Türkçe – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sun, 23 Jun 2024 21:00:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Tekin’den Başkent Kulisi’nde son dakika açıklamaları https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-baskent-kulisinde-son-dakika-aciklamalari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-baskent-kulisinde-son-dakika-aciklamalari/#respond Sun, 23 Jun 2024 21:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13383 Son dakika haberi: Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kanal7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet’in sunduğu Başkent Kulisi programında soruları yanıtlıyor.

Bakan Tekin’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Bizi izleyen herkesin geçmiş Kurban Bayramı’nı tebrik ederim. Bayramın, toplumun birleştirilmesine çok büyük katkıları var. Bayram öncesinde de çocuklarımız karnelerini aldı. Okullar tatil oldu ama bakanlık tatil olmadı. Biz bayramın 3’üncü günü çalışmaya başladık. Yaz aylarında daha yoğun çalışmamız lazım, okulların eğitim öğretime hazırlanması, ders kitaplarının hazırlanması gibi atılması gereken adımlar var. Kimseyi mağdur etmeden huzurlu bir şekilde eğitim-öğretim yılının başlaması için tedbirlerimizi alacağız.

Milli Eğitim Bakanlığının muhatap olduğu alan çok büyük fedakarlık gerektiriyor. Bu fedakarlığı maalesef öğretmen camiası tek başına üstleniyor. Öğretmenimizin üzerinden yükü biraz almamız gerekiyor. Öğretmen arkadaşlarımızın bu süre içerisinde karşı karşıya bulundukları sorunları azaltmak için hep beraber çalışmamız gerekiyor. Öğretmenlerin üzerinden yükü en çok alacak kitle velilerimiz. Çocuklarımız, zorunlu eğitim çağını bitirinceye kadar hayatlarının yüzde 10’unu bile okulda geçirmiyorlar. Yüzde 90’lık kısmı ya aileyle birlikte ya toplumun içinde geçiriyorlar. Yaz aylarına geldik. En azından öğretmenlerimizin yaptıklarının unutulmaması açısından velilerimize ciddi sorumluluklar düşüyor.

Velilerimiz eğitimleri başka ülkelerle kıyaslıyorlar. Niye öğretmenler ve okullar üzerinden kıyaslıyorsunuz sadece? Veliler üzerinden de kıyaslayın. Biz, başka ülkedeki veli gibi çocuğumuzla beraber her akşam oturup yarım saat kitap mı okuyoruz yoksa televizyon mu izliyoruz?

Velivizyon adıyla kısa filmler çekiyoruz. Eğitim yükünü hep beraber omuzlaması gereken kitleyiz. Siz de üzerinize düşeni yapın, biz de yapalım. İki taraftan biri üzerine düşeni yapmadığı zaman diğerinin çabası yeterli olmuyor. Velilerimizin biraz daha sürecin içine girmesi gerekiyor. Velilerimiz yaz tatilinde ne yaparsak çocuklarımız okula daha iyi hazırlanır sorusunu sormalı ve cevabını vermeliler.”

SINIFTA KALMANIN GERİ GELMESİ, TÜRKÇEDE 70 PUAN BARAJI KARARI

(Bu kararların alınmasının arkasındaki sebepler nedir?) 5,5 yıl müsteşarlık yaptım. O süre içinde de öğretmen arkadaşlarımızla çok samimi sohbetlerimiz oluyordu. Bakan olarak göreve başladığımdan itibaren de bu diyaloğu kurumsallaştırdık. Her ay öğretmen arkadaşlarımızla öğretmen arkadaşlarımızla görüşüyoruz. 200 ila 400 kişilik toplantılar yaptık. Ziyaret ettiğim her okulda öğretmenler odasında öğretmenlerle sohbet ettik. Öğretmen arkadaşlarımızın bizden talepleri oldu.

Taleplerden bir tanesi, mesleki anlamda başarılı olmamız için, yaptığımız şeylerin karşılığı olması gerekirdi. Devamsızlık bunlardan bir tanesi. Pandemiyle birlikte devamsızlık konusunda ortam biraz gevşedi, bu doğaldır. Bu konuların düzeltilmesi gerekiyordu. Devamsızlık oranlarında yüzde 30 oranında azaltma oldu.

