyor, insanlar öldürülüyor. Onun için bizim daha çok çalışmamız, daha çok üretmemiz gerekiyor. Bu konuda da bütün dünyanın hassasiyet göstermesini bekliyoruz. Çünkü biz insanları yaşatmaya çalışıyoruz, insanlara faydalı olmaya çalışıyoruz ama maalesef 40 bin insan öldürüldü. Canlara kıyılan görüntüleri görmek, bu olayları yaşamak istemiyoruz. Biz sağlık çalışanları insanları yaşatmaya çalıştığımız için bu olaylardan daha çok etkileniyoruz. Bu nedenle dünyanın barışçıl ve iyi niyetli yönetilmesini istiyoruz.”
Sağlık Bakanı konuşmasında, bu sabah Trabzonspor’un 50. yıl etkinliklerine katıldığından bahsederek Trabzonspor’a başarı dileklerini iletti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Trabzon’da sağlık tesisleri ziyaretlerini tamamladıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğüne giderek burada ildeki sağlık hizmetlerinin durumu hakkında detaylı bilgi aldı.

]]>
Binanın mimari ve sanatsal özellikleri açısından titizlikle yürütülen çalışmaların yaklaşık 1 yılda tamamlanmasıyla köşk, Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonuyla yeniden ziyaretçilerine kapılarını açtı.
Yenilenen yüzüyle misafirlerine ev sahipliği yapan köşk, kentte ziyaret edilen tarihi mekanların başında geliyor.

Her geçen gün daha da ön plana çıkan Atatürk Köşkü’nün ziyaretçi sayısı yılın ilk yarısında 95 bin 175 kişiye ulaştı.
Haftanın 7 günü 09.00-19.00 saatleri arasında açık olan köşkte, Büyükşehir Belediyesi bando ve mehter ekibince her çarşamba Atatürk’ün sevdiği şarkıların seslendirildiği dinleti de gerçekleştiriliyor.

“Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz”
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AA muhabirine, Trabzon’un özellikli bir şehir olduğunu söyledi.
Trabzon’da cihanşümul 3 padişahın izinin olduğunu belirten Genç, “Trabzon’umuzu böyle anlatıyoruz. Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği, Kanuni’nin doğduğu, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün üç kez teşrif ettiği ve vasiyetini yazdığı bir şehir. Mustafa Kemal Atatürk şehrimize teşrif ettiklerinde şu anda Atatürk Köşkü olarak ziyarete açık olan bir köşkte, konakta misafirimiz oldular.” dedi.
Genç, Atatürk Köşkü’nün önemine işaret ederek, “Mustafa Kemal’in hem vasiyetini yazdığı hem konakladığı köşkümüz Eylül 2022’de restorasyona girdi. Orada 355 çok kıymetli eser var. Onların ve yapının restorasyon işi yapıldı ve Cumhuriyetimizin 100. yılında 29 Ekim 2023’te yeniden ziyarete açıldı.” diye konuştu.

Köşke bu yıl ziyaretçilerin daha çok rağbet ettiğini vurgulayan Genç, şöyle devam etti:
“Ziyaretçi sayımız artan bir oranla da devam ediyor. 6 ayda, 95 bin 175 ziyaretçimiz olmuş. Biz de zaman zaman orada etkinlikler yapıyoruz. Atatürk’ün manevi hatırasını orada yaşatıyoruz. Haftada bir gün Atatürk’ün sevdiği şarkılar başta olmak üzere dinletiler, çeşitli programlar yapıyoruz.”
Genç, Atatürk Köşkü’nün, Trabzon’da ziyaret edilen önemli noktalardan olduğunu anlatarak, “Bu tür mekanlar hem tarihi hem de bize emanet mekanlar. Ayrıca halkımızın ve turistlerin ziyaretine açık mekanlar. Dolayısıyla sayısal anlamda hedefimiz yok ama Atatürk Köşkü’nü aslına en uygun şekliyle ziyaretçilerimize hazır halde tutmak bizim görevimiz. Ziyaretçi sayımız ne kadar artarsa biz de o oranda mutlu oluruz.” ifadelerini kullandı.

“Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer”
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden turla bölgeye geldiklerini belirten Şerife Aydıntaş, “Trabzon’da ilk Atatürk Köşkü’ne geldik. Burası gerçekten güzel, görülmeye değer bir yer. Atatürk’ün bütün eserleri, bütün evleri görülmeye değer.” dedi.
Antalya’dan gelen Demet Akbulak ise “Burayı hiç görmemiştim. Daha önce de Karadeniz’e gelmiştim ama burası gerçekten mükemmel. Dolmabahçe’de hissettiğimi burada da hissettim. İnsan inanılmaz güzel şeyler hissediyor.” diye konuştu.
Ziyaretçilerden Arife Yılmaz, “Çok görmek istiyordum burayı, çok beğendim.Yıllardır söylüyordum zaten, hayalimi gerçekleştirdim. Atatürk’ün Köşkü’nü de gördüm, çok mutluyum.” ifadelerini kullandı.

Okul çıkışlarında başladığı sporu bir an bile bırakmayan Demirkanlı, Trabzon’un geçilemeyen atleti oldu. Hayatının hiçbir döneminde atletizm sporu bırakmayan Demirkanlı, çeşitli illerde yarışmalara katıldı. Onlarca madalya kazanan Demirkanlı, kamu kurumundan emekli olduktan sonra düzenli olarak yüzmeye başladı. Her sabah 98 yaşına rağmen gençlere taş çıkartarak kilometrelerce yüzen Demirkanlı’yı görenler gözlerine inanamıyor.

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 1929 yılında dünyaya gelen Halil İbrahim Demirkanlı (98), çocukluk yaşlarında geçirdiği tifo, sıtma ve raşitizm gibi hastalıklar nedeniyle zor günler yaşadı. Yaşıtları sokaklarda oyun oynarken, pencereden bakan Demirkanlı hastalığı nedeniyle 2 kez öldü sanılarak morga konuldu. Tekrar hayata dönen Demirkanlı, yürüyemediği için ailesi tarafından bebek gibi taşındı. Hastalığı nedeniyle yaşıtları ile oynamayan Demirkanlı bir süre sonra Trabzon’da görev yapan tek çocuk doktoru tarafından muayene edildi. Yapılan tedavinin ardından sağlığına kavuşan Demirkanlı sonrasında spor ile tanıştı.
Okul çıkışlarında ve bulduğu her fırsatta spor yapmaya başlayan Demirkanlı, koşu yarışlarına katıldı. Rakiplerine fark atan Demirkanlı’nın hırsını fark eden antrenörler harekete geçti. Bin 500 metre yarışları ile başladığı atletizmde 10 bin metre yarışlara kadar çıkan Demirkanlı, onlarca madalya kazandı. Trabzon’un adeta geçilemeyen atleti konumuna gelen Demirkanlı, çeşitli illerde girdiği yarışmalarda da dereceler kazandı. Bir dönem İdmangücü takımının lisanslı sporcu olan Demirkanlı, 30 yaşına kadar atletizm yarışlarını bırakmadı. Trabzon’un en tanınmış atleti olarak tarihe geçen Demirkanlı, son olarak Trabzon PTT Merkez Müdürü olduktan sonra düzenlenen ‘ ‘Postacı Yürüyüş Şampiyonası’na katıldı. Yaş grubunda Türkiye birincisi olan Demirkanlı bir süre sonra ise atletizmi bıraktı.

MADALYALARINI KOMŞULARINA DİŞ YAPTIRMASI İÇİN VERDİ
Kamu kurumundan emekli olduktan sonra birçok şirkette genel koordinatörlük görevi yapan Demirkanlı kendini yüzmeye adadı. 98 yaşına rağmen her sabah erken kalkarak yaz-kış denize giren Demirkanlı’yı görenler gözlerine inanamadı.
Sağlığını spora ve düzenli beslenmeye bağlayan Demirkanlı, bir dönem kazandığı madalyaları ise komşularına hediye etti. Komşularının, “Bronz madalyaları bize ver eritip dişlerimize dolgu yaptıralım” teklifini kabul eden Demirkanlı, hayat hikayesini şu şekilde anlattı:

