Ürünler – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 24 Jul 2024 01:36:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu: Tüm ürünlere yoğun ilgi var https://www.foxtvhaber.com.tr/tusas-genel-muduru-demiroglu-tum-urunlere-yogun-ilgi-var/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tusas-genel-muduru-demiroglu-tum-urunlere-yogun-ilgi-var/#respond Wed, 24 Jul 2024 01:36:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16312 Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, ilk yurt dışı uçuş gösterisini İngiltere’de gerçekleştiren Türkiye’nin özgün helikopteri GÖKBEY’in yurt dışından büyük ilgi gördüğünü ifade etti. ”Tüm ürünlere yoğun ilgi var’ diyen Demiroğlu ayrıca, ‘GÖKBEY, HÜRJET ve HÜRKUŞ’a çok iyi bir ilgi olduğunu görüyoruz. AKSUNGUR da çok iyi satıyor. Afrika, Orta Asya ve Uzak Doğu ülkeleriyle ihracata yönelik görüşmelerimiz var” dedi.

İngiltere’de düzenlenen ve havacılık, savunma ve uzay sanayisinin dünyadaki en prestijli etkinliklerinden olan Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı kapsamında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Mehmet Demiroğlu, TUSAŞ’ın, alanındaki her türlü platformu tasarlama, üretme, test etme ve uçurma kabiliyetine sahip olduğunu söyledi.

YENİ BİR KİLOMETRE TAŞI

Demiroğlu, Türkiye’nin ilk özgün helikopteri GÖKBEY’in ilk yurt dışı uçuş gösterisini yapmasının yeni bir kilometre taşı olduğunu dile getirerek, bu tür platformları uygun maliyetle, yüksek kalitede ve zamanında üretmeyi hedeflediklerini anlattı.

Gelecek aylarda KAAN’ın diğer prototiplerinde ise çok hızlı bir ilerleme görüleceğini ifade eden Demiroğlu, ikinci prototipinin gelecek yıl sonunda çıkacağını ve ilk uçuşunun 2025’in sonuna doğru yapılacağını bildirdi.

ÖNCELİKLENDİRME YAPILACAK

Demiroğlu, tedarik zincirinden kaynaklanan aksaklıkları düzeltmeye odaklandıklarını belirterek, Savunma Sanayii Başkanlığı ve diğer müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik bir önceliklendirme yapacaklarını kaydetti.

Demiroğlu, tedarik zincirlerini büyütmek ve üretim tabanlarını genişletmek üzerine çalıştıklarını söyledi.

TÜM ÜRÜNLERE BÜYÜK İLGİ

GÖKBEY’den KAAN’a ve diğer ürünlere kadar neredeyse tüm ürünler için yoğun ilgiye şahit olduklarını ifade eden Demiroğlu, “Kontratlar üzerinde çalışıyoruz. Bazı sözleşmelerimiz var, bazı çok ileri düzey görüşmelerimiz var. GÖKBEY için büyük bir ilgi görüyoruz. HÜRJET ve HÜRKUŞ’a çok iyi bir ilgi söz konusu. AKSUNGUR da çok iyi satıyor. Afrika, Orta Asya ve Uzak Doğu ülkeleriyle ihracata yönelik görüşmelerimiz var. Bu konuda haberler duyacaksınız. HÜRJET Avrupa’daki bir ülkeden ilgi görüyor. Çok yakın çalışıyoruz. HÜRJET, eylülde Mısır’a gidiyor” diye konuştu.

Demiroğlu, bu süreçlerin uzun iş geliştirme süreçleri olduğunu belirterek, yurt dışı müşterilerinin ilk olarak bu ürünlerin Türkiye içinde ilgi görüp görmediğine baktıklarını kaydetti.

GÖKBEY’LER AĞUSTOS AYINDA TESLİM EDİLECEK

Bu kapsamda HÜRJET ve HÜRKUŞ için Türk Hava Kuvvetleri ile sözleşme imzalandığını anımsatan Demiroğlu, “3 GÖKBEY helikopterini ağustosta Jandarma Genel Komutanlığı’na teslim edeceğiz. Planımız bu ve bu plana sadık kalıyoruz. GÖKBEY’in çok iyi bir iş çıkaracağı konusunda umutlu ve heyecanlıyız.” ifadelerini kullandı.

Demiroğlu, GÖKBEY’in iş geliştirme süreçlerinde satışları için ilk tekliflerinin yerli motorla olacağını ancak uluslararası müşterilere iki seçenek sunmayı planladıklarını dile getirdi.

“İLGİDEN MEMNUNUZ”

HÜRJET’in ise temelde eğitim için dizayn edildiğini ve dünyada bu tür uçaklarda büyük boşluk olduğunu aktaran Demiroğlu, “Bu ilgiyi görmekten memnuniyet duyuyoruz.” dedi.

Demiroğlu, 10 tonluk ağır klasman helikopterler üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını sözlerine ekledi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tusas-genel-muduru-demiroglu-tum-urunlere-yogun-ilgi-var/feed/ 0
E-Ticaret sitelerinde Babalar Günü hareketliliği https://www.foxtvhaber.com.tr/e-ticaret-sitelerinde-babalar-gunu-hareketliligi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/e-ticaret-sitelerinde-babalar-gunu-hareketliligi/#respond Sat, 15 Jun 2024 01:00:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12868 AA muhabirine açıklamada bulunan Özgün, Babalar Günü’nde teknolojik ürünlere, erkek kozmetik ve moda kategorilerine talebin yüksek olduğunu gözlemlediklerini vurgulayarak “Tüketiciler, özellikle teknolojik ürünler ve kişisel bakım ürünlerine büyük ilgi gösteriyorlar. En popüler hediyeler arasında akıllı saatler, bluetooth kulaklıklar, tabletler, bilgisayarlar, kahve makineleri, cep telefonları ve saç-sakal makineleri öne çıkıyor. Ayrıca, parfümler ve moda ürünleri de sıkça tercih edilen hediyeler arasında yer alıyor.” diye konuştu.

Özgün, “Babalar Günü döneminde online alışverişte büyük bir hareketlilik gözlemledik. Özellikle bu gibi özel dönemlerde tüketiciler hem kendi ihtiyaçlarını karşılamak hem de sevdiklerine hediye almak için çeşitliliğin çok olduğu online alışverişe yöneliyor.” ifadelerini kullandı.

“TÜKETİCİLERE İADE VE DEĞİŞİM KOŞULLARINI DİKKATLİCE OKUMALARINI TAVSİYE EDERİM”

Elektronik ve teknoloji ürünlerinde de artış gözlemledikleri ve 2024’te cep telefonu ve taşınabilir bilgisayar satışlarının yüzde 20 artış gösterdiği bilgisini paylaşan Özgün, şöyle devam etti:

“Telefon kılıfları ve şarj cihazları gibi tamamlayıcı ürünlerde de artışlar yaşandı. Bu durum, tüketicilerin teknoloji ürünlerine olan ilgisinin sürdüğünü ve tamamlayıcı ürünlere olan talebin arttığını gösteriyor. Babalar Günü özelinde yaptığımız kampanyaların da etkisiyle vantilatör satışları artarken 2024’te ayrıca termos ve filtre kahve makineleri yüzde 30’a varan oranda yükseliş gösterdi. 2024’te outdoor ürünlerinin satışı yüzde 92 arttı. Bu durum, tüketicilerin kampanyalardan da faydalanarak dönemsel ihtiyaçlarını karşıladığının da bir göstergesi.”

Özgün, tüketicilere, alışverişlerini son güne bırakmamalarını tavsiye ederek “Böylece hem ürün çeşitliliğinden yararlanabilir hem de olası teslimat gecikmelerinden kaçınabilirler. Özellikle güvenilir ve bilinen e-ticaret sitelerini tercih etmeleri ve ödeme işlemlerini yaparken güvenli ödeme yöntemlerini kullanmaları da büyük önem taşıyor. Tüketicilere ayrıca iade ve değişim koşullarını dikkatlice okumalarını ve ürün yorumlarını incelemelerini de tavsiye ederim.” dedi.

“Satışlar, geçtiğimiz yılın satışlarına oranla yaklaşık yüzde 95 artış gösterdi”
LC Waikiki E-Ticaret Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Barbaros Yiş de satışlarında Babalar Günü’nün etkisini görmeye başladıklarını söyledi.

Özellikle uzun ve kısa kol gömleklerde, dokuma ceketlerde, şortlarda ve bermudalarda, chino pantolonlarda, cüzdan, kemer ve şapka gibi aksesuarlarda genel site satışlarına göre dikkati çeken bir artış gözlemlediklerine işaret eden Yiş, “Bu kategorilerdeki satışlar, geçtiğimiz yılın satışlarına oranla yaklaşık yüzde 95 artış gösterdi. Babalar Günü sonunda ise geçtiğimiz yılın satışlarının minimum yüzde 50 üstünde olacağımızı öngörüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yiş, Babalar Günü özelinde gömlek, pantolon, şort, polo yaka tişörtler, elektrikli kişisel bakım ürünleri, aksesuarların hediye için öne çıkan kategoriler arasında yer aldığını belirterek “Babalar Günü’ne özel LC Waikiki erkek ürünlerinde yüzde 5 ek indirim sağladık. Ayrıca sepetindeki ürün adedini artıranlara da ek indirimler yakalama fırsatları da olacak. Bu özel günde amacımız ‘İyi giyinmek herkesin hakkı’ misyonumuz doğrultusunda hesaplı alışveriş imkanı sunarak babalarına hediye almak isteyen müşterilerimize avantajlar sağlamak.” diye konuştu.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/e-ticaret-sitelerinde-babalar-gunu-hareketliligi/feed/ 0
Karadeniz’de Türk somonu hasadı https://www.foxtvhaber.com.tr/karadenizde-turk-somonu-hasadi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/karadenizde-turk-somonu-hasadi/#respond Mon, 10 Jun 2024 01:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12277 Yakakent’te denizde açıkta bulunan somon kafeslerinde, Türk somonu hasadı başladı. Hasat etkinliğinde balıkçı teknesiyle kafeslere giden Yakakent Kaymakamı Abdulsamet Kılıç, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Belediye Başkanı Dr. Şerafettin Aydoğdu ile İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, kafeste yetiştirilen Türk somonlarının hasadını yerinde inceledi.

