Şahin, PekinKültür ve Tanıtma Müşavirliğinin düzenlediği etkinlikte, 20’ye yakın seyahat acentesi temsilcisiyle bir araya geldi.
Burada turizm destinasyonu olarak Gaziantep’i tanıtan sunum yapan Şahin, şehrin tarihi, doğal ve kültürel cazibe unsurlarına işaret ederek Çinli konukları Gaziantep’e davet etti.
Şahin, konuşmasında, Türkiye ve Çin’in, ortak bir medeniyet geçmişini paylaştığını, tarihi İpek Yolu üzerinde binlerce yıldır etkileşim halinde olduğunu belirterek, “Atalarımız İpek Yolu’nu birlikte kalkınma yolu haline getirdi. Bugün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in başlattığı Kuşak ve Yol Girişimi de aslında ecdadın yaptığının güncellenmiş halidir.” dedi.
Mevlana’nın, “Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.” sözünü anımsatan Şahin, geçen yıl yaşanan deprem felaketi sonrasında Çin’den gelen kurtarma ve yardım ekiplerinin uzattığı eli unutmadıklarını ifade etti.
“Gaziantep, Pekin kadar güvenli”
Fatma Şahin, sunumunda, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’i kapsayan bölgenin dünyanın en eski yerleşim yeri olduğuna dikkati çekerek, Fırat Nehri üzerindeki en eski yerleşim yeri olan Rumkale’nin, Gaziantep’in merkezinde bir yüzük gibi durduğunu ve ziyaretçilerin ilgisini beklediğini belirtti.
Gaziantep sınırlarında UNESCO’nun geçici koruma listesine giren 5 antik kentin olduğuna işaret eden Şahin, Karkamış Antik Kenti’nde geç Hitit döneminin en önemli eserlerinin bulunduğunu, Zeugma Antik Kenti’nin Roma döneminin en güzel mozaik eserlerini barındırdığını, Dülük Antik Kenti’ndeki Mitra Tapınağı’nda Hristiyanlık öncesi çok tanrılı dinlerin eserlerinin yer aldığını, Yesemek Antik Kenti’nin Hititlerin merkezi Hattuşa’daki heykellerin yapıldığı asıl merkez olduğunu, Tilmen Höyüğü’nün buluntularının ise Orta ve Erken Tunç Çağı’nda kadar gittiğini aktardı.
Şahin, “Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı. Gaziantep, Pekin kadar güvenli. 10 yıldan beri bir kadın belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Kadın dostu, çocuk dostu, insan dostu bir şehir. Lütfen gelin, bizi tanıyın ve Çin’e daha iyi tanıtın.” sözleriyle sunumunu sonlandırdı.
Sunumun ardından konuklara Gaziantep baklavası ikram edildi, yöresel ürünler hediye olarak sunuldu.
“Dünyanın en eski yerleşim merkezi”
Etkinliğin ardından AA ve TRT’ye değerlendirmede bulunan Şahin, ziyaretin bu bölümünde Çinli seyahat acentesi temsilcilerine kentin kültürel mirasını anlatmayı amaçladıklarını belirtti.
Şahin, “Çin halkı kültürel mirasa büyük önem veriyor. Kapadokya başta olmak üzere Türkiye’deki tarihi mirası yerinde görmek istiyor. Mardin’den Gaziantep’e ve Hatay’a, Mezopotamya’dan Doğu Akdeniz’e açılan büyük bir coğrafya var. Burası, dünyanın en eski yerleşim merkezi. Tunç devrinden Hitit ve Roma dönemlerine kadar uzanan arkeolojik mirası barındırıyor.” ifadelerini kullandı.
Gaziantep’in 22 müzeye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Şahin, ” Zeugma Mozaik Müzesi, dünyanın en güzellerinden bir tanesi ama bunların tanıtılmaya ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.
Şahin, Çinli seyahat acenteleri temsilcileriyle düzenlenen buluşmaya ciddi düzeyde katılım olduğunu, burada Gaziantep’in antik kentleri ve müzelerinin yanı sıra bakır, sedef, yemeni başta olmak üzere el sanatlarını tanıttıklarını, Çinli turistlerin ilgisini çekecek otantik ögelere dair bilgiler verdiklerini anlattı.
Gaziantep mutfağı ve gastronomisinin tanıtımına da özel önem verdiklerinin altını çizen Şahin, 2014’te UNESCO tescili alan Gaziantep mutfağının dünyanın sayılı mutfaklarından biri olduğunu, baklava başta olmak üzere 106 üründe Avrupa Birliği coğrafi işareti aldıklarını vurguladı.
Şahin, Gaziantep’in turizm destinasyonu olarak altyapısını tamamladığını ancak tanıtım eksiği olduğuna işaret ederek, “Kapadokya’yı Kapadokya yapan iyi tanıtımdı. Onların balonları var, bizim de yamaç paraşütümüz var. Hepsi birleştiği zaman Kapadokya’ya gelen turist 4 saat sonra Fırat ile buluşabilecek. Göbeklitepe’den Zeugma’ya kadar tarihi dokuyu görebilecek.” şeklinde konuştu.
Suriye’deki gelişmelerin turizme etkileri
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Suriye’deki gelişmelerin ve bölgedeki yeni durumun turizm faaliyetlerini nasıl etkilemesini beklediklerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Gaziantep için turizmde şöyle bir sorun vardı: Suriye ile sınır, acaba ne kadar güvenli? Artık güvenlik sorunumuz kalmadı, Gaziantep, Pekin kadar güvenli. Çinli dostlarımız bunu hissettiklerinde, kafalarındaki soru işaretinin cevabını aldıklarında daha fazla şehrimize gelmek istiyorlar. Bu da yeni dönemin ve yeni dönemdeki fırsatların habercisi. Bu fırsatları ekonomiye ve istihdama dönüştürmemiz, Çin halkı ile Türk halkını daha çok bir araya getirmemiz, İpek Yolu hattını kültürde ve ekonomide daha çok güçlendirmemiz gerekiyor. Bu bize yeni olanaklar ve yeni ilhamlar veriyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Turistlerin Türk mutfağına ilgisi artıyor
NEVŞEHİR – Binlerce kilometre uzaktan gelen turistler, Nevşehir’de önce mantı doldurdu, sonra yöresel ekmek yaptı.
Fas‘tan Kapadokya bölgesine gezmeye gelen Karouay ailesi, Ürgüp ilçesine bağlı Ortahisar beldesinde bulunan Hereni Kadın Kooperatifi’nin de önce hamur yoğurarak mantı doldurdu, daha sonra da tandırda yöresel ekmek pişirdi. Türk kültürünü ve Türk mutfağını çok merak ettiğini söyleyen 31 yaşındaki Faslı turist Rabii Karouay, bu merakını gidermek için eşi Lamyae Karafay ile Kapadokya’da mutfağa girdi. Rabii Karouay yaptığı açıklamada; “Fas’tan geliyorum. Ailem ile birlikte bu yerel yemekleri tecrübe etmek istedik. Türk yemekleri çok zengin. Burada da bunu deneyimlemek istedik. Tandır ocağında ilk defa ekmek yapıyoruz. Hayatımız boyunca bunu bir daha deneyimleyebilir miyiz bilmiyorum. Buradaki yerel insanlardan bunu öğrenmek bizim için unutamayacağımız bir tecrübe oldu” şeklinde konuştu.