“Sekiz yaşına kadar hastalıklarla uğraştım. Raşitizm, sıtma, tifo. Annem beklerdi ki ölsün diye. Babam yoktu. Annemin karnındayken babam öldü. Komşu, ‘bu uşak mavi gözlü ölmez’ dedi. Bunu ‘bir doktora götür’ dedi. Annem beni peştamale koydu aldı arkasına doktora götürdü. Doktor dedi ‘teyze dedi bunu nasıl tedavi ediyorsun? Annem de dedi ki yoğurdu sulandırıyorum entariyi sokuyordum içerisine. Ondan sonra giydiriyorum ona 2 saat sonra ayılıyor dedi. Fakat iki gün sonra gene bayılıyor diyordu. Doktor bana bir şey vererek sıtmadan kurtarmıştı. Annem beni mektebe verdi düzeldim. Mektebe giderken tifo oldum. Trabzon’da bir tane hastane vardı. Orada tedavi oluyoruz. Bir leğenin ortasına koyuyorlar seni soğuk su ile yıkıyorlar. Öldüğünde morga indiriyorlar. Orada soğukta canlanıyorsun alıyorlar seni yukarıya. 2 defa morga inip çıktım. Öldüm, canlandım. 27 gün hastanede yattım. Sonrasında tekrar düzeldim. Annem beni mektebe verdi ama okula giderken duvarları tuta tuta gidiyordum. İlkokulda okuyordum. Herkes saat 3’ten sonra evine gidiyor, dağılıyor. Ama ben gitmiyorum. Okulun bahçesi uzundu. Orayı dolanıyordum. Yavaş yavaş. 11 yaşında öyle bir hale geldi ki şahane bir vücut yaptım. Bir fotoğrafçı da benim fotoğrafı çekerek dükkanına astı.”
KAMYONUN KASASINDA YARIŞMAYA GİTTİM
Ünlü atletlerle yarıştığı bir yarışmada birinci olduktan sonra İdmangücü’nün lisanslı sporcusu olduğunu belirten Demirkanlı, “Bir gün sahaya gittim. Futbol maçı var. Ben de 11 yaşlarında varım. Sahada koşuyorum. Orada 11 tur yaptım. Ortaokulda okullar arası üç kilometrede şampiyon oldum. Ortaokul sonunda ikmale kaldım. Trabzon’un şampiyonluk yarışması vardı. Mahalleden toplanarak oraya gittik ama koşu amaçlı değildi. Girdik oraya arkadaşlar dedi ki ‘Ya patron sen de koş’ dedi. Dedim giderim ama beş kilometre koşacağız; Trabzon Şampiyonası diye serbest. Hava sıcaktı. Yarışmada ünlü atletler vardı. O ünlü atletler beraber yarışırken bitime 20-30 metre kala birinci oldum. O yarıştan sonra İdmangücü’nün atleti oldum. Ondan sonra her hafta koşuyordum. Trabzon öyle bir spor şehirdi ki atletizm futbolun önündeydi. Her hafta koşu olurdu. Üç bin metrede, Atatürk koşusu, kır ve bahar koşusu oluyordu hepsinde de birinci geliyordum. Bir defa Atatürk koşusunda 7 bin 500’de iyi koşamadım. Mide bulantısı olmuştu onda ikinci oldum. Şansıma o yarışmadan ikinci kez oldu tekrar çağırdılar ve birinci oldum. Ondan sonra Karadeniz Şampiyonasına gittim. Takım halinde 10 bin metre için gittik. Samsun’da koştuk. Birinci oldum orada. Oradan Türkiye yarışmalarına gittik. Kamyonun kasasında yarışmaya gitmiştim. O yarışmayı bacağıma 2 kez kramp girmesi nedeniyle dördüncü bitirdim. Girdiğim yarışmalarda sadece spor kıyafetleri ve 5 lira yevmiye oluyordu. 14-15 yaşımdan beri 50 yarışmaya girmiştim. O zaman milli takım diye bir şey yoktu. Ama atletizm futbolun önündeydi. 10 kilometrede Trabzon Şampiyonu oldum. Aldığım bir futbol topuydu. Onu da mahallede birisine verdim. Samsun’da koştum. Orada altın kaplama madalya verdiler. Trabzon’da da maraton koştum. Kemal diye birisi vardı. O benim için ‘Trabzon’un hiç geçilmeyen atleti, gönüllerin şampiyonu’ derdi. 10 bin metre rekorum 32 dakikaydı” dedi.
DOKTORUNNU SÖZLERİ
Hayat hikayesini spora bağlayan Demirkanlı, “Mesela 10 bin metrelik koşacağım, 30 kilometre antrenman yapardım. Benim bu hikayemi spora ve yürümeye bağlıyorum. Ayrıca beni tedavi eden doktorun ‘Yürüyecek, koşacak’ lafı kafamda kaldı. Sonra yediğim içtiği her şey doğal. Yayık ayran, tereyağı işte bu tür şeyler yiyorum. Annem iyi bakıyordu. Yüzmeyi hiçbir zaman bırakmadım. Nerede fırsat bulursam denize indim. PTT’de Yomra müdürüyken Yomra ilçesinden Arsin ilçesine kadar yüzüyordum. O ara 8 kilometre var. Denizden korkmuyorum. Denizi kara gibi kullanıyorum. Hala denizdeyim” şeklinde konuştu.

HAYATI HEP SPOR İLE GEÇTİ
PTT Trabzon Merkez Müdürü olarak emekli olduktan sonra birçok kurumda genel müdürlük yaptığını kaydeden Demirkanlı, “Ben ortaokuldan sonra PTT’ye gittim. PTT’nin imtihanlarını kazandım. PTT’de okudum. Ondan sonra Trabzon’a memur tayin oldum. Orayı bitirdim. Memurdan sonra yedek subaylığımı yaptım. Askerlikten sonra Erzurum’da 20 ay kaldım. Trabzon’a geldim. 2-3 sene devlet memuru olarak çalıştım. Sonra Yomra’ya müdür gittim. O zaman tahsilli adam yoktu. Bizim durumumuz iyiydi. Yomra’da 3 sene kaldım. Kurslara girdim. Rize müdürü oldum. Rize müdürü iken yüksek tahsili işletme fakültesinde devam ediyordum. Ondan sonra 7-8 sene müfettişlik yaptım. Sonra merkez müdürü oldum. 20 sene görev yaptım. Emekli olduktan sonra mahkemelerde 10 sene bilirkişilik yaptım. 5 sene de Trabel’in genel müdürlüğünü yaptım. Ondan sonra şirketler de genel koordinatörlük yaptım. Bu arada da devamlı avcılık yapardım. 75 yaşına kadar dağlarda avcıydım. 80 yaşında her şeyi bıraktım. Eşim 10 sene önce vefat etti. Antrenör bir oğlum var. Onun hanımı beni iyi bakıyor. Oğlumla beraberiz, mutluyuz. Onlarla beraber yaşıyorum. Ama boş günlerime hep yüzüyorum, yürüyorum. Ağırlık idmanları hepsini yapıyor” ifadelerini kullandı.
FUTBOLCU OLSAYDIM…
Yarışmalarda kazandığı madalyaları komşularına verdiğini belirten Demirkanlı, “Mahallede ihtiyarlar vardı. Benim altın ve bronz madalyalarım vardı. Yanıma gelip ‘ver bana o madalyayı diş yaptırayım’ dediler. Al dedim. Zaten bir işe yaramıyordu. İdmangücü ile Trabzon birleşti. Bir sürü madalya vermiştim. Şimdi gidip baktığımda hiçbirini göremiyorum. Hepsi kayboldu. Bir tek Trabzon’un tarihinde adımı görüyorum. Trabzon’un geçilemeyen atletiydim bir kere bile aramadılar. Ama futbolcu olsaydım göklere çıkartılar” dedi.
98 YAŞINDA OLDUĞUMU SÖYLEYİNCE ŞAŞIRIYORLAR
Gençlere tavsiyelerde bulunan Demirkanlı, “Beni görenler korkuyor. 98 yaşında olduğumu söyleyince şaşırıyorlar. Allah’ın verdiği bir şeyi var. Allah beyin verdi. Akşam sabah sigara veya alkol içsem yaşayabilir miyim. Spor yaparsam, düzgün yersem yaşarım. Allah da yardım ediyor. Hani ben şimdi düşünüyorum ki bu kondisyondan 20 sene daha gidiyim. Ama bunu Allah bilir, Allah’ın takdiri. Sabahları kalktığımda yumurta haşlayıp yerim. Boğazımdan esirgemiyorum. Fazla enerji ihtiyacım var. Tatlı ve hamur işlerini sevmem. 60 yaşındayken bile kar, fırtınada denizde yüzüyordum. Gençler spor yapsınlar. Fuzuli işleri bıraksın. Sağlıklı yaşamak istiyorsalar spor yapacaklar. Yemeklerine dikkat etsinler. Sigara içmesinler” diye konuştu.
]]>“ANKETTE 100 KİŞİDEN 17’Sİ ‘TEKRAR GELİRİM’ DEDİ”
Aksu, yapılan ankette 100 kişiden 17’sinin “tekrar Trabzon’a gelirim” dediğini hatırlatarak, “Geçenlerde Turizm İl Müdürlüğü bir anket yaptı, 100 kişinin sadece 17’si ‘bir daha Trabzon’a gelirim’ dedi, 83’ü gelmemekle ısrar etti. Biz araştırmamızda 83’ünde yani yüzde yüzüne yakın kontrolsüz denetimsiz ve turizmin gerçekten emekçisi olmayan yerlerde kalmaları. Mesela biz sezon başladığı zaman çalışan sayımızı iki katına çıkartıyoruz. Amaç ne, gelen misafirlerimizi memnun etmek gelen misafirimizi buradan mutlu yollamak. Normalde kış sezonunda 25-30 kişi çalışırken yaz sezonu 50 kişi çalıştırıyoruz. Turizmin sürdürülebilirliği için turistin bir daha gelmesi memnuniyeti çok önemli. Oteller Birliği olarak elimizden geldiğince devletin kanunlar çerçevesinde sürdürülebilirlik turizmi oluşturmaya çalışıyoruz. Bunun içinde elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Kayıt dışı otellerin denetlenmesi gerektiğini, bu durumun şehre zarar verdiğini ifade eden Aksu, “Bakkalı, konfeksiyoncusu tekstilcisi her türlü zarar görüyor çünkü turizm sıkıştı. Eğer Temmuzun 15’inde buraya gelen bir misafir burada yer bulabiliyorsa burada bir sıkıntı var. Bulamazsa Haziran’da gelecek zaten. Pahalı olursa Mayısta gelecek otomatikman dört ay olacak. Gelen turistlerimiz sadece otelde kalmıyor ki şehirde geziyor. Biz bu şehrin kaybetmemesinden yanayız, bu şehir her zaman turist alır. Maalesef fazla yoğunluktan dolayı doğamızı da ve insanlarımızı da mutlu etmemeye başladık” diye konuştu.