TÜRKÇE KARARIMIZDAN ÖĞRENCİLER DE MUTLU OLDU

Türkçe konusunda da öğretmen arkadaşlarımızdan çok yoğun talep geldi. Türkçe konusunu ben çok önemsiyorum. Ana dilinde kendisini ifade edemeyen çocuk ne eğitim hayatında, ne toplumsal ilişkilerinde ne de aile ilişkilerinde başarılı olabilir. Çocuklarımızdan duyduğumuz iki cümleden biri, anne baba beni anlamıyorsunuz. Aslında bunun arka planında ben kendimi ifade edemiyorum var. Başta öğrenci arkadaşlarımız biraz tepki gösterdiler ama yıl sonu ziyaretinde iyi ki yaptınız dediler. Birçok öğrencimiz mutlu oldu bundan. 

Çocukların Türkçe becerilerini ölçebilecek uluslararası bir sınav yoktu. Biz onay aldık. Bütün bunların birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konuyu bile eleştirdi bazı muhalifler. Ana dil ifadesini kullanınca muhalefetten bir kısmı, ‘Bakan Arapça öğretecek çocuklara’ dedi. Bu kadar marjinal tepkilerle karşılaştık. Çok üzüldük bunlara da. Demek ki anlamadan ön yargılarla hareket ederek bu tür eleştirileri yaptılar. 

DEVAMSIZLIK KONUSUNDA ESNESLİK OLACAK MI? 

Esneslik yapacak bir durum yok. Bu kadar öğretmen arkadaşımız fedakarlık yaparken, devlet bu kadar okul, derslik yaparken, eğitim-öğretim süreçlerine yatırım yaparken çocuklarımızın okul dışında başka ortamlarda vakit geçirmelerini doğru bulmuyorum. Bu konuda kararlı şekilde devam edeceğiz.”

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-tekinden-baskent-kulisinde-son-dakika-aciklamalari/feed/ 0
Millet Derneği’nden “Bugünden Yarına Köprü: Türkçe” yarışmasına ödül töreni https://www.foxtvhaber.com.tr/millet-derneginden-bugunden-yarina-kopru-turkce-yarismasina-odul-toreni/ https://www.foxtvhaber.com.tr/millet-derneginden-bugunden-yarina-kopru-turkce-yarismasina-odul-toreni/#respond Mon, 03 Jun 2024 03:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11746 Sultanahmet’te bulunan Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen törenle hak sahipleri ödüllerine kavuştu.  Yoğun katılım ile gerçekleşen ödül töreninde açılış konuşmasını Millet Derneği İstanbul Şube Başkanı Sabri Yıldız gerçekleştirdi. 

Başkan Sabri Yıldız, ““Yeniden Milli Mücadele geleneğinin günümüzdeki temsilcisi olan Millet Derneği’nin olarak dün olduğu gibi bugün de milletimizin değerlerini yaşamak, yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak için çabaladığını, bu minvalde dilin bir milletin, ortak inançlarının, değerlerinin, sese, söze dönüşmüş hali başka bir ifadeyle gönlün kılcal damarları olduğundan bahisle dilde sorun yaşayan milletlerin ruhen hastalanıp yok oluşa sürükleneceğine” değindi. Konuşmasında devamla “Millet Derneği olarak her zaman, karanlığı lanetlemek yerine bir ışık yakmayı tercih ettik. Yoklar yok olur, azlar çoğalır; ilkesiyle hareket ettik. Bu vesileyle BUGÜNDEN YARINA KÖPRÜ: TÜRKÇE konulu düzyazı yarışmasını düzenledik. Yarışmamıza katkıda bulunan tüm arkadaşlarımıza, titiz bir çalışma yürüten Seçici Kurul üyelerimize ve eserleri ile katılan tüm yarışmacılarımıza teşekkür ederim.” diyerek sözlerini tamamladı.

“TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Daha sonra söz alan Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan, “Dil, edebiyat ve sanatın karışımıyla hayat bulur. Ben Klasik Türk Edebiyatı profesörüyüm bundan sebeptir ki binlerce beytlere karışmış bir insanım. Türkçenin ne kadar derin bir kültürü olduğunu ve dilin oluşturduğu şiir felsefesine oldukça hakimim. Gerek Fuzuli, gerek Baki ve gerekse Yunus gibi filozofların felsefesini görmüş bulunmaktayım. Maalesef günümüzde bunların kıymeti pek de bilinmiyor. Yabancı olsalardı kıymet görürlerdi. Hem bu şiir felsefesine hem de dilimiz Türkçeye sahip çıkmalıyız zira dili yok olan toplumlar tarihten silinip gitmişlerdir.” şeklinde konuştu. 

