Üretici – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Thu, 01 Aug 2024 07:48:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Temmuz ayında markette 37 üründen 24’ünün fiyatı düştü! https://www.foxtvhaber.com.tr/temmuz-ayinda-markette-37-urunden-24unun-fiyati-dustu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/temmuz-ayinda-markette-37-urunden-24unun-fiyati-dustu/#respond Thu, 01 Aug 2024 07:48:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17056 TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaptığı basın açıklamasıyla üreticilerin beklentilerini ve temmuz ayında üretici ile market arasındaki fiyat değişimlerini değerlendirdi.

Kuru soğanda erkenci çeşitlerin hasadının Amasya ve Merzifon bölgelerinde başladığını söyleyen Bayraktar, “Erkenci soğan depolanamadığı için üreticilerimiz ürününü kısa sürede elinden çıkarmak zorunda kalıyor. Rekolte yüksekliği ve hızlı hasat arzda artışa neden oldu. Bu sebepten soğan fiyatları düştü.

Geçen sene temmuz ayında 6 lira 50 kuruş olan kuru soğan fiyatı, enflasyon ve girdi fiyatlarındaki artışa rağmen yüzde 6 oranında azaldı. Halen ortalama 6 lira seviyesinde olan soğan fiyatları, Polatlı’da 5 liraya kadar geriledi. Kuru soğanda bu yılki verim yüksekliği ve erkenci çeşitlerin ihracata uygun olmayışı nedeniyle piyasadaki arz fazlası fiyatların gerilemesine neden oluyor” ifadelerini kullandı.

ARZ ARTIŞI FİYATLARIN DÜŞMESİNE NEDEN OLDU

Kuru soğanda yaşanan durumun bir benzerinin domateste de meydana geldiğini belirten Bayraktar, “2018 yılında 519 bin dekar olan salçalık domates üretim alanı 2023 yılında yüzde 36 oranında artarak 705 bin dekara yükseldi. Aynı şekilde 2018 yılında 3,7 milyon ton olan salçalık domates üretimi, 2023 yılında yüzde 49 oranında artarak 5,5 milyon tona yükseldi.

Geçen sezon diğer ürünlerden hak ettiği geliri elde edemeyen üreticilerimiz, bu yıl domates üretimine yöneldi. Ziraat odalarımızdan aldığımız bilgilere göre İzmir ve Bursa gibi salçalık domates üretimi olan illerde üretim alanlarında yüzde 30’lara varan artış olduğu görülüyor.

Domateste meydana gelen arz artışı fiyatların düşmesine neden oldu. Fiyatların düşmesinin bir diğer sebebi de üreticilerimizin salça fabrikalarıyla yaşadığı sıkıntılardır” diye konuştu.

Kuru kayısıda ise arz fazlası yaşanması nedeniyle fiyatlarda düşüş meydana geldiğini aktaran Bayraktar, “Geçen sezon 190 lira seviyelerine kadar yükselen kuru kayısı fiyatları bu yıl rekoltenin de yüksek olması nedeniyle geçen sezonun da altına, 110 lira seviyesine kadar geriledi. Üreticilerimiz, Avrupa Birliğinden coğrafi tescil alan ürünlerinin hak ettiği değeri görmesini istiyor. Toprak Mahsulleri Ofisi devreye girerek alım yapmalı ve piyasada dengeyi sağlamalıdır” şeklinde konuştu.

EN FAZLA FİYAT FARKI HAVUÇTA GÖRÜLDÜ: YÜZDE 4205!

“Üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 420,5 ile havuçta görüldü”
Temmuz ayında üreticideki ve marketteki fiyatları da karşılaştıran Bayraktar, şunları kaydetti:

“Temmuz ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 420,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat farkını yüzde 333,9 ile limon, yüzde 328,6 ile elma, yüzde 313,9 ile kuru incir takip etti. Havuç 5,2 kat, limon ve elma 4,3 kat, kuru incir 4,1 kat, kuru kayısı 3,9 kat fazlaya satıldı.

Üreticide 6 lira olan havuç 31 lira 23 kuruşa, 15 lira olan limon 65 lira 9 kuruşa, 10 lira 38 kuruş olan elma 44 lira 49 kuruşa, 115 lira olan kuru incir 476 lira 9 kuruşa markette satıldı. Temmuz ayında fiyatı en fazla artan ürün markette limon, üreticide yumurta olurken, fiyatı en fazla düşen ürün ise hem markette hem de üreticide karpuz oldu.”

TEMMUZ AYINDA MARKETTE 37 ÜRÜNÜN 24’ÜNDE FIYAT AZALIŞI OLDU

Bayraktar, konuşmasını söyle sürdürdü:

“Temmuz ayında markette 37 ürünün 13’ünde fiyat artışı, 24’ünde fiyat azalışı oldu. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 36,2 ile limon oldu. Limondaki fiyat artışını yüzde 32,9 ile elma, yüzde 13,9 ile yumurta, yüzde 12, 6 ile maydanoz takip etti.

Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 42,4 ile karpuz oldu. Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 27,8 ile patates, yüzde 25,5 ile Antep fıstığı, yüzde 21,2 ile kabak izledi.”

“ÜRETİCİDE 29 ÜRÜNÜN 13’ÜNDE FİYAT DÜŞÜŞÜ GÖRÜLDÜ”

TZOB Başkanı Bayraktar, “Temmuz ayında üreticide 29 ürünün 7’sinde fiyat artışı olurken, 13’ünde fiyat düşüşü görüldü. 9 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 48,4 ile karpuzda görüldü.

Karpuzdaki fiyat düşüşünü yüzde 33,3 ile kabak, yüzde 29,4 ile havuç, yüzde 21,4 ile kuru kayısı izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 25,5 ile yumurtada görüldü. Yumurtadaki fiyat artışını yüzde 13,5 ile yeşil soğan, yüzde 10,8 ile marul izledi” ifadelerine yer verdi.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TARIM SEKTÖRÜNÜ OLUMSUZ ETKİLEDI”

Üreticideki fiyat değişiminin nedenlerine de değinen Bayraktar, şunları kaydetti:

“İklim değişikliğinden kaynaklanan aşırı sıcaklar ve şiddetli yağışlar birçok sektörü olduğu gibi tarım sektörünü de olumsuz etkiledi. Aşırı sıcaklar tarım ürünlerinde hasara ve verimde kayıplara neden oldu. Yeşil soğan, marul, yeşil fasulye ve maydanozda yaşanan fiyat artışı arzdaki azalmadan kaynaklandı.

Yeşil mercimeğin fiyatı yeni sezon ürünü olmasından dolayı yükseldi. Karpuz, kabak, salatalık ve sivri biberde yoğunlaşan hasatla birlikte ürün arzındaki artış fiyatların düşmesine neden oldu. Havuçta talepteki azalma fiyatın düşmesine neden oldu. Yumurtada arz ve talepteki değişimlerden kaynaklı fiyatta yükselme yaşandı.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/temmuz-ayinda-markette-37-urunden-24unun-fiyati-dustu/feed/ 0
Bu domatesler hastalık ve virüse yakalanmıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/bu-domatesler-hastalik-ve-viruse-yakalanmiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bu-domatesler-hastalik-ve-viruse-yakalanmiyor/#respond Tue, 30 Jul 2024 07:24:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16846 Türkiye’nin birçok yerinde görülen rugosa virüs (kahverengi olgunluk virüsü) domates başta olmak üzere birçok tarımsal ürüne zarar veriyor. Antalya ve Samsun’da da domateslerde hastalığa neden olan virüs yüzünden üreticiler kâr elde edemezken, domates fiyatları da bu nedenle afaki rakamlara yükseliyor. Melez domates fide ve tohumlarını İtalya’dan ithal ederek Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde üretmeye başlayan çiftçiler, büyük başarı sağladı. Geçen yıl ilk hasadın ardından hüsrana uğrayan çiftçiler bu yıl hastalığa karşı dayanıklı domatesler sayesinde şu anda 8’inci salkımlarını da sorunsuz bir şekilde aldıklarını ifade ettiler.