“9 GÜNLÜK TATİL BAZI BÖLGELER İÇİN ÇOK GEÇERLİ DEĞİL”
Dokuz günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendiren Aksu, tatilin Doğu Karadeniz Bölgesi için geçerli olmadığını belirterek, “Dokuz günlük tatil bakıldığı zaman turizm sektörü açısından faydalı bir şey ancak bazı bölgeler için çok geçerli değil. Mesela Doğu Karadeniz Bölgesi genelde yurt dışı çalıştığı için yani yurt içi müşterilere çok müsaitliği yok. Aslında bizim en büyük sıkıntımız okulların 9 Eylül’de açılması yani erken açılması demek sezonun daha kısa olması lazım. Tabii ki dokuz günlük bir tatil olması sadece sektörüm için demem diğer ticari sektörler için çok güzel bir şey. En azından insanların tatile çıkması ekonomiyi biraz daha canlandıracak. Bize de etkisi olacak mıdır? Tabii ki yüzde 10 yüzde 20’lik bir etkisi olacaktır. Sezon öncesi olması biraz hareketlilik getirir” dedi.
“TURİST SAYISI ARTTI, VERGİ AZALDI”
Son 5 yılda turizm sayısında artış olduğunu buna karşın vergi diliminde düşüş yaşandığına dikkat çeken Aksu, “Son yıllarda artış var. Trabzon’da son 5 yılda gelen turist sayısı arttı ama vergi diliminde de düşüş var, çok ilginç. Biz bunu gerekli mercilere söyledik. Madem fazla müşteri geliyorsa devletin aldığı vergi artması lazımken düşüş var. Bir de şöyle bir durum var, kapasitemiz buysa bu gelsin. Yazın eğer trafik çok kötüyse bir buçuk aya her şey sıkışmışsa suyumuz, elektriğimiz yetmiyor bir de bu şehir yetmiyor. Doğada yapılan tesisler ileriki zamanlarda kanalizasyonlar bir yere akacak. Yani Trabzon özel bir şehir. Denize girerken 15 dakika sonra yaylada soba yakabilirsiniz. Trabzon doğasıyla, tarihiyle, dini turizmle inanılmaz bir şehir. Biz diyoruz ki gelin el birliği ile beraber bu şehrin sürdürülebilirliğini oluşturalım” diye konuştu.
Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’ndaki incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Akyazı Stadyumu’nun yanında Türkiye’nin ve dünyanın en modern hastanelerinden birini inşa ettiklerini belirtti.
Türkiye’nin dört bir tarafındaki örnek şehir hastanelerinden en güzellerinden birinin kentte yükseldiğini ifade eden Uraloğlu, “280 bin metrekarelik alanda kurulan Trabzon Şehir Hastanemiz, ilimizin sağlık altyapısının gücüne güç katacak bir proje. 900 yatak kapasitesiyle hastanemizde, yanık tedavi ünitesi, nükleer tıp ünitesi, radyoterapi alanı, diyabet ünitesi, kan transfüzyon merkezi, uyku laboratuvarı ve genetik laboratuvar gibi önemli sağlık kompleksleri de yer alacak.” dedi.
Hastane tamamlandığında Karadeniz Bölgesi’nin en önemli sağlık merkezlerinden biri olacağını vurgulayan Uraloğlu, önemli bir sağlık kompleksinin bağlantı yollarını inşa etmekten de ayrı bir gurur duyduklarını anlattı.
Uraloğlu, Şehir Hastanesine ulaşımı hızlandırmak için hafif raylı sistem projesini de hayata geçirdiklerine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:
“24 Nisan’da Trabzon Büyükşehir Belediyemizle bir araya gelerek, Trabzon Hafif Raylı Sistem Projesi protokolünü imzaladık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza bağlı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü eliyle bu projenin yapımını biz üstlendik. Trabzon’umuza, Akçaabat’tan Yomra merkeze ulaşan, Şehir Hastanesi, Akyazı Stadyumu, Meydan, Üniversite, Otogar ve Havalimanı gibi 56 istasyon içeren kent içi raylı sistemi kazandıracağız. Yaklaşık 32 kilometre olan proje, genel itibarıyla 824 bin kişinin yaşadığı şehrimizde özellikle Akçaabat, Yomra ve Ortahisar ölçeğimizde 500 bin nüfusun yaşadığı, sirkülasyonun en yoğun olduğu alana hizmet edecek. Özellikle yaz aylarında turizmin artması ile yoğunlaşan trafik rahatlamış olacak. Çalışmaları devam eden uygulama projelerinin tamamlanmasının ardından da en kısa sürede ihale etmeyi ve yapım çalışmalarına başlamayı planlıyoruz.”

GÜNEY ÇEVRE YOLU’NUN UZUNLUĞU 43,8 KİLOMETRE
Trabzon’da devam eden en önemli kara yolu projelerinden birinin de Güney Çevre Yolu olduğunun altını çizen Uraloğlu, 31 metre genişliğinde, 2×3 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında inşa edilen Güney Çevre Yolu’nun uzunluğunun 43,8 kilometre olduğunu bildirdi.
Bakan Uraloğlu, Akçaabat ilçesinin Mersin Mahallesi’nden başlayarak, Ortahisar ve Yomra ilçelerinde şehrin güneyinden devam ederek Arsin ilçesinden tekrar Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanacak Güney Çevre Yolu sayesinde transit trafiğin şehir içi trafiğinden ayrılacağını aktardı.
Böylece hem kent içi hem de kent geçişinde ulusal ve uluslararası trafiğin rahatlayacağını belirten Uraloğlu, “Şu anda yapımı devam eden 16,5 kilometre uzunluğundaki birinci kesim Akçakale’den ayrılıp, mevcut sahil yolunun güneyinden geçerek Sera Gölü Kavşağı’nda son buluyor. Sera Gölü Kavşağı’ndan Karadeniz Sahil Yolu’nun Yıldızlı Yonca Kavşağı’na ve Kanuni Bulvarı’na bağlanacak şekilde inşasına devam ediyoruz. Bu kesimde toplam uzunluğu 14,4 kilometre olan 7 adet çift tüp tünel ve 968 metre uzunluğunda 7 viyadük bulunuyor. Proje kapsamında şu anda Mersin Kavşağı’ndaki kazı-dolgu çalışmalarımız devam ediyor.” diye konuştu.
Uraloğlu, 711 metrelik T1, 1238 metrelik T2, 3 bin 572 metrelik T3 ve 1523 metrelik T4 tünelinde kazı destekleme çalışmalarının devam ettiğini, bir yandan da kamulaştırma işlemlerinin sürdüğünü dile getirdi.
Proje ile Karadeniz Sahil Yolu’nun Akçaabat-Arsin arasında kalan kesiminde şehir içi ve özellikle Sarp Sınır Kapısı’na giden ağır taşıt trafiğinin birbirinden ayrılacağını anlatan Uraloğlu, “Ulusal ve uluslararası trafiğin çevre yolu üzerinden hızlı ve kesintisiz ulaşımını tesis ederek, sahil kesimindeki yoğunluğun rahatlatılmasıyla kentte her yöne maksimum trafik erişilebilirliği sağlayacağız. Araçların egzoz emisyonunu da azaltarak şehir geçişindeki hava kirliliğinin önüne de bu vesileyle geçmiş olacağız. Ayrıca, Trabzon’un sanayi, ticaret ve turizm faaliyetlerini artıracak proje ile bölgenin kalkınmasına katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı.

“TRABZON YENİ HAVALİMANI YAPIM İHALESİNİ DE ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE BAŞLATACAĞIZ”
Bakan Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’nın ülkenin en yoğun havalimanlarından biri olduğuna dikkati çekti.
Mevcut havalimanının 2023’te iç ve dış hatlarda yaklaşık 3,5 milyon yolcuya hizmet sunduğunu anımsatan Uraloğlu, böylece ülke havalimanları arasında 9’uncu sırada yer aldığına işaret etti.
Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’ndan şu anda 19 şirketle 11 ülkede 20 noktaya dış hatlardan, 4 şirketle 8 lokasyona da iç hatlardan ulaşım sağlandığını aktardı.
Trabzon ve Suudi Arabistan arasında direkt seferleri de başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Yaz dönemi boyunca gerçekleşecek uçuşlarda Trabzon’dan direkt uçuşla hem Cidde’ye hem de Riyad’a seyahat mümkün oldu. 2024 yılı yaz sezonunda Trabzon’dan Suudi Arabistan’a Türk Hava Yolları (THY), Flynas ve Flyadeal şirketleri tarafından toplam 817 adet uçuş planlanıyor. Bu seferlerle hem Trabzon turizmi ve ekonomisi gelişecek hem de hac ibadeti ve umre seyahatlerini gerçekleştirecek vatandaşlarımız için de büyük bir kolaylık sağlanmış olacak. Mayıs ayında da THY 4 hac seferi gerçekleştirdi.” dedi.