Hereni Kadın Kooperatifi Başkanı Raşide Gök de yaptığı açıklamada; “Kooperatifimizde yöresel ürünler üretiyoruz. Belirli dönemlerde de yabancı misafirlerimizi ağırlıyoruz. Onlarla birlikte yemek yapıyoruz. Yaptığımız yemekleri de kendilerine tekrar ikram ediyoruz. Çoğunlukla Ortahisar’a özel ekmek yapıyoruz, dolma mantı yapıyoruz. Tatlı olarak da asede, dolaz, köftür kavurması gibi yöresel tatlılar yapıyoruz. Kendi yaptıkları yemekleri kendileri tekrar yiyince bundan çok memnun kalıyorlar. Gelen yabancı turistler Türk yemeklerini ve bizlerin neler yediğini çok merak ediyorlar” dedi.

Kültür SanatGastronomiKapadokyaturistKültürTurizmEkmekYaşamFas
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İSPANYA’DA TURİST VERGİSİ
Barcelona’da bir başka tedbir de turist vergisi oldu. Barselona yerel yönetimi kente ayak basan turistlerden 3,25 euro alıyor. Yerel yönetim elde edilecek geliri şehrin alt yapısını geliştirmek ve verilen hasarı gidermek için kullanacaklarını açıkladı. İspanya’nın Valensiya kenti de bu yıldan itibaren oteller, pansiyonlar, apartman daireleri ve kamp alanları da dahil olmak üzere her türlü konaklama yerinde konaklayan turistlerden vergi almaya başladı.
YUNANİSTAN İNCELİYOR
Yunanistan da İspanya gibi kısa vadeli kiralamaya daha fazla kısıtlama getirmeyi tartışıyor. Başbakan Kriakos Miçotakis “Uzun vadeli kiralamalar için daha fazla mülk serbest bırakmak amacıyla kısa vadeli kiralamaları mantıksal olarak sınırlayıp sınırlayamayacağımızı görmek için esas olarak Atina’daki Airbnb pazarını inceliyoruz” dedi. Yunanistan’daki Airbnb pazarı, fiyatların artması ve uzun dönemli kiralamalar için arzın tükenmesinden sorumlu tutuluyor . Birçok Yunan kiralayacak mülk bulmakta zorlanıyor.

TURİST VERGİSİ YAYILIYOR
Portekiz’in turistik kenti Olhão da turizm vergisi almaya başladı. Şehirde Nisan-Ekim ayları arasında turistlerden geceleme başına 2 euro tahsil edecek. Bu ücret Kasım-Mart arasındaki dönemde ise 1 euroya düşürülecek, çocuklardan ücret alınmayacak. Portekiz’in turizm merkezi Algarve’nin iki belediyesi de vergi alacak. Turistlerin son derece yoğun olduğu Venedik de turistlerden günlük ücret almaya başlıyor.
MİLANO’DA TUHAF YASAKLAR
İtalya’nın turistik şehri Milano’da da turistlere yönelik kısıtlamalar başladı. Şehirde belli saatlerde cam ve teneke ambalajda içecek satışı yasaklandı. Gerekçe olarak, kent sakinlerinin gece hayatından rahatsız olması gösterildi. Belediye, gece yarısından sonra dondurma ve pizza satışını da engellemeye hazırlanıyor.

TÜRKİYE DE SINIRLADI
Türkiye’de de günlük kiralık evlerin turizm işletmelerine verdiği zarar nedeniyle kısıtlamalara gidildi. 1 Ocak 2024 tarihi itibariyle turizm amaçlı kiralama faaliyeti yapan gerçek veya tüzel kişilerin başvuru yapması zorunluluğu getirildi. Buna göre artık bir evi 100 günden kısa süreli kiraya verecek ev sahipleri, izin belgesi alacak ve bazı yükümlülükleri üstlenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yönetilecek süreç kapsamında, kiraya verilecek bir ev için her şeyden önce izin belgesi alınması gerekecek. Bakanlık, izin belgesini alan vatandaşa bir plaket verecek ve bu plaket, kiralanacak evin kapısına asılacak.
Bodrum, Marmaris ve Fethiye gibi ünlü destinasyonlara sahip bölgeyi tercih eden turistler arasında İngilizler yine ilk sırada yer alıyor.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Yeryüzü cenneti Muğla’nın, Türkiye ve dünyanın turizm cenneti olduğunu, kente çok sayıda ülkeden turist geldiğini ifade etti.
Misafirlerin en iyi şekilde ağırlandığını belirten Akbıyık, şunları söyledi:
“1 Ocak-30 Haziran döneminde kente gelen turist sayısı 1 milyon 251 bin 796’ya ulaştı. Bunun 594 bin 991’ini İngilizler oluşturdu. İngiltere Muğla ve Türkiye için bir ana pazar. İngiltere’den sonra en fazla turist 116 bin 623 kişiyle Rusya, 101 bin 938 kişiyle Polonya, 80 bin 923 kişiyle Almanya, 30 bin 134 kişiyle Hollanda ve 327 bin 187 kişiyle diğer ülkelerden gelen turistlerden oluşuyor. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 12’lik artış var.”
Akbıyık, yabancı turist sayısındaki artışın gelecek aylarda devam etmesini beklediklerini dile getirdi.
Türkiye’nin gözde turizm merkezlerinden Muğla’nın geçen yıl yaklaşık 3 milyon turist ağırladığını vurgulayan Akbıyık, kentte yabancı turistlerin yanı sıra yerli turistlerin de yoğunluk oluşturduğunu her yıl yaklaşık 7 ila 10 milyon civarında da yerli turistin kenti ziyaret ettiğini kaydetti.
Vali Akbıyık, İngiltere’nin Muğla ve Türkiye için de en büyük kaynak pazarlarından biri olduğunu vurgulayarak, her yıl olduğu gibi bu yıl da kente en çok İngiltere’den turist geldiğini söyledi.
Misafirlerin en iyi şekilde ağırlandığını anlatan Akbıyık, dünyanın önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Muğla’nın denizi, kumu, güneşi kadar tarihi ve doğal güzellikleri, antik kentleri, lüks konaklama tesisleriyle de öne çıktığını vurguladı.
Kentte yılın 12 ayı kültür, sanat ve spor aktivitelerinin sürdüğünü anlatarak, bir önceki yıldan daha fazla turisti bu yıl ağırlamayı planladıklarını ifade etti.
İNGİLİZLER MARMARİS’TEN VAZGEÇMİYOR
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin ise Marmaris’in ana pazarının İngiltere olduğunu ve bu pazarın her yıl artarak devam ettiğini söyledi.
Geçen yıl bölgeye gelen İngiliz turist sayısında artış yaşandığını ve bu yıl da artışın sürdüğünü belirten Esin, “Martın ilk haftası ilk uçuşlarımız İngiltere’den başladı. İlk turistlerimiz geldi o günden bu güne sayısal olarak artarak devam etti. Sayısal olarak İngiliz ve Polonya pazarında artış var. Geçen yıla göre yüzde 12 artış yaşandı.” dedi.
Esin, sayısal artışın yaşandığını ancak son dönemde yaşanan fiyat artışının turizme olumsuz yansıdığına değinerek, “Sayısal artış var ama harcamalara yansımıyor. Fiyatların artmış olması turizme olumsuz yansıyacak. Genel ve yerel yönetimler fiyat artışına acilen çözüm bulmalı yoksa ileriki yıllarda çok büyük sorun yaşayabiliriz.” diye konuştu.
Esin, İngiliz turistlerin önümüzdeki aylarda da bölgeye gelmeye devam edeceğini aktardı.
]]>Öyle ki Bodrum’da 1 hafta tatil için 902 bin lira isteyen otel bile var. Bodrum’da dudak uçuklatan otel paraları gündem olurken Dubai’nin 7 yıldızlı en pahalı oteli aynı hizmet için 290 bin TL, Paris Disneyland ise 335 bin lira istiyor.
