
Turkcell’in, Türkiye için sadece ekonomik ve toplumsal katkılarıyla değil, milli menfaatler noktasında da stratejik öneme sahip olduğunu söyleyen Koç, “Türkiye’nin Turkcell’i olarak hedefimiz, ülkemizi ‘küresel veri üssü’ konumuna taşımak. Bir başka deyişle bölgenin ‘oyun kurucusu’ olacağız” dedi.
Bu vizyonla ocak ayında yeni bir şirket kuruluşu için adım attıklarını söyleyen Koç, TDC adıyla kuruluş aşamasında olan şirketin, ‘küresel veri sahipliği’ alanında, Türkiye’yi global arenaya taşıma hedefiyle çalışmaya başladığını ifade etti.
VERİ MERKEZİ YATIRIMLARI 350 MİLYON DOLARI AŞTI
4’ü yeni nesil olmak üzere toplam 33 veri merkezinde yaklaşık 32 bin metrekare aktif beyaz alana sahip olduklarını belirten Ali Taha Koç, “4 yeni nesil veri merkezimizle 4 bin yerli ve yabancı şirkete bulut ve veri barındırma hizmeti sunuyoruz. Teknolojinin ve verinin güç olduğu bu yeni dünyada Turkcell olarak pozisyonumuzu güçlendiriyoruz, Türkiye’yi bölgenin veri üssü haline getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi ve yeni yatırımlarının ayrıntılarını paylaştı:
“TDC Veri Barındırma Hizmetleri ismiyle kuracağımız şirketimizin iş hedefi; ülkemizi dünyanın en önde gelen veri ve bulut teknolojileri üslerinden biri haline getirmek. Avrupa Veri Merkezimizle birlikte, bu alanda bugüne kadar yaptığımız yatırımlar 350 milyon doları aştı. Bu adımları, Türkiye’yi yakın coğrafyanın veri üssüne dönüştürmek için attık.”
“TEKNOLOJİ DÜNYASINDA GÜÇ 5’TE DEĞİL, ‘VERİ’YE SAHİP OLANDA”
Teknoloji dünyasındaki global değişime de değinen Ali Taha Koç şunları söyledi: “İnsanlığın bugüne kadar ortaya çıkardığı tüm teknolojilerden daha farklı bir ‘şey’ ile karşı karşıyayız: Yapay Zekâ. Çok hızlı ve çok kompleks bir gelişime tanık oluyoruz. Aslında bu bir çağ değişimi. ‘Herkesi birbirine bağlamaktan her şeyi birbirine bağlama’ çağına geçtik. Bu çağda; teknoloji ile veri arasında karşılıklı bir beslenme döngüsü var. Dolayısıyla ‘veri sahipliği’ büyük önem taşıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın hep söylediği ‘Dünya beşten büyüktür’ ifadesi bu konu için de geçerli. Zira teknoloji dünyasında güç ‘5’te değil, ‘veri’ye sahip olanda, veriyi depolayanda, işleyende ve analiz edenlerde. İnanıyorum ki, Turkcell öncülüğünde yeni dünyanın ‘yeni güç arenası’nda Türkiye de olacak.”
TÜRKİYE VERİ ÜSSÜ OLDUĞUNDA NE OLACAK?
2030’da 2 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşacak olan küresel yapay zekâ, nesnelerin interneti, veri sahipliği, veri yönetimi ve işletmeciliği alanlarından pay alınması, stratejik bir alanda Türkiye’nin küresel çaptaki gücünü artıracak.
Ülkemizin küresel veri üssü konumuna gelmesi, ülke ekonomisine pozitif yönde katkı sağlarken; son kullanıcıyı etkileyecek gelişmelere de kapı aralanacak. Daha stabil ve hızlı bir internet bağlantısı, daha gelişmiş bulut hizmetleri, dijital servisler ile daha rekabetçi ve daha yüksek hizmet kalitesi gibi bir dizi önemli avantajı da beraberinde getirecek.
“HER ŞEY TURKCELL’LE ÇALIŞIYOR, TURKCELL HERKESLE ÇALIŞIYOR”
Ses ve data operatörlüğünden uçtan uca teknoloji sağlayıcılığına uzanan yolculuğu anlatan Koç, Türkiye’nin en saygın ve en değerli kuruluşlarından olan Turkcell’in 30’uncu kuruluş yıldönümünü kutladığını belirtti. Dr. Koç şunları söyledi: “100 yıllık Cumhuriyetimizin ‘muasır medeniyetler’ seviyesine ulaşmasında, ‘teknoloji’ alanında ilkleri başararak büyük katkılar yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu markayı Türkiye’nin Turkcell’ine dönüştüren, 30 yılda yolu Turkcell’den geçen herkese teşekkür ediyorum. Ülkemizin dört bir yanında Turkcell’i temsil eden, dünyanın bütün coğrafyalarında Turkcell için çalışan, birlikte başardığımız binlerce iş ortağımıza; cepten ilk Alo’nun heyecanını yaşayarak ‘hayata bizimle bağlanan’ gelmiş geçmiş tüm müşterilerimize teşekkür ederiz. Türkiye’nin Lider Mobil Operatörü, Lider Sistem Entegratörü, Lider Veri Merkezi İşletmecisi ve Lider Dijital Servis Sağlayıcısıyız. Türkiye’nin dijital yolculuğunda iz bırakan tarihimize baktığımızda gururla görüyoruz ki; teknolojinin olduğu her yerde Turkcell var. İnsanlardan nesnelere, şirketlerden teknoloji ekosistemine ve onlarca sektöre, sosyal sorumluluktan çevresel sürdürülebilirliğe. Her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor.”
“TOPLUMSAL FAYDA PROJELERİNE SON 10 YILDA 300 MİLYON DOLAR”
Koç: “Kurulduğumuz günden bu yana, eğitimden spora, kültür-sanattan sürdürülebilirliğe kadar her yaş grubundan ve toplumun her kesiminden milyonlarca vatandaşımızın yanında olduk. Son 10 yılda toplumsal katkımız 300 milyon doları buldu. Binlerce çalışanımızla istihdama katkı sağlıyoruz. 2002’den bu yana spora ve sporculara milyarlarca lira destek verdik. Sürdürülebilirlikte ise hedefimiz 2050’de karbon ayak izinde net sıfır şirket olmak. Kısacası 30 yıldır olduğu gibi bundan sonra da hayatın her alanında Turkcell olacak. Türkiye’nin Turkcell’ini ve ülkemizi çok daha aydınlık yarınlara taşıma azmimiz her koşulda devam edecek” dedi.
Turkcell olarak, kuruluşumuzdan bu yana sektörde birçok yeniliğe imza attık. İlklerin markası olduk. Ülkemizin teknolojiyi sadece kullanan değil, üreten bir konuma gelmesi için var gücümüzle çalışıyor, Türkiye Yüzyılını Dijitalin Yüzyılı yapma hedefiyle yola devam ediyoruz. Türkiye Yüzyılı başlarken bir söz verdik; teknolojide ülkemizin en parlak yıllarını Türkiye Yüzyılı’nda yazacağız” ifadelerini kullandı.
“TURKCELL, TÜRKIYE’NIN DIJITAL DÖNÜŞÜMÜNÜN LOKOMOTIFI”
Turkcell’in ana misyonunun dijital çağın lideri olarak Türkiye’ye öncülük etmek olduğunu vurgulayan Koç, Türkiye’nin dijital dönüşümü için odaklandıkları alanlar hakkında bilgiler paylaştı:
“’Herkesi birbirine bağladığımız’ çağdan ‘her şeyi birbirine bağladığımız’ çağa geçiş yaptık. Ben bu döneme ‘birliktelik çağı’ diyorum. Bu birliktelik çağında dijital servislerimizle de kullanıcıların her zaman yanında olmaya çalışıyoruz. Bu servislerimiz sadece bilgisayarlar ve cep telefonlarından değil, artık bağlantılı olan birçok cihazdan da erişilebilir hale geliyor. Bunun son örneklerinden biri olarak en popüler servislerimizden biri olan TV+’ı yine ortağı olduğumuz Türkiye’nin gururu Togg’dan da ulaşılabilir hale getirdik.
Ana misyonumuz, dijital çağın lideri olarak Türkiye’ye öncülük etmek. Geleceğe yönelik bu hızlı değişimde liderlik rolü üstlenmek için belirlediğimiz dört ana odak noktasıyla yatırımlarımızı şekillendiriyoruz: siber güvenlik, veri, enerji ve yapay zekâ. Milyonlarca insan gibi yüzbinlerce şirket de Turkcell’in güçlü altyapısı ve teknolojisiyle çalışıyor. Türkiye’nin dijital yolculuğunda iz bırakan tarihimize baktığımızda gururla görüyoruz ki; teknolojinin olduğu her yerde Turkcell var, her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor.
Turkcell, Türkiye’nin dijital dönüşümünün lokomotifi. Bizim için teknolojinin ve dijital dönüşümün en büyük faydası hem insan refahını artırmak hem de hayatı kolaylaştırmak. Bunun için de öncelikle dijital okur yazarlığı daha da yaygınlaştıracağız. Bu noktada siber güvenlik, bizim için olmazsa olmaz bir odak. Teknoloji şirketi yetkinliğimize entegre şekilde siber güvenlik ve bilgi güvenliği tecrübelerimizi de hem kurumsal hem bireysel müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Bu alanda geliştirdiğimiz yeni teknolojilerle müşterilerimizin artan taleplerine çözümler geliştiriyoruz. Siber ortamda ortaya çıkan tehditleri belirliyor, muhtemel saldırı ve olayların etkilerinin azaltılması ve ortadan kaldırılmasına yönelik önlemler geliştirerek, ilgili aktörlerle paylaşılması için ulusal ve uluslararası düzeyde iş birlikleri yapıyoruz. Vatandaşlarımıza teknolojinin imkânlarıyla sadece kesintisiz bağlantı değil, aynı zamanda güvenli bağlantı sağlamaya devam edeceğiz.