ÖDÜL TÖRENİNE YOĞUN İLGİ

Yoğun ilginin gösterildiği törende sırasıyla Seçici Kurul’da görev yapan öğretim üyeleri söz aldı. 

İlk olarak söz alan Prof: Dr. Ali Fuat ARICI yarışma hakkında şöyle konuştu: “Bu yarışmanın iki değerli amacı vardır: Temanın Türkçe oluşu ve yazma üzerine olması. Yazmak yalnızca kâğıt üzerine yazılmış harfler değildir. Yazmak; düşünce, emek ve çaba sarf edilmesi gereken bir eylemdir.  Bu iki yönden ele alınınca oldukça Millet Derneği’nin düzenlediği yarışma oldukça kıymetli bir hale gelmektedir.”

Seçici Kurul üyesi Prof. Dr. Selahattin TURAN ise “Dünya çapında yapılan dil yarışmalarında Türkiye’nin her daim OECD ortalamalarının altında kaldığına istatistiki veriler eşliğinde değinerek, bundan dolayı ülkemizin eğitim sisteminde okuma, yazma, yorumlama, yansıtma, metin değerlendirme, yaratıcılık vb. alanlarda yetersiz kaldığı görülmektedir. Dilimizi koruyabilmek ve yaşatabilmek için iyi bir eğitim vermek şarttır.”

Sonrasında söz alana Seçici Kurul üyesi Prof: Dr. Suat UNGAN ise “Dünya üzerinde yedi bin beş yüz dil olsa da sadece yetmiş tanesinin edebiyatı olmuştur. Türk edebiyatı ise beşinci sırada yer almaktadır. Binaenaleyh görmekteyiz ki Türkçe zannedildiğinden daha da kıymetlidir. Dil edebiyatla kıymetlidir. Bir de şiirle sulanmışsa sanat felsefesi içine yerleşmiştir. Bu kıymetli dilimizde şiiri yaşatabilmek için önce küçüklerimize düz yazı eserleri sevdirmeli ve öğretmeliyiz.”

Şair Selami YILDIRIM’ın,  Millet Derneği Kurucu Genel Başkanı Bilge Lider Merhum Aykut Edibali’ye ithafen kaleme aldığı “Edibali’ye Mersiye” şiiri ile renk kattığı tören sonrasında Millet Derneği Genel Başkanı Cuma NACAR’ın kürsüye daveti ile devam etti.

İŞTE ÖDÜLLER VE SAHİPLERİ

Daha sonra ödül törenine geçilen yarışmada;

 – “Gönül Dilimiz Türkçemiz” adlı denemesi ile Nuray ALPER’ e mansiyon ödülü ve plaketi,

-“Güçlü Duruşun, Yarınlara Varoluşun” adlı makalesi ile üçüncü olan Oğuzhan KÜLTE’ye 5.000TL para ödülü ve plaketi

– “Ses Bayrağım” adlı eseri ile ikinci olan Volkan AYDIN’a 8.000TL para ödülü ve plaketi,

– “Ben Türkçe, Köprülerin Diliyim, Dinleyin Beni” adlı eseri ile birinci olan İrfan KALAYCI’ya 12.000TL para ödülü ve plaketi takdim edilmiş, programda söz alan Boğaziçi Yayınları Genel Yönetmeni Gazi ALTUN, yarışmanın düzenlemesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek dereceye giren yarışmacılara Boğaziçi Yayınlarından çıkan Muharrem ERGİN’ in kaleme aldığı “Üniversiteler İçin Türk Dili” kitabını hediye etti.

Fotoğraf çekimi ile ödül töreni sona ererken, akabinde törene katılan misafirlerle yemek ikramına geçildi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/millet-derneginden-bugunden-yarina-kopru-turkce-yarismasina-odul-toreni/feed/ 0
‘Türk Einstein’ Oktay Sinanoğlu vefatının 9’uncu yılında anılıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-einstein-oktay-sinanoglu-vefatinin-9uncu-yilinda-aniliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-einstein-oktay-sinanoglu-vefatinin-9uncu-yilinda-aniliyor/#respond Sat, 20 Apr 2024 00:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9088 Yaşama 19 Nisan 2015’te veda eden Sinanoğlu, moleküler biyoloji, kimya ve matematik ile Türkçe alanlarındaki çalışmalarıyla biliniyor.