Sadace Bodrum değil, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Fethiye, Didim’de de bazı otellerde fiyatlar adeta turizme bile bile balta vuruyor, turistlerin Türkiye’den uzaklaşmasına neden oluyor.
Türkiye’de otel fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Bugün 4 kişilik bir aile 7 gece her şey dâhil bir otele gitmeye kalksa ücreti 100 bin liranın üstüne çıkıyor. Bu rakama ulaşım ve alışveriş de eklendiğinde fatura ciddi boyutta artıyor. Sektörde yaşanan fırsatçılık ve fahiş fiyatlar 60 milyar dolarlık yıl sonu gelir hedefini de tehdit ediyor.
ÖNGÖRÜLEMEZ OLDU
Sosyal medyada hızla yayılan boş Bodrum görüntülerinin ardındaki neden ne? Turizmciler, ”Artık Bodrum’da tahmin edilebilir bir fiyat algısı yok” yorumunu yaparak, ”Bodrum’da konaklama tesisiyle restoranlar paralel. Müşteri profili Bodrum’dan çekildiği zaman doğal olarak restoranlar da boş kalır” dedi. Sektör temsilcileri, Bodrum’da fiyat ve kalite oranı yüksek olan işletmelerin dolu olduğunu, tatilcilerin 5 yıldızlı otelde yeme-içme aktivitesini gerçekleştirdiğinden restoranların ve sokakların boş olduğunu belirtti.
PAHALI ÜLKELER ARASINDAYIZ
TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, temmuz ve ağustos aylarının konaklama sektöründe en yüksek fiyatların olduğunu hatırlattı. Kuk, ”Oteller, fiyatları yüksek kaldığı için hem Avrupa pazarı hem Rus pazarına periyodik olarak indirim kampanyası başlattılar. Özellikle temmuz ayıyla ilgili son dakika satışlarında boş kalan odaları doldurmak için yüzde 10 ila 20 arasında indirim yapıldı. Şu an fiyatlar oldukça yüksek, geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla arttı. Bu da hem Avrupalı hem de Rus müşteriyi oldukça zorluyor. Avrupa’da pahalı ülkeler arasına girdik” dedi.
Otellerin doluluk oranlarının bugünlerde yüzde 100 olması gerektiğini belirten Kuk, ”Doluluklar şu an yüzde 70-80 bandında. Yüzde 20’lik bir boşluk var. Sezonun en yoğun döneminde boşluk olması iyi bir sezon olmadığının göstergesidir. Geçen sene temmuz ve ağustos aylarında yüzde 100’lerdeydi” değerlendirmesini yaptı.
YARI FİYATINA TATİL
Geceleme sayıları azalsa da yerli turistin tatil alışkanlığından vazgeçmediğini belirten sektör temsilcileri, bu yıl satışlarda erken rezervasyon payının yüzde 50’lere ulaştığını kaydetti. Yoğun yaz sezonu yerine düşük sezonu tercih edenler, aynı otele yüzde 50’e yakın daha az ödeyebiliyor.
Tatilin artık Türkiye’de vatandaşlar tarafından lüks değil, ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade eden Ela Excellence Resort Belek Turizm Koordinatörü Korhan Alşan, geçen yıl sezonda maliyetten kaynaklanan yüksek fiyat artışları olunca, bu yıl erken rezervasyon alışkanlığının daha da yaygınlaştığını belirtti. Alşan, ”15 günlük gecelemeler kalmadı. 7-5 günlük gecelemeler var artık. Düşük sezona yöneliyor. Bütçesine uyduruyor ama talepten vazgeçmiyor” dedi.
Yerli turistin artık tatilini 7 aya yaydığını belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da, ”Okula giden çocuğu olan aileler dışında artık farklı aylarda tatil yapma imkanı olanlar yüksek sezon yerine nisan-mayıs, eylül-ekim gibi ayları tercih ediyor. Konaklama süreleri azalıyor. Erken rezervasyon da gelişiyor, yurtiçi satışların yüzde 50’si erken rezervasyondan geliyor” diye konuştu.
Otellerde yerli turiste ayrılan payın yüzde 17 ile yüzde 25 arasında değiştiğini, paylarda bir azalma olmadığını ifade eden Kavaloğlu, bu yıl bu payları doldurmakta zorlanmadıklarını da ekledi.
DUBAİ VE PARİS DAHA UCUZ
Bu oteller Dubai veya Paris ile karşılaştırıldığında arada ciddi bir uçurum var. Örneğin Dubai’deki 7 yıldızlı Burj Al Arab otelinde 7 gece oda-kahvaltı tatil yapmanın maliyeti 290 bin lira, Paris Disneyland Oteli’nde istenen ücret 335 bin lira iken, Bodrum’daki bazı otellerde aynı tip konaklamanın 902 bin lira olduğu görülüyor.
Gelinen noktada yabancı turistler de yüksek otel fiyatlarından yakınıyor. Türkiye’yi pahalı bulunan turistler rotalarını farklı ülkelere çeviriyor.
MISIR VE YUNANİSTAN’A GİDİYORLAR
Türkiye’den kaçan yabancı turist ağırlıklı olarak Yunanistan, Mısır ve Dubai’yi tercih ediyor. Bu ülkelere milyarlarca dolar para akıtıyor. ”Türkiye pahalı” algısı yabancı medyada sıkça gündeme geliyor. Bugün Türkiye’de 1 hafta tatil yapmanın bedeliyle Mısır veya Yunanistan’da 15 gün tatil yapmak mümkün.
]]>Öyle ki Bodrum’da 1 hafta tatil için 902 bin lira isteyen otel bile var. Bodrum’da dudak uçuklatan otel paraları gündem olurken Dubai’nin 7 yıldızlı en pahalı oteli aynı hizmet için 290 bin TL, Paris Disneyland ise 335 bin lira istiyor.
Sadace Bodrum değil, Alanya, Çeşme, Kuşadası, Fethiye, Didim’de de bazı otellerde fiyatlar adeta turizme bile bile balta vuruyor, turistlerin Türkiye’den uzaklaşmasına neden oluyor.
Türkiye’de otel fiyatları geçen yıla göre yüzde 100’ün üzerinde artış gösterdi. Bugün 4 kişilik bir aile 7 gece her şey dâhil bir otele gitmeye kalksa ücreti 100 bin liranın üstüne çıkıyor. Bu rakama ulaşım ve alışveriş de eklendiğinde fatura ciddi boyutta artıyor. Sektörde yaşanan fırsatçılık ve fahiş fiyatlar 60 milyar dolarlık yıl sonu gelir hedefini de tehdit ediyor.
ÖNGÖRÜLEMEZ OLDU
Sosyal medyada hızla yayılan boş Bodrum görüntülerinin ardındaki neden ne? Turizmciler, ”Artık Bodrum’da tahmin edilebilir bir fiyat algısı yok” yorumunu yaparak, ”Bodrum’da konaklama tesisiyle restoranlar paralel. Müşteri profili Bodrum’dan çekildiği zaman doğal olarak restoranlar da boş kalır” dedi. Sektör temsilcileri, Bodrum’da fiyat ve kalite oranı yüksek olan işletmelerin dolu olduğunu, tatilcilerin 5 yıldızlı otelde yeme-içme aktivitesini gerçekleştirdiğinden restoranların ve sokakların boş olduğunu belirtti.
PAHALI ÜLKELER ARASINDAYIZ
TÜRSAB Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, temmuz ve ağustos aylarının konaklama sektöründe en yüksek fiyatların olduğunu hatırlattı. Kuk, ”Oteller, fiyatları yüksek kaldığı için hem Avrupa pazarı hem Rus pazarına periyodik olarak indirim kampanyası başlattılar. Özellikle temmuz ayıyla ilgili son dakika satışlarında boş kalan odaları doldurmak için yüzde 10 ila 20 arasında indirim yapıldı. Şu an fiyatlar oldukça yüksek, geçen yıla göre yüzde 50 daha fazla arttı. Bu da hem Avrupalı hem de Rus müşteriyi oldukça zorluyor. Avrupa’da pahalı ülkeler arasına girdik” dedi.
