Teknopark Ankara’da saha ve trafik güvenliği alanlarında faaliyet gösteren MESAN Elektronik Sanayi Ticaret AŞ, güvenlik güçleriyle diğer kamu kurum ve kuruluşlarına kritik görevlere yönelik cihaz ve sistemler sağlıyor.
AR-GE çalışmalarıyla yurt dışından temin edilen çeşitli cihaz ve ekipmanlara daha gelişmiş yerli alternatifler geliştiren MESAN, yurt içindeki ihtiyacı karşılamaya devam ederken, ihracat gerçekleştirdi ve geliştirdiği çözümü patentle tescilledi.
MESAN Genel Müdürü Mustafa Ünlü, Medar MTS’nin LiDAR (lazer) tabanlı bir mobil hız tespit sistemi olduğunu ve araç üzerinde, yol kenarında tripod üzerinde ya da bir direk üzerinde kullanılabildiğini söyledi.
3 YILDIR 81 İLDE AKTİF KULLANILIYOR
2020 öncesine kadar Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına doppler tabanlı hız tespit sistemleri temin ettiklerini belirten Ünlü, teknoloji ilerledikçe LiDAR tabanlı sistemlere geçişin gündeme geldiğini ve ihtiyaç oluşturduğunu dile getirdi.
AR-GE faaliyetlerini bu çerçevede ilerletip LiDAR tabanlı bir mobil hız tespit geliştirdiklerini anlatan Ünlü, 3 yıllık AR-GE çalışması sonucu Jandarma Genel Komutanlığı trafik timleri için yeni tip hız tespit sistemini geliştirdiklerini belirtti. Ünlü, ardından onaylanan sistemin seri üretimine geçilerek Jandarma Genel Komutanlığına teslim edildiğini ve bugün itibarıyla ürünün 3 yılı aşkın süredir 81 ilde aktif olarak kullanıldığını vurguladı.
Son dönemde LiDAR teknolojisinin öne çıktığına işaret eden Ünlü, şöyle konuştu:
“Hem donanımsal anlamda önü çok açık, hem de yazılımsal anlamda vermiş olduğu keskin verilerle, geliştirme anlamında size çok fazla iş yapabilmenizi sağlıyor. Trafik sektöründe de çok ciddi anlamda kullanılabilir hale geldi. Özellikle global oyunculara da baktığınız zaman doppler tabanlı çalışan sistemlerin üretici ve geliştiricilerinin yüzde 80’e yakınının LiDAR teknolojisine geçmiş durumda olduğu ve tüm yatırımların da buraya odaklandığı görülüyor.
NEDEN LİDAR?
Hız tespit uygulamasında yol kenarına tripod üzerine ya da araç üzerine sistemi monte ettiğinizde 4-5 şeritli bir yola baktığınız zaman yoğun trafikte araç kaçırılmaması gerekli. Trafikte hayalet okumaların önüne geçilmesi şart, yani araç geçmediği halde yol kenarında bir levha veya bir bileşen rüzgardan dolayı salınım yapıyorsa araç gibi yansıma almamanız gerekli. Tampon tampona trafikte araçları birbirinden ayırt edebilmeniz şart. Büyük bir sinyal kümesi içerisinden her hedefi doğru şekilde ayırt etmek ve bu sorunları klasik doppler çözümleriyle bertaraf etmek zordur. Ancak LiDAR ile nokta atışı yaparsanız ki bizim sistemimiz bu yaklaşımla çalışıyor; yolu örümcek ağı gibi sarıyoruz; bu sayede araçları birbirinden rahatlıkla ayırıyor ve yanlış okumaların/araç kaçırmaların önüne geçiyoruz. Biz bu sebeple LiDAR teknolojisini tercih ettik.”
Mustafa Ünlü, ana hedeflerinden birinin ihracat olduğunu, buna da yurt içindeki projelerin vesile olduğunu söyledi. Jandarma Genel Komutanlığına 300 sistem teslim ettiklerini belirten Ünlü, sahadan gelen geri dönüşlerle sistemi sürekli geliştirdiklerini, ilave edilmesi gereken unsurları sisteme kazandırdıklarını ifade etti. Ünlü, bu sayede sistemin anlık hız tespiti yanında plaka tanıma gerçekleştirip, merkezde araç sorgulamalarını yapıp aranan araç uyarısının tekrar ekibe aktarabilir hale gelmesini sağladığını belirtti.