“TÜRK SOMONU, NORVEÇ SOMONUNDAN KALİTELİ”

Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, yaptığı açıklamada, “Katma değeri olan bir ürünümüz. Biz tabi Norveç’te tesisleri ve işletmeleri gezdik. Acaba bizimle onların arasında ne fark var, bunları inceledik. Norveç’in avantajı okyanus ülkesi olmasından dolayı suları soğuk. Bu nedenle yılın 12 ayı üretim yapılabiliyor. Bizim için dezavantaj Karadeniz’in özellikle sınırlı olması münasebetiyle belli dönemlerde üretiyoruz. Ama şunu söyleyeyim: Kalite anlamında, sindirilebilirlik anlamında, omega 3 bakımından Norveç somonu ile Türk somonu arasında yapılan bilimsel bir çalışmanın bir sonucunu söylüyorum. Bu söylediğim parametreler Norveç somonundan daha kaliteli çıktı. Bu bilimsel olarak da yayınlandı. Türk somonu kaliteli bir ürün, katma değeri yüksek bir ürün. Geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.

İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “İlimizde 2023 rakamlarına göre yaklaşık bizim üretim kapasitemiz 23 bin ton olmasına rağmen, yetiştiricilikte 13 bin ton gibi yetiştiricilik yapıldı ama bu 2024 yılı içerisinde 15 bin tonu geçecek. Burada iki şey önemli: Bir neden 23 bin tonun tamamını kullanmıyoruz? Ukrayna-Rusya savaşı somon tüketiminde pazar açısından çok büyük bir sıkıntıya neden oldu. Biz, Japonya, Çin gibi bir çok uzak doğu ülkeleriyle beraber yine Rusya’ya ve talep gelmesi halinde Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar buradan ihraç edilebiliyor. İlimizde sadece yetiştiricilikle değil 210 kilometre kıyı boyumuz var. Burada hem avcılıkta hem yetiştiricilikte , Samsun avcılıkta bir numarada, yetiştiricilikte 5-6-7 yıllar itibarıyla değişmekle beraber gerek 1 buçuk kilonun üzerinde ki alabalıklarımıza Türk somonu diyoruz burada. 3 buçuk 4 kiloya kadar olanlarda, bunun yanında levrek ve porsiyonluk alabalık üretimimiz de var. Toplam 39 yetiştiricilik tesisimiz var. Bunun yanında Samsun’da 9 adet balık işleme tesisimiz ve yaklaşık 3 tane de balık yağı üreten fabrikalarımız var. Bunlarda hem işlenip hem göndermekte. Bizim büyük bir avcılık filomuz var, 620 adet teknemiz var. Toplam avcılıkta ürettiğimiz miktara baktığımızda 58 bin ton civarı bir üretimiz var. Bunun yanında da 13 bin 500 ton gibi yetiştiricilikle beraber yaklaşık 72 bin tona yakın bir üretimimiz oldu. Bu yıl bunu daha da geçeceğiz” diye konuştu.

Kaymakamı Abdulsamet Kılıç ise, “Somon hasadı her yıl bu mevsimde gerçekleştiriliyor. İlçemiz özelikle balıkçılık ve su ürünleri alanında büyük bir sektör büyüklüğüne sahip. Vatandaşlarımızın birçoğu geçimlerini bu alandan sağlıyorlar. Bu ürünler burada işlendikten sonra yurt dışına ihracı gerçekleştiriliyor, ülkemize de aynı zamanda döviz girdisi sağlıyor. Biz de bu alanda vatandaşlarımızın hem sektörde gelişimlerinin önünü açmak, hem de sektörü desteklemek adına projelere devam ediyoruz. Yakın bir zamanda ilçemizde Sanayi Bakanlığından onayların alınmasıyla birlikte su ürünleri OSB kurulacak. Daha sonra etapta yeni bir liman yatırımı alacağız ve böylece balıkçılık sektöründe ilçemiz emin adımlarla ilerleyip ülkemize ve vatandaşlarımıza kazandırmaya devam edecek” şeklinde konuştu.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/karadenizde-turk-somonu-hasadi/feed/ 0
SSB Başkanı müjdeyi verdi: Altay tankı seri üretime geçti https://www.foxtvhaber.com.tr/ssb-baskani-mujdeyi-verdi-altay-tanki-seri-uretime-gecti/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ssb-baskani-mujdeyi-verdi-altay-tanki-seri-uretime-gecti/#respond Sun, 02 Jun 2024 01:24:29 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11667 Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TRT Haber’e yaptığı açıklamada Altay tankının seri üretime geçtiği müjdesini verdi.

Görgün’ün açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“YERLİ MİLLİ ÜRÜNLERİN SAYISININ ARTMIŞ OLMASI BİZLERE GURUR VERİYOR”

Efes Tatbikatı dünyada önemli tatbikatlardan bir tanesi. Çok fazla dost ülkenin katılım sağladığı, bu sene 50 ülke var, 1500’ün üzerinde asker katılıyor. Birçok ülkenin bakanları, genelkurmay başkanları, kara kuvvetleri komutanları, hava kuvvetleri, deniz kuvvetleri komutanları, son kullanıcılar geniş bir takipçisi var.  Tabii tatbikat çok yönlü bir tatbikat. Kara, hava, deniz unsurları, amfibik unsurlar, elektronik harp, işte haberleşme ve çeşitli bir gerçek savaş ortamında olabilecek aşağı yukarı tüm senaryoların çalıştığı, çok emek verilen, bizim Milli Savunma Bakanlığımızın üzerine yoğun emek verdiği tatbikatlardan bir tanesi.

Bu tatbikatlarda tabii envanterde bulunan ve bu tip senaryolarda faaliyet gösterilecek. Tüm sistemler, platformlar, ekipmanlar kendini gösteriyor. Bizim açımızdan bu platformların, sistemlerin her geçen tatbikatta sayısının, yerli milli ürünlerin sayısının artmış olması bizlere gurur veriyor.

“EFES TATBİKATINDA 48 FİRMAMIZ YER ALACAK”

Bu tatbikata bir şekilde ürünleriyle, sistemleriyle katkı sağlayan savunma sanayimizin, Türk Silahlı Kuvvetleri güçleri, emniyet güçlerimizin ihtiyaç duyduğu her türlü platform, teknolojik altyapıya hizmet eden firmalarımızın bir kısmının sergi açtığı alandayız. Burada bu sene Efes Tatbikatında 48 tane firmamız ancak yer bu kadar müsaitti. 6000 metrekarelik bir alanımız vardı. Biz de işte tatbikat katılımına göre burada firmalarımıza yer paylaşımı yaptık.

“TATBİKATTA İLK KEZ KULLANILAN 21 TANE SİSTEM VAR”

Bizim bu fuarda insansız hava araçlarımız, SİHA’larımız, TİHA’larımız, hava araçlarımız hem döner kanatlı hem sabit kanatlı, bununla birlikte kara araçlarımız, silahlarımız, elektronik harp unsurlarımız 50’nin üzerinde sistem yerli milli olarak bu tatbikatta kullanılıyor.

Tatbikatta ilk kez kullanılan 21 tane sistem var. Yani ilk defa bir tatbikatta kendini gösteren 21 tane sistem var.  Bunlar ilk defa kullanıma giren ürünler olduğu gibi aynı zamanda yoğun olarak yurt dışına ihraç ettiğimiz platformlarımız ve sistemlerimiz de var yine bu tatbikatta kullanılan. Her yönüyle gezerken de görüyorsunuz firmalarımız, çalışanlarımız, Türk Silahlı Kuvvetleri personelimiz birbirleriyle güç birliği el birliği iş birliğiyle gelişimi gösteriyorlar.

“KULLANICILARIMIZIN ÇOK ÖNEMLİ KATKILARI VAR”

Bizim ürünlerimizin bu derece gelişmesinde kullanıcılarımızın çok önemli katkıları var. Bizim şirketlerimizin ürettikleri ürünleri sahada deniyorlar. Denendikleri ürünlerle ilgili geri beslemelerini çok hızlı bir şekilde bildiriyorlar. Şirketlerimiz de bu değerlendirmeleri hızlıca gelişme yönünde kullanıyor ve hem uluslararası alanda diğer rakipleriyle   sahada kullanılmış olması ve fonksiyon itibarıyla daha fonksiyonel olması bir de rekabetçi ürünler sunduğumuzda işte ihracat rakamları olarak da karşımıza çıkıyor.

“İLK BEŞ AY İTİBARIYLA 4 MİLYAR DOLARA SADECE İMZALADIĞIMIZ SÖZLEŞMELER OLDU”

Malumunuz geçen sene ihracat her sene en az yüzde 20 büyüterek devam ediyor. Geçtiğimiz sene 5,5 milyar dolarla kapatmıştık. Bu sene işte beşinci ayı tamamlıyoruz. İlk beş ay itibarıyla 4 milyar dolara sadece imzaladığımız sözleşmeler oldu. Geçtiğimiz sene 10 milyar doların üzerinde sözleşme imzalamıştık. Bu sene onu da aşacağız diye değerlendiriyorum. Çünkü görüştüğümüz firmalarımızın üzerine çalıştığı büyük projeler var. Her yönüyle gece gündüz durmadan, dinlenmeden koşarak çalışıyoruz.

“GAYRETLE ÇALIŞIYORUZ ÇALIŞTIKÇA DA MİLLETİMİZLE, TOPLUMLA PAYLAŞIYORUZ”

Hedeflerimiz belli. Yapmak zorunda olduklarımızı biz çok iyi biliyoruz. İşte çalışmamız gerekiyor. Gayretle çalışıyoruz çalıştıkça da milletimizle, toplumla paylaşıyoruz. Bunun toplum tarafından kabul edenler kabullenmiş olması, dikkatli bir şekilde takip ediliyor olması bütün sektöre ciddi bir motivasyon da veriyor. Aynı zamanda bir tatlı bir baskı unsuru da oluyor.

“BÜTÜN DÜNYA AKINCI’NIN BAŞARISINI GÖZLEMLEDİ”

Mutlaka her gün, her geçen ay yeni projeler hem envantere hem işte yeni başlanılan projeler oluyor.  Bunlar hani biz sürpriz alıp yapmak şeyinde değiliz, vazifemizi yapmaya çalışıyoruz şirketlerimizle beraber. Bunlar ürün olarak ortaya çıkıyor.  

