
ÖNCE TEHDİT GELDİ SONRA UYARILAR SIRALANDI
İsrail ordusu saldırıdan direkt Hizbullah’ı sorumlu tutarken, Hizbullah ise saldırıyla bir bağlantısının olmadığını savundu. İsrail hükümetinin Lübnan’a yönelik Mecdel Şems saldırısına sert bir misilleme yapacağı tehdidinin ardından başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere bazı ülkelerden vatandaşlarına uyarı geldi.

ABD’DEN ‘SAVAŞ KORKUSU’
ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği tarafından yapılan açıklamada, Mecdel Şems olayından kaynaklı bölgede artan tansiyon nedeniyle Lübnan’daki uçak seferlerini aksatan değişikliğin meydana geldiği belirtilerek ABD vatandaşlarına Lübnan’a seyahat etmemeleri uyarısı yapıldı.
Açıklamada, “Lübnan’da tam kapsamlı bir savaş korkusu, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki şiddetli çatışmalar son haftalarda arttı” ifadesi yer aldı.

AVUSTRALYA ‘DERHAL HAREKET EDİN’ DEDİ
Avustralya hükümeti de vatandaşlarına daha önce yayınlanan ve mevcut gelişmelerin ardından güncellenen Lübnan’a seyahat etmemeleri yönündeki çağrısını yineledi.
Hükümetin açıklamasında, “Güvenlik durumunun istikrarsızlığı ve güvenlik durumunun daha da kötüleşme riski nedeniyle Lübnan’a seyahat etmemenizi tavsiye etmeye devam ediyoruz. Lübnan’daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar devam ederken derhal ülkeyi terk etmelidir. Beyrut havalimanı kapanabilir ve uzun bir süre boyunca ülkeyi terk edemeyebilirsiniz” ifadeleri kullanıldı.
‘DURUM KÖTÜYE GİDERSE ‘DIŞARI ÇIKAMIYABİLİRSİNİZ’
Norveç’in Beyrut’taki Büyükelçiliğinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Norveç vatandaşlarına ülkeyi terk etme çağrısı yapıldı ve ülkeye mevcut seyahat uyarıları yinelendi.
Lübnan’da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın arttığı uyarısı yapılan paylaşımda, durumun daha kötüye gitmesi halinde Lübnan dışına seyahat seçeneklerinin sınırlı hale gelebileceği de kaydedildi. Paylaşımda, böyle bir durumun yaşanması karşısında Norveç Büyükelçiliğinin, vatandaşlarının ülkeyi terk etmelerine yardımcı olmak için çok sınırlı kaynaklara sahip olacağı da hatırlatıldı.
OLASILIKLAR ‘GÖZ ARDI EDİLEMEZ’
Almanya da diğer ülkeler gibi daha önceki Lübnan’a seyahat uyarısını güncelledi.
26 Haziran’daki güncellemeye göre Alman vatandaşlarına Lübnan’a seyahat etmemeleri konusunda uyarıda bulunulan yazılı açıklamada, Alman vatandaşlarına acilen Lübnan’dan ayrılmaları çağrısı yapıldı.
Açıklamada, bölgedeki güvenlik durumunun oldukça değişken olduğu ve Lübnan ile İsrail arasındaki sınır bölgesinde askeri çatışmaların son haftalarda yoğunlaştığı belirtilerek, “Durumun daha da şiddetlenmesi ve çatışmanın genişlemesi göz ardı edilemez.” ifadesi kullanıldı.
Gerilimin daha da artmasının Refik Hariri Havalimanı’ndaki hava trafiğinin tamamen durmasına da yol açabileceği uyarısında bulunulan açıklamada, bu durumda Lübnan’ı hava yoluyla terk etmenin mümkün olmayacağı kaydedildi.
‘ŞAHSİ TAHLİYE PLANI’
İngiltere’nin, Ekim 2023’te vatandaşlarına yaptığı ülkeyi terk etme tavsiyesi ise geçerliliğini koruyor.
İngiltere Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan güncel seyahat uyarısında, “Bakanlık, İsrail ile Lübnan Hizbullah’ı ve Lübnan’daki diğer gruplar arasındaki çatışmalar nedeniyle Lübnan’a tüm seyahatlere karşı uyarıyor.” açıklaması yapıldı.