“Bugün, veri merkezlerimizde Turkcell dışında yaklaşık 4 bin yerli ve yabancı şirket ve kuruma bulut ve veri barındırma hizmeti veriyoruz “
Verinin güvenliğinin Turkcell için en az sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve öncelikli olduğunu belirten Koç, açıklamalarına şu ifadelerle devam etti:
“Bugün, veri merkezlerimizde Turkcell dışında yaklaşık 4 bin yerli ve yabancı şirket ve kuruma bulut ve veri barındırma hizmeti veriyoruz. Ülkemizi dünyanın en önde gelen veri ve bulut teknolojileri üssü haline getirme amacımız doğrultusunda 2021 yılında Avrupa Veri Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdik. Avrupa Veri Merkezi’yle birlikte bu alanda bugüne kadar yaptığımız yatırımlar 330 milyon Euro’yu aştı. Güvenilirliği uluslararası sertifikalarla kanıtlanmış Turkcell veri merkezlerinde sunduğumuz ihtiyaca uygun çözümler ile kurumlar ve şirketler IT altyapılarını güvenle saklayabiliyor.
Verinin üretilmesinden depolanmasına, kurumsal entegrasyonundan veri güvenliğine kadar uçtan uca hizmet sunuyoruz. Ülkemizdeki bireylerin ve kurumların yanı sıra birçok global şirket de veri merkezi eksenli hizmetlerimizi ve bulut çözümlerimizi kullanıyor. Gebze, İzmir, Temelli ve Avrupa olmak üzere 4 yeni nesil veri merkezimiz var. Aklınıza gelen pek çok banka, e-ticaret siteleri, enerji şirketleri, alternatif operatörler bizim müşterimiz. Tier-3 Tasarım, Tesis ve Operasyonel Sürdürülebilirlik alanlarında uluslararası sertifikalara sahip ilk şirketiz. Bu çok değerli. Üç başlıkta da bu seviyede olmak herkesin sağlayamayacağı bir başarı.
Ayrıca 9 şiddetine dayanıklı yapılar inşa ettik. Verilerimizi sadece siber tehditlere karşı değil, doğal afetlere karşı da koruyoruz. Bu alana büyük önem veriyoruz. Veri merkezi şirketi kurmayı planlıyoruz. Bu noktada “hyper-scaler” olarak adlandırabileceğimiz, küresel bir markayı Türkiye’ye getirmeyi hedeflediğimizi de söylemek isterim. Benzer şekilde 30 yıldır olduğu gibi bundan sonraki dönemde de iletişim ve teknoloji imkânlarıyla Türkiye’nin verisini korumak ve Türkiye’yi dijitalleştirmek için çalışacağız.
“TOGG’DA KULLANILAN YAPAY ZEKÂ ALGORITMALARININ BIRÇOĞUNU BIZ SAĞLIYORUZ”
Turkcell’in tam 30 yıldır bireylerin ve kurumların dijitalleşme yolculuğuna öncülük ettiğini belirten Koç, DNA’larında yer alan teknoloji liderliği, inovasyon ve girişimcilik sayesinde Türkiye’nin yalnızca teknolojiyi kullanan değil üreten bir konuma gelmesi için çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Açıklamasının devamında:
“Geldiğimiz noktada farklı stratejik alanlarda Türkiye’nin lider markası konumundayız. Türkiye’nin Lider Mobil Operatörü, Lider Sistem Entegratörü, Lider Veri Merkezi İşletmecisİ, Lider Dijital Servis Sağlayıcısıyız. Sadece bir telekom operatörü olmanın çok ötesine geçerek teknolojiyi üreten bir şirket konumuna geldik. Nitekim Türkiye’nin gururu Togg’da kullanılan yapay zekâ algoritmalarının birçoğunu ise Turkcell olarak biz sağlıyoruz.
30 yıllık bu dönüşüm sürecinde, uzun zaman önce iletişim alanındaki faaliyetlerimiz sadece sesli iletişimle sınırlı kalmaktan çıktı. Paycell, TV+, BiP, fizy, lifebox, GAME+, Turkcell Global Bilgi, Turkcell Superonline, veri merkezlerimiz, enerji santrallerimiz ve daha pek çok şirketimizle kişilere ve endüstrilere yenilikçi çözümler sunuyoruz.
Kısacası 1994 yılında Türkiye’yi cepten ilk “Alo” ile tanıştırarak başladığımız bu yolculuk, milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırarak ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ettiğimiz, Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi olduğumuz bir noktaya ulaştı. O yüzden gururla diyebiliriz ki bugün ‘Her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor.’”
“2002 YILINDAN BU YANA SPORUN EN BÜYÜK DESTEKÇISIYIZ”
“Türkiye’nin Turkcell’i olarak hayatın her alanındayız” diyen Koç, spordan kültür sanata birçok alanda gerçekleştirilen projelerle Türkiye’ye değer katmaya devam edeceklerini dile getirdi:
“Spor bizim için çok özel bir yere sahip. Zira sporun ülke tanıtımına ve Türkiye markasına katkı sağlayan en etkili yollardan biri olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla 2002 yılında bu yana Türkiye’de sporun en büyük destekçisi konumundayız. Futboldan atletizme, bireysel sporlardan takım sporlarına kadar çok geniş bir yelpazede spora destek oluyoruz ve bu desteği her yıl daha da büyüterek yola devam ediyoruz.
Uzun yıllar süper lige isim sponsoru olarak destek olduk. Anadolu kulüplerimize sponsorluklar yaptık. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2002 yılından beri destekçisiyiz. Anlaşmamız kapsamında; Milli Takımlar ana sponsorluğu, eMilli Takımlar ana sponsorluğu, Turkcell Süper Kupa isim sponsorluğu, Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi isim sponsorluğu bulunuyor.
Turkcell olarak kadın futbol liginin ilk isim sponsoruyuz. 10 yılı aşkın süredir atletizm ve yüzme federasyonlarının destekçisiyiz. Yine 10 yıldan uzun süredir engelli branşlarına da desteklerimiz var. 30 yıllık serüvende birçok spor organizasyonuna adımızı verdik. Spor mekanlarına isim sponsorlukları yaptık. Spora ve sporcularımıza yatırım yaparken önceliğimiz kupalar ya da şampiyonluklar değil. Sporun birleştirici gücüne inanıyor, Türkiye’nin yarınları olan gençlerin gelişimi için taşıdığı öneme odaklanıyoruz.
“TOPLUM İÇİN KATMA DEĞER ÜRETECEK PROJELER ORTAYA KOYMAYI ÖNEMSİYORUZ”
Kuruldukları günden bu yana sevinçte ve üzüntüde milyonların buluştuğu bir marka olduklarını aktaran Koç, “İşimiz sadece haberleşmeyi sağlamak ya da teknoloji üretmek değil. İçinde bulunduğumuz toplum için katma değer üretecek projeler ortaya koymayı, en az asli iş alanımız kadar önemsiyoruz. Teknolojinin fırsat eşitleyici gücü ile toplumun her kesiminin potansiyellerini ortaya koyabilmeleri için uygun ortamı oluştururken bilgiye eşit erişim imkânı sağlıyoruz.
Turkcell, 30 yıllık tarihi boyunca Kardelenler, Van İçin Türkiye Kumbarası, Engelsiz Eğitim, Geleceği Yazan Kadınlar gibi çok ses getiren projelerle kritik süreçlerde toplumun farklı kesimlerinden milyonlarca vatandaşımızın yanında oldu.
Afet bölgesindeki yaraları yerinde sarmak için ‘Gönül Bağı Projeleri’ni hayata geçirdik. Afetzede vatandaşlarımız ve onların bölge dışında eğitim gören birinci derece yakınları için ‘İstihdam Seferberliği’ başlattık. Bugüne dek olduğu gibi bundan sonra da hayatın her alanında Turkcell olacak. Biz Türkiye için dijital operatör olmanın çok ötesindeyiz” dedi.
Türkiye’nin yanı sıra Finlandiya, Fransa, Portekiz ve İsveç dahil toplam 5 farklı ülkeden 17 paydaşın katılımıyla yürütülen AI4Green Projesi’nin Türkiye konsorsiyumu Turkcell, P.I. Works ve Turkgen’den oluşurken, konsorsiyumunun koordinatörlüğünü de Turkcell üstlendi.
Projenin uluslararası koordinatörlüğü İsveç’ten KTH Royal Institute of Technology tarafından yürütüldü. Yeni şebeke mimarilerinin ortaya çıkmasını ve akıllı şebekelerin gelişimini de dikkate alarak kapsamlı yapay zeka tabanlı algoritmalar ve çözümler geliştirmeyi hedefleyen AI4Green projesi, üç yıllık çalışmanın ardından 2023 itibarıyla faaliyetlerini tamamladı. Söz konusu proje, enerji verimliliği ve risk farkındalığı alanında elde ettiği sonuçlar ile “Eureka Küresel İnovasyon Zirvesi 2024” etkinliğinde Eureka Yılın İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü.
“AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİMİZLE YATIRIMLARIMIZI DESTEKLEYEREK ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”
Açıklamada görüşlerine yer verilen Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vehbi Çağrı Güngör, daha sürdürülebilir ve verimli bir şebeke altyapısına sahip olmak adına yürütülen çalışmalara değinerek, Turkcell olarak, kullandıkları enerjinin yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi için yoğun yatırım planları olduğunu belirtti.
Güngör, “2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini kendi sahip olduğumuz rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları ile ‘Yeşil Enerji’ kaynaklarından karşılamayı hedefliyoruz. Bunun yanında, kullanımlarımızın verimli olması da en az kaynağı kadar bizim için önemli. Yürüttüğümüz AR-GE ve yenilik faaliyetlerimizle bu alandaki doğrudan yatırımlarımızı destekleyecek şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Eureka Yılın İnovasyon Ödülü’nü kazandıkları proje hakkında da bilgiler veren Güngör, projedeki araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra Türkiye konsorsiyum liderliğini ve Türkiye kullanım senaryosu liderliğini de üstlendikleri projede, paydaşlarıyla ortak çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurguladı.
Güngör, “Bu kapsamda P.I. Works ile birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sonucunda kapsama kaybına neden olmayacak şekilde baz istasyonlarının kullanım dışı dönemlerde otomatik bir şekilde kapatılmasını sağladık ve sahanın aktif kullanım anlarını otomatize ederek önemli enerji tasarrufu kazanımları elde ettik. Diğer paydaşımız Turkgen ile yürütülen çalışmalarda ise sosyal medya verilerinin işlenmesi ile anlık olaylar ve yoğunluklar tespit edilerek, planlama dışı ihtiyaçların anında belirlenmesi ve aksiyon alınması sağlandı.” açıklamalarında bulundu.
Turkcell’in 30 yıldır teknoloji ve inovasyon konusunda Türkiye’ye öncülük ettiğine dikkati çeken Güngör, şunları kaydetti:
“AR-GE çalışmalarımız ile ülkemiz için her açıdan fayda üretmeye devam ediyoruz. Yerli ekosistemimle ürettiğimiz çözümlere ek olarak yabancı proje paydaşlarımızla da uluslararası arenada rekabetçi ve yenilikçi çıktılar üretiyoruz. Bu noktada TÜBİTAK’ın desteklediği ulusal projelerimiz ile özellikle Avrupa Birliği’nin desteklediği uluslararası projelerimiz bizim için büyük önem taşıyor. Tıpkı AI4Green projesinde olduğu gibi, bu projeler sayesinde hem Turkcell hem de ülkemiz için çok başarılı sonuçlar elde ederken, ortak bilgi birikiminin büyümesine katkı sağlıyoruz. Yeni nesil teknolojiler odaklı AR-GE çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”
Koç, Türkiye-Çekya maçı öncesinde gerçekleşen buluşmada, yapay zekâdan spora, veri güvenliğinden dijitalleşmeye kadar şirketin her alandaki icraat ve hedeflerini açıkladı.
İLK KONU, “YAŞ GÜNÜ”YDÜ…
“1994’te Türkiye’yi cepten ilk ‘Alo’ ile tanıştırarak başladığımız bu yolculuk, milyonlarca insanın hayatını kolaylaştırarak ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük ettiğimiz, Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi olduğumuz bir noktaya ulaştı” diye söze başlayan Koç, “Bu 30 yıl sadece bizim şirket tarihimiz değil aynı zamanda Türkiye’nin dijital yolculuğunun da ta kendisi” dedi ve ekledi: “Sektörde birçok yeniliğe imza attık. İlklerin markası olduk. 30 yıldır Türkiye’de Turkcell eşittir teknoloji.
Bugün geldiğimiz noktada sadece bir telekom operatörü olmanın çok ötesine geçerek teknolojiyi üreten bir şirket konumuna geldik. Nitekim Türkiye’nin gururu Togg’da kullanılan yapay zekâ algoritmalarının birçoğunu ise Turkcell olarak biz sağlıyoruz. Paycell, TV+, BiP, fizy, lifebox, GAME+, Turkcell Global Bilgi, Turkcell Superonline, veri merkezlerimiz, enerji santrallerimiz ve daha pek çok şirketimizle kişilere ve endüstrilere yenilikçi çözümler sunuyoruz. O yüzden gururla diyebiliriz ki bugün ‘Her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor.’”
Turkcell’i, “Türkiye’nin dijital dönüşümünün lokomotifi” olarak tanımlayan Koç, 2,5 milyar TL yatırım yaptıkları 4 veri merkezine dikkat çekti: “Gebze, İzmir, Temelli ve Avrupa olmak üzere 4 yeni nesil veri merkezimiz var.
Bugün, veri merkezlerimizde Turkcell dışında yaklaşık 4 bin yerli ve yabancı şirket ve kuruma bulut ve veri barındırma hizmeti veriyoruz. Ülkemizi dünyanın en önde gelen veri ve bulut teknolojileri üssü haline getirme amacımız doğrultusunda 2021 yılında Avrupa Veri Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdik.
Avrupa Veri Merkezi’yle birlikte bu alanda bugüne kadar yaptığımız yatırımlar 2,5 milyar TL’yi aştı. Güvenilirliği uluslararası sertifikalarla kanıtlanmış Turkcell veri merkezlerinde sunduğumuz ihtiyaca uygun çözümler ile kurumlar ve şirketler IT altyapılarını güvenle saklayabiliyor. Verinin üretilmesinden depolanmasına, kurumsal entegrasyonundan veri güvenliğine kadar uçtan uca hizmet sunuyoruz. Ülkemizdeki bireylerin ve kurumların yanısıra birçok global şirket de veri merkezi eksenli hizmetlerimizi ve bulut çözümlerimizi kullanıyor.”
“YIL SONUNA KADAR BİR DÜNYA DEVİ GELEBİLİR” SİNYALİ
Başka şirketlerin de veri merkezleri yok mu? Cevap “Evet ama…” “Büyümeyi farklı şeylerden yapmak lazım. O da veri saklama işi” diyen Koç, “Altyapı yapmadan hub olamazsınız. Tier-3 Tasarım, Tesis ve Operasyonel Sürdürülebilirlik alanlarında uluslararası sertifikalara sahip ilk şirketiz. Bu çok değerli. Üç başlıkta da bu seviyede olmak herkesin sağlayamayacağı bir başarı. Ayrıca 9 şiddetine dayanıklı yapılar inşa ettik. Verilerimizi sadece siber tehditlere karşı değil, doğal afetlere karşı da koruyoruz. Bu alana büyük önem veriyoruz. Veri merkezi şirketi kurmayı planlıyoruz.
Bu noktada ‘hyper-scaler’ olarak adlandırabileceğimiz, küresel bir markayı Türkiye’ye getirmeyi hedeflediğimizi de söylemek isterim” diye konuştu. ”Aklınıza gelen pek çok banka, e-ticaret siteleri, enerji şirketleri, alternatif operatörler bizim müşterimiz” diyen Koç’a Google gibi dünya devlerin müşterileri olup olmayacağını sorduğumuzda şu yanıtı aldık: “Merkezler tamam. Bundan sonra mevzuatı da halledeceğiz. Sonra devler gelebilir. Görüşmeler var. Bu sene sonuna kadar resmi bir açıklama yapmak istiyoruz.”
“TURKCELL UZAYDA DA OLACAK”
Ali Taha Koç, Turkcell’in ana misyonunu “Dijital çağın lideri olarak Türkiye’ye öncülük etmek” diye özetlerken, şu yorumu yaptı: “Geleceğe yönelik bu hızlı değişimde liderlik rolü üstlenmek için belirlediğimiz 4 ana odak noktasıyla yatırımlarımızı şekillendiriyoruz: siber güvenlik, veri, enerji ve yapay zekâ. ‘Herkesi birbirine bağladığımız’ çağdan ‘her şeyi birbirine bağladığımız’ çağa geçiş yaptık. Ben bu döneme ‘birliktelik çağı’ diyorum. Bu birliktelik çağında dijital servislerimizle de kullanıcıların her zaman yanında olmaya çalışıyoruz.
Verinin güvenliği bizim için artık en az sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve öncelikli. ‘Türkiye’nin en büyük ve en kaliteli veri merkezi işletmecisi’ konumundayız.” Yapay zekâyı “olmazsa olmazımız” diye nitelendiren Turkcell Genel Müdürü, hedefi de yüksek tuttu: “İlerde de uzaya çıkacağız ve Turkcell uzayda da olacak. Türkiye Yüzyılı başlarken bir söz verdik; teknolojide ülkemizin en parlak yıllarını Türkiye Yüzyılı’nda yazacağız.”
HER ŞEYİ DEĞİL, BİR ŞEYİ ÇOK İYİ YAPAN AI…
2024, yapay zekâ (AI) yılı… 44 yaşındaki Ali Taha Koç da AI üzerine yaptıkları çalışmaları şöyle özetledi: “En büyük problemimiz AI’nin ne olduğu ve ne olmadığını bilen insan sayısının azlığı. AI’nin büyük devlet ve büyük şirketlerin elinden alınması gerekiyor. Örneğin, ChatGPT’nin bilmediği tek şey var. ‘I don’t know’ yani ‘Bilmiyorum’ demeyi bilmiyor! Tüm verileri topluyor ve ortaya bir halüsinasyon çıkıyor. O yüzden stratejimiz büyük AI yerine küçük AI… Yani, her şeyi yapan değil, bir şeyi çok iyi yapan yapay zekâ üzerine çalışacağız.”
SPORA DESTEK “BÜYÜYEREK DEVAM EDIYOR”
0 yılda kültür sanattan eğitime kadar birçok alanda projelere imza atan Turkcell’in Genel Müdürü, şirketin spora yaptığı yatırımları da şöyle sıraladı: “Futboldan atletizme, bireysel sporlardan takım sporlarına kadar çok geniş bir yelpazede spora destek oluyoruz ve bu desteği her yıl daha da büyüterek yola devam ediyoruz. Uzun yıllar süper lige isim sponsoru olarak destek olduk. Anadolu kulüplerimize sponsorluklar yaptık.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun 2002 yılından beri destekçisiyiz. Kadın futbol liginin ilk isim sponsoruyuz. 10 yıldan uzun süredir engelli branşlarına da desteklerimiz var. Sporun birleştirici gücüne inanıyor, Türkiye’nin yarınları olan gençlerin gelişimi için taşıdığı öneme odaklanıyoruz.”
Teknolojinin gücünü kullanarak tüm işlerini daha çevreci, verimli ve sürdürülebilir bir modele dönüştüren Turkcell, sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlarını hızlandırdı. Yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Turkcell’in hedefi, 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerini (GES) devreye almak. 2030’a kadar enerji tüketimini kendi kaynaklarından yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılayacak olan Turkcell, 2050’de net sıfır şirket olmayı hedefliyor.
“İklim kriziyle mücadelenin anahtarı teknoloji”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede; “Her zaman söylediğimiz gibi, Sanayi Devrimi ile birlikte artan çevresel zararı teknolojinin sağladığı imkanlarla yani ‘teknoloji devrimi’ ile yenmeye kararlıyız. Tabii en başta kişisel ve kurumsal olarak toplam bir vizyon dönüşümüne ihtiyaç var. Bizler, insana hizmet ederken yaşadığımız ekosisteme ve tüm canlılara da aynı hassasiyetle yaklaşarak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlıyoruz.
Bu yüzden enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik şirket stratejimizin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. 2050’ye kadar net sıfır şirket olma vizyonumuzla yeşil enerji yatırımlarımıza 240 milyon dolarlık kaynak ayırdık. Yatırımlarımızın ilk fazı olarak 5 farklı ilde 8 farklı proje ile 54 MW’lık güneş enerjisi santrali kurulumlarımızı tamamladık.
İkinci fazda yapacağımız 160 MW’lık kurulum ile birlikte toplam 214 MW’lık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. İklim kriziyle mücadelenin anahtarı yine ‘teknoloji’ olacak” dedi.
GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında
Türkiye’de telekomünikasyon ve teknoloji sektöründe Bilim Temelli Hedefler Girişimi (Science Based Targets Initiative – SBTi) hedefi onaylanan tek şirketin de Turkcell olduğunu ifade eden Dr. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkcell olarak, dünyanın en önemli çevre girişimlerinden biri olan Karbon Saydamlık Projesi’nde (CDP) notumuzu A liderlik seviyesine çıkardık. 22 bin şirketin değerlendirildiği projede, Türkiye’de A notunuyla değerlendirilen telekomünikasyon sektörünün tek şirketi olduk. Ayrıca GSM sektörünün öncü kuruluşu GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında yer almaktan gurur duyuyoruz. Türkiye’nin Turkcell’i olarak içinde büyüdüğümüz toplum için değer sağlamaya devam edeceğiz.”