“HİBRİT DOMATESLER HASTALIĞA YAKALANMIYOR, VERİMİ DE LEZZETİ DE ÇOK GÜZEL”

Geçen yıl yerli domatesten kar elde edemedikleri için hibrit domatese yöneldiklerinin altını çizen seracılık yöntemiyle domates üreten Ömer Sancak, “Çiftçilik, hayvancılık ve seracılık yapıyorum. Bu sene ilk kez hibrit domates ürettim. İtalya’dan bir firmadan tohumları aldık. Geçen yıl ürettiğim domateslerden verim alamadığım için bu yöntemi seçtim. Yerli domatesler hastalığa yakalanıp, virüsten yakamızı kurtaramıyorduk. Hibrit domateslerim çok iyi çıktı. Tonaj ve kalite olarak da çok verimliler. Alan da satan da memnun. Yerli ürün ektiğimde ilk hasatta güzel verim alıyorduk ama gün geçtikçe mantar hastalıkları ve virüse yakalanıyordu. Ayrıca dalda bekleme süresi de çok kısa oluyordu. Biz üreticilerin kâr yapması için domatesin dayanıklı olması gerekiyor. Tam hasadın ortasında bizim domatesimiz bitiyor. Bu sene Allah’a şükür öyle olmadı. Bu domatesle biz 10 salkıma kadar domates alıyoruz. Önceki senelerde ise 5-6 salkımda sezonu bitiriyorduk. Bu sene şu anda 7-8 salkımdayız hiçbir hastalık yok. Çok memnun kaldık. Şu anda perakende olarak kilosunu 20 TL’den satıyorum. Fiyatlardan da şu anda memnunuz. Geçen sene ürünün yarısında domates bitti, hastalıktan dolayı. Biraz zarar ettik. Bu sene beklentimiz yüksek, yüzümüz gülüyor” dedi.

“VİRÜSE VE HASTALIĞA DAYANIKLI DOMATES YETİŞTİRİYORUZ”

Deneme üretimi yaptıkları domateslerin hastalığa yakalanmadığını belirten Ziraat Mühendisi Sadık Altay, “4 yıldır birçok tarımsal ürünün ıslahı için çalışmalar yürütüyoruz. Bu yıl 19 Mayıs ilçemizde dünyada yaygın olan bu rugosa virüs dediğimiz kahverengi olgunluk virüsüne karşı dayanıklı çeşitlerimiz var bu serada, şahit çeşitlerle beraber. Rugosa virüs domateslerde ciddi ürün kaybına, verim kaybına sebep oluyor. Bu da üreticiyi ciddi mağdur ediyor. Buradaki serada virüse dayanıklı salkım domates yetiştiriliyor. Salkım halinde hasat edilen bir çeşidimizde toleranslar yüksek, verimi oldukça iyi, meyve dayanımı da güzel ve raf ömrü uzun. Salkımın dışında burada beef çeşidinde virüse dayanıklı domates yetiştiriyoruz. Çiftçilerimiz üretimi ticari yaptığı için hastalık dayanımı, son yıllarda ön plana çıkan rugosa hastalığı, virüsü ciddi ürün kayıpları neden olduğu için şu an bütün üreticiler bu konuda arayış içinde. Biz de böyle bir yenilik yaptık, bölgemize getirdik. İnşallah çiftçilerimize gelecek yıl bunu ciddi olarak sunacağız” diye konuştu.

“DOMATESLERİN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMEDİ, MELEZ ÜRÜNLERDEN ELDE EDİLDİ”

Yüksek dayanıklı domateslerin genetiği değiştirilmiş ürün olmadığını vurgulayan Altay, “Hibrit olarak üretilen salkım ve beef çeşidindeki domateslerimiz hiçbir ürün kaybımız yok. Kalitemiz çok iyi, tadı, aroması ve verimi çok yüksek. Dalda bekleme süresi uzun. Domateslerin hasat etmediğimiz sürece bile daldan düşmüyor. Bu da bize kolaylık sağlıyor. Ürünü para ettiği döneme kadar ağacında bekletebiliyoruz. Bu büyük bir avantaj tabii üretici için. Bu domates çeşitleri yurt dışından geliyor. Türkiye’de de Antalya’da ıslah istasyonumuz var. Çeşitlerimiz uzun yıllar çalışma sonucunda oluşuyor. Böyle melez çeşitlerimiz, F1 dediğimiz hibrit. Bunu ıslahçı, domates konusunda, dünya genelinde çalışan, dünyanın her yerinde ıslah projesi yürüten firmalar yapıyor. Üreticiler, her yıl tohum ya da fide alıp dikiyor. Şöyle bir takıntı oluşmasın. GDO’lu dolu ürün değil bunlar. Bunlar melez dediğimiz üründen. Yani bunun tohumundan tekrar domates üretebilirsiniz ama bu anneye, babaya, dedeye geriye doğru açılım gösterebilir. Üreticinin istediği pazar ürünü ise standart tek tip ürünü istiyor. Raf ömrü uzun, tezgahta bekleyebilen ondan dolayı her yıl yeni tohum alması gerekiyor. Ama yoksa bundan tohum alıp ekse üretebilir ama bu kaliteyi yakalayamaz. Bu tür ürün de çıkabilir içinde, bunun dışında da çıkabilir. O yüzden tohum alıp dikmesi veya fide alıp dikmesi daha mantıklı” şeklinde konuştu.
Uzun süre bozulmadan dalda kalabilen domatesler, üretici tarafından satılacağı zaman salkımdan kopartılıp tüketiciyle buluşturuluyor.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bu-domatesler-hastalik-ve-viruse-yakalanmiyor/feed/ 0
Coğrafi işaret tescilli Lapseki şeftalisi Rusya pazarında https://www.foxtvhaber.com.tr/cografi-isaret-tescilli-lapseki-seftalisi-rusya-pazarinda/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cografi-isaret-tescilli-lapseki-seftalisi-rusya-pazarinda/#respond Mon, 22 Jul 2024 23:24:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16226 Şeftaliler, aromasıyla, büyüklüğüyle ve görüntüsüyle özellikle Rusya’da büyük ilgi görüyor. Kilosu 35 liradan satılan şeftali üreticinin de yüzünü güldürdü. Geçen yıl coğrafi tescil işaretli Lapseki şeftalisinde yaklaşık 90 bin ton arası şeftali ihracatı gerçekleşirken, bu yıl ise bu rakamın yaklaşık 100 bin ton olması bekleniyor.

“ÖZELLİKLE RUSLAR TARAFINDAN DA BOL BOL TÜKETİLİYOR”

Çanakkale’nin Lapseki ilçesi, kirazı ve şeftalisiyle önemli bir rekolte ve pazar payına sahip. Kiraz sezonunun sona erdiği ilçede şeftali hasadı ise başladı. Şeftali denince de akla Lapseki ilçesi ve Umurbel beldesi geliyor. Yetkililer, yörede 40 bin dekar alanda bu yılki şeftali üretiminin 150 ton arasında olmasını bekliyor. Geçen yıl coğrafi tescil işaretli Lapseki şeftalisinde yaklaşık 90 bin ton arası şeftali ihracatı gerçekleşirken, bu yıl ise bu rakamın yaklaşık 100 bin ton olması bekleniyor. Hasadı başlanan Lapseki şeftalisinin 30 ile 35 lira arasında satılması ise üreticiyi memnun etti. Üreticiler bu fiyatın hasat sonuna kadar böyle devam etmesini istiyor. Lapseki ilçesinde toprak yapısı ve rüzgarın etkisiyle daha lezzetli yetişen coğrafi tescilli işarete sahip şeftali, iç pazarda olduğu kadar yurt dışında da büyük rağbet görüyor. Aromasıyla, büyüklüğüyle ve görüntüsüyle dikkat çeken şeftaliler, özellikle Ruslar tarafından da bol bol tüketiliyor.