Sistemi rakiplerinden ayıran bir özelliğin de detaylı araç sınıflaması yapabilir hale gelmesi olduğunu anlatan Ünlü, başlangıçta 2 olan araç sınıflandırmasının 5’e çıktığını ve bu sayede şerit ihlalini de tespit etme imkanına kavuştuklarını kaydetti. Ünlü, “LiDAR teknolojisiyle hem araç sınıflarını hem şeridi hem de araç hızlarını çok keskin şekilde oluşturabiliyoruz. Dolayısıyla bütün bu verileri harmanlayıp farklı farklı uygulamaları da yapabilir hale geldik. Yani tek bir sistemle plaka tanıma, şerit ihlali tespiti yapabildiğiniz, trafik istatistik raporları oluşturabildiğiniz, anlık hız tespiti gerçekleştirebildiğiniz bir çözüm oluşturduk.” değerlendirmesini yaptı.
ABD VE BAE’DEN BİZE SATIN TALEBİ
“Milli ve özgün mobil hız tespit sistemiz Medar MTS bu kapsamında ülkemizin ilk ve tek patente sahip çözümü oldu.” diyen Ünlü şu ifadeleri kullandı;
“Amerika kıtası ve Hollanda’daki büyük trafik güvenliği fuarlarında boy gösterdik. Çok ciddi talepler aldık, beklediğimiz üzerinde bir ilgi gördük. Çünkü market bazı global oyuncular tarafından penetre edilmiş durumda ve kullanıcılar artık oradan farklı ve yenilikçi sistemlere yönelmek istiyorlar. Rakip ürünlerin fiyatları çok yüksek, bu tip firmalar zaten satış yaptıkları için ürünlerine yenilikçi özellikler katmayı pek tercih etmiyorlar. Bizim gibi yenilikçi firmalar orada yeni sistemlerle, yeni teknolojilerle yer aldığında çok ilgi çekiyor. Bu faaliyetler ve yurt dışı pazarlama çalışmaları sonucu 3 ülkeye ihracat yaptık. Şu an 7 farklı son kullanıcı tarafından ülkemizle birlikte 4 ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Yeni pazarlara da açılıyoruz. İnşallah yakın zamanda da haberlerini vereceğiz. Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve bir Türk cumhuriyeti ülkesine satış yaptık.”
Trafik güvenliği alanında ürün gamını genişletmeye yönelik AR-GE çalışmaları bulunduğunu, 2025 yılında 2 yeni ürünü duyurmayı planladıklarını aktaran Ünlü, bunlardan birinin istatistik tabanlı diğerinin ise yine özel konseptte hız tespiti ve güvenlik amaçlı olacağını belirtti.
Yurt dışı pazar payını artırmak için ciddi çaba sarf ettiklerini vurgulayan Ünlü, sözlerini, “Yurt içinde ise Jandarma Genel Komutanlığı gerçekten oldukça vizyoner bir yaklaşımla avantajları ve günümüz teknolojisini takip ederek LiDAR tabanlı mobil hız tespit sistemine geçme kararı verdi. Benzer şekilde önemli hedeflerimiz arasın Emniyet Genel Müdürlüğümüze de kendi sistemlerimizi kazandırmak istiyoruz. Bunun için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. HAB bölgesinde 11 bin metrekare alan içinde kurduğumuz yeni tesisimiz ile bölge gücü olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.” diye tamamladı.