Otellerin doluluk oranlarının bugünlerde yüzde 100 olması gerektiğini belirten Kuk, ”Doluluklar şu an yüzde 70-80 bandında. Yüzde 20’lik bir boşluk var. Sezonun en yoğun döneminde boşluk olması iyi bir sezon olmadığının göstergesidir. Geçen sene temmuz ve ağustos aylarında yüzde 100’lerdeydi” değerlendirmesini yaptı.
YARI FİYATINA TATİL
Geceleme sayıları azalsa da yerli turistin tatil alışkanlığından vazgeçmediğini belirten sektör temsilcileri, bu yıl satışlarda erken rezervasyon payının yüzde 50’lere ulaştığını kaydetti. Yoğun yaz sezonu yerine düşük sezonu tercih edenler, aynı otele yüzde 50’e yakın daha az ödeyebiliyor.
Tatilin artık Türkiye’de vatandaşlar tarafından lüks değil, ihtiyaç olarak görüldüğünü ifade eden Ela Excellence Resort Belek Turizm Koordinatörü Korhan Alşan, geçen yıl sezonda maliyetten kaynaklanan yüksek fiyat artışları olunca, bu yıl erken rezervasyon alışkanlığının daha da yaygınlaştığını belirtti. Alşan, ”15 günlük gecelemeler kalmadı. 7-5 günlük gecelemeler var artık. Düşük sezona yöneliyor. Bütçesine uyduruyor ama talepten vazgeçmiyor” dedi.
Yerli turistin artık tatilini 7 aya yaydığını belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da, ”Okula giden çocuğu olan aileler dışında artık farklı aylarda tatil yapma imkanı olanlar yüksek sezon yerine nisan-mayıs, eylül-ekim gibi ayları tercih ediyor. Konaklama süreleri azalıyor. Erken rezervasyon da gelişiyor, yurtiçi satışların yüzde 50’si erken rezervasyondan geliyor” diye konuştu.
Otellerde yerli turiste ayrılan payın yüzde 17 ile yüzde 25 arasında değiştiğini, paylarda bir azalma olmadığını ifade eden Kavaloğlu, bu yıl bu payları doldurmakta zorlanmadıklarını da ekledi.
DUBAİ VE PARİS DAHA UCUZ
Bu oteller Dubai veya Paris ile karşılaştırıldığında arada ciddi bir uçurum var. Örneğin Dubai’deki 7 yıldızlı Burj Al Arab otelinde 7 gece oda-kahvaltı tatil yapmanın maliyeti 290 bin lira, Paris Disneyland Oteli’nde istenen ücret 335 bin lira iken, Bodrum’daki bazı otellerde aynı tip konaklamanın 902 bin lira olduğu görülüyor.
Gelinen noktada yabancı turistler de yüksek otel fiyatlarından yakınıyor. Türkiye’yi pahalı bulunan turistler rotalarını farklı ülkelere çeviriyor.
MISIR VE YUNANİSTAN’A GİDİYORLAR
Türkiye’den kaçan yabancı turist ağırlıklı olarak Yunanistan, Mısır ve Dubai’yi tercih ediyor. Bu ülkelere milyarlarca dolar para akıtıyor. ”Türkiye pahalı” algısı yabancı medyada sıkça gündeme geliyor. Bugün Türkiye’de 1 hafta tatil yapmanın bedeliyle Mısır veya Yunanistan’da 15 gün tatil yapmak mümkün.
]]>
SAHİLDE ADIM ATACAK YER KALMADI
Bodrum’un tüm koyları vatandaşların akınına uğradı. Arefe günü Bodrum’a gelen vatandaşlar soluğu denizde aldı. Denize girip serinleyen, sahilde güneşlenen vatandaşlar deniz, kum ve güneşin tadını doyasıya çıkarmaya başladı. Muğla’nın diğer ilçelerinde de aynı şekilde sahillerde adım atacak yer kalmadığı öğrenildi.

4 MİLYON VATANDAŞIMIZI AĞIRLAYACAĞIZ
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Turistik tesislerimiz bayramı iple çekiyorlar. İki gün önce Bodrum’daydım, o gün bile trafik yoğunluğu fazlaydı. Bodrum’a yaklaşık bir milyon civarında turist gelir, Muğla geneline geçen yıl 3 milyon turist gelmişti bu bayram 4 milyon civarında olması bekleniyor. Biz de büyükşehir belediyesi olarak yoğunluğa göre önlemlerimizi aldık, tüm ekiplerimiz teyakkuzda. Turistik yerlerde daha yoğun olmakla birlikte tüm bölgelerimizde MUSKİ ve diğer tüm birimlerimiz hazır” dedi.
Yaz sezonunda artan ve özellikle bayramda yüksek oranda artacak olan popülasyon sonrasında yerel halkın su durumu konusunda tedirgin olduğunun farkında olduklarını belirten Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Su konusunda önlemlerimizi aldık. Bodrum için Güvercinlik arıtma tesisinin kapasitesini yüzde 20 arttırarak Bodrum’un şartlarını biraz daha iyileştirdik. Normal nüfusa göre şuan yeterli durumda fakat yoğun artışta yer yer yetersizlik oluşabilir. Bu durum karşısında da önlemlerimizi aldık, herhangi bir durumda anında müdahale için tüm ekiplerimizin izinlerini iptal ettik. Turistik bölgelere takviye yaparak bu dönemi sorunsuz şekilde geçirmek için çalışıyoruz. Çağrı merkezlerimiz 24 saat açık, vatandaşlar su veya başka bir konuda da bize her an ulaşabilir. Bizler her türlü hazırlığımızı yaptık. Vatandaşlarımızdan da önemli konularda ekiplerimize destek olmalarını talep ediyoruz. Umarım hep birlikte sorunsuz bir bayram dönemi geçiririz. Tüm vatandaşlarımıza hayırlı bayramlar diliyor, kazasız belasız bir bayram geçirmeyi temenni ediyorum” dedi.

“EVLERİN DEPOLARINA ÜCRETSİZ SU TEMİNİNDE BULUNACAĞIZ”
Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise yaklaşık 1 milyon turisttin Bodrum’a geleceğini ifade ederek “Kurban Bayramı tatilin, özellikle okullarından kapatılmasıyla birlikte ilçeye giren araç sayısı günlük 50 bin üzerine çıktı. Buda Bodrum’un nüfusunun 900 bin üzerine çıktığıdır. Kurban bayramı boyunca ve sonrasında 1 milyonu aşan bir nüfusu hizmet vereceğiz. Bodrum Belediyesi olarak destek hizmetleri, Zabıta ekiplerimiz ve temizlik işleri müdürlüğümüzle birlikte 24 saat esas alarak çalışmalarımızı aktif bir şekilde yürütüyoruz. Bölgemizde azalan yağışlarla beraber artan bir su krizi meydana geldi. Şu anki kaynaklarımız 320 bin kişiye yetecek durumdayken şu anda milyonu aşan nüfusla suyumuz yetersiz bir duruma gelmiştir. Muğla Büyükşehir Başkanımız Ahmet Aras ile birlikte su sorununun çözülmesi için gereken bütün adımları atıyoruz. Bayram süreci boyunca Bodrum Belediyesi olarak evlerin depolarına ücretsiz su temininde bulunacağız. Bodrum’da yaşayan, tatile gelen ve 2’inci konut sahiplerinin bayramlarını en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Fransa’nın 100 milyon turistle bir dünya rekoru kırdığı ve dünya turizm tarihinde ilk defa bir ülkenin bir yılda 100 milyon turist sayısına ulaştığını kaydeden Yavuz, 1 milyar 300 milyon turistin seyahat ettiği 2023 yılında İspanya’nın 85 milyonla ikinci, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 66 milyon turistle üçüncü olduğunu söyledi.