Oktay Sinanoğlu, 1935’te babası Nüzhet Haşim Sinanoğlu’nun Türkiye Başkonsolosluğunda görev yaptığı İtalya’nın Bari kentinde doğdu. Bilime ilgisi çok küçük yaşlarda başlayan Sinanoğlu, bilim adamı olma hedefini daha o günlerde ortaya koydu.

Ankara’da 1953’te Türkiye Eğitim Derneği (TED) Yenişehir Lisesini birincilikle bitiren Sinanoğlu, TED tarafından burslu olarak kimya mühendisliği eğitimi için ABD’ye gönderildi.

ABD’de 1956’da Kaliforniya Üniversitesi (Berkeley) Kimya Mühendisliğini de birincilikle bitiren Sinanoğlu, 1957’de Massachusetts Institute of Technology (MIT)’den de birincilikle mezun olarak yüksek kimya mühendisi oldu.

Berkeley’de 1959’da “Kuramsal Kimya” üzerine doktora yapan Sinanoğlu, iki yılda tamamladığı doktorası süresince ABD Atom Enerjisi Merkezi’nde araştırmalarda bulundu.

DÜNYANIN EN GENÇ PROFESÖRÜ OLDU

Prof. Dr. Sinanoğlu 1961’de Harvard ve Yale üniversitelerinde genç yaşta dersler verdi. Yeni buluşlarını verdiği dersler ve yayınlarıyla dünyaya tanıtan Sinanoğlu, 26 yaşında profesör oldu.

Sinanoğlu, 2 yıl sonra 1963’te “dünyanın en genç profesörü” unvanını kazandı ve New York Times gazetesinde “28 yaşında Yale’in en genç kimyacısı” haberiyle adından söz ettirdi.

Türkiye’de kuramsal kimyanın gelişmesinde öncülük eden Sinanoğlu, 1973’te Almanya’nın en önemli ödüllerinden biri olan “Aleksander Von Humboldt Bilim Ödülünü” kazanan ilk kişi olarak tarihe geçti.

Sinanoğlu, 1975’te Japonya’nın Uluslararası Sekin Bilim Ödülünü kazandı ve aynı yıl özel kanunla kendisine “Türkiye Cumhuriyeti Profesörü” unvanı verildi.

ABD, Almanya, Fransa, İsveç, Japonya, Hindistan, Rusya, Meksika ve daha pek çok ülkeye bilimsel araştırmalar ve projeler için giden Sinanoğlu, üst düzeyde bilimsel ve devlet nişanları aldı, devlet başkanlarının şeref konuğu oldu.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi mütevelli heyeti 1962’de, yalnızca Oktay Sinanoğlu’na mahsus olmak üzere “Danışman Profesör” unvanını verdi.

– Dünya bilim literatürüne önemli katkılarda bulundu

Türkiye Cumhuriyeti Özel Elçisi olarak 1976’da Japonya’ya gönderilen Oktay Sinanoğlu, Türkiye ile Japonya arasında kültür, bilim ve eğitim ilişkilerinin temellerini attı.

Amerika Bilim ve Sanat Akademisinin ilk üyesi olan Sinanoğlu, ilk TÜBİTAK Bilim ödülü, ilk Sedat Simavi ödülü, 1995’te Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLESAM) Üstün Hizmet ödülü ile Yılın Fikir Adamı, Yılın Bilim Adamı ödüllerini kazandı. Sinanoğlu, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin oylarıyla 2005’te “Yılın Yıldızları En Beğenilen Bilim Adamı Ödülü”ne layık görüldü.

Sinanoğlu, bilim hayatı boyunca kuantum fiziği ve kimyası, moleküler biyoloji ve matematik alanlarında yüzlerce teorem geliştirerek, dünya bilim literatürüne önemli katkılarda bulundu.

İki kez Nobel kimya ödülüne aday gösterilen Sinanoğlu, canlılara biyolojik kimliğini veren DNA’ların şifresini çözerek, bilinmeyen türden canlılar yaratmanın teorisini kurdu.