Bakan Uraloğlu, Trabzon Havalimanı’nda yolcu artışını gözlemlemeye devam ettiklerini belirterek şunları kaydetti:
“Bu yıl daha nisan sonu itibarıyla 877 binin üstünde yolcu ağırladı ve 2023 yılı ilk 4 aya göre artış oranı yüzde 18 oldu. Bu noktada yıl sonunda Trabzon Havalimanı’ndaki yolcu sayısının 4 milyonu geçeceğini öngörüyoruz. Sürekli artan yolcu sayısı doğrultusunda da Trabzon Havalimanımızı genişletmek ve Trabzon’umuza yeni bir havalimanı kazandırmak için çalışmalarımızı da başlattık ve devam ediyoruz. Mevcut iç hatlar terminal binasına iki adet sabit yolcu köprüsü ve körük ekleyeceğiz. Körüklerden birincisinin yapımı devam ediyor. Yaklaşık 2 ay sonra hizmete almayı planladık.
Özellikle yeni dış hatlar gelen yolcu terminali ve CIP binasının aciliyeti vardı. 23 Mayıs’ta da bu binalarımızın geçici kabullerini gerçekleştirdik. Ufak tefek tamamlanacak işlerin ardından yeni dış hatlar gelen yolcu terminalimizi temmuz ayı içerisinde hizmete almayı planlıyoruz. CIP binasını da işletici firma THY kendi konseptine göre iç düzenlemeler yaptıktan sonra hizmete açmış olacak. Yatırım programına aldığımız Trabzon yeni havalimanı yapım ihalesini de önümüzdeki süreçte başlatacağız. Bu düşüncelerle havalimanımızdaki yapım çalışmalarını başarıyla sürdüren Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ve yüklenici firma çalışanlarına teşekkür ediyorum.”
Uraloğlu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi şehrinden de Trabzon’a direkt uçuş talebi geldiğini, bunu da yakında başlatacaklarının müjdesini verdi. Bakan Uraloğlu, Bu kapsamda Trabzon’a uzun yıllar hizmet verecek Yeni Havalimanı Projesini de yatırım programına aldıklarını belirterek, “Yatırımlarımız bunlarla sınırlı değil, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan protokol çerçevesinde Trabzon’a 31.9 kilometre uzunluğunda kent içi raylı sistemi de kazandıracağız.” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, MÜSİAD’ın katkılarıyla gerçekleşen Trabzon’dan Dünyaya Turizm Zirvesi toplantısına katıldı. Tarih, kültür ve nadide doğal güzelliklerin iç içe yaşadığı Türkiye’nin turizm olanakları açısından dünyanın turizm cennetlerinden biri olduğunun altını çizen Uraloğlu, “Binlerce yıl öncesine dayanan kadim tarihi, turkuaz mavisi denizleri, temiz kumsalları, yeşil ormanları, karlı dağları, yaylaları ve elbette eşsiz Türk mutfağına sahip olması bakımından da ayrıcalıklı bir ülkeyiz. Bu saydığım özelliklerin hepsi Trabzon’umuzda da mevcut. Karadeniz’iyle, başı dumanlı dağlarıyla, yemyeşil ormanlarıyla, doğa harikası yaylalarıyla, insanıyla Trabzon Türkiye’nin minyatürüdür, özüdür.” dedi.

“GEÇEN YIL 56.7 MİLYON ZİYARETÇİ İLE 54.3 MİLYAR DOLAR TURİZM GELİRİ ELDE EDİLDİ”
Trabzon’un her yerinin bir başka güzel olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Haldizen, Karester, Şolma, Mavura, Kadırga, Sisdağı, Hıdırnebi, Beypınarı, Haçka, Sultanmurat gibi başı dumanlı yaylaları, Sümela, Uzungöl, Aygır Gölü, Balıklı Göl, Altındere Vadisi Milli Parkı, Kayabaşı Tabiat Parkı, Çalköy Mağarası, Sera Gölü ve Değirmendere gibi eşsiz doğa harikalarıyla Allah-u Teala özene bezene yaratmış. Birçok vatandaşımızın, hatta başka ülkelerin resimlerde, televizyonlarda, mecmualarda gıptayla gördüğü manzaraları biz doyasıya yaşadık, yaşıyoruz hamdolsun. Ancak elbette sadece bu değerlere sahip olmak yetmiyor. Bu eşsiz kıymetleri ilk olarak en iyi şekilde korumak ardından da tüm dünyaya tanıtmak ve ziyaretçiler ile bir araya getirmek gerekiyor. Ülke olarak turizm sektörünün önemini ve gerçek manada merhum Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut Özal’ın turizm için kullandığı “bacasız sanayi” ifadesi ile anlamaya başladık. Geçen yıl 56,7 milyon ziyaretçiyle 54,3 milyar dolar turizm geliri elde ettiğimizi düşünürsek bu ifadenin hiç de yersiz olmadığı görülüyor. Bu sadece turizm sektörünün başarısı değildir. Bu başarı aynı zamanda güvenlik politikalarımızın ve ulaştırma yatırımlarımızın bir tezahürüdür.” diye konuştu.
“Son 22 Yıla 100 Yıllık İşler Sığdırdık”
Türkiye’nin en ücra köşelerindeki turistik aktivitelerin yanı sıra, doğusundan batısına her bir ile güvenle ve konforla erişebildiğini belirten Uraloğlu, “Bu 22 yıllık AK Parti iktidarının istikrarlı yönetimi sayesindedir. Burada mütevazı olmayacağım: Sanayi, lojistik, haberleşme, tarım, kültür, sanat, spor birçok alana dokunduğumuz gibi turizmin bu noktaya gelmesinde de Bakanlığımızın büyük emeği vardır. Ülkemizin avantajlı coğrafi konumunun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 22 yıla 100 yıllık işler sığdırdık. Ulaşım ve haberleşme altyapımıza 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. Bu cennet ülke öyle bir konuma sahip ki sadece 4 saatlik uçuş süresiyle Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarındaki 1,4 milyar insanın yaşadığı ve 8 trilyon 600 milyar dolar ticaret hacmi bulunan 67 ülkenin merkezinde bir konumda. Havacılıkta dünyada en hızlı gelişim gösteren ülkelerden biri haline geldik. Bakınız, 57 aktif havalimanımızdan 130 ülkedeki 346 noktaya ulaşabiliyoruz. 2002’de iç ve dış hatlarda seyahat eden yaklaşık 34,5 milyon olan yolcu sayımızı da 2023 yılında 214 milyonun üstüne taşıdık.” şeklinde konuştu.

“ÜLKEMİZİ YARIM ASIRLIK HAYALİMİZ OLAN YÜKSEK HIZLI TREN İLE TANIŞTIRDIK”
On yıllarca ihmal edilen Demiryollarına 2002 yılından bu yana 57 milyar dolar üstünde yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Bakan Uraloğlu, “10 bin 948 km olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 km’ye yükselttik. 2 bin 251 km hızlı tren hattı inşa ettik. Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6. Dünya’da 8. Hızlı tren işletmecisi yaptık. Denizcilik alanında da büyük bir başarı hikayemiz var. Cruise (Kurüz) turlarını kullanan nitelikli turistlerin uğrak noktası Türkiye olduysa bunda da Bakanlığımızın büyük emeği var. Son 22 yılda 152 olan uluslararası liman sayımızı 190’a çıkardık. Doğu Karadeniz Bölgesi, Avrupa ve Orta Asya’ya açılan Kafkasya koridoru üzerindeki konumu ile stratejik öneme sahiptir ve bölgedeki ülkeler için kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olacaktır.” dedi.
“BÖLÜNMÜŞ YOL AĞIMIZI 29 BİN 405 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”
Karayollarının ulaşım yatırımlarının lokomotifi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, 22 yıl önce bölünmüş yol ağının 6 bin 101 kilometre uzunluğunda ve sadece 6 ili birbirine bağladığını belirterek, “Bugün bölünmüş yol ağımızı toplam 29 bin 405 km’ye çıkardık ve 77 ilimizi bölünmüş yollarla bağladık. Bölünmüş yollarımızdaki hızımızı iki katından fazla yükselttik, seyahat süresini yarı yarıya azalttık. Bu sayede iş gücü ve akaryakıt tasarruflarıyla ülke ekonomisine katkı sağladık. Denizlerin ayırdığı kıtaları köprülerle birleştirdik. İnsanımızın yaşam standardı yükseldi, ulaşım alışkanlıkları değişti. Yollar aynı zamanda ticaret elçilerimiz oldu, ticaretin önündeki engelleri yollarla kaldırdık.” açıklamasında bulundu.

“TRABZON’DA 1 MİLYON 319 BİN 299 ZİYARETÇİ KONAKLADI”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki tüm hükümetlerin her daim turizm sektörünün önemini bilmiş ve dünya turizm pastasından daha fazla pay alması için büyük çaba sarf ettiğini vurgulayan Uraloğlu, “Bugün de Trabzon’umuzun bu pastadan aldığı dilimi büyütmek için neler yapabiliriz diyerek bir beyin fırtınası gerçekleştirmek için bir aradayız. Bakın, 2023 yılında Trabzon’a gelen yerli ve yabancı turist sayısı 2022 yılına göre yüzde 38 artış gösterdi. Trabzon’da 706 bin 532 yabancı, 612 bin 767 de yerli turist olmak üzere 1 milyon 319 bin 299 ziyaretçi konakladı. Kente gelen turistler de yoğunluklu olarak; Uzungöl, Sümela Manastırı, Sera Gölü, Çal Mağarası, Şahinkaya, Boztepe, Ganita ve Ayasofya Camisi’ni ziyaret etti. Türkiye’nin önemli inanç merkezlerinden Sümela Manastırı’nı sadece geçen yıl 451 bin 453 turist gezdi. Eşsiz doğası, zengin tarih ve kültürel mirası ile Trabzon’un, turizm sezonunu sadece yaz aylarıyla sınırlamak yerine, yılın her dönemine yaymanın yollarını bulmalıyız.” şeklinde konuştu.
“ŞEHRİMİZİN TURİZM POTANSİYELİNİ VE ÇEKİCİLİĞİNİ DAHA GENİŞ KİTLELERE DUYURMALIYIZ”
Farklı kültürel etkinlikler, doğa turizmi aktiviteleri, gastronomik deneyimler ve daha birçok çeşitli turizm ürünü ile Trabzon her mevsim ziyaret edilebilir bir şehir olduğunun altını çizen Bakan Uraloğlu, “Şehrimizin turizm potansiyelini ve çekiciliğini daha geniş kitlelere duyurmak için çalışmalıyız. Burada eklemek istediğim bir önemli husus daha var, o da bizim kendi esnafımızın, taşımacımızın, turistik tesis işletmecilerimizin ve bu tesislerde çalışan arkadaşlarımızın, kamu görevlilerimizin daha doğrusu hepimizin turistlere karşı olan tutumu. Hem ülkemizin hem de Trabzon’umuzun turistlerin gözünde olumlu bir imajı olması açısından çok önemli.” ifadelerini kullandı.

