Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali gezen “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinin oyuncuları Serkan Çayoğlu, Sena Çakır ve Esila Umut, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Dizinin hayranları, oyuncuları görebilmek için stant önünde yoğunluk oluşturdu.
Etkinlikte oyuncular, imza verdikleri izleyicilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Sena Çakır, AA muhabirine, ilk kez TEKNOFEST’te yer aldığını söyledi.
Festivalin çok büyük bir organizasyon olduğunu belirten Çakır, “Müthiş bir katılım var. İmza etkinliğinden sonra festival alanını gezmeye devam edeceğiz. Seyircilerimize buraya kadar geldikleri için teşekkür ediyorum.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ana yürütücülüğünde düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST, Adana Havalimanı’nda devam ediyor.
Festivali ziyaret eden “Teşkilat” dizisinin oyuncuları Yunus Emre Yıldırımer, Serdar Yeğin ve Melisa Akman, TRT standında düzenlenen etkinliğe katıldı.
Oyuncular, imza verdikleri hayranlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Yunus Emre Yıldırımer, AA muhabirine, TEKNOFEST’in çok özel ve gurur verici bir organizasyon olduğunu söyledi.
Festivalde olmaktan mutluluk duyduklarını belirten Yıldırımer, teknolojik gelişmeleri görme şansı bulduklarını anlattı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Dünyanın en büyük futbol organizasyonlarından birisi sayılan EURO 2024 tarihi bir finalle sona erdi ve İngiltere’yi 2-1 mağlup eden İspanya Avrupa Şampiyonu oldu.
Almanya’nın ev sahipliğinde 14 Haziran-14 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen EURO 2024 maçları tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de soluksuz izlendi ve bu büyük ilgi izlenme oranlarına da rekor olarak yansıdı.
Sahip olduğu uluslararası yayıncılık deneyimi ve sayısız organizasyon yayıncılığı tecrübesi ile TRT, EURO 2024 süresince dünya standartlarında yayınlara imza attı. Bu büyük heyecan yalnızca TRT 1 ekranlarından değil, TRT Spor, tabii platformu ve Radyo 1 aracılığıyla da yaşandı.
Turnuvanın başından itibaren UEFA’nın özellikle Türkiye’ye yönelik uyguladığı katı sinyal düşürme ve şifreleme politikaları ile büyük bir mücadele ortaya koyan TRT, başta A Milli Takımın maçları olmak üzere EURO 2024’ün tüm heyecanını futbolseverlerle buluşturdu.

EKRANLARIN TOZUNU ATTIRAN TRT, REKOR RATİNGLERLE ZİRVEDE
Ay yıldızlı ekibin maçlarında TRT, tarihinin en yüksek izlenmesine ulaşarak izlenme oranlarında rekor üstüne rekor kırdı. Yapılan ölçümlerde TRT yayınları, özellikle A Milli Futbol Takımının gurup aşamasını geçtikten sonra oynadığı Avusturya ve Hollanda maçlarında rekor izlenme oranlarına ulaştı. Mert Günok’un A Milli Takımını çeyrek finale taşıyan unutulmaz kurtarışı sonrası “Ahtapot musun? Örümcek misin?” tasviri ile akıllara kazınan Avusturya ile oynadığımız maçta TRT 1; 67,87 share ile tarihin en yüksek rakamını görerek rekor kırdı. Bu rekor, 16 yıl sonra çıktığımız çeyrek finalde oynadığımız Hollanda – Türkiye karşılaşmasında 73,42 share ile yine TRT 1 tarafından kırıldı. Türk televizyon tarihine geçen rekorların kırıldığı bu maçlarda TRT, UEFA ile yaşanan tartışmalara rağmen açık olan her 4 televizyondan 3’ünde kendini izletmeyi başardı.
TRT ailesi, yalnızca maç yayınlarıyla değil karşılaşmaların öncesi ve sonrasında üretilen birbirinden özel içeriklerle de futbolseverlere büyük heyecanı anbean yaşattı. Karşılaşmalara ev sahipliği yapan şehirlerin tarihi ve kültürel yapısını anlatan izlenim bantları, Avrupa’nın dört bir yanından turnuvayı takip etmeye gelen futbolseverlerle yapılan röportajlar ve efsane futbolcularla, teknik adamlarla gerçekleştirilen röportajlar aracılığıyla Avrupa Futbol Şampiyonası’nın ruhunu izleyicilere aktaran TRT, bu turnuvada bazı yayıncılık ilklerine de imza attı. A Milli Takımının oynadığı kritik maçlar öncesi TRT Spor yorumcuları, ilk düdüğe dakikalar kala başlama vuruşunun yapıldığı noktadan gerçekleştirilen yayınlarla izleyicilerin stadyumlardaki atmosferi hissetmesini sağladı. Yine TRT 1 ve TRT Spor ortak yayınlarıyla maçların öncesi ve sonrasındaki tüm detaylar, sıcağı sıcağına yapılan röportajlar, detaylı analizler futbolseverlerle buluştu.

14 MİLYON KİŞİ EURO 2024’Ü Tabii’DEN İZLEDİ
Dünya çapında böylesine büyük bir organizasyonda TRT’nin uluslararası dijital platformu tabii, ilk spor yayın tecrübesine rağmen şampiyona boyunca sorunsuz bir izleme deneyimi yaşattı. Bir ay boyunca 14 milyon kişi, EURO 2024 maçlarını tabii üzerinden izledi.
Platform, A Milli Takımının oynadığı her karşılaşmada ortalama 2 milyon izleyiciye ulaştı. Yüzbinlerce yeni üyenin katıldığı tabii, EURO 2024’te toplamda 4,6 milyon saat boyunca izlendi ve HD kalitesinde anlık olarak bir dijital platformda bugüne kadar gerçekleşen en yüksek rakamları elde etti.
RADYO SEVERLER EURO 2024 HEYECANINI TRT İLE YAŞADI
EURO 2024 futbol şöleninde TV başında olamayanlar da unutulmadı. A Milli Futbol Takımının oynadığı karşılaşmalar TRT Radyo 1 aracılığıyla canlı anlatımlarla futbolseverlerle buluştu.
Turnuva boyunca dinleyicilerden büyük ilgi gören Radyo 1 ve TRT Dinle uygulaması özellikle Ay-Yıldızlı ekibin maçlarında tarihinin en yüksek takip edilme rakamlarına ulaştı.
Geçmişte olduğu gibi bu büyük turnuvada da Ay-Yıldızlı ekibin unutulmaz anlarını en üst seviyede izleyici ve dinleyici ile buluşturan TRT, ayrıca turnuvanın heyecanını tüm detaylarıyla yansıttığı yayıncılık anlayışı sayesinde bir kez daha milyonlarca kişiye “Maç TRT’de izlenir” dedirtmeyi başardı.
]]>TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, artık hem kurumsal hem de bireysel yayıncıların her gün yüz binlerce içeriği kitlelere sunduklarını söyledi.

Sobacı, bu içeriklerin büyük çoğunluğunun anlık tüketime göre hazırlandığını belirterek, “Küresel izleyici kitlesini yakalamaya yönelik içerik mücadelesine şahitlik ettiğimiz bu dönemde; insanları anlamlı, aile ve değer odaklı yapımlara çekmek büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, en büyük görev kamu yayıncılarına düşüyor. Günümüzde, kamu yayıncıları bir yandan kültürel, manevi, ahlaki değerlere sahip çıkmak öte yandan yenilikçi olmak zorunda.” dedi.
Bu içerik mücadelesinin, teknolojik gelişmelerle beraber dijital dünyada devam ettiğine işaret eden Sobacı, “Sınırsız bir özgürlük alanı gibi görülen bu dünya, kamu yayıncılarının özellikle eğilmesi ve güçlü bir şekilde var olması gereken bir saha. Çünkü dijital dünya ahlaki sınırları tanımayan, anlamı daraltan, derinlikli düşünmeyi zayıflatan formatlara ev sahipliği yapmaya çok elverişli.” diye konuştu.

– “TABİİ ARACILIĞIYLA KENDI HIKAYELERİMİZLE ANLATMAYI VE BU YOLLA ÜLKEMİZİN TANITIMINA KATKI YAPMAYI ÖNEMSEDİK”
Sobacı, TRT olarak bu farkındalıkla bir platform kurma amacıyla yola çıkmadan önce detaylı piyasa araştırmaları yaptıklarını aktararak, şöyle devam etti:
“Rakiplerimizin yönelimlerine ve izleyicilerin bunları ne kadar benimsediğine baktık. Araştırmalarımız neticesinde sistemin en güçlü temsilcileri olarak öne çıkan Amerika menşeli iki platformun Türkiye’deki abone sayısının o dönem 6 milyonu aştığını, buna karşın ülkemize özel ürettikleri içeriklerin sayısının oldukça sınırlı olduğunu gördük. Bu sınırlı sayıdaki yapımlar ise milli ve manevi hassasiyetlerimizle ve insani bakışla örtüşmeyen yapımlardı. Türkiye’nin milli ve manevi değerleriyle ve toplumsal dokusuyla bağdaşmayan pek çok içerik bu platformlarda öne çıkıyor ve değerlerimizi erozyona uğratıyordu. Böyle bir ortamda Türkiye’nin kamu yayıncısı TRT olarak, izleyicilerimize temiz, aile odaklı ve kaliteli içeriği dijital dünyada da ulaştırmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Ülkemizin kendine özgü uluslararası bir içerik platformuna sahip olmasının yadsınamaz bir gereklilik olduğuna kanaat getirdik.”
Tüm yayın ve yapımları hazırlarken insanların anlam dünyalarını zenginleştirmek amacıyla hizmet ettiklerinin altını çizen Mehmet Zahid Sobacı, “Bunu da her yaş grubuna ve ilgiye uygun temiz içerik üretimine odaklanarak gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda, tabii’yi oluştururken insanlara güvenli dijital evleri gibi hissettikleri bir ortam sunmak gayesiyle yola çıktığımızı söyleyebilirim. Ayrıca tabii aracılığıyla Türkiye’nin milli, manevi ve kültürel değerlerini doğrudan kendi hikayelerimizle anlatmayı ve bu yolla ülkemizin tanıtımına katkı yapmayı önemsedik.” ifadelerini kullandı.

– “TABİİ SADECE BİR TRT PROJESI DEĞIL, TÜRKİYE CUMHURIYETİ’NİN BİR PROJESİDİR”
Sobacı, kurum olarak dijital platform sektörüne iddialı bir giriş yapmayı görev olarak kabul ettiklerini ve bu anlamda tabii’yi hayata geçirdiklerini vurgulayarak, “tabii sadece bir TRT projesi değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir projesidir. tabii’nin çok önemli bir diğer özelliği ise tüm yazılımın ve teknik alt yapısının yerli ve milli olmasıdır.” dedi.
Dijital platformların çoğunlukla Batı kaynaklı olduğunu ve bu platformların da izleyicilere kaçınılmaz bir dayatma sunduğunu belirten Sobacı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bu platformlarda var olmak istiyorsanız, çoğunlukla onların hassasiyet gösterdiği hususlara değinmek zorundasınız. İçeriklerinizi onların beklentileri doğrultusunda şekillendirmek mecburiyetindesiniz. Yani örtülü veya açık biçimde, bilinçli ve sistematik olarak bir değerler setinin dünyaya dayatılması durumuyla karşı karşıyayız. Özgürlük adı altında, belirli kavramların ve değerlerin yüceltilmesi durumu olarak da ifade edebiliriz bunu. Ve maalesef bu durum, uçların ve ismini zikretmek istemediğim sapkınlıkların normalleştirilmesini de kapsıyor. Hal böyleyken, özgün, temiz, aile odaklı, kültürel zenginliği gözeten içeriklerin önemi ortaya çıkıyor. Bu bağlamda, tabii ile biz, mevcut dayatmacı düzene itiraz ediyor ve şerh düşüyoruz. Bunu da bu dayatmalara karşı alternatifsiz kalan, farkında olmadan kültürel yıkıma maruz bırakılan izleyicilere, özgün ve temiz içerikler sunarak yapıyoruz. Yıllardır tek kaynaktan beslenen yapım dünyasında, hiç hesaba katılmayan 5 milyar insana, hikayelerini anlatacağı bir platform sunuyoruz. Dolayısıyla, daha adil bir dünya için mücadele eden Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, tabii ile dijital alanda da daha adil bir dünya mümkün diyoruz.”
– “YAPIMLAR KONUSUNDA ÇOK HASSAS DAVRANIYORUZ”
Sobacı, platformun bir yıllık sürecine ilişkin de “Üye sayımızın 4 milyonu geçtiğini ve yıllardır sektörü elinde tutan dev markalar ile yarışır hale geldiğimizi düşünürsek, tabii’nin bir yıl gibi kısa sürede oldukça önemli bir başarı elde ettiğini söyleyebilirim. Elbette bu başarıda, Türkiye’de uluslararası markalara rakip olacak yapıyı kurabilecek güç ve donanıma sahip tek kurum olan TRT markasının payı büyük. Zira TRT son yıllarda dizi film ve sinema denince tartışmasız olarak ilk akla gelen isim. Bu alana yaptığımız yatırımlar sayesinde Türkiye’de dizi film sektörünün standardını yükselttiğimizi gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Artık tüm bu içeriklerimizi tabii çatısı altında topluyoruz.” şeklinde konuştu.

