Vize – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 26 Jul 2024 00:48:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Schengen sorunu tatil rotalarını değiştiriyor https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor-2/ https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor-2/#respond Fri, 26 Jul 2024 00:48:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16490 Schengen vizesiyle giriş yapılan Avrupa Birliği ülkelerine seyahat etmek için başvuru yapanlar son dönemde işlemlerdeki gecikmeler ve vizelerin reddedilmesi sebebiyle farklı ülkelere yöneliyor.

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın 2023 verilerine göre, Türkiye 1 milyon 55 bin 885 başvuruyla en çok vize başvurusu yapan 2. ülke olarak konumlanıyor. Başvurular sonucunda 612 bin 841 kişiye çok girişli uniform Schengen vizesi verilirken, ret oranı ise 2022’ye göre 6 puan yükselerek yüzde 21,7’ye çıktı.

Birleşik Arap Emirlikleri tarafından direkt yetkilendirilmesi bulunan resmi acente DubaiVizeAl Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akdemir, başvuruların reddedilmesiyle popüler hale gelen yerlerin başında Dubai olduğunu ve 1 günle vize alınabildiğini anlattı. 

ONAYLANMAYAN VİZE SORUNU

Sorunsuz tatil yapmak isteyenlerin kolay vize ya da vizesiz ülkelere seyahat seçeneklerini değerlendirdiklerini belirten DubaiVizeAl Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akdemir, “Schengen vize başvurularında son dönemde gözle görülür bir artış var. Ancak vize başvurusu için gerekli olan randevular ileri tarihlere veriliyor, hatta bazen gerçekleştirilmek istenen seyahat tarihinden bile geç gerçekleştirilebiliyor. Başvuruların reddedilmesi ya da randevunun geç verilmesi sonucu başvuru yapanların hem yatırdıkları harçlar yanıyor hem de tatil için ödedikleri bedelin belli bir kısmı ceza olarak kesilebiliyor. Üstelik, ilkinde reddedilen vize başvurularının sonraki başvurularda çıkma ihtimali daha da düşüyor. Vatandaşlarımız, bu kadar stresin üstüne bir de istedikleri tatili gerçekleştirmiyorlar” ifadelerini kullandı.

VİZESİZ YERLER TERCİH EDİLİYOR

“Türk tatilciler daha kolay erişilebilir ve vizesiz destinasyonlara yöneliyor. Bu durum, Dubai gibi turistik cazibe merkezlerine olan talebi artırıyor” diyen Burak Akdemir, “Dubai Vizesi Yetkili Başvuru Merkezi olarak, eşsiz turistik yerleri, Türk damak tadına yakın yemek seçenekleriyle, deniziyle kumuyla, alışverişiyle, gece hayatıyla gidenlerin tekrar gitmek istediği Dubai’ye online başvuruyla 1 günde vize hizmeti veriyoruz. Dubai vizesi, Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturan yedi emirlikte geçerli. Dubai, son derece çekici turistik aktiviteleri ve göz alıcı şehir hayatı ile biliniyor. Dubai’nin sunduğu eşsiz deneyimler, Türk tatilcileri her geçen gün yeni keşifler için bu gözde şehre çekmeye devam ediyor. Türk tatilciler için alternatif bir destinasyon olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu.

TATİLİNİ RİSKE ATMAK İSTEMEYENLERİN ALTERNATİFİ BELLİ

30 ve 60 günlük tek ya da çok girişli Dubai vizelerinin yanı sıra 2 yıllık freelancer serbest çalışma vizesi, ekspres vize de verildiğini dile getiren Akdemir, “Vatandaşlarımız, tatil planlarını riske atmak istemiyor ve Dubai gibi daha erişilebilir destinasyonları tercih ediyor. Türkiye’den Dubai’ye seyahat eden tatilciler için vizenin yanı sıra havalimanı karşılama ve istenilen noktaya transfer, araç kiralama, seyahatini en güzel hâtıralarla ölümsüz kılmak isteyenler için Dubai’nin olmazsa olmazı çöl safari turu, helikopter turu ve kişiye özel rehberlerimizle şehir turu hizmetleri de sunuyoruz” diye konuştu.