“ABU DABİ – TRABZON DİREKT UÇUŞLARINI BAŞLATACAĞIZ”
Trabzon’a gelen yabancı turist sayılarındaki artışta Trabzon’un ulaşım ağının gelişmesinin ve özellikle havayolu ulaşımındaki gelişim payının çok büyük olduğunu belirten Uraloğlu, “Burada yeri gelmişken yeni bir müjdeyi daha sizinle paylaşmak istiyorum. 4 Haziran’da Trabzon ve Suudi Arabistan arasında direkt uçuşları başlatacağız. Yaz dönemi boyunca gerçekleşecek uçuşlarda Trabzon’dan direkt uçuşla hem Cidde’ye hem de Riyad’a seyahat mümkün olacak. 30 Eylül 2024 Pazartesi gününe kadar sürecek. Trabzon’dan Cidde ve Riyad’a karşılıklı haftada 5 sefer yapılacak. Bu seferler ile hem Trabzon turizmi ve ekonomisi gelişecek hem de hac ibadeti ve umre seyahatlerini gerçekleştirecek vatandaşlarımız için de büyük bir kolaylık olacak. Ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri’nin Abu Dabi’den Trabzon’a uçuş talebi var. Bunu da başlatacağız inşallah.” şeklinde konuştu.

“TRABZON’UN BÖLÜNMÜŞ YOL UZUNLUĞUNU 242 KİLOMETREYE ÇIKARDIK”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Trabzon’daki çalışmaların sadece bunlarla sınırlı olmadığını belirten Uraloğlu, Son 22 yılda Trabzon’un ulaşım ve iletişim altyapısına 147 milyar lira üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Ulaşım altyapısı çok gelişmiş bir Trabzon olduğunu belirten Uraloğlu, “Trabzon’un 2003’e kadar sadece 56 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 242 kilometreye kadar çıkardık. Yollarının 89 kilometresi BSK kaplamalıydı 497 kilometreye yükselttik. Uzungöl Turizm Merkezi Yolu, Of-Çaykara Yolu Maçka-Karahava Arası Yolu gibi önemli karayolu projelerini hizmete verdik. Karadeniz sahil yolundan tutun Tanjant yoluna birçok iş yaptık. Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt, Aşkale ve Erzurum’a bağlayan 14,5 km uzunluğunda Yeni Zigana Tüneli’ni çift tüplü olarak inşa ettik. Kanuni Bulvarı Yolu çalışmalarımız kapsamında Akyazı Tüneli, Beşirli Tüneli, Bahçecik Tüneli ve son olarak Boztepe Tüneli’ni açtık. Kanuni Bulvarı Projemizin son aşamasına doğru ilerliyoruz. Bir diğer önemli karayolu projemiz de Trabzon’umuzun şehir içi ve transit trafiğini düzenlemek için inşa ettiğimiz Güney Çevre Yolu projesidir. Üç Kısım halinde hayata geçireceğimiz çevre yolunun ilk etabının çalışmalarını hızlandırdık; onu da hızlıca bitireceğiz.” dedi.
Geçen hafta Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile Trabzon Hafif Raylı Sistemi’ni hayata geçirecek protokolü de imzaladıklarını belirten Uraloğlu, “Trabzon’umuza 31,9 kilometre uzunluğunda kent içi raylı sistemi de kazandıracağız. Trabzon Havalimanımızın genişletme çalışmalarına da başladık. Yeni Havalimanı projesini de yatırım programına aldık. 3 bin 240 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğinde pist inşa ederek geniş gövdeli uçakların da inebileceği bir havalimanına kavuşacağız, yılda 15 milyon yolcuyu ağırlayabileceğiz.
Tamamlandığında Trabzon’a uzun yıllar hizmet edecek kıymetli bir eser olacak. Canı gönülden inanıyorum ki bu yatırımlar hayata geçtiğinde Trabzon’umuz sadece turizm alanında değil her alanda büyük bir sıçrayış yaşayacaktır.” şeklinde konuştu.
]]>
15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’nda açılışı yapılan 24.Uluslararası Tiyatro Festivali’ne, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdullah Uraloğlu, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ile vatandaşlar katılırken etkinlik çerçevesinde Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı.
Etkinlikle ilgili bir açıklama yapan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, festivallerin ülke tanıtımında önemli rol oynadığına dikkat çekerek, “Bu festivallerin şehirlere katkısı çok büyük. Hem sanat kültür anlamında, hem de turizm anlamında dünyada tanıtımı adına çok önemli rol oynuyor. Sadece bir tiyatro festivali olarak bakmamak gerekiyor. Biz aslında ülkemizi de gösteriyoruz çünkü uluslararası bir festival. Buradan dönen yabancı tiyatrolar bizim ülkemizin reklamını yapıyor oluyor. Biz bir bakıma bu anlamda turizm elçiliği de yapıyor oluyoruz. Festivale çok büyük bir ilgi var bu sene 24. Yapıyoruz. Trabzon Devlet Tiyatrosu 1987’de kuruldu. Dolayısıyla tiyatro kültürüyle yaşayan bir şehir ve tiyatroya karşıda inanılmaz bir teveccüh içinde. Mevcut olan tiyatromuz yetmiyor artık bir yeni sahneye daha ihtiyacımız var çünkü talep çok fazla. Trabzon seyircisi son derece seçici ve tiyatrosuna sahip çıkan bir seyirci. Bu da bizim için çok güzel” dedi.
‘BENİ ÇOK ETKİLEDİ’
Yağmur altında yapılan kortej yürüyüşü boyunca vatandaşların yoğun ilgisi kendisini çok etkilediğini kaydeden Karadağlı, “Çok mutlu oldum çünkü halkı gösterdiği teveccüh hiçbir şeye benzemiyor. Ben Trabzon’da daha önce defalarca geldim her zaman büyük bir ilgiyle karşılandım ama bu sefer bu ilgi gerçekten beni çok etkiledi. Sadece bana sahip çıkmaları değil festivallerine sahip çıkmaları adına çok önemli. Bu sene 24.cisini düzenlediğimiz festival Trabzon’unu muza hayırlı uğurlu olsun. Bir ara yürümesek mi acaba arabayla mı geçsek yürüyüşü iptal mi etsek diye bir konuşma oldu, hayır. O kadar insan bekleyip te teveccühü gösteriyorsa bize düşende yağmur çamur dinlemeden o yürüyüşü yapmak oldu” diye konuştu.

Festivale katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdullah Uraloğlu da Trabzon’un kültür ve sanat anlamında biraz daha öne çıkması gerektiğini kaydederek, “Trabzonlular olarak kültür ve sanat tarafımızı birazcık daha öne çıkarmamız birazcık daha duyurmamız biraz daha geliştirmemiz gerekmektedir. İnşallah bunu biraz daha ilerleteceğiz. Uluslararası bir organizasyon yabancı misafirlerimiz var. Trabzon buna yakışır buna layık. Mutlaka kendimizi geliştireceğimiz bir sürecin başlangıcına vesile olsun istiyorum. Yağmur biraz belki etkinliklerimizi olumsuz etkileyebilir ama şevkimizi etkilemeyecektir” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından yaklaşık 1,5 kilometrelik kortej yürüyüşü yapılırken, yürüyüşe katılanlar yol boyunca ıslanmalarına rağmen yürüyüşü bırakmadı.
]]>İl Başkanlıği görevinden istifa ettiğini belirten Fatma Başkan, 2023-2024 seçimlerinde partilerinin uygulamış olduğu stratejinin başarılı olmadığını belirterek, “Özellikle yerel seçimlerde muhalefete karşı kullanılan dil ve söylemler seçmen nezdinde eleştiriye ve şüpheye sebebiyet verdi. İYİ Parti’nin oyları gün gün eridi. Bizler sürecin gittiği noktanın farkındaydık fakat partimize zarar vermemek adına genel merkezin aldığı kararlar başarıya götürmeyecek olsa da uyguladık. Parti aidiyetimizle birlikte çalıştık. Vekilimiz Yavuz Aydın’la yerel seçimlerde birçok konuda fikir ayrılığına düştük. Fakat seçim sürecinde partime zarar vermemek adına yine her şeye rağmen süreci düzgün yönetmeye çalıştım. Ancak İYİ Parti olarak sınırlı il ve ilçeler dışında ülke genelinde ağır bir hezimete uğradık. Trabzon’da Mustafa Bıyık başkanımızla Yomra Belediyesi’ni alarak mevcut belediyemizi koruduk” dedi.