İsrail-Lübnan sınırında karşılıklı füze ve top atışları olduğunu belirtilen uyarıda, Beka Vadisi ile Litani nehrinin kuzeyinde de riskler bulunduğu kaydedildi. Seyahat uyarısında Lübnan’daki yabancı misyonların etrafında protestolar yapıldığı anımsatılan uyarıda, şunlar kaydedildi:
“Tansiyonun yüksek olduğu bölgede gerginlik çok kısa sürede artabilir, Lübnan’dan çıkış rotalarını etkileyebilir. Siyasi ve güvenlik durumlarının kötüye gitmesi halinde Lübnan dışına ticari seferler ciddi şekilde aksayabilir, kısa süre kala iptal edilebilir, tüm ülkedeki yollar kapatılabilir. İngiliz Büyükelçiliğinin sağlayabileceği yardım kısıtlı olabilir. Eğer şu an Lübnan’daysanız ayrılmanızı tavsiye ediyoruz.”
Dışişleri Bakanlığının acil durumda tahliye gerçekleştiremeyebileceği de vurgulanan seyahat uyarısında, herkesin şahsi tahliye planı yapması tavsiye edildi.
BELÇİKA’DAN AÇIKLAMA
Belçika Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, bölgedeki son gelişmeler ışığında İsrail, Filistin toprakları ve Lübnan’a tüm seyahatlerin iptal edilmesi tavsiye
‘ASKERİ ÇATIŞMA ÖNLENMELİ’
Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in işgali altındaki Golan Tepeleri’nde bulunan Mecdel Şems beldesine yönelik saldırı şiddetle kınandı.
“Yeni bir askeri çatışmayı tırmandırmayı önlemek için her şeyin yapılması” gerektiği belirtilen açıklamada, Fransız vatandaşlarının Lübnan, İsrail ve Filistin topraklarına seyahat etmemeleri tavsiye edildi.
‘ÜLKEYİ TERK EDİN!’
İsveç Dışişleri Bakanlığı sayfasından yapılan duyuruda, “Lübnan’daki durum tehlikeli ve öngörülmez, bu nedenle İsveç vatandaşlarının ülkeyi terk etmesini tavsiye ediyoruz” ifadesi kullanıldı.
İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström de X hesabından yaptığı paylaşımda, “Defalarca söyledim, yine söylüyorum: İsveç vatandaşlarının Lübnan’ı terk etmesi veya söz konusu ülkeye gitmekten kaçınması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
DANİMARKA’DAN UYARI
Danimarka Dışişleri Bakanlığı ise X hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşlarının Lübnan’a yapacakları seyahatleri durdurmasını tavsiye ederken, ülkeyi terk etmelerini istedi.
‘KIRMIZI KOD’
Hollanda Dışişleri Bakanlığının, Lübnan’a seyahatten kaçınılması ve bu ülkedekilerin acilen ayrılmaları yönünde 26 Haziran’da verdiği uyarının hala devam ettiği bilgisine yer verilen internet sayfasında, “Lübnan için seyahat tavsiyesinin renk kodu kırmızıdır. Durumunuz ne olursa olsun oraya seyahat etmeyin. Başınız belaya girerse Hollanda Büyükelçiliği size her zaman yardımcı olamayabilir” ifadeleri yer alıyor. Hollanda merkezli Transavia Havayollarının Amsterdam-Beyrut seferleri iptal edilirken, bilet satış sayfasında gelecek 1 hafta boyunca Beyrut’a sefer olmadığı görülüyor.
‘GERGİNLİK TIRMANABİLİR’
İrlanda da daha önce yaptığı Lübnan’a seyahat uyarısını güncelledi.
27 Haziran’da İsrail-Lübnan sınırında yükselen tansiyon nedeniyle İrlanda, Lübnan’da bulunan vatandaşlarına “ülkeyi terk etme ve bu ülkeye seyahatlerini iptal etme” çağrısı yapmıştı. İrlanda Dışişleri Bakanlığının yayımladığı seyahat uyarısında, İsrail-Lübnan sınırındaki gerginliğin kısa sürede daha da fazla tırmanabileceği belirtilmişti.
Bu durumun Lübnan’dan ayrılmayı da etkileyebileceğine işaret edilen açıklamada, “Bakanlık, tüm İrlanda vatandaşlarına imkan varken ticari seferlerle ülkeden ayrılmayı şiddetle tavsiye ediyor” ifadesi kullanılmıştı.
Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, “İsrail’in tehditlerinin bizi olumsuz etkilemesine kesinlikle izin vermeyeceğiz. Aksine, bunun bizi daha ihtiyatlı hazırlıklar yapmaya motive ettiğini söylemeliyim. Ama bunlar boş tehditlerdir. İsrail, sahada elde edemediğini, tehditle elde edemez.” ifadelerini kullandı. Kasım, İsrail’in sahaya çıkarsa daha fazla kayıp vereceğini ve böylece yok olma yolunda bir adım atacağını ileri sürdü.
İSRAİL’DEN GECE SALDIRISI
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyindeki Hadasa kasabasına hava saldırısı düzenlerken, Hizbullah da Şebaa Çiftliklerinde askeri bir mevziyi hedef aldığını duyurdu. Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, İsrail savaş uçakları Bint Cubeyl ilçesine bağlı Hadasa kasabasına hava saldırısı düzenledi.
Lübnan haber ajansı NNA ise söz konusu kasabanın hava saldırısından sonra topçu ateşiyle de vurulduğunu ve ilk yardım ekiplerinin bölgeye intikal ettiğini belirtti. Söz konusu saldırıda can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
Öte yandan Hizbullah yaptığı açıklamada, işgal altındaki Şebaa Çiftliklerinde bulunan Ruveysa el-Karn askeri noktasının füzelerle doğrudan hedef alındığını kaydetti.

YAZILI AÇIKLAMA GELDİ
Hizbullah Hareketi, Lübnan’ın güneyinde İsrail ile yaşanan çatışmalarda 3 Hizbullah mensubunun öldürüldüğünü duyurdu. MHareketten İsrail saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Lübnan’ın güneyinde İsrail ile yaşanan çatışmalarda 3 Hizbullah mensubunun hayatını kaybettiği belirtildi.
Ateş hattında kırmızı alarm! Lübnan için uyarılar peş peşe geldi: Orayı hemen terk edin!
Hizbullah daha önce yaptığı açıklamada, İsrail’in Bekaa kentinde insansız hava aracıyla düzenlediği saldırıda Ali Ahmed Alaeddin adlı mensubunun öldürüldüğünü bildirmişti.
Savaş ihtimali kuvvetlenirken, sayısız ülkeden “Lübnan’ı terk edin” çağrıları da gelmeye devam ediyor. Kanada’nın ardından ABD, Rusya, Almanya, Hollanda ve İrlanda da vatandaşlarından Lübnan’a seyahat etmekten kaçınmaları ve bu ülkedekilerin hala uçak seferleri varken acilen oradan ayrılmaları uyarısında bulundu.
Avustralya, İsrail-Lübnan sınırında yükselen gerilim nedeniyle vatandaşlarına “Lübnan’a seyahat etmeme ve uçuşlar varken ülkeden ayrılma uyarısı” yaptı. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Lübnan’daki durumun “son derece istikrarsız” olduğunu ifade etti.

Wong, vatandaşlarını Lübnan’a seyahat etmemeleri konusunda uyararak, “Lübnan’daki Avustralyalılar, ticari uçuşlar mevcutken ülkeyi terk etmeli.” ifadesini kullandı. Bölgedeki durumu yakından takip ettiklerini dile getiren Wong, Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki havalimanının “kısa süre içinde kapanabilme” ihtimalinin olduğunu belirtti.
Ateş hattında kırmızı alarm! Lübnan için uyarılar peş peşe geldi: Orayı hemen terk edin!
Hindistan’ın Beyrut Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada da Lübnan’daki Hint vatandaşlarına “son derece dikkatli olmaları ve elçilikle iletişimde kalmaları” uyarısında bulunuldu.
Rusya’nın Beyrut Büyükelçisi Aleksandr Rudakov, ‘Rusya 24’ televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Rus vatandaşlarının Lübnan seyahatlerini mümkünse ertelemeleri önerisinde bulundu.
Lübnan için bir uyarı da BM’den geldi. BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, İsrail ile Hizbullah arasındaki savaşın yayılması halinde bunun bölgede ‘pimi çekilmiş bomba’ etkisi yaratabileceği uyarısında bulundu.