“ŞU ANDA 30 İLE 35 LİRA” 

Yaklaşık bir buçuk aydır şeftali hasadının devam ettiğini belirten Lapseki İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Kaçan, “Şeftali ve nektarin hasadımız devam ediyor. Bütün çeşitler devreye girince bir hafta içinde üretimimiz pik seviyeye ulaşacak. Üreticimiz de memnun. Lapseki’mizde 40 bin dekar alanda şeftali ve nektarin üretimi yapılıyor. Bu yıl ise 150 bin tona yakın bir üretimimiz var. İhracatımızda artıyor. İhracatçılar Lapseki’mizdeki şeftali ve nektarinleri tercih ediyorlar. Yıllardır biz Rusya’ya ve dış pazara ürün sunuyoruz. İstanbul ve İzmir piyasası da bizim ürünlerimizi tercih ediyorlar. Ürünümüzün farklılığını coğrafi işaretimizle süsledik. Üreticimiz memnun, Lapseki’miz geçiş iklimine sahip bir coğrafya. Biz İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri olarak sahadayız. Üreticimizde bu konuda neyi nasıl yapması gerektiğini çok iyi biliyorlar. Üretimlerini, attıkları ilaçları zamanında takip ediyorlar ve sağlıklı bir şekilde ürün üretiyoruz. Tüketiciler, üzerinde Lapseki ve Çanakkale yazan tüm ürünleri gönül ferahlığıyla tüketebilirler. Şu anda 30 ile 35 lira arasında üreticiyi memnun eden fiyatlarla deva ediyoruz. İnşallah bu fiyatlar ürünün bol olduğu zamanlarda da devam eder. Böylelikle üretici hem kendi hem de ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edecektir” dedi.

Lapseki’nin aranan ürünlerin üretildiği yer olduğunu da kaydeden Müdür Ali Kaçan sözlerine şöyle devam etti: “Herkes ürün üretebilir. Herkes ürün yetiştirebilir. Fakat Lapseki, ürettiği ürünün farklılığını ortaya koyuyor. Coğrafi işaret buradan ortaya çıkıyor.”

Umurbey’de meyvenin bol olduğunu belirten şeftali üretici Hikmet Şahin ise, “Fiyat durumları şu anda iyi. Bereket versin. Fiyatlar 30 ile 35 lira. Fiyatlardan memnunum. Malına bakarsan, kalitesi iyi olursa, fiyatlarda karşılıyor” diye konuştu.

 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cografi-isaret-tescilli-lapseki-seftalisi-rusya-pazarinda/feed/ 0
Otomobil devi BYD’den Türkiye’ye yatırım: 1 milyar dolarlık imza atıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/otomobil-devi-bydden-turkiyeye-yatirim-1-milyar-dolarlik-imza-atildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/otomobil-devi-bydden-turkiyeye-yatirim-1-milyar-dolarlik-imza-atildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:12:16 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14827 Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD Başkanı Wang Chuanfu ve beraberindeki heyeti Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Elektrikli araç üreticisi Çinli BYD ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında 1 milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalandı.

Çinli otomotiv deviyle imzalar Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve BYD Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından atıldı.

Yapılan anlaşma çerçevesinde, BYD’nin Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolar yatırımla, yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik Ar-Ge merkezi kurması öngörülüyor. 2026 sonunda üretime başlaması hedeflenen tesiste 5 bin kişiye kadar doğrudan istihdam sağlanması planlanıyor.

TÜRKİYE’NIN EŞSİZ AVANTAJLARI İLE AVRUPA’YA ULAŞILACAK

Halihazırda yılda 3 milyondan fazla otomobil üreten ve elektrikli araç satışlarında dünya lideri olan BYD tarafından Türkiye’nin tercih edilmesine ilişkin yapılan açıklamada, ”Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosistemi, güçlü tedarikçi tabanı, olağanüstü konumu ve nitelikli iş gücü gibi sahip olduğu eşsiz avantajlar sayesinde, BYD’nin bu yeni üretim tesisine yaptığı yatırım, markanın yerel üretim yeteneklerini daha da geliştirmekte ve lojistik verimliliği artıracaktır. Bölgede yeni enerji araçlarına yönelik artan talebi karşılayarak Avrupa’daki tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz.” denildi.

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMLAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamada şunları kaydetti;

Elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde lider küresel marka BYD’nin ülkemize yatırım kararı almasından memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım kararı, Aralık ayında Çin’e yaptığımız ve BYD’nin 110.000 mühendisiyle günde 32 patent ürettiğine bizzat tanık olduğumuz ziyaretten bu yana uzun süredir devam eden görüşme ve istişarelerin ürünüdür. Yeni teknolojileri ve Ar-Ge’yi Türkiye’ye getirme çabalarımız, ülkemizin yalnızca uluslararası yatırımlar için bir merkez değil, aynı zamanda bir inovasyon ve ileri yeşil teknoloji merkezi olma potansiyelini de vurgulamaktadır. Yeni nesil araçların yüksek yerli katma değerle üretimine yönelik bu yatırım, otomotiv sektörümüze güç katacak. Avrupa’nın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Türkiye’de, 35 milyar doların üzerinde yıllık tutar ile ihracatın lider sektörü olan otomotiv sektöründe yeni nesil ve çevre dostu elektrikli araçlara yönelik dönüşümü öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu kapsamda milli markamız Togg, ülkemiz için öncü bir adım olmuştur. Ülkemizde üretim yapmakta olan diğer markaların da elektrikli araçlara yönelik yatırımları bakanlığımızca desteklenmektedir. Elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyici önemli unsurlardan biri olan şarj istasyonlarının tüm şehirlerimizde hızla yaygınlaşmasını sağladık. Türkiye, yeni yatırımlarla otomotiv sektöründe dönüşümün lider ülkesi olacak.

Türk otomotiv sanayi için tarihi bir güne şahitlik ediyoruz. Otomotiv sektöründe sekizi küresel marka olmak üzere on üç marka üretim yapıyor. 2002 yılında toplam 300 bin araca yakın olan üretimimiz, geçtiğimiz yıl 1 milyon 400 bini aştı. Mevcut üreticilerimizin kapasite artışlarını her daim destekledik. Bunun yanında, ülkemize yeni marka yatırımları çekmek için de gayretlerimizi artırdık. BYD’nin yatırım kararı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz yatırımcı dostu politikaların ve yatırımlara sunduğumuz desteklerin sonucudur. Türkiye, yatırımcılar için Gümrük Birliği yoluyla Avrupa pazarına ve yirmi üç ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla pek çok ihracat pazarına erişim kapısıdır. Türkiye’ye güvenen ve yatırım yapanlar kazanmaya devam edecektir.

27 YIL SONRA DOĞRUDAN YATIRIM GELDİ

Türkiye’nin en büyük ihracatçı sektörü konumundan bulunan otomotiv sektöründe ana üretici yatırımı son olarak 1997 yılında Japon üretici Honda tarafından yapılmış ancak firma 2021 yılında Gebze’deki fabrikasını kapatmıştı. Aradan geçen 27 yılda birçok üreticinin adı yatırımla anıldı ancak hiçbiri hayata geçirilmedi. Ancak, Çinlilerin Batı’ya açılma stratejisi kapsamında üretim tesislerini Avrupa’ya taşımak istemesi yeni yatırımların önünü açtı. 2023 yılından beri devam eden görüşmeler neticesinde, 27 yıl sonra Türkiye’ye ilk büyük çaplı otomotiv yatırımının dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’den gelmesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta Bloomberg’e konuşan Türk yetkililerin verdiği bilgilere göre, söz konusu yatırımın tutarı 1 milyar dolar olurken fabrikanın kurulacağı yer ise Manisa olacak..