“İYİ PARTİ İÇİN TEKRAR BİR ÇIKIŞ YAKALAMA FIRSATI VARDI”
“Kendi söylemlerimizle çeliştik, millete ve tabana rağmen siyaset yapılmayacağını gördük” diyen Başkan, “Bu durumun ardından Genel Başkanımız Meral Akşener bir kongre kararı aldı ve aday olmayacağını belirtti. İYİ Parti için tekrar bir çıkış yakalama fırsatı vardı. Partimizin çok değerli üç ismi kongrede adaylığını açıkladı. Bunlardan birisi de şehrimizin gururu, bakanımız Koray Aydın’dı. Biz kendisini destekledik. Zaten Trabzon teşkilatına yakışan da buydu. Trabzonlu bir genel başkan adayı varken başka bir adayı destekleyemezdik, bize yakışmazdı. Süreçte diğer genel başkan adaylarımızı da aradım ve hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Trabzon çok farklı bir şehirdir. Bu şehrin yazılı olmayan kuralları, çok keskin normları vardır. Bu şehir milliyetçidir, kendi adamını tutar. Kendinden olanı her zaman destekler. Fakat İYİ Parti Olağanüstü Kongresi’nde böyle olmadı. İYİ Partililerin oyları ve emekleri ile siyaset yapan ve partimize umut olan Genel Başkan Sayın Koray Aydın’la dostluk yapıp, yol yürüdüğü halde desteklemeyenler oldu” şeklinde konuştu.
“YAŞANAN BU OLAYLARDAN SONRA SAĞLIKLI BİR ÇALIŞMA ORTAMI KALMADIĞINI DÜŞÜNÜYORUM”
İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevinden istifa ettiğini kaydeden Başkan, “Kongrede yaşanan bazı olaylar bizi derinden sarsmıştır. Yomra Belediye Başkanımız Mustafa Bıyık, kongrede oy kullanamamıştır. Bilgileri yanlış girilmiştir. Kasıtlı veya kasıtsız bilmiyoruz. Ancak bir önceki kongrede sorunsuz oy kullanabilen bir delegenin bu seçimde oy kullanamaması şüpheli bir durumdur. Kongre ile alakalı çok daha fazla şey söyleyebilirim ancak siyasi etik gereği bu konulara fazla girmek istemiyorum. Sonuca gelecek olursak artık İYİ Parti İl Başkanı olarak yaşanan bu olaylardan sonra sağlıklı bir çalışma ortamı kalmadığını düşünüyorum. Bugün itibariyle yürütmüş olduğum İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığı görevimden istifa ettiğimi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’na ve İYİ Parti ailesine başarılar dilerim. Şimdiye kadar benimle yol yürümüş il yönetim kurulu üyelerime, ilçe başkanlarıma, teşkilat mensuplarıma ve partimize gönül veren herkese emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
İKİ İLİMİZ DAHA BİRBİRİNE BAĞLANACAK! YENİ YHT HATTI DEVREYE GİRİYOR!
Çanakkale, Yavuz Sultan Selim ve Osmangazi köprülerini, Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni, Beğendik-Botan Viyadüğü’nü, Konya’da Eğiste Viyadüğü’nü yaptıklarını anlatan Uraloğlu, “Ülkenin neresinde, ne lazımsa onu yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz.” diye konuştu.

Bakan Uraloğlu, Trabzon’da 2005’te Tanjant Yolu’nu, devamında ise Kanuni Bulvarı’nı peyderpey trafiğe açtıklarını anlattı.
Karadeniz Sahil Yolu’nu 2007’de bitirdiklerini, geçen yıl ise Zigana Tüneli’ni trafiğe açtıklarını vurgulayan Uraloğlu, tüm ilçelerde de çalışma yaptıklarını dile getirdi.
Uraloğlu, değişen gelişen Trabzon’a yakışacak çevre yolunun temelini 1 Nisan 2023’te atarak hızla yollarına devam ettiklerini söyledi.
– “2023 YILINDA 3,5 MİLYON İNSAN TRABZON’DAN SEYAHAT ETTİ”
Trabzon’da hafif raylı sistemin çok tartışıldığına değinen Uraloğlu, “Büyükşehir Belediyemizin başlattığı hafif raylı sistem Trabzon’da çok tartışıldı, çok su kaldırdı ama onu ete kemiğe büründürdük. Cumhurbaşkanımızın kararnamesiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının sorumluluğuna aldık ve detay projelerine başladık. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, projeleri ekiple hayata geçirdiklerini anlatarak, “Adil bakanımız Trabzon Havalimanı’nı da yatırım planına aldırdı, biz de takipçisiyiz. İnşallah onun da ihalesini yapacağız. 2023 yılında 3,5 milyon insan Trabzon’dan seyahat etti. Türkiye’de beşinci, altıncı sıralarda olan bir havalimanını konuşuyoruz. Onu da yine yürütmüş olacağız.” dedi.
“Tren Maçka’dan mı gelsin, Rize’den mi aşağıya insin, Tirebolu’dan mı iner?” konusunun hep konuşulduğuna işaret eden Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Şöyle bir karar verdik. Dedik ki bütün Karadeniz sahilini kapsasın, Samsun’dan başlasın Sarp’a kadar. Onun da proje çalışmalarını başlattık, o da hayırlı uğurlu olsun. Geçen sene Ankara-Sivas hızlı tren hattını açtık. Şimdi Kırıkkale’den Çorum’a olan kesimin ihalesini de yapıyoruz. Ne demektir bu? Bu tren Kırıkkale’den yola çıktı, Trabzon’a da gelecek Allah’ın izniyle.”

Uraloğlu, vatandaşlardan yarın yapılacak seçimlerde destek isteyerek, şunları kaydetti:
“Biz sizi nereye davet ettiysek geldiniz. Ne zaman sizden güç istediysek verdiniz. İlimizin yöneticileri, sizlerin temsilcileri olarak bizi Ankara’ya öyle bir güçle yollayın ki… Ben buna inanıyorum büyükşehirde rekor oyla beraber inşallah onu garantiledik de kaç olacak? Allah’ın izniyle öyle gideceğiz. İlimizin en büyük ilçesi Ortahisar’da da o güçle, desteğinizle beraber yine en yüksek oyla beraber seçileceğimize inanıyorum. 18 ilçemiz ve büyükşehrimizle beraber inşallah pazartesi sabah Cumhurbaşkanımıza, ‘Sayın Cumhurbaşkanım siz Trabzon’a kıymet verdiniz, işte karnemiz budur.’ diyeceğiz hep beraber inşallah.”
Şehir merkezindeki yürüyüşe TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanı ve AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Ayşe Sula Köseoğlu, AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkan Yardımcısı Meryem Sürmen, Ortahisar Belediye Başkanı ve AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Metin Genç ile Ortahisar Belediye Başkan adayı Ergin Aydın, AK Parti İl Başkanı Sezgin Mumcu, MHP İl Başkanı Ömer Ayar ve partililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Araklı ilçesinde de vatandaşlarla bir araya geldi.
Araklı-Bayburt yolunda çalışmaların sürdüğünü ifade eden Uraloğlu, “90 kilometrelik bir yoldan bahsediyoruz. 4 kilometrenin üzerinde bir tüneli yaptık trafiğe açtık. Geri kalan 45 metreyi de bitirdik. İlk etapta Araklı’ya en yakın olan 7 kilometreyi bitirmiştik. Geri kalan 10 kilometrenin de ihalesini yaptık. 2025’te inşallah o 10 kilometreyi bitiriyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, geri kalan 35 kilometrenin ihalesini yaparak çalışmalara devam edeceklerini belirterek, “Nihayetinde 90 kilometreyi Allah’ın izniyle bitireceğiz. Zorlu bir coğrafya biliyoruz. Araklı bunu hak ediyor, biz de gereğini yapacağız.” açıklamasında bulundu.
Toplantıda konuşan AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç, “Gelişmişlik endeksinde Trabzonumuz 10. sırada. Aslında iyi bir derece ama biz Trabzonlular inat insanlarız. Mücadeleyi severiz. İstiyorum ki, inşallah halkımızın tercihiyle 1 Nisan itibarıyla kadim şehrimizi 10. sıradan alıp yukarılara doğru yükseltelim. Bunun gayreti içerisinde olacağız” dedi.