Bütün dünya AKINCI TİHA’nın başarısını gözlemledi. Uluslararası çeşitli fuarlara katılıyoruz. Oradaki   ülkelerin temsilcileri çok kısa bir sürede işte insanlık yararına bizim    kazandığımız teknolojileri nasıl kullandığımızın herkes farkında. Türkiye’nin güçlü olması Türkiye’nin savunma sanayinde teknolojik olarak üstün olması aslında biz hep başından beri söylüyoruz. Dünya barışı için bir teminat olacak. Biz de bunun için çalışıyoruz

“MİLLİ TANKIMIZ ALTAY’IMIZIN SERİ ÜRETİMİNE GEÇTİK”

İşte kara araçlarımız biz kara araçları konusunda ülke olarak çok güçlü bir ülkeyiz. Yani birden fazla yurt dışına ihracat yapan firmamız var. Hepsinin ürünleri birbiriyle, dünyada dünyadaki rakipleriyle karşılaştırılabilecek seviyede üstünlükleri olan ürünler. Onun için işte yakın zamanda büyük bir alımı duyurmuştuk. Yeni alımlar var. Yine Avrupa’da NATO ülkelerinin tercih ettiği ürünlerimiz var. Yeni açılımlar da olacak. Personel taşıyıcı araçlar, zırhlı araçlar konusunda açılım içindeyiz. Yine aynı şekilde biliyorsunuz milli tankımız Altay’ımızın seri üretimine geçtik. Onun da yine uluslararası alanda beraber kullanabileceğimiz paydaş ülkelerin ve bizlerle birlikte çalışmak isteyen ülkeler var. Onlarla da görüşmelerimize devam ediyoruz.

ALTAY TANKI, MUHAREBE ORTAMININ KOŞULLARINA UYGUN OLARAK YENİLENDİ

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı projesiyle BMC Savunma tarafından üretilen yeni nesil Altay tankı, modern muharebe ortamının koşullarına uygun olarak yenilendi.

Birçok alt sistemi yerlileştirilen, güncellenmiş teknolojiler ve yenilikler eklenerek muharebe kabiliyeti artırılan Altay tankına, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) son yıllarda icra ettiği operasyonlar çerçevesinde edinilen tecrübelere ilişkin ilave özellikler kazandırıldı.

DİJİTAL TEKNOLOJİLERİN KULLANIMI ARTIRILDI

Bu çerçevede Altay’da, dijital teknolojilerin kullanımı artırıldı. Bu sayede tank, düşman unsurlarını tespit etmek, hedeflerini belirlemek ve ateş etmek için daha hassas ve hızlı şekilde kullanılabilecek.

Yeni Altay’ın atış kontrol sistemi, Lazer Mesafe Ölçer (LRF) ve daha hassas Görüntü Sabitleyici Stabilizasyon Sistemi gibi modern teknolojileri içeriyor. Bu sayede tank, uzun mesafelerde hedefleri tespit edebilecek ve doğru şekilde muharebe sahasında karşılaşılabilecek tüm hedeflere yüksek atımda vuruş oranıyla angajman sağlayabilecek.

3+ NESİL TANK KORUMA ÖZELLİĞİ

Tankların en önemli 3 kabiliyetinden biri olan beka kabiliyeti, Yeni Altay’larda modüler olarak pasif koruma sağlamakta olan gelişmiş zırh modüllerinin ve aktif koruma sağlayan AKKOR Aktif Koruma Sistemi’nin eklenmesiyle 3+ Nesil tank olma özelliğine sahip oldu. Bu sayede HİBRİT koruma konsepti de yeni Altay tanklarıyla birlikte dosta güven düşmana korku salacak seviyeye geldi.

BİRÇOK SİSTEMİ YERLİLEŞTİRİLDİ

Yeni Altay’da 12,7 mm ve 7,62 mm silah sistemleri başta olmak üzere mühimmat rafları, kule çember dişlisi, rotor, düz periskoplar, nişancı ikinci derece yardımcı görüş sistemi, kayar bilezik, elle ateşleme sistemi, yakıt-ısıtma ve sintine pompaları, hidrolik pompalar, yol tekeri ve soğutma yeleği gibi sistemler de yerlileştirildi.

Yeni Altay, daha yerli olarak, güncellenmiş teknolojisi, geliştirilmiş zırh sistemi, artırılmış hareket kabiliyeti ve modern atış kontrol sistemi ve eğitim sistem ve kabiliyetiyle TSK’nın ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış modern muharebe tankı olarak görev yapacak.

KAYNAK: TRT HABER
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ssb-baskani-mujdeyi-verdi-altay-tanki-seri-uretime-gecti/feed/ 0
Türk SİHA’ların ‘yerli’ gözü: Milyar dolarlık mesele https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sihalarin-yerli-gozu-milyar-dolarlik-mesele/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sihalarin-yerli-gozu-milyar-dolarlik-mesele/#respond Fri, 10 May 2024 23:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10434 Türkiye’de son yıllarda savunma sanayii en etkili alanlardan biri haline geldi. Sektördeki gelişmeleri ağırlıklı olarak askeri-politik etkiler açısından ele alan Türkiye için ekonomik boyutu da son derece değerli görülüyor.

1 MİLYAR DOLAR TÜRKİYE’NİN KASASINDA KALACAK

S/İHA’lar çok uzak menzilden ve yüksek irtifadan hedefleri tespit, teşhis ve takip etmeye yarayan elektro-optik kabiliyetleri bünyesinde barındırıyor. Bu sistemleri Türkiye’nin uzun yıllar Kanada’dan alması, sonrasında yaşanan ambargolar ve nihayetinde yerli/milli olarak bu ürünlerin ortaya konulması sürecin bir boyutunu gözler önüne seriyor. Bahsi geçen sistemler sayıca çok adetlerde ihtiyaç duyulan ve toplamda ciddi paralar ödenen ürünler olarak karşımız çıkıyor. Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin’e göre ortada yaklaşık 1 milyar dolar gibi dev bir bütçe var.

SİHA SİPARİŞ HATTI TAMAMEN DOLU

Türkiye’nin açık kaynaklara yansıyan bilgilere göre şu ana kadar 800’e yakın S/İHA ürettiği bilgisini paylaşan Şahin, “Üretilen yaklaşık 800 adet S/İHA için 600 adet elektro-optik sistem tedarik edildiğini varsayalım… Bu da yaklaşık 700-800 milyon dolarlık bir bütçeye tekabül ediyor” dedi. Şahin, ardından da Türkiye’nin S/İHA üretim hatlarının ve sipariş defterinin tamamen dolu olduğundan bahsedip, haliyle söz konusu bütçe hacminin milyar dolar seviyesine yükseleceğini anlattı.

Bu noktada ASELSAN imzalı ASELFLIR-500 öne çıkıyor çünkü en yakın rakibi olan Kanadalı muadilinden yaklaşık yüzde 30 daha iyi bir performans gösterdiği söyleniyor. Şahin de bu noktaya değiniyor ve haliyle elektro-optik sistemler için ayrılan bütçenin çok büyük bir kısmının ülkemizde kalacağının altını çizdi.

KATMA DEĞERİ SON DERECE YÜKSEK

Elektro-optik sistemlerin yerli olarak üretilmesi kritik. Ancak gözden kaçmaması gereken bir diğer nokta da ihracat boyutu. Türk SİHA’lar Avrupa’dan Afrika’ya, Güney Amerika’dan Orta Asya’ya varana kadar dünyanın dört bir yanında bayrak gösteriyor. Ankara’nın üzerine titrediği konulardan biri olan ‘katma değeri yüksek ihracat’ meselesinin de göbeğinde bu ürünler. SİHA’ların kilogram başı ihracat değerinin 10 bin doların üstünde olduğu konuşuluyor. Anıl Şahin, yerli imkanlarla üretilen elektro optik sistemlere bir de bu gözle bakılması gerektiğini söylüyor.

ABD, ALMAN VE İTALYANLARLA REKABET İÇİNDE

Her ne kadar Kanada üzerinden ilerlense de aslında Türkiye başka ülkelerle de bu alanda kıyasıya bir rekabet içinde. ABD’li Teledyne FLIR, Alman Hensoldt ve İtalyan Leonardo gibi firmalar Kanada’ya ilaveten elektro-optik sistemler alanında önemli ürünler geliştiren şirketler arasında yer alıyor.

Anıl Şahin, “Biz de bir dönem Teledyne ve Hensoldt şirketlerinin ürünlerini tedarik ettik. Bu ürünleri hem kendimiz kullandık hem de yurt dışına ihraç ettik. Ancak bu ülkelerden de ambargoya maruz kaldığımız dönemler oldu” diyerek süreci özetliyor.

AMBARGO UYGULAYAN ÜLKELER GERİ ADIM ATTI

Gelinen noktada Türkiye’nin en önemli insansız hava platformlarında yabancı elektro-optik kamera devrinin kapandığını vurgulayan Şahin sözlerini şöyle tamamlıyor:

“ASELFLIR-500 ile Bayraktar TB2, ANKA, AKSUNGUR ve Bayraktar TB3 gibi platformlar için yabancı elektro-optik kamera devri kapandı. AKINCI TİHA’da da ASELFLIR-500 kullanılıyor. Ancak Türkiye diğer yanda ASELFLIR-600 gibi elektro-optik sistemleri geliştirme faaliyetlerine de devam ediyor. ASELFLIR-500 ile acil ihtiyacımızı karşılarken, devamı olan ürünlerle birlikte ‘lüks’ ihtiyaçlarımızı da karşılamış olacağız. İlaveten KIZILELMA ve ANKA-3 gibi platformlar için milyonlarca dolar bedele sahip çok daha özel elektro-optik sistemler geliştiriliyor. Bunlardan bazıları Milli Muharip Uçak KAAN’da da kullanılacak. Özetle, ASELFLIR-500 bir dönüm noktasıydı. Rüştümüzü ispat ettik. Ve ambargo uygulayan ülkeler de gelinen noktada geri adım attı. Şimdi Türkiye, ürettiği ve ihraç ettiği sistemlerle vakti zamanında dünyada çok geniş bir satış ağına ulaşan rakip ülkelerin pazar payını almak için de çalışacak. Ve bence gelecek dönemde yüzümüzü güldüren ihracat haberlerini daha sık duyacağız.”