TÜRKİYE’DEN ÜÇ ÖNEMLİ TEŞVİK

Fabrika haberlerinin duyurulmasından önce alınan 3 çok önemli karar ise Türkiye’nin Çinli BYD’yi yatırıma çekmek için elinden geleni yaptığını gösteriyor:

EK VERGİ MUAFİYETİ: Bugün (8 Temmuz) itibarıyla geçerli olacak düzenlemeye göre artık Çin’den gelen tüm yakıt türlerindeki otomobillere yüzde 40 ilave gümrük tarifesi uygulanacak. Ancak, resmi olarak yatırım taahhüdü verilirse yatırım yapacağını bildiren Çinli üreticiler teşvik belgesi alarak bu ek gümrük vergisinden muaf tutulacak.

ÖTV DESTEĞİ: Meclis’e sunulan kanun teklifine göre, karbondioksit emisyonu 25 gramın altında olup, elektrikli menzili 70 km ve üstünde olan şarj edilebilir hibrit (Plug-In Hybrid) araçlara ÖTV avantajı gelecek. Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyen ve ÖTV matrahı 1.350.000TL’yi aşmayan araçlardan yüzde 30 ÖTV alınacak.

MANİSA OSB’DEKİ ARAZİ: 2020 yılında Volkswagen’in yapacağı yatırım için fabrikanın kurulması planlanan, Manisa’nın Yunusemre İlçesindeki 3 bin 364 dönümlük arazi, 5 Kasım 2020 tarihinde Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) ilave edilerek kamulaştırılmıştı. İşte BYD’ye fabrika için bu arazinin tahsis edileceği tahmin ediliyor.

HANGİ MODELİ ÜRETECEK?

BYD’nin Avrupa’ya açılma stratejisi kapsamında elektrikli otomobillerini Macaristan’da şarj edilebilir hibrit motorlu otomobillerini ise Türkiye’de üretmesi bekleniyor. Meclis’e sunulan yeni ÖTV yasa teklifi ise; 1.5 litre hacmindeki benzinli motoru, 80 kilometre elektrikli sürüş menzili ve 20.5 g/km CO2 emisyonu bulunan Seal U DM-i modelinin Türkiye’de üretilebileceğini işaret ediyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/otomobil-devi-bydden-turkiyeye-yatirim-1-milyar-dolarlik-imza-atildi/feed/ 0
Çin otomobil devinden Türkiye’ye 1 milyar dolarlık yatırım kararı https://www.foxtvhaber.com.tr/cin-otomobil-devinden-turkiyeye-1-milyar-dolarlik-yatirim-karari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cin-otomobil-devinden-turkiyeye-1-milyar-dolarlik-yatirim-karari/#respond Tue, 09 Jul 2024 09:00:21 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14821 Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD Başkanı Wang Chuanfu ve beraberindeki heyeti Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Elektrikli araç üreticisi Çinli BYD ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında 1 milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalandı.

Çinli otomotiv deviyle imzalar Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve BYD Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından atıldı.

Yapılan anlaşma çerçevesinde, BYD’nin Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolar yatırımla, yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik Ar-Ge merkezi kurması öngörülüyor. 2026 sonunda üretime başlaması hedeflenen tesiste 5 bin kişiye kadar doğrudan istihdam sağlanması planlanıyor.

TÜRKİYE’NIN EŞSİZ AVANTAJLARI İLE AVRUPA’YA ULAŞILACAK

Halihazırda yılda 3 milyondan fazla otomobil üreten ve elektrikli araç satışlarında dünya lideri olan BYD tarafından Türkiye’nin tercih edilmesine ilişkin yapılan açıklamada, ”Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosistemi, güçlü tedarikçi tabanı, olağanüstü konumu ve nitelikli iş gücü gibi sahip olduğu eşsiz avantajlar sayesinde, BYD’nin bu yeni üretim tesisine yaptığı yatırım, markanın yerel üretim yeteneklerini daha da geliştirmekte ve lojistik verimliliği artıracaktır. Bölgede yeni enerji araçlarına yönelik artan talebi karşılayarak Avrupa’daki tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz.” denildi.

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMLAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamada şunları kaydetti;

Elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde lider küresel marka BYD’nin ülkemize yatırım kararı almasından memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım kararı, Aralık ayında Çin’e yaptığımız ve BYD’nin 110.000 mühendisiyle günde 32 patent ürettiğine bizzat tanık olduğumuz ziyaretten bu yana uzun süredir devam eden görüşme ve istişarelerin ürünüdür. Yeni teknolojileri ve Ar-Ge’yi Türkiye’ye getirme çabalarımız, ülkemizin yalnızca uluslararası yatırımlar için bir merkez değil, aynı zamanda bir inovasyon ve ileri yeşil teknoloji merkezi olma potansiyelini de vurgulamaktadır. Yeni nesil araçların yüksek yerli katma değerle üretimine yönelik bu yatırım, otomotiv sektörümüze güç katacak. Avrupa’nın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Türkiye’de, 35 milyar doların üzerinde yıllık tutar ile ihracatın lider sektörü olan otomotiv sektöründe yeni nesil ve çevre dostu elektrikli araçlara yönelik dönüşümü öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu kapsamda milli markamız Togg, ülkemiz için öncü bir adım olmuştur. Ülkemizde üretim yapmakta olan diğer markaların da elektrikli araçlara yönelik yatırımları bakanlığımızca desteklenmektedir. Elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyici önemli unsurlardan biri olan şarj istasyonlarının tüm şehirlerimizde hızla yaygınlaşmasını sağladık. Türkiye, yeni yatırımlarla otomotiv sektöründe dönüşümün lider ülkesi olacak.

Türk otomotiv sanayi için tarihi bir güne şahitlik ediyoruz. Otomotiv sektöründe sekizi küresel marka olmak üzere on üç marka üretim yapıyor. 2002 yılında toplam 300 bin araca yakın olan üretimimiz, geçtiğimiz yıl 1 milyon 400 bini aştı. Mevcut üreticilerimizin kapasite artışlarını her daim destekledik. Bunun yanında, ülkemize yeni marka yatırımları çekmek için de gayretlerimizi artırdık. BYD’nin yatırım kararı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz yatırımcı dostu politikaların ve yatırımlara sunduğumuz desteklerin sonucudur. Türkiye, yatırımcılar için Gümrük Birliği yoluyla Avrupa pazarına ve yirmi üç ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla pek çok ihracat pazarına erişim kapısıdır. Türkiye’ye güvenen ve yatırım yapanlar kazanmaya devam edecektir.

27 YIL SONRA DOĞRUDAN YATIRIM GELDİ

Türkiye’nin en büyük ihracatçı sektörü konumundan bulunan otomotiv sektöründe ana üretici yatırımı son olarak 1997 yılında Japon üretici Honda tarafından yapılmış ancak firma 2021 yılında Gebze’deki fabrikasını kapatmıştı. Aradan geçen 27 yılda birçok üreticinin adı yatırımla anıldı ancak hiçbiri hayata geçirilmedi. Ancak, Çinlilerin Batı’ya açılma stratejisi kapsamında üretim tesislerini Avrupa’ya taşımak istemesi yeni yatırımların önünü açtı. 2023 yılından beri devam eden görüşmeler neticesinde, 27 yıl sonra Türkiye’ye ilk büyük çaplı otomotiv yatırımının dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’den gelmesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta Bloomberg’e konuşan Türk yetkililerin verdiği bilgilere göre, söz konusu yatırımın tutarı 1 milyar dolar olurken fabrikanın kurulacağı yer ise Manisa olacak..

TÜRKİYE’DEN ÜÇ ÖNEMLİ TEŞVİK

Fabrika haberlerinin duyurulmasından önce alınan 3 çok önemli karar ise Türkiye’nin Çinli BYD’yi yatırıma çekmek için elinden geleni yaptığını gösteriyor:

EK VERGİ MUAFİYETİ: Bugün (8 Temmuz) itibarıyla geçerli olacak düzenlemeye göre artık Çin’den gelen tüm yakıt türlerindeki otomobillere yüzde 40 ilave gümrük tarifesi uygulanacak. Ancak, resmi olarak yatırım taahhüdü verilirse yatırım yapacağını bildiren Çinli üreticiler teşvik belgesi alarak bu ek gümrük vergisinden muaf tutulacak.