tabii’de 30’un üzerinde orijinal yapım ve 20 bin saati aşkın içerik bulunduğu bilgisini veren Zahid Sobacı, “Şu anda bu içeriklerimizi abonelerimize Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca olmak üzere 5 dilde sunuyoruz. Bunun yanı sıra pek çok ödüllü yabancı içeriği de tabii aboneleriyle buluşturuyoruz. Hem teknik hem de içerik olarak yüksek kriterlerde yapımları tercih ettiğimiz için orijinal içeriklerimiz dışındaki yapımlar konusunda çok hassas davranıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Sobacı, tabii’nin yolculuğunda yeni projelere de değinerek, şunları kaydetti:
– “ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE İÇERİKLERİMİZİN ZENGINLİĞİNİ ARTTIRACAĞIZ”
TRT’nin yoğun çabaları sayesinde yıllar içerisinde oluşmuş bir tür üretim ekosistemin bulunduğunu vurgulayan Sobacı, “TRT’nin bir kamu yayıncısı olarak yola koyulduğu günden beri, hep en iyisini ararken kurduğu bir ekosistem bu. Son yıllarda yoğun bir şekilde ortak yapımlarla hem Türk hem de dünya sinemasının gelişimine katkı veren destekler; yeni yönetmen ve yapımcıların yetişmesi için hem amatör hem profesyonel yetenek hazinemize yönelik düzenlediğimiz etkinlikler; kısa film ve belgesel alanında gerçekleşen uluslararası düzeyde festivaller ve ‘TRT dizisi’ kavramını sektöre kazandıran kaliteli diziler bu ekosistemin oluşmasını sağlayan başlıca unsurlar. Biz büyüdükçe, bu ekosistem de büyüyor ve gelişiyor. Ekosistem geliştikçe bizim seçeneklerimiz de artıyor ve bu seçenekler insanımıza değer olarak geri dönüyor. tabii, yıllar içinde kurduğumuz bu ekosistemin karşılığını çok kısa sürede aldığımız bir platform oldu. Bir yıl gibi kısa bir sürede, 30’dan fazla orijinal yapım üretmek başka bir şekilde açıklanamaz. Üstelik bu yapımların senaryodan yönetmenliğe, oyunculuktan kurguya kadar her aşamasında çok kıymetli işler çıkartıldığını görebilirsiniz.” dedi.
Sobacı, tabii’nin gelecek hedeflerine ilişkin de şu bilgileri verdi:
Bir ülkenin gücünün yalnızca siyasi ve ekonomik alanlara odaklanarak anlaşılamayacağına işaret eden Sobacı, “Güçlü devlet olabilmenin ön şartlarından biri, yapım ve yayın alanında da güçlü olmaktır. 21. yüzyıl Türkiye’nin yüzyılıdır ve TRT olarak bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun yayıncılık alanındaki temsilcisiyiz. Bu bilinç ve ülkemizin daha adil bir dünya için verdiği şahsiyetli mücadeleden aldığımız ilhamla, dünyaya yapılan tek yönlü içerik akışının hakimiyetine son vermek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini sözlerine ekledi.
Sosyal medyada da oldukça etkili olan tabii’nin 5 dilde hizmet veren hesapları dünyanın dört bir yanından 7 milyonu aşan takipçileriyle etkileşim kurdu ve yaptığı paylaşımlarla ses getirdi.
“TABİİ’NİN KISA SÜREDE ELDE ETTİĞİ BAŞARILAR, GELECEKTEKİ DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN HABERCİSİDİR”
Dev rakiplerinin arasında hızlıca ivme kazanarak izleyiciyle güçlü bir bağ kuran tabii’nin 1. yılı için açıklamada bulunan TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı, gelinen aşamaya dikkat çekti: “Türkiye’nin uluslararası dijital platformu tabii olarak, insanlara güvenli dijital evleri gibi hissettikleri bir ortam sunmak gayesiyle yola çıktık. Bu yolculuğun henüz birinci yılında, 4 milyondan fazla üyeye ulaşmış olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Gücünü hikâyelerimizden alan tabii’de yer alan 30’dan fazla orijinal yapımımız ve 20 bin saati aşkın içeriğimizle, her yaştan ve gruptan insana hitap ediyoruz. Geldiğimiz noktada, uluslararası erişilebilirlik misyonumuz doğrultusunda içeriklerimizi birden fazla dilde yerelleştiriyor; güvenilir, aile dostu ve temiz içeriklerimizle yakında tüm dünyada izlenebilir olmayı hedefliyoruz. Gönül rahatlığıyla ifade edebilirim ki; tabii’nin kısa sürede elde ettiği başarılar, gelecekteki daha büyük başarıların habercisidir.”

TABİİ, YENİ İŞ BİRLİKLERİYLE BÜYÜYOR
Kurulduğu günden bugüne çeşitli iş birliklerine imza atan tabii’nin paydaşlarından biri de Türk Hava Yolları oldu. THY ile varılan anlaşma neticesinde tabii’nin büyük ses getiren orijinal yapımları, artık THY’nin uluslararası uçuşlarında özel bir kategoride alt yazı ve dublaj seçenekleriyle izlenebiliyor.
Bunun yanında tabii, yeni iş birliklerine kapı açmak üzere geniş yelpazedeki içerikleriyle sektör profesyonellerini bir araya getiren Cannes MIPCOM, Dubai International Content Market ve Asia TV Forum Market gibi uluslararası etkinliklerde de boy gösterdi ve tabii’nin benzersiz hikâye anlatıcılığı ile hayata geçirdiği orijinal yapımlar bu etkinliklerde büyük ilgi gördü.
YENİ SÜRPRİZLER GELİYOR
tabii, orijinal içeriklerini çoklu dil seçeneğiyle Türkçe, İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Urduca olmak üzere 5 farklı dile kadar izleyicilerine sunuyor. tabii yakın gelecekte tüm içeriklerini ve uygulamalarını daha fazla sayıda pazara açacak. Şu anda 30’un üzerinde orijinal yapıma ev sahipliği yapan platforma ses getirecek yeni orijinal yapımlar da eklenecek. Bunun yanında heyecanla beklenen bazı orijinal yapımların yeni sezonları, festivallerden ödüllerle dönen yeni lisanslı filmler, diziler ve belgeseller de yine tabii’de olacak.
UEFA MAÇLARI 3 SEZON TABİİ’DE
Ayrıca TRT ekranlarında yayınlanan birbirinden heyecanlı spor müsabakalarının canlı olarak izlenebildiği tabii, önümüzdeki sezondan itibaren TRT 1 ve TRT Spor ile birlikte 3 yıl boyunca UEFA Şampiyonlar Ligi, UEFA Avrupa Ligi ve UEFA Konferans Ligi maçlarına ev sahipliği yapacak. Bu turnuvalarda en fazla sayıda maç ise yalnızca tabii’den yayınlanacak.
]]>TRT İspanyolca dijital haber platformunun tanıtımı, “TRT İspanyolca Konuşan Ülkeler 1. Yayıncılık Zirvesi”nin ikinci gününde, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı’nın ev sahipliğinde gerçekleşti.
Törene, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdurrahim Dusak, İspanya, Meksika, Kolombiya, Arjantin, Peru, Venezuela, Guatemala, Ekvator ve Bolivya’nın da aralarında bulunduğu İspanyolca konuşulan ülkelerin medya kurumlarından 17 genel müdür, 21 gazeteci, 16 yönetici ve Türkiye’de öğrenim gören Latin Amerikalı ve İspanyol 40 öğrenci ile üst düzey yabancı misyon temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

SOBACI AÇILIŞ KONUŞMASINI YAPTI
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren TRT Genel Müdürü Sobacı, Türkiye’nin İspanya’dan Latin Amerika’ya uzanan ve yaklaşık 560 milyon İspanyolca konuşan insanın bulunduğu geniş bir bölgeyle köklü işbirliği bağları ve stratejik ortaklıklar tesis ederek, ilişkileri her alanda geliştirecek çalışmalar yürüttüğünü belirtti.
Türkiye’nin kamu yayıncısı TRT olarak kendilerinin de kurumları ile bölgedeki muadil kurumlar arasında kamu yayıncılığı alanında işbirliğini güçlendirecek önemli adımlar attıklarını söyleyen Sobacı, bu doğrultuda bugüne kadar düzenledikleri eğitimlere, İspanyolca konuşulan ülkelerden katılımcıların büyük teveccüh gösterdiğini anlattı.
Sobacı, bugün gerçekleştirdikleri TRT İspanyolca lansmanı ve TRT-İspanyolca Konuşulan Ülkeler 1. Yayıncılık Zirvesi’nin, TRT ile İspanyolca konuşulan ülkelerin medya kuruluşları arasında güçlenen iletişimin en somut göstergesi olduğunu vurguladı.
TRT olarak, 17 televizyon ve 17 radyo kanalı, yabancı dillerdeki dijital haber platformları, uluslararası dijital platformu “Tabii”, 4 basılı dergi, 41 dil ve lehçedeki internet ve radyo yayınlarıyla dünyanın yedi kıtasına ulaşan yayın ve yapım faaliyetleri yürüttüklerine dikkati çeken Sobacı, şöyle devam etti:
“60 yıllık tecrübemizden aldığımız güvenle, 2015 yılında kurduğumuz TRT World ile başlayan küresel bir medya oyuncusu olma serüvenimize heyecanla ve güçlenerek devam ediyoruz. Geldiğimiz noktada, TRT World ve TRT Arabi televizyon kanallarımız, TRT Almanca, TRT Rusça, TRT Fransızca, TRT Balkan, TRT World, TRT Arabi ve TRT Afrika dijital haber platformlarımızdan oluşan uluslararası yayın ailemizle, dünyayı dünyaya anlatıyoruz. Bugün, TRT İspanyolca dijital haber platformumuzun yayın hayatına başlamasıyla, uluslararası yayın ailemizin en yeni üyesi yolculuğuna başlıyor. Bunun yanı sıra, TRT Farsça dijital haber platformumuzun açılması için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Zahid Sobacı, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin küresel ölçekte verdiği “daha adil bir dünya” mücadelesine medya alanında ellerinden gelen tüm katkıyı vermek için çaba sarf ettiklerini belirtti.
7 Ekim’den bu yana, dünyanın çok acı bir insani sınamadan yine başarısızlıkla geçtiğine şahitlik ettiklerini söyleyen Sobacı, “İsrail, Gazze başta olmak üzere tüm Filistin halkına yönelik bir soykırım gerçekleştiriyor. İnsanlık suçları işliyor. Uluslararası toplum ise bu zulüm ve barbarlık karşısında somut adımlar atmakta aciz kalıyor.” dedi.
“YERLEŞİK HABERCİLİK ANLAYIŞINA YENİ BİR SOLUK GETİRECEĞİZ”
Sobacı, medyanın sözün bitmediği yer olması gerektiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Ancak, Batı medyası, bu katliamlar karşısındaki tutumuyla sözün bittiği yer olmuştur. Dünyanın sözüm ona önde gelen medya kuruluşları, yaşananları gizlemeye çalışırken, TRT olarak Gazze’de, Cebaliye’de, Han Yunus’ta, Refah’ta olan biteni 41 dil ve lehçedeki yayınlarımızla ulusal ve uluslararası kamuoyuna duyuruyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ifadesiyle, açtığımız iletişim koridorunu daha çok dilde, daha geniş coğrafyalara yaymak için gayret gösteriyoruz. Sesimizin ulaşmadığı yer bırakmamak ve medyanın ahlakını korumak için uluslararası yayın ailemizi genişletmeye devam ediyoruz.”
TRT İspanyolca’daki haber ve içeriklerle gündemi insani bir perspektifle değerlendireceklerini söyleyen Sobacı, “Her bir insanın değerli ve önemli olduğunun, yok saymanın ise sorunları daha karmaşık hale getirdiğinin idrak edilmesi için gayret göstereceğiz. Ana akım medyada görmezden gelinen konuları ele alacak, madalyonun görünmeyen yüzünü gözler önüne serecek, yerleşik habercilik anlayışına yeni bir soluk getireceğiz.” diye konuştu.
“HAKİKAT NÖBETİ TUTUYORUZ”
İletişim Başkanı Altun da konuşma yaptı. Altun şunları söyledi:
“Ne yaparlarsa yapsınlar Filistin davası mevzubahis olduğunda yerimiz bellidir. Yerimiz, hakikatin yanıdır. Yerimiz katledilen o masum gazetecilerin yeridir. Türkiye, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, egemen, bağımsız ve toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devletinin her zaman en büyük destekçisi olmuştur ve bu devletin kurulmasıyla bölgeye barış gelebileceğini güçlü bir şekilde vurgulamıştır, bunu vurgulamaya da devam edecektir. Zira, biz hakikat nöbeti tutuyoruz. Hakikat için savaşıyoruz ve buradaki gayretlerimiz de bununla ilgidir.”
İLK HABER PAYLAŞILDI
Programda, TRT İspanyolca ile ilgili tanıtım filmi izletilirken, İletişim Başkanı Altun ve TRT Genel Müdürü Sobacı ile İspanyolca konuşulan 18 ülkenin medya kurumlarının üst düzey yöneticileri, TRT İspanyolca Dijital Platformunun açılışını gerçekleştirdi ve platformun ilk haberlerini paylaştı.
TRT İspanyolca’nın tanıtımı sona ererken, TRT İspanyolca Konuşulan Ülkeler 1. Yayıncılık Zirvesi ise oturumlarla devam ediyor.
“TRT, 1979 YILINDAN İTİBAREN ÖNEMLİ BİR ROL ÜSTLENİYOR”
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle çocukları başkentte ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirerek, dünyada başka örneği olmayan Milli bayramı uluslararası düzeyde bir kardeşlik şölenine dönüştüren TRT’yi, TRT ailesini tebrik etti.
TRT’nin 1979 yılından bu yana 23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği’ne ev sahipliği yaparak kardeşlik iklimini dünyaya yayan önemli roller üstlendiğini ifade eden Yılmaz, “Bugüne kadar dünyanın 120 farklı ülkesinden 30 binin üzerinde çocuğu Türkiye’de misafir etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Türkiye’de ağırladığımız çocuklar, buradan unutulmaz anılarla ülkelerine döndüler, tüm dünyaya barış ve dostluk mesajları götürdüler. Bugün ise 29 farklı ülkeden 500’e yakın evladımızı, ‘Dünya Çocukları Barış İçin El Ele’ temasıyla Türkiye’de misafir ediyor, kucaklıyoruz. 29 farklı ülkeden Türkiye’ye getirdiğiniz bu heyecan, neşe ve güzellikler için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum,” diye konuştu.