KAYNAK: TRT / SERTAÇ AKSAN
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/turk-sihalarin-yerli-gozu-milyar-dolarlik-mesele/feed/ 0
HSA Enerji yeni teknoloji güneş panellerinin üretimine başladı! https://www.foxtvhaber.com.tr/hsa-enerji-yeni-teknoloji-gunes-panellerinin-uretimine-basladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hsa-enerji-yeni-teknoloji-gunes-panellerinin-uretimine-basladi/#respond Mon, 06 May 2024 09:00:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10146 HSA Enerji, güneş enerjisi sektöründe öncü bir adım atarak tanıttığı yeni ürünü olan N-Type TOPCon Mavi Çam Güneş Panelleri’nin seri üretimine başladı. HSA Enerji Yönetim Kurulu Üyesi & Genel Müdürü Mehmet Doğan “N-Type TOPCon Mavi Çam Güneş Panelleri, özellikle birim alandaki yüksek performansı sayesinde güneş enerji santrali yatırımlarının amortisman süresini düşürerek yatırımcılara yüksek avantaj sağlayacak” ifadelerini kullandı.

1 GW/Yıl üretim kapasitesi bulunan tesislerinde gerçekleştirdiği üretimle birlikte, güneş paneli sektöründe öncü son teknoloji ürünleriyle sektöre yüksek performans ve global kalitede ürünler sunmaya devam edecek.

SERI ÜRETİM BAŞLADI

Türkiye’de 11 busbar P-Type PERC güneş panellerinin ilk seri üretimini gerçekleştiren ve Mavi Çam Güneş Panelleri’nin kalitesiyle güneş enerji sektörüne yeni bir bakış açısı getiren HSA Enerji, güneş enerjisi sektöründe önemli bir adım daha atarak yeni ürünü olan N-Type TOPCon Mavi Çam Güneş Panelleri’ni Şubat ayında ilk kez tanıtmıştı.

HSA Enerji, aynı kampüste bulunan birinci üretim tesisinde N-Type üretimi için yapılan fizibilite çalışmaları ve özel makine yatırımının sonucunda daha yüksek kapasiteli makinelerinin kurulumunu Nisan ayında tamamladı. Fabrika, test üretimlerini de başarıyla gerçekleştirerek Cam-Cam N-Type TOPCon güneş panellerinin seri üretimine Nisan ayında başladı.

N-TYPE TOPCON İLE DAHA UZUN VADELİ PERFORMANS

HSA Enerji Yönetim Kurulu Üyesi & Genel Müdürü Mehmet Doğan, panelin verimlilik farklılıklarıyla ilgili “Üretimi başlayan Cam-Cam N-Type TOPCon Mavi Çam Güneş Panelleri, 16BB TOPCon (Tunnel Oxide Passivated Contact) hücrelerin yüksek elektron yakalama kapasitesi sayesinde daha az ışınımda daha iyi performans göstererek yüksek hücre ve panel verimliliği sunmaktadır. Bu paneller, ilk yıl daha düşük LID etkisi sağlamakta ve %0,4 yıllık degradasyon oranıyla 30 yıl sonunda %87,4 verimlilikte çalışmayı garanti etmekte ve uzun vadeli performans sağlamaktadır” açıklamasında bulundu.

YATIRIMLARINIZ İÇİN EN DOĞRU TERCİH

N-Type TOPCon Mavi Çam Güneş Panelleri’nin P-Type PERC hücreli güneş panelleri ile mekanik ölçü bakımından benzer özelliklere sahip olup birim alanda daha yüksek enerji sağlaması bakımından daha avantajlı olduğunun altını çizen Doğan şunları söyledi: “Mekanik ölçülerin stabil kalması özellikle projelendirme ve kurulum aşamasında iki tip ürünün birebir analiz edilmesine olanak sağlamaktadır. Standart ışınım ve parametrelerle hesaplanan simülasyon sonuçlarına göre N-Type güneş panelleri aynı kurulu güçte P-Type güneş panellerine göre %6-7 alan tasarrufu, daha kolay ve hızlı kurulum, 30 yılın sonunda %4-5,6 daha fazla güç üretimi, panel dışı ekipman maliyetinde %2-3 daha uygun maliyet sunarak daha hızlı amortisman sağlamaktadır.

Güneş paneli sayısının sabit tutulduğu aynı alanda yapılan simülasyonda ise ~%80 bifaciality (çift yüzlülük oranı) ve -%0,3/°C düşük sıcaklık katsayısı ile %6-7 daha fazla kurulu DC güç elde ederek 30 yıl sonunda %10,7-12,3 daha fazla üretim farklı göstermektedir.”

YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜNLERE OLAN İLGİ DEVAM EDECEK

Mehmet Doğan, yeni N-Type TOPCon güneş panellerinin pazar beklentileri için “2023 yılı, güneş enerjisi sektöründe globalde yaşanan fiyat düşüşleriyle birlikte beklenmedik bir talep artışına sahne oldu.

Ancak, 2024 yılında fiyat düşüşlerinin sınırlı kalmasıyla, yüksek verimli ürünlerin talebi standart ürünlere göre daha fazla olmuştur. Kurulumların geçtiğimiz yıllardaki ivmede devam etmesi için proje başvuru süreçlerini basitleştirmeli, şebeke yük kapasitesini artırmalı ve son kullanıcı düzeyinde gerçek kurulum talebini artırmak için daha fazla teşvik politikası uygulamalıdır.

İmar ve proje geliştirme süreçlerinde yaşanan gecikmeler sebebiyle geçen yıl kurulması planlanan birçok öz tüketim projesi izinlerini ancak bu yıl başında tamamlayabildi. Bu nedenle, 3. çeyrekteki sipariş hacminin Ocak ve Şubat’a göre daha yüksek olacağını öngörmekteyiz.

Depolamalı santrallerin de 2024 sonu ve 2025 yılları içerisinde kurulmaya başlanmasıyla yüksek teknolojili olan ürünlere olan ilgi devam edecek.

Sektörel raporlarında bize gösterdiği üzere yüksek verimli hücre üretim kapasitesinin 2.000 GW’ı aştığı ve bu kapasitenin arasında 1.900 GW’tan fazlası TOPCon üretim kapasitesi olduğu görülmektedir. Üretim kapasitesi ve çıktısı hızla artan TOPCon, ana akım teknoloji haline gelmiştir ve 2024 sonu itibariyle N-Type hücrelerin pazar payının %70’in üzerine çıkması beklenmektedir” diyerek sözlerini noktaladı.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/hsa-enerji-yeni-teknoloji-gunes-panellerinin-uretimine-basladi/feed/ 0
Vatandaşa önemli altın uyarısı: ‘Kuyumcular bile satıyor’ https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasa-onemli-altin-uyarisi-kuyumcular-bile-satiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasa-onemli-altin-uyarisi-kuyumcular-bile-satiyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 07:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8866 Son dönemde küresel gelişmelerin de etkisiyle rekor üstüne rekor kıran altın fiyatları, iç piyasada merdiven altı altın üretim yapan sahtecileri hareketlendirdi.

Konuyla ilgili bilgi veren Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü Abdullah Yasir Şahin, piyasada merdiven altı üretimin arttığı yönünde bilgiler aldıklarına işaret ederek, “Cumhuriyet altınları 916.66 milyem yani 22 ayardır. Sahteciler ürünün içerisindeki saf altın miktarını düşürerek ayarıyla oynuyor; 22 ayar olması gereken ürünü aslında daha düşük ayarda üretiyorlar” dedi. Bu altınların küçük atölye tarzı yerlerde, amatör bir şekilde ve küçük makineler ile üretilebildiği bilgisini veren Şahin, “Üretici ayarını düşük yaptığı için kuyumculara da daha düşük fiyattan satabiliyor. Bu küçük marjları kâr olarak gören bazı kuyumcular da bu ürünleri sahte olduğunu bile bile alıyor ve vatandaşlarımıza satıyor” diye konuştu.

BOZDURURKEN 150 TL’LİK ZARAR

Şahin, ayarıyla oynanan bu ürünleri ‘sahte altın’ olarak niteledi ve şöyle dedi: “Darphane üretimi olmayan cumhuriyet altınlarının tamamı sahte altındır. Bunu net ifadeyle belirtebiliriz. Ayarının düşürülmesine rağmen yüksek ayardan satılan ürünlerde vatandaşımız daha fazla para vermiş oluyor. Birinci zarar ettiği yer burası.”

Peki, vatandaş farkında olmadan aldığı bu sahte altınları bozdurmak isterse ne oluyor? Şahin’in verdiği bilgiye göre, sahte bir çeyrek altın satıldığında, piyasadaki satış fiyatının 150 TL altında satılabiliyor. “Bu meblağ daha büyük ürünlerde katlanarak artıyor” diyen Şahin, “Özetle, vatandaş hem alırken hem de satarken zarar etmiş oluyor. Bu yüzden ısrarla vatandaşlarımızın cumhuriyet altını alırken Darphane üretimi istediğini belirtmesi gerektiğini vurguluyoruz” ifadelerine yer verdi.

ŞİKÂYETLERİN %90’I İNTERNETTEN

Hürriyet’e konuşan İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık ise, “Düşük ayarlı ürünler kayıt dışı, merdiven altı olarak tabir edilen, mesleğimizle hiçbir ilgisi olmayan kalpazanlar tarafından yapılarak piyasaya sürülmeye çalışılıyor. Bu tür kişiler de zaten emniyet teşkilatımızın başarılı operasyonlarıyla kısa sürede yakayı ele veriyor. Bu nedenle, hiçbir kuyumcumuzda 22, 24 ayarlı bir ürün, daha düşük ayarda satılamaz” dedi.

“Oda’mıza gelen şikâyetlerin yüzde 80-90’ı internet üzerinden yapılan alışverişlerden oluşuyor” diyen Atayık, “Biz bunun için geçtiğimiz yıllarda İKO Güvence Etiketi’ni çıkardık. Bu etiketi kullanan tüm işletmeleri etkin bir şekilde denetliyoruz” diye konuştu.

‘MÜŞTERİ KILIĞINDA KUYUMCUYA SATIYORLAR’

İSTANBUL Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, “Merdiven altı çalışan kalpazanlar, genellikle müşteri kılığında düşük ayarlı altınları kuyumcularımıza satma yoluna girebiliyor” dedi. Bu noktada vatandaş kadar kuyumcuların da uyanık olmaları gerektiğine vurgu yapan Atayık, “Kuyumcularımız özellikle şüpheli hareketleri olan müşterilerin getirdiği ürünleri alırken çok dikkatli olmalıdır” diye konuştu.