“Ulaşımda birinci hedefimiz, hafif raylı sistem” diyen Genç “Heyecanla bunu bekliyoruz. Kıymetli Ulaştırma Bakanımız burada. Bu projeyi tamamlayıp, 2025 yatırım programına almak hedefimiz. Hem şehir içi trafiğini rahatlatacak hem de şehrimize seviye atlatacak. Güney çere yolu sadece transit yol değil. Doğu-batı aksında deniz kenarına sıkışmış şehrimizin güneye taşınması için transit bir güzergah ama hem de şehircilik adına projeksiyon. Mayıs’ta temeli atıldı. İnşallah bakanımız ile bunu tamamlayacağız. Havalimanımız; yatırım programına alındı. Yatırım bedeli de konuldu. İnşallah bakanımızla yeni havalimanını da şehre kazandıracağız. Beşikdüzü’nden Of’a elektrikli modern otobüsü şehrimize kazandıracağız. İnşallah gelir gelmez bu adımı atacağız. Yine yeni ilçe otogarlarını şehrimize kazandıracağız. Var olanları da bakıma alacağız” ifadelerini kullandı.
“Bakanlarımız ve Ankara ile birlikte çalışacağız”
Ahmet Metin Genç, Gülcemal, dolgu alanları büyük oranda tamamlandığını da hatırlatarak “İsmi belki daha değişik ve güzel bir isim olabilir. Burada, tahkimatı biten bölümde yeni bir yaşam alanını Trabzonluların hizmetine sunacağız. Kalepark projemiz var. Ergin Aydın başkanım da bunu sundu. İnşallah kendisiyle birlikte çalışıp bunu da hizmete sunacağız. 2019’da proje kitapçığıma koymuştum. Ama yapamadık, bunu da açık seçik ifade ediyoruz. Şimdi nasip olacak, Ergin Aydın başkanımızla bunu yapıp Trabzonlular’a yeni bir yaşam alanı sunacağız. Küçük sanayi sitelerimizin taşınması, Gülcemal ve hafif raylı sistem. Bu 3 proje için gece gündüz çalışacağız. Çünkü bunlar ufak işler değil, kapsamlı işler. Bakanlarımız ve Ankara ile birlikte çalışacağız. Esnaflarımız daha iyi şartlarda çalışma hayatlarını sürdürmek istiyor. Hem daha modern iş yerlerinde ekmeklerini kazanabilmeleri adına hem şehircilik adına daha güzel bir anlayışı ortaya koyacağız. 1700 esnafı alıp, yeni yerlerine taşıyacağız. Düzyurt’ta alan tespit edildi. Gelir gelmez faaliyete başlayacağız. Eski otogarımızın bulunduğu alanda kentsel tasarım planımız var. Bu alanı satmıyoruz. Satışa çıkarma fikri vardı. Biz orayı satmayacağız. Yeni bir tasarımla, bir yarışma açarak şehrimize kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.
Öğrencileri ve yaşlıları unutmadı
Projeleri arasında öğrencileri de unutmadığını kaydeden Genç “Öğrencilerimize bu dönem, normal eğitim süresinde olan, en az 3 üniversite (ön lisans, lisans ve yüksek lisans) öğrencisinin ikamet ettiği evlere eğitim döneminde 500 liraya kadar doğal gaz ve su faturalarının yüzde 50’si bizim desteğimiz olacak. Fanatik bir Trabzonspor taraftarıyım. Bu konuda hiçbir zaman kayıtsız kalmadık ve kalmayacağız. Trabzonspor Kolejimizi hayata geçireceğiz. Yine diğer proje de Trabzonspor köyü. Çocuklar çok küçük yaşlardan itibaren daha profesyonel imkanlarla tanışacak” şeklinde konuştu.
Genç, kriterlere göre tasnif edecekleri emeklilerden su faturalarının yüzde 50’sini almayacaklarını, üreten Trabzon anlayışı ile de tarım eğitimi, verimlik arazisi, çiftçi destek programı, kırsal pazar yerleri, organik tarım, hayvancılık destek programları düzenleyeceklerini ifade ederek “Bunlar çok önemli. İstiyoruz ki, Trabzon’da işlenmeyen tarım arazisi kalmasın” dedi.
Daha sonra söz alan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise AK Parti Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Metin Genç’in saydığı projelerin tamamının şehrin dinamikleri tarafından ortak olarak belirlenen projeler olduğunu ve tüm bu projelere gereken desteği vereceklerini söyledi.
]]>50 bin koltuk için geçerli olan kampanyada destinasyonların fiyatları belirlendi.
Geçerli Olan Hatlar:
499 TL
İstanbul Sabiha Gökçen – Adana – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Ankara – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Antalya – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Bodrum – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Dalaman – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Denizli – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Edremit – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Erzincan – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Gazipaşa – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – İzmir – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Kayseri – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Konya – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Merzifon – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Ordu Giresun – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Samsun – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Sivas – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Trabzon – İstanbul Sabiha Gökçen
Ankara – Antalya – Ankara
Ankara – Bodrum – Ankara
Ankara – İzmir – Ankara
Ankara – Tekirdağ – Ankara
Adana – Antalya – Adana
Antalya – Kayseri – Antalya
İstanbul – İzmir – İstanbul
Gaziantep – Trabzon – Gaziantep
İstanbul Sabiha Gökçen – Malatya – İstanbul Sabiha Gökçen
599 TL
İstanbul Sabiha Gökçen – Adıyaman – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Batman – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Bingöl – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Diyarbakır – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Elazığ – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Gaziantep – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Mardin – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Rize Artvin – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Şanlıurfa – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Van – İstanbul Sabiha Gökçen
Adana – İzmir – Adana
Adana – Trabzon – Adana
Antalya – Trabzon – Antalya
İzmir – Mardin – İzmir
İzmir – Trabzon – İzmir
799 TL
İstanbul Sabiha Gökçen – Erzurum – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Iğdır – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Kars – İstanbul Sabiha Gökçen
İstanbul Sabiha Gökçen – Muş – İstanbul Sabiha Gökçen
İzmir – Elazığ – İzmir
İzmir – Kayseri – İzmir
İzmir – Rize Artvin – İzmir
Adana – Bodrum – Adana
Adana – Van – Adana
]]>Başkan Erdoğan ayrıca Trabzon’a raylı sistem müjdesi vererek, “Şehrimizin muhtelif yerlerinde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var, bunları da bittikçe etap etap hizmete alacağız, raylı sistem hattımızı şehrimize kazandıracağız.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;
Değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Trabzon’u bilip, görüp de sevmemek mümkün mü? Bu şehir tarih boyunca hakkın ve hakikatin sesi olmuştur. Bıyığı terlememiş şehzadelerden dünya liderleri çıkarmıştır. Kim ne der diye düşünmeden, hak bellediği başı dik yürümesini bilen Trabzon ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyuyorum.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki ahde vefanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Her iki seçimde de yüzde 65’lik oranla Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi destek verdiniz. Trabzon bizim daima yoldaşımız oldu.
SİYASET GÖLGEDE YÜRÜME İŞİ DEĞİL
Bize göre siyaset gölgede yürüme, istismarla mevzi kapma, her türlü pazarlığa hazır olma yarışı değildir. Yüreğimize nakşettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma, bu uğurda canı pahasına mücadele işidir. 40 yılı aşkındır böyle bir siyasi mücadele içindeyiz. İstanbul’da başkanlık yaptık, parti kurduk iktidara geldik, ülkemizin başında hizmette bulunduk. Hizmetlerimizle, duruşumuzla mazlumların ümidi olduk.
DAİMA UMUDUN YANINDA YER ALDIK
Öfkemizi daima diri tuttuk. Daima umudun yanında yer aldık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için çalıştık. Terör örgütlerinin saldırıları ile, ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu ama asla teslim olmadık.
Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik, hep daha çok çalışıp ileriye doğru gittik. Ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Hatalarımızı düzeltme erdemi ile milletimizin gönlündeki yerine halel getirmedik.
Şimdi sizlerden söz vermenizi istiyorum, Trabzon Malazgirt’ten beri ebedi vatanımız olan bu topraklarda ortak hikâyemize sahip çıkmaya var mısınız? 2023 hedeflerini nasıl hayata geçirdiysek Türkiye Yüzyılı hayalini de gerçeğe dönüştürmeye var mıyız?
Bizim her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eserler yatıyor. Kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki Türkiye’nin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a 21 yılda 190 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.
Yükseköğrenim yurt binaları açtık, 41.000 seyirci kapasiteli stadyumla birlikte 96 spor tesisini hizmete açtık. Sosyal yardımlardan Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar TL tutarında ödedik. Sağlıkta şehrimize, 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. TOKİ vasıtasıyla 8102 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm de şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1467 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik.
İlimizde altı adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 16 tesisle belediye nüfusunun %91’ne hizmet veriyor. Ulaştırmada 73 km’den devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 km’ye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında inşa ettiğimiz 14,5 km uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık. Mevcut yolu 8 km kısaltacak seyahat süresini ağır tonajlı araçlarda 70 dakika otomobillerde 10 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika kısaltacak tekrar hayırlı olsun.
Trabzon’un çevresini değiştirecek Kanuni bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sonra işin %90’ı bitti, inşallah kalanını da bu yıl içinde tamamlayacağız.
RAYLI SİSTEM MÜJDESİ
Şehrimizin muhtelif yerlerinde çalışmaları devam eden çok sayıda yol projesi var, bunları da bittikçe etap etap hizmete alacağız, raylı sistem hattımızı şehrimize kazandıracağız.
20 milyar liralık yatırımları yakında sizlerin hizmetine sunuyoruz. Trabzon Limanı’nı onardık, yat limanı şehrimize kazandırdık, tarım ve ormancılıkta şehrimize bir baraj, üç içme suyu tesisi, 121 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 49 hidrolik santral inşa ettik. Son 20 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz 242 yerleşim yeri ve 10.000 dekar araziyi taşkın zararlardan koruduk. Trabzonlu çiftçilerimize toplam 34 milyar TL tutarında tarımsal ve yatırım desteği verdik. Sanayide şehrimizde bir yeni organize Sanayi bölgesi, endüstri bölgesi bir ve iki araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Trabzon‘daki işverenlere toplam 4 milyar TL tutarında Trabzon ve 11 ilçemize doğalgaz arzı sağladık. Çarşıbaşı ve Tonya‘yı da inşallah bu yıl içeresinde doğalgaza kavuşturuyoruz.
]]>Değerli kardeşlerim sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Trabzon’u bilip, görüp de sevmemek mümkün mü? Bu şehir tarih boyunca hakkın ve hakikatin sesi olmuştur. Bıyığı terlememiş şehzadelerden dünya liderleri çıkarmıştır. Kim ne der diye düşünmeden, hak bellediği başı dik yürümesini bilen Trabzon ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyuyorum.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki ahde vefanız için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Her iki seçimde de yüzde 65’lik oranla Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze tarihi destek verdiniz. Trabzon bizim daima yoldaşımız oldu.
SİYASET GÖLGEDE YÜRÜME İŞİ DEĞİL
Bize göre siyaset gölgede yürüme, istismarla mevzi kapma, her türlü pazarlığa hazır olma yarışı değildir. Yüreğimize nakşettiğimiz siyaset davamız için hayal kurma, bu uğurda canı pahasına mücadele işidir. 40 yılı aşkındır böyle bir siyasi mücadele içindeyiz. İstanbul’da başkanlık yaptık, parti kurduk iktidara geldik, ülkemizin başında hizmette bulunduk. Hizmetlerimizle, duruşumuzla mazlumların ümidi olduk.
DAİMA UMUDUN YANINDA YER ALDIK
Öfkemizi daima diri tuttuk. Daima umudun yanında yer aldık. Diklenmeden, dik duruşumuzdan taviz vermedik. Hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çalışırken ülkemiz için çalıştık. Terör örgütlerinin saldırıları ile, ekonomik tuzaklarla boğuşurken yüreğimizin kanadığı anlar oldu ama asla teslim olmadık.
Yılgınlığa kapılmadık, geri adım atmayı düşünmedik, hep daha çok çalışıp ileriye doğru gittik. Ya yeni bir yol bulmaya ya yeni bir yol açmaya gayret ettik. Kendi özeleştirimizi kendimiz yaptık. Hatalarımızı düzeltme erdemi ile milletimizin gönlündeki yerine halel getirmedik.
Şimdi sizlerden söz vermenizi istiyorum, Trabzon Malazgirt’ten beri ebedi vatanımız olan bu topraklarda ortak hikâyemize sahip çıkmaya var mısınız? 2023 hedeflerini nasıl hayata geçirdiysek Türkiye Yüzyılı hayalini de gerçeğe dönüştürmeye var mıyız?
Bizim her sözümüzün altında kısa sürede hayata geçirdiğimiz asırlara bedel eserler yatıyor. Kalkınma yatırımlarını hatırlatıyoruz ki Türkiye’nin nereden nereye geldiği unutulmasın. Trabzon’a 21 yılda 190 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.
Yükseköğrenim yurt binaları açtık, 41.000 seyirci kapasiteli stadyumla birlikte 96 spor tesisini hizmete açtık. Sosyal yardımlardan Trabzonlu ihtiyaç sahiplerine toplam 5 milyar TL tutarında ödedik. Sağlıkta şehrimize, 1543 yataklı 19 hastanenin de aralarında olduğu 58 sağlık tesisi kazandırdık. Yapımı süren 900 yataklı Trabzon Şehir Hastanesi’nin de içinde olduğu 6 sağlık tesisini en kısa sürede tamamlıyoruz. TOKİ vasıtasıyla 8102 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 2012 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşüm de şehrimizde riskli yapı olarak belirlediğimiz 1467 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik.
İlimizde altı adet atık su arıtma tesisi varken, bugün 16 tesisle belediye nüfusunun %91’ne hizmet veriyor. Ulaştırmada 73 km’den devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu 267 km’ye çıkardık. Trabzon-Gümüşhane arasında inşa ettiğimiz 14,5 km uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüp karayolu tüneli Zigana’yı hizmete açtık. Mevcut yolu 8 km kısaltacak seyahat süresini ağır tonajlı araçlarda 70 dakika otomobillerde 10 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika kısaltacak tekrar hayırlı olsun.
Trabzon’un çevresini değiştirecek Kanuni bulvarı ve sahil bağlantı yollarının yapımında sonra işin %90’ı bitti, inşallah kalanını da bu yıl içinde tamamlayacağız.
20 milyar liralık yatırımları yakında sizlerin hizmetine sunuyoruz. Trabzon Limanı’nı onardık, yat limanı şehrimize kazandırdık, tarım ve ormancılıkta şehrimize bir baraj, üç içme suyu tesisi, 121 taşkın koruma tesisi, bir gölet ve 49 hidrolik santral inşa ettik. Son 20 yılda Trabzon ve ilçelerinde inşa ettiğimiz 242 yerleşim yeri ve 10.000 dekar araziyi taşkın zararlardan koruduk. Trabzonlu çiftçilerimize toplam 34 milyar TL tutarında tarımsal ve yatırım desteği verdik. Sanayide şehrimizde bir yeni organize Sanayi bölgesi, endüstri bölgesi bir ve iki araştırma geliştirme merkezi kurduk. İstihdamı desteklemek için Trabzon‘daki işverenlere toplam 4 milyar TL tutarında Trabzon ve 11 ilçemize doğalgaz arzı sağladık. Çarşıbaşı ve Tonya‘yı da inşallah bu yıl içeresinde doğalgaza kavuşturuyoruz.
]]>
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) eski öğretim üyesi Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, vatandaşların deprem yönetmeliğini dikkate alması gerektiğini belirterek deprem tehlikesini öğrenmek isteyen vatandaşların 2019 yılında yayınlanan deprem tehlikesi haritasına bakması gerektiğini söyledi.