“ZALİMLER GÜNÜN SONUNDA KAYBETMEYE MAHKUMDUR”
Bu yıl programa Filistin’in cesur çocuklarının onur konuğu olarak katıldığını ifade eden Yılmaz, “Maalesef bugüne kadar krizlerin kurbanı çoğunlukla çocuklar oldu. Büyüklerin hatalarının bedelini maalesef masum çocuklar ödedi, ödüyorlar. Bu acı gerçeğe son 200 gündür Filistin’de şahitlik ediyoruz, Gazze’de şahitlik ediyoruz. İşgal altındaki Filistin topraklarında 7 Ekim’den beri son asrın en acımasız katliamlarından birini yaşıyoruz. Altını çizerek ifade etmek isterim ki savaşları bitirmek için verdiğimiz mücadelenin en önemli motivasyon kaynağı siz sevgili çocuklarsınız,” dedi.
Çocukların yüreklerinin tedirginlikle değil sevgiyle, coşkuyla, umutla çarpması; korkunun pençesinde değil huzurun kucağında uyuması gerektiğini ifade eden Yılmaz, adaletin er ya da geç mutlaka tecelli edeceğini dile getirerek, şunları kaydetti:

“Zalimler, zorbalar, katiller günün sonunda kaybetmeye mahkumdur. Sizlerden Gazzeli, Filistinli, Yemenli, Sudanlı, Somalili ve kalbi yaralı diğer tüm kardeşlerinizi dualarınızda unutmamanızı özellikle rica ediyorum. İsrail yönetiminin ve savaş lobilerinin baskılarına rağmen Gazze’deki katliamlara tepkisiz kalmayan herkese buradan teşekkür ediyorum. Biz de Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çocukların hayatına kastedenlerin hesap vermesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Bunun yanında tüm dünyada barışın ve huzurun hakim olması için var gücümüzle çalışmaktan geri durmayacağız.”
“FİLİSTİN’DEKİ ZULMÜN EN BÜYÜK MAĞDURLARI ÇOCUKLARDIR”
Etkinlikte konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Gazze’deki çocukların yaşadıklarına dikkat çekerek, “Elbette, gönül ister ki, tüm dünya çocuklarının her bir günü bu bayram günü gibi olsun. Ancak ne yazık ki bugün; yürekleri coşkuyla değil, korkuyla çarpan çocuklar var. Sıcak bir yuvanın duvarları arasında güvenle uyumak yerine, soğuk yıkıntılar arasında tedirginlikle sabah etmeye mahkûm edilen çocuklar var. İşte, Filistin topraklarında neredeyse bir asra yaklaşan İsrail işgalinin belki de en kanlı günlerine şahit oluyoruz. İsrail’in gerçekleştirdiği soykırıma tanıklık ediyoruz. Başka coğrafyalarda olduğu gibi, Filistin’de süren zulmün de yine en büyük mağdurları, şüphesiz ki çocuklardır. Gazzeli çocukları beslenme, barınma, eğitim ve sağlık gibi en temel haklardan dahi mahrum bırakmış durumda. Hâlbuki o çocuklar açlıkla, susuzlukla değil, oyunlarda birbirleriyle mücadele etmeli; sevdiklerinin, arkadaşlarının kaybıyla değil, derslerindeki bilgi ve becerileriyle sınanmalıydı.” sözlerine yer verdi.

“TÜRKİYE GÜÇLÜDEN YANA DEĞİL HAKLIDAN YANA YER ALIYOR”
Türkiye’nin vicdanların sesi olma sorumluluğunu üstlendiğini söyleyen Sobacı, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, bölgesel bir güç ve küresel bir aktör hâline gelen Türkiye; meydana gelen her insani krizde olduğu gibi, İsrail’in Gazze’ye yönelik katliamları karşısında da güçlüden değil, haklıdan yana tavır alıyor. TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği, bu anlayışın, iradenin bir yansımasıdır. Gururla belirtmeliyim ki, Türkiye’nin varlığı, suçluların çığlıklarının tanıkların seslerini bastıramayacağının garantisidir. Biz de Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, bu vicdani sesi, bu ahlaki bakışı, bu kimlikli duruşu, dünyanın her köşesine ulaştırmak için var gücümüzle çalışıyoruz.” dedi.
Dünyada yaşanan gelişmelere bakıldığında; iyiyi ve hakkı önceleyen, insana ve dünyaya dair vicdani bir duruşu olan nesillerin yetişmesi konusundaki gayretin diri tutulması gerektiğini ifade eden Sobacı sözlerine şöyle devam etti:

“ÇOCUKLARIMIZA YÖNELİK İÇERİKLERİMİZİ HASSASİYETLE SÜRDÜRÜYORUZ”
“TRT ailesi olarak, çocuklarımızın bize emanet edilmiş kalpler ve zihinler olduğu bilinciyle, onlara yönelik çalışmalarımızı büyük bir hassasiyet ve özveriyle sürdürüyoruz. Uzman pedagogların rehberliğinde üretilen içeriklerimizin yer aldığı TRT Çocuk ve geçen sene kurduğumuz TRT Diyanet Çocuk kanallarımızla çocuk medyasına yön veriyor ve yerli ve milli çizgi kahramanlarımızı üretiyoruz. Temiz çocuk içeriklerine dünyada duyulan ihtiyacın idrakiyle, bugüne değin TRT çizgi filmleri 40’tan fazla ülkede yayınlanmış durumda. Tüm bunların yanı sıra; web sitelerimiz, mobil uygulamalarımız, lisanslı ürünlerimiz, dergi ve kitaplarımız, tiyatro ve müzikallerimizle çocuklarımızın gelişimine katkı sağlıyoruz. Tüm gayretlerimiz çocuklarımız ve onların yarınları için. İnanıyoruz ki, bugün Türkiye’de buluşan dünya çocukları, dünyanın geleceğine katkı sunacak, barış ve kardeşlik ikliminin hâkim olduğu bir düzenin tesisinde rol oynayacak.”

“TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği”ne katılan çocuklar, Ankara Millet Bahçesi’nde şenlik yürüyüşüne katıldılar. Ardından Millet Bahçesi’nde kurulan sahnede ülkelerine özgü dans gösterilerini sergilediler.

MİLLET BAHÇESİ’NDEDKİ ETKİNLİK TÜM ÇOCUKLARA “ÖN BAYRAM” YAŞATTI
Bu yılki ana teması “Dünya Çocukları Barış İçin El Ele” olan “TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği”ne katılan yüzlerce çocuk Ankara Millet Bahçesi’ndeki şenlik yürüyüşüne katıldı. Kortej yürüyüşünün ardından dünya çocukları ülkelerine özgü dans gösterilerini sergilediler. Aynı sahne, gösterilerin ardından TRT Çocuk’un sevilen yapımı Rafadan Tayfa’nın müzikaline de ev sahipliği yaptı. Halka açık olarak düzenlenen etkinlikte katılımcı misafirlere yönelik de birbirinden keyifli gösteri ve etkinlikler yer aldı.
TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’nde; Arnavutluk, Azerbaycan, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Bulgaristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Estonya, Filistin, Gagauz Özerk Yeri, Güney Afrika, Gürcistan, Irak, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya, Litvanya, Macaristan, Moğolistan, Özbekistan, Pakistan, Sırbistan, Tacikistan, Türkmenistan, Ukrayna, Venezuela ve Türkiye’den yüzlerce çocuk bir araya geliyor.

“FİLİSTİN’İ ONU KONUĞU ÜLKE OLARAK ÜLKEMİZE DAVET ETTİK”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 29 ülkeden gelen çocukları selamlayan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, “Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak bu müstesna bayramı 1979 yılından bugüne kadar ruhuna yakışır bir şekilde kutlamaya gayret ediyoruz. Bu süreç içerisinde dünya çocuklarının arasında sevginin, barışın ve dostluğun gelişmesi için çok büyük bir çaba sarf ediyoruz. Aynı zamanda şenliğimiz Türkiye’nin tanıtımına da çok büyük bir katkı sağlıyor. Daha da önemlisi Türk kültürünün ve misafirperverliğinin dünya çocuklarının zihninde ve kalbinde yerleşmesine aracılık ediyor. Bugüne kadar 45 kere çocuk şenliği gerçekleştirdik, bu çocuk şenliklerimize toplamda 125 ülkeden 30 binin üzerinde çocuk, lider ve basın mensubu katıldı. Bu yıl şenliğimizin mottosunu ‘Dünya Çocukları Barış İçin El Ele’ olarak belirledik ve Filistin’i bu senenin onur konuğu ülkesi olarak ülkemize davet ettik. 46’ncısını düzenlediğimiz bu şenlikte 29 ülkeden 500 çocuğumuzu Türkiye’de ağırlıyoruz.” ifadelerine yer verdi.
“TRT GAZZE’DE OLUŞTURDUĞU İLETİŞİM KORİDORUYLA YAŞANANLARI KAMUOYUNA DUYURDU”
Filistin’in davet edilmesinin şenliği çok daha anlamlı kıldığını aktaran Sobacı, “Gönül istiyor ki, dünya çocuklarının her biri her gün bu bayram neşesini yaşasın. Ancak bildiğiniz gibi şu anda Filistin’de böyle bir durum söz konusu değil. 7 Ekim’den bu yana İsrail Filistin’de, Gazze’de çok büyük bir katliam gerçekleştiriyor, bir soykırım gerçekleştiriyor. İsrail hiçbir uluslararası norm tanımadan, hiçbir evrensel değeri gözetmeden, bebekleri, çocukları, sivilleri, kadınları, basın mensuplarını öldürüyor, bir milleti yok ediyor. Bunun karşısında TRT başta olmak üzere Türkiye, Gazze’den bir iletişim koridoru oluşturdu ve Gazze’de olanları tüm çıplaklığıyla uluslararası kamuoyuna ve ulusal kamuoyuna duyuruyor. Haberciliğimizin yanı sıra birçok etkinliğimizde, uluslararası zirvede Filistin’e, Gazze’ye özel oturumlar, özel paneller ve özel belgeseller yaptık. Dolayısıyla uluslararası çocuk şenliğimizde de onur konuğu olarak Filistin’i çağırdık. Çünkü Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde nerede bir mezalim varsa ona karşı duran ve vicdanlılığın sorumluluğunu üstlenen bir Türkiye var. Mazlumlardan ve haklılardan yana tavır alan bir Türkiye var. Dünyadaki tüm çocuklar için daha adil bir dünyanın mümkün olduğu çağrısını yapan bir Türkiye var,” şeklinde konuştu.
TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’nin bu anlayışın bir yansıması olduğunu vurgulayan Sobacı, bugün Türkiye’de bulunan dünya çocuklarının her birinin, ilerleyen süreçlerde dünyanın geleceğinde söz sahibi olacağını ve kardeşlik ve barış ikliminin yeşermesinde çok önemli bir rol oynayacaklarını söyledi.
GALA, CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ’NDE
Her yıl olduğu gibi çocuklar bu 23 Nisan’daki “büyük gala” öncesinde de önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ve Ankara Valisi Vasip Şahin’i ziyaret edecek.
23 Nisan Salı günü ise TRT 46. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği Gala Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılım ve himayesiyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek. Gala gösterisi 15.30-20.00 saatleri arasında TRT Çocuk ve TRT 1’de canlı yayınla ekranlarda olacak.

Görgü kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail ordusu, Nusayrat Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda, bölgedeki gelişmeleri takip eden ve TRT Arapça ekibinin de aralarında bulunduğu bir grup gazeteciyi hedef aldı.

TANKLA SALDIRDILAR
Tank atışı kullanılarak gerçekleştirilen saldırıda bazı gazeteciler yaralandı.
Deyr el-Belah’teki Aksa Şehitleri Hastanesi sağlık kaynakları da saldırıda kameraman Sami Şehade’nin ayağından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, TRT Arapça muhabiri Sami Berhum’un da hafif yaralandığını aktardı.
Gazeteci Muhammed es-Savalihi’nin de sağ elinden yaralandığı ifade edildi.

BAŞKAN ERDOĞAN: İSRAİL ELBETTE BEDELİNİ ÖDEYECEK
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Haber canlı yayınında yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bilgisini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abbas’a ne olursa olsun İsrail’in Gazze’ye yönelik barbarca saldırıları karşısında dik durmaya devam edeceklerini söyleyerek, “İsrail, bu zulmün bedelini elbet ödeyecek” dedi.
Erdoğan, telefon görüşmesinde şunun da altını çizdi:
“BM Güvenlik Konseyi’nin kararı dahil ateşkes için tüm imkanları seferber etmemiz gerekir. İsrail’e karşı dimdik, birlik içerisinde mücadele edilmesi gerekiyor.”

KURTULMUŞ’TAN, GAZZE’DE GÖREVLİ GAZETECİLERE ‘GEÇMİŞ OLSUN’ MESAJI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gazze’de TRT Arabi ekibinin İsrail’in saldırısına uğraması nedeniyle, bölgede görev yapan tüm basın mensuplarına ‘geçmiş olsun’ dileğinde bulundu.
ÖMER ÇELİK’TEN AÇIKLAMA
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik saldırı sonrası X hesabı üzerinden açıklama yaptı.
Ömer Çelik sosyal medya hesabı X’ten yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
Gazze Şeridi’nde Filistinlileri acımasızca katleden İsrail ordusunun, bölgedeki insani durumu dünya gündemine taşıyan basın mensuplarını hedef almasını bir kez daha lanetliyoruz.
Gazze’deki Nuseyrat kampında yayın hazırlığı yaparken İsrail tarafından hava saldırısına uğrayan TRT Arabi ekibine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; yaralanan muhabir Sami Şahada’ya şifa diliyoruz.