SAHTECİLİĞİ BİTİRECEK SİSTEM İZNE TAKILDI

Altında yaşanan bu sahteciliği ortadan kaldırmak için Darphane devreye girmiş; bu işi kayıt altına almak için bir kodlama sistemi yapacağını duyurmuştu. Kayıt dışı kıymetli maden alım-satım ve üretiminin önüne geçmek için kurulan bu takip ve izleme sisteminin adı Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS). Normalde ilgili tebliğ geçen sene Resmi Gazete’de yayımlanmıştı ve sistemin 2024 yılı başında devreye alınması bekleniyordu. Ancak edindiğimiz bilgiye göre, rafinerilerin Kambiyo Genel Müdürlüğü’nden alması gereken izinler tamamlanamadığı için uygulama henüz hayata geçirilemedi.

Peki bu sistem hayata geçince ne olacak?

– Altını kimin ürettiği, ayarının ne olduğu gibi bilgiler bilinir olacak.

– Bunu sağlamak için güvenli etiket uygulamasına geçilecek. İki farklı ambalajda güvenlikli etiket uygulanacak. 0.5-100 gram ürünler, kart ambalaj içine konacak. Güvenlikli etiket kart ara katmanına yerleştirilecek. 100 gram üzeri ağırlıktaki ürünler ise, dayanıklı şeffaf malzemeli bir ambalaj içine ürün sertifikası ile konacak. Ürün sertifikası üzerinde güvenlikli etiket ve kod bulunacak. Bu sayede denetim yapılabilecek.

SAHTE ALTIN NASIL ANLAŞILIR

Uzmanlar, sahte altın konusunda vatandaşa şu uyarılarda bulundu:

– Vatandaş cumhuriyet altını alırken özellikle Darphane üretimi olan altını istediğini belirtmeli. Darphane’nin cumhuriyet altınlarına uyguladığı mikro metin, yani gözle görülmeyecek kadar küçük gizlilik özellikleri telefon kamerası ile kontrol edilebilir.

– Bir mıknatısı altının üzerine tutarak altının mıknatısa yapışıp yapışmadığına bakın. Eğer mıknatısa yapışırsa, içerisinde demir gibi maddelerin bulunduğunu gösterir.

– Alınan altın ile seramik tabağa bir çizik atın. Çiziğin rengi siyah ise, altın sahte olabilir.

– Kuyumcudan TSE belgesi ve fatura talep edin.

– Kuyumcuların bu ürünlerin ayarlarını kontrol etmeleri için İKO’nun Çemberlitaş Merkez Binası ve Kuyumcukent’teki ayarevlerine göndermeleri talep edilebilir.

KAYNAK: HÜRRİYET
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/vatandasa-onemli-altin-uyarisi-kuyumcular-bile-satiyor/feed/ 0
Türkiye 29 ülkeye askeri malzeme sağlıyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-29-ulkeye-askeri-malzeme-sagliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-29-ulkeye-askeri-malzeme-sagliyor/#respond Tue, 19 Mar 2024 00:24:32 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6866
  • Haber7

  • Fora Grup Savunma Teknolojileri Kurucu Ortağı Yusuf Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2012 yılında ortağı Melih Aktaş ile 2 kişi olarak kurdukları şirketin yaklaşık 200 kişinin çalıştığı bir büyüklüğe ulaştığını söyledi.

    Başlangıçta yurt dışından ürünler ithal ederek savunma ve güvenlikle ilgili kurumlara mal ve hizmet sunarken belli bir aşamadan sonra artık üretmeleri gerektiğine karar verdiklerini vurgulayan Aydın, böylece yerli ürünler üretmeye ve ihraç etmeye başladıklarını ifade etti. Sahip oldukları kapasiteyle ancak Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının ihtiyaçlarını karşılayabildiklerini, kapasitelerinin ihracata müsaade etmediğini anlatan Aydın, 2021’de halen faaliyet gösterdikleri tesise gelerek, öncelikle kapasite ve çalışan sayısını artırdıklarını, ihracat potansiyeline kavuştuklarını belirtti.

    Aydın; askeri medikal, askeri tekstil, kriminal inceleme malzemesi, muhafaza ve taşıma çözümleri ve özel operasyon malzemesi ihtiyaçlarını karşılayan bir proje yönetim şirketi olarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Türkiye’nin en hızlı büyüyen şirketleri arasında 2019’da 33’üncü, 2020 yılında ise 22’nci sırada yer aldıklarına işaret eden Aydın, büyümelerini sürdürdüklerini ve tekrar bu listeye girmeyi amaçladıklarını vurguladı.

    HER TİMDE HER BÖLÜKTE

    Yusuf Aydın, ürünlerinin yüzde 90’ının güvenlik güçlerinin kullanımına sunulduğunu, hemen hemen her timde, bölükte, tugayda ürünlerinin yer aldığını söyledi. Aydın, şöyle konuştu:

    “Askeri medikal alanda iyi bir üreticiyiz. Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’nun en büyük kapasiteli firmasıyız. Dünyadaki 4-5 büyük üreticiden biri olduk bu anlamda. Ürünlerimiz her yaralanan askerimizin yanında açılıyor, kullanılıyor. Pek çoğunda hayatta kalmalarını sağladı. Kanama durdurucu turnikeler, sedyeler, ilk yardım çantaları, temel ve ileri seviye acil müdahale çantaları ürettik, teslim ettik. Komando teçhizatıyla ilgili teslim ettiğimiz sırt çantalarımız, sedyeler, taktik suluklar, taktik-optik malzemeler mevcut. Yaklaşık 700’e yakın proje tamamladık sıfır hatayla. Bunların yüzde 90’ı da Mehmetçiğin, polisin, jandarmanın ve diğer savunmayla ilgili birimlerimizin kullanımında. Bugüne kadar en ufak bir olumsuzu geri dönüşümüz olmadı ve memnuniyetle de kullanılıyorlar.”

    İHRACAT KAPISI AZERBAYCAN İLE AÇILDI

    Aydın, yaklaşık 2,5 yıl önce ilk ihracatı Azerbaycan’a yaptıklarını ve son 2 yılda ürünlerinin 29 ülkede kullanılır hale geldiğini bildirdi. İhracat faaliyetleri hakkında bilgiler veren Aydın, şunları kaydetti:

    “Japonya ordusunda kullanılan ürünlerimiz var. Finlandiya’dan Nijerya’ya, ABD’den Çin’e geniş bir coğrafyada, tabiri caizse Adriyatik’ten Çin’e, İskandinav ülkelerinden Güney Afrika’ya kadar 29 ülkede ürünlerimiz kullanılıyor. Bunu çok kısa zamanda ve çok çeşitli ürün yelpazesiyle başardık. En az 90-100 kalem farklı ürünü yönetiyoruz. Çok çeşitli, önemli kısmı NATO ülkesi olan ordulara bu ürünleri teslim ediyoruz. Agresif şekilde ihracat odaklı büyümeye devam ediyoruz.

    İlk 8-9 yıl yurt dışından getirip satıyorduk. Artık üreterek büyümemiz gerektiğini, yurt dışına satarak döviz getirici işlemler yapmamız gerektiğini düşündük. Sonucunda da yaptığımız işle gurur duyar hale geldik. Bu kadar geniş coğrafyada ürünlerimizin kullanılıyor olması, talebin her geçen gün artıyor olması, bizi fazlasıyla mutlu ediyor.”

    “İHRACATIN PAYI YÜZDE 50’NİN ÜZERİNE ÇIKTI”

    Kısa sürede ihracatta yakaladıkları başarının, işlerini severek yapmalarından kaynaklandığını vurgulayan Yusuf Aydın, ürünlerinin sınır birliğindeki bir Kırgız askerinin üzerinde olmasının, Japonya’da kullanılmasının, ABD ve İskandinav ülkelerine ihracat yapmanın kendilerini mutlu ettiğini söyledi.

    Ürünlerinin şehit ve gazilerin neredeyse tamamı için kullanıldığına işaret eden Aydın, “Onların hayatına dokunuyor olmak, onların belki yaşama tutunmalarını sağlıyor olmak bizi motive ediyor. Bu motivasyonla da her gün daha fazlasını yapmaya gayret gösteriyoruz. Kamuoyuyla paylaştığımız, paylaşamadığımız pek çok proje var yürüyen ve bunların sonucunda mutlaka daha fazla askerimizin, polisimizin hayatını kurtarıyor olacağız.” dedi.

    Yurt dışındaki fuarlara kendi ürünleriyle katılmanın, farklı ülkelerde distribütör ya da temsilcilerinin olmasının da motive edici olduğunu dile getiren Aydın, bu motivasyonla büyümeye, kapasitelerini artırmaya devam edeceklerini kaydetti. Aydın, “İstiyoruz ki 200 çalışanla değil de 400 çalışanla bunları yapalım. 29 ülke değil de 59 ülke olsun.” diye konuştu.

    Yusuf Aydın, başlangıçta yüzde 2-3’lerde olan cirodaki ihracat payının, bu faaliyetler sonunda yüzde 50’nin üzerine çıktığını bildirdi.

    ABD’li firmaların hakimiyetindeki bir alanda dünyanın farklı coğrafyalarındaki ihtiyaçları karşılamak için önemli bir boşluğu doldurduklarına dikkati çeken Aydın, üretim gücü ve kaliteleriyle ABD’de tercih edildiklerini kaydetti. Aydın, “Zor bir şey çünkü özellikle askeri medikalin çıkış noktası orası. Sadece ABD de değil, Çin’e de ihracat yapıyoruz ki bu normalde hayatın olağan akışına ters bir durum. Çünkü Çin bütün dünyanın bu yönde ihtiyacını karşılarken biz oraya ihraç ediyoruz ürünlerimizi.” ifadelerini kullandı

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-29-ulkeye-askeri-malzeme-sagliyor/feed/ 0
    Honor Türkiye yüzde 300 büyüme hedefliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/honor-turkiye-yuzde-300-buyume-hedefliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/honor-turkiye-yuzde-300-buyume-hedefliyor/#respond Mon, 18 Mar 2024 23:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6853 Honor Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Çınar Turhan “Özellikle akıllı telefonlarda üst segment cihazlara gelen talep güçlü. Bu yıl da Türkiye pazarında, akıllı telefon , tablet ürünlerimizle üç kat büyümeyi hedefliyoruz” açıklamasını yaptı.

