Analizde, “Kredilerin gelişimi ve kompozisyonu, iç talep koşulları, fiyat istikrarı ve makro finansal istikrar açısından önem taşımaktadır. 2018 yılı sonrası azalan yabancı para (YP) krediler son dönemde artış eğilimine girmiştir. Bu artış sonrasında TCMB, sıkı para politikası duruşunu destekleyici ilave sıkılaşma adımları atmış ve 23 Mayıs 2024 tarihinde yatırım hariç YP kredilerde aylık yüzde 2 büyümenin aşılması durumunda zorunlu karşılık tesisi uygulamasını devreye alarak YP kredilere yönelik sınırlama getirmiştir. Bu yazıda YP kredilerde son dönemdeki artışın dinamikleri incelenmekte, kredi vadelerindeki gelişmeler arz/talep yönlü faktörlerle analiz edilmektedir.” ifadesi kullanıldı.
Geçen yılın ikinci yarısından itibaren başlayan parasal sıkılaştırma döngüsünde TL ve YP kredi faiz oranları arasındaki farkın açıldığı belirtilen analizde, “İyileşen kur beklentilerinin de katkısıyla firmaların YP cinsi kredi talebi canlanmıştır. Aynı dönemde bankaların uluslararası piyasalardan borçlanma koşulları iyileşmiş ve yurt dışı YP borçların sektörün toplam yükümlülükleri içindeki payı artmıştır. Artan sermaye ve efektif girişleri ile kapatılan TCMB taraflı swap işlemleri neticesinde bankaların YP likidite pozisyonu güçlenmiştir. Bahse konu arz ve talep yönlü bileşenler YP kredileri desteklemiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
KREDİ VADELERİNDE KISALMA VURGUSU
Kredilerin gelişiminde büyüme hızının yanı sıra vade kompozisyonunun da finansal istikrar açısından önem taşıdığı ifade edilerek şu bilgiler verildi:
“Uzun vadeli krediler daha çok yatırım amaçlı kullanılmakta ve firmaların iş ve finansal çevrimlerden kaynaklı kredi standartlarında yaşanabilecek değişimlerden daha az etkilenmesini sağlayarak finansal istikrarı desteklemektedir. Bahse konu dönemde ise YP kredilerdeki artışa rağmen vadelerin kısaldığı dikkati çekmektedir. Bu durum, tarihsel olarak yatırım ve proje finansmanı amacıyla kullandırılan YP kredilerin son dönemde işletme sermayesi finansmanı amacıyla kullandırıldığını ima etmektedir. Bu eğilimin temel sürükleyicisini belirleyebilmek amacıyla banka ve firma düzeyinde bir veri seti kullanılmıştır.
Firma talebinin kontrol edildiği modelde arz yönlü faktörlere odaklanılmıştır. Sonuçlar, YP kredi tutarı ile yurt dışı YP fonlamanın payı ve döviz likiditesi arasında pozitif bir ilişkiye işaret etmektedir. Diğer yandan, YP kredi vadesi ile yurt dışı YP fonlamanın payı arasında pozitif, döviz likiditesi arasında ise negatif bir ilişki bulunmaktadır. Başka bir ifadeyle, yurt dışı YP fonlama payı yüksek olan bankaların daha fazla ve daha uzun vadeli YP kredi verdiği görülmektedir. Yurt dışı YP fonlama oranı 1 puan arttığında bankaların YP kredi tutarı yüzde 0,8, vadesi yüzde 0,7 artmaktadır. Fakat bir önceki ay döviz likiditesi daha yüksek olan bankaların daha kısa vadeli olarak daha fazla YP kredi verdiği dikkati çekmektedir. Döviz likiditesi oranı 1 puan arttığında bankaların YP kredi tutarı yüzde 3,6 artarken, vadesi yüzde 1,5 kısalmaktadır.”
“FİNANSAL İSTİKRAR İÇİN RİSKLİ”
Küresel likidite gelişmelerine ve sermaye akımlarına duyarlılığını sınırlamak amacıyla çekirdek dışı YP yükümlülüklerin vadesinin uzamasının ve bankaların yurt dışından daha uzun vadeli borçlanmasının daha düşük zorunlu karşılık oranları ile desteklendiği belirtilen analizde, bulguların, zorunlu karşılık uygulamasının yurt içi YP kredilerin vadesine yansıdığına ve yurt dışından daha fazla borçlanan bankaların daha fazla YP krediyi daha uzun vade ile verdiğine işaret ettiği bildirildi.