TRT GENEL MÜDÜRÜ SOBACI’DAN İLK AÇIKLAMA
Saldırıya TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı da sert tepki gösterdi.
Sobacı alçak saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “Katil İsrail, Nuseyrat Kampında TRT Arabi ekibimizin aracını hedef aldı. Maalesef freelancer kameramanımız Sami Şahada ayağını kaybetti, şu an ameliyatta. Muhabirimiz Sami Berhum’un durumu çok şükür iyi. Hiçbir ahlaki, hukuki, insani sınırı olmayan İsrail vahşetini lanetliyorum.” ifadelerini kullandı.
İSRAİL SALDIRILARINDA 140 GAZETECİ HAYATINI KAYBETTİ
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisi, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 140 gazetecinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.
İsrail ordusu dün, Gazze Şeridi’nin orta kesiminde “sürpriz bir askeri operasyon” başlattığını açıklamıştı. İsrail’in evleri, camileri ve yolları hedef alan saldırılarında çok sayıda Filistinli ölmüş ve yaralanmıştı.
GAZZE HÜKÜMETİ: İSRAİL KASITLI OLARAK HEDEF ALDI
Gazze’deki Filistin hükümeti, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı’nda 3 gazeteciyi kasıtlı hedef aldığını açıkladı.
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, “İsrail işgal ordusu, bugün Nusayrat Mülteci Kampı’nda devam eden saldırılarında gazetecilik görevini yaparken kasten 3 Filistinli gazeteciyi hedef alarak soykırım savaşını devam ettirdiğini ortaya koydu.” ifadelerine yer verildi.
]]>TRT PERSONEL ALIM KADROLARI
Grafik Tasarımcısı
Senior Human Resources Business Partner (Kıdemli İnsan Kaynakları İş Ortağı)
System Engineer (Sistem Mühendisi)
Customer Experience and Complaint Management Specialist (English, Urdu, Arabic) – (Müşteri Deneyimi ve Şikayet Yönetimi Uzmanı)
Presenter – TRT Arabi (Sunucu)
Grafik Tasarımcısı Şartları
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde Ankara lokasyonunda görevlendirilmek üzere Grafik Tasarımcısı olarak çalışacak personel aranmaktadır.
Görev Tanımı
Başkanlığımızın grafik tasarım çalışmalarını yürütmek,
Projelerimizde ve raporlamalarımızda gerekli olan grafikleri hazırlamak, sürekli olarak geliştirmek ve güncellemek,
Doküman ve sunumlarda verilmesi istenen mesaja yönelik tasarım beklentilerini anlayabilmek ve bu doğrultuda gerekli tasarımları Kurum kimlik diline uygun bir şekilde oluşturmak,
Gerekli durumlarda Kurum içi ve dışı videolar hazırlamak ve hareketli tasarımlar yapmak,
Tasarımın kullanıldığı mecranın gerekliliklerini ve özelliklerini tanımak, alandaki yenilik ve trendleri takip etmek,
Tasarım stili, format, baskı konularıyla ilgili danışmanlık yapmak,
Yaratıcı ve özgün tasarımlar, yenilikçi fikirler üretmek,
Talep edilen içeriği ve istenen revizyonlara göre düzenlenen versiyonlarını zamanında teslim etmek.
Kıdemli İnsan Kaynakları İş Ortağı Şartları
İstanbul’da istihdam edilmek üzere Kıdemli İnsan Kaynakları iş ortağı aranmaktadır.
KEY RESPONSIBILITIES
Single point of contact for employees related to all HR processes,
Working closely with department managers to provide strategic HR Support in order to understand the business needs and develop customized solutions and projects,
Operating all HR processes such as recruitment, rotation, compensation, and talent management,
Analyzing large sets of data, preparing senior management reports,
Explaining human resources policies, procedures, laws, and standards to new and existing employees,
Welcomes new employees to the organization by conducting orientation,
Maintains employee confidence and protects operations by keeping human resources information confidential.
Presenter (Sunucu) Şartları
Sunucunun görevleri öncelikle bireysel olarak veya bir ekibin parçası olarak çok çeşitli haber ve güncel olayları ekrana sunmaktır.
KEY RESPONSIBILITIES
Presents the channel’s news output, either alone or with a colleague, with whatever that entails in terms of reading news items and lead‐ins, conducting live interviews and presenting unscripted coverage of breaking news stories as required.
Writes or edits material for programme scripts, bulletins and links, exercising editorial judgment, maintaining professional journalistic standards and adhering to station policy and legal and contractual guidelines.
Undertakes interviewing and reporting duties, under broad direction in both recorded and live situations, in studio or on location.
Prepares and presents bulletins, which may include assessing incoming copy, sub‐editing news copy and deploying the necessary resources.
Müşteri Deneyimi ve Şikayet Yönetimi Uzmanı Şartları
TRT Global streaming service tabii is looking for a Customer Experience and Complaint Management Specialist with 3+ years of experience to provide support to our Urdu-speaking users by addressing inquiries, resolving issues, and delivering exceptional customer service. This role requires fluency in English and either Urdu or Arabic and a strong commitment to user satisfaction.
KEY RESPONSIBILITIES
· Provide customer service support for viewers through various channels, such as social media, phone, and e-mails,
· Address users’ inquiries, troubleshoot problems and resolve issues effectively and efficiently, aiming for first-contact resolution,
· Maintain customer satisfaction ratings based on explicit criteria set forth by the company,
· Serve as the front line of technical issues, outages, and escalations for digital streaming service,
· Train users about tabii’s products, features, and services to enhance their experience,
· Accurately document user interactions and issue resolutions in the customer support system,
· Maintain service quality and adhere to established service-level agreements (SLA’s),
· Collect user feedback and insights to help improve products and services.
Sistem Mühendisi Alımı
Türkiye’s Public Broadcaster Türkiye Radio and Television Corporation(TRT) is established on 1 May 1964 to provide public broadcasting services.
Today, TRT provides significant contributions to Turkish culture, arts andeducation with its 18 television channels, 17 radio channels, mobileapplications and digital platforms, and continues to reflect Türkiye’s powerand voice to the whole world with its international broadcasts in 40+languages.
We are looking for colleagues for TRT. If you want to build acareer as aSystem Engineer, we have an opportunity for you!
This position locate in İstanbul
Qualifications:
Bachelor’s Degree in Electrical & Electronics Engineering, Computer Engineering or related departments,
Minimum of 3 years experience, preferably in the media industry or related sector
Working knowledge and experience in Systems Engineering or Systems Thinking.
Experience on Microsoft Active Directory, Domain Name Server (DNS), Dynamic Host Configuration Protocol (DHCP), Certification Autorithy (CA)
Experience on all phases of the SAN, NAS,ISCSI and SAN
Having experience in Internet Information Services (IIS), HTTP(S) and FTP
Teammate with highly collaborative, self-motivated, customer focused, positive, and upbeat attitude
Analytical, systematic, independent and willingness to take responsibility
Should be eager to learn and develop himself/herself on multichannel projection system design
Clear in communicating thoughts and ideas.
Excellent verbal and written skills in English,
Flexible and open to new perspectives,
A great team player with a self initiative mindset,
Being open to communication is always o priority.
TRT PERSONEL ALIM KADROLARI
Grafik Tasarımcısı
Senior Human Resources Business Partner (Kıdemli İnsan Kaynakları İş Ortağı)
System Engineer (Sistem Mühendisi)
Customer Experience and Complaint Management Specialist (English, Urdu, Arabic) – (Müşteri Deneyimi ve Şikayet Yönetimi Uzmanı)
Presenter – TRT Arabi (Sunucu)
Grafik Tasarımcısı Şartları
Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı bünyesinde Ankara lokasyonunda görevlendirilmek üzere Grafik Tasarımcısı olarak çalışacak personel aranmaktadır.
Görev Tanımı
Başkanlığımızın grafik tasarım çalışmalarını yürütmek,
Projelerimizde ve raporlamalarımızda gerekli olan grafikleri hazırlamak, sürekli olarak geliştirmek ve güncellemek,
Doküman ve sunumlarda verilmesi istenen mesaja yönelik tasarım beklentilerini anlayabilmek ve bu doğrultuda gerekli tasarımları Kurum kimlik diline uygun bir şekilde oluşturmak,
Gerekli durumlarda Kurum içi ve dışı videolar hazırlamak ve hareketli tasarımlar yapmak,
Tasarımın kullanıldığı mecranın gerekliliklerini ve özelliklerini tanımak, alandaki yenilik ve trendleri takip etmek,
Tasarım stili, format, baskı konularıyla ilgili danışmanlık yapmak,
Yaratıcı ve özgün tasarımlar, yenilikçi fikirler üretmek,
Talep edilen içeriği ve istenen revizyonlara göre düzenlenen versiyonlarını zamanında teslim etmek.
Kıdemli İnsan Kaynakları İş Ortağı Şartları
İstanbul’da istihdam edilmek üzere Kıdemli İnsan Kaynakları iş ortağı aranmaktadır.
KEY RESPONSIBILITIES
Single point of contact for employees related to all HR processes,
Working closely with department managers to provide strategic HR Support in order to understand the business needs and develop customized solutions and projects,
Operating all HR processes such as recruitment, rotation, compensation, and talent management,
Analyzing large sets of data, preparing senior management reports,
Explaining human resources policies, procedures, laws, and standards to new and existing employees,
Welcomes new employees to the organization by conducting orientation,
Maintains employee confidence and protects operations by keeping human resources information confidential.
Presenter (Sunucu) Şartları
Sunucunun görevleri öncelikle bireysel olarak veya bir ekibin parçası olarak çok çeşitli haber ve güncel olayları ekrana sunmaktır.
KEY RESPONSIBILITIES
Presents the channel’s news output, either alone or with a colleague, with whatever that entails in terms of reading news items and lead‐ins, conducting live interviews and presenting unscripted coverage of breaking news stories as required.
Writes or edits material for programme scripts, bulletins and links, exercising editorial judgment, maintaining professional journalistic standards and adhering to station policy and legal and contractual guidelines.
Undertakes interviewing and reporting duties, under broad direction in both recorded and live situations, in studio or on location.
Prepares and presents bulletins, which may include assessing incoming copy, sub‐editing news copy and deploying the necessary resources.
Müşteri Deneyimi ve Şikayet Yönetimi Uzmanı Şartları
TRT Global streaming service tabii is looking for a Customer Experience and Complaint Management Specialist with 3+ years of experience to provide support to our Urdu-speaking users by addressing inquiries, resolving issues, and delivering exceptional customer service. This role requires fluency in English and either Urdu or Arabic and a strong commitment to user satisfaction.
KEY RESPONSIBILITIES
· Provide customer service support for viewers through various channels, such as social media, phone, and e-mails,
· Address users’ inquiries, troubleshoot problems and resolve issues effectively and efficiently, aiming for first-contact resolution,
· Maintain customer satisfaction ratings based on explicit criteria set forth by the company,
· Serve as the front line of technical issues, outages, and escalations for digital streaming service,
· Train users about tabii’s products, features, and services to enhance their experience,
· Accurately document user interactions and issue resolutions in the customer support system,
· Maintain service quality and adhere to established service-level agreements (SLA’s),
· Collect user feedback and insights to help improve products and services.
Sistem Mühendisi Alımı
Türkiye’s Public Broadcaster Türkiye Radio and Television Corporation(TRT) is established on 1 May 1964 to provide public broadcasting services.
Today, TRT provides significant contributions to Turkish culture, arts andeducation with its 18 television channels, 17 radio channels, mobileapplications and digital platforms, and continues to reflect Türkiye’s powerand voice to the whole world with its international broadcasts in 40+languages.
We are looking for colleagues for TRT. If you want to build acareer as aSystem Engineer, we have an opportunity for you!
This position locate in İstanbul
Qualifications:
Bachelor’s Degree in Electrical & Electronics Engineering, Computer Engineering or related departments,
Minimum of 3 years experience, preferably in the media industry or related sector
Working knowledge and experience in Systems Engineering or Systems Thinking.
Experience on Microsoft Active Directory, Domain Name Server (DNS), Dynamic Host Configuration Protocol (DHCP), Certification Autorithy (CA)
Experience on all phases of the SAN, NAS,ISCSI and SAN
Having experience in Internet Information Services (IIS), HTTP(S) and FTP
Teammate with highly collaborative, self-motivated, customer focused, positive, and upbeat attitude
Analytical, systematic, independent and willingness to take responsibility
Should be eager to learn and develop himself/herself on multichannel projection system design
Clear in communicating thoughts and ideas.
Excellent verbal and written skills in English,
Flexible and open to new perspectives,
A great team player with a self initiative mindset,
Being open to communication is always o priority.
İftar ve sahur heyecanı da “Ramazan Sevinci” ve “Sahur Bereketi” programlarıyla yaşanacak. Sahur Bereketi her gece 04.15’te, “Ramazan Sevinci” saat 18.15’te, “Kur’an-ı Kerim Hatm-i Şerif” programı ise saat 05.55’te ramazan boyunca her gün ekranlara gelecek.
Başrolünde Rüzgar Aksoy’un yer aldığı Aziz Mahmud Hüdayi’nin hikayesine odaklanan “Aziz Mahmud Hüdayi: Aşkın Yolculuğu” dizisi her gün 23.45’te izleyiciyle buluşacak.
“Mustafa Kara ile Tasavvuf Kültürü Söyleşileri”, hafta içi her gün saat 12.30’da, “Mahya” programı her gün saat 18.30’da, “Yazma” programı her salı saat 20.00’de, “Geleneğin Kalp Atışları – Ramazan” özel bölümüyle 15 Mart saat 17.00’de, “Tarih Söyleşileri – Ramazan Geleneğimiz” 2 Nisan saat 23.00’te TRT 2 ekranlarında olacak.
– TRT Belgesel özel yapımlarıyla Ramazan ayında ekranını renklendirecek
“Vahyin İzinde” yapımı ramazan ayı boyunca saat 16.00’da TRT Belgesel ekranlarında olacak. Her gün saat 17.00’de ise “Müslüman Gibi Yaşamak” belgeseli yayınlanacak.
TRT Belgesel’in yeni içeriği “Bir Tariften Fazlası” her gün saat 18.00’de, Tarihin Efsaneleri “Halid Bin Velid” özel bölümüyle 16 Mart saat 14.30’da izlenebilecek.
TRT’nin uluslararası dijital yayın platformu tabii’de ise “Hay Sultan” ve “Eyvah Ramazan Bey” yapımlarının ikinci sezonlarının da yer alacağı “Ramazan Ayı Özel Kategorisi” oluşturulacak.
– TRT Çocuk, Ramazan ayına özel hazırlanan içeriklerini minik izleyicileriyle buluşturacak.
“Aslan”, “Elif ve Arkadaşları”, “Aybek”, “Babamın Gölgesi 1918”, “Maysa ve Bulut”, “ÇocukÇuf”, “Eymen ile Çimen”, “Nasreddin Hoca Zaman Yolcusu” ve “Taktik 6” çizgi filmleri ramazan boyunca saat 19.25’te TRT Çocuk’ta çocukların beğenisine sunulacak.
“Dennis ve Gnasher” çizgi filmi, yeni bölümleriyle 11 Mart’tan itibaren hafta içi her gün 17.40’ta, “Köstebekgiller”in sevilen bölümleri ise ramazanın ilk gününden itibaren her gün 18.05’te TRT Çocuk’ta olacak.
TRT Diyanet Çocuk kanalında “Manidar”, “Hay Hak”, “Sevimli Sabahlar”, “Heybeli Tiyatro”, “Meraklı Hafiye”, “Cümbür Cemaat” ve “Şeker Hoca” çizgi filmleri de ramazan boyunca çocuklarla buluşacak.