    Akıllı telefon, tablet ve giyilebilir cihaz üreticisi Honor, Türkiye pazarında, bu yıl yüzde 300 büyüme hedefliyor. Gündem Teknoloji programına konuk olan Çinli tüketici elektroniği üreticisi Honor Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Çınar Turhan, pazar hedeflerine dair “Akıllı telefon pazarı son bir yıldır dinamik evrim geçiriyor. İnovasyon anlamında tüketicilerin beklentileri karşılayan ürünler çıktı. Katlanabilir cihazlar son dönemde fazlasıyla ilgi çekiyor, talebi yükseliyor. Tüketicilerin beklentilerini karşılayacak inovasyonlar gerçekleştirdik. Dünyanın en ince katlanabilir ürününü çıkardık.

    Özellikle akıllı telefonlarda üst segment cihazlara gelen talep güçlü. Bu yıl da Türkiye pazarında akıllı telefon , tablet ürünlerimizle üç kat büyümeyi hedefliyoruz. Türkiye pazarında 2023 yılında yüzde 300 artış ile kapadık. Özellikle katlanabilir akıllı telefonlara gelen talep bizi mutlu ediyor. Bu yıl genelinde 3 kat büyümeyi akıllı telefon, tablet ve giyilebilir cihazlardan gelecek. Daha fazla model ve üst seriden ürünleri getirerek ürün gamımızı genişleteceğiz” açıklamasını yaptı.

    AR-GE yatırımlarına ilişkin Çınar Turhan “Global anlamda yatırımlarımızla, dünyanın en büyük AR-GE tesislerinden birini Çin’de yaptık. Çalışanlarımızın yüzde 60’ından fazlası AR-GE mühendisleri dolayısıyla inovatif ürünleri geliştirebiliyoruz” bilgi verdi.

    “TÜRK TÜKETİCİSİNİ ETKİLEYEN İLK KRİTER, FİYAT ARDINDAN DONANIM GELİYOR”

    Tüketici elektroniğinde fiyatlarda, bu yıl belirleyici kriterlerin, Çınar Turhan, “Tüketici elektroniğinde vergisel veya taksitlerle ilgili düzenlemeler, sektörün dalgalanmasına sebep olabiliyor. Şirket olarak her kesime erişebilir fiyatlarla cazip ürünleri sunmayı planlıyoruz. Kampanyalarla tüketicilerin en makul şekilde ürünlere ulaşabilmelerine çalışıyoruz..

    Tüketici elektroniğinde fiyatlar üzerinde yeni teknolojilerin etkisi, ülkenin ekonomik koşullarına bağlı uygulamalar ve rekabet etkili oluyor. Türk tüketicisinin satın alım kriterlerinin başında fiyat ardından donanım, tasarım ve marka geliyor. Donanım kısmında en çok araştırılan özellikler yüksek performanslı bir cihaz ve kamera özellikleri, pil gücü önemli etkenler.

    Mağazaya gidip birebir ürünü deneyimlemek çok önemli ardından online taraf en uygun kampanyaları araştırarak da tüketiciler satın alımı gerçekleştirebiliyor. İki taraf birbirini besliyor. Tüketicilerin online alışveriş motivasyonları günden güne artıyor” olduğunu belirtti.

    “MOBİL DÜNYA KONGRESİ’NDE, BU YIL YAPAY ZEKANIN CİHAZLARA ENTEGRASYONU ÖNE ÇIKTI”

    Honor Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Turhan, Mobil Dünya Kongresi’nde ki izlenimlerini, “Mobil Dünya Kongresi’nde en çok yapay zekanın cihazlara entegrasyonu gündeme geldi. Önemi gitgide artacak. Akıllı teknolojilerde yapay zekayı tüketicilerin hayatını kolaylaştırmak üzere çalışıyoruz. Hizmet kısmında kullanıcısına fayda sağlıyoruz.

    Örneğin bir uçuş rezervasyonunuz var, telefonunuz bunu size hatırlatarak tahmini seyahat süresini hatırlatarak buna göre bildirimlerde bulunuyor Tüm ekosistem ürünlerimizde AR-GE departmanımız yapay zekaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde anlattı.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/honor-turkiye-yuzde-300-buyume-hedefliyor/feed/ 0
    Tezgâhlar ramazana hazır! Haftalık sahur alışverişi en az 2 bin lira https://www.foxtvhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/#respond Sun, 10 Mar 2024 07:12:27 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6076 Ramazan 11 Mart Pazartesi günü başlıyor. İlk sahura bu gece kalkılacak. Her yıl olduğu gibi yine ramazana hazırlık trafiği gözleniyor. İstanbul’un alışveriş merkezi Eminönü’nde de Ramazan alışverişi başladı, iftarın vazgeçilmezi hurma tezgâhlarda yerini aldı. Vatandaşlar Eminönü’nü en uygun fiyatlarla alışveriş yapmak için tercih ediyor. Biz de onlarla birlikte Eminönü’ne gittik, çarşı pazarın nabzını tuttuk, fiyatları araştırdık. Eminönü tezgâhlarında en çok satılan ürünler her ramazan olduğu gibi bu yıl da hurma, süt ürünleri ve zeytindi. Çarşıda geçen seneye göre yaklaşık yüzde 50 artış var. Bu oran hurmada yüzde 100’ü buluyor. Geçen sene 120 TL’ye satılan en uygun Kudüs hurmasının fiyatı bu sene 260 TL.

    ET ÜRÜNLERİNE TALEP AZALDI

    Esnaf Erdal Yusufoğlu, son 15 gündür ramazan alışverişi için çarşıda hareketlilik yaşandığını belirtti. Eski Ramazanlar gibi bir hareketlilik yaşanmadığını söyleyen Yusufoğlu, ”Sokakta kalabalık var ama alışveriş yok. Geçen seneyle benzer hareketlilik var. Süt ürünleri ağırlıklı olarak talep ediliyor. Et ürünleri satışlarında ortalama yüzde 80 azalma var. Mesela tereyağı, pastırma, kavurmada düşüşler var. İnsanlar kilo ile değil gramla alışveriş yapıyor” dedi. Yusufoğlu, ”Geçen sene eski kaşarın kilosu 190 TL’ydi şimdi 280 TL. 80 liraya sattığımız zeytin 150 lira oldu. Çünkü hammadde, işçi maliyetleri yükseldi. Et ürünlerine de yüzde 40 zam geldi. Pastırma şu an 1.500 TL, ramazanın ortalarına doğru yeni ürün geldiğinde 1.700 TL olacak. Geçen sene 890 TL idi” diye konuştu. Esnaf Yusufoğlu ayrıca beyaz peynir fiyatlarının Eminönü’nde yüzde 40 daha uygun olduğunu da belirtti.

    PASTIRMA 1500 LİRADAN BAŞLIYOR

    Et fiyatlarına gelen zam iftarlıklardan pastırma fiyatlarına da yansıdı. Geçen sene ramazan ayında 890 lira civarında olan Kayseri pastırması bu yıl 1.500 liradan başlıyor. Esnafın söylediğine göre, fiyatlara yeni zam gelebilir. Mısır Çarşısı’nda Kayseri pastırmanın kilogramı 1640 TL, antrikot pastırmanın kilogramı ise 1.940 TL. Kavurmanın kilosu ise 990 TL-1.250 TL arasında.

    HAFTALIK SAHURUN FATURASI

    Eminönü’nde fiyatlar değişken. Örneğin, en uygun zeytinin kilosu 150 TL iken Gemlik zeytini ortalama 250 TL’den, başka bir tezgâhta lüks gemlik zeytini ise 329 TL’den satılıyor. Kudüs hurmasının kilogram fiyatı 260 lira iken ‘lüks Kudüs hurma’ 300 ila 450 TL arasında, Medine hurması ise 350 TL ila 480 TL’ye tezgâhta. Mısır Çarşısı’nda ise hurma fiyatları 770 TL’ye çıkıyor. Vatandaşlar da ramazan için son hazırlıkları yaptıklarını ve özellikle sahur için peynir, zeytin aldıklarını söyledi. Hesaplamalara göre dört kişilik bir aile için bir haftalık kahvaltılık ve iftariyelik alışverişine verilen para en az 2 bin TL tutuyor, ürünlerin gramajı arttıkça fiyat da artıyor. Bu fiyata iftar yemeği ve tatlısı da eklenirse haftalık en az 4 bin TL’lik hesaplama çıkıyor.

    RAMAZAN KOLİLERİ 299-769 TL

    Ramazan kolisine talep geçen yıla oranla yüzde 10 artış gösterdi. Alışveriş platformu Avansas’ın verilerine göre, ramazan kolileri bu yıl 299 TL ila 769 TL arasında satışa sunuluyor. Kurumların daha çok büyük boy ramazan kolisi satın aldığını belirten Avansas yetkilileri, koli içinde en çok Türk kahvesi, çay ve küp şeker tercih edildiğini söyledi.

    ”ALIŞVERİŞLER İSRAFA YOL AÇMASIN”

    RAMAZAN ayında artan alışverişlerin israfa yol açmaması için vatandaşlara uyarıda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ramazan ayında en çok ekmek ve pidenin israf edildiğini hatırlattı. Palandöken, ”Piyasada özellikle gıda ürünlerinde fırsatçıların fiyat artışı yaptığı bu dönemde israftan ne kadar kaçınırsak ürünlere talep düşecek, fiyatlar da artmayacaktır” dedi. 

    KAYNAK: İHA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/tezgahlar-ramazana-hazir-haftalik-sahur-alisverisi-en-az-2-bin-lira/feed/ 0
    Glütensiz ürüne ulaşım kolaylaşacak, sektör yeni ürünlerle büyüyecek https://www.foxtvhaber.com.tr/glutensiz-urune-ulasim-kolaylasacak-sektor-yeni-urunlerle-buyuyecek/ https://www.foxtvhaber.com.tr/glutensiz-urune-ulasim-kolaylasacak-sektor-yeni-urunlerle-buyuyecek/#respond Wed, 06 Mar 2024 23:12:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5745 Glüten intoleransı dolayısıyla tıbbi beslenme tedavisine gereksinim duyanların bu ürünlere erişimini kolaylaştırmak amacıyla atılan adımlara zincir marketlere getirilen yükümlülükler de eklendi.

    Ticaret Bakanlığı tarafından çıkarılan “Glütensiz Gıda Ürünü Satış Yükümlülüğü Getirilmesine İlişkin Tebliğ” kapsamında, gıda perakende sektöründe hızlı tüketim mallarının satışını yapan ve şube sayısı 200’den fazla olan zincir mağazalar, 250 metrekareden fazla satış alanına sahip şubelerinde glütensiz olmak üzere un, tatlı ve tuzlu atıştırmalığı satışa hazır bulundurmakla yükümlü kılındı.