Ayrıca, sonuçların son dönemde kısalma eğiliminde olan YP kredi vadesinde bankaların döviz likiditesi kaynaklı gelişmelerin sürükleyici olduğunu ima ettiği belirtilen analizde, bankaların artan döviz likiditesinin, daha fazla ve daha kısa vadeli YP kredi arzına neden olduğunun görüldüğü vurgulanarak şunlar kaydedildi:
“Özetle, YP kredilerin tutarı ile yurt dışı borçlanma ve döviz likiditesi arasında pozitif bir ilişki varken, YP kredi vadelerinin sektörün güçlenen döviz likiditesiyle kısaldığı görülmektedir. Ayrıca firmaların artan döviz kuru riski de finansal istikrara yönelik potansiyel risk teşkil etmektedir. Bu kapsamda, YP kredilerin yatırım amaçlı ve uzun vadeli kullanımı bahse konu risklerin orta-uzun vadede yönetilmesi için büyük önem arz etmektedir. Mayıs ayında getirilen YP kredi düzenlemesinde iki yıldan uzun vadeli yatırım kredilerinin istisna tutulması da bu amaca hizmet etmektedir.”
Kampanya’nın birinci koşulunda peşin alımlarda yüzde 25 indirim sağladıklarını belirten Erdem, “İkinci koşulda; Yüzde 25 peşinat, vade farksız ara ödemeli satış koşulumuzda 6. 12. ve 24. aylarda ara ödemeler bulunuyor. Üçüncü koşulumuzda ise; Yarısı peşin, kalan yarısı da 1,29 vade farkıyla 24 ay sonra ödeme imkanı sunuyoruz. Dördüncü ve son koşulumuzda da; Yüzde 25 peşinat, 1,29 vade farkıyla 72 aylık sabit artan taksit seçenekleri olacaktır.” dedi.
Emlak Konut Genel Müdürü Cengiz Erdem’in açıklaması şu şekilde:
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olarak, 71 yıllık tarihimiz boyunca ülkemizin planlı kentleşmesine öncülük ediyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde yürüttüğümüz çalışmalarla, milletimizin hak ettiği mutluluğu sunacak yaşam alanları inşa etmeye tüm gücümüzle devam ediyoruz.
Emlak Konut olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan “Türkiye Yüzyılı” vizyonumuzla, gayrimenkul sektörüne öncülük etmeye kararlıyız. Bu hedefe giden yolda insan odaklı yaşam alanları üretme vizyonumuzu Şeyh Edebali’nin dediği gibi “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışıyla daha ileriye taşımanın gayretini gösteriyoruz. Ülkemizin geleceğine olan güvenimiz tamdır ve bu doğrultuda çalışmaya devam ediyoruz.
Türkiye’nin istikrarlı ekonomisinin güçlenmesinde ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girmesinde inşaat sektörü her zaman önemli bir rol oynamıştır ve oynamaya devam edecektir. İnşaat ve gayrimenkul sektörü olarak, bu hedefe ulaşmak için gereken fedakârlıkları yapmaya devam ediyoruz. Hükümetimiz, Bakanlığımız ve ilgili kuruluşlarımız da bu konuda bizlere olan desteklerini sürdürmektedir.

2023 YILINDA REKOR ÖN SATIŞ GELİRİ
Öncelikle son 1 yıl içerisindeki faaliyetlerimizi de sizlerle paylaşmak isterim. 2023 yılını 53 milyar 179 milyon TL rekor ön satış geliri ile başarıyla bitirdik. Yılsonu itibarıyla 4 bin 700 bağımsız bölümü hak sahiplerine teslim ettik. Güçlü, alanında uzman ekibimizle, 8,5 milyon metrekare büyüklüğündeki 137 adet şantiyemizde, inşasına devam ettiğimiz 103 bin adet bağımsız bölüm ve 200 binden fazla doğrudan ve dolaylı çalışanımızla, şirketimizi çok daha güçlü yarınlara taşıyoruz.