Akdemir, yeni popüler seyahat rotaları arasında Mısır, Bali, Umman, Katar gibi alternatif destinasyonların da yer aldığını belirtti.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor-2/feed/ 0
Schengen sorunu tatil rotalarını değiştiriyor https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 23:48:10 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16475 Schengen vizesiyle giriş yapılan Avrupa Birliği ülkelerine seyahat etmek için başvuru yapanlar son dönemde işlemlerdeki gecikmeler ve vizelerin reddedilmesi sebebiyle farklı ülkelere yöneliyor.

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın 2023 verilerine göre, Türkiye 1 milyon 55 bin 885 başvuruyla en çok vize başvurusu yapan 2. ülke olarak konumlanıyor. Başvurular sonucunda 612 bin 841 kişiye çok girişli uniform Schengen vizesi verilirken, ret oranı ise 2022’ye göre 6 puan yükselerek yüzde 21,7’ye çıktı.

Birleşik Arap Emirlikleri tarafından direkt yetkilendirilmesi bulunan resmi acente DubaiVizeAl Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akdemir, başvuruların reddedilmesiyle popüler hale gelen yerlerin başında Dubai olduğunu ve 1 günle vize alınabildiğini anlattı. 

ONAYLANMAYAN VİZE SORUNU

Sorunsuz tatil yapmak isteyenlerin kolay vize ya da vizesiz ülkelere seyahat seçeneklerini değerlendirdiklerini belirten DubaiVizeAl Yönetim Kurulu Üyesi Burak Akdemir, “Schengen vize başvurularında son dönemde gözle görülür bir artış var. Ancak vize başvurusu için gerekli olan randevular ileri tarihlere veriliyor, hatta bazen gerçekleştirilmek istenen seyahat tarihinden bile geç gerçekleştirilebiliyor. Başvuruların reddedilmesi ya da randevunun geç verilmesi sonucu başvuru yapanların hem yatırdıkları harçlar yanıyor hem de tatil için ödedikleri bedelin belli bir kısmı ceza olarak kesilebiliyor. Üstelik, ilkinde reddedilen vize başvurularının sonraki başvurularda çıkma ihtimali daha da düşüyor. Vatandaşlarımız, bu kadar stresin üstüne bir de istedikleri tatili gerçekleştirmiyorlar” ifadelerini kullandı.

VİZESİZ YERLER TERCİH EDİLİYOR

“Türk tatilciler daha kolay erişilebilir ve vizesiz destinasyonlara yöneliyor. Bu durum, Dubai gibi turistik cazibe merkezlerine olan talebi artırıyor” diyen Burak Akdemir, “Dubai Vizesi Yetkili Başvuru Merkezi olarak, eşsiz turistik yerleri, Türk damak tadına yakın yemek seçenekleriyle, deniziyle kumuyla, alışverişiyle, gece hayatıyla gidenlerin tekrar gitmek istediği Dubai’ye online başvuruyla 1 günde vize hizmeti veriyoruz. Dubai vizesi, Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturan yedi emirlikte geçerli. Dubai, son derece çekici turistik aktiviteleri ve göz alıcı şehir hayatı ile biliniyor. Dubai’nin sunduğu eşsiz deneyimler, Türk tatilcileri her geçen gün yeni keşifler için bu gözde şehre çekmeye devam ediyor. Türk tatilciler için alternatif bir destinasyon olarak öne çıkıyor” şeklinde konuştu.
 

TATİLİNİ RİSKE ATMAK İSTEMEYENLERİN ALTERNATİFİ BELLİ

30 ve 60 günlük tek ya da çok girişli Dubai vizelerinin yanı sıra 2 yıllık freelancer serbest çalışma vizesi, ekspres vize de verildiğini dile getiren Akdemir, “Vatandaşlarımız, tatil planlarını riske atmak istemiyor ve Dubai gibi daha erişilebilir destinasyonları tercih ediyor. Türkiye’den Dubai’ye seyahat eden tatilciler için vizenin yanı sıra havalimanı karşılama ve istenilen noktaya transfer, araç kiralama, seyahatini en güzel hâtıralarla ölümsüz kılmak isteyenler için Dubai’nin olmazsa olmazı çöl safari turu, helikopter turu ve kişiye özel rehberlerimizle şehir turu hizmetleri de sunuyoruz” diye konuştu.

Akdemir, yeni popüler seyahat rotaları arasında Mısır, Bali, Umman, Katar gibi alternatif destinasyonların da yer aldığını belirtti.