TEKNO ATIKLAR DEPREM BÖLGESİNDE TEKNOLOJİK EĞİTİM SINIFLARINA DÖNÜŞÜYOR
2019 yılından bu yana TÜBİSAD ve TEGV ile birlikte; 35 tondan fazla teknolojik atığın geri dönüştürmesiyle yüzlerce öğrencinin nitelikli eğitimine katkı sağladıklarına dikkat çeken Dr. Ali Taha Koç; “Bu yıl Dünya Çevre Günü’nü özel bir çalışmayla kutluyoruz. 5-14 Haziran tarihleri arasında Turkcell İletişim Merkezleri’ne getirilecek teknojik atıkların geri dönüşümünden elde edilecek geliri, TÜBİSAD’ın deprem bölgesinde kurduğu ‘Teknolojik Eğitim Sınıfı’ projesine aktaracağız” dedi.
Turkcell, ‘Tekno Atıkları Eğitime Dönüştür’ projesine katkı sağlayan herkese Pasaj’da geçerli 250 TL hediye çeki tanımlayacak ve her bir atık için projeye 250 TL ilave bağış yapacak. Bu kampanya kapsamında tekno atık getiren her 100’üncü kişiye ise 7.500 TL’lik hediye çeki tanımlanacak.
FIZY’DEN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NE ÖZEL PODCAST
Turkcell’in Yuvam Dünya Derneği iş birliğiyle fizy’de yayınladığı “Daha İyi Bir Dünya için Konuşalım” podcast serisinin ikinci bölümü de 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne özel fizy’de yayına girecek. Türkiye’de ekolojiye bakış, iklim krizi ve sağlık, mutfakta ve beslenmede yerel üretimin önemi, yeninelebilir enerji gibi pek çok farklı konu başlığı, alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alınacak.
Prof. Dr. Gökhan Özertan, Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver, Şef Şemsa Denizsel, Yuvam Dünya Eğitim Koordinatörü Banu Binbaşaran ve Turkcell Enerji İş Geliştirme Müdürü Tolga Yakan serinin konukları olacak. Podcast serisine ilgili linkten ulaşmak mümkün. https://fizy.in/DonzS
Teknolojinin gücünü kullanarak tüm işlerini daha çevreci, verimli ve sürdürülebilir bir modele dönüştüren Turkcell, sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlarını hızlandırdı. Yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Turkcell’in hedefi, 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerini (GES) devreye almak. 2030’a kadar enerji tüketimini kendi kaynaklarından yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılayacak olan Turkcell, 2050’de net sıfır şirket olmayı hedefliyor.
“İklim kriziyle mücadelenin anahtarı teknoloji”