ÖTV DESTEĞİ: Meclis’e sunulan kanun teklifine göre, karbondioksit emisyonu 25 gramın altında olup, elektrikli menzili 70 km ve üstünde olan şarj edilebilir hibrit (Plug-In Hybrid) araçlara ÖTV avantajı gelecek. Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyen ve ÖTV matrahı 1.350.000TL’yi aşmayan araçlardan yüzde 30 ÖTV alınacak.

MANİSA OSB’DEKİ ARAZİ: 2020 yılında Volkswagen’in yapacağı yatırım için fabrikanın kurulması planlanan, Manisa’nın Yunusemre İlçesindeki 3 bin 364 dönümlük arazi, 5 Kasım 2020 tarihinde Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) ilave edilerek kamulaştırılmıştı. İşte BYD’ye fabrika için bu arazinin tahsis edileceği tahmin ediliyor.

HANGİ MODELİ ÜRETECEK?

BYD’nin Avrupa’ya açılma stratejisi kapsamında elektrikli otomobillerini Macaristan’da şarj edilebilir hibrit motorlu otomobillerini ise Türkiye’de üretmesi bekleniyor. Meclis’e sunulan yeni ÖTV yasa teklifi ise; 1.5 litre hacmindeki benzinli motoru, 80 kilometre elektrikli sürüş menzili ve 20.5 g/km CO2 emisyonu bulunan Seal U DM-i modelinin Türkiye’de üretilebileceğini işaret ediyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cin-otomobil-devinden-turkiyeye-1-milyar-dolarlik-yatirim-karari/feed/ 0
Başkan Erdoğan BYD Yönetim Kurulunu kabul etti! İmzalar atıldı https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-byd-yonetim-kurulunu-kabul-etti-imzalar-atildi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-byd-yonetim-kurulunu-kabul-etti-imzalar-atildi/#respond Tue, 09 Jul 2024 08:36:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14815 Son dakika haberi… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD Başkanı Wang Chuanfu ve beraberindeki heyeti Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti. Elektrikli araç üreticisi Çinli BYD ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında 1 milyar dolarlık yatırım anlaşması imzalandı.

Çinli otomotiv deviyle imzalar Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve BYD Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından atıldı.

Yapılan anlaşma çerçevesinde, BYD’nin Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolar yatırımla, yıllık 150 bin araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik Ar-Ge merkezi kurması öngörülüyor. 2026 sonunda üretime başlaması hedeflenen tesiste 5 bin kişiye kadar doğrudan istihdam sağlanması planlanıyor.

TÜRKİYE’NIN EŞSİZ AVANTAJLARI İLE AVRUPA’YA ULAŞILACAK

Halihazırda yılda 3 milyondan fazla otomobil üreten ve elektrikli araç satışlarında dünya lideri olan BYD tarafından Türkiye’nin tercih edilmesine ilişkin yapılan açıklamada, ”Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosistemi, güçlü tedarikçi tabanı, olağanüstü konumu ve nitelikli iş gücü gibi sahip olduğu eşsiz avantajlar sayesinde, BYD’nin bu yeni üretim tesisine yaptığı yatırım, markanın yerel üretim yeteneklerini daha da geliştirmekte ve lojistik verimliliği artıracaktır. Bölgede yeni enerji araçlarına yönelik artan talebi karşılayarak Avrupa’daki tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz.” denildi.

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMLAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamada şunları kaydetti;

Elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde lider küresel marka BYD’nin ülkemize yatırım kararı almasından memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım kararı, Aralık ayında Çin’e yaptığımız ve BYD’nin 110.000 mühendisiyle günde 32 patent ürettiğine bizzat tanık olduğumuz ziyaretten bu yana uzun süredir devam eden görüşme ve istişarelerin ürünüdür. Yeni teknolojileri ve Ar-Ge’yi Türkiye’ye getirme çabalarımız, ülkemizin yalnızca uluslararası yatırımlar için bir merkez değil, aynı zamanda bir inovasyon ve ileri yeşil teknoloji merkezi olma potansiyelini de vurgulamaktadır. Yeni nesil araçların yüksek yerli katma değerle üretimine yönelik bu yatırım, otomotiv sektörümüze güç katacak. Avrupa’nın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Türkiye’de, 35 milyar doların üzerinde yıllık tutar ile ihracatın lider sektörü olan otomotiv sektöründe yeni nesil ve çevre dostu elektrikli araçlara yönelik dönüşümü öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu kapsamda milli markamız Togg, ülkemiz için öncü bir adım olmuştur. Ülkemizde üretim yapmakta olan diğer markaların da elektrikli araçlara yönelik yatırımları bakanlığımızca desteklenmektedir. Elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyici önemli unsurlardan biri olan şarj istasyonlarının tüm şehirlerimizde hızla yaygınlaşmasını sağladık. Türkiye, yeni yatırımlarla otomotiv sektöründe dönüşümün lider ülkesi olacak.

Türk otomotiv sanayi için tarihi bir güne şahitlik ediyoruz. Otomotiv sektöründe sekizi küresel marka olmak üzere on üç marka üretim yapıyor. 2002 yılında toplam 300 bin araca yakın olan üretimimiz, geçtiğimiz yıl 1 milyon 400 bini aştı. Mevcut üreticilerimizin kapasite artışlarını her daim destekledik. Bunun yanında, ülkemize yeni marka yatırımları çekmek için de gayretlerimizi artırdık. BYD’nin yatırım kararı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz yatırımcı dostu politikaların ve yatırımlara sunduğumuz desteklerin sonucudur. Türkiye, yatırımcılar için Gümrük Birliği yoluyla Avrupa pazarına ve yirmi üç ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla pek çok ihracat pazarına erişim kapısıdır. Türkiye’ye güvenen ve yatırım yapanlar kazanmaya devam edecektir.

27 YIL SONRA DOĞRUDAN YATIRIM GELDİ

Türkiye’nin en büyük ihracatçı sektörü konumundan bulunan otomotiv sektöründe ana üretici yatırımı son olarak 1997 yılında Japon üretici Honda tarafından yapılmış ancak firma 2021 yılında Gebze’deki fabrikasını kapatmıştı. Aradan geçen 27 yılda birçok üreticinin adı yatırımla anıldı ancak hiçbiri hayata geçirilmedi. Ancak, Çinlilerin Batı’ya açılma stratejisi kapsamında üretim tesislerini Avrupa’ya taşımak istemesi yeni yatırımların önünü açtı. 2023 yılından beri devam eden görüşmeler neticesinde, 27 yıl sonra Türkiye’ye ilk büyük çaplı otomotiv yatırımının dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD’den gelmesi bekleniyor. Geçtiğimiz hafta Bloomberg’e konuşan Türk yetkililerin verdiği bilgilere göre, söz konusu yatırımın tutarı 1 milyar dolar olurken fabrikanın kurulacağı yer ise Manisa olacak..

TÜRKİYE’DEN ÜÇ ÖNEMLİ TEŞVİK

Fabrika haberlerinin duyurulmasından önce alınan 3 çok önemli karar ise Türkiye’nin Çinli BYD’yi yatırıma çekmek için elinden geleni yaptığını gösteriyor:

EK VERGİ MUAFİYETİ: Bugün (8 Temmuz) itibarıyla geçerli olacak düzenlemeye göre artık Çin’den gelen tüm yakıt türlerindeki otomobillere yüzde 40 ilave gümrük tarifesi uygulanacak. Ancak, resmi olarak yatırım taahhüdü verilirse yatırım yapacağını bildiren Çinli üreticiler teşvik belgesi alarak bu ek gümrük vergisinden muaf tutulacak.

ÖTV DESTEĞİ: Meclis’e sunulan kanun teklifine göre, karbondioksit emisyonu 25 gramın altında olup, elektrikli menzili 70 km ve üstünde olan şarj edilebilir hibrit (Plug-In Hybrid) araçlara ÖTV avantajı gelecek. Motor silindir hacmi 1600 cm3’ü geçmeyen ve ÖTV matrahı 1.350.000TL’yi aşmayan araçlardan yüzde 30 ÖTV alınacak.