KAYNAK: İHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/schengen-sorunu-tatil-rotalarini-degistiriyor/feed/ 0
Diyanet Türk hacıları şikayet ediyor iddiasını kim, neden yaydı? HURSAD Başkanı açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/diyanet-turk-hacilari-sikayet-ediyor-iddiasini-kim-neden-yaydi-hursad-baskani-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/diyanet-turk-hacilari-sikayet-ediyor-iddiasini-kim-neden-yaydi-hursad-baskani-acikladi/#respond Sat, 22 Jun 2024 00:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13309 Hac Umre Seyahat Acentaları Derneği (HURSAD) Başkanı Diyaeddin Şahin, kamuoyunda Diyanet İşleri Başkanlığının kaçak Türk hacıları şikayet ettiği iddialarıyla gündem olan konuya açıklık getirdi. Haber7 için bir yazı kaleme alan Şahin; yöntem ve kurallarıyla Türkiye’nin hac organizasyonunu Hac prosedürlerini, elektronik vize konusunu ve yaşanan tartışmaların perde arkasını anlattı.

Hac Umre Seyahat Acentaları Derneği (HURSAD) Başkanı Diyaeddin Şahin’in yazısı şöyle: 

2024 YILINDA HAC: NELER YAŞANDI?

2024 yılı hac organizasyonu, Türkiye kamuoyunda geçmiş yıllardan oldukça farklı bir şekilde yankı buldu. Önceki yıllarda haber kanalları genellikle hacıların yaş ortalamaları ve vefat sayıları gibi istatistiklere odaklanırken, bu yıl özellikle sosyal medyada hac ile ilgili bambaşka konular gündeme geldi. Turist vizesiyle hacca giden vatandaşların karşılaştıkları zorluklar üzerine yoğunlaşan tartışmalar daha çok ilgi gördü.

Seyahat acentalarını temsilen Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulunda yer aldığım için, 2024 yılı hac organizasyonuyla ilgili tüm görüşmeleri gerçekleştiren heyetin bir üyesi olarak, yaşananları ve bu sürecin arka planını kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.

TÜRKİYE’DE HAC ORGANİZASYONU: YÖNTEM VE KURALLAR

Türkiye’de hac organizasyonu düzenlenmesiyle ilgili düzenleyici bir kurul olan Bakanlıklararası Hac ve Umre Kurulu, Diyanet İşleri Başkanı başkanlığında 7 bakan yardımcısı ve Seyahat Acentalarının temsilcisinden oluşan 9 kişilik bir heyettir. Hac kayıtları, kalınacak süre, konaklanacak otellerle ilgili standartlar ve hac için vatandaşların ödeyeceği tutar gibi tüm konular kurulda görüşülüp karara bağlanır.

Suudi Arabistan, Müslüman ülkelere nüfuslarının binde biri oranında hac kotası tahsis ediyor. Bu yıl nüfusumuz göz önüne alındığında 85,430 kişilik hac kotası aldık. Kanun ve bu kanuna dayanarak çıkarılan Cumhurbaşkanı kararı ve yönetmeliklerle hac kotasının yüzde 40’ı seyahat acentalarına, yüzde 60’ı ise Diyanet İşleri Başkanlığına verilmektedir. Hacca gitmek isteyen vatandaşlarımızın sayısı 2,4 milyon seviyesindedir. Yani ülkemize tanınan hac kotasının otuz katı bir talep var. Hal böyle olunca hacca gideceklerin tespitinde kura yöntemi uygulanmaktadır.

ELEKTRONİK VİZE DÖNEMİ: KOLAYLIKLAR VE SINIRLAR

Suudi Arabistan, 2023 yılı Ekim ayından itibaren Türkiye Cumhuriyeti pasaportu taşıyanlara yönelik vize kolaylığı getirdi. Online olarak turistik vize veya kapıda turistik vize alma imkanı sağlandı. 1 yıl geçerliliği olan ve 3 ay ülkede kalış süresi tanıyan çok girişli bir vizeden bahsediyoruz. Bu vizelerle Suudi Arabistan’a seyahatleri teşvik etmek istiyorlar. Hem umre için ülkeye gitmek isteyenlere kolaylık sağlamak, hem de ülkenin tarihi ve turistik yerlerine ilgiyi artırmak için bu tür erişimi kolay vize uygulaması başlattılar. Üstelik 100 dolara yakın, çok ucuz bir maliyetle.