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede; “Her zaman söylediğimiz gibi, Sanayi Devrimi ile birlikte artan çevresel zararı teknolojinin sağladığı imkanlarla yani ‘teknoloji devrimi’ ile yenmeye kararlıyız. Tabii en başta kişisel ve kurumsal olarak toplam bir vizyon dönüşümüne ihtiyaç var. Bizler, insana hizmet ederken yaşadığımız ekosisteme ve tüm canlılara da aynı hassasiyetle yaklaşarak, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlıyoruz.
Bu yüzden enerji yönetimi ve sürdürülebilirlik şirket stratejimizin ana odak alanlarından birini oluşturuyor. 2050’ye kadar net sıfır şirket olma vizyonumuzla yeşil enerji yatırımlarımıza 240 milyon dolarlık kaynak ayırdık. Yatırımlarımızın ilk fazı olarak 5 farklı ilde 8 farklı proje ile 54 MW’lık güneş enerjisi santrali kurulumlarımızı tamamladık.
İkinci fazda yapacağımız 160 MW’lık kurulum ile birlikte toplam 214 MW’lık kapasiteye ulaşmayı hedefliyoruz. İklim kriziyle mücadelenin anahtarı yine ‘teknoloji’ olacak” dedi.
GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında
Türkiye’de telekomünikasyon ve teknoloji sektöründe Bilim Temelli Hedefler Girişimi (Science Based Targets Initiative – SBTi) hedefi onaylanan tek şirketin de Turkcell olduğunu ifade eden Dr. Koç sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkcell olarak, dünyanın en önemli çevre girişimlerinden biri olan Karbon Saydamlık Projesi’nde (CDP) notumuzu A liderlik seviyesine çıkardık. 22 bin şirketin değerlendirildiği projede, Türkiye’de A notunuyla değerlendirilen telekomünikasyon sektörünün tek şirketi olduk. Ayrıca GSM sektörünün öncü kuruluşu GSMA Mobile Net Zero inisiyatifine katılan dünyadaki ilk 8 operatör arasında yer almaktan gurur duyuyoruz. Türkiye’nin Turkcell’i olarak içinde büyüdüğümüz toplum için değer sağlamaya devam edeceğiz.”