– TRT Müzik’ten özel programlar
Türk müziğine ait eserler, enstrümantal formlarıyla ramazanda “Saz Eserleri” programında saat 05.30’da, “Gönül Bahçesi” ise saat 18.45’te TRT Müzik izleyicisine ulaşacak.
Ramazan boyunca her gün saat 22.00’de canlı yayınlanacak “Ramazan’da Sözün Özü” programında da Türk İslam medeniyeti ve kültürü hakkında sohbet ve bilgiler aktarılırken, tasavvuf ve Türk müziği eserlerinin icrasının yanı sıra Kazak Akapella Grubu tarafından Ahmet Yesevi’nin hikmetleri de seslendirilecek.
Çeşitli dini konuların uzman konuklarla ele alınacağı “Çılka Rehmeti” (Rahmet Damlası) her gün saat 04.00, ramazana özel haber programı Rengen Remezane (Ramazan Renkleri) hafta içi her gün saat 9.00’da, Pirsen Oli (Dini Sorular) her cuma saat 15.15’te, “Dema Fitare” (İftar Vakti) her gün saat 17.00’de, Risale–i Nur Külliyatı’ndan derlenen konularla “Nura İslame” (İslam’ın Nuru) her gün saat 12.30’da, “Awazen Dilan” (İlahi Sesler) her gün saat 18.45’te, “Jiyana Hz. Muhammed” (Hz Muhammed’in Hayatı) her gün saat 20.00’de TRT Kürdi ekranlarında yerini alacak.
“İftara Sizdeyiz Avrupa”, “Sokak İlahileri”, “Avrupa’da İftar Bereketi”, “İskandinavya Türk Camileri”, “Hollanda ve Belçika’da Türk Camileri”, “Daha Doğrusu”, “İpekten Mahyalar”, “Efendimizin (Sav) 24 Saati”, “Dost Yüzler”, “Anadolu’da Kur’an-ı Kerim Tilaveti”, “Anadolu Camileri”, “Bir Hadis Bir İnsan”, “Kalbin İçindekiler”, “Hatırla!”, “Ramazan Kitaplığı” ve “Her Güne Bir Hadis” ramazan boyunca TRT Türk ekranlarında izleyici ile buluşacak.
Ramazan boyunca ekrana gelecek olan “Hoş Geldin Ramazan” programı ise canlı yayınla ramazanın ilk günü saat 20.10 yayınlanacak.
“Mahya Ramazan” (Ramazan Mahyası) programı ramazan ayı boyunca her gün canlı yayınla saat 23.00’te TRT Arabi’de izleyiciyle buluşurken, “Al-Aqsa Wa Al-Imam” (Aksa ve İmam) programı saat 18.40’ta, “Asdaa Al-Qibab” (Kubbelerin Yankıları) saat 19.40’ta ve “Mufakkirah Ramazan”” (Ramazan Günlükleri) programı da ramazan boyunca her gün ekranlara gelecek.
TRT Radyo 1’de ise her akşam saat 18.15 – 20.30 arasında “Radyoda İftar Vakti” programında uzman konukları dinleyici ile buluşturacak. 04.15 itibarıyla da yayınlanacak “Sahur Bereketi” ardından “Mukabele” yayını olacak.
]]>TRT Akademi’nin İstanbul Kongre Merkezi’ndeki tanıtım programında konuşan Altun, yoğun bir emeğin ve yenilikçi bir yayıncılık anlayışının eseri olan TRT Akademi’nin bahtının açık olmasını temenni ederek, burada bulunmaktan memnuniyet duyduğunu söyledi.
Altun, TRT’nin serencamının Türkiye Cumhuriyeti’nin serencamıyla birebir koşut gittiğini kaydederek, TRT’nin tarihsel olarak giderek büyüyen, gittikçe gelişen, başarılarıyla ulusal ve uluslararası alanda boy gösteren bir kurum olduğunu ifade etti.
TRT’nin 1927’de radyo yayıncılığı ile hayatına başladığını ve 1968’de televizyon yayıncılığına adım attığını anımsatan Altun, kurumun zorlu koşullarda varlık göstermesini bildiğini söyledi.
Bugün birçok alanda olduğu gibi medya ve enformasyon alanında da bağımlılık zincirini yırtmış bir Türkiye’nin karşılarında olduğunu belirten Altun, “Ve bu Türkiye’de kamusal iletişim politikalarına etki eden kurumlarımız, kamu yayıncılarımız var. TRT bugün ulusal ve uluslararası alanda yayın yapmakta, 17 televizyon kanalı, 17 radyo kanalı ile boy göstermekte ve 41 dil ve lehçede yayınlar gerçekleştirmektedir. TRT bugün habercilik ve spordan kültür ve sanata, uluslararası yayıncılıktan dijital yayıncılığa kadar geniş bir yelpazede güçlü, etkili ve başarılı bir performans ortaya koymaktadır.” diye konuştu.
Altun, kamusal iletişim politikasını yürütmekle sorumlu kurumlarının en temel hedefinin Türkiye’yi medya ve enformasyon alanında bir çekim merkezine dönüştürmek, bu alandaki kabiliyet ve kapasiteyi en üst seviyeye çıkarmak olduğunu, gerek Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı gerek TRT, gerek Anadolu Ajansı gerekse de Basın İlan Kurumunun bu bağlamda güçlü bir performans ortaya koyduğunu belirtti.
“TRT AKADEMİ, TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI BİR MARKA OLMASININ ÖTESİNE GEÇECEK”
Altun, bugün de bu yaklaşımla TRT’nin çok önemli bir proje olan TRT Akademi’yi başlattığını belirterek, şunları söyledi:
“Fiilen aslında Türkiye’de bir medya okulu olarak faaliyet gösteren TRT, artık eğitim fonksiyonunu kurumsal bir çerçeveye oturtmuştur TRT Akademi ile birlikte. TRT Akademi, Türkiye’nin uluslararası bir marka olmasının ötesine geçerek ülkemizi dünyada iletişim merkezlerinden biri haline getirmeye matuf, bu yönde büyük katkılar sağlayabilecek müstesna bir projedir.”
Altun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkenin son yıllarda hemen her alanda büyük atılımlar gerçekleştirdiğini, bu alanlardan stratejik olanının da medya ve iletişim alanı olduğunu ifade etti.
Günümüzdeki medya düzeninin çok büyük fırsatlar sunduğu gibi olağanüstü tehditleri de bünyesinde barındırdığını kaydeden Altun, “Bu tehditlerin en büyüğü çağımızın vebası olarak nitelendirebileceğimiz dezenformasyondur. Yanlış, kurgu ve sahte haberler, bilgi kirliliği, manipülasyon ve bunlara eşlik eden siber tehditler günlük hayatımızın her alanında karşımıza çıkabilmekte ve kararlarımızı, olaylara yaklaşımımızı ve düşüncelerimizi kolaylıkla etkileyebilmektedir. Sadece bireysel hayatı değil, toplumların hayatını da dezenformasyon olumsuz yönde etkileyebilmekte ve bu bağlamda toplumlar arası ilişkileri de olumsuz yönde şekillendirebilmektedir.” ifadelerini kullandı.
Altun, sözlerine şöyle devam etti:
“Bugün dezenformasyonla yine yeni medya düzeniyle birlikte karşımıza çıkan bilgi kirliliğiyle mücadele noktasında ana akım medya araçlarının hakikati araştırma, savunma ve sunma konusundaki kurumsal kabiliyetini öne çıkarmamız, vurgulamamız gerekiyor. Bu anlamda ana akım medyanın, hakikati savunma noktasındaki tarihsel bilgi ve birikimini, yeni medya düzeniyle birlikte karşımıza çıkan bu dijital faşizmle mücadelede, dezenformasyonla mücadelede bir kalkan olarak kullanmak durumundayız. Bu anlamda sadece bir mesleki birikimden bahsetmiyoruz. Aynı zamanda bir hakikat aktivizminden bahsediyoruz. Ana akım medyanın bugün özel sektörden kamu yayıncılığına kadar bu bağlamda üstlenmesi gereken misyon, dezenformasyon, sistematik yalan kampanyalarına karşı hakikatin sesi olmaktır ve bu noktada kamu yayıncılarımız TRT başta olmak üzere Anadolu Ajansı, hakikatin savunuşu noktasında örnek bir performans ortaya koymakta ve bu bağlamda tarihsel bir sorumluluğu, fonksiyonu yerine getirmektedir.”
“İSRAİL FİLİSTİN’DE BİR SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR”
Altun, yalan ve kurma haberlerle değil, hakikat düsturuyla toplumun bilgilendirilmesinin esas olduğunu, bu prensip doğrultusunda hakikate ışık tutan bir medya düzeninin bir ülkenin ulusal demokratik kültürünü geliştirebileceği gibi, onun uluslararası konumunu da güçlendirecek asli bir unsur olduğunu dile getirdi.
Bölgesinde güçlü, küresel düzlemde oyun kurucu, istikrarlaştırıcı bir aktör olarak Türkiye’nin tam da bu yaklaşımla hareket ettiğini, birçok alanda olduğu gibi medya ve enformasyon alanında da hakikat mücadelesi verdiğini vurgulayan Altun, “Bugün bütün dünya, hepimizin malumu İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’de sürdürdüğü zulme tanık oluyor. Hepimiz biliyoruz ki İsrail’in hukuksuz ve insanlık dışı saldırılarıyla Filistin’de son yılların en büyük zulmü, en büyük vahşeti yaşanıyor, bir soykırım yaşanıyor, bir halk haksız bir şekilde yerlerinden, yurtlarından edilmeye, her türlü zulme, ayrımcılığa ve katliama maruz bırakılmaya çalışılıyor. İsrail, Filistin’de bir savaş suçu işliyor, bir soykırım gerçekleştiriyor.” diye konuştu.
Altun, küresel vesayet düzeni ve onların güdümündeki uluslararası medya kuruluşlarının İsrail’in zalimce acımasız saldırılarını kamufle etmek, dahası çok daha acısı meşrulaştırmak için büyük bir ikiyüzlülük örneği sergilediğini, büyük bir kötülük performansı ortaya koyduğunu söyledi.
“KURUMLARIMIZIN ORTAYA KOYDUĞU KANITLAR İSRAİL’İN YÜRÜTTÜĞÜ ZULMÜ İFŞA ETMEKTE”
Kendilerinin bu ikiyüzlülüğe ve bu kötülüğe başından beri karşı çıktığını, çıkmaya da devam edeceğini kaydeden Altun, “İsrail’in yalanlarını, sistematik dezenformasyon kampanyalarını ifşa etmeye yönelik gayretlerimizi başından beri sürdürdük, sürdüreceğiz. Biz inanıyoruz ki verdiğimiz bir hakikat mücadelesidir ve bu hakikat mücadelesi Gazze’deki zulmün son bulmasına Allah’ın izniyle hizmet edecektir. Bu süreçte İletişim Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, Anadolu Ajansımız ve TRT’mizin ortaya koyduğu kanıtlar, İsrail’in Gazze’de, Filistin’de ortaya koyduğu zulme ilişkin, soykırıma ilişkin kanıtlar bugün uluslararası alanda İsrail’in yürüttüğü zulmü, gaddarlığı ve soykırımı ifşa etmekte, tescil etmektedir” ifadelerini kullandı.
“ULUSLARARASI ADALET DİVANI’NDAKİ YARGILAMA SÜRECİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”
Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkün.” şiarıyla Filistin başta olmak üzere tüm mazlum ve mağdur halkların sesi olmanın, insani ve vicdani anlamda bir sorumluluğun tescili olduğunu belirterek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Bu kapsamda İsrail’in Filistin’de işlediği cürümlerin hesabını sormak adına dün başlayan Uluslararası Adalet Divanı’ndaki yargılama sürecini çok önemsiyoruz. Türkiye başından itibaren bu sürecin içindedir ve sürecin yakın takipçisi olmaya devam edecektir. Bu bağlamda kurumlarımızın, Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizin, Anadolu Ajansımızın ve TRT’mizin ortaya koyduğu kanıtların yargılama sürecinde de delil olarak değerlendirilmesi ise bizim için birer gurur vesilesidir. Ben bu bağlamda sürece katkı sunan bütün arkadaşlarıma, bütün mesai arkadaşlarıma canıgönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu dava ve yargılama süreçleriyle İsrail’in hukuku ayaklar altına alarak işlediği suçlar uluslararası yargı mercileri tarafından da kabul edilir, tescil edilir ve gereken ceza uygulanır.”
Kendilerinin geleceğe dair daha adil, daha hakkaniyetli bir irade ve perspektife sahip olduklarını belirten Altun, “Bunun için de diğer alanlarda olduğu gibi iletişim ve medya alanında da her şeyden önce adalet talebinde bulunuyoruz ve sürdürülebilir ve sürekliliğe sahip somut eylemler ortaya koymak için çaba sarf ediyoruz. Hiç şüphesiz TRT Akademi Platformu, bu konuda ülkemizin sahip olduğu insan kaynağı potansiyelinin çağın ruhuna uygun niteliklerle donatılması adına en somut projelerden birisi olarak öne çıkacaktır.” dedi.
Altun, bu platformun kurulmasında TRT’nin öz kaynaklarının kullanılmasının kendileri için memnuniyet ve gurur vesilesi olduğunu ifade ederek, katılımcılara teşekkür etti.