Ancak bu vizelerle hac yapmanın mümkün olmadığını özellikle belirttiler. Hac için uygulanan vize, farklı prosedürlere tabi olan ve özel ayrıcalıklar tanıyan bir vize türüdür.

HAC VİZESİ: PROSEDÜRLER VE AVANTAJLAR

Hac vizesi alınmadan önce, her hacı için ciddi miktarlarda bir ödeme yapılmaktadır. Hem Kurul kararıyla hem de Hac ve Umre Bakanlığınca belirlenen nitelikte otellerin kiralanmış olması, yemek ve transfer anlaşmalarının yapılmış olması ve buna ilişkin ödemelerin yapılmış olması gerekir. Tüm bu sözleşmeler elektronik ortamda ve Hac Bakanlığı’nın onayıyla ve garantisiyle yapılır. Çok önemli bir gider olan Arafat, Müzdelife ve Mina çadır, yemek ve transfer sözleşmeleri de yine elektronik ortamda yapılır ve buna göre ödemeler vize sürecinden önce tamamlanır.

Hac vizesi alındığında, hacının kalacağı otel, yiyeceği yemek, hac günlerinde gideceği tüm kutsal mekanlardaki klimalı çadır gibi tüm ihtiyaçları temin edilmiş olmaktadır. Özellikle hac günlerinde Arafat, Müzdelife ve Mina için yapılan ödemeler oldukça yüksektir. Bu kutsal bölgelere her taşıt giremez. Gerekli izinleri alınmış ve sözleşme süreci tamamlanmış otobüsler girebilmekte, hacıları onlar taşımaktadır.

TURİSTİK VİZELERİN EKSİKLİKLERİ

Turistik vizelerle hacca gidenler için durum oldukça farklı. Otel şartı ve standardı olmadığı için insanlar düşük kalitede otellerde konaklatılıyor. Yemek kalitesi de oldukça düşük. Arafat, Mina ve Müzdelife’de çadırları yok. Transfer için akredite otobüsleri bulunmuyor. Sağlık sigortaları olmadığı için herhangi bir sağlık hizmetinden yararlanamıyorlar. Kayıtları olmadığı için Diyanet hastanesinden bile faydalanamıyorlar. Tüm bu eksikliklere rağmen ödedikleri bedel de maalesef oldukça yüksek. Hac kurasında ismi çıkmayan vatandaşlarımızın başka arayışlara girmesini anlıyorum ancak maalesef güvenli bir başka yol da bulunmuyor.

2024 HAC HAZIRLIKLARI VE ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER

2024 Yılı Haccı ile ilgili iş ve işlemler çok erken bir tarihte başlatıldı. Ekim ayında ülkemizi ziyaret eden Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanı ve heyetiyle yapılan tüm görüşmelerde bulundum. Ardından Ocak ayında Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde gerçekleşen Hac protokol görüşmelerinde ve imza töreninde de oradaydım. Tüm bu toplantılarda, Suudi Arabistan tarafı özellikle bir hususu vurguluyorlardı. Hac vizesi dışında, diğer vizelerle hac yapılmasına müsaade edilmeyeceği idi. Bu hususa riayet etmeyen tüm organizatörlere yaptırım uygulanacağı ta ilk andan itibaren söylendi. Mekke ve Medine’nin 15 Zilkade-15 Zilhicce (22 Mayıs-21 Haziran) tarihleri arasında diğer vize türlerini kullanarak ülkeye girecek olanlara kapatılacaktı.

Bu hususun kendileri için kırmızı çizgi olduğunu defalarca söylediler. Biz de Kasım ayının hemen başında kamuoyunu uyarmak gayesiyle açıklamalarda bulunduk. Kurasız hac ilanlarına karşı dikkatli olunmasını, hac vizesi dışında vizeyle hac yapmanın kural olarak mümkün olmadığını ifade ettik. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı çeşitli tarihlerde bu hususu kamuoyuyla paylaştı. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı tabiri caizse bangır bangır bağırarak hac vizesi dışında bir vizeyle hac yapılmasına izin verilmeyeceğini ilan etti.