TEKNO ATIKLAR DEPREM BÖLGESİNDE TEKNOLOJİK EĞİTİM SINIFLARINA DÖNÜŞÜYOR
2019 yılından bu yana TÜBİSAD ve TEGV ile birlikte; 35 tondan fazla teknolojik atığın geri dönüştürmesiyle yüzlerce öğrencinin nitelikli eğitimine katkı sağladıklarına dikkat çeken Dr. Ali Taha Koç; “Bu yıl Dünya Çevre Günü’nü özel bir çalışmayla kutluyoruz. 5-14 Haziran tarihleri arasında Turkcell İletişim Merkezleri’ne getirilecek teknojik atıkların geri dönüşümünden elde edilecek geliri, TÜBİSAD’ın deprem bölgesinde kurduğu ‘Teknolojik Eğitim Sınıfı’ projesine aktaracağız” dedi.
Turkcell, ‘Tekno Atıkları Eğitime Dönüştür’ projesine katkı sağlayan herkese Pasaj’da geçerli 250 TL hediye çeki tanımlayacak ve her bir atık için projeye 250 TL ilave bağış yapacak. Bu kampanya kapsamında tekno atık getiren her 100’üncü kişiye ise 7.500 TL’lik hediye çeki tanımlanacak.
FIZY’DEN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ’NE ÖZEL PODCAST
Turkcell’in Yuvam Dünya Derneği iş birliğiyle fizy’de yayınladığı “Daha İyi Bir Dünya için Konuşalım” podcast serisinin ikinci bölümü de 5 Haziran Dünya Çevre Günü’ne özel fizy’de yayına girecek. Türkiye’de ekolojiye bakış, iklim krizi ve sağlık, mutfakta ve beslenmede yerel üretimin önemi, yeninelebilir enerji gibi pek çok farklı konu başlığı, alanında uzman isimlerin katılımıyla ele alınacak.
Prof. Dr. Gökhan Özertan, Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver, Şef Şemsa Denizsel, Yuvam Dünya Eğitim Koordinatörü Banu Binbaşaran ve Turkcell Enerji İş Geliştirme Müdürü Tolga Yakan serinin konukları olacak. Podcast serisine ilgili linkten ulaşmak mümkün. https://fizy.in/DonzS
Turkcell, 30’uncu yaşını yıl boyu sürprizlerle kutlayarak, müşterilerine pek çok avantaj sağlayacak.
Abonelerin paketindeki GB ve dakikalar ikiye katlanırken, gençlere yönelik sinema ve yemek gibi birçok kampanya yıl boyu devam edecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen, Turkcell Genel Müdürü Koç, “Türkiye Yüzyılını Dijitalin Yüzyılı” yapma vizyonuyla çalıştıklarını aktardı. Turkcell’n 30 yıllık tarihinin Türkiye’nin dijital teknoloji tarihi olduğunun altını çizen Koç, Türkiye’yi bireysel ve kurumsal anlamda dijitalleştirmek için çok çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.
Şirketin gelecek stratejisinin ana ekseninde yenilikçi teknolojiler olduğunu belirten Koç, “Nasıl ki 30 yıl önce ‘İnsan İçin Teknoloji’ vizyonuyla ülkemizde yeni bir çağ başlattıysak ve döneminin ötesinde bir strateji ortaya koyduysak 30’uncu yılımızda da yine bugünün ötesinde bir vizyonla, yeni bir stratejiyle ülkemizin toplumsal, ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sağlayacağız. Uçtan uca teknoloji sağlayıcısı pozisyonumuzu daha da büyüteceğiz.” ifadelerini kullandı.
Sadece sesli iletişim ve SMS ile başlayan Turkcell’in hikayesinin, MMS, WAP, GPRS, EDGE, 3G ve 4.5G teknolojileri ile adım adım ilerlediğinin altını çizen Koç, bu ilerlemeye cep telefonlarının donanım kabiliyetlerinin sürekli artması ve ekran teknolojilerindeki gelişmelerin de eşlik ettiğini vurguladı.
Ekosistemlerinde çok değerli şirketler barındırdıklarından söz eden Koç, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Paycell, TV+, BiP, fizy, lifebox, GAME+, Turkcell Global Bilgi, Turkcell Superonline, veri merkezlerimiz, enerji santrallerimiz ve daha pek çok şirketimizle kişilere ve endüstrilere yenilikçi çözümler sunuyoruz. Milyonlarca insan gibi yüzbinlerce şirket de Turkcell’in güçlü altyapısı ve teknolojisiyle çalışıyor. Türkiye’nin dijital yolculuğunda iz bırakan tarihimize baktığımızda gururla görüyoruz ki, teknolojinin olduğu her yerde Turkcell var, her şey Turkcell’le çalışıyor, Turkcell herkesle çalışıyor. Sim kartı olsun ya da olmasın herkes Turkcell’li olacak, herkesin yolu bir şekilde Turkcell’den geçecek demiştik. Bugün görüyoruz ki hizmet verdiğimiz kişi ve kurumlar sadece Turkcell sim kartına sahip olanlar değil. Şehir hastaneleri, havalimanları gibi kritik alanlarda altyapımızdan faydalananlar da otonom sistemlere sağladığımız dijital teknolojilerimizi kullananlar da bizim için Turkcell’li.”
Turkcell Grup bünyesinde toplam 56 milyonu aşkın abonesi (bireysel, kurumsal, bağlı cihazlar) olmasına rağmen 84 milyonun tamamının hayatına dokunduklarını bildiren Koç, 600 bin kurum ve kuruluşun teknoloji altyapısının, dijital dönüşüm operasyonlarının ve siber güvenliklerinin Turkcell tarafından sağlandığı bilgisini verdi.
Koç, sözlerine şunları ekledi:
“Tüm bunları yaparken dijital operatör yetkinliğimize entegre bir biçimde, üretken yapay zeka teknolojilerini kullanıyor, uydu teknolojilerini test ediyor, kuantum teknolojileri üzerinde çalışıyoruz. Türkiye’nin lider teknoloji ve sistem entegratörü pozisyonumuzu koruyacak, uçtan uca teknoloji sağlamaya devam edeceğiz. Bütüncül bir bakışla ele aldığımız AR-GE çalışmalarımız, dijital iş servislerimiz, enerji ve bulut bilişim operasyonlarımız, veri merkezi ve siber güvenlik faaliyetlerimiz 30’’uncu yılımızın stratejik odak alanları. 30 yıllık tarihimiz boyunca insanımızın ihtiyaçlarında, eğitimden spora, kültür-sanattan sürdürülebilirliğe, her yaş grubundan ve toplumun her kesiminden milyonlarca vatandaşımızın yanında olduk. Üretime dahil olan kadınları, geleceğin parlayan yıldızı gençleri ve başarılarıyla göğsümüzü kabartan sporcuları unutmadık. Ülkemizin küresel arenadaki gücünü artıracak ve toplum için daha faydalı bir dijital gelecek ortaya koyacak yatırımlarımızı sürdüreceğiz.”
]]>İstanbul Teknik Üniversitesi’nin akademik gücünü, Turkcell ile Ericsson’un teknoloji uzmanlığıyla buluşturan “5G Teknoloji Kampüsü”; İTÜ Ayazağa Yerleşkesinde çalışmalarına başladı. İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ve Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın’ın katıldığı imza töreninin ardından, Turkcell 5G test altyapısı ile desteklenecek otonom otobüste bağlantı hızı ve verimlilik ölçümü yapıldı.
İTÜ, Turkcell ve Ericsson arasındaki Ar-Ge iş birliği; öğrencilere ve akademisyenlere 5G’ye yönelik araştırma-geliştirme projelerinde aktif olarak çalışma fırsatı sunacak. Projenin, telekomünikasyon ekosistemi ve teknoloji endüstrisine nitelikli insan kaynağı yetişmesi adına da önemli bir rol üstlenmesi hedefleniyor. Turkcell’in fiber altyapısı üzerinde inşa edilen 5G test ağı, Ericsson tarafından sağlanan çekirdek şebeke ve yeni nesil akıllı antenler gibi donanımlar ile Turkcell şebeke yönetim sistemlerine entegre şekilde hizmet verecek.
İmza töreninde konuşan İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, “İTÜ olarak, eğitim ve araştırmanın yanı sıra inovasyon ve teknoloji transferinde de öncü rol oynamaktayız. Turkcell ve Ericsson ile gerçekleştirdiğimiz bu Ar-Ge iş birliği, üniversitemizin akademik birikimini sanayi ve teknolojiyle buluşturarak, öğrencilerimiz ve araştırmacılarımız için benzersiz fırsatlar sunuyor. 5G Teknoloji Kampüsü, akademik araştırmaların gerçek dünya uygulamalarına dönüşebileceği bir ortam sağlayarak, bilimin sınırlarını genişletiyor. Burada kurulan 5G test ağı, araştırmacılarımızın bu yeni teknolojileri kullanarak insanların yaşamlarını nasıl iyileştirebileceğini keşfetmeleri için bir test ortamı görevi görecek. Ayrıca öğrencilerimizin 5G çalışmalarına katılmaları ve yenilikçi bilgi ve iletişim teknolojileri çözümlerinin gelişimine aktif olarak katkıda bulunmaları için ideal bir fırsat sunacak. Bu sayede, teknoloji alanında güçlü yetenek havuzuna da katkılar sağlamış olacağız” dedi.
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise imzalanan anlaşma kapsamında şunları söyledi: “Turkcell olarak, ülkemizi global teknoloji haritasında daha rekabetçi bir konuma taşıyacak her türlü yenilikçi yaklaşımı destekliyoruz. Yeni nesil 5G teknolojisi; yakın gelecekte eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye tüm endüstrilerde dönüştürücü bir etki oluşturacak. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Ericsson ile olan bu iş birliğiyle başlattığımız 5G Teknoloji Kampüsü projesi ile hem akademisyenleri ve genç zihinleri iş dünyasıyla bir araya getiriyor, hem de çeşitli kullanım senaryolarını ve son teknolojilerin pratik uygulamalarını gerçekleştiriyoruz. Bireyler ve kurumlar için yeni nesil mobil ağları, ilk ve öncü olarak sunma konusundaki çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki yıllarda da benzer Ar-Ge projeleriyle birçok yeniliğe imza atacak ve yerli teknoloji ekosistemini genişletmeye devam edeceğiz. Oluşan bu birikimlerle ülkemizin 5G teknolojisine geçişinde de liderliğimizi ve rehberliğimizi sürdüreceğiz.”
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın ise “Ericsson olarak, ülkenin önde gelen akademik kurumları ve iletişim altyapısı sağlayıcılarıyla iş birliği içinde Türkiye’deki yerel Ar-Ge ekosisteminin gelişimini sürdürmeye kararlıyız. 5G Teknoloji Kampüsü’nün İstanbul Teknik Üniversite yerleşkesinde başlatılması, gelişmekte olan teknolojileri kullanarak daha bağlantılı bir dijital gelecek inşa etmek için ortak çabalarımızın bir adımı. Ericsson ve Turkcell, Türkiye’de 2G mobil iletişimin tanıtımından bu yana verimli bir ortaklık yürütüyor. İki şirket, ülkenin ve bölgenin yaşam kalitesini artırmak, işletmeleri güçlendirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek adına, son teknoloji mobil telekomünikasyon ağları kurmak için yakın iş birliği içindedir. Bunun güzel adımlarından birini de İTÜ’deki 5G Teknoloji Kampüsü’nde attığımız için çok mutluyuz” yorumunda bulundu.
]]>Yenilikçi platform sayesinde uzman mühendisler fiziksel olarak sahada bulunmadan da sahadaki teknisyene uzaktan bağlantı ile canlı destek verip beraber çalışabiliyor, kontrolleri ve planlamaları yapabiliyor.
Çok sayıda zorlu kullanım senaryoları test edilerek geliştirilen ve web üzerinden de kullanılabilen Smart Site platformu, Turkcell’in dijital video konferans ve bulut çözümlerini de barındırıyor. Çok sayıda kullanıcının aynı anda saha çalışmasına uzaktan destek sağlamasına imkân sunan platform üzerinden yapılan saha çalışmalarının kayıtları da saklanabiliyor.
Geliştirmeleri tamamlanıp devreye alınan platformun Turkcell ve iş ortakları saha operasyonlarında kullanılmaya başlanması sayesinde, Eylül ayından bu yana 2.500’e yakın saha ziyareti Smart Site üzerinden gerçekleştirilerek önemli bir verimliliğe imza atıldı.
“FİZİKSEL SAHA ZİYARETLERİNİN DİJİTALLEŞMESİ İLE VERİMLİLİĞİ ARTIRIYOR”
Bu platformu geliştirmedeki amaçlarına ve kısa sürede ulaştıkları sonuçlara dikkat çeken Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, “Bu yola çıkarken sera gazı emisyonunu azaltmak başta olmak üzere müşteri memnuniyetinde, maliyetlerde ve insan kaynağı ihtiyacında tüm ekosistemimizi kapsayan bir verimliliğin yanı sıra iş sağlığı güvenliği riskleri ve sahaya erişim gibi zorlukları da azaltmayı hedeflemiştik. Geçtiğimiz yaz sonundan itibaren devreye aldığımız bu platformu, artık hem Turkcell ekiplerimiz hem de iş ortaklarımız kullanıyor.
Bu kapsamda son 7 ayda 2.500’e yakın saha ziyaretini Smart Site platformu üzerinden yaparak, hedeflediğimiz tüm açılardan önemli bir operasyonel verimlilik sağladık. 2024’te hem platformun kullanımını yaygınlaştırmaya hem de yeni yeteneklerle geliştirmeye devam edeceğimiz Smart Site platformunun, gelecekte Turkcell ekosistemiyle de sınırlı kalmayıp artan dijitalleşme ihtiyacıyla farklı sektörlerde de kullanılabileceğini öngörüyoruz” dedi.
Geliştirilen platformun önemine dikkat çeken Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: “Güçlü şebeke altyapımızı yenilikçi teknolojilerle daha etkin hale getirerek, her sahada sürdürülebilir ve kesintisiz iletişim hedefimizi destekliyoruz. Bu kapsamda müşterilerimizin her geçen yıl artan geniş bant ve dijitalleşme gereksinimlerini en kaliteli ve hızlı şekilde karşılamak için Türkiye’nin dört bir yanındaki şebeke altyapımızı yeni teknolojilerle ve inovatif uygulamalarla daha da güçlendirmeye devam ediyoruz.
Önümüzdeki yıllarda 5G ve ötesi teknolojilerinin de hayatımıza gireceğini düşündüğümüzde saha operasyonlarımızın verimli ve sürdürülebilir olması daha da önem kazanıyor. Sürdürülebilirlik odağımız çerçevesinde tüm iş süreçlerimizde olduğu gibi saha operasyonlarında da topluma ve çevreye pozitif katkıyı artırma motivasyonuyla çalışıyoruz.
Uygulamaya aldığımız Smart Site platformunun, fiziksel saha erişim ihtiyacını da azaltarak inovasyonun sürdürülebilirlik için katalizör görevini üstlendiğini gösteren örnek bir çalışma olduğunu düşünüyoruz.”
AKILLI CIHAZLARLA UYUMLU BİR PLATFORM
Sahadaki personel ile merkezdeki uzmanın anlık ve görüntülü görüşerek verimli çalışmasını sağlayan dijital platform; ihtiyaca göre akıllı telefon, tablet ve akıllı gözlük gibi farklı cihazlar üzerinden kullanılabiliyor.
Örneğin saha keşfi için akıllı telefon veya tablet üzerinden yüksek çözünürlük ile gerçek zamanlı görüntü paylaşımı ve konferans görüşmeleri gerçekleştirilebiliyor, artırılmış gerçeklik ve akıllı gözlüklerle yapılabilen yönlendirilmelerle arızalar hızlıca tespit edilebiliyor.
Böylece sahaya çoklu ulaşım ihtiyacı azaltılıp müşterilere daha hızlı ve çevre dostu bir hizmet sunulurken operasyon süreçlerinde kaynak verimliliği de artıyor.
Turkcell Grubu’nun 2023 yılında enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş sonuçlarına göre toplam gelirleri yıllık bazda yüzde 14.6 büyüyerek 107.1 milyar TL, FAVÖK’ü ise yüzde 19.9 oranında artarak 43.9 milyar TL’ye ulaştı. Net kâr, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82.5 artışla 12.6 milyar TL olarak gerçekleşirken Turkcell’in toplam yatırım harcamalarının gelire oranı ise yüzde 21 oldu. Böylece Turkcell, geçen yılı 22.4 milyar TL yatırımla kapattı.
1.6 MİLYON YENİ ABONE
2023’te 1.6 milyon net faturalı abone kazanan Turkcell’de ortalama gelir (ARPU) ise son çeyrekte yüzde 85 büyüdü. Turkcell, 2023 yılında 386 bin haneye daha uçtan uca fiber hizmetini götürürken, toplamda 5.8 milyon haneye ve 2.3 milyon fiber abone sayısına ulaştı. 2023 yılını çift haneli reel büyüme ile kapatmanın gururunu yaşadıklarını belirten Ali Taha Koç, “İş alanlarımızın tamamında enflasyona rağmen güçlü bir performans sergiledik. Gerçekleşen bu yüksek performans ARPU genişlemesi ve yeni abone kazanımları sayesinde oldu” dedi.