]]>Müzayede Evi’nden yapılan açıklamada satın alacak kişinin kimliğinin ve teklifinin gizli tutulacağı belirtilerek, “Kitapta Epstein’in irtibat kurduğu kişilerin isimleri, adresleri ve telefon numaralarının yanı sıra aile üyelerinin, sekreterlerin, acil durum iletişim bilgileri de bulunuyor. Kitapta daha önce kamuya açıklanan isimler dışında açıklanmayan yüksek profilli 221 kişinin ismi de bulunuyor. Bu kitabı 1990’ların ortasında Manhattan’da yaşayan bir müzisyen, New York’ta bir kaldırımda buldu. Daha sonra kitap FBI tarafından incelendi fakat o dönem delil teşkil edecek bir öneme sahip olduğu düşünülmedi. Kitapta 1998’de satın aldığı özel adası Little Saint James ile ilgili ayrıntılar da bulunuyor. Epstein’ın adayı satın aldığı adamın karısının iletişim bilgileri yer alıyor. Kitapta ayrıca adresleri kamuya açık kayıt aramalarında bulduğumuz konutlarla eşleşen Epstein’ın akrabalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler de yer alıyor” ifadeleri kullanıldı.
EPSTEİN DAVASI
Jeffrey Epstein dava dosyaları 3 Ocak’ta kamuya açıklanmaya başlanmış ve dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Yayınlanan belgeler, Epstein’ın kurbanlarından biri olan Virginia Giuffre tarafından 2015 yılında Ghislaine Maxwell’e karşı açılan davanın bir parçası olan dosyalarda, birçok ünlü iş insanı, politikacı ve ünlünün isimleri yer almıştı.
Jeffrey Epstein, 2005’te ABD’nin Florida eyaletinde, 14 yaşında bir kızla cinsel ilişkiye girmek için para verdiği iddiasıyla gözaltına alınmış, reşit olmayan birçok kız Epstein’in ve arkadaşlarının kendilerini cinsel istismara maruz bıraktığını iddia etse de mahkeme Epstein’i 2008’de tek bir kişiye cinsel istismar uygulamaktan suçlu bulmuştu. Epstein, suçlu bulunmasının ardından 13 aylık bir ceza aldı. New York savcılarının Epstein’i 2019’da fuhuş ağı oluşturmaktan suçlu bulmasının ardından, milyarder gözaltında tutulurken hapishanede ölü bulundu.
Dava dosyasında ilk gözaltı sürecine dair;
“Bu davanın kökenleri, finansçı Jeffrey Epstein’a karşı on yıldır devam eden ceza davasına dayanıyor. 30 Haziran 2008’de Epstein, Florida eyaletinde on sekiz yaşın altındaki bir kişiyi fuhuş için teşvik etme ve temin etme suçlamalarını kabul etti. Suçlamalar, bazıları Florida’nın reşit olma yaşı olan on sekiz yaşın altında olan, özel olarak kiralanan ‘masözler’ ile cinsel aktiviteden kaynaklanıyordu. Eyalet ve federal savcılarla yapılan anlaşma uyarınca Epstein, eyaletin suçlamalarını kabul etti. Sınırlı hapis cezasına çarptırıldı, cinsel suçlu olarak kaydedildi ve kurbanlarına tazminat ödemeyi kabul etti. Buna karşılık savcılar federal suçlamalarda bulunmayı reddetti” ifadeleri kullanıldı.

DOSYALARDA KİMLERİN İSİMLERİ GEÇİYOR
Dosyalarda adı geçen çok sayıda tanınan politikacı ve ünlü bulunuyor. Clinton ve Trump’ın yanı sıra İngiltere Prensi Andrew, eski New Mexico Valisi Bill Richardson ve eski Senatör George Mitchell, ünlü mankenler Heidi Klum ve Naomi Campbell, şarkıcı Michael Jackson ‘da dosyalarda adı geçen ünlülerdendi.Eski ABD Başkanı Bill Clinton ile ilgili olarak Epsetin ile yakın oldukları ve birçok uçak yolculuğu yaptıkları ifadeler arasında yer alırken,Prens Andrew’in söz konusu adayı çok kez ziyaret ettiği ve reşit olmayan kızlara cinsel istismarda bulunduğu davacılar tarafından iddia edilmişti.Prens, verdiği röportajlarda bu iddiaları reddederek Jeffrey ile arkadaş olduklarını doğruladı. Donald Trump ile ilgili dava dosyalarında, Epstein ile yakın oldukları ifadeleri kullanıldı.