HAC DÖNEMİNDE ALINAN TEDBİRLER

Suudi makamları, gayri nizami (kaçak) hacıların önüne geçmek için yoğun bir çaba gösterdiler. Hatta nizami hacıların hayatını zorlaştıracak tedbirler de aldılar. Sürekli hac izin belgesi (NUSUK kartı) sordular, otobüslere binişlerde bu kartların sistemde kontrol edilmesi gibi hacıların oldukça fazla vaktini alan uygulamalar yaptılar. Yukarıda belirttiğim tarihler arasında Mekke’de adeta olağanüstü hal ilan edildi. Hac vizesi dışında gelenlerin otelleri basılıp, hacılar Mekke dışına çıkarıldılar. Bir kısmının parmak izi alınarak yurda girişleri yasaklandı. Arafat’a çıkma günü yaklaştıkça bu baskı giderek arttı. Artık kaçak hacıların Arafat’a gitmesinin neredeyse imkansız görünmeye başladığı günlerde, durup dururken sosyal medyada ve bazı siyasilerin söylemlerinde “Diyanet, Türk vatandaşlarını Suudililere şikayet ediyor” yaygarası kopartılmaya başlandı.

BU TARTIŞMALAR NEDEN BAŞLADI?

Kaçak yollarla Mekke’ye hacı getirenler, hem hacıların tepkilerini dindirmek hem de kendilerine ait sorumluluktan kurtulmak maksadıyla bu sözleri yaydılar. Özellikle sosyal medyada, Diyanet İşleri Başkanımıza karşı ideolojik tutum sergileyen kullanıcılar bunu köpürtmeye başladılar. Bazı siyasetçiler de süreci bilmeden, bu tartışmalara dahil oldular. Oysa ne Diyanet kimseyi şikayet etmişti, ne de hac organizasyonuna ev sahipliği yapan Suudi Arabistan’ın Türklere karşı özel bir tutumu vardı. Tüm kaçak hacılara karşı harekete geçilmişti. Hac Dairesi Başkanının 2023 yılı haccında yaşananlardan bahseden videosu sanki yeniymiş gibi manipüle edilerek servis edildi. Elbette Diyanet’in benim savunmama ihtiyacı yok. Zaten kendileri defaatle bu konuyu açıkladılar. Tüm süreçlere şahitlik yapmış biri olarak vicdanımı susturmamı kimse beklemesin.

KAÇAK YOLLARLA İNSANLARI HACCA GÖTÜRENLER KİMLER?

Eser miktarda kendi imkanlarıyla ve kişisel planlamalarıyla bu yolla hacca giden vatandaşlarımız elbette var. Ancak büyük bir çoğunluk birileri tarafından organize edildi. Kimdi bunlar? Çok ama çok büyük çoğunluğu seyahat acentası dahi olamayan kişiler vasıtasıyla hacca götürüldüler. Yani kaçak acentacılık faaliyetiyle götürüldüler. Bir kısmı da hac organizasyonu dahi düzenleme yetkisine haiz olmayan acentalarca götürüldü. Yani yetkisiz acentacılık faaliyeti. Ne kadarı yetkili acentalarca götürüldü bilmiyoruz. Aslında kaç vatandaşımız bu yolla hacca gitti bilmiyoruz. Zira elimizde bir kayıt yok. Türkiye’deki herhangi bir kuruma kayıt ettirmedikleri ya da bildirilmedikleri için maalesef bunu bilme şansımız yok. Kimin hangi organizasyonla geldiğini de bilmiyoruz. Bunu maalesef hiçbir kurum bilmiyor. El yordamıyla ulaşıyoruz tüm bu bilgilere. Özellikle Arafat dönüşü yaşanan sıkıntıların çözümü için yaptığımız yoğun çalışmalar sonucu bazı bilgilere ulaştık ancak bunların birçoğu hala teyide muhtaç.

HAC GÜNLERİNDE YAŞANANLAR

Hac, belirli zamanlarda ve belirli günlerde yapılan bir ibadet. Rütüeller ve sembollerden oluşur. 8-13 Zilhicce (14-19 Haziran) tarihleri arasında, Arafat meydanı, Müzdelife vadisi, Mina, Cemarat ve Kabe’de yapılan bir dizi ibadetler zinciridir. Hac vizesiyle hacca gidenler (nizami hacılar) otellerinden kendileri için tahsis edilmiş otobüslerle Arafat’a çıkarlar. Burada klimalı çadırlarda konaklar, 4 öğün yemek ve kumanya hizmeti alırlar. Yaklaşık 24 saat süren Arafat kısmı tamamlandıktan sonra Müzdelife’ye yine otobüslerle geçilir. Müzdelife sonrası ise yürüyerek yani fiziki eforla eda edilir. Yürüyemeyecek durumda olanlar ise, hac bakanlığınca ücreti mukabili tahsis edilen otobüslerle götürülürler. Hem Arafat hem de diğer kutsal mekanlarda hastanelerden yararlanma hakları vardır. Suudi makamlar bu hizmetleri verir ve koordine eder. Yani hac vizeliler; sıcak ve izdiham başta olmak üzere tüm diğer olumsuzluklardan asgari seviyede etkilenirler. Bunu gayri nizami yollarla hacca gidenlerin durumu daha net anlaşılsın diye uzunca izah ettim.