“LÜBNAN’I TAŞ DEVRİNE ÇEVİRİRİZ” TEHDİDİ
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ABD’deki temasları sırasında sarf ettiği tehditvari sözlerin ardından Hizbullah ile savaş istemedikleri ve İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik çözüm bulmayı tercih ettikleri yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Kasım, İsrail Savunma Bakanı’na Gazze’deki savaşı durdurmasını, bunun herkes için gerçek bir kazanç olacağını ifade etti.
Ateş hattında kırmızı alarm! Lübnan için uyarılar peş peşe geldi: Orayı hemen terk edin!
Gallant, ABD’nin başkenti Washington’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “İsrail ordusunun, Hizbullah’la herhangi bir savaş durumunda Lübnan’ı taş devrine döndürme kapasitesine sahip olduğunu” söylemişti.
Gallant, Tel Aviv hükümetinin, İsrail-Lübnan sınırındaki duruma diplomatik bir çözüm bulmayı tercih ettiğini de sözlerine eklemişti.
]]>Kocaeli Valisi Seddar Yavuz başkanlığında “Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Koordinasyon Toplantısı” gerçekleştirildi. Açıklamalarda bulunan Vali Yavuz, havaların ısınması ve dünyada etkili olan iklim değişikliği sebebiyle orman yangını riskinin arttığını ifade ederek, tedbirli ve dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekti.
ANIZ DAHİ YAKILMAYACAK
Muhtemel orman yangınlarını önlemek için Valilik olarak tedbirler aldıklarını söyleyen Yavuz, “Özellikle yangın riski yüksek olan alanlarda ormanlık alanlara girilmesi, konaklanması ve ateş yakılması başta olmak üzere kısıtlamalara gidilmiş ve kamuoyu ile paylaşılmıştır. Anız yakılması, bağ, bahçe temizliğinde bizi üzen hadiseler meydana gelmemiştir. Bu konuda defaatle uyarılarımızı tekrar ediyoruz. Anız dahi yakılmayacak, bağ, bahçe temizliği vesilesiyle de bu malzemelerin yakılmasına müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşlarımızın bu konuda dikkatli olmasını rica ediyoruz” dedi.
Vali Yavuz, Kocaeli’de önemli turizm destinasyonları bulunduğunu, bu sebeple hafta sonu Kandıra bölgesine yaklaşık 60 bin araç girişi olduğunu ve İstanbul başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık 300 bin kişinin kentteki sahillerden faydalandığını dile getirdi. Sahillerde zaman zaman ölümler ve boğulmaların yaşandığını ifade eden Vali Seddar Yavuz, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” kampanyasının yürütüldüğünü, bu kapsamda 138 bin vatandaşa yüzme eğitimi verildiğini belirtti. Yavuz, bu yıl içinde de 30 bin vatandaşa yüzme öğretilmesinin hedeflendiğini aktardı.
BU ALANLARDA YÜZMEK YASAK
Vali Yavuz, sözlerine şöyle devam etti:
“Özellikle kamu düzeni ve güvenliği ile genel sağlığın korunması amacıyla iç sular, akarsu, göl, gölet, baraj, sel kapanı, regilatör, kanal, su birikintisi, taşkın koruma veya sulama kanalı, benzeri, İSU veya özel işletmelere ait tesislerde serinleme veya yüzme amaçlı suya girmeyi yasaklamış bulunuyoruz. Özellikle bu konu ile ilgili olarak vatandaşlarımızın dikkatli olmalarına ihtiyacımız var. Bu konu ile ilgili ilgili kurumlar, uyarıcı levhalar ve denetlemeler yoluyla buralara kontrolsüz girişleri engelleyeceğiz. Valiliğimiz başkanlığınca oluşturulan suda boğulma olayları önleme ilçe komisyonları ile birlikte ilan edilmiş kararların bir kısmını sizlerle paylaşacağım. Tespit edilen yüzme alanlarının kıyıdan itibaren 200 metreye kadar, yüzer donanımlarla işaretlenmesi ve bu alanlarda yüzme sınırlarını gösteren uyarıların bulundurulması sağlanmalıdır. Bu işaretlere her kesin uymasını bekliyoruz. İlçe komisyonlarımız tarafından ayda en az bir defa denetimler yapılacak ve denetim sonuçları da valiliğimizle paylaşılacak. Vatandaşlarımızın güvenliği sağlanması amacıyla denize girilmesi yasak bölgeler dışında kalan alanlar şamandıralarla sınırlandırılacaktır, bu alanlara sürat motorları, jetskilerin, deniz bisikleti ve balıkçı tekneleri başta olmak üzere her türlü deniz aracının girmesi engellenecektir. Sahillerde çeken akıntı yerleri tespit edilecek, ikaz dubalarıyla işaretlenecek”