FRANSIZ ŞÜPHELİ DE ÖLÜ BULUNDU
Dosyada ismi geçen Fransız mankenlik ajansı sahibi Jean Luc Brunel ise, reşit olmayan kızların cinsel istismar amaçlı ticareti şüphesiyle 2020 Aralık’da tutuklanmıştı. Epstein ile yakın arkadaş olduğu belirtilen Brunel, 2022’nin Şubat ayında tutuklu olduğu Paris’teki hapishane hücresinde ölü bulunmuştu.
“EVİNİN HER KÖŞESİNDE ÇIPLAK KIZ TABLOLARI VARDI”
Birçok üst düzey siyasetçi ve sanatçı ile cinsel birlikteliğe zorlandığını ifade eden davacı Virginia Guiffre, tanınmış bir başbakan, iş insanı ve model ajansı işleten Jean Luc Brunel, Harvard hukuk profesörü Alan Dershowitz tarafından birçok kez istismar edildiğini ifade etmişti. Virginia ayrıca, Epstein’in istismar görüntülerini kayıt altında tuttuğunu açıklamıştı. Evde çalışan hizmetliler, evinin her odasında kamera olduğunu ve duvarlarda çıplak kız tablolarının olduğunu belirtmişti.
Olay Kasım 2022’de, Nilüfer’de meydana geldi. Eğlence mekanına gidip birlikte alkol alan Yunus Korkmaz ile Bahadır Ünlü, buradan çıktıktan sonra aldıkları içkileri, eğlence merkezine ait kapalı otoparkta içmeye devam etti.
İddiaya göre Bahadır Ünlü, bu sırada tuvalet ihtiyacını otoparktaki araçların arasına geçerek giderdi.
Ünlü’nün davranışına, alkolün de etkisiyle sinirlenen Korkmaz, “Oraya neden çişini yapıyorsun.” diyerek önce hakaret sonra küfretti. Bunun üzerine Ünlü, bir anda Korkmaz’a saldırdı.
Korkmaz, yaşanan arbede sırasında kendisine saldıran Ünlü’nün kafasına elindeki içki şişesiyle vurdu.
Yüzünde ve kafasında yarıklar oluşan Ünlü, çevredekilerin ihbarıyla olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Birbirinden şikayetçi olan taraflar gözaltına alındı.
Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Korkmaz ve Ünlü hakkında Bursa 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.
“OLAYIN ŞOKUYLA ALTIMA KAÇIRDIM”
Her 2 sanığın da müşteki şüpheli olarak yer aldığı, Korkmaz’ın kasten öldürmeye teşebbüs, Ünlü’nün ise basit yaralama suçuyla yargılandığı davanın karar duruşması görüldü.
Kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen ve Bahadır Ünlü’nün kendisine saldırdığını ve dövmeye başladığını söyleyen Yunus Korkmaz, “Bahadır ile eğlence mekanından çıkıp, bir alkol daha aldık ve otoparkta içmeye karar verdik. Alkol aldığımız sırada Bahadır sıkıştığı için araçların arasına küçük tuvaletini yaptı. Ben de kendisine şaka amaçlı küfretmeye başladım. Çok alkollüydüm, ne dediğimi hatırlamıyorum. Bahadır tuvaletini yaptığı sırada, ‘Dur çişim bitsin, sana göstereceğim’ dedi ve ardından koşarak yanıma geldi ve beni darbetmeye başladı. Elimde içki şişesi vardı. Yere düştüğümüzde kırılıp kırılmadığını hatırlamıyorum. Kendimi korumak amacıyla, elimdeki içki şişesini bir kez Bahadır’ın kafasın vurdum, üzerime kan aktı. Olayın şoku ile altıma kaçırdım. Beni darbeden Bahadır’dır. Pişmanım ama şikayetçiyim.” dedi.