MANİSA OSB’DEKİ ARAZİ: 2020 yılında Volkswagen’in yapacağı yatırım için fabrikanın kurulması planlanan, Manisa’nın Yunusemre İlçesindeki 3 bin 364 dönümlük arazi, 5 Kasım 2020 tarihinde Manisa Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) ilave edilerek kamulaştırılmıştı. İşte BYD’ye fabrika için bu arazinin tahsis edileceği tahmin ediliyor.

HANGİ MODELİ ÜRETECEK?

BYD’nin Avrupa’ya açılma stratejisi kapsamında elektrikli otomobillerini Macaristan’da şarj edilebilir hibrit motorlu otomobillerini ise Türkiye’de üretmesi bekleniyor. Meclis’e sunulan yeni ÖTV yasa teklifi ise; 1.5 litre hacmindeki benzinli motoru, 80 kilometre elektrikli sürüş menzili ve 20.5 g/km CO2 emisyonu bulunan Seal U DM-i modelinin Türkiye’de üretilebileceğini işaret ediyor.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/baskan-erdogan-byd-yonetim-kurulunu-kabul-etti-imzalar-atildi/feed/ 0
Tarım girdi maliyetlerdi aylıkta ve yıllıkta arttı https://www.foxtvhaber.com.tr/tarim-girdi-maliyetlerdi-aylikta-ve-yillikta-artti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tarim-girdi-maliyetlerdi-aylikta-ve-yillikta-artti/#respond Mon, 24 Jun 2024 00:24:07 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13405  Nisan ayı için açıklanan Tarım-GFE’nin aylık yüzde 1,72 arttığını belirten Çandır, “Bu rakam, endeksin ölçülmeye başladığı 2015 yılından itibaren Nisan ayları ortalamasının (1,67) yüzde 3 üzerinde olmuştur” dedi. Tarım-GFE’nin Nisan ayında yıllık yüzde 52,20 arttığını kaydeden Çandır, “Bu yıllık rakam, son 9 yılın Nisan ayları ortalamasının (32,51) yüzde 61 üzerinde olmuştur. Tarım-GFE, aylıkta geçen yılki Nisan ayından 8 kattan fazla, yıllıkta ise yüzde 55’ten fazla artış olarak ilan edilmiştir” dedi.

TOHUM AYLIKTA YÜKSELIŞTE

Nisan ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarında aylık yüzde 1,70 ve yıllık ise yüzde 49,13’lük artış olduğunu belirten Çandır, “Nisan ayları itibariyle aylıkta 2021 ve 2022 yıllarından ve yıllıkta ise 2022 yılından sonraki en yüksek değerler olmuştur” dedi. Nisan’da tohumda aylık yüzde 5,35, enerjide yüzde 1,13, gübrede yüzde -0,23, ilaçta yüzde 2,15, veteriner hizmetlerinde yüzde 0,02, yemde yüzde 1,65 ve diğer kalemlerde ise yüzde 1,29 değişimler ilan edildiğini kaydeden Çandır, yıllıkta ise tohumda yüzde 61,96, enerjide yüzde 70,69, gübrede yüzde 26,92, ilaçta yüzde 23,76, veteriner hizmetlerinde yüzde 143,26, yemde yüzde 36,20 ve diğer kalemlerde ise yüzde 89,95’lik artışa dikkat çekti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetlerin fiyatlarında ise aylık yüzde 1,87 ve yıllık yüzde 73,70’lik artış olduğunu belirtti. Çandır, “Nisan ayında Tarım-GFE alt kalemlerindeki değişimler, yılbaşından bu yana benzer eğilim göstermiştir. Örneğin veterinerlik hizmetlerindeki ve diğer hizmet kalemlerindeki sıra dışı artışlar ile gübre, ilaç ve yemdeki ortalama enflasyonun 3’te 1’i kadar artışlar dikkat çekici olmaya devam etmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

ÜRETICI FIYATLARININ ALTINDA

TÜİK tarafından Nisan ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2,71 ve yıllık ise yüzde 60,77 olduğunu hatırlatan Çandır, “Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmişken Nisan ayındaki aylık ve yıllık girdi maliyetleri artışı, üretici fiyatlarının altında seyretmiştir. Üretici lehindeki bu aylık ve yıllık seyrin önümüzdeki aylarda devam etmesi, üreticiler için önem arz etmektedir. Böylece üretici kesimin birikmiş zararlarının azalmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonları da tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurt dışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Nisan’da aylıkta yüzde 1,37, yıllıkta yüzde 65,53 gibi yüksek düzeyde arttığını kaydetti. Yurt içi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylıkta yüzde 3,60 ve yıllıkta yüzde 55,66 gibi yüksek düzeyde arttığını hatırlatan Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 5,38 ve yıllık ise yüzde 64,51 artmıştı. Bu durum, Nisan ayında da tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Nisan ayında tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 3,18, yıllık yüzde 69,80 arttığını belirten Çandır, tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 2,78, yıllık yüzde 68.50 olarak ilan edildiğine dikkat çekti. Çandır, işlenmemiş gıda enflasyonunun Nisan’da aylık yüzde 3,85, yıllık yüzde 77,85 ilan edildiğini belirtirken, yaş meyve sebze enflasyonunun aylık yüzde 0,66 ve yıllık 77,96 arttığını kaydetti. Çandır, “Tüketici taraftaki bu rakamlar, üreticilerin maruz kaldığı enflasyonun üzerinde bir tüketici enflasyonu olduğunu göstermeye devam etmektedir” dedi.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tarim-girdi-maliyetlerdi-aylikta-ve-yillikta-artti/feed/ 0
Çilek üreticileri düşen fiyatlara tepki gösterdi https://www.foxtvhaber.com.tr/cilek-ureticileri-dusen-fiyatlara-tepki-gosterdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/cilek-ureticileri-dusen-fiyatlara-tepki-gosterdi/#respond Tue, 04 Jun 2024 04:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11835 Denizli’de geçtiğimiz hafta meşhur Honaz kirazı alım fiyatının 200 TL’ den 80 TL’ye düşmesinin ardından kiraz üreticileri tepki göstermiş. Kendine has aroması ve rengiyle bilinen ‘Buldan’ bölgesine ait organik çilek üreticileri de sezon başında kilogramını 30 TL’den tarlasından sattıkları çileğin fiyatının 20 TL’ye düşürülmesine tepki gösterdi. Buldan İlçesine bağlı Yeniçam Mahallesi’nde yıllardır organik çilek üretimi yapan Hüseyin Yangöz, girdi maliyetlerinin yükselmesine rağmen çilek fiyatının düşmesinin, üreticiye ölüme itmek olduğunu savundu.

Sezon başı 30 TL’den satıldı

Buldan da çilek hasadının mayıs ayının ilk haftalarında başladığını, o dönem pazarlarda kilogramı 80-100 TL’den satılan çileği tarlada tüccara kilogramı 30 TL’den verdiklerini hatırlatan çilek üreticisi Hüseyin Yangöz, “Bölgemizde çilek hasadına mayıs ayının ilk haftasında başladık. Çilek fiyatına o zaman 30 lira dediler. O dönemde pazarlarda 80-100 liradan satılan çileği bizden 30 liradan almaya başladılar. Mayıs ayının sonuna gelirken şu anda çileğin toptan fiyatı 20-25 lira. Komisyoncu geliyor elindeki çilekte erginlik olgunluk varsa istediği fiyatı söylüyor. Belirli bir fiyat uygulaması yok. Üretici de ürettiği malı satmak zorunda olduğu için tek kelime konuşmadan malını vermek zorunda kalıyor. Çileği ameleler topluyor, amele fiyatı sürekli artıyor. Dün 25 kasa çileği 5 kişi ile topladım. Bin bir emekli toplayıp sattığım çileğin parası anca amele parasına yetiyor. Üreticiye bir şey kalmıyor. Yani komisyoncu tamamını götürüyor” dedi.