657 OPERASYON GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Kocaeli’de son bir ayda yürütülen operasyonları da açıklayan Yavuz, “Ülkemizin başına bela edilmiş taşeron terör örgütleri ile mücadelemiz devam ediyor. Bu mücadelemiz hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında devam ediyor. Bir aylık dönemde tüm terör örgütlerine yönelik 15 operasyon gerçekleştirilmiş, 19 kişi gözaltına alınmış, 3 kişi tutuklanmış, 7’side adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Yakın coğrafyamızda iç karışıklıklar ve işgaller vesilesiyle göçmen kaçakçılığı ve düzensiz göçle mücadelemiz devam ediyor. Bu kapsamda son bir ay içerisinde 5 operasyon gerçekleştirilmiş, 28 organizatör yakalanmış, 26’sı tutuklanmış, 1’i adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış, 373 düzensiz göçmende yakalanmıştır. Çocuk ve gençlerimizi zehirleyen zehir tacirleri ile mücadelemiz devam ediyor. Bu kapsamda 657 operasyon gerçekleştirilmiş, 816 kişi gözaltına alınmış, 57’si tutuklanmış, 28’i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. 54 kilogram kokain, 9.4 kilogram bonzai, 252 sentetik ecza, 932 kenevir, 4 gram eroin, 1.7 kilogram esrar, 258 gram skunk, 443 ekstazi hap, 914 gramda metamfetamin ele geçirilmiştir” diye konuştu.
MİLYONLARCA TL VERGİ KAYBI ÖNLENDİ
Vali Seddar Yavuz; vatandaşları korkutan, mallarına, mülklerine çöken ve can güvenliklerini tehdit eden organize suç örgütleriyle de mücadele ettiklerine dikkat çekerek, “Bu kapsamda 6 operasyon gerçekleştirilmiş, 12 kişi gözaltına alınmıştır. Mali kayıplara vesile olan kaçakçılıkla da mücadelemiz devam ediyor. 74 operasyon gerçekleştirilerek 60 kişi gözaltına alınmış, 3’ü tutuklanmış, 7’si de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Yine bununla ilgili olarak, yerel, ulusal ve bölgesel olarak da 3 kaçakçılık suç örgütü çökertilmiştir. 95 kilogram tütün, 18 bin 500 litre akaryakıt, 26 cep telefonu, 112 bin makaron, 428 tarihi eser, 650 kaçak malzeme ele geçirilmiş ve 12 milyon 318 bin 200 TL vergi kaybı önlenmiştir. Mali suçlara yönelik olarak 12 operasyon gerçekleştirilmiş, 18 kişi gözaltına alınmış, 9’u tutuklanmıştır. Bir mafya tipi, mali suç çetesi çökertilmiş, 200 sahte dolar, 442 kaçak malzeme ele geçirilmiştir” şeklinde konuştu.
BİRÇOK TEDBİR PLANLADIK
Vatandaşların huzur için bayram geçirebilmeleri için birçok tedbir alındığını vurgulayan Yavuz, “Özellikle kurban kesim yerlerinin tespiti, kurban keserken çevreye zarar verilmemesi, yardıma muhtaç vatandaşlarımıza kurban etinin ulaştırılması başta olmak üzere birçok tedbir planladık. Bunun dışında sahte para söz konusu olabilir, hayvan hırsızlığına karşıda emniyet ve jandarma birimlerimiz gerekli tedbirleri planladı. Kurban Bayramı vesilesiyle ekonomik yoksunluk içinde bulunan vatandaşlarımıza yönelik olarak sosyal dayanışma ve yardımlaşma vakıflarımız gereken yardım ve destekleri gerçekleştirilecek. Yine yetim, öksüz ve dezavantajlı çocuklarımızın bayram sevinci yaşaması için kaymakamlarımız kendi içlerinde gerekli tedbirleri planlayacak ve uygulayacaklardır” dedi.