    Söz konusu mağazalar, 400 metrekareden fazla satış alanına sahip şubelerinde de glütensiz olmak üzere ekmek, un, makarna, tatlı ve tuzlu atıştırmalığı, süreklilik arz edecek şekilde ve talebi karşılayacak miktarda satışa hazır bulunduracak.

    Yılın ikinci yarısından itibaren yürürlüğe girecek düzenleme için zincir marketler de uygulamaya odaklandı. Perakendeciler gerekli ürünleri sağlamak ve çeşitlendirmek amacıyla hazırlıklara yönelirken atılacak adımların sektörü de büyütmesi öngörülüyor. Glüten intoleransı bulunanlar ve ilgili sivil toplum kuruluşları da süreci dikkatle takip ediyor.

    Market reyonlarında glütensiz ürünler artıyor

    Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği (PERDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Recai Kesimal, düzenlemenin çok doğru ve yerinde bir karar olduğunu belirterek, çölyak hastalığının ülkede ciddi boyutlara ulaştığını söyledi.

    Kesimal, insanların glütensiz ürünlere çok ciddi talepleri olduğunu, marketlerin de önemli bir bölümünü glütensiz ürünlere ayırmaya başladıklarını ifade ederek, bu ürünlerin satışının yapıldığı reyonların sayısının hızla arttığını bildirdi.

    Kendilerinin de bu konuda ciddi adımlar attıklarını, reyonlarını bu yönde geliştirdiklerini vurgulayan Kesimal, “Doğru beslenmenin bir ölçüsü olarak da değerlendirilen glütensiz ürünleri, sağlığını düşünen insanlar da tüketiyor. Özellikle organik ve glütensiz her ürünü insanlara ulaştırmaya yönelik gayretli bir çaba içindeyiz. Son zamanlarda sağlıklı insanların da tükettiği bu ürünlere ilgi artarak devam ediyor.” dedi.

    “Bu ürünler tüketildikçe yenileri piyasaya arz edilmeye başlandı”

    Ürünlerin bulunduğu reyonların marketlerde kapladığı alanın kısa zamanda arttığını, bunun cirolara da yansıdığını dile getiren Kesimal, “Tüketim ve satış konusunda da yüzde 10’luk bir orana geldik.” diye konuştu.

    Yeni talepler ve yeni ürünlerle beraber glütensiz ürün kullanımının daha da artacağına dikkati çeken Kesimal, şöyle konuştu:

    “Bu ürünler tüketildikçe yenileri piyasaya arz edilmeye başlandı. Bunları raflarımızda doğru fiyatlarla vatandaşlara ulaştırmaya gayret ediyoruz. Bir sirke veya makarna ile çocukların en çok arzu ettiği ürünler arasında olan cipsleri burada rahat bir şekilde bulabilirsiniz.”

    “Etiket konusu bizler için çok önemli”

    Ankara Çölyak Derneği Başkanı Şebnem Ercebeci Çınar da Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğin uygulanmasının takipçisi olacaklarını söyledi.

    Türkiye’nin her ilinde ve ilçesinde market reyonlarında glütensiz ürün bulundurulmasının zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Çınar, “Hakkari’deki veya Kars’taki bir çölyaklı glütensiz ürünlere marketlerde ulaşabilecek mi, uygulamada nasıl olacak, bekleyip göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Çınar, yeni düzenleme konusunda her marketin bilgilendirilmesi ve kontrol mekanizmasının çok iyi yerine getirilmesi gerektiğini anlattı.

    Çölyaklılar için daha ayrıntılı bir tebliğin yayımlanmasını beklediklerini vurgulayan Çınar, “Özellikle etiket konusu bizler için çok önemli. Ürünün glütenli olup olmadığını sorgulayıp birebir firmalarla iletişime geçmek yerine, her firmanın internet sayfalarında glütensiz ürünleri analiz raporlarıyla yayımlamalarını ve etiketlerinde yer vermelerini bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Ayrıntılı AR-GE çalışmaları en büyük dileğimiz”

    Çınar, derneklerinin Ankara’da glütensiz mekanların ve ürünlerin çoğaltılmasıyla ilgili çalışmalar yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Çölyak, sosyal bir hastalık ve yeme içme kültürü ile ilgili bir durum olduğu için yaşam tarzımızı etkilemektedir. Yeme içme firmalarının her birinin özel bir eğitimle glütensiz diyeti tanıtmalarını ve elemanlarını bilgilendirmelerini bekliyoruz. Ayrıca kreşten üniversiteye iş yeri yemekhanelerine kadar her yerde glütensiz hizmet verilmesi Türkiye’de 75 kişide birinin çölyak olduğu düşünülürse bunun için ayrıntılı AR-GE çalışmalarının yapılması en büyük dileğimiz.”

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/glutensiz-urune-ulasim-kolaylasacak-sektor-yeni-urunlerle-buyuyecek/feed/ 0
    Türkiye takviye gıda pazarı dünya ortalamasının 5 katı hızda büyüyor https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-takviye-gida-pazari-dunya-ortalamasinin-5-kati-hizda-buyuyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-takviye-gida-pazari-dunya-ortalamasinin-5-kati-hizda-buyuyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 21:48:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4654 Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu, “Global pazarda büyüme potansiyeli çok yüksek olan takviye gıda ürünlerinde Türkiye’yi üretim üssü haline getirebiliriz. Böylece ithalat azalır, ihracatımız artar. Takviye gıda sektörü, ekonomimizin büyük sorunu olan cari açığın azaltılmasına önemli katkılar sunabilir. Eğer ithalatın önüne geçilecek önlemler alınmazsa her geçen yıl ülkemizden daha büyük miktarda döviz çıkışı gerçekleşecek.” dedi.

    Orzaks İlaç Genel Müdürü Yunus Emre Alimoğlu ve Alyors Yönetim Kurulu Başkanı Ecz.Selman Alimoğlu hem global bakış açısına hem de ülkemiz ekonomisi için OTC sektörünün güçlü potansiyeline dikkat çekti.

    Yapılan yatırımlarla ihracat gelirlerini arttırdı

    Özellikle pandemi sonrasında dünya çapında büyük bir sıçrama yaşayan takviye gıda sektörünün ülkemiz açısından güçlü bir potansiyeli olduğunu söyleyen Ecz.Selman Alimoğlu, “Ekonomi otoritelerinin de vurguladığı gibi Türk ekonomisinin en büyük sorunlarından birisi cari açık. Bunun en önemli nedeniyse ihracatımızın ithalatı karşılayamaması. İthalatı azaltarak her alanda kendi kendine yeten bir ekonomiye sahip olmak, globalleşen her firmanın ana hedeflerinden birini oluşturmalı. Takviye gıda sektörü, bu hedefe ulaşmamızda önemli katkılar sağlayabilir.” değerlendirmesini yaptı.

    2023 yılında sektöre yapılan yatırımların, Türkiye’ye milyonlarca dolarlık yeni ihracat gelirlerinin kapısını aralarken benzer ürünlerin ithalatını azalttığını ve cari açığın küçülmesine yardımcı olduğunu vurgulayan Yunus Emre Alimoğlu, “Her sektörün ithalatın önüne geçmek gibi ana bir gayesi olmalı ve buna yönelik küçük ya da büyük bir adım atılmalı. Orzaks olarak takviye ürünler konusunda hem ithalatın önüne geçerek ülkeden döviz çıkışını engelliyor hem de ihracat yaparak döviz girdisi sağlıyoruz.” dedi.

    “Pazarda çok ciddi boşluk, büyük fırsatlar bulunuyor”

    Pazarda çok ciddi boşluk, büyük fırsatlar bulunuyor. Global pazarda 2028 yılına kadar yüzde 5-6, Türkiye’de ise 2028 yılına kadar kutu bazında yıllık ortalama yüzde 25-30 büyüme öngörüyoruz. Sürekli artan talepler, yeni yatırımlar, lojistik erişim kolaylığı ve coğrafi konum nedeniyle dünya pazarındaki denge, Türkiye’deki üreticilerin lehine dönüyor. Son yıllarda sektörde yaşanan aşırı sentetikleşme ve gıda ürünlerindeki genetik bozulmanın da etkisiyle tüketicilerin doğal ürünlere talebi artıyor.” vurgusunu yaptı.

    80 milyon dolarlık yatırım

    Şu an fabrikalarında yılda yaklaşık olarak 30 milyon kutuluk kapasiteye sahip olduklarını belirten Yunus Emre Alimoğlu, “Ham maddelerin endüstriyelleşmesine yönelik yaptığımız Ar- Ge yatırımıyla birlikte yeni bir üretim hattını da devralıyoruz onun da kapasitesi yaklaşık olarak 30 milyon kutu olması hedefleniyor. İki yıl içerisinde Türkiye’de ki yeni fabrikamıza 1.2 milyar TL’lik yatırım yapacağız. Türkiye’deki yeni fabrikamızı 2025 yılında devreye almayı hedefliyoruz.’’ dedi.

    Yerli üretim stratejik bakımdan da önemli

    Takviye ürünlerin yerli ve milli üretiminin, Anadolu’da özellikle endemik bitkilerin korunması yönünden de kritik önemi olduğunun altını çizen Yunus Emre Alimoğlu, “Sektör ayrıca Anadolu’da köylüleri ve kooperatifleri harekete geçirme potansiyeline sahip. Açılacak fabrikalar doğası gereği tam otomatik sistemlerle çalışıyor. Bu diğer sektörlerdeki kadar istihdam yaratmıyor gibi görünse de sektörün alt katmanlarında çok büyük bir istihdam sağlanıyor. 2004 yılında birkaç kişiyle çıkmış olduğumuz yola bugün yaklaşık 1200 kişilik istihdam sağlıyoruz. 2024 yılı içerisinde açacağımız fabrikamızla istihdam alanlarımızı ve üretim kapasitemizi arttırmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turkiye-takviye-gida-pazari-dunya-ortalamasinin-5-kati-hizda-buyuyor/feed/ 0
    Bakan Yumaklı: Üretimde kullanılan tohumların yüzde 97’si Türkiye’de üretiliyor https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-uretimde-kullanilan-tohumlarin-yuzde-97si-turkiyede-uretiliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-uretimde-kullanilan-tohumlarin-yuzde-97si-turkiyede-uretiliyor/#respond Fri, 23 Feb 2024 00:36:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4597 Nevşehir’in Gülşehir ilçesinde kayadan oyma doğal soğuk hava deposunda incelemede bulunan Yumaklı, dünyada farklı doğal depolama örnekleri bulunduğunu ancak kenttekilerin çok özel olduğunu dile getirdi.

