Ziyarette Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Bülent Erbil, Prof. Dr. Ruhi Onur, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Birimi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Necla Özer ASELSAN Genel Müdürü Akyol’a Mobil Röntgen Cihazının kullanımı hakkında bilgi verdi.
Akyol, ziyaret sırasında Beyin Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanlığı Servisinde ASELSAN Mobil Dijital Röntgen Cihazının kullanım demonstrasyonunu yerinde gördü. Prof. Dr. Onur, ASELSAN ile birlikte yürütülen “Yapay Zekâ Destekli Karar Destek Algoritması” geliştirme çalışmaları hakkında Akyol ile bilgi paylaştı.
“Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde Mobil Dijital Röntgen Cihazını ülkemize kazandırdık” diyen Akyol’un açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

“HOCALARIMIZ ÜRÜNÜN TASARIM AŞAMASINDA ÇOK DEĞERLİ KATKILAR VERDILER”
Böylesine anlamlı bir günde, 14 Mart Tıp Bayramında yeni bir başarı hikayesine daha imza attık. Türkiye’nin sayılı üniversite hastanelerinden Hacettepe Üniversitesine, Mobil Röntgen Cihazımızı kazandırdık. Cihazın geliştirilmesinde emeği geçen ASELSAN mühendislerimize teşekkür ediyorum.
Ayrıca ekibimize, klinik çalışmalarda katkı sağlayan Hacettepe Üniversitesi Başhekimi Doç. Dr. Bülent Erbil ve Radyoloji Bölümünden hocamız Prof. Dr. Ruhi Onur’a desteklerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Hacettepe bu ürünün sadece kullanıcısı değil aynı zamanda geliştiricisi. Hocalarımız ürünün tasarım aşamasında çok değerli katkılar verdiler.

“ARTIK SAĞLIK ORDUMUZUN DA HİZMETİNDEYİZ”
ASELSAN olarak Türk ordusunun hizmetindeydik, artık sağlık ordumuzun da hizmetindeyiz. Bizim savunma alanında çok başarılı ürünler çıkarmamızda ordumuzla yakın ilişkimiz çok etkili olmuştur.
Aynı iş birliğini sağlık camiası ile de kurmuş olmamız bizim için çok değerli. Sağlık sektöründe, çizdiğimiz yol haritasına uygun şekilde milli sistemler geliştirerek, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefliyoruz.
Bu nedenle, ASELSAN’ın ilk medikal görüntüleme ürünü olan cihazımızı, seri üretime hazır hale getirdik. Türkiye Yüzyılına armağan ettiğimiz Mobil Röntgen Cihazının pazara girişine yönelik faaliyetlere de başladık.
Mobil Röntgen Cihazımız, radyoloji ünitesine gidemeyecek hastalarımıza büyük bir kolaylık sağlayacak. Seyyar hareket etme fonksiyonuna sahip olan cihaz, hastanelerde yeni bir dönemi başlatacak.
Sağlık personelinin ve hastaların neye ihtiyacı olduğunu en iyi hocalarımız biliyor. Onların bilgileriyle ASELSAN mühendisliği buluşunca ortaya çok iyi bir ürün çıktı.

“SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DE DÜNYADA SAYILI ÜLKENİN SAHİP OLDUĞU TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜĞE ULAŞTIK”
Savunma sanayindeki engin bilgi birikimimizle sağlık alanında ileri teknolojiye sahip ürünler geliştiriyoruz. Bu çalışmalarla her alanda olduğu gibi sağlık sektöründe de dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu teknolojik üstünlüğe ulaştık. Tüm imkanlarımızla, sahada güvenlik güçlerimizin, sivil alanda da milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
ASELSAN İLKİ BAŞARDI
İlk olarak Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesinde kullanılan cihaz, Klinik kullanıma başlayan cihaz, seri üretime hazır hale getirildi. Motorize hareket özelliği bulunan ADR-M100 Mobil Dijital Röntgen Cihazı, 32kW’lık güçle tüm vücutta çekim yapabiliyor. Tanıtım ve pazara girişe yönelik faaliyetlerine başlanan Mobil Röntgen Cihazı, ASELSAN’ın özgün tasarımıyla geliştirildi.
CE sertifikasına sahip olan cihaz, ASELSAN’ın ilk medikal görüntüleme ürünü olarak dikkat çekiyor. Cihaz, düşük dozlarla yüksek görüntü kabiliyeti elde edebiliyor. Cihaz, hareketli dikey ve yatay kolları sayesinde çok rahat bir şekilde yönlendirilebiliyor. ASELSAN Mobil Röntgen Cihazı, acil çekim durumlarında sistem açılır açılmaz çekim yapmaya hazır hale geldiği için, görüntüler hızlıca alınabiliyor.
ULAK Haberleşme AŞ, İspanya’nın Barselona kentindeki Mobil Dünya Kongresi’nde (Mobile World Congress-MWC 2024) son dönemde geliştirdiği milli teknoloji çözümlerini tanıttı.
Bu çözümlerden geniş alan ağ altyapılarını daha güvenli, kolay yönetilebilir ve düşük maliyetli hale getirmek için yazılım tanımlı yaklaşımla geliştirilen Türkiye’nin ilk ve tek milli ağ çözümü uMAYA SD-WAN fuarda ilgi gören ürünler arasında yer aldı.
uMAYA SD-WAN; merkezi yönetim, ağ soyutlama, ağ otomasyonu, artırılmış siber güvenlik gibi son kullanıcıyı doğrudan etkileyen fonksiyonları barındıran yenilikçi bir çözüm olarak ilk ticari satışının yapıldığı 2019’dan bu yana birçok kurum ve kuruluşun kullanımına sunuldu.
ULAK Haberleşme AŞ Sistem Mühendisliği Müdürü Ali Akçay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fuar kapsamında yerli ve yabancı pek çok kullanıcıya, müşteriye ürünü tanıtma fırsatı bulduklarını söyledi.
Ürünün Türkiye’de pek çok kurum tarafından geniş alan ağ altyapılarında kullanılan bir yönetim ve siber güvenlik çözümü sunduğunu vurgulayan Akçay, bu ürün sayesinde kurumların geniş ağ altyapılarındaki lokasyonlarla, merkezde ya da bulut üzerindeki servislerle güvenli ve kesintisiz şekilde iletişimlerini sağlayabildiklerini belirtti.
uMAYA SD-WAN’ın yaklaşık 5 yıldır Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında bir ağ çözüm olarak sunduklarına işaret eden Akçay, MWC 2024’te de hem ürünü tanıttıklarını hem de rakiplerin, global üreticilerin bu alanda yaptığı çalışmaları incelediklerini ifade etti. Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Geldiğimiz noktada ürünümüzün gerçekten global rakiplerle yakın düzeyde olduğunu, hatta belli noktalarda teknik olarak daha avantajlı özellikler sağladığını görebiliyoruz. Özellikle bu yıl fuarda yapay zekanın ve bulut tabanlı çözümlerin çok ön plana çıktığını gördük.
Biz de kendi ürünlerimizle bu teknolojileri uzun zamandır geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu alanda yaptığımız çalışmalar fuarda gördüğümüz kadarıyla gerçekten doğru zamanda, doğru hedefe doğru atılmış adımlar. Özellikle yapay zekanın siber güvenlik ve ağ üretimi fonksiyonlarında çok aktif bir rol aldığını bu fuarda da görmüş olduk.
Biz de SD-WAN ürünümüzle bu özellikleri yakın zamanda kullanıcılarımıza anons ediyor olacağız. Amacımız ülkemizde dünya çapında bir teknoloji ürünü çıkarmak. ULAK Haberleşme olarak çıkardığımız ürünün siber güvenlik ve ağ yönetimi anlamında çok daha üst seviye özellikler sağlayabilmesini, bu ürünün farklı klasmanlarda global rakiplerde rekabet etmesini istiyoruz amaçlıyoruz.
Bu alanda ürün geliştirmek, ürün yaygınlaştırmak çok kolay değil. O yüzden öncelikle ülkemizdeki kurumların bu ürünleri kullanması, gelişme destek vermesi ve daha sonra da yurt dışındaki müşterilere bu ürünü sunmamız bizim için ilk etapta önemli motivasyonlardan bir tanesi.”
YAPAY ZEKA İLE YENİ YETENEKLER GELİYOR
Ali Akçay, siber güvenliğin her geçen gün farklılaşan, farklı boyutlar kazanan bir konu olduğunu söyledi.
Her geçen gün farklı siber güvenlik tehditleri, atak yöntemleri, güvenlik açıkları, zafiyetler ortaya çıktığını ve çok hızlı şekilde bu güvelik açıklarına cevap verilmesi gerektiğini vurgulayan Akçay, yapay zeka tabanlı yöntemlerin bunlar karşısında hayat kurtarıcı olduğunu ifade etti. Akçay, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Özellikle davranış temelli algılama yani gelen trafikte kullanıcının davranışlarından bunun bir saldırı mı yoksa normal bir tepki olduğunu algılamak için özellikle yapay zeka tabanlı siber güvenlik komisyonları çok fazla üzerinde durulan bir konu.
Biz de açıkçası ULAK Haberleşme olarak SD-WAN ürünümüzde yapay zekayı özellikle siber güvenlik katmanında yoğun olarak kullanmayı hedefliyoruz.
Burada amaç otonom yani dışa bağımlı olmayan bir siber güvenlik katmanı sağlayarak güvenlik risklerini, buradaki insan hatasını, konfigürasyon ve izleme kaynaklı hataları ortadan kaldırmak olacak.”
UÇTAN UCA GÜVENLİ HABERLEŞME
SD-WAN’ın geniş alan ağ altyapısında şubeler, bölgeler ve merkezlerde olmak üzere farklı noktalarda kullanıcıların olduğu ya da sistemlerin bulunduğu lokasyonlar arasındaki trafiği yönetmek için kullanıldığını söyleyen Akçay, özellikle geniş alan ağ üzerinden erişilen veri merkezi ya da servislerin, bulut servislerinin erişim güvenliğinin sağlanmasında SD-WAN’ın uç noktadan merkeze kadar olan tüm trafiği güvenli hale getirdiğini belirtti.
Ürünün kriptolama, diğer güvenlik fonksiyonlarıyla trafiği izleme ya da anomalileri reddetme gibi özellikleri sayesinde uçtan uca bir siber güvenlik sağladığına işaret eden Akçay, aynı zamanda farklı şebekeleri bir arada kullanarak kesintisiz hizmet erişimi sağladığını dile getirdi.
Akçay, “Burada farklı taşıyıcı şebekeleri aynı anda kullanabiliyoruz. Radyo şebekeleri, fiber altyapılar ya da geniş bant internet altyapıları bu ürün sayesinde güvenli şekilde erişim altyapısı olarak kullanılabiliyor. Buradaki tüm yönetim merkezi bir kontrol katmanı tarafından gerçekleştiriliyor. Uyguladığınız trafik yönetim ve siber güvenlik politikaları bu katman üzerinden çok kolay şekilde tek noktadan yönetilebilmesine imkan sağlıyor.” dedi.
Türkiye’de özellikle büyükşehirlerde kahvaltı sofraları ve restoranların vazgeçilmez ürünü haline gelen avokadonun fiyatı bir ay içinde yüzde 50 yükseliş gösterdi. Geçen ay kilo 50, tanesi 15 lira olan avokadonun fiyatı bugünlerde ise yüzde yüz artış gösterdi.
İç piyasa kadar, avokado son dönemde Rusya pazarında büyük rağbet görüyor. Özellikle tadı, kıvamı, kokusu, yağlı olması nedeniyle Rusya pazarında Türk avokadosu yok satıyor.
Ürünün az olduğu bu dönemde bir ihracatçı ise büyük bir riske girip bir tırlık sipariş aldı. Tahsin Yılmaz, Moskova’ya gönderilmek üzere hazırladığı bir tır dolusu 18 ton avokadoyu Rusya’ya göndermeyi başardı.
Talebe yetişemediğini söyleyen Yılmaz, Türk avokadosunun Moskova’da tercih edilen bir meyve olduğunu kaydetti.