BELEDİYELERE UYARI
Sokak hayvanları ile ilgili ilçe belediyelerine önemli uyarılarda da bulunan Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Başıboş köpeklerle ilgili çalışmalarımız devam ediyor. İlçe belediyeleri görevlerini hakkıyla yerine getirmelidir. Barınakları olmayanlar mazeret üretmeksizin süratle barınak yapmalıdır. Kısırlaştırma faaliyetlerine konsantre olunmalıdır. Diğer alanlarda olduğu gibi bu konularda eksiği olanları bir kez daha uyarıyorum. Hukukun gereğini yerine getirin, barınaklarınızı inşa edip kısırlaştırma faaliyetlerine başlayın. Bu ilçe belediyelerinin asli görevidir. Asli görevini her belediye yerine getirmelidir. Sokakta başıboş köpeklerle ilgili şikayeti olanlar ilçe belediyelerine süratle bildirmelidir. Sorumlu birinci derecede ilçe belediyesidir. İlçe belediyeleri bu konuya sahip çıkmalıdır. Vatandaşlarımızın sokakta huzur ve güven içinde yürümeleri teslim edilmelidir” diye konuştu.
]]>
“13 FARKLI ÜLKEDE 19 TANE KURUMA TSUNAMİ UYARI MESAJI YOLLUYORUZ”
Tsunami Erken Uyarı Sistemi hakkında bilgi veren Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Haluk Özener, “Hepimizin bildiği gibi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü sadece Türkiye’de değil, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve bağlantılı denizlerde tsunami uyarı merkezi. Bu merkezin görevi sadece Türkiye’ye değil bize abone olan 13 farklı ülkede 19 tane farklı kuruma biz tsunami uyarı mesajı yolluyoruz. Bir denizde bahsetmiş olduğum denizlerde veya karadan 100 kilometre içeride, 5 buçuğun üzerinde bir deprem olduktan sonra bu depremlerin tsunami yaratma riski bulunuyor. Enstitümüzde bu konuda bir depremden sonra arkadaşlarımız bir algoritma çalıştırdıktan sonra bunun bir tsunami yaratma imkanı varsa bunu Türkiye’de AFAD aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılıyor. Onun dışında dediğim gibi farklı ülkelere gönderiliyor” ifadelerini kullandı.
“MARMARA DENİZİ’NDE HEYELANLARDAN DOLAYI TSUNAMİ OLMA RİSKİ VAR”
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün 10 yılı aşkın süredir bu konuda yetkili olduğunu söyleyen Haluk Özener, “Sadece Türkiye içinde değil, bakın şu ana kadar Harita Genel Müdürlüğü’nün kurmuş olduğu 20 tane deniz seviyesi istasyonlarının verileri Kandilli’ye geliyor. Bizim kurmuş olduğumuz 8 tane daha öncesinde deniz seviyesi istasyonları var. Tsunami istasyonları diyoruz, mareograf diyoruz. Fakat önceki 8 tanenin farklılıkları, içinde sismik gözlem yapan cihazların da olmasıydı. Bununla birlikte İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında, tabii ki bunun büyük ölçekteki organizasyonda TARAP, Türkiye Afet Risk Azaltma planı. Marmara Denizi çevresinde yakın alan tsunamisini belirlemek için Kandilli’ye verilmiş bir görev var. Yani hepiniz biliyorsunuz olası bir Marmara depremi, Marmara Denizi içinde olacak ve özellikle meydana gelecek heyelanlardan dolayı tsunami olma riski var. Biz de mümkün olan en kısa sürede vatandaşlarımıza tsunami riskine karşı haberdar etmek için bu istasyonları kuruyoruz. Bu görev bize verildi” dedi.