Listede Türkiye’nin 2021 ve 2022 yıllarında geçtiği İtalya’nın ise 57 milyon turistle dördüncü olduğunu belirten Yavuz, “Türkiye ise 55 milyon turistle pandemi sonrası geçtiği İtalya’nın gerisine düşerek beşinci oldu” dedi.
2010’DAN BERİ LİDER
Fransa’nın, Dünya Turizm Örgütü istatistiklerinin tutulduğu 2010 yılından beri birinciliği kimseye kaptırmadığını belirten Yavuz, en çok Belçika, İngiliz ve Alman turistlerin ziyaret ettiği Fransa’nın popüler yerlerinin Disneyland Paris, Louvre Müzesi, Eyfel Kulesi, Versailles Sarayı ve Pompidou Meydanı olduğunu ifade etti. Tarihi ve kültürel değerleri, dünyaca bilinen ünlü mutfağı ve sahilleri ile hem şehir hem sahil destinasyonu olarak yıllardır 70-80 milyon civarında turist ağırlayan Fransa’nın, 2023 yılında 100 milyon turiste ulaşarak hem kendisi hem de dünya turizmi için yeni bir ziyaretçi rekoru kırdığını söyledi.
İSPANYA DA KENDİ REKORUNU KIRDI
2015 yılından beri Dünya ikinciliğini sürdüren İspanya’nın da 2023 yılında ilk kez 85 milyon turistin üzerine çıkarak kendi rekorunu kırdığını belirten Yavuz, “Geçen yıl İspanya’yı 85 milyon 170 bin turist ziyaret ederken, turizm geliri 92 milyar dolar olarak gerçekleşti. Fransa’ya göre daha az turistle çok daha fazla gelir elde eden İspanya’nın kişi başı turizm geliri 1080 dolar oldu. Dünya turizminde üçüncülüğü yine ABD aldı. 66 milyon 480 bin turistle yaklaşık 176 milyar dolar gelir elde eden ABD’nin kişi başı turizm geliri 2 bin 645 dolara ulaştı. Fransa, İspanya ve ABD yaklaşık 250 milyon turistle tüm dünyadaki gelişlerinin yüzde 20’sini elde ettiler” diye konuştu.
TÜRKİYE ÜST SIRALARA YERLEŞİYOR
Pandemi sonrası Türkiye’nin gerisinde kalan İtalya’nın 2023 yılında 57 milyon 250 bin turiste ulaşarak dördüncülüğe geldiğini belirten Recep Yavuz, İtalya’nın pandemi öncesi çok daha yüksek sayılara ulaştığını söyledi. Hala pandeminin izlerini tam olarak atamayan İtalya’nın turizm gelirinin 55 milyar 900 milyon dolar olarak açıklandığını ve kişi başı gelirinin 976 dolar olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin 2022’ye göre önemli bir artış yakalamasına rağmen, rakip ülkelerde meydana gelen olağanüstü artıştan dolayı bir basamak gerileyerek beşinci sıraya düştüğünü belirten Yavuz, Türkiye’nin 2023 yılında 55 milyon 160 bin turistle 49 milyar 500 milyon dolar turizm geliri elde ettiğini ve kişi başı turizm gelirinin 897 dolara yükseldiğini ekledi. Türkiye’nin yüzde 10 civarındaki artışla toplam turizm gelirinde altıncı sırada yer aldığını söyledi.
LİSTENİN İLK 20’SİNDEKİ ÜLKELER
UNWTO’nun 2023 yılı turizm verilerine göre ilk 20’deki diğer ülkelerin turist sayıları ve gelirleri şöyle:
Meksika 42,15 milyon (30,8 milyar dolar)
Birleşik Krallık 37,22 milyon (73,9 milyar dolar)
Almanya 34,80 milyon (37,4 milyar dolar)
Yunanistan 32,74 milyon (22,3 milyar dolar)
Avusturya 30,91 milyon (25 milyar dolar)
Tayland 28,15 milyon (29,7 milyar dolar)
Suudi Arabistan 27,12 milyon (36 milyar dolar)
Japonya 25,07 milyon (38,6 milyar dolar)
Hollanda 20,3 milyon (20,2 milyar dolar)
Malezya 20,14 milyon (14,8 milyar dolar)
Polonya 18,99 milyon (15 milyar dolar)
Kanada 18,34 milyon (39,2 milyar dolar)
Hong Kong 17,16 milyon (21,1 milyar dolar)
Morocco 14,52 milyon (10,3 milyar dolar)
Çin 14,23 milyon (32,6 milyar dolar)
]]>Nevruz, Paskalya, Ramazan bayramlarının ardından Almanya’daki mayıs sonunda Pfingsten Bayramı’na bağlı tatil de etkili oldu. Havalimanındaki dikkat çekici yoğunluk, sokaklara da yansıdı. Turizmciler, Almanya pazarının yüzde 20 büyüdüğünü dile getirdiler.
Turizmde başarılı bir sezon geçireceğinin sinyallerini aylar öncesinden veren Antalya’da terminaller fazla mesai yapıyor. Beklenenin üzerinde yabancı turist gelen şehir art arda rekorlar kırıyor. Antalya, yılın ilk dört ayında 2 milyon 66 bin 962 yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Elde edilen bu sonuçla kentte tüm zamanların en iyi sezon başlangıcı yapıldı.
HAVALİMANI ANA BABA GÜNÜ
Antalya Havalimanı’nda Avrupa’dan turist taşıyan uçakların biri inip biri kalkınca terminallerde müthiş bir yoğunluk yaşandı. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden turistin indiği Antalya Havalimanı Dış Hatlar Terminali’ndeki yoğunluk Hürriyet’in objektifinden dünyaya yansıtıldı.
BAYRAM HAVASI VAR
Antalya’nın turizm sezonuna rekorlarla başladığını söyleyen Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, “Turizm sezonu açısından çok iyi rakamlar gelmeye devam ediyor.
Nevruz, Paskalya ve Ramazan Bayramı ile 2024 sezonunu erken açan sektörümüz, önümüzdeki süreçte de hareketli günler yaşayacak. 9 Mayıs’ta kutlanan Rusya’nın Zafer Günü’ne bağlı tatilleri, sonrasında Almanya’nın mayıs sonunda Almanya Pfingsten Bayramı’na bağlı tatil ve haziran ayı ortasındaki Kurban Bayramı da bizim için önemli” diye konuştu.

HOLLANDA’DAN AKIN ETTİLER
“Tüm turizm verilerini anlık olarak takip ediyoruz” diyen Kavaloğlu, şöyle devam etti: “Mesela Kral Günü nedeniyle Antalya’ya resmen Hollandalı akını oldu. Alman turizm pazarı da inanılmaz hareketli.
Sezon başında Ruslar öndeydi ama şimdi Almanlar öne geçti. Alman pazarında yüzde 20 artış var. Rakamlar sürekli yükselmeye devam ediyor. Bu harekete bakarak Alman turizm pazarının 2024 sezonunu ilk sırada tamamlayacağını söyleyebilirim.