4 ODAK NOKTA VAR
Enflasyon beklentilerini dahil ettikleri planlara göre 2024’te yüksek tek haneli reel büyüme öngördüklerini vurgulayan Koç, şunları kaydetti:
“Şirketimizin gelecek yolculuğunda ‘veri, enerji, yapay zeka ve siber güvenlik’ olmak üzere 4 ana odak var. Bu dört odak 2024 ve sonrası hedeflerimizin ve yatırımlarımızın belirleyicisi olacak.”
Veri merkezlerine 330 milyon Euro yatırım yapan Turkcell, şimdi yeni bir veri merkezi şirketi kurmaya hazırlanıyor.
4 BİN ŞİRKETİN VERİSİNİ KORUYOR
Turkcell’in, veri merkezlerine 330 milyon euro yatırım yaptığını ifade eden Koç, “Veri merkezlerimiz 9 şiddetindeki bir depreme dayanıklı şekilde inşa edildi. Turkcell dışında yerli/yabancı yaklaşık 4 bin şirketin verisini sadece siber tehditlere karşı değil, doğal afetlere karşı da koruyoruz. Şimdi yeni bir veri merkezi şirketi kuruyoruz. Bu doğrultuda ‘hyper-scaler’ küresel bir markayı Türkiye’ye getirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Koç’un verdiği bilgilere göre, Turkcell Dijital İş Servisleri’nin gelirleri yıllık bazda yüzde 23 artarak 10 milyar TL’yi aştı. Özellikle veri merkezleri gelirleri yüzde 61’lik büyümesi ve bulut servisleri büyümesi yüzde 50 ile bu büyümeyi destekledi.

GÜNEŞ TARLALARINA 240 MİLYON DOLAR
Diğer bir odak alanlarının enerji kaynak yönetimi olduğunu söyleyen Koç, şu bilgileri paylaştı:
“Turkcell’in sahip olduğu 18 MW gücünde rüzgar enerjisi santralinin (RES) yanı sıra 300 MW arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) yatırımları son hızla devam ediyor. Türkiye’nin değişik yerlerinde güneş tarlalarına 240 milyon dolarlık yatırım yapacağız. 2024 yılı sonuna kadar toplamda 2 bin 400 Greensite’ı devreye almayı hedefliyoruz. 2026 itibarıyla yeşil enerji kaynaklarından sağlanacak üretimle, Turkcell’in toplam elektrik ihtiyacının yüzde 65’ini karşılamayı planlıyoruz. Nihai hedefimiz ise 2050’de net sıfır şirket olmak.”
]]>Turkcell aynı zamanda yeni abone kazanımlarına 2023 yılında da devam etti. Mobil tarafta yüksek gelir katkısı sağlayan faturalı abone odağını sürdüren marka, 1,6 milyon net faturalı abone kazandı. ARPU ise son çeyrekte %85 büyüdü. Bu büyüme rasyonel fiyatlama, üst pakete taşıma odağı ve artan faturalı abone sayesinde gerçekleşti. 2023 yılında toplam 386 bin haneye daha uçtan uca fiber hizmetini götürürken toplamda 5,8 milyon haneye ve 2,3 milyon fiber abone sayısına ulaştı.
Turkcell’in büyümesinin ana destekçisi konumundaki TV+, BiP, fizy, lifebox, GAME+ ve dijital reklamcılık servisleri kullanan tekil ücretli kullanıcı sayısı ise yıllık bazda %9 artarak 5,6 milyona yükseldi. TV+’ın IPTV müşteri sayısı 1,4 milyona erişti.
Dijital İş Servisleri ise kurumsal müşterilerin dijital dönüşüm süreçlerindeki ana destekçisi olmaya 2023 yılında da devam etti. Uçtan uca yönetilen dijital dönüşüm projeleri ile birlikte, veri merkezi ve bulut hizmetlerinden elde edilen gelirler, büyümeye katkı sağlayan ana faktörler oldu. Turkcell Dijital İş Servisleri’nin gelirleri yıllık bazda %23 artarak 10 milyar TL’yi aştı. Özellikle veri merkezleri gelirleri %61’lik büyümesi ve bulut servisleri büyümesi %50 ile bu büyümeyi destekledi. Bugüne kadar sistem entegrasyon ve yönetilen hizmetlerde 3.500’ü aşkın proje sayısına ulaşılırken, 2023 yılından sonra gelire dönüşecek olan projelerin kontrat değeri 3,1 milyar TL oldu.
Techfin odaklı hizmetler sunan Financell, Paycell ve Wiyo şirketleri 2023 yılında da faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürdü. Bireysel ve kurumsal müşterilerin finansman ihtiyaçlarına göre ürün portföyünü çeşitlendirmeye devam eden Financell bugüne kadar 7 milyon tekil müşteriye ve 40 milyar TL kredi hacmine ulaştı. Financell’in kredi portföyü 6,2 milyar TL’ye yükselirken, yeni ürün, projeler ve faiz oranlarının artışı ile yıllık bazda gelirleri de %28 büyüyerek 2,4 milyar TL olarak kaydedildi. Paycell %29’luk bir artışla gelirlerini 2,2 milyar TL’ye taşıdı. Hızlı ve güvenli ödeme çözümleri sunan Paycell’in geniş ürün portföyüyle 2023 yıl sonunda kullanıcı sayısı 8 milyon oldu.

TURKCELL GENEL MÜDÜRÜ DR. ALI TAHA KOÇ: “TURKCELL’IN DNA’SINDA TEKNOLOJİ LİDERLİĞİ, YENİLİKÇİLİK VE GİRİŞİMCİLİK VAR”
2023 yılını çift haneli reel büyüme ile kapatmanın gururunu yaşadıklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, iş alanlarının tamamında enflasyona rağmen güçlü bir performans sergilediklerini söyledi. Turkcell’in, DNA’sında teknoloji liderliğini, yenilikçiliği ve girişimciliği barındırdığını belirten Dr. Koç, gerçekleşen bu yüksek performansın ARPU genişlemesi ve yeni abone kazanımları sayesinde olduğunu vurguladı. 2024 yılı hedeflerini reel rakamlar üzerinden verdiklerini söyleyen Dr. Ali Taha Koç, “Bu yıl FAVÖK marjını %42 oranında hedefliyor; veri merkezleri, yenilenebilir enerji ve altyapı yatırımları ile operasyonel yatırımların gelire oranını ise %23 olarak bekliyoruz. Enflasyon beklentilerimizi de dahil ettiğimiz planlara göre 2024’te yüksek tek haneli reel büyüme öngörüyoruz” dedi. Turkcell Genel Müdürü sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“TÜRKİYE YÜZYILINI DİJİTALİN YÜZYILI YAPMA HEDEFİYLE ÇALIŞIYORUZ”
“Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğundaki öncü konumumuzu daha da güçlendirme noktasında 2023 yılında da kararlılıkla ilerledik. Bu süreçte, teknolojik altyapımızı, bilgi birikimimizi ve yetkinliklerimizi; müşterilerimize kesintisiz ve kaliteli bir iletişim deneyimi sunmak için geliştirmeye devam ettik.
Turkcell sadece bir ses ve data operatörü değil, Türkiye’nin dijital dönüşümünün lokomotifi, dönüştürücü bir güç. Bu gücü; sadece bağlantıyı sağlayan değil, üstün bir dijital deneyimi her platformda, günün her anında yaşatan bir şirket olmak ve ülkemizin milli menfaatleri için kullanıyoruz.
Gelecek dönemde de teknolojik yeteneklerimiz ve inovasyon gücümüz sayesinde pazardaki konumumuzu güçlendirecek ve toplum için daha güçlü bir dijital gelecek ortaya koyacağız. Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte Türkiye Yüzyılını Dijitalin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışıyoruz.”
HERKESİ BİRBİRİNE BAĞLAMAKTAN, HER ŞEYİ BİRBİRİNE BAĞLAMAYA…
“Bizim için 30 yıldır her dönem, en başından beri Turkcell = Teknoloji. Biz Türkiye’nin lider teknoloji entegratörüyüz. Tam da bu yüzden, bizim her yatırımımız, aynı zamanda ülkemizin dijital geleceğine de yaptığımız bir yatırım.
Herkesi birbirine bağlamaktan, her şeyi birbirine bağlama çağına geçtiğimiz bu dönemde, ülkemizin teknolojiyi sadece kullanan değil, üreten bir konuma gelmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. İnsanlarımız artık her yerde, her zaman en yüksek kalitede bağlantı istiyor. Turkcell olarak biz de bağlantı kurabileceğiniz her yerde olmaya devam edeceğiz.”
“DİJİTAL ÜRÜN VE SERVİSLER, SEKTÖRÜMÜZÜN TAŞIYICI KOLONLARI”
Dr. Koç, BiP, TV+, lifebox, fizy, GAME+ gibi Turkcell ekosistemindeki markaların faaliyetlerinin başarıyla sürdüğünü vurgulayarak, “Dijital ürün ve servisler, sektörümüzün taşıyıcı kolonları haline gelmeye başladı. Stratejik önemde gördüğümüz dijital servislerimiz de finansallarımızı güçlü bir şekilde destekliyor. Bu başarı, şirket olarak dijital dönüşüm alanındaki liderliğimizi ve büyüme potansiyelimizi güçlendirerek devam ettirme yolunda bizi daha da cesaretlendiriyor” dedi.
4 ANA ODAK ALANI: VERI, ENERJI, YAPAY ZEKÂ VE SIBER GÜVENLIK
“Yolculuğumuzda 4 ana odağımız var: Veri, Enerji, Yapay Zekâ ve Siber Güvenlik. Bu dört odak, bizim 2024 ve sonrası hedeflerimizin, yatırımlarımızın da belirleyicileri olacak” diyen Dr. Koç, bu odakların birbiriyle iç içe olduğunu, dijitalleşen dünyada insanların ve nesnelerin ürettiği verinin, dünyanın en önemli hammaddesi haline dönüştüğünü ifade etti.