TRT GENEL MÜDÜRÜ SOBACI: HERKESE YENİ BİR KAPI ARALIYORUZ
İstanbul Kongre Merkezi’ndeki programda konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, TRT’nin, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak, sektöre yeni isimlerin kazandırılması ve profesyonel iletişimcilerin yetiştirilmesi konusunda her zaman öncü olduğunu söyledi.
Sobacı, yayıncılık alanında pek çok usta ismin, pek çok ilkin hikayesinin TRT’yle kesiştiğini belirterek, şimdiyse TRT Akademi’yi hayata geçirip okul olma misyonlarını kurumsallaştırdıklarını ve iletişimi mesleki kariyer alanı olarak belirleyen herkese yeni bir kapı araladıklarını ifade etti.
Medya alanında nitelikli insan kaynağının güçlü yayını, güçlü yayının güçlü etkiyi beraberinde getirdiğinin altını çizen Sobacı, bugün medyanın, yapımın, yayının rolünü, etkisini ve gücünü yaşadıkları her olayda bir kez daha anladıklarını, bunun da ötesinde, uluslararası alanda yıllardır süregelen tek yönlü yayın akışıyla algının bakış açılarına, zihinlerin en sinsi noktalarına nasıl yerleştirildiğini, toplumların, kültürlerin nasıl kategorize edildiğini bildiklerini söyledi.
“HİSSETTİĞİMİZ, BİREYSEL VEYA KURUMSAL BİR BAŞARI DUYGUSUNDAN ÇOK ÖTE”
Sobacı, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak bu farkındalıkla, uluslararası alanda nitelikli ve aynı zamanda hızlı bir büyüme süreci içerisinde olduklarını vurgulayarak, “TRT olarak artık sadece Türkiye’yi dünyaya, dünyayı Türkiye’ye anlatmıyor, aynı zamanda ‘dünyayı dünyaya anlatma’ hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. 17 televizyon, 17 radyo kanalımız, yabancı dillerdeki dijital haber platformlarımız, dijital uygulamalarımız, sinema filmlerimiz, etkinliklerimiz ve TRT ailesinin en yeni üyesi uluslararası dijital platformumuz ‘Tabii’ ile her gün devasa bir yayın ve yapım operasyonu yürütüyoruz. Dizilerimiz, filmlerimiz, yayınlarımız dünyanın dört bir yanında izlenirken hissettiğimiz, bireysel veya kurumsal bir başarı duygusundan çok öte, ülkemiz adına bir gururdur.” dedi.
TRT’nin radyo yayıncılığıyla birlikte 100 yıla yaklaşan tecrübesini ve belleğini, TRT Akademi ile kurumsal bir medya okuluna dönüştürürken, TRT’nin teknik altyapısı ve imkanlarını da eğitimler için sonuna kadar açtıklarını kaydeden Sobacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu çerçevede stüdyolarımız, rejilerimiz, haber merkezlerimiz, kurgu setlerimiz, film platolarımız, naklen yayın araçlarımız ve tüm yayın alanlarımız eğitimlerimizde kullanılıyor. Aslında TRT Akademi’nin en ayırt edici özelliği de tam da burada ortaya çıkıyor. TRT Akademi, alanında uzman, usta isimlerle geniş bir uygulama sahasında, yani yayıncılığın doğal atmosferinde, yayıncılık teknolojisini deneyimleme imkanı sunuyor. Daha da önemlisi kişiye hem kendini keşfetme hem de keşfedilme fırsatı tanıyor. Uygulamalı eğitimlerimizin yanı sıra özgün video eğitimler, sanal sınıflar, webinarlar ve kitap yayınlarına da TRT Akademi çatısı altında ulaşılabiliyor.”
Sobacı, iletişim alanına ilgi duyan ya da halihazırdaki bilgi ve yeteneğini geliştirmek isteyen herkesin, kendine uygun içerik ve ders bulabileceği online, yüz yüze ve hibrit eğitimlerin geniş bir konu yelpazesini kapsadığını dile getirerek, medyada spesifik alanlarda uzmanlaşmaya, derinlemesine bilgiye, detay hakimiyetine ve özgün perspektife ihtiyacın giderek arttığını söyledi.
TRT Akademi’de yer alacak eğitimin içeriği hakkında bilgi veren Sobacı, şunları kaydetti:
“Açılış aşaması için video eğitimlerimiz 25 başlıkta 191 bölümden oluşuyor. Yüz yüze eğitimlerimiz 23 başlık altında toplanıyor. 6 kategoride 50 bölümden oluşan podcastlerimiz ve 5 başlıkta Sanal Sınıf Eğitimlerimiz yer alıyor. 8 kitaplık Eğitim Serisi ile 10 kitaptan oluşan Sinema Serisi ise eğitimlerimizin kıymetli tamamlayıcı unsurları. Bunun yanı sıra her ay düzenleyeceğimiz tecrübe paylaşım webinarları, katılımcılar için kariyerlerinde bir yol haritası mahiyetinde olacak. Elbette eğitimler sonunda, ölçme ve değerlendirme süreçleri de gerçekleştirilecek ve katılımcılar e-devlet üzerinden belge ve sertifikalarına erişebilecekler.”
Sobacı, dünyanın dört bir yanından her yıl çok çeşitli konularda eğitim talepleri aldıklarını belirterek, “TRT olarak, bugüne kadar 114 ülkeden 113 binin üzerinde kişiye mesleki eğitim verdik. Bundan sonra TRT Akademi teknolojisi, altyapısı ve içerikleriyle uluslararası alanda çok daha etkin olacağız. Uzaktan eğitim olanağı ve dil seçenekleri ile zaman içerisinde uluslararası alanda bir merkeze dönüşecek, yayıncılık ve iletişim konularında bilginin ve tecrübenin ana üssü olacağız.” diye konuştu.
İnsanların hissizleşmesinin önüne geçebilmek için medyanın ahlaki, vicdani ve toplumsal sorumluluğunun daha da ağırlaştığına dikkati çeken Sobacı, ”Bu bağlamda, küresel sistemde içi boşaltılmaya çalışılan anlamı ancak bizler doldurabiliriz. Yok sayılanların sesi ancak bizler olabiliriz. Hakikatin asaletini, ancak 8 milyar insanın refahı için mücadele eden bu ülkenin evlatları olarak ancak bizler ekranlara taşıyabiliriz.” ifadelerini kullandı.
Sobacı, TRT Akademi’yle attıkları adımın geleceğin medyasına yaptıkları kıymetli bir yatırım olduğunu da söyleyerek sözlerini tamamladı.
Etkinliğe, Anadolu Ajansı Haber Akademisi Müdürü Cihangir İşbilir ve birçok medya temsilcisi katıldı.
TRT AKADEMİ
TRT, yayıncılık alanındaki yaklaşık yüz yıllık deneyimini, araştırma ve teknoloji altyapısını kullanarak, onlarca kategoride, yüzlerce eğitimle TRT Akademi’ye aktarmayı planlıyor.
Ulusal ve uluslararası mecrada, yenilikçi ve öncü bir medya okulu olma hedefiyle toplumsal faydayı esas alan TRT Akademi, medya ve iletişim alanında gelişim ve değişimin öncüsü olma, gelişimi ölçüp değerlendirerek bireyleri ve kurumları etkin geri bildirim ile besleme, uzmanlık kazandıracak farklı seviyelerdeki eğitimlerle mesleki gelişime ve kurumsal ilerlemeye katkı sunma, eğitim ve gelişimi, uzun soluklu bir öğrenme yolculuğu olarak ele alarak uluslararası medya okulu olmayı amaçlıyor.
Akademide video eğitimler 10 kategoride 25 eğitim başlığı ve 191 bölümden, yüz yüze eğitimler 9 kategoride 23 eğitim başlığından, sanal sınıf eğitimleri 2 kategoride 5 eğitim başlığından, podcast içerikleri 6 kategoride 50 bölümden, yayınlar kategorisi eğitim serisi (8 kitap) ve sinema serisinden (10 kitap) oluşacak.
Yüz yüze ve hibrit eğitimlerde uygulama sınavları ve ölçme değerlendirme sorularında başarılı olan katılımcılara sertifika verilecek.
Belgeler, e-devlet üzerinden ve web sitesinde “sertifika ID” ve “barkod”la sorgulanabilecek.
İletişim Başkanı Altun: “TRT Akademi, ülkemizi dünyada iletişimin merkezlerinden birisi haline getirecek”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT’nin habercilik ve spordan kültür sanata, uluslararası yayıncılıktan dijital yayıncılığa kadar geniş bir yelpazede güçlü, etkili ve başarılı bir performans ortaya koyduğunu söyleyerek şöyle devam etti:
“TRT’nin son 22 yılda habercilik, uluslararası yayıncılık, film ve dizi yapımcılığı ve dijital içerik üretimi noktasında elde ettiği başarıların altında değişimin öncüsü olma gayreti yatmaktadır. Bugün yine bu yaklaşımla TRT önemli bir adım atmakta ve TRT Akademi gibi önemli bir projeyi başlatmaktadır. Fiilen Türkiye’de bir medya okulu olarak faaliyet gösteren TRT, artık eğitim fonksiyonunu kurumsal bir çerçeveye büründürmektedir.”
TRT Akademi’nin, TRT’nin uluslararası bir marka olmasının ötesine geçerek ülkemizi dünyada iletişimin merkezlerinden birisi haline getirmeye yönelik büyük katkılar sağlayabilecek bir girişim olduğundan bahseden Altun, “Elbette bu çabanın arkasında neredeyse 100 yıllık bir tecrübe birikimi bulunuyor. TRT Akademi’yi ben, Türkiye Yüzyılını iletişimin de yüzyılı haline getirecek vizyonumuzun pratik yansımalarından birisi olarak gördüğümü burada ifade etmek istiyorum,” şeklinde konuştu.
“Uluslararası Adalet Divanı’ndaki yargılama sürecini çok önemsiyoruz”
Altun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkün.” şiarıyla Filistin başta olmak üzere tüm mazlum ve mağdur halkların sesi olmanın, insani ve vicdani anlamda bir sorumluluğun tescili olduğunu belirterek, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Bu kapsamda İsrail’in Filistin’de işlediği cürümlerin hesabını sormak adına dün başlayan Uluslararası Adalet Divanı’ndaki yargılama sürecini çok önemsiyoruz. Türkiye başından itibaren bu sürecin içindedir ve sürecin yakın takipçisi olmaya devam edecektir. Bu bağlamda kurumlarımızın, Dezenformasyonla Mücadele Merkezimizin, Anadolu Ajansımızın ve TRT’mizin ortaya koyduğu kanıtların yargılama sürecinde de delil olarak değerlendirilmesi ise bizim için birer gurur vesilesidir. Ben bu bağlamda sürece katkı sunan bütün arkadaşlarıma, bütün mesai arkadaşlarıma canıgönülden teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu dava ve yargılama süreçleriyle İsrail’in hukuku ayaklar altına alarak işlediği suçlar uluslararası yargı mercileri tarafından da kabul edilir, tescil edilir ve gereken ceza uygulanır.”
İsrail Filistin’de bir savaş suçu işleyerek bir soykırım gerçekleştirdiğini ifade eden Altun, “Uluslararası medya kuruluşları İsrail’in acımasız saldırılarını meşrulaştırmak için büyük bir ikiyüzlülük örneği sergiliyor. Biz bu ikiyüzlülüğe başından beri karşı çıktık, çıkmaya devam ediyoruz. İsrail’in sistematik dezenformasyon kampanyalarını ifşa etmeye dönük gayretimizi de başından beri sürdürüyoruz. Bu süreçte İletişim Başkanlığı bünyemizdeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, Anadolu Ajansımız ve TRT’mizin ortaya koyduğu kanıtlar bugün İsrail’in yürüttüğü zulmü, gaddarlığı ve soykırımı ifşa etmekte, tescil etmektedir,” dedi.
Kendilerinin geleceğe dair daha adil, daha hakkaniyetli bir irade ve perspektife sahip olduklarını belirten Altun, “Bunun için de diğer alanlarda olduğu gibi iletişim ve medya alanında da her şeyden önce adalet talebinde bulunuyoruz ve sürdürülebilir ve sürekliliğe sahip somut eylemler ortaya koymak için çaba sarf ediyoruz. Hiç şüphesiz TRT Akademi Platformu, bu konuda ülkemizin sahip olduğu insan kaynağı potansiyelinin çağın ruhuna uygun niteliklerle donatılması adına en somut projelerden birisi olarak öne çıkacaktır,” dedi.
TRT Genel Müdürü Sobacı: “TRT Akademi ile ahlaki ve insani hassasiyetlere sahip profesyoneller yetiştireceğiz”
Programın açılış konuşmasını yapan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, uzun bir süre üzerinde titizlikle çalıştıkları TRT Akademi’yi hayata geçirerek, okul olma misyonlarını kurumsallaştırdıklarını ve iletişimi mesleki kariyer alanı olarak belirleyen herkese yeni bir kapı araladıklarını söyledi.
Medya alanında nitelikli insan kaynağının güçlü yayını ve güçlü etkiyi beraberinde getirdiğini aktaran Sobacı, “TRT olarak artık sadece Türkiye’yi dünyaya, dünyayı Türkiye’ye anlatmıyor; aynı zamanda ‘dünyayı dünyaya’ anlatma hedefiyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. 17 televizyon, 17 radyo kanalımız, yabancı dillerdeki dijital haber platformlarımız, dijital uygulamalarımız, sinema filmlerimiz, etkinliklerimiz ve TRT ailesinin en yeni üyesi uluslararası dijital platformumuz ‘tabii’ ile her gün devasa bir yayın ve yapım operasyonu yürütüyoruz. Dizilerimiz, filmlerimiz, yayınlarımız dünyanın dört bir yanında izlenirken, hissettiğimiz kişisel bir başarı duygusundan çok öte, ülkemiz adına bir gururdur. Türkiye’nin daha adil bir dünya tasavvurunun medyadaki yansıması olarak; güçlünün değil haklının söz sahibi olduğu bir medya sistemi için var gücümüzle çalışıyoruz,” ifadelerinde bulundu.
“TRT Akademi, geleceğin medyasına yapılan kıymetli bir yatırımdır”
TRT’nin radyo yayıncılığıyla birlikte 100 yıla yaklaşan tecrübesini ve belleğini, TRT Akademi ile kurumsal bir medya okuluna dönüştürdüklerini aktaran Sobacı, “TRT’nin teknik alt yapısı ve imkanlarını eğitimlerimiz için sonuna kadar açtık. Bu çerçevede, stüdyolarımız, rejilerimiz, haber merkezlerimiz, kurgu setlerimiz, naklen yayın araçlarımız, film platolarımız ve tüm yayın alanlarımız eğitimlerimizde kullanılıyor. TRT Akademi, alanında uzman, usta isimlerle geniş bir uygulama sahasında, yani yayıncılığın doğal atmosferinde, yayıncılık teknolojisini deneyimleme imkânı sunuyor. Daha da önemlisi kişiye hem kendini keşfetme hem de keşfedilme fırsatı tanıyor. Altını çizmeliyim ki, bugün TRT Akademi ile attığımız adım, geleceğin medyasına ve iletişimine yaptığımız kıymetli bir yatırımdır,” şeklinde konuştu.
Sobacı, TRT Akademi’nin teknolojisi, altyapısı ve içerikleriyle uluslararası alanda çok daha etkin olacağını ve uzaktan eğitim olanakları ve dil seçenekleri ile zaman içerisinde uluslararası alanda bir merkeze dönüşerek yayıncılık ve iletişim konularında bilginin ve tecrübenin ana üssü olacaklarının da altını çizdi.
TRT Akademi’de yer alacak eğitimin içeriği hakkında bilgi veren Sobacı, şunları kaydetti:
“Açılış aşaması için video eğitimlerimiz 25 başlıkta 191 bölümden oluşuyor. Yüz yüze eğitimlerimiz 23 başlık altında toplanıyor. 6 kategoride 50 bölümden oluşan podcastlerimiz ve 5 başlıkta Sanal Sınıf Eğitimlerimiz yer alıyor. 8 kitaplık Eğitim Serisi ile 10 kitaptan oluşan Sinema Serisi ise eğitimlerimizin kıymetli tamamlayıcı unsurları. Bunun yanı sıra her ay düzenleyeceğimiz tecrübe paylaşım webinarları, katılımcılar için kariyerlerinde bir yol haritası mahiyetinde olacak. Elbette eğitimler sonunda, ölçme ve değerlendirme süreçleri de gerçekleştirilecek ve katılımcılar e-devlet üzerinden belge ve sertifikalarına erişebilecekler.”
Sobacı, dünyanın dört bir yanından her yıl çok çeşitli konularda eğitim talepleri aldıklarını belirterek, “TRT olarak, bugüne kadar 114 ülkeden 113 binin üzerinde kişiye mesleki eğitim verdik. Bundan sonra TRT Akademi teknolojisi, altyapısı ve içerikleriyle uluslararası alanda çok daha etkin olacağız. Uzaktan eğitim olanağı ve dil seçenekleri ile zaman içerisinde uluslararası alanda bir merkeze dönüşecek, yayıncılık ve iletişim konularında bilginin ve tecrübenin ana üssü olacağız,” diye konuştu.
İnsanların hissizleşmesinin önüne geçebilmek için medyanın ahlaki, vicdani ve toplumsal sorumluluğunun daha da ağırlaştığına dikkati çeken Sobacı, ”Bu bağlamda, küresel sistemde içi boşaltılmaya çalışılan anlamı ancak bizler doldurabiliriz. Yok sayılanların sesi ancak bizler olabiliriz. Hakikatin asaletini, ancak 8 milyar insanın refahı için mücadele eden bu ülkenin evlatları olarak ancak bizler ekranlara taşıyabiliriz,” ifadelerini kullandı.
TRT Akademi nedir?
TRT Akademi bünyesinde podcast için metin yazımından stüdyo kameramanlığına, sosyal medya haberciliğinden temel şan eğitimine, senaryo okuryazarlığından etkili müsabaka anlatımına kadar çok sayıda eğitim bulunuyor. TRT Akademi kapsamına; video eğitimleri, yüz yüze eğitimler, sanal sınıf eğitimleri, podcast içerikleri, yayınlar kategorisi ve webinar etkinlikleri yer alıyor.
TRT Akademi kapsamında sunulacak eğitimler; video eğitimleri kategorisi 25 başlık altında 191 bölümden, yüz yüze eğitimler 9 kategoride 23 eğitim başlığından, podcastler 6 kategoride 50 bölümden, sanal sınıf eğitimleri 2 kategoride 5 başlıktan, yayınlar kategorisi ise 8 kitaplık eğitim serisi ve 10 kitaplık sinema serisinden oluşuyor. Her ay düzenlenecek tecrübe paylaşım webinarlarında, sektörün önde gelen isimleri Akademi Youtube hesabı üzerinden canlı olarak katılımcılarla buluşacak. Yüz yüze ve hibrit eğitimlerde uygulama sınavlarını ve ölçme değerlendirme sorularını başarıyla tamamlayan katılımcılara “Sertifika” verilecek.
Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamada bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Batuhan Mumcu, TRT’ye bu tarz yapımlara verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, “Hem Bakanlığımızın hem de TRT’nin destekleri yapımcılarımızı, yönetmenlerimizi cesaretlendiriyor ve çok doğru sonuçlar aldığımızı gözlemliyoruz. Bu tarz animasyonların artması hem bizim kültürümüzün hem kültürel varlıkların hem de kültürel değerlerimizin daha iyi yerlere ulaşması adına bizim için çok önemli.” dedi.
Mumcu, ‘Tay’ filminin ikincisinde Ebabil kuşlarının ele alınmasının Filistin’de uzun yıllardır yaşanan mücadeleye bir ışık tuttuğunu belirterek, filmin özellikle bugünlerde Filistin’de yaşanan olaylardan dolayı ayrı bir hassasiyet gösterdiğini aktardı.