SEZONU GEÇ TAMAMLAMALIYIZ
Yine İngiliz ve Polonya turizm pazarı da bizi mutlu ediyor. İki pazarda da yüzde 30 artış var. Ukrayna pazarı hala istediğimiz gibi deği ama toparlanma emareleri görüyoruz. Rusya pazarında da yüzde 20 kaybımız var. Ama yinede sezon İngiliz ve Alman turizm pazarındaki hareketle iyi geçiyor. Mesela İran pazarında da yüzde 50 artış var. Sezona erken başladık ama geç bitirmeliyiz. Olağanüstü bir gelişme yaşamazsak 17 milyon turist hedefini geçeriz.
İÇ PAZAR DA HAREKETLİ
Ramazan Bayramı iç turizm açısından önemliydi. Tatilin dokuz gün olmasından dolayı insanlar daha fazla tatil yapabilme şansı buldu, hem de tatilini bölebilme şansları oldu. İç turist, yurt dışından gelen turistler gibi erken rezervasyon yapmayı biliyor. Kredi kartına taksitlerin devam etmesiyle yurt içi pazarın rezervasyonu daha da artacak.”
HARCAMALARDA ARTIŞ OLACAK
Manavgat Side Turistik Otelciler Birliği Derneği (MASTOB) Başkanı ve Barut Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Haydar Barut, “Sezonun iyi geçeceğine yönelik sinyalleri mart ayında aldık. Çünkü erken rezervasyon sayıları gerçekten çok iyiydi. Ardından arka arkaya bayramlar geldi. Bu da 20-25 günlük bir hareket yarattı. Tabii turizm biliyorsunuz pamuk ipliğine bağlı. Eğer olağanüstü bir gelişme olmazsa hem Türkiye hem de Antalya hedefinin tutacağını düşünüyorum. Ayrıca kişi başı harcama oranlarının da geçmiş yıllara göre daha iyi bir seviyeye geleceğini öngörüyorum” dedi.

ALMANLAR YİNE İLK SIRADA
Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre; uzun yıllardır Antalya’yı tatil listesinin zirvesinde tutan Almanlar, bu sezon da turizmcileri şaşırtmadı. Verilere göre Antalya’ya en çok ziyaretçi gönderen ülkeler sıralamasında 539 bin 663 ziyaretçiyle Almanya birinci oldu. Rusya Federasyonu ise 366 bin 783 ziyaretçiyle ikinci sırada. Üçüncülüğü 266 bin 120 ziyaretçiyle İngiltere aldı.
Polonya, Hollanda, İran, Belçika, Ukrayna, Fransa ve Litvanya, İngiltere’nin ardından sırasıyla Antalya’ya en çok ziyaretçi gönderen ülkeler oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre ana pazar ülkelerden gelen turist sayısında, Almanya’nın yüzde 21, İngiltere’nin yüzde 32, Polonya’nın yüzde 30, İran’ın yüzde 52, Belçika’nın yüzde 42, Ukrayna’nın yüzde 51 ve Fransa’nın yüzde 52 oranında artışa ulaştığı belirtildi.
Nisanda da yüzde 4,86’lık artışla 1 milyon 61 bin 26 yabancı turistin rotasında yer alan kent, tüm zamanların en yüksek nisan rakamına ulaştı.
Önceki yıllarda en çok Rusya ve Ukrayna’dan misafirin geldiği Antalya’ya, bu sene en fazla turist gönderen ülkeler sıralamasında değişiklik yaşandı. İlk 4 ayda en fazla turist gönderen ülkeler arasında ilk sırada 539 bin 663 ziyaretçiyle Almanya yer alırken, Rusya 366 bin 783 turistle ikinci sıraya geriledi. Rusya’yı ise 266 bin 120 turistle İngiltere takip etti.
Rusya ve Ukrayna’daki savaş nedeniyle bu iki pazarda turist sayısında ciddi oranda düşüş yaşanırken, Almanya, İngiltere ve Polonya pazarlarında önemli artışlar kaydedildi. Geçen yıla göre Almanya pazarında yüzde 21, İngiltere’de yüzde 32, Polonya’da yüzde 30, İran’da yüzde 52, Belçika’da yüzde 42 ve Fransa’da yüzde 52 artış gerçekleşti.
“17 MİLYON TURİST HEDEFİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkanı Hakan Saatçioğlu, AA muhabirine, bu yıl için belirledikleri 17 milyon turist hedefine emin adımlarla ilerlediklerini söyledi.
Bu yıl kış sezonunun da iyi geçtiğini ve çok sayıda otelin açık kaldığını dile getiren Saatçioğlu, hareketliliğin Ramazan Bayramı tatiliyle daha da arttığını kaydetti.
Rusya ve Ukrayna’dan gelen turist sayısındaki düşüşe işaret eden Saatçioğlu, şöyle konuştu:
“Rusya’dan 2019’da 5,5 milyon turist gelmişti, geçen sene 3 milyon 400’de kaldı, Ukrayna’dan da 1 milyon 780 bin turist gelmişti, geçen sene 280 binde kaldı. Buna göre 3 milyon turisti ağırlama imkanımız yoktu, 3 milyon turist çok ciddi bir rakam. Alternatif pazarlarla Rusya ve Ukrayna’daki boşluğu doldurma şansımız oldu. Özellikle kaynak pazarlarımızdan Almanya, İngiltere ve Polonya’dan çok ciddi bir artış elde ediyoruz.”
Geçen sene kente gelen Rus ile Alman turist sayısı arasında çok az bir fark olduğunu anımsatan Saatçioğlu, bu yıl da Almanya, Rusya, İngiltere, Polonya gibi bir sıralama beklediklerini bildirdi.
Antalya turizminde İskandinav ülkelerinin de önemli olduğunu belirten Saatçioğlu, buradaki misafirlerin özellikle yüksek sezonda değil daha çok sakin dönemlerde geldiğini ve bu durumun turizmin 12 aya yayılmasını sağladığını kaydetti. 2013’te İskandinav pazarından yaklaşık 1 milyon turist geldiğini aktaran Saatçioğlu, son yıllarda ise bu pazarda da ciddi düşüşler yaşandığını ifade etti. Saatçioğlu, bu ülkelerde de çalışılarak sayının artırılabileceğini bildirdi.
OTELLERDEKİ DOLULUK ORANLARI YÜZ GÜLDÜRÜYOR
Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı Başkanı Volkan Yorulmaz, turizmdeki gelişmelerin, bağlantılı olduğu tüm sektörleri de etkilediğini söyledi.
Özellikle son 2 yıldaki rakamların sektörün yüzünü güldürdüğünü dile getiren Yorulmaz, “İki önemli pazarımız Rusya ve Ukrayna’da ciddi düşüşler yaşadık. Ama pazar çeşitliliğinde uzun soluklu yaptığımız çalışmaların ekmeğini yemeye başladık. Avrupa pazarı hareketlendi, Almanya birinci pazarımız oldu. İngiltere, Polonya, Çekya, Sırbistan, Doğu ve Batı Avrupa hareketlenince ana pazarlarda düşüş olsa da otel doluluk oranlarımızı aynı seviyelerle devam ettirmeyi başardık.” dedi.
Yorulmaz, Almanya, İngiltere ve Polonya pazarlarında beklentinin üzerinde artış gördüklerini söyledi.
Antalya’nın bu yıl yeni bir rekora imza atabileceğini belirten Yorulmaz, şunları kaydetti:
“Genelde mayıs bizi zorlar ama şu anda yüzde 50-60 civarında doluluk var, ay sonunda dolulukların yüzde 80’i bulacağını tahmin ediyoruz. Tabii bu iyiye işaret. Haziran, temmuz, ağustos zaten hep iyi geçen aylar. Artık eylül, ekim de yüksek sezona girmeye başladı. Deniz suyunun, havanın sıcak olmasıyla Avrupalı turist de eylül, ekim aylarını tercih ediyor. Kasım da açık sezonlardan biri haline geldi.”