– “Türkçe giderse Türkiye gider” düşüncesini savundu

Oktay Sinanoğlu, 1980’li yıllarda Türk siyasetindeki sorunlar, eğitim ve dil bilimi gibi konularla ilgilendi, kendisini Türkçe öğretimine adadı. Sinanoğlu, birçok röportajında, konferansında ve makalesinde “Türkçe giderse Türkiye gider. Yabancı dille eğitim ile Türkiye gider” düşüncesini savundu.

Sinanoğlu, hayatını anlattığı bir röportajında, İngilizler ve Amerikalıların tek gayesinin dünyayı sömürgeleştirmek olduğunu savunarak, “Aslında benim en büyük buluşum, İngiliz ve Amerikan numaralarıyla Türkçeyi yok etmek üzere yola çıktıklarını anlamam. Modern dünyada bir ülkeyi sömürge haline getirmek için savaşla, topla uğraşmayacak, dilinden başlayacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Sinanoğlu, bir başka konuşmasında ise Türkçe ve kültüre ilişkin, “Kültürün gitmişse her şeyin gitmiş demektir. Türkiye’de kaç kişi bunu söylüyor. 15 tane kitap yazdık. Gönlü yüzdüren dildir. Toplumun diline de kültür deriz. Bunun tarifini de biz yaptık. Kültür toplumun gönlüdür. Herkesin de gönlü vardır. Bizim Türkçe de dünyanın en eski dillerindendir. Matematik gibi yapısı vardır.” değerlendirmesinde bulundu.

Sinanoğlu çoğu Türkiye’deki eğitim sorunları ve siyasi sorunlar üzerine yazılan “Adam”, “Göçmen Hamamı”, “Bye Bye Türkçe”, “Hedef Türkiye”, “Dayatmalar Kabusu”, “İlerisi İçin”, “Ne Yapmalı”, “2050’ye 5 Kala: Dünyanın 105 Yıllık Tarihi” ve 3 ciltlik “Yeni Bilim Ufukları” kitap dizisini kaleme aldı.

2011’de hayatını kaybeden opera sanatçısı Esin Afşar’ın da ağabeyi olan Oktay Sinanoğlu, 19 Nisan 2015’te, ABD’nin Miami kentinde, solunum yetmezliğine bağlı olarak tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti. Naaşı Türkiye’ye getirilen Sinanoğlu, İstanbul’da Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-einstein-oktay-sinanoglu-vefatinin-9uncu-yilinda-aniliyor/feed/ 0
TÜBİTAK harekete geçti: Yapay zeka Türk gibi düşünecek! https://www.foxtvhaber.com.tr/tubitak-harekete-gecti-yapay-zeka-turk-gibi-dusunecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tubitak-harekete-gecti-yapay-zeka-turk-gibi-dusunecek/#respond Thu, 11 Apr 2024 22:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8659 Yapay zekanın gelişimi ve yayılması, diğer teknolojik ilerlemeleri geride bırakarak özellikle üretken yapay zeka ve büyük dil modelleri gibi alanları içine alarak bugüne kadar görülmemiş bir hızla ilerlemeye başladı.

Bu durumun, mevcut paradigmalara ve çözümlere büyük etki yapacağı ve geleneksel yapay zeka çözümlerinin etkinliğini azaltarak bu alanda çözümler sunan teknoloji sağlayıcılarının rekabet gücünü zayıflatacağı öngörülüyor.

Dünyadaki büyük teknoloji firmalarının geliştirdiği çözümlerle tekelleşmesi ve bu alanda diğer ülkeleri bağımlı hale getirmesi ihtimaline karşı ise üretken yapay zekanın Türkiye’de etkin kullanılması, bu teknolojileri geliştiren ve alanında yurt dışı bağımsızlığı kazanmış bir ekosisteme sahip olunması, Milli Teknoloji Hamlesi açısından kritik önem taşıyor.

YAPAY ZEKADA TÜRKÇE KAYNAK SINIRLI

Yapay zekanın kullandığı kaynak dil, kültürel etki bakımından da hayati önem taşıyor. Dil modellerinin önyargıları içerebilmesi ve bu modeller aracılığıyla kültüre yabancı önyargılar girebilmesi riski, bu teknolojiye yönelik çalışmaların önemini artırıyor.