“6 ay gece gündüz çalışıyoruz”

Çilek tarlasını sezona hazırlamak için altı ay boyunca gece gündüz çalıştıklarını, yabancı otları yolup, ilaçlama yaptıklarına dikkat çeken Hüseyin Yangöz, “Çilek üretmek, üretilen çileği toplamak çok zor bir iş, çilek meyvesi çok narin. Çilek ermeye başladığında toplanıp, hızla tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. Çileği toplamasak dalında çürüyüp gidiyor, toplayıp satamasak kasada çürüyüp gidiyor. Tüccarda bunu çok iyi bildiği için her şeyi bahane edip çilek fiyatını düşürüyor. Her şeyin fiyatı artarken bizim alın terimizle ürettiğimiz çileğin fiyatı düşüyor. Komisyoncu fiyat düşürdüğü için elimize az para geçiyor. Az parayı da ameleye dağıtıyoruz. Üreticiye bir şey kalmıyor” dedi.

“Ameleden daha çok çalışıyorum”

Kendi tarlasında ameleden daha çok çalıştığını anlatan Yangöz, tarladaki çileğin mutlaka toplanması gerektiğine dikkat çekti. Yangöz, “Tarlamda çilek çok belki 2 ton çilek çıkabilir. Ama ben artık ameleye çilek toplatmayacağım. Aşırı yüksek girdi maliyetleri nedeniyle bu sene çilek sezonunu kendi adıma kapatıyorum. Bu yıl hava şartları güzel gitti. Bu yıl çilek üretim yılıydı. Ama geçen yıl çilekten çok büyük zararlar ettik. Üretici ile tüketici arasındaki aracılardan sıkıntı yaşıyoruz. Devletimiz bu aracıları ortadan kaldırmalı. Üretici ile tüketici buluşturulmalı. Esas kazancı aracılar yapıyor” ifadelerini kullandı.

Maliyetler ağır çalışacak işçi de yok

Gençlerin artık tarlalarda çalışmadığını, tarlaya çalışmaya gelen amelenin yaş ortalamasının yüksek olduğunu ve hepsinin emekli olduğunu anlatan Yangöz, şöyle konuştu: “Çilek üretimin de maliyetimiz çok yüksek, işçi fiyatları çok yüksek. Tarlama çalışmaya gelen amelinin hepsi emekli, yaşlı. İşçi sıkıntısı çok büyük. Ekonomik kriz emekliyi şu anda perişan duruma soktu. Üretici üretemez duruma geldi. Tarlamda 15 dönüm çileğim vardı, 7 dönümünü bozdum neden bozdum işçi sıkıntısı, gübre sıkıntısı bunların hepsi beni etkilediği için. Geçen yıl 5 dönüm çilek tarlamdan hiç çilek almadan tarlada bıraktım. Sırf gübre alamadım ilaç atamadım komisyoncularda fiyatı 10 liraya 8 liraya düşürdü tarlada terk ettim çileğimi”

“Verim düşük kaldı”

Bu yıl hava şartlarının çilek üretimi acısından iyi gitmesine rağmen pahalı gübre fiyatları nedeniyle çileklere gübre veremediklerini, bu yüzden de verimin düşük kaldığının altını çizen Yangöz, “Çileklerimizde bu yıl yeterince gübre kullanamadık. Neden kullanamadık geçen yıl 500 liraya aldığımız gübre bu yıl 2000 lira olmuş. Nasıl kullanırsın. Olduğu kadar dedik, olana bereket dedik karnımızı doyurmayı düşündük. Niye öyle dedik, çünkü yapamıyoruz üretemiyoruz işçi bulamıyoruz maliyetler yüksek olduğu için isteyerek yapmıyoruz. Şu anda üzerinde çilek var ama toplamaktan vazgeçiyorum sırf sıkıntılar var diye. Büyük şehirlerde duyuyorum bizim verdiğimiz fiyatın 3 katına çilek satılıyor. Kimler kazanıyor komisyoncular kazanıyor. Zenginler kazanıyor devletin üreticiyle bu ekonomik krizi çözmesi için ne yapması gerekirdi aracıları ortadan kaldırıp belirli maliyetlerle üreticiden aldığını tüketiciye buluşturması gerekir. Ama maalesef biz komisyoncuların, aracıların elindeyiz. Üretici günden güne zayıflıyor. Yoksulluğa sefalete itilmiş durumda” ifadelerini kullandı.

 

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/cilek-ureticileri-dusen-fiyatlara-tepki-gosterdi/feed/ 0
TZOB Başkanı açıkladı: Fiyat farkı yüzde 378’e çıktı https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-baskani-acikladi-fiyat-farki-yuzde-378e-cikti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-baskani-acikladi-fiyat-farki-yuzde-378e-cikti/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:12:46 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7891 Bayraktar, yaptığı açıklamada, martta üretici ile market fiyatları arasında oluşan farklara ilişkin değerlendirmede bulundu.

Söz konusu aydaki üretici ve market arasındaki fiyat farklarına dikkati çeken Bayraktar, “Martta üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 378 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 255,2 ile kuru incir, yüzde 245,9 ile patlıcan, yüzde 232,4 ile yeşil soğan, yüzde 184,3 ile maydanoz takip etti.” ifadesini kullandı.

Bayraktar, limonun 4,8 kat, kuru incirin 3,6 kat, patlıcanın 3,5 kat, yeşil soğanın 3,3 kat, maydanozun 2,8 kat fazlaya satıldığını işaret ederek, üreticide 3 lira 50 kuruş olan limonun markette 16 lira 73 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 408 lira 48 kuruşa, 15 lira 88 kuruş olan patlıcanın 54 lira 93 kuruşa, 10 lira 17 kuruş olan yeşil soğanın 33 lira 81 kuruşa, 4 lira 33 kuruş olan maydanozun 12 lira 31 kuruşa satıldığını kaydetti.

Martta üreticide 31 ürününün 10’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat düşüşü görüldüğü, 9 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle devam etti:

“Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 46,4 ile yeşil soğanda görüldü. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 29,4 ile domates, yüzde 26,6 ile salatalık, yüzde 24,9 ile patlıcan, yüzde 23,3 ile marul, yüzde 18,7 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 55,5 ile havuçta görüldü. Havuçtaki fiyat artışını yüzde 40 ile limon, yüzde 17,6 ile kuru soğan, yüzde 17,4 ile sivri biber, yüzde 12,5 ile kabak takip etti.”

“YÜKSEK FİYAT DENETİMLERİ ARTTIRILMALI”

Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.

Bu ay marketlerde 23 üründe fiyat düşüşü yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Ramazan ayı başından itibaren artan denetimler ve Birliğimizce yapılan uyarıların da etkisiyle, marketler çeşitli kampanyalarla ürün fiyatlarında indirime gitti ya da fiyatları çok fazla artırmadı. Üreticilerimiz ekim, dikim döneminin başından itibaren doğal afet riskleri başta olmak birçok sorunla üretim yapıyor. Çiftçilerimizin ürettiği üründen bazı kesimlerin fazla kar beklentileri ortadan kalkmalı. Enflasyonla mücadele ederken gıda fiyatları üzerinden fırsatçılık yapılmamalı. Her kesim üzerine düşenin daha fazlasını yapmalı. Son bir ayda marketlerde gerileyen fiyatlar ramazanla sınırlı kalmamalı.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, tüketicilerin market ve pazarlar arasındaki değişen fiyatları göz önünde bulundurmaları ve alışverişlerde fiyat araştırması yapmaları önerisinde bulundu.