KAÇAK HACILAR VE KARŞILAŞILAN ZORLUKLAR

Kaçak hacılar ise çok daha farklı şeyler yaşadılar. Bir kısmı yürüyerek, bir kısmı da gayri resmi ve çoğunluğu dinen hoş görülmeyecek yollarla Arafat’a çıkarıldılar. Bir grup Mısırlı kaçak hacının Arafat’a yürüyerek çıkmaya çalışması, polisin sert tepkisiyle bastırıldı. Ancak sosyal medyada vicdan kanatan görüntülerin yayılması ile polis müdahaleden vazgeçti ve Arafat’a gidiş yolundaki tedbirleri uygulamaktan vazgeçtiler. Sonuç olarak, Arafat’ta çadırları yoktu. Yemek ve içecekleri de yoktu. Dışarda güneşin altında, veya resmi hacıların kaldığı çadırların gölgesinde günü geçirdiler. Bazı hacılar da nizami hacıların çadırlarını işgal ettiler. Gün boyu güneşin altında bitap düşen hacılar, güneşin batışından itibaren yürütülerek Müzdelife vadisine götürüldüler. Pek azı otobüs imkanı bulabildi. Ayrıca yürüyemeyecek durumda olanlar için dahi otobüs bulmaları güçtü. Bu şekilde meşakkatli bir yolculuğun ardından haccı eda ettiler. Zor şartlarda yorgun bitap ve hasta olarak otellerine gelebildiler.

Ancak herkes bu kadar şanslı olmadı. Bayramın ikinci gününden itibaren, telefonlarımız ve sosyal medya hesaplarımız, yakınlarına ulaşamayan hacı yakınlarının mesajlarıyla doldu. Nizami hacılardan tek bir tanesi için böyle bir durum oluşmadı. Hiçbir kaydı olmayan, hangi tarihte hangi otele girdikleri bilinmeyen vatandaşlarımıza ulaşmak, milyonlarca insanın olduğu Mekke’de çok zordu. Kaybolan, hastalanan hatta vefat eden vatandaşlarımız oldu. Diyanet, HURSAD ve konsolosluk yetkililerinden oluşan bir kriz masası kurarak vatandaşlarımızın akıbetini araştırdık. Bir kısmını Mekke sokaklarında, bir kısmını hastanelerde bir kısmını da morglarda bulduk. Hala ulaşamadığımız 7-8 vatandaşımız var.

HACCA SADECE HAZ VİZESİ İLE GİDİN

Bu yaşananlar, önümüzdeki yıllar için vatandaşlarımıza örnek olmalıdır. Hac konusunda bizim, Diyanet’in ve HURSAD’ın uyarı ve tavsiyelerinin dikkate alınması gerekir. Hac vizesi dışındaki yollarla hac ibadetini yerine getirmeye çalışmak, maddi ve manevi büyük zorluklara yol açabilir. İnsanlar bazı şeyleri yaşamadan tam olarak idrak edemiyor. Hac ibadeti, manevi bir yolculuk olmasının yanında, fiziksel ve lojistik açıdan da titizlikle planlanması gereken bir süreçtir. Hac vizesiyle yapılan düzenlemeler, hacıların güvenli, rahat ve huzurlu bir ibadet geçirmelerini sağlamayı hedeflemektedir. Bu yüzden, hac organizasyonları sırasında ortaya çıkan tüm kurallara ve prosedürlere uyulması büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın, Diyanet’in ve HURSAD’ın uyarı ve tavsiyelerini dikkate alarak, güvenli ve düzenli bir hac yolculuğu yapmalarını temenni ediyorum. Bunca yaşanan sıkıntıların ders olmasını diliyorum ve gelecek yıllarda bu tür sorunlarla karşılaşmamayı umuyorum. Hac, hayat boyu hatırlanacak bir ibadet olmalı, zorluklar ve sıkıntılarla değil, huzur ve maneviyatla anılmalıdır.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/diyanet-turk-hacilari-sikayet-ediyor-iddiasini-kim-neden-yaydi-hursad-baskani-acikladi/feed/ 0
Bayramda, Turizm ekonomisine 100 milyar TL’lik katkı bekleniyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/bayramda-turizm-ekonomisine-100-milyar-tllik-katki-bekleniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bayramda-turizm-ekonomisine-100-milyar-tllik-katki-bekleniyor/#respond Thu, 13 Jun 2024 05:36:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12659 Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde, 3 milyona yakını turistik olmak üzere eş, dost, akraba ziyaretleriyle 10 milyonun üzerinde kişinin seyahate çıkacağını, 100 milyar TL’yi aşacak ekonomik hacim oluşacağını tahmin etti.