“GÜZEL BİR FİLM İLE GÜNE BAŞLIYORUZ”
TRT Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ziyad Varol ise geçen yıl vizyona giren ‘Tay’ filminin ilkinin gişede yüksek bir performans gösterdiğini aktararak, ‘Tay 2: Ebabil Takımı’nın da bu hafta vizyon girmesiyle başarıyı başka bir seviyeye taşımasını beklediklerini ifade etti.
Kudüs’ün ve Filistin’in herkesin kırmızı çizgisi olduğuna işaret eden Varol, “Bizler TRT, kamu yayıncısı olarak güzel bir hikayeyle çocuklarımıza, genç nesillerimize hem Kudüs sevgisini hem de çok güzel, dostluk, cesaret ve kararlılık gibi temel öğeleri aşıladığımız güzel bir filmle yıla başlıyoruz.” diye konuştu.
Varol, 2023’te TRT ortak yapımı 11 filmin izleyiciyle buluştuğunu söyleyerek, “Bu yıl da animasyonu çok önemsiyoruz. TRT olarak yine çok güçlü işlerimiz olacak. Geçen yıl her 100 yerli izleyicinin altmışı TRT ortak yapımı filmleri gişede izlediler, takdir ettiler. İnşallah bu yükselen çıta her geçen gün olduğu gibi bu yıl da devam edecek. Tabii burada yine Kültür Bakanlığımızın da çok ciddi katkıları var. Onlara da bu vesileyle çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

İlk filmi ile izleyicilerin büyük beğenisini toplayarak yarım milyonu aşkın seyirci tarafından izlenen serinin ikinci filmi ‘Tay 2: Ebabil Takımı’, 12 Ocak’ta sinemaseverlerle buluşacak. Tay’ın bu yeni macerasında hem zorluklarla karşılaşacağı hem de önemli dersler öğreneceği TRT ortak yapımı filmin yönetmenliğini Nurullah Yenihan üstleniyor. Cesaret, dostluk ve kararlılık gibi değerlerin de vurgulanacağı filmin senaryosunu Ayşe Sevim ile Ayşe Şahinboy Doğan beraber kaleme alırken, filmin müziklerini ise Burak Çambel hazırladı.
FİLMİN KONUSU
Tay, annesi Şiraz’ın izinden giderek bir ulak atı olmayı hayal eder. Bu serüven, onu Kudüs’ten Mekke’ye uzanan heyecan verici bir yolculuğa sürükler. Film, Tay’ın hızını test ettiği ve ulak atı olma yeteneklerini geliştirmeye çalıştığı anlarla başlar. Annesi Şiraz ile yaşadıkları zorluklar ve karşılaştıkları kötü adamlar, Tay’ın cesaretini ve kararlılığını pekiştirir. Tay, önemli bir belgeyi ele geçirir ve bu belgeyi Mekke’deki Komutan Ammara’ya ulaştırmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sırasında Tay, çeşitli zorluklarla karşılaşır ve kendini farklı, komik durumlar içinde bulur.

Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamada bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Batuhan Mumcu, TRT’ye bu tarz yapımlara verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederek, “Hem Bakanlığımızın hem de TRT’nin destekleri yapımcılarımızı, yönetmenlerimizi cesaretlendiriyor ve çok doğru sonuçlar aldığımızı gözlemliyoruz. Bu tarz animasyonların artması hem bizim kültürümüzün hem kültürel varlıkların hem de kültürel değerlerimizin daha iyi yerlere ulaşması adına bizim için çok önemli.” dedi.
Mumcu, ‘Tay’ filminin ikincisinde Ebabil kuşlarının ele alınmasının Filistin’de uzun yıllardır yaşanan mücadeleye bir ışık tuttuğunu belirterek, filmin özellikle bugünlerde Filistin’de yaşanan olaylardan dolayı ayrı bir hassasiyet gösterdiğini aktardı.

“GÜZEL BİR FİLM İLE GÜNE BAŞLIYORUZ”
TRT Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Ziyad Varol ise geçen yıl vizyona giren ‘Tay’ filminin ilkinin gişede yüksek bir performans gösterdiğini aktararak, ‘Tay 2: Ebabil Takımı’nın da bu hafta vizyon girmesiyle başarıyı başka bir seviyeye taşımasını beklediklerini ifade etti.
Kudüs’ün ve Filistin’in herkesin kırmızı çizgisi olduğuna işaret eden Varol, “Bizler TRT, kamu yayıncısı olarak güzel bir hikayeyle çocuklarımıza, genç nesillerimize hem Kudüs sevgisini hem de çok güzel, dostluk, cesaret ve kararlılık gibi temel öğeleri aşıladığımız güzel bir filmle yıla başlıyoruz.” diye konuştu.
Varol, 2023’te TRT ortak yapımı 11 filmin izleyiciyle buluştuğunu söyleyerek, “Bu yıl da animasyonu çok önemsiyoruz. TRT olarak yine çok güçlü işlerimiz olacak. Geçen yıl her 100 yerli izleyicinin altmışı TRT ortak yapımı filmleri gişede izlediler, takdir ettiler. İnşallah bu yükselen çıta her geçen gün olduğu gibi bu yıl da devam edecek. Tabii burada yine Kültür Bakanlığımızın da çok ciddi katkıları var. Onlara da bu vesileyle çok teşekkür ediyoruz.” dedi.