Kentin ana giriş noktalarından Santa Lucia Tren Garı ve Roma Meydanı’na uygulamaya dair bilgilendirici panolar, ödeme ve kontrol noktaları konulurken, kente gelen yerli ve yabancı turistler işlemlerini internet üzerinden yapmadıysa bu noktalarda ödemelerini gerçekleştirdi.
İtalyan basınında yer alan haberlerde, uygulamanın ilk günü olan bugün için “Contributo di Accesso a Venezia” (Venedik’e Giriş Ücreti) isimli internet sitesinden 80 bin kişinin kayıt yaptırdığı, bunlardan sadece 7 binden fazlasının tarihi kent merkezine erişim için gereken 5 avroyu ödediği belirtildi. Bu ödemelerden 36 bin avrodan fazla gelir elde edildiği aktarıldı.
Uygulamayla, dünyada ilk kez bir kente günübirlik giriş için ücret ödendiği ifade edilirken, benzer şekilde turist yoğunluğuna sahip diğer şehirlerin de ilk kez yürürlüğe konan uygulamayı dikkatle takip ettikleri kaydedildi.
Venedik Belediye Başkanı Luigi Brugnaro da basına yaptığı açıklamada, “Giriş ücreti, dünyada ilk olan bir deneyimdir. Turist akışını yönetme, bölge sakinleri ve misafirlerimiz için daha iyi bir yaşam kalitesini garanti etme girişimidir.” ifadesini kullandı.
Giriş ücretini ödeyen bazı turistler gazetecilere yaptığı açıklamada, Venedik’e yardım için bu uygulamayı desteklediğini belirtirken, kimi ise bir şey değişmeyeceğini, bu kontrol noktalarıyla şehrin eğlence parkı havasına sokulduğunu ifade etti.
Uygulamaya karşı çıkanlar da var
Venedik’teki uygulamaya karşı olanlar kentin pek çok yerine, “Kitle turizmini idare etmek için bilet uygulamasına gerek yok. 25 Nisan’da giriş bileti uygulamasına hayır.” yazılı pankartlar astı.
İki dönem Venedik Belediye Başkanlığı görevini yürüten Massimo Cacciari de Adnkronos ajansına verdiği demecinde, “giriş ücreti” uygulamasına karşı çıkarak, “Bu safça bir çılgınlık. Tamamen gayrı meşru, anayasaya da aykırı. Dünyada hiçbir şehre girmek için para ödemezsiniz. ‘Aklınızı mı kaçırdınız’ diyen biri yok mu? Bir şehre girmek için vergi konulur mu? Orta Çağ’da mı olduğunu sanıyorsun.” ifadelerini kullandı.
Cacciari, turistleri bu “giriş ücreti”ni vermemeye çağırdı.
Uygulamanın devreye alındığı günde yüzlerce kişi de kentin Roma Meydanı’nda “giriş ücretine hayır” yazılı pankartlarla protesto yürüyüşü yaptı. Göstericiler, uygulamayı getiren Belediye Başkanı Brugnaro’ya tepki gösterdi.
Protesto yürüyüşünde, polis kordonunu aşmak isteyen göstericilerle güvenlik güçleri arasında zaman zaman arbedeler yaşandı. Polisin, kalkan ve cop kullanarak göstericileri engellediği anlar basına yansıdı. Göstericilerin eylem sırasında “Utanın-Utanın” ve “Faşistler” şeklinde slogan attıkları görüldü.
Bir grup da garın önündeki kontrol noktasında ellerindeki sahte İtalyan pasaportlarını göstererek, Avrupa Birliği’nde (AB) ve İtalya’da serbest dolaşım olduğunu ancak Venedik’te bunun bugün itibariyle sona erdiğini savundu.
Venedik’e giriş ücreti uygulaması
Venedik Belediye Meclisinin kentteki turist yoğunluğunu kontrol altına almak maksadıyla Eylül 2023’te kabul ettiği “Venedik’e giriş ücreti” uygulaması, bu yıl ilk aşamada yoğunluk oluşması beklenen bazı tatil günlerini de kapsayan 29 günde denenecek.
Venedik’e günübirlik ziyaretleri belirlenen 29 güne denk gelen turistler, “Contributo di Accesso a Venezia” (Venedik’e Giriş Ücreti) adıyla oluşturulan siteden rezervasyon yaparak giriş ücretlerini ödeyebilecek.
5 avroluk giriş ücretini ödeyen ziyaretçilerin akıllı telefonuna geçiş belgesi özelliğinde bir karekod gönderilecek ve şehirde rastgele yapılacak kontrollerde bu karekodun gösterilmesi gerekecek. Giriş ücretini ödemeyenler, yerel yetkililerin kontrollerinde tespit edilmeleri halinde, giriş ücretine ek olarak 50 ila 300 avro idari para cezasına ödemek durumunda kalacak.
Venedik Belediyesi sınırlarındaki tesislerde konaklayanlar, Venedik’in içinde bulunduğu Veneto bölgesinde ikamet edenler, 14 yaş altı çocuklar, bakıma muhtaç olanlar, spor müsabakalarına katılanlar, seyahate çıkan lise öğrencileri, güvenlik güçleri ve itfaiye ekipleri giriş ücreti ödemekten muaf tutulacak.
Kanalların üstüne kurulu yapısı ve tarihi dokusuyla Venedik, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor.
Bayram tatilinde 6,8 milyon kişi hava yolu ile seyahat etti. Döviz kurlarındaki artış ve yüksek enflasyona bağlı olarak son dönemde otel fiyatları yükseldi. Yerli turistin bu ücretlerle yurt içinde seyahat edebilmesi mümkün değil. Dolayısıyla bir taraftan döviz girdimiz artsın, turist kazanalım derken diğer taraftan da yerli turisti kaybetmeyelim.
Bildiğiniz gibi birçok ülke ile 3-5 günlük tatillerde vize sorunu kalktı. Bu bir taraftan sevindirici ancak diğer taraftan da ülkemizden dövizin çıkması ve turizm gelirimizin azalması anlamına geliyor.
Turizm Bakanlığımız tarafından iç turizmde yerli turiste teşvik mekanizmaları ile promosyonların tanınması ve bu sıkıntının giderilmesi lazım. İnsanların yaşadığı ülkede tatil yapmasının şartları kolaylaştırılmalı.” diye konuştu.
“2023’TE 56.7 MİLYON TURİST TÜRKİYE’Yİ TERCİH ETTİ”
Ülkemizin dövize ihtiyacı olduğu dönemde yerli turistin yurt dışına kaçmaması için formül bulunması gerektiğini söyleyen Palandöken, “Coğrafi konumu, doğal turizm kaynakları, köklü tarihsel geçmişi ve geniş mutfağı ile ülkemiz adeta bir turizm cenneti. Turizm açısından son yılların rekoru olarak nitelendirilen 2023’te 56.7 milyon turist Türkiye’yi tercih etti. Turizm geliri ise 54,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Turizmdeki başarımız ülke ekonomisi açısından sevindirici ancak Türkiye turizm açısından çok daha yüksek bir potansiyele sahip. Dört mevsimi bir arada yaşayan ve eşsiz coğrafi özelliğe sahip ülkemizin turizmdeki payını artırmalıyız.
Bununla birlikte yerli turistimiz de yabancı ülkelere kaptırılmamalıyız. 2023’te ülkeden çıkış yapan ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 11,1 artarak 57.7 milyon oldu. Çünkü yüksek döviz kuruna rağmen vatandaşın yurtdışı tatili yurtiçinde her şey dahil konseptli bir tatilden daha uyguna gelmeye başladı. Buna bir de çeşitli kampanyalar ve kapıda vize vb. gibi uygulamalar eklenince yerli turistin parası yurtdışına kaçıyor.” diye konuştu.