“TARAP KAPSAMINDA 50 TANE İSTASYONU TAMAMLAMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”
Projenin bütçesinin Cumhurbaşkanlığı Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından tahsis edildiğini belirten Özener, “Marmara Denizi çevresinde 20 tane ilk etapta tsunami istasyonu kurmaya başladık. Bunların 19 tanesini hayata geçirdik. Bu istasyonlar sadece deniz seviyesi gözlem istasyonu değil, aynı zamanda içinde sismik gözlem cihazlarının olduğu, meteorolojik parametrelerin gözlemlendiği istasyonlar, bu istasyonların bazılarında da GNSS alıcıları var. Yani yer kabuğu hareketlerini belirleyen istasyonlar var. Ekranda da gördüğünüz üzere Marmara Denizi’nin çevresine yani farklı illerde Yalova, Bursa’ya bağlı, Balıkesir’e bağlı istasyonlarımız var. Tekirdağ’da var, Edirne’nin sahil kesimlerinde var. Denizin içine İstanbul’da, Büyükada’da, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda, aynı zamanda en son istasyon da İmralı Adası’na kurulacak. Bunlarla ilgili gerekli bütün izinler kurumlardan alınmış vaziyette. Dediğim gibi son bir tanesi kaldı. İstasyon sayısı 47 oldu, 48 olacak ve bundan sonraki aşamada da bu istasyona biz sadece Marmara özelinde değil, tüm kıyı şeridinde, Türkiye’nin etrafında sayılarına 30 tane daha ilave etmeyi düşünüyoruz. Toplam İRAP dolayısıyla TARAP kapsamında 50 tane istasyonu tamamlamayı düşünüyoruz” diye konuştu.
“4-5 DAKİKA CİVARLARINA İNDİRMEYİ PLANLIYORUZ”
Sistemin ne kadar süre önce uyarı vereceğini de açıklayan Özener, “Uluslararası standartlarda biz bir deprem olduktan sonra 7 dakika içerisinde bir tsunaminin olup olmayacağını AFAD üzerinden vatandaşlarla paylaşacağız. Dolayısıyla uluslararası standartlar 7 dakika, Marmara Denizi için istasyon sayımızı ne kadar arttırırsak bu uyarı mesajını daha erken verme şansımız var. Biz bunu 4-5 dakika civarlarına indirmeyi planlıyoruz. Yine enstitümüzün İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile birlikte yürütmüş olduğu projeler kapsamında, tüm Marmara Denizi içindeki İstanbul’a bağlı ilçelerde tsunami tahliye tabelaları kuruldu. Dolayısıyla tsunami konusunda gerçekten İstanbul üzerinde özellikle çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bununla birlikte özellikle vatandaşları bir konuda uyarmak istiyorum. Yani bizden uyarı beklemelerine de gerek yok aslında. Olası bir Marmara depreminde, deniz kıyısındaysanız yani kıyıya yakın yerlerdeyseniz deprem olduktan sonra meraklı gözlerle deniz kenarına gidip de denizin çekildiğini seyretmektense mümkün olan en hızlı sürede kendinizi güvende hissedeceğiniz ve yüksek rakımlı yerlere doğru kendinizi tahliye etmenizde fayda var” ifadelerini kullandı.
34,8 kilometre derinlikte meydana gelen sarsıntı nedeniyle bölgedeki yerleşimlerde hasar oluştu, ilk belirlemelere göre 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı.

Tayvan Merkezi Meteoroloji İdaresi (CWA) ise depremin büyüklüğünü 7,2 olarak duyurarak Hualien’in 25 kilometre güneyinde ve 15 kilometre derinlikte kaydedildiğini bildirdi.
CWA, bunun son 25 yılda Tayvan’ı vuran en güçlü deprem olduğunu belirterek Ada’nın kuzey bölgeleri için dev dalga (tsunami) uyarısında bulundu.
Tayvan Adası dışında Çin ana karasında ve çevre ülkelerde de tsunami uyarıları yapıldı. Çin Tsunami Uyarı Merkezi, 4 aşamalı uyarı sisteminin en yüksek seviyesi olan “kırmızı uyarı” yayımladı.

6,4 BÜYÜKLÜĞÜNDE İKİNCİ BİR DEPREM DAHA KAYDEDİLDİ
USGS, ilk depremden sonraki 20 dakika içinde Hualien kentinin 11 kilometre kuzeydoğusunda 12,6 kilometre derinlikte 6,4 büyüklüğünde ikinci bir sarsıntının daha kaydedildiğini duyurdu.
USGS verilerine göre 6,4’lük artçı depremin dışında 4,7 ila 5,7 büyüklüğünde 16 artçı sarsıntı daha kaydedildi.

7 KİŞİ ÖLDÜ, 736 KİŞİ YARALANDI
Resmi rakamlara göre depremde 9 kişi hayatını kaybetti, 882 kişi yaralandı, 70’ten fazla kişi ise enkaz altında bulunuyor.