TÜRKIYE’NIN EN BÜYÜK VERI IŞLETMECISI TURKCELL’DEN YENI ŞIRKET HAZIRLIĞI
Türkiye’nin verisini Türkiye’de tutmak amacıyla veri merkezleri pazarındaki lider konumunu devam ettiren Turkcell, veri merkezlerine 330 milyon Avro yatırım gerçekleştirdi. Bu alandaki yatırım odağını bir üst seviyeye taşıyan marka, yeni bir veri merkezi şirketi kurmayı da planlarına dahil etti.
Turkcell bu doğrultuda “hyper-scaler” küresel bir markayı Türkiye’ye getirmeyi hedefliyor. Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumundaki Turkcell; Gebze, İzmir, Temelli ve Avrupa olmak üzere 4 yeni nesil veri merkezine sahip. Türkiye’deki bireylerin ve kurumların yanı sıra bölge ülkeleri ile birçok global şirket de Turkcell’in veri merkezi hizmetlerini ve bulut çözümlerini kullanıyor.
Tier-3 Tasarım, Tesis ve Operasyonel Sürdürülebilirlik alanlarında uluslararası sertifikalara sahip ilk şirket olma özelliğine sahip olduklarını söyleyen Dr. Koç, veri merkezlerini 9 şiddetindeki bir depreme dayanıklı şekilde inşa ettiklerini belirtti ve “Turkcell dışında yerli/yabancı yaklaşık 4 bin şirketin verilerini sadece siber tehditlere karşı değil, doğal afetlere karşı da koruyoruz” dedi.
“SANAYİ DEVRİMİNİN İKLİM KRİZNİ ‘TEKNOLOJİ DEVRİİI’ İLE YENECEĞİZ”
Diğer bir odak alanlarının enerji kaynak yönetimi olduğunu söyleyen Koç, şu bilgileri de paylaştı: “Telekom şirketleri olarak, Türkiye’nin 1 yıllık toplam elektrik tüketiminin %1’ini biz tüketiyoruz. Sürdürülebilirlik ve dünyamıza fayda açısından da bakıldığında bizlerin herkesten fazla bu alana eğilmesi gerekiyor.
Biz bu alanı sosyal ve ekonomik sorumluluğumuzun bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu yüzden her fırsatta ‘sanayi devriminin iklim krizini ‘teknoloji devrimi’ ile yeneceğiz’ diyoruz. Halihazırda sertifikalı %100 yenilenebilir enerji kullanıyoruz. Sadece yenilenebilir enerji tüketmiyor, aynı zamanda Turkcell Enerji şirketimizle yenilenebilir enerji de üretiyoruz.
Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 353 şirket arasına ve ‘A’ listesine girdik. Bu bakımdan ülkemizin tek telekomünikasyon şirketiyiz.”
“HEDEFİMİZ, 2050’DE NET SIFIR ŞİRKET OLMAK”
Turkcell sahip olduğu 18 MW gücünde rüzgâr enerjisi santralinin (RES) yanı sıra 300 MW arazi tipi güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarına da son hızla devam ediyor.
Türkiye’nin değişik yerlerinde güneş tarlalarına 240 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını söyleyen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç; 2024 yılı sonuna kadar toplamda 2 bin 400 Greensite’ı devreye almayı hedeflediklerini belirtti. 2026 itibarıyla yeşil enerji kaynaklarından sağlanacak üretimle, Turkcell toplam elektrik ihtiyacının %65’ini karşılamayı planlıyor. Nihai hedefi ise 2050’de net sıfır şirket olmak.
“YAPAY ZEKÂ, BİR ÇAĞ DEĞİŞİMİ…”
“Yapay zekâ ile yapılabileceklerin sınırı olmadığını göreceğimiz bir dönemin başlangıcındayız. Bu nedenle yapay zekâ gündemini bir tür ‘çağ değişimi’ olarak değerlendiriyor, inovasyonu teşvik etmek ile toplumsal faydayı önceliklendirmek arasında titiz bir denge kurmayı amaçlıyoruz. 2024’te tüm sektörlerde öncelikli gündemin yapay zekâ olacağını bekliyoruz.
Üretken yapay zekâ, nesnelerin interneti, doğal dil işleme teknolojisinin gelişimi gibi katlanarak büyüyen alanlar, endüstrileri dönüştüreceği gibi sosyolojik etkileriyle de herkesin gündeminde olmaya devam edecek.
Turkcell olarak, yapay zekâ çözümlerini şirket operasyonlarımızın her alanına etkin bir şekilde entegre ederken yapay zekânın etik kullanımını gözeterek gerekli aksiyonları alıyoruz.”
SİBER GÜVENLİKTE HEDEF, GLOBAL ARENA
Vatandaşların ve şirketlerin verisini ülke sınırlarında tutarak hem milli güvenliğe hem de dijital geleceğe sahip çıkan Turkcell, teknolojik altyapısını geliştirirken en çok önem verdiği konuların başında gelen veri güvenliğini ayrı bir sayfada değerlendiriyor. İnsan ve teknoloji odaklı yaklaşımıyla kişisel verilerin gizli ve değerli olduğuna inanan şirket, siber ortamda ortaya çıkan riskleri ve tehditleri, güçlü operasyon merkezlerinde belirliyor, olasılıklar üzerine önlemler geliştiriyor.
Turkcell aynı zamanda siber güvenlikte global oyuncu olma amacıyla yeni nesil savunma merkezleri ve katma değerli servislerle çeşitlendirmeyi planlıyor. Turkcell’in bu alandaki ana hedefi ise yeni nesil teknolojileri kullanarak yapay zekâ destekli ve değer katan inovatif ürünler geliştirmek. Etkin iş birlikleriyle yerli ürün ve servis firmalarına destek olup yatırım yaparak birlikte global pazara çıkmak da yol haritasında yer alıyor.

“ÜLKEMİZİ DAHA PARLAK BİR GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ”
Turkcell dijitalleşmenin kapsayıcı gücünü kullanarak toplumun her kesiminde fırsat eşitliğini sağlamaya yönelik toplumsal yatırım projelerine büyük önem veriyor. Çocuklardan gençlere, yaşlılardan engelli bireylere kadar birçok kesim için hayatın içinde olmalarını sağlayan, dijital okuryazarlığı artıran, teknolojinin bilinçli kullanılması konusunda farkındalık oluşturan ve sosyal faydayı önceliklendiren projeler gerçekleştiriyor.
İlerleyen dönemlerde hem çevresel hem de sosyal sürdürülebilirlik adına yerine getirecekleri çalışmalarla, geleceği şekillendireceklerini belirten Dr. Koç şu ifadelerde bulundu: “Turkcell olarak her adımımızı milli menfaatleri göz önünde bulundurarak atıyoruz. Bugüne kadar 1036 tescilli patent geliştiren 1500’den fazla Ar-Ge mühendisimizle yeni teknolojiler üretiyoruz.
5G, 6G, uydu iletişimi, kuantum teknolojileri gibi globalde gündemde olan yenilikleri ülkemizde önce biz gündeme taşıyor, geliştiriyor, uyguluyoruz. Fiberden bulut sistemlere, karasal olmayan ağlardan Sabit Kablosuz Erişime (FWA) kadar geniş bir yelpazede, daha akıllı, daha uyumlu ve daha uygun maliyetli ağları oluşturmanın yolları üzerinde çalışıyoruz.
Bu bakımdan uydu iletişim teknolojileri de radarımızda. Cep telefonu sinyalleriyle ulaşılamayan bölgelere, uydu teknolojileriyle kapsama getiren yeni bir oyun planımız var. Türkiye’nin kablosuz bağlantı teknolojileri alanındaki yolculuğunu şekillendirmek için test çalışmalarına da başladık.”
“TÜRKİYE’NİN TURKCELL’i DİJİTAL YÜZYILIN ÖNCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEK”
“Bilgi çağında mevcut imkanlarımız, yeteneklerimiz, kapasitemiz ve nitelikli insan kaynağımızla birlikte çalıştığımızda başarabileceklerimizin sınırı yok.
Turkcell’in kendisi, bunun en değerli kanıtı. 30 yıl önce Türkiye’yi cep telefonundan ‘ilk Alo’yla buluşturan telekom operatörü olarak yola çıkan Turkcell, dijital servislerini dünyanın birçok ülkesine ihraç eden bir teknoloji şirketine dönüştü. Önümüzdeki dönemlerde de inovasyon odağımız ve mükemmeliyetçilik ruhumuzla, Turkcell’i ve ülkemizi daha parlak bir geleceğe taşıma azmimiz kesintisiz devam edecek.
Turkcell olarak geçmişten bugüne teknolojileri takip eden değil, geliştirdiği teknolojilerle takip edilen olma vizyonuyla yolculuğumuz devam ediyor. Türkiye’nin Turkcell’i Dijital Yüzyılın Öncüsü olmaya devam edecek.”
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell’in gündemlerini ve gelecek hedeflerini Mobil Dünya Kongresi’nde paylaştı
Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te yineleyen Dr. Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının önde gelen markalarıyla stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı sıra kongre kapsamında düzenlenen iki önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç; “Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz görüşmelerle ve katıldığımız toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak küresel alanda ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE’DE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN LOKOMOTİFİ OLMA MİSYONUMUZU SÜRDÜRÜYORUZ”
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC24’te verdiği demeçte; Turkcell’in Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine ve gelecek hedeflerine değindi; “Turkcell olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz. Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital geleceğine yapılan bir yatırımdır. 30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün lokomotifi olma misyonumuzu sürdürüyoruz.”
“GÜNDEMİMİZDE ENERJİ VERİMLİLİĞİ, VERİ MERKEZLERİ VE SİBER GÜVENLİK BAŞLIKLARI VAR”
Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan, ‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına geçildiğini, insanların daha büyük işler başarmak için akıllı makinelerle birlikte çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti. “Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi sonuna kadar kullanacağız” diyen Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu yılında öncelikli olacak gündemlerine dair şu açıklamalarda bulundu:

ENERJİ VERİMLİLİĞİ İÇİN 240 MİLYON DOLAR YATIRIM
“Turkcell olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir hale getirmekle kalmıyor, ekonomiye katma değer katacak ürün, hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz. Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz. Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor. 2024’te şebekelerimizi yüzde 5 oranında daha verimli hale getirmeyi hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız kapsamında hedefimiz, Türkiye’de 2025 sonuna kadar 240 milyon dolar yatırımla 300 MW kurulu güce sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla toplam elektrik ihtiyacımızın yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz; enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket olmak. Turkcell olarak iklim krizinin etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21 bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının ve sonuçlarının değerlendirildiği CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında takdir edilen 346 şirket arasın Türkiye’den ‘A’ listesine giren tek telekomünikasyon şirketiyiz.”

“VERİ MERKEZİ ŞİRKETİ KURUYORUZ”
Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi konumunda olduklarını ifade eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki kapasitenin üçte birinden fazlasını tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz. Turkcell olarak bu gücü daha da büyütmek amacıyla kuracağımız veri merkezi şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi görebilecek bir potansiyelde büyük bir şirket olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”
“SİBER GÜVENLİK, TURKCELL İŞ STRATEJİSİNİN EN ÖNEMLİ BİLEŞENİ”
Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin küresel güvenlik gündeminin başında geldiğini belirten Dr. Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
“Turkcell olarak, siber suçluların gelişen teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline karşı, yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi araçları kullanarak savunma mekanizmalarımızı, siber güvenlik araçlarımızı daha da güçlendireceğiz. Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir kontroller gibi alanlarda yapay zekâ teknolojilerini etkili bir şekilde kullanarak, müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin en önemli bileşeni.”
“İŞİMİZİN HER ALANINDA YAPAY ZEKÂ KULLANIYORUZ”
Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, yapay zekâ konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği teşvik etmek ile kamusal fayda arasında denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde yapay zekâ teknolojileri kullandıklarını söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Mühendislerimizin geliştirdiği aplikasyonumuzda günlük 200 bin müşterimize destek veren bir chatbotumuz var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda en uygun içerikleri sunan öneri modelleri de yapay zekâ destekli. Ayrıca, Turkcell yapay zekâ ekibimizle Türkiye’nin yerli ve milli otomobili Togg’un paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni de geliştiriyoruz.”

“TÜRKİYE’DE YAPAY ZEKÂ KULLANIM İLKELERİNİ BELİRLEYEN İLK ŞİRKET OLDUK”
Yapay zekanın en önemli sorununun ‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken önemli şeylerden birinin, algoritmaları yazarken kullanılan verinin kalitesine, doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak olduğunu söyleyen Koç, verilerin her şeyden önce hatasız ve önyargılarından arındırılmış olmasının gerektiğini vurguladı. Turkcell olarak, dijital dönüşümün sadece teknolojiyle değil, aynı zamanda insani değerlerle, güven ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını ifade eden Koç, “Yapay zekâ algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı – başarısızlığı, iyiyi – kötüyü insanlar tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize girmesini engellemek gerektiğini de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda 2020 yılında Türkiye’de yapay zekâ kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket olduk. Turkcell Yapay Zekâ İlkeleri ile yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda bilgi güvenliğini en ön sırada tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.
MWC24’TE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE YAPAY ZEKÂ VİZYONUNU ANLATTI
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki ayrı panelde de konuşmacı olarak yer aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde “AI Önyargısı, İnsan Önyargısından Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna yanıt aranırken, diğer panelde ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital Dönüşüm” başlıkları ele alındı.
YENİ NESİL TEKNOLOJİLER İÇİN GLOBAL İŞ BİRLİKLERİ
Turkcell, kongre süresince aralarında Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu global şirketlerle farklı alanlarda mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında;

Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay zekâ bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında ortak inovasyon çalışmaları yapılacak,

Ericcson ile siber güvenlik, yapay zekâ (AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine dair çalışmalar gerçekleştirilecek,

Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar geliştirilecek.

UYDUDAN HABERLEŞME İÇİN TURKCELL’DEN DEV ADIM
Turkcell, uydular üzerinden mobil servisler sunmayı amaçlayan dünyanın önde gelen uydu haberleşme şirketlerinden Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te en çok ses getiren adımlardan birini attı. Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden doğrudan telefonlara SMS, ses ve data servislerini deneme konusunda birlikte test çalışmaları yürütülecek.
YERLİ TEKNOLOJİLERE TAM DESTEK
Turkcell’in Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yerli ve milli teknoloji şirketlerine süren destekleri de Mobil Dünya Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi. Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki birçok kurum ve firmayla Ar-Ge, yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki alanlarında iş birlikleri yürüten Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının artmasına ve milli ekonomiye katkılar sunuyor. Turkcell, Türkiye’nin öncü şebeke otomasyon şirketlerinden TechNarts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.
TURKCELL MWC24’TEN 2 ÖDÜLLE DÖNDÜ
Turkcell, Mobil Dünya Kongresi’nden iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin kullanım alanlarına elektrik dağıtım şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği GTI Awards 2024’te “Yenilikçi Mobil Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun yanı sıra Turkcell, sürdürülebilirlik odağında sabit erişim şebekesinde enerji tasarrufuna yönelik fark yaratan projesiyle IDATE tarafından “Sürdürülebilir Şebeke Operatörü Lideri” ödülüne de layık görüldü.
“Türkiye’nin verisini Türkiye’de tutuyoruz”
Veriyi sadece taşımanın yanı sıra aynı zamanda güvenliğini sağlamanın da çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ali Taha Koç, şunları söyledi: “Dijital çağ, bir başka deyimle veri çağının içindeyiz. Bu çağın ham maddesi, kişisel ve kurumsal veriler. Bugün dünyanın en kıymetli ham maddesi olan veriyi elinde bulunduranlar, tüm dünya üzerinde etkili oluyor ve özellikle endüstriyel dönüşümde büyük rol oynuyor. Verinin yeni petrol olduğu günümüzde kurumların, bireylerin ve hatta ülkelerin bilgi varlıklarının güvenliğinin sağlanması odak noktamız olması lazım. Verilerimizin gizliliğini, bütünlüğünü, kullanılabilirliğini korumazsak veriye sahip olma avantajımızı kaybederiz. Biz Turkcell olarak bunu öngörerek yıllar içinde yaptığımız yatırımlarla Türkiye’nin verisini Türkiye’de tutacak veri merkezleri kurduk ve geliştirmeye de devam ediyoruz. Ülke geneline yayılmış stratejik lokasyonlarda 4 tanesi yeni nesil olmak üzere toplamda 8 veri merkezimizle hizmet sunuyoruz. Bu veri merkezlerimizde Türkiye’nin yanı sıra dünyanın önde gelen markalarının da verilerini güvenle saklıyoruz.”
“Veri Koruma Günü farkındalık için çok kıymetli”
Dijital dönüşümün yaygınlaşmasının ‘siber güvenlik’ risklerini de beraberinde getirdiğinin altını çizen Dr. Ali Taha Koç, “Avrupa Konseyi’nin 28 Ocak 1981 tarihinde imzaya açtığı ve ülkemizin de taraf olduğu sözleşmeye istinaden bugün, Veri Koruma Günü olarak ilan edildi. 2016 yılından bu yana ülkemizde de verinin korunması için farkındalık sağlayan bugünün kutlanmasını da çok kıymetli buluyorum. Ülkemizde siber güvenlik ve kişisel mahremiyetin korunmasını ulusal güvenliğin, toplum güvenliğinin bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.
“Türkiye’yi BiP gibi yerli uygulamaları kullanmaya çağırıyorum”
Teknoloji altyapılarını geliştirirken en önem verdikleri noktanın veri güvenliği olduğunu belirten Dr. Ali Taha Koç, şöyle devam etti: “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin verisini ülkemiz sınırlarında tutarak hem milli güvenliğimize hem de geleceğimize sahip çıkıyoruz. Şunu bir kez daha özellikle belirtmek isterim ki sahip olduğumuz verinin güvenliği bizim için artık sınırlarımızın güvenliği kadar önemli ve öncelikli. Veri merkezlerine yaptığımız yatırımlar uluslararası alanda da dikkat çekiyor.”
Türkiye’nin yanı sıra dünyanın önde gelen markalarının da verilerini güvenle saklamak için Turkcell veri merkezlerini tercih ettiğini vurgulayan Dr. Ali Taha Koç, sözlerini şöyle noktaladı: “Dünyanın geleceğine yön veren ‘veri egemenliği’, bir şirketi de bir ülkeyi de rekabete dayanıklı kılan önemli bir faktör. Turkcell olarak bizim de katkı sağladığımız Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı üzerinden, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile çalışmalar yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalarımızla “Türkiye Yüzyılı”nı “Dijitalin Yüzyılı” yapma hedefimize hızla koşarak, veri güvenliği alanındaki yatırımlarımıza aralıksız devam edeceğiz. Son olarak, bir süre önce Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmada değindiği üzere tüm Türkiye’yi BiP ve diğer yerli uygularımızı kullanmaya ve böylece veri güvenliğimize katkıda bulunmaya çağırıyorum.”
Turkcell’in 4’ü yeni nesil toplam 8 veri merkezi var
Öğrencilerin karne heyecanını paylaşmak üzere Şanlıurfa Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) bulunan Turkcell Zeka Gücü Sınıfı’nı ziyaret eden Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya geldi. Öğrencilere karne hediyesi olarak robotik ve kodlama kiti hediye edildi.

“7 BÖLGE, 48 ŞEHİR, 76 ZEKA GÜCÜ SINIFI İLE 250 BİNDEN FAZLA ÖĞRENCİYE ULAŞTIK”
Zeka Gücü projesiyle özel yetenekli öğrencileri, teknoloji ve bilimle bir araya getirdiklerine değinen Dr. Ali Taha Koç; “2016 yılında hayata geçirdiğimiz projemiz 48 şehrimizde başarıyla devam ediyor. Turkcell olarak, Türkiye Yüzyılı’nı Dijitalin Yüzyılı haline getirme amacıyla sürdürdüğümüz Zeka Gücü projemiz, özel yetenekli çocuklarımızın ve gençlerimizin teknoloji üreten bireyler olarak yetişmesi adına büyük bir öneme sahip.
‘Sadece teknoloji tüketen’ bir toplum olmanın önüne geçerek ‘teknoloji üreten’ nesillerin yetişmesine katkı sağlamak her zaman en büyük önceliğimiz. Bugün gerçekleştirdiğimiz ziyaret vesilesiyle çocuklarımızın karne heyecanını da paylaşma fırsatı yakaladık. Teknolojiye ve eğitime yaptığımız yatırımlar Türkiye Yüzyılı’nda da devam edecek” dedi.
Projenin çıktılarını paylaşan Dr. Ali Taha Koç; “Zeka Gücü sınıflarında, öğrencilerin yapay zeka, robotik kodlama ve uzay bilimleri gibi birçok alanda yeteneklerine göre eğitim almalarını sağlayarak, gelişimlerine katkıda bulunuyoruz. Bu sınıflarda kullanılan dizüstü bilgisayarlar, 3D yazıcılar, proje geliştirmelerini sağlayan robotik kodlama kitleri gibi donanımlarla çocuklarımız, problemlere teknoloji tabanlı çözüm üretebilecek beceriler kazanıyor.
9’u depremden etkilenen illerimizde olmak üzere 76 Zeka Gücü sınıfımızla 250 binden fazla öğrenciye ulaştık. Öğrencilerimiz, ulusal ve uluslararası yarışmalarda 400’den fazla ödül ve şampiyonluk kazanarak bizleri gururlandırdı. Turkcell olarak, genç neslin yeteneklerini keşfetmelerine ve bu yetenekleriyle dünya çapında başarılar elde etmelerine olan inancımızı sürdürerek, Zeka Gücü Projesi ile Türkiye’nin geleceğine katkıda bulunmaya devam edeceğiz” dedi.

DEPREM BÖLGESİNDEKİ 6 İLDE 9 ZEKA GÜCÜ SINIFI
– Turkcell’in Zeka Gücü Sınıfları projesi kapsamında deprem bölgesindeki 6 ilde (Adana, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Osmaniye, Şanlıurfa) 9 sınıfı bulunuyor.
– Kahramanmaraş depremlerinin ardından afet bölgesindeki çocuklara psikososyal destek sağlamak ve sosyal gelişimlerine katkıda bulunmak için Hatay Kırıkhan’da da Turkcell’ desteğiyle BİLSEM Teknoloji ve Eğitim Odası konteyneri kuruldu.
– 6-18 yaş arasındaki çocukların ve gençlerin faydalanabildiği konteynerde deneyimli öğretmenler tarafından çocuklara robotik kodlama, astronomi, eğitici oyun, müzik, resim ve sanat atölyeleri düzenleniyor.
– BİLSEM Teknoloji ve Eğitim Odası’nda çocukların gelişimi için kütüphane; eğitimler için bilgisayar, tablet, TV ve projeksiyon cihazı bulunuyor. Dış mekânda yapılan aktiviteler için tente, lavabo gibi fiziksel şartları kolaylaştıran teçhizatlar yer alıyor.