Geçmişte olduğu gibi, bugün de vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmeye devam ediyoruz. Bu bağlamda, Emlak Konut ödeme sistemiyle sunduğumuz “Güvenli Yatırım, Güvenli Gelecek” kampanyamızı başlatmanın heyecanını yaşıyoruz.
Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Mehmet Özhaseki’nin destekleriyle düzenlediğimiz kampanyamız; İstanbul başta olmak üzere İzmir, Balıkesir ve Denizli’nin yer aldığı birbirinden değerli 16 projemizi kapsamaktadır.
YÜZDE 1.29 FAİZLE KAMPANYA
Emlak Konut ödeme sistemiyle, bankasız-kefilsiz olarak vatandaşlarımıza ev sahibi olmaları için dört ayrı ödeme koşulunu içeren kampanyamızdan sizlere bahsetmek istiyorum.
Birinci koşulda; peşin alımlarda yüzde 25 indirim sağlıyoruz.
İkinci koşulda; Yüzde 25 peşinat, vade farksız ara ödemeli satış koşulumuzda 6. 12. ve 24. aylarda ara ödemeler bulunuyor.
Üçüncü koşulumuzda ise; Yarısı peşin, kalan yarısı da 1,29 vade farkıyla 24 ay sonra ödeme imkanı sunuyoruz.
Dördüncü ve son koşulumuzda da; Yüzde 25 peşinat, 1,29 vade farkıyla 72 aylık sabit artan taksit seçenekleri olacaktır.
Kampanyamızla ilgilenen, ev sahibi olmak ve geleceğine güvenli yatırım yapmak isteyen tüm vatandaşlarımız web sitemizden, çağrı merkezimizden ayrıntılı bilgi alabilir veya satış ofislerimizi ziyaret edebilirler.
]]>
VADE SINIRLARINA DÜZENLEME
Buna göre Kurul, nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira ve altındaki taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade sınırını 48 ay olarak belirledi.
Nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira üzerinde olup 3 milyon lira üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde vade sınırı 36 ay olurken, nihai fatura değeri 3 milyon liranın üzerinde olup 4 milyon liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde ise vade sınırı 24 ay olarak belirlendi.
Nihai fatura değeri 4 milyon liranım üzerinde olup 5 milyon liranın üzerinde olmayan taşıt alımı amacıyla kullandırılan kredilerde ise vade sınırı 12 ay oldu.
KREDİ TUTARI İÇİN TAŞIT DEĞERİ SINIRLAMASI
Kredi Yönetmeliğinin 12’nci maddesinin ikinci fıkrası ile Finansal Kurumlar Yönetmeliği’nin 11/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen taşıt teminatlı krediler hariç, tüketicilere binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranını nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin lira ve altında olan taşıtlar için yüzde 70’i aşamamasına karar verildi.
Nihai fatura değeri 1 milyon 600 bin liranın üzerinde olup, 3 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için kredi tutarının, yüzde 50’yi aşamaması nihai fatura değeri 3 milyon liranın üzerinde olup 4 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için kredi tutarının yüzde 30’u aşamaması kararlaştırıldı.
Kurul kararına göre ayrıca kredi tutarının nihai fatura değeri 4 milyon liranın üzerinde olup 5 milyon liranın üzerinde olmayan taşıtlar için yüzde 20’yi aşamamasına karar verilirken , nihai fatura değeri 5 milyon liranın üzerinde olan taşıtlar içinse kredi tutarı yüzde sıfır olarak belirlendi.
TOGG T10X’E ÖZEL KREDİ GÜNCELLENECEK
Yeni yapılan düzenlemeyle yerli elektrikli Togg T10X’e özel limitler yükeltildi. Türkiye’nin Otomobili T10X’in 1 milyon 432 bin 600 liralık standart menzilli giriş paketinin yüzde 70’ine artık kredi çekilebilecek Alınacak kredinin vadesi ise 48 ay olabilecek. Geçtiğimiz günlerde Togg T10X için kamu bankaları 350 bin liraya kadar sıfır fazili paketini duyurmuştu. Kamu bankalarının verdiği özel Togg kredisinin yeni limitlerle güncellenmesi bekleniyor.