Trabzon’da yapı stokunun oldukça kötü olduğunu kaydeden Bektaş, “Bir yerin depremden etkilenmesi için illa orada bir fayın olması gerekmiyor. Trabzon, Kahramanmaraş ve Elazığ depremlerinden etkilendi. Şimdi de Gümüşhane’deki 4 büyüklüğündeki depremden etkilendi. 5 büyüklüğünde bir deprem olsaydı bunun 10 katını hissedecekti. 6 büyüklüğünde bir deprem olsaydı Trabzon 100 katı daha sallanacaktı. Trabzon’un kuzeyinde Karadeniz fayı var. Bu fay Trabzon veya Karadeniz sahili tehdit ediyor. Ama bu Karadeniz Fay Hattı’nda da bilgilerimiz çok az. Fayın hızını, deprem tekrarlama süresini bilmiyoruz. Deprem enerji üretimini bilmiyoruz. Bilmediğimiz aktif deprem üreten fay esas tehlikelidir. Karadeniz sahilinde Trabzon, Rize, Ordu benim korktuğum 3 konu var. Trabzon’da yapı stoku. Bu son derece zayıf. İkincisi Trabzon sahil plajı üzerinde ve heyelanlı yamaç üzerinde kurulmuştur. Orta büyüklükteki bir deprem her an bu heyelanlı sahaları hareketlendirebilir. Bunun ötesinde zemin çok kötü olduğu için gevşek bir zemin olduğu için biz uzaktaki küçük depremleri dahi burada hissedebiliyoruz. Bölgenin jeolojik özelliğinden dolayı bir deprem büyütmesi söz konusu. Üçüncü en korktuğum konu yerel yöneticilerin deprem algısını hala önemsememiş olması. Trabzon deprem bölgesi değildir algısı maalesef hala yıkılmış değil. Yerel yöneticiler maalesef bu konuda duyarlı değil. Yerel yöneticilerin duyarsızlığı, zeminin zayıf olması ve yapı stokunun zayıf olması bölgenin en önemli deprem tehlikesi ve riskidir. Nüfus ve şehirleşme artıyor depremden görebileceğimiz zarar ile can ve mal kaybı buna göre artıyor. Gerekli önlemi almamız lazım. Depremden korkmayalım, depreme karşı önlem anmayan yöneticilerden veya deprem algısını oluşturmayan toplumdan korkalım” diye konuştu.

“DEPREMİN YERİ VE ZAMANINI BUGÜNKÜ BİLİM BİLMİYOR”
“Bilim insanları görüşlerini açıklayabilir ancak burası tehlikelidir, burası tehlikeli değildir demek doğru değil” diyen Bektaş, “Bugüne kadar Trabzon’da deprem olmaz, burası deprem bölgesi değil deniliyor bu bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor. Geçen ay Karadeniz’de bir deprem oldu. İnsanlar sallandı. Demek oluyor ki, bilim insanının söyleminden daha çok doğanın kendi hareketi, titretişimi oluşturduğu deprem insanlar üzerinde daha fazla etki yapabiliyor. Şimdi Trabzon’da olabiliyor diyorlar. Bir yerde depremden etkilenmek için illa orada bir fayın olması gerekmiyor. Trabzon’da 300-400 kilometre güneydeki bir faydan etkileniyorsa, kuzeydeki 15-20 kilometre Karadeniz fayının ne yapacağını, ne zaman harekete geçeceğini bilmiyoruz. Bu fayın 1968 yılında 6.6 büyüklüğündeki deprem ile Bartın’ı yıktı. O zaman Bartın bir kasabaydı şimdi ise bir il. 2012 yılında Batum açıklarında fay 5.6 büyüklüğünde deprem üretti. Bu depremin artçıları Trabzon’a kadar geldi. Bunlar insanları harekete geçirebiliyor. Bilim insanlarının söylemlerinden çok doğanın oluşturduğu tepki çok daha önemli oluyor. Bilim insanları görüşlerini açıklayabilir ancak burası tehlikelidir, burası tehlikeli değildir demek doğru değil. İstanbul’da deprem beklerken Trabzon’da da, Gümüşhane’de de, Konya’da da deprem olur. Depremin yeri ve zamanını bugünkü bilim bilmiyor” ifadelerini kullandı.