    Yumaklı, bu depolarda hem havalandırma hem de diğer hususlar için herhangi bir enerji harcamaya gerek kalmadan başta patates olmak üzere farklı ürünlerin depolanabildiğini belirtti.

    Türkiye’de 5,7 milyon tonluk patates üretimi olduğunu aktaran Yumaklı, “Nevşehir, patates üretiminde Türkiye’de sekizinci sırada. Patates üretiminde kullanılan tohumların tamamı sertifikalı tohum. Bu, verimlilik açısından son derece önemli. Dünyadaki örneklerinden verimlilik açısından yaklaşık yüzde 80’e yakın daha fazla verim alınması söz konusu.” diye konuştu.

    Türkiye’nin tohumculukta dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:

    “Türkiye, ilk 10 ülke arasındadır. Türkiye’de üretimde kullanmış olduğumuz tohumların yüzde 97’si bu ülkenin topraklarında üretilmektedir. Bizim tohum açısından ya da bitkisel üretim açısından herhangi bir problemimiz yok. Ancak bazı ürünler var ki bunların tohumlarıyla alakalı henüz istediğimiz seviyede değiliz. Bunlardan bir tanesi de patates tohumu. Ancak bu konuda gerçekten işletmelerimiz, firmalarımız Ar-Ge yaparak patatesteki tohum üretiminde şu anda yaklaşık yüzde 10-15’ler civarındayız. Yüzde 50-60’lara çıkarmakla ilgili ciddi bir çaba var. İçinde bulunduğumuz bu alan, yaklaşık 100 bin tonluk patatesin depolanması için gerekli potansiyele sahip.”

    “NEVŞEHİR’DE 660 BİN TONLUK PATATES STOKU VAR”

    Bazı ürünler sembolleştirilerek bunların üzerinden siyaset yapıldığını vurgulayan Yumaklı, şöyle devam etti:

    “Her zaman söylediğim gibi gıda ile alakalı konular, siyaset malzemesi yapılmamalı. Çünkü bu üreticiye de haksızlık, bu oluşan ortamdan olumsuz etkilenen tüketiciye de haksızlık. Geçtiğimiz yıllarda soğan ve patates konusunda maalesef bizim ülkemizde hakikaten çok kısa bir dönemi belki de 3-5 günlük ya da bir haftalık bir dönemi sanki o üretim yılının tamamında varmış gibi lanse etmekle alakalı maalesef gündemimiz oldu. Bu konunun tekrar altını çizmek istiyorum, sadece Nevşehir’de şu anda ki sezonun yeni ürünlerinin çıkmasına doğru gidiyoruz, sezonun toplamında şu anda Nevşehir’de 660 bin tonluk patates stoku var. Bunun 100 bin ton civarındaki kısmını eğer tohum olarak düşünürsek 500 bin tonluk sadece Nevşehir’de bir stok söz konusu.”

    Diğer illerin depolarında da yeteri kadar ürün olduğunu belirten Yumaklı, “Türkiye, bazı ürünlerin üretimi konusunda kendi ihtiyaçları için ve ülkeye gelen turistlerin ihtiyacını karşılama anlamında yeterli. Yeterli olamadığımız kısımlar için de bunları yüzde 100’e tamamlamak için çok yoğun bir çaba var. O yüzden ben buradan başta patates üreticileri olmak üzere bu ülkenin gıda arz güvenliğine katkıda bulunan bütün üreticilere teşekkür ediyorum. Bu dönemde artık hepimiz de biliyoruz ki ne patatesle alakalı ne de soğanla alakalı aldığımız tedbirler neticesinde herhangi bir spekülasyon söz konusu değil, olmayacaktır da, olmaması için biz hükümet olarak her şeyi yapacağız.” diye konuştu.

    Hem üretici hem de tüketici için haksızlık olan bu duruma hiçbir şekilde göz yummayacaklarını kaydeden Yumaklı, tüm ürünlerde haksız ortam oluşmasını engelleyeceklerini, bu konuda Ticaret Bakanlığıyla koordineli çalıştıklarını aktardı.

    Türkiye’nin gıda arz güvenliğiyle alakalı bir sorununun olmadığını dile getiren Yumaklı, “Fiyat hareketlerini gıda arz güvenliği üzerinden tanımlamak mümkün değildir. Dolayısıyla bunun dışındaki hususlara da yani tüketicinin zararına olacak eylemlere de hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz. Bu konuda hem bizler Tarım ve Orman Bakanlığı hem de Ticaret Bakanlığı son derece kararlıyız.” dedi.

    Açıklamasının ardından depodaki yetkililerden bilgi alan Yumaklı, burada çalışan işçilerle sohbet etti ve patates ayıkladı.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumakli-uretimde-kullanilan-tohumlarin-yuzde-97si-turkiyede-uretiliyor/feed/ 0
    İsrail’i boykot Türkiye’de de tüketicilerin satın alma tercihlerini etkiledi https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi/#respond Sun, 18 Feb 2024 22:24:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=4182 İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail’e yardım gönderen uluslararası firmalar, dünyanın farklı ülkelerinde boykot ve protesto ediliyor. Küresel çapta olduğu gibi yurt içinde de tüketiciler İsrail’e karşı pozisyon alıyor.

    Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, AA muhabirine, yeme-içme sektöründe protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı karşıya kalan gazlı içecek markalarının çok fazla tüketildiğini ancak bu durumda 7 Ekim’den bu yana ciddi bir değişiklik yaşandığını söyledi.

    Birçok restoran ve lokanta sahibinin Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırıların ardından kendi isteğiyle söz konusu gazlı içecekleri satmama kararı aldığını aktaran Bingöl, “Şu anda benim gözlemim, restoran ve lokantaların yarısı boykot ürünlerinden olan gazlı içecekleri satmıyor. Bu durum işletmelerin cirosunu olumsuz etkilemedi. Gelen müşteri gazlı içecek satılmadığını öğrendiğinde, demirhindi şerbeti ve ayran gibi alternatif ürünlere yöneliyor.” ifadelerini kullandı.

    Bingöl, müşterilerin çoğunluğunun işletmenin gazlı içecek satmama kararına saygı gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

    “7 Ekim’den öncesine göre aylık bazda yeme-içme sektöründe gazlı içeceklerin satışı yüzde 20 civarı düştü. Bu oranı marketler, lokantalar ve otelleri dahil ederek söylüyorum. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek satışları yüzde 50’den fazla azaldı. Ben boykot bilincinin canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum. Boykotun sürekli ve geçerli olabilmesinin tek yolu var, muadilini ve daha iyisini yapacaksın. Benim restoranımda müşterilerimin yüzde 70-80’i demirhindi şerbeti içiyor. Gazlı içecek yok ama muadili var, diyorum. Boykot meselesinde özellikle gazlı içeceklere alternatif olacak, çok da lezzetli olan geleneksel içeceklerimiz var. Şerbet, ayran ve Türk kahvesi gibi lezzetlerimizi daha fazla tanıtmalı daha fazla tercih edilir yapmalıyız.”

    “CEPHANE BİZDEN DEĞİL’ BOYKOT KAMPANYASI KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRÜYOR”

    Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Gazze’de bir soykırım yaşandığını ifade ederek, 18 ülkeden, 34 tüketici örgütüne milyonlarca insanın soykırıma uğramasına seyirci kalmamaları çağrısında bulunduklarını bildirdi.

    Yaşanan insanlık dramına karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güçlü şekilde tepki gösterildiğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:

    “7 Ekim 2023 tarihinden bu yana, ülkemiz insanı başta İsrail olmak üzere, bu soykırımı destekleyen ülkelerin marka ve ürünlerini satın almayarak, tüketici boykotu geliştirmek istemektedirler. Tüketici Birliği Federasyonu tarafından, özellikle sosyal medyada dolaşıma sokulan birçok listedeki marka ve ürünler üzerinde yapılan araştırma ve incelemede, çoğu marka ve ürünün ABD ve İsrail ekonomilerine ait olmaları bir yana, ülkemizin ekonomisi içinde yer aldıkları, ulusal marka ve ürünler olduğu tespit edildi. Tüketicinin tüketimden gelen gücünün harekete geçirilerek yapılacak boykotta, boykot edilecek marka ve ürünün milliyetinin doğru tespit edilmesi gereklidir. Ayrıca, tüketicinin o ürün yerine, ikame edebilecek başka ürün seçeneğinin olması, boykotun etkili şekilde uygulanmaya uygun olması ve boykot kapsamındaki marka ve ürünün ülkemiz ekonomisi bakımından başta istihdam ve yerli sermayenin zarar görmemesi gibi çeşitli koşulların gözetilmesi gereklidir.”

    Tüketici Birliği Federasyonu olarak başlattıkları “Cephane Bizden Değil” boykot kampanyasını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Deniz, “Sadece Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ve Türk devletlerinden boykota katılımın yoğun olduğu haberlerini alıyoruz. Boykotun etkili olduğunu halka açık şirketlerin bilançolarından da anlıyoruz. Market raflarındaki boykot ürünlerinin fiyat etiketlerindeki değişimden boykotun gücü anlaşılıyor. Neredeyse zararına ürün satıyorlar ama yine de tercih edilmiyorlar.” şeklinde konuştu.

    Deniz, boykot kampanyasını “başarısızlıkla” ve “sürdürülemez olmakla” ilişkilendiren yorumlara katılmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu yorumlar iki sebebe dayanıyor. Söz konusu markalar, sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturmak için trolleri ile kampanya yapıyor. Gerçekte ise eşimiz, dostumuzun boykota sadık olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan ‘boykotun başarılı olmadığı’ şeklindeki yaklaşım tamamen firmaların kendi yalan haberleri. Diğer durum ise boykotun şiddet görüntüleriyle gösterilmesi. Sağduyu sahibi halkımız böyle kolayı dökmekle, kafeyi basmakla, oradaki insanları rahatsız etmekle boykotun olmayacağını çok iyi biliyor. Bu görüntülerdeki şahısların samimi olmadığı, provokatif amaçlarla boykotu sulandırmak için böyle şeyler yaptıklarını düşünüyorum.”

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/israili-boykot-turkiyede-de-tuketicilerin-satin-alma-tercihlerini-etkiledi/feed/ 0