TÜRKİYE Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde, 3 milyona yakını turistik olmak üzere eş, dost, akraba ziyaretleriyle 10 milyonun üzerinde kişinin seyahate çıkacağını, 100 milyar TL’yi aşacak ekonomik hacim oluşacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Kurban Bayramı tatili, bu yıl 14 Haziran’da okulların da kapanacağı karne günü ve Türk A Milli Takımı’nın da katıldığı Almanya’daki Euro 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası ile başlıyor. Turizm sektörü için ‘yüksek sezon’ olarak nitelendirilen dönemin başlangıcına denk gelen bayram tatilinde ülke çapında yoğun turizm hareketliliği bekleniyor. Ancak Almanya’daki şampiyonaya, vize problemi nedeniyle Türkiye’den katılımın düşük olması öngörülüyor.

TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Kurban Bayramı tatilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 9 gün olarak ilan edilmesiyle, seyahat acentelerine tatil taleplerinde artış yaşandığını söyleyerek, “Bu yıl Kurban Bayramı tatili okulların kapanmasının hemen akabinde gerçekleşecek. Ramazan Bayramı tatilini hareketli geçiren sektörümüz, iç pazar açısından yaz sezonunun ikinci önemli hareketliliğini Kurban Bayramı ile yaşayacak” dedi.

Tatilin yaklaşmasıyla yurt içi tatil satışlarının yükselişe geçtiğini belirten Bağlıkaya, “Bayram tatili rezervasyonlarında geçen yıla göre artış söz konusu. Bayramın okulların kapanmasına denk gelmesi, özellikle deniz tatili planlayan aileler için önemli bir fırsat sunuyor. Kurban Bayramı tatili için seyahat acentelerimiz her bütçeye uygun tatil seçenekleri hazırladı. Antalya ve Ege’deki tatil bölgelerimizde otel dolulukları şimdiden yüzde 80’leri aştı” diye konuştu.

KÜLTÜR TURLARINA TALEP YÜZDE 40 ARTTI

Yurt içinde Bodrum, Kemer, Marmaris, Side, Belek, Alanya, Çeşme’nin ilgi çeken destinasyonlar arasında yer aldığını anlatan Bağlıkaya, “Kültür turu rezervasyonlarında da geçen yılki bayram rezervasyonlarına göre yüzde 40’ları aşan artış söz konusu. Mardin ve GAP bölgesi, kültür turlarında öne çıkan destinasyonlarımız arasında. İstanbul’dan çok uzaklaşmak istemeyenler için Sapanca tercih edilen destinasyon olarak öne çıkıyor” dedi.

YURT DIŞINDA VİZESİZ ÜLKELER ÖN PLANDA

Bayram tatilinde yurt dışı turlara da ilginin yoğun olduğunu belirten Bağlıkaya, “Yurt dışı seyahatlerinde vize sıkıntısı olmayan veya vizesiz destinasyonların tercih edildiğini görüyoruz. Geçen senenin bu dönemine göre yurt dışı rezervasyonlarında yüzde 50’lere ulaşan artış söz konusu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, en çok ilgi gösterilen destinasyon olarak öne çıkarken, vizesiz veya kolay vize alınabilen Balkan ülkeleri, deniz tatili planlayanlar için başta Şarm El-Şeyh olmak üzere Mısır’daki tatil bölgeleri ilgi görüyor.

Orta Doğu’da Dubai rağbet gören destinasyonlar arasında. Vizesi olan vatandaşlarımız ise daha çok İspanya, İtalya, Benelüks bölgesi ve Orta Avrupa turlarına ilgi gösteriyor” dedi.