Tayvan İtfaiye Ajansı, depremin vurduğu Hualien’de 7 kişinin öldüğünü açıkladı. Taroko Ulusal Parkı’nda yürüyüş yapan 3 kişinin yamaçlardan kopan kayaların altında kalarak aynı bölgede seyir halindeki kamyonun şoförünün ise aracına kaya çarpması sonucu öldüğü belirtildi.
Ajans, bölgede mobil iletişim altyapısı çöktüğünden minibüslerle seyahat eden yaklaşık 50 kişiden haber alınamadığını kaydetti.
Depremde Hualien ve diğer kentlerde toplam 125 binanın hasar gördüğü veya yıkıldığı bildirildi.
Hualien’in doğu kıyısındaki Suhua Otoyolu yer yer meydana gelen çöküntüler nedeniyle ulaşıma kapandı, Taoyuan Uluslararası Havalimanı’nın tavanının bir kısmı çöktü.
Hualien çevresinde ve Ada’nın iç kesimlerindeki çok sayıda kara yolu heyelan nedeniyle ulaşıma kapandı.

Siber güvenlik ve internet gözlemcisi “NetBlocks”a göre, depremden sonra Tayvan’ın bazı bölgelerinde elektrik ve internet kesintileri yaşandı. Tayvan Elektrik Şirketi, yerel saatle 10.30 itibarıyla kesintilerin büyük bölümünün giderildiğini bildirdi.
Tayvan Yüksek Hızlı Tren Şirketi, depremde herhangi bir tren kazası veya altyapı hasarının yaşanmadığını, seferlerin denetim amacıyla geçici olarak durdurulduğunu duyurdu.
Ada’nın merkezi Taipei şehrinde metro seferlerine ara verilirken okullar tatil edildi.
Dünyanın en büyük çip üreticisi konumundaki Tayvan Yarı İletken İmalat Şirketi (TSMC), tedbir amacıyla bazı fabrikalarını tahliye ettiğini ve üretime ara verdiğini bildirdi. Şirketten yapılan açıklamada tüm personelin sağlık durumunun iyi olduğu imalat alanlarında herhangi bir hasar tespit edilmediği, denetim ve kontrollerin ardından üretime devam edileceği kaydedildi.
TSMC’nin, Hualien’e 240 kilometre mesafedeki Hsinchu Bilim Parkı yerleşkesinde üretim tesisleri bulunuyor.

ORDU, KURTARMA ÇALIŞMALARINA DESTEK VERECEK
Tayvan lideri Tsai Ing-wen, depremin ardından yaptığı açıklamada, “bu aşamada hayat kurtarmanın öncelik olduğunu” belirterek orduya, Hualien ve diğer bölgelerdeki kurtarma çalışmalarına destek vermeleri talimatı verdi.
Tsai, depremin yaralarının sarılabilmesi için merkezi hükümetin yerel yönetimlere destek olması gerektiğini belirtti.
Bu yılın başında yapılan başkanlık seçimlerinde Ada’nın yeni lideri seçilen Başkan Yardımcısı Lai Ching-te de depremin ardından hükümetin acil durum merkezi kurduğunu duyurarak vatandaşlardan sakin ve dikkatli olmalarını istedi.

JAPONYA VE FİLİPİNLER
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), ülkenin güneybatısındaki Okinawa ve Miyako adaları için 3 metre yüksekliğe erişebilecek tsunami uyarısında bulunurken gün içinde uyarıyı kaldırdı.
Japon haber ajansı Kyodo, deprem sonrası dev dalgaların Okinawa yakınlarındaki Yonaguni ile İşigaki adalarının kıyılarına ulaştığını duyurdu.
Uçak seferlerinin iptal edildiği Okinawa’daki Naha Havalimanı’nın boşaltıldığı bildirildi.
Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa, deprem sonrası Okinawa bölgesinde hasar tespit faaliyetinin sürdüğünü açıkladı.
Filipinler Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü (Phivolcs), tsunami tehlikesi nedeniyle kıyı bölgelerinin boşaltılması uyarısında bulundu.
1999 DEPREMİNDE 2 BİN 400 HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Tayvan’da 21 Eylül 1999’da Taipei’nin 150 kilometre güneyindeki Jiji’de meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 2 bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 100 binden fazla kişi yaralanmış, binlerce bina yıkılmıştı.