Türkiye’den sadece Yeditepe Üniversitesi Hastanelerinin yer aldığı liste hakkında konuşan Prof. Dr. Uğur Türe, “Açıkça söylemek gerekirse, benim için de sürpriz oldu. 20-30 profesörün ve 20-30 asistanın olduğu bölümlerle kıyaslanmamız beni de şaşırttı. Dünya çapında büyük işler yaptığımız bir kez daha kabul gördü. Olanakları zorlayarak kaliteyi arttırmak her zaman mümkün. Birçok bölüm artık böyle bir sıralamaya girilebileceğini gördü. Üniversitemiz adına da çok mutluyum. Kurucu Başkanımız Sayın Bedrettin Dalan’ın, sayın Rektörümüz Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl’ün bu başarıda çok büyük emeği var. Şimdi bunu onlarla birlikte kutlamak çok güzel bir duygu” ifadelerini kullandı.

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’ndeki kutlama törenine, Yeditepe Üniversitesi Kurucu ve Onursal Başkanı Bedrettin Dalan, Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl, Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. A. Burak Dalan, Tıbbi Koordinatör Prof. Dr. Fahrettin Keleştemur, Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Faruk Yencilek, Anesteziyoloji & Reanimasyon Koordinatörü Prof. Dr. Hatice Türe ile birçok hekim, hemşire ve çalışan katıldı.
“HER ZAMAN DAHA İYİ ŞEYLER YAPMAK ZORUNDAYIZ”
Törende konuşan Bedrettin Dalan, “Uğur hoca, beyin cerrahisinde gerçekleştirdiği çalışmalarla dünyanın en önemli tıp dergilerine birçok kez kapak oldu. Beyin cerrahisi bölümümüz, Prof. Dr. Uğur Türe başkanlığında en üst noktaya ulaştı. İnsanlarımız, hasta olduklarında ‘ABD’de, Avrupa’da derman bulur muyum’ diye gidiyor. Artık milletçe bu kompleksi çöpe atmalıyız. Türkiye’de çok güzel hastanelerimiz, doktorlarımız var. Beyin cerrahisi denilince de akla gelen ilk isim Uğur Hocamız. Tüm hemşire, doktor, sağlık personeli ve ekibe bu başarı için şükranlarımı sunuyorum. Hep beraber Atatürk’ün evlatlarıyız, o nedenle her zaman daha iyi, daha güzel şeyler yapmak zorundayız. Biz ne kadar gurur duyuyorsak, Türk milleti de o kadar gurur duymalı” dedi.
“GENÇLER HİÇBİR ZAMAN UMUDUNU KAYBETMESİN”
Başarının arkasında çok büyük emek olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl ise “Çok gururluyuz. Bu başarıyı Uğur hocamız sayesinde elde etmemiz üniversitemiz adına da büyük bir mutluluk. Kolay değil, dünyada birçok sıralama var. Klinik sıralamalar da karşımıza yeni çıktı ve biz de hemen yerimizi aldık. Bu başarının arkasında çok büyük emek, sabır ve adanmışlık var. Bu başarı, ülkemizde sağlık hizmetlerinin nerede olabileceğini de gösteren çok önemli bir örnek oldu. Diğer başarıları da peşinde getirecek. Uğur hocam çok önemli beyin cerrahları yetiştiriyor. Öğrencilerimiz bizim için çok kıymetli. Bütün birikimlerimizi onlara aktarıyoruz. Gençler hiçbir zaman umutlarını kaybetmesin. Ülkemizde her geçen gün bir başka yeni başarıya imza atabilirler” dedi.
Burcu Cöddü, iddiaya göre eşi Uğur Cöddü ile geçimsizlik yaşadığı gerekçesiyle sık sık çocuklarını da alıp babasının evine gitti. Her seferinde aile büyüklerinin araya girmesi üzerine Burcu Cöddü, çocuklarıyla eşi Uğur’un yanına döndü. İddiaya göre, Uğur Cöddü’nün eşinin üzerine kredi çekmesi ve son olarak da mevlide göndermemesi üzerine araları yeniden bozuldu. Burcu Cöddü babası Metin Şimşek’i telefonla arayarak kendisini alıp evlerine götürmesini istedi. Baba Metin ve anne Medine Şimşek kızlarını ve 2 torunlarını alıp evlerine götürdü. Burcu Cöddü, eşinden boşanmak için karar vererek ailesinin yanına yerleşti. Burcu Cöddü, kardeşleri Süleyman, Harun ve yengeleri ile 15 Mayıs 2023’te çocuklarının kitapları ve okul kıyafetlerini almak için eşi Uğur Cöddü’nün kaldığı eve gitti. Sarıçam Mahallesi Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde meydana gelen olayda iddiaya göre, Uğur Cöddü, çocuklarının kıyafetlerini vermeyince tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Uğur Cöddü silahla eşi Burcu’yu öldürdü, kayınbiraderleri Harun ve Süleyman’ı da öldürmeye teşebbüs etti.