Bağlıkaya, tatil fiyatlarında bu yıl yurt içinde enflasyona bağlı artışlar olduğuna da dikkati çekerek, “Yurt dışı tatil seyahatlerinde dolar veya euro bazında geçen yıla göre artış olmadığı dikkat çekiyor. Kurban Bayramı döneminde 3 milyona yakın kişinin turizm hareketlerine katılımını bekliyoruz.

Eş, dost, akraba, memleket ziyaretleriyle birlikte 10 milyonun üzerinde vatandaşımızın seyahate çıkacağı bayram tatili döneminde, 100 milyar TL’yi aşacak ekonomik hacim oluşacağını tahmin ediyoruz. Vatandaşlarımıza her zaman güvenli tatil için TÜRSAB üyesi seyahat acentelerini seçmelerini öneriyoruz.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bayramda-turizm-ekonomisine-100-milyar-tllik-katki-bekleniyor/feed/ 0
İtalya ‘dijital göçebeler için çalışma vizesi’ uygulayacak! Kimler başvurabilir? https://www.foxtvhaber.com.tr/italya-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulayacak-kimler-basvurabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/italya-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulayacak-kimler-basvurabilir/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8704 İtalya’da geçen yıl 28 Mart’ta parlamentoda onaylanan, uzaktan çalışanlar için yeni vize uygulaması yürürlüğe girdi.

Dünyada tatil için tercih edilen ülkeler arasında ilk sıralarda yer alan İtalya, bu vize sayesinde artık ofiste çalışmak zorunda olmayan milyonlarca “dijital göçebeyi” ağırlayacak.

4 Nisan’da yürürlüğe giren uygulamanın İtalyan ekonomisine de önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

COVID-19 SONRASI NELER DEĞİŞTİ?

Covid-19’un ardından çalışma hayatında yaşanan değişiklikler ülkelerin de çalışma vizelerinde değişikliklere gitmelerine yol açtı.

Pandemi ile birlikte evde çalışanların sayısının katlanarak artması ve bu düzenin pandemi sonrası süreçte de birçok şirket tarafından devam ettirilmesi kendi ülkeleri dışında çalışan ve sık sık yer değiştiren “dijital göçebelerin” farklı vize çeşitlerine ihtiyaç duymalarına neden oldu.

Her ne kadar dijital göçebe vizeleri uzaktan çalışanlara fayda sağlamak üzere tasarlanmış olsa da O’Farrell, İtalyan vizesinin göçmenlik kanununun 27. maddesi kapsamında bulunduğunu ancak söz konusu vizeden, sadece ‘yüksek vasıflı çalışanların’ faydalanabileceğini vurguluyor.

Bu madde nedeniyle tüm uzaktan çalışanların vizeyi alamayabileceğini belirten O’Farrell, “Kimlerin ‘yüksek vasıflı çalışan’ olarak nitelendirileceği henüz net değil. Fakat vizeyi konsolosluklar verecek ve başvuranların en az master seviyesinde eğitim almış olması şartını arayacakları kesin” diyor.

DİJİTAL GÖÇEBE VİZESİ SAHİPLERINE İTALYA’DA VERGI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

İtalya’da uygulamaya girecek ‘dijital vize’yi diğerlerinden ayıran en önemli fark ülkede yaşayarak uzaktan çalışacak yabancılara vergi yükümlülüğü getirmesi.

Bu sebeple vize başvurusu yapmadan önce uzmanlar, bir İtalyan vergi uzmanıyla görüşülmesini, hangi belgelerin gerekli olduğunun ve evrak işlemlerinin nasıl yapılacağının öğrenilmesini öneriyor.

Bu da vizeye başvuracak kişi sayısının azalması anlamına gelecek. Fakat İtalya’nın ‘decreto flussi’ (yabancı işçi kotası) kapsamındaki diğer vize türlerinde olduğu gibi, yıllık olarak verilen izin sayısında bir sınırlama olması beklenmiyor.

VİZE İÇİN ARANAN DIĞER ŞARTLAR NELER?

Dijital göçebe vizesine sahip olabilmek için başvuranların işlerini uzun bir süredir yaptığını kanıtlayabilmeleri gerekecek.

Vizenin ilk etapta bir yıllığına verilmesi beklenirken iznin yakın aile üyelerini de kapsayacağı bekleniyor