“TURİZMİ YILIN 12 AYI CANLI TUTMALIYIZ”
Turizm gelirimizi yabancı ülkelere kaptırmamak için formüller bulunması gerektiğini belirten Palandöken, “Öncelikle turizmi mevsimsellikten kurtararak yılın 12 ayı canlı tutmalıyız. Esnaf ve sanatkârlarımızın turizm gelirinden elde ettiği payı arttırarak ülke ekonomisine katkıda bulunmalıyız. Özellikle son zamanlarda trend haline gelen sağlık turizmi, gastronomi turizmi ve kültür turizmi gibi turizm alanlarından daha çok fayda sağlamalıyız.
Turist sayısındaki artışı ülkemizin ve yerli üretimlerimizin tanıtımında fırsata çevirmek için yeni konseptler belirlemeliyiz. Yabancı turistler yalnızca otellerle sınırlı kalmamalı, gittikleri şehirlerin özelliklerini, yöresel ürünlerini tanımalı ve Türk insanının misafirperverliğini hissetmeli. Havaalanı, otogar ve otel gibi kalabalık noktalarda doğal güzelliklerimizin, yöresel ürünlerimizin ve yerli üretimlerimizin tanıtımını içeren broşürlerin dağıtımı zorunlu olmalı.” şeklinde konuştu.
Toplantının açılışında kısa bir değerlendirme yapan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’nın turizmin başkenti olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Antalya’nın da en büyük ikinci ilçesi Manavgat turizmde baktığınız zaman da yatak sayısı olarak en yüksek sayıya sahip ilçemiz. O açıdan da Kültür ve Turizm Bakanı olarak bizim de öncelikli takip ettiğimiz, yakinen takip ettiğimiz ilçelerin başında geliyor” dedi.
‘Antalya rekor kırmaya başladı ve devam ediyor’
Antalya’nın 2023 yılında 15 milyon 600 binin üzerinde turist ağırladığını anlatan Bakan Ersoy, “Önceki seneye göre kıyaslandığında yüzde 16’lık bir artış söz konusu, geçmiş yıllara bakıldığında da rekor sayıda turist aldığı bir yıl oldu. Antalya 2023’ü, en fazla turist ağırladığı 2019 yılının da üstüne çıkarak rekor ziyaretçi sayısıyla kapatmış oldu. Ocak sonunda kesin rakamlar çıktığı zaman zaten kamuoyuyla ve sizlerle de net bir şekilde paylaşacağız. Ama şu andaki verilerle zaten Antalya rekor kırmaya başladı ve devam ediyor, inşallah bundan sonra da Antalya’mız her sene üstüne koyarak, rekor kırarak, bu sayıları yukarı doğru taşımaya devam edecek” diye konuştu.
‘Hazırlık yapmazsanız rakamları yükseltemezsiniz’
Rekorların hazırlık yapılmadan olmadığını vurgulayan Bakan Ersoy, “Bunların hazırlığını yapmazsanız zaten bu rakamları da yükseltme şansınız yok. Biliyorsunuz 2 sene önce Antalya Havalimanı ihalesi başarıyla gerçekleştirildi. İhale rekor gelir taahhüdü ile gerçekleşti ve hızlı bir şekilde yatırıma devam ediyor. Havalimanında 2024 yılında ilk ilave kapasiteleri devreye alınmaya başlanacak ve 2025 yaz sezonunda da inşallah kapasitesi 2 katına çıkmış bir şekilde hizmet vermeye devam edecek. Yine geçen ay uzun zamanda takip ettiğimiz havalimanı ile birlikte artan turist yoğunluğunu karşılamak için gerekli otoban ihalesi gerçekleşti. O da çok çok önemli bir ihaleydi. Antalya’ya olan güveni gösteriyor. Aslında yatırımcılar yap işlet devret modeliyle belli garantiler yapılacak bir havalimanı, o da gerçekleşmiş oldu. Antalya’dan Alanya’ya ulaşımla ilgili ana sıkıntıyı çözecek bir yatırım” dedi.
‘Side’de 20 yıllık işleri 1 yılda yaptık’
Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak turizm bölgelerinde büyükşehir belediyelerinin yapamadığı altyapı yatırımlarını üstlendiklerini belirten Bakan Ersoy, Antalya’da turizm sezonunu 12 aya yaymak için yaptıkları çalışmalardan da bahsetti. Turizmi 12 aya yaymak için kültür turizminin önemli olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bundan sonra nitelikli turisti yakalamamız gerekiyor. Sezonu 12 aya yaymamız gerekiyor. O açıdan Side çok çok önemli. Side turizmin ilk başladığı şehirlerden biri ama sezon hala 12 aya yayılmış değil. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak Side Antik Kenti’ne çok ciddi yatırım yapıyoruz. Burada devam eden kazılar için bütçe çok ciddi oranlarda artırıldı. Kazı başkanımız Feriştah Alanyalının deyimiyle işleri o kadar hızlandırdık ki 20 yıllık işi 1 yıla sığdırır hale geldik. Buradaki çalışmaları sadece kazarak veya kazdıklarımızı restore ederek, koruyarak yapmıyoruz. Aydınlatma sistemlerini de devreye alıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak ‘Geleceği Miras’ konsepti adıyla yeni bir proje başlattık. Bunun da ilk çalışmaları önce Patara, sonra Side’de gerçekleşti. Yaklaşık 100 milyonluk bir bütçeyle çok ciddi bir restorasyon ve kazı çalışması yapıldı. Sonuçlarını da hep birlikte görüyoruz. Yoğun bir şekilde bu çalışmaları burada devam ettireceğiz. Şu ana kadarki kazının 4 katı bir kazı gerçekleşecek ve 76 yıldır kazılıyor. Buradaki bütün yapılar tarihi yapıların hepsi restore edilerek ayağa kaldırılacak. Özellikle aydınlatması da paralel olarak gidecek. Niye bunu özellikle diyorum? Çünkü turizmi hem 12 aya yaymak istiyoruz hem de turisti otelin dışında ilçe merkezlerine çekmek istiyoruz. Yaz mevsiminde burası çok sıcak, turistler gün batımından sonra gezmek istiyor. Aydınlatmayla birlikte bu imkanı da vermiş olacağız.”
‘Son 5 senede ören yerlerinde ziyaretçi sayısı yüzde 45 arttı’
Bakan Ersoy, son 5 senede yaptıkları çalışmalarla ören yerlerinde ziyaretçi sayısını yüzde 45 artırdıklarını ifade ederek, “Sadece Side’de geçen seneden bu seneye yüzde 27 artış var. Bu bölgeye daha fazla ziyaretçi gelmiş. Şimdi işte hedefimiz hem turistlerin otelden çıkıp sezonda ilçeye inmeleri hem de sezonu uzatarak 12 aya yaymak. Çünkü kültür turizmiyle ilgili gelen yolcu, deniz, kum, güneş gibi değil, sadece yüksek sezonda gelmiyor. Düşük sezonda da geliyor. Hedefimiz sezonu 12 aya yayarak nitelikli turizm yakalamak, hem gelir grubu yüksek turisti hedeflemek hem de esnafın bundan hak ettiği payı almasını sağlamak” dedi.
Basına kapalı devam toplantıda Manavgat’ın mahallelerinden gelen muhtarlar, yaşadıkları sorunları anlattı, isteklerini dile getirdi, temenni ve görüşlerini ifade etti. Bakan Ersoy, sorunların çözümü için ilgili müdürlere talimat verdi.