“ANAMA, BACIMA KÜFRETTİ, ARKAMDAN GELİP VURDU”
Bahadır Ünlü ise Yunus Korkmaz’ın anlattıklarının doğru olmadığını, Korkmaz’ın gece boyunca kendisini uyarmasına rağmen küfürlü konuştuğunu savundu.
Ünlü şunları söyledi:
“Olay günü yeğenim R.K. ile buluşmak üzere Özlüce’deki adını bilmediğim mekana gittim. Gittiğimde yeğenim orada değildi. Daha önceden birkaç defa görmüşlüğüm olan diğer sanık Yunus’u gördüm. Bana R.K.’nin geleceğini söyledi. Ben de oturdum, onunla beraber alkol almaya başladım. Burada Yunus bana devamlı küfürlü konuştu. Anama, bacıma sinkaflı küfürler etti. Uyuşturucu madde kullandığını, başka bir yere geçip orada uyuşturucu kullanabileceğini söyledi. Beni de oraya gitmem için zorladı. Ben oradan uzaklaşmak istedim ancak kendisinden korktum. İlk mekandan ayrılıp, bir altındaki diğer mekana geçtik. Ben hala yeğenimin geleceğini zannediyordum. Daha sonra oradan da ayrıldık. Ben kendisinden ayrılıp gidecekken, peşimden gelerek arkamdan bana vurdu. Ben hiçbir şekilde kendisine saldırmadım. Ne olduğunu bilmediğim bir cisimle, beni boğazımdan yaraladı. Ben elinde bıçak veya içki şişesi olduğunu görmedim. Mekandan çıkarken elinde içki şişesi vardı. İlk olarak da içki şişesi ile kafama vurmuştu. Sonrasında çantasından veya üzerinden çıkardığı bir cisimle, boğazımı yaraladı. Otoparka gidip de benim orada tuvaletimi yapmam gibi bir durum olmadı. Sanık Yunus’u benim üzerimden 2 kişi gelerek aldı. Sonra ben kaçmaya başladım. Kaçarken yolda düşüp bayılmışım. Gözümü açtığımda hastanedeydim. Şikayetçiyim. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum.”
“OLAY 2 ARKADAŞIN ALKOLÜN ETKİSİYLE KAVGA ETMELERİNDEN İBARET”
Bahadır Ünlü ile müvekkili Yunus Korkmaz’ın arkadaş olduğunu belirten avukat Hakan Gündoğdu ise Korkmaz’ın öldürme kastı olmadığını, alkolün de etkisiyle 2 arkadaş arasında kavga çıktığını belirtip, şunları söyledi:
“Müvekkilim ile müşteki Bahadır Ünlü, arkadaş olup, olay gecesi birlikte bara giderek alkol alıp sohbet etmişlerdir. Sonra da buradan çıkıp, yine alkol alarak otoparka gitmişlerdir. Bahadır, araçlar arasında küçük tuvaletini yaptığı sırada, müvekkilim alkolün de etkisiyle şaka amaçlı küfürlü konuşmuş, Bahadır da buna kızarak, bir şey demeden tekme ve yumrukla vurmaya başlamış. Birlikte yere düşmelerinden sonra da Bahadır’ın, yumrukla vurmaya devam etmesi üzerine müvekkilim kendisini korumak için, elindeki içki şişesiyle Bahadır’ın kafasına vurarak onu yaralamıştır. Müvekkilim kendisine nazaran, fiziken çok daha iri yapılı ve güçlü olan Bahadır’a karşı kendini savunmak zorunda kalmıştır. O anki hal ve şartlara göre, başka türlü hareket etme imkanı bulunmadığından, elindeki şişeyle müştekiye vurması, kendisine karşı devam eden saldırı ile orantılıdır. Olay tamamen, aralarında hiçbir husumet olmayan 2 arkadaşın, alkolün etkisiyle tartışıp kavga etmelerinden ibarettir.”
MAHKEME HEYETİ SUÇUN VASFINI DEĞİŞTİRDİ
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasıyla yargılanan Yunus Korkmaz’a, suçun vasfını değiştirerek, kasten yaralama suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verirken, Bahadır Ünlü’yü ise hakaret suçundan para cezasına çarptırdı.
]]>