“HAZIRLANMASI ÇOK ZOR OLAN SİPARİŞ ALDIK”
45 yıldır Antalya’da sebze ve meyve komisyonculuğu yapan Tahsin Yılmaz, “Bu mevsimde hazırlanması çok zor olan sipariş aldık, başaramayacağız diye çok korktuk. Gazipaşa’da bize tüm üreticilerimiz bize destek oldu. Avokadonun şuan fuerte ve bebek olmak üzere iki çeşidi var. Rusya en çok fuerte cinsini tercih ediyor. Tat ve yağ bakımından çok üstün, başka ülkelerden gelenler bizimki kadar tatlı değil. O nedenle Türkiye’den giden avokado Moskova’da büyük talep görüyor. Şubat ayında bir tır dolusu avokado yapıp Rusya’ya göndermek gerçekten bir başarı hikayesidir. Ürünü bu mevsimde bulmak çok zor. Biz bunu başardığımız için çok mutluyuz” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE KAÇ LİRADAN SATILIYOR?
Türkiye’de avokadonun en çok Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya ilçesinde üretildiğinin altını çizen Yılmaz, “Fiyatlar bir ay öncesi arasında şuan yüzde 50 bir yükseliş var. Üretici memnun. Bebek cinsi avokado Türkiye’de ucuz, Rusya’da çok pahalı. Bebek cinsi avokado olgunlaştığı damak tadı çok güzeldir. Herkes tercih eder, yiyen başka tercih etmez. Bebek avokadonun kilosu 100 TL, fuertenin de tanesi 30 TL, kilogram olarak 100 TL fiyatı var. Türkiye’de şu an avokadonun ortalama fiyatları 100 TL civarında” dedi.

Talebin çok fazla olduğunu ama ürün bulamadıklarını ifade eden Yılmaz, “İstanbul’da bundan bir ay önce, ‘gönderme satamıyorum’ diyen komisyoncu şimdi ‘niye göndermiyorsunuz’ diyor. Önü açık şuan çünkü mal yok. İhracat için bir tır yapıp göndermek çok zor. Moskova’da bir market ile çalışıyoruz. Bir tır istediler, riske girmemize rağmen bir tır ürünü yapmayı başardık. Bu tırda 18 ton,75 bin civarında avokado var. Değeri ise 2 milyon civarında. Bir tır ürünü bundan sonra çıkaramayız. Palet palet gönderebiliriz. Ürün bu yıl erken bitti iklimden dolayı. Türkiye’de her sofrada avokado yer alıyor, lüks restoranlarda meze olarak yer buluyor. Moskova’da bizim avokadomuz bir numara, halk en çok Türk ürününü tercih ediyor. Şuan ürün yetiştiremiyoruz, mal yok” diye konuştu.
]]>