İlk filmi ile izleyicilerin büyük beğenisini toplayarak yarım milyonu aşkın seyirci tarafından izlenen serinin ikinci filmi ‘Tay 2: Ebabil Takımı’, 12 Ocak’ta sinemaseverlerle buluşacak. Tay’ın bu yeni macerasında hem zorluklarla karşılaşacağı hem de önemli dersler öğreneceği TRT ortak yapımı filmin yönetmenliğini Nurullah Yenihan üstleniyor. Cesaret, dostluk ve kararlılık gibi değerlerin de vurgulanacağı filmin senaryosunu Ayşe Sevim ile Ayşe Şahinboy Doğan beraber kaleme alırken, filmin müziklerini ise Burak Çambel hazırladı.
FİLMİN KONUSU
Tay, annesi Şiraz’ın izinden giderek bir ulak atı olmayı hayal eder. Bu serüven, onu Kudüs’ten Mekke’ye uzanan heyecan verici bir yolculuğa sürükler. Film, Tay’ın hızını test ettiği ve ulak atı olma yeteneklerini geliştirmeye çalıştığı anlarla başlar. Annesi Şiraz ile yaşadıkları zorluklar ve karşılaştıkları kötü adamlar, Tay’ın cesaretini ve kararlılığını pekiştirir. Tay, önemli bir belgeyi ele geçirir ve bu belgeyi Mekke’deki Komutan Ammara’ya ulaştırmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sırasında Tay, çeşitli zorluklarla karşılaşır ve kendini farklı, komik durumlar içinde bulur.

Ersoy: “Yerli animasyon yapımların izlenme oranı daha yüksek”
Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, animasyon filmlerini önemsediklerini belirterek, “Animasyon filmlerinin dijital dünyada, görsel ve işitsel medyada pasta payı her geçen gün artarak devam ediyor. Dünya genelinde yüzde 25’lere varan bir pasta payı var. 2023’te Türkiye’de 12’si yerli 63 tane animasyon film gösterime girdi. Bunların da pasta payı yüzde 32-33 seviyelerine kadar çıktı.” dedi.
Ersoy, animasyon türünde yerli yapımların izlenme oranının yabancı filmlere göre daha yüksek olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak animasyon filmlerin, Türk kültürünün ve ahlaki değerlerinin küçük yaşta aşılanması açısından çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. O açıdan da 2015’ten itibaren her sene artan oranlarla, uzun metrajlı animasyon filmlerine verdiğimiz destekleri arttırıyoruz. Yerli animasyon filmlerinin izlenme sayılarının her sene artarak devam etmesi de verdiğimiz desteğin yerini bulması açısından çok önemli. Bizi açıkçası mutlu ediyor. Bu vesileyle yerli yapımları tebrik ediyoruz.”
Rafadan Tayfa filmlerinin kültür varlıklarının olduğu noktalarda çekildiğini aktaran Ersoy, Göbeklitepe, Galata Kulesi temalarına yer verildiğini, bu açıdan da çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini ifade etti.

Kacır: “Unutulmaz izler bırakan yapımların çoğalması bizim için çok kıymetli”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Rafadan Tayfa’nın Milli Teknoloji Hamlesi’nde kendilerine yol arkadaşı olduğunu söyleyerek, “Rafadan Tayfa, Türkiye’nin kendi teknolojisini kendi geliştirebilen bir ülke olması yolculuğunda çocuklarımızın bu sürece dahil olabilmesi, Türkiye’de, teknolojide yaşanan gelişmeleri eğlenerek öğrenebilmeleri açısından bugüne kadar çok büyük bir rol üstlendi.” değerlendirmesini yaptı.
Kacır, yerli yapımların kendileri için çok kıymetli olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak tıpkı araştırma, geliştirme ekosistemini desteklediğimiz gibi, endüstriyel tasarım çalışmalarını, tasarım merkezlerini de güçlü şekilde destekliyoruz. Halihazırda Türkiye’de 400’e yakın tasarım merkezinde ekiplerin yürüttükleri yaratıcı endüstri çalışmalarına katkı sunmaya, destek olmaya devam ediyoruz.”
Bakan Kacır, gala gösteriminin aslında birkaç gün önce Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini hatırlatarak, “Malumunuz hafta sonu bir terör saldırısı yaşadık ve 12 evladımızı şehit verdik. Bundan dolayı da gala gösterimini bugüne ertelemiş olduk. Bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın himayesindeki çocuklarımız da gala gösteriminde misafirimiz olacaklar. Aynı zamanda şehitlerimizin çocukları da burada gala gösteriminde bizimle birlikte olacak. Allah milletimizi, evlatlarımızı ve çocuklarımızı korusun. İnşallah Rafadan Tayfa: Hayrimatör’ün yolu açık olsun, gişesi bol olsun.” ifadelerini kullandı.

“Gayemiz çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişimlerine katkı sunmak”
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ise Rafadan Tayfa filmlerinin çocukların yanı sıra yetişkinler tarafından da ilgi gördüğünü aktararak, “Söz konusu çocuk olduğunda TRT olarak emanet zihin ve kalplerle muhatap olduğumuzun bilincinde içeriklerimizi üretiyoruz. Çok büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. En temel gayemiz çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişimlerine katkı sunmak.” şeklinde konuştu.
TRT’nin Türkiye’deki animasyon sektörüne çok büyük bir destek verdiğinin altını çizen Sobacı, animasyon sektörünü TRT Çocuk olmadan değerlendirebilmenin çok mümkün olmadığını aktaran Sobacı, “Bugün gelinen noktada animasyon sektörünü ve Rafadan Tayfa’yı TRT olmadan, TRT Çocuk olmadan konuşabilmek, değerlendirebilmek çok da mümkün değil. 2022 yılında TRT’nin ortak yapımı olarak beyaz perdeye taşıdığı animasyonlar 3,6 milyon izleyiciye ulaştı. 2023 yılına baktığımızda yine TRT’nin beyaz perdeye taşıdığı animasyonlar 4 buçuk milyon izleyiciye ulaştı. Bugün itibarıyla, Rafadan Tayfa: Hayrimatör filmi TRT’nin bu yıl beyaz perdeye aktardığı 11’inci animasyon filmi. Rafadan Tayfa’nin ilk üç serisi; Dehliz Macerasi, Göbeklitepe ve Galaktik Tayfa da toplamda 8 milyon kişi tarafından izlendi.” şeklinde konuştu.

Yurtdışında yoğun ilgi gördü
Bu yıl vizyona giren on birinci TRT ortak yapımı animasyon film olan “Rafadan Tayfa: Hayrimatör”, Türkiye’de aktif olan tüm sinema salonlarında vizyona girerek döneminin lokasyon rekorunu kırdı. Film, ayrıca 28 Aralık’ta Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta da 98 sinema salonunda vizyona girdi. Yurtdışındaki sinemaseverler tarafından büyük beğeni gören film, 5 Ocak’ta ise Azerbaycan’da vizyona girecek.
Rafadan Tayfa’nın son macerasını aktaran TRT ortak yapımı “Rafadan Tayfa: Hayrimatör” filminin yönetmenliğini serinin diğer üç filmini de yönetmiş olan İsmail Fidan üstleniyor. Fidan, aynı zamanda filmin müziklerine de imza attı. Yapımın senaryosunu ise Arzu Yurtseven kaleme aldı.
Filmin konusu:
Uzaya çıkan en genç insan olarak oldukça popüler olan Hayri’nin “Yüzyılın İcadı” olarak tanıttığı ve mühendislik harikası olarak tasarladığı “Hayrimatör”, Zobi’nin de desteğiyle çalıştırılır; ancak bu kez de kötüler devreye girecektir. İcadın kötülerin ele geçirmesi halinde, tüm dünya büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacaktır. Hayri, Kamil, Akın, Sevim, Hale ve Mert’i bu kez hiç olmadığı kadar zorlu bir görev beklemektedir.
]]>Ersoy: “Yerli animasyon yapımların izlenme oranı daha yüksek”
Gösterim öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Ersoy, animasyon filmlerini önemsediklerini belirterek, “Animasyon filmlerinin dijital dünyada, görsel ve işitsel medyada pasta payı her geçen gün artarak devam ediyor. Dünya genelinde yüzde 25’lere varan bir pasta payı var. 2023’te Türkiye’de 12’si yerli 63 tane animasyon film gösterime girdi. Bunların da pasta payı yüzde 32-33 seviyelerine kadar çıktı.” dedi.
Ersoy, animasyon türünde yerli yapımların izlenme oranının yabancı filmlere göre daha yüksek olduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak animasyon filmlerin, Türk kültürünün ve ahlaki değerlerinin küçük yaşta aşılanması açısından çok önemli bir yeri olduğunu düşünüyoruz. O açıdan da 2015’ten itibaren her sene artan oranlarla, uzun metrajlı animasyon filmlerine verdiğimiz destekleri arttırıyoruz. Yerli animasyon filmlerinin izlenme sayılarının her sene artarak devam etmesi de verdiğimiz desteğin yerini bulması açısından çok önemli. Bizi açıkçası mutlu ediyor. Bu vesileyle yerli yapımları tebrik ediyoruz.”
Rafadan Tayfa filmlerinin kültür varlıklarının olduğu noktalarda çekildiğini aktaran Ersoy, Göbeklitepe, Galata Kulesi temalarına yer verildiğini, bu açıdan da çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini ifade etti.

Kacır: “Unutulmaz izler bırakan yapımların çoğalması bizim için çok kıymetli”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da Rafadan Tayfa’nın Milli Teknoloji Hamlesi’nde kendilerine yol arkadaşı olduğunu söyleyerek, “Rafadan Tayfa, Türkiye’nin kendi teknolojisini kendi geliştirebilen bir ülke olması yolculuğunda çocuklarımızın bu sürece dahil olabilmesi, Türkiye’de, teknolojide yaşanan gelişmeleri eğlenerek öğrenebilmeleri açısından bugüne kadar çok büyük bir rol üstlendi.” değerlendirmesini yaptı.
Kacır, yerli yapımların kendileri için çok kıymetli olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak tıpkı araştırma, geliştirme ekosistemini desteklediğimiz gibi, endüstriyel tasarım çalışmalarını, tasarım merkezlerini de güçlü şekilde destekliyoruz. Halihazırda Türkiye’de 400’e yakın tasarım merkezinde ekiplerin yürüttükleri yaratıcı endüstri çalışmalarına katkı sunmaya, destek olmaya devam ediyoruz.”
Bakan Kacır, gala gösteriminin aslında birkaç gün önce Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirileceğini hatırlatarak, “Malumunuz hafta sonu bir terör saldırısı yaşadık ve 12 evladımızı şehit verdik. Bundan dolayı da gala gösterimini bugüne ertelemiş olduk. Bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın himayesindeki çocuklarımız da gala gösteriminde misafirimiz olacaklar. Aynı zamanda şehitlerimizin çocukları da burada gala gösteriminde bizimle birlikte olacak. Allah milletimizi, evlatlarımızı ve çocuklarımızı korusun. İnşallah Rafadan Tayfa: Hayrimatör’ün yolu açık olsun, gişesi bol olsun.” ifadelerini kullandı.

“Gayemiz çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişimlerine katkı sunmak”
TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ise Rafadan Tayfa filmlerinin çocukların yanı sıra yetişkinler tarafından da ilgi gördüğünü aktararak, “Söz konusu çocuk olduğunda TRT olarak emanet zihin ve kalplerle muhatap olduğumuzun bilincinde içeriklerimizi üretiyoruz. Çok büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. En temel gayemiz çocuklarımızın zihinsel ve fiziksel gelişimlerine katkı sunmak.” şeklinde konuştu.
TRT’nin Türkiye’deki animasyon sektörüne çok büyük bir destek verdiğinin altını çizen Sobacı, animasyon sektörünü TRT Çocuk olmadan değerlendirebilmenin çok mümkün olmadığını aktaran Sobacı, “Bugün gelinen noktada animasyon sektörünü ve Rafadan Tayfa’yı TRT olmadan, TRT Çocuk olmadan konuşabilmek, değerlendirebilmek çok da mümkün değil. 2022 yılında TRT’nin ortak yapımı olarak beyaz perdeye taşıdığı animasyonlar 3,6 milyon izleyiciye ulaştı. 2023 yılına baktığımızda yine TRT’nin beyaz perdeye taşıdığı animasyonlar 4 buçuk milyon izleyiciye ulaştı. Bugün itibarıyla, Rafadan Tayfa: Hayrimatör filmi TRT’nin bu yıl beyaz perdeye aktardığı 11’inci animasyon filmi. Rafadan Tayfa’nin ilk üç serisi; Dehliz Macerasi, Göbeklitepe ve Galaktik Tayfa da toplamda 8 milyon kişi tarafından izlendi.” şeklinde konuştu.

Yurtdışında yoğun ilgi gördü
Bu yıl vizyona giren on birinci TRT ortak yapımı animasyon film olan “Rafadan Tayfa: Hayrimatör”, Türkiye’de aktif olan tüm sinema salonlarında vizyona girerek döneminin lokasyon rekorunu kırdı. Film, ayrıca 28 Aralık’ta Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre ve Birleşik Krallık’ta da 98 sinema salonunda vizyona girdi. Yurtdışındaki sinemaseverler tarafından büyük beğeni gören film, 5 Ocak’ta ise Azerbaycan’da vizyona girecek.
Rafadan Tayfa’nın son macerasını aktaran TRT ortak yapımı “Rafadan Tayfa: Hayrimatör” filminin yönetmenliğini serinin diğer üç filmini de yönetmiş olan İsmail Fidan üstleniyor. Fidan, aynı zamanda filmin müziklerine de imza attı. Yapımın senaryosunu ise Arzu Yurtseven kaleme aldı.
Filmin konusu:
Uzaya çıkan en genç insan olarak oldukça popüler olan Hayri’nin “Yüzyılın İcadı” olarak tanıttığı ve mühendislik harikası olarak tasarladığı “Hayrimatör”, Zobi’nin de desteğiyle çalıştırılır; ancak bu kez de kötüler devreye girecektir. İcadın kötülerin ele geçirmesi halinde, tüm dünya büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalacaktır. Hayri, Kamil, Akın, Sevim, Hale ve Mert’i bu kez hiç olmadığı kadar zorlu bir görev beklemektedir.
]]>