Yüksek fiyat farklarının önüne geçmek için “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun”‘un da değişiklik yapılarak üreticiden doğrudan alınan ürünlerde kar marjının sınırlandırılması gerektiğini ifade eden Bayraktar, “Yüksek fiyat konusunda yapılan denetimlerin sayısı arttırılmalı, vatandaşlarımızda karşılaştıkları yüksek fiyatları gerekli mercilere şikayet etmelidir.” ifadesini kullandı.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-baskani-acikladi-fiyat-farki-yuzde-378e-cikti/feed/ 0
Üretici-market arası fiyat farkı yüzde 634,4 gördü! Açık ara şampiyon https://www.foxtvhaber.com.tr/uretici-market-arasi-fiyat-farki-yuzde-6344-gordu-acik-ara-sampiyon/ https://www.foxtvhaber.com.tr/uretici-market-arasi-fiyat-farki-yuzde-6344-gordu-acik-ara-sampiyon/#respond Sat, 02 Mar 2024 22:12:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5341 Bayraktar, yaptığı açıklamada, şubatta üretici ile market fiyatları arasında oluşan farklara ve değişim nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Liste başında yer alan ürünleri paylaşan Bayraktar, “Şubatta üretici ile market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 634,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 572,2 ile portakal, yüzde 340,1 ile kuru incir, yüzde 259,3 ile kabak takip etti.” dedi.

Bayraktar, üretici fiyatına göre markette limonun 7,3 kat, portakalın 6,7 kat, kuru incirin 4,4 kat, kabağın 3,6 kat fazlaya satıldığına dikkati çekerek, üreticide 2 lira 50 kuruş olan limonun 18 lira 36 kuruşa, 3 lira 50 kuruş olan portakalın 23 lira 53 kuruşa, 115 lira olan kuru incirin 506 lira 20 kuruşa, 13 lira 33 kuruş olan kabağın 47 lira 90 kuruşa markette satıldığını söyledi.

Şubatta üreticide 32 ürününün 17’sinde fiyat artışı 8’inde düşüşü görüldüğü, 7 üründe ise fiyat değişimi olmadığını aktaran Bayraktar, şöyle konuştu:

“Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 41,4 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat düşüşünü yüzde 34,7 ile limon, yüzde 18,4 ile yumurta, yüzde 18,1 ile havuç, yüzde 17,2 ile salatalık izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 67,3 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivri biber, yüzde 29,7 ile kuzu eti, yüzde 21,9 ile yeşil soğan, yüzde 20,6 ile patlıcan takip etti.”

ÜRETİCİ FİYAT DEĞİŞİMLERİNİN NEDENLERİ

Şemsi Bayraktar, üretici fiyat değişimlerinin nedenlerine ilişkin tespitlerini de paylaştı.

Kuru soğanda İç Anadolu Bölgesi’nde sezonun sona ermesi nedeniyle fiyatlarda artış yaşandığına dikkati çeken Bayraktar, “Kuzu etindeki fiyat artışı arz ve talep değişiminden kaynaklandı. Sivri biber, yeşil soğan, patlıcan, ıspanak ve marulda dönemsel arzda yaşanan azalma fiyatların yükselmesine neden oldu. Kabak ve salatalıkta havaların sıcak gitmesi nedeniyle arzda yaşanan artış fiyatlarda düşüşe yol açtı. Havuçta talep azalmasıyla üretici fiyatları geriledi. Yumurtadaki fiyat düşüşünün sebebi arz ve talepteki değişimden kaynaklandı.” dedi.

Bayraktar, şubat ayında girdilerde yıllık değişimde en fazla fiyat artışının mazotta görüldüğünü aktardı. Son 15 günde mazot fiyatının 2 kez değiştiğini dile getiren Bayraktar, şubat sonunda mazotun litresinin 42 lira 77 kuruş olduğunu ifade etti.

Bayraktar, mazot fiyatının artışı dolayısıyla tarımsal üretimin sekteye uğramaması için buradan alınan vergilerin kaldırılması talebinde bulundu. Bu sayede girdi maliyeti düşen üreticilerin düşük maliyetle üretime daha rahat devam edebileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:

“Üreticilerimiz son yıllarda artan üretim maliyetleriyle gerçekleştirilen üretimde beklediği geliri elde edemediğinde üretmekten kaçınıyor, zaman zaman kullandığı gübreyi de azaltıyor. Birbirinden farklı yüksek fiyatlardan çiftçilerimizi korumak gerekiyor. Yaşanan yüksek fiyat farkının önüne geçmek amacıyla gübrelerde tavan fiyat uygulanmalı.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/uretici-market-arasi-fiyat-farki-yuzde-6344-gordu-acik-ara-sampiyon/feed/ 0
TZOB: Markette 41 ürünün tamamında artış görüldü https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-markette-41-urunun-tamaminda-artis-goruldu/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-markette-41-urunun-tamaminda-artis-goruldu/#respond Wed, 03 Jan 2024 07:12:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1902 TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2023 yılında ve aralıkta üretici ile market arasındaki fiyat farklılıklarını değerlendirdi.

“2023 yılı aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre markette takip edilen 41 ürünün tamamında fiyat artışı oldu.” değerlendirmesinde bulunan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Fiyatı en fazla artan ürün markette yüzde 156,3 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 152,5 ile yeşil soğan, yüzde 146,4 ile maydanoz, yüzde 141,9 ile zeytinyağı ve yüzde 138,5 ile patlıcan izledi. Üretimi bir önceki yıla göre azalan kabak, zeytinyağı, elma, salatalık, sivri biber ve kuru üzüm fiyatı en fazla artan ürünler oldu.”

Bayraktar, 2023’te üreticide en fazla fiyat artışının yüzde 365,9 ile kabakta görüldüğünü aktararak, kabaktaki fiyat artışını yüzde 263,1 ile zeytinyağı, yüzde 200 ile elma, yüzde 159 ile salatalık, yüzde 152,2 ile sivri biberin izlediğini belirtti. Mandalina, limon, portakal ve kuru soğanda üretici fiyatlarında düşüş görüldüğüne değinen Bayraktar, “Üreticide mandalinanın yüzde 63, limonun yüzde 57,1, kuru soğanın yüzde 31,9, portakalın yüzde 2,3 oranında fiyatları düştü. Bu düşüşlere rağmen markette portakalın yüzde 29,5, mandalinanın yüzde 20,8, kuru soğanın yüzde 15,8, limonun yüzde 0,5 oranında fiyatının artması dikkati çekti.” değerlendirmesinde bulundu.

EN ÇOK ARTIŞ YÜZDE PATLICANDA

Bayraktar, aralıkta bir önceki aya göre üretici ve market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 408,5 ile mandalinada görüldüğünü, bunu yüzde 407,4 ile limon, yüzde 277,8 ile portakal, yüzde 243 ile kuru soğanın takip ettiğini belirterek, “Mandalina ve limon 5 kat, portakal 4 kat, kuru soğan ve marul 3,5 kat, yeşil soğan 3 kat fazlaya satıldı.” ifadesini kullandı.

Aralık ayında marketlerde takip edilen 42 ürünün 30’unda fiyat artışı, 12’sinde fiyat azalışı görüldüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti:

“Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 54,5 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 54 ile yeşil fasulye, yüzde 46,7 ile marul, yüzde 30,1 ile salatalık, yüzde 27,3 ile ıspanak takip etti. Markette fiyatı en çok azalan ürün yüzde 16 ile mısırözü yağı oldu. Mısırözü yağındaki fiyat düşüşünü yüzde 11,8 ile portakal, yüzde 9,1 ile nohut, yüzde 7,3 ile pırasa, yüzde 4,2 ile ayçiçek yağı, yüzde 3,5 ile patates izledi.”

Bayraktar, aralık ayında üretici fiyatlarında takip edilen 34 ürünün 23’ünde fiyat artışı olurken, 3’ünde fiyat düşüşü görüldüğünü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadığına işaret ederek, üreticide en çok fiyat düşüşünün yüzde 20,5 ile beyaz lahanada, en fazla fiyat artışının ise yüzde 58,5 ile marulda görüldüğünü belirtti.

Girdi fiyatlarındaki değişimleri de değerlendiren Bayraktar, gübre, yem, elektrik, zirai ilaç gibi girdilerin üreticilere makul fiyatlardan sağlanmasını istedi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tzob-markette-41-urunun-tamaminda-artis-goruldu/feed/ 0