Dünyada yaygın şekilde kullanılan büyük dil modelleri eğitilirken Türkçeye yeterince yer verilmemesi önemli risklerden biri olarak görülüyor. Meta’nın modelinde ilk 16 dil içinde Türkçe kendine yer bulamazken OpenAI modelinin eğitiminde Türkçe kaynaklar yalnızca yüzde 0,16 oranında kullanılıyor.

Chat GPT’de yazılan kodların yoğunlukla Anglo-Sakson dillerinden gelmesi, yapay zekanın verdiği yanıtlar ve sağladığı bilgilerde bu kültürün dünya görüşünün kullanıcılara sunulması dikkati çekiyor.

Dolayısıyla çocukların bu dil modelleriyle etkileşim kurması, Türk kültür, örf, adetlerinde yer almayan birçok unsurla tanışıp kültürel yozlaşmanın bir parçası olması riskini barındırıyor.

TÜBİTAK’IN MODELİ YAPAY ZEKANIN DAĞARCIĞINI GELİŞTİRECEK

Bu noktada TÜBİTAK BİLGEM tarafından çalışmaları yapılan “Türkçe Büyük Dil Modeli” stratejik önem taşıyor. Kurum, bu alanda “temel model” geliştiren ilk ve tek kurum olarak diğerlerinden ayrışıyor.

Böylece, Türkçeyi iyi konuşmasının yanı sıra Türk kültürünü ve hassasiyetlerini de taşıyan bir model kullanıma hazırlanıyor.

Temel model, yapay zeka alanında, geniş bir veri seti üzerinde önceden eğitilmiş ve genel dil yapısını, sözcüklerin ve cümlelerin nasıl kullanıldığını öğrenmiş bir model olarak tanımlanıyor.

Bu model, belirli bir dilin veya birden fazla dilin geniş bir kapsamını içeren verilerle eğitiliyor. Örneğin, bir Türkçe temel model, internette bulunan Türkçe metinler, kitaplar, makaleler ve daha fazlasını içeren verilerle eğitilebilirken bu eğitim sürecinde model, dilin temel kurallarını ve dil bilgisini öğrenerek, kelime dağarcığını zenginleştiriyor.

“Türkçe Büyük Dil Modeli” sayesinde, Türk örf ve adetlerini de içeren Türkçe verilerle zenginleştirilecek yapay zeka, Türkiye’nin hassasiyetlerine hakim olacak, yeni teknolojiler ve uygulamalarla genç nesilde oluşabilecek kültürel yozlaşmanın önüne geçilmesine katkı sağlayacak.

TÜRKÇEYE ÖZGÜ “TOKENIZER” GELİŞTİRİLDİ

Türkçe büyük dil modelinin geliştirilmesi için internet ve dijital kaynaklardan toplanan Türkçe metinlerle bir veri havuzu oluşturma çalışmaları devam ediyor.

Bu proje kapsamında açık kaynaklı büyük dil modelleri üzerinde çalışmalar yapılıyor. Kaliteli bir Türkçe dil modeli oluşturmak için Türkçe’nin inceliklerini göz önünde bulunduran bir ön işleme aşaması geçirildi ve uygun derin öğrenme mimarisi seçildi.

Ayrıca, Türkçeye özgü bir “tokenizer” geliştirilerek, bu açık kaynaklı büyük dil modellerinin Türkçede etkin şekilde kullanılması sağlandı. Bu mimarinin parametre sayısı ve kullanılacak veriye oranı belirlendikten sonra model eğitimine başlandı.

Çalışmalar kapsamında eğitim süreci yakından takip edilirken, modelin farklı doğal dil işleme alanlarında (soru/cevap, özetleme, dil üretme, metin sınıflandırma gibi) farklı başarı metrikleriyle değerlendirilerek en iyi haline getirilmesi üzerinde duruluyor.

Atılan adımlarla Türkçesi gelişmiş, Türkiye’nin hassasiyetlerine hakim yapay zekanın, genç nesilde oluşabilecek kültürel yozlaşmanın önüne geçilmesine de katkı sağlaması hedefleniyor.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tubitak-harekete-gecti-yapay-zeka-turk-gibi-dusunecek/feed/ 0