DAVA AÇILDI
Olaydan sonra yakalanıp tutuklanan Uğur Cöddü hakkındaki soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet savcısı, Cöddü hakkında ‘Eşe ve kadına karşı kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından, ölümlü olayda çıkan kavgaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün babası Osman Cöddü, kardeşi Ünal Cöddü ile öldürülen Burcu Cöddü’nün kardeşleri Harun ve Süleyman Şimşek, babası Metin ve annesi Medine hakkında da ‘Kasten yaralama, silahla basit yaralama’ suçlarından iddianame hazırladı. Savcı, Uğur Cöddü’nün ağırlaştırılmış müebbet ve ayrıca 30 yıla kadar, diğer sanıkların ise 6 yıla kadar hapis cezaları ile cezalandırılmalarını talep etti.

DURUŞMA GÜNÜ HASTANEYE KALDIRILDI
Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen ve yapılan inceleme sonucunda iddianame kabul edilirken davanın ilk duruşması da yapıldı. Duruşmaya, Adana Cezaevi’nde tutuklu bulunan Uğur Cöddü, rahatsızlığı nedeniyle Şehir Hastanesi’ne sevk edildiği için katılamadı. Duruşmada öldürülen Burcu Cöddü’nün sanık konumundaki babası Metin, annesi Medine, müşteki sanık kardeşleri Harun ve Süleyman ile avukatları katıldı. Baba Metin Şimşek ve anne Medine Şimşek, kızları ile damatlarının uzun süredir geçinemediğini kızının devamlı eve geldiğini, araya büyüklerin girmesiyle barıştıklarını söyledi.

Olay günü Burcu’nun kendilerini arayarak “Gelin beni alın” dediğini ifade eden baba Şimşek, “Kızımı ve 2 torunumu alıp evime getirdim. Daha sonra eşim ile Uğur’un babasının evine gittik. Uğur’u çağırıp konuştuk. Uğur’a ‘Kızımla seni boşatacağım, gerekirse mahkemeden uzaklaştırma çıkartacağım’ diye kızdım. Kendisine küfür etmedim” dedi.

‘TORUNLARIMIN KIYAFETLERİNİ VE KİTAPLARINI ALMAYA GİTTİLER’
Torunlarının “Büyükbaba yarın okul var tüm kıyafetlerimiz ve çantamız evde kaldı” demesi üzerine kızı ve oğulları ile gelinlerinin eve gittiğini belirten baba Metin Şimşek, “Ben ve eşim de tartışma yaşanmasın diye peşlerinden gittik. Tartışma yaşanıyordu. Gelinlerim ‘Burcu’yu dövüyor’ diye çığlık attı. Uğur’un kızıma vurduğunu gördüm. Kavga sırasında Ünal aracından silahı çıkartıp Uğur’a verdi. Uğur havaya iki el sıktı, sonra Burcu’ya sıktı. Araları 2-3 metreydi. Burcu ‘Yapma’ diyerek silahı bırakmasını istiyordu. Burcu vurulduktan sonra eşimin kucağına düştü. Uğur, daha sonra oğullarıma ateş etti” ifadelerini kullandı.

‘ABLAM ELİNDEN SİLAHI ALMAK İSTEDİ’
Süleyman Şimşek de savunmasında, eniştesi Uğur’un elinden silahı almaya çalışan ablası Burcu’ya ateş ettiğini söyledi. Harun Şimşek de ablasının eniştesi tarafından nasıl öldürüldüğünü şöyle anlattı:
‘SENİNLE GELİYORUM’
Tanık olarak dinlenen, öldürülen Burcu Cöddü’nün yengesi Melis Şeyma Şimşek tanık olarak ifade verdi. Burcu’nun öldürülme anını gören Şimşek, “Silah Uğur’un elindeydi. Burcu önüne geçerek ‘Dur yapma. Boşanmaktan vazgeçtim. Ben seninle geliyorum’ dedi. Uğur, Burcu ona doğru yönelince önce Burcu’ya sıktı, sonra eşime ve ardından kaynıma sıktı” dedi.
GÜVENLİK KAMERA GÖRÜNTÜLERİ İZLENDİ
Daha sonra duruşmada olayın güvenlik kamera görüntüleri ayrıntılarıyla izlenip tutanağa geçirildi.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Uğur Cöddü’nün tutukluluk halinin devamına ve bir sonraki duruşmada hazır edilmesine karar verdi. Duruşma, olaya karıştıkları iddia edilen sanık Uğur Cöddü’nün davada müşteki sanık konumundaki tutuksuz babası Osman ve Ünal Cöddü ile müşteki Müzeyyen Çırak’ın dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.
“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur” notuyla sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Sizin çarkınız yine ‘şanlı şanlı’ döner Uğur Bey. Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine ‘siyasi rüşvet aldınız’ imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam! Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma çabaları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, siyasi arenada makosenlerimi tekrar giyerim ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda mücadelemi veririm.” ifadelerini kullandı.
DÜNDAR VE KILIÇDAROĞLU TARTIŞMASI DEVAM EDİYOR
Kılıçdaroğlu’nun ağır ithamlarına CHP yandaşı gazeteciden yanıt gecikmedi.
Kılıçdaroğlu’nu ‘müfteri’ olarak niteleyen Dündar, “Siz ‘Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiren makosenli genel başkan’ olarak tarih oldunuz” dedi.

“HIRSINIZ SİZE YALAN DA SÖYLETMİŞ” DİYEN DÜNDAR’IN CEVABININ TAM METNİ ŞÖYLE:
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Bana açık mektup yazmışsınız.
Ancak kullandığınız kaba üslubun yanı sıra, mektubunuzun iftira ve yalanlarla dolu içeriğini okuyunca “Acaba Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun X hesabı kötü niyetli birilerince ele geçirilmiş olabilir mi?” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Zira size hakaret etmedim, iftira atmadım, kişilik haklarınıza saldırmadım, özel hayatınıza lâf etmedim. Sadece yerel seçim sonuçlarının, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde kendi adaylığınızı dayatmak yerine, Sayın Ekrem İmamoğlu veya Sayın Mansur Yavaştan birini aday göstermiş olsaydınız, onların seçimi rahatlıkla kazanabileceğini gösterdiğini belirttim.
Bunu sadece ben söylemiyorum, sokaktaki hemen herkes ifade ediyor. Ayrıca 39 milletvekili armağan ettiğiniz bazı masa ortaklarınızın son seçimlerde yüzde 1’lik oy oranını bile tutturamamaları da bu görüşü doğruluyor. Bunda kızıp köpürecek ne var? Sayın Kılıçdaroğlu hırçınlığınızı anlıyorum. Zira sizin Sayın Tayyip Erdoğan’a karşı girdiğiniz tüm seçimleri kaybetmiş ve CHP’nin oy oranını yüzde 25’e sabitlemiş olmanıza karşın, Sayın Özgür Özel, Genel Başkan olarak katıldığı ilk seçimde bu yüzde 25’lik cam tavanı paramparça ederek partisini yüzde 38 oyla 1. yaptı.
Yani sizin gitmenizle başlayan değişim, zafer kazandı. Sayın Kılıçdaroğlu, Yazdığınız kin ve öfke dolu satırlarla sizin genel başkan seçildiğiniz günden beri bana yapıştırılmaya çalışılan “Kılıçdaroğlu’nu Uğur Dündar parlattı. Dengir Mir Mehmet Fırat ve Melih Gökçek ile açık oturum yaparak onun önünü açtı” YAFTASINI YALANLAMIŞ OLDUNUZ!
Beni gereksiz yere töhmet altında kalmaktan kurtardınız. Kemal Bey, Size karşı hiçbir kötü düşünce ve davranışta bulunmadığım gibi Sayın Ekmelettin İhsanoğlu’nu Cumhurbaşkanı adayı gösterme gafletinizde bile, AKP’ye karşı sizi destekledim. Ama CHP’yi kuruluş felsefesinden, Atatürk’ün çizdiği rotadan uzaklaştırma ve sağcılaştırma çabalarınızı da eleştirdim.
Kemal Bey, Hırs ve kinle kaleme aldığınız satırlarda farkına varmadan kendinizle çeliştiğinizi de görmemişsiniz. Öyle ya mektubunuzu okuyanlar şöyle düşünmezler mi? “Ey Kemal Kılıçdaroğlu madem Uğur Dündar kötü bir gazeteciydi, neden en kritik zamanlarda röportaj için hep onu seçtiniz?”
Hırsınız size YALAN DA SÖYLETMİŞ. TRT Genel Müdürü…demişsiniz! Ne 12 Eylül döneminde, ne de öncesi ve sonrasında TRT Genel Müdürü olmak, aklımın ucundan dahi geçmedi. Çünkü büyük başarıyla yaptığım ve beni yıllarca “Türkiye’nin en güvenilir kişisi seçtiren” bir işim vardı. Yalanlarınız bununla da sınırlı kalmamış.
Sevgili arkadaşım Tarık Akan’ı da hırs ve kininizi kusmaya alet etmişsiniz. Merhum Tarık ile arkadaşlığımız gençliğimizde kavga ile başladı. Ama sonra çok iyi iki dost olduk. Bunun en yakın tanığı da Tarık’ın yakın arkadaşları ve sevgili Müjdat Gezen’dir. Ayrıca vefatından sonra Tarık’ın isminin, yaşadığı Bakırköy’de ki Özgürlük Parkı’na verilerek TARIK AKAN ÖZGÜRLÜK PARKI olması için çok uğraştım. Keşke siz de CHP Genel Başkanı olarak bir omuz verseydiniz de başarabilseydik!
Ayrıca bana karşı yaptığınız sert çıkışı, yıllarca yenildiğiniz AKP iktidarına karşı gösterebilseydiniz. Sayın Kılıçdaroğlu, X hesabınızın kötü niyetli kişilerce ele geçirilmiş olabileceğini düşündüren bir başka husus da 28 Şubat’taki haberlerimle ilgili olarak “muhbir” ağzını kullanmış olmanız. Kemal Bey, Hayatım boyunca yaptığım tüm haberleri getirin, altına yine imzamı atayım. Zira vicdanen duvara yatak resmi yapıp karşısında mışıl mışıl uyuyacak kadar rahatım.
Yanlışım olmuş mudur, binlerce haber içinde bir iki tane olabilir. (Onun da hesabı mahkemelerde sorulabilirdi.) Kemal Bey, Çok şaşkınım. Zira yapmanız gereken bana yalan ve iftiralarla saldırmak değil “Ben neden daha önce çekilip CHP’nin önünü açmadım” diye sormak olmalıydı.
Bakın Sayın Özgür Özel, Sayın Ekrem İmamoğlu, Sayın Mansur Yavaş ile diğer başarılı başkanlar zafer kazanıp tarih yazdılar. Siz ise ” Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiren makosenli genel başkan” olarak tarih oldunuz!.. Saygılarımla
]]>
İşte Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı:
Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…
Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin “Bizim Uğur”u, TRT Genel Müdürü…
Bizim kuşağın onur abidelerinden Tarık Akan’ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle işkencelerden geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…
“Gün geçmiyor ki” cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda gerilim müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sorununa geldiğinde; “İnadına mini etek, inadına dekolte” sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…

DÜNDAR’IN FACİA BAŞLIKLARI
Sağlık skandalı haberi adı altında “Tesettür Faciası” başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin tepesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük “fedakarlıklar” yapan, andıçların Uğur Dündar’ı…

“SIZIN ÇARKINIZ YİNE “ŞANLI ŞANLI” DÖNER UĞUR BEY”
Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar öyle sanıyor) muhalifler, davalarla, hapislerle, saldırılarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız yine “şanlı şanlı” döner Uğur Bey.
Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik. 1960’lardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…
İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik…
“SİZE VE TEMSİL ETTIĞINIZ KİMLİĞE EKMEK ÇIKMAZ!”
Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik. Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam duygularımızı ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!
Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta kıymetli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6’lı masanın liderleri ile yaptık.
Nasıl yaptığımızı da anlatayım. Berkin Elvan’a da ağladık, Eren Bülbül’e de… Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de… Deniz Gezmiş’le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de… Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, suçsuz günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de… Yürüdük Uğur Bey. Hak için halk için yürüdük. Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük… Pislikler döküldü yürüdük… Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için “Yakın o evi” dediler, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.
Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Bey. Artık toplumun büyük bölümünü öcü gibi gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.
“BU SEFER OLMAZ! “
Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!
Toplumun inanç ve değerleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki ayrı kutbu gibisiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, kısacası bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsaade edemeyiz. Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin ajanı olup olmadığımı soracak kadar dengenizi yitirdiniz, ses çıkarmadım.
Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsaade etmem.
“SİYASİ RÜŞVET ALDINIZ” İMASINA SUSMAM, BU BİRLİKTELİĞİ BOZDURMAM!
Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine “siyasi rüşvet aldınız” imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!
“EREĞLİ’NİN MENFAATİNE NE VARSA ALTINA İMZA ATARIM”
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 2014 Büyükşehir Yasası’ndan bu yana Ereğli’de önemli işler gerçekleştirdiklerini ifade ederek, ”Ereğli, merkezin dışındaki en büyük ilçemiz. Gün gelip bir yer il olacaksa Ereğli’nin il olması için en başta ben sizinle beraber hareket ederim. Biz bunu bir ayrılık olarak görmeyiz. Ereğlililer neden mutluysa biz ondan mutlu oluruz. Ereğli’nin menfaatine ne varsa Uğur İbrahim Altay, onun altına imza atar” ifadelerini kullandı.

“GÜNCEL BEDELLE YAKLAŞIK 250 MİLYON LİRALIK BİR YATIRIM GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Bilgehanelerin gençler için artık bir marka haline dönüştüğünü dile getiren Başkan Altay, şöyle devam etti: “Hep söylediğimiz bir şey var; üçlü olsun, güçlü olsun diye. Aslında bunun en güzel örneğini burada görüyoruz. Burası Adalet Bakanlığı’na ait bir binaydı. Hükümetimiz tarafından Ereğli Belediyemize devredildi. Üçlünün birinci ayağı görevini yaptı. İkinci ayak, Ereğli Belediyemiz, o da bu hizmeti vermek için Büyükşehir Belediyemize devretti. Biz de güncel bedelle yaklaşık 250 milyon liralık bir yatırım gerçekleştiriyoruz.

İnşallah çocuklarımızın yarınlarına imza atacakları, sosyal ve kültürel etkinlikleri içinde barındıran 6 bin 100 metrekarelik inşaat alanımızla dersliklerimiz, kütüphanemiz, konferans salonumuz; ayrıca KOSKİ’nin hizmetlerini daha iyi yapabilmesi için Ereğli Belediyesi’nin hemen yanında bir hizmet alanıyla birlikte bütüncül bir çözüm üreteceğimiz bir inşaatın hep birlikte temelini atıyoruz. İnşallah en kısa sürede tamamlayarak Ereğli’mize kazandırmış olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun.”

CEPHE İYİLEŞTİRME ÇALIŞMASI VE MİLLET BAHÇESİ AÇILACAK
Cuma günü Ereğli’de Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla birtakım açılışlar gerçekleştireceklerini de aktaran Başkan Altay, “İnşallah sizin evladınız Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’ın katılımıyla meydanda hem cephe iyileştirmemizin açılışını hem de Millet Bahçemizin açılışını hep birlikte yapmayı arzu ediyoruz. Sonrasında Salı günü inşallah Büyükşehir Belediyemizin yatırımı olan Kamyon Garajı’nın da temelini atarak bu dönemdeki işlerimizi tamamlamış olacağız. Sadece 3 günde Büyükşehir Belediyemizin Ereğli’ye kazandırdığı yatırımın toplam tutarı 650 milyon lirayı bulmuş olacak. Hayırlı, uğurlu olsun” dedi.

EREĞLİ’YE TOPLAMDA GÜNCEL BEDELLE 2,5 MİLYAR YATIRIM
Başkan Altay, Ereğli’nin ihtiyaçları doğrultusunda çeşitli hizmetleri ilçeye kazandırdıklarını vurgulayarak, “Biz Ereğli’ye hiç heybemiz boş gelmedik. KOSKİ’miz ilçe ve mahallelere 52 kilometre kanalizasyon, 86 kilometre içme suyu hattı gerçekleştirdi. Yine Fen İşlerimiz 65,5 kilometre mahalle yolunu, 51 ton sıcak asfaltı, 449 bin metrekare parkeyi Ereğli’mize kazandırdık.

Mayıs seçimlerinden önce gelerek, merkez dışında yaptığımız iki yarı olimpik yüzme havuzundan biri olan Ereğli Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’muzun açılışını gerçekleştirmiştik. Geçtiğimiz hafta geldiğimizde 8 okulumuzun suni çim sahasını açtık. Kamyon Garajımızın ihalesini gerçekleştiriyoruz. Tarihi Kent Meydanı’nın cephe sağlıklaştırmasını da gerçekleştirmiş olacağız. Böylece Büyükşehir Belediyesi olarak Ereğli’ye güncel bedelle 2,5 milyar liralık yatırım gerçekleştirmiş olduk. Hayırlı, uğurlu olsun” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Altay, 17 Mart Pazar günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşecek Konya Mitingine tüm Ereğlilileri davet etti.

“EREĞLİ BİZİM GÖZBEBEĞİMİZ”
AK Parti Konya Milletvekili Selman Özboyacı ise, Ereğli’ye kazandırılacak Bilgehanenin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Öncelikle bu güzel eseri Ereğli’mize kazandırmak için gayret gösteren Hüseyin Oprukçu Başkanımıza ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay’a Konyalılar adına, Ereğliler adına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Biz sadece bugünler için çalışmıyoruz. Biz yarınlarımız için de çalışıyoruz. Ereğli bizim gözbebeğimiz. Ereğli, Konya’nın 31 ilçe içerisinde en nadide ilçelerden bir tanesi. Önümüzdeki dönem inşallah Hüseyin Başkanla devam ettiğimizde, Uğur Başkanla devam ettiğimizde Ereğli hak ettiği hizmeti çok daha güçlü bir şekilde alacak. Bu güzel yatırımın, Bilgehane’nin şimdiden Ereğlili hemşerilerimize hayırlı olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Ereğli’ye kazandırılacak Bilgehane ve hizmet binasının temeli atıldı.

Programa; AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Yıldırım ile Necati Sametoğlu, AK Parti Ereğli İlçe Başkanı İbrahim Erol ve MHP İlçe Başkanı Musa Yılmaz da katıldı.

BAŞKAN ALTAY EMİRGAZİ’DE VATANDAŞLARLA VE ESNAFLA BULUŞTU
Daha sonra Emirgazi ilçesine geçerek vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Altay, Seçim Koordinasyon Merkezi’ni de ziyaret etti.

Burada Başkan Altay’a AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyesi Necati Sametoğlu, Emirgazi Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Belediye Başkan Adayı Nurişen Koçak, AK Parti Emirgazi İlçe Başkanı Uğur Çanakçı, MHP Emirgazi İlçe Başkanı Mehmet Tanrıverdi eşlik etti.

BAŞKAN ALTAY MEKE SANAYİ SİTESİ’Nİ ZİYARET ETTİ
Ardından Karapınar’da esnafla buluşan Başkan Altay, Büyükşehir tarafından asfalt ve altyapısı yapılan Meke Sanayi Sitesi’ni de ziyaret etti. Her zaman üreticinin ve esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Altay’a burada da Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Yaka, Cumhur İttifakı Karapınar Belediye Başkan Adayı İbrahim Önal, AK Parti İlçe Başkanı Yusuf Zengin ve MHP İlçe Başkanı Ercan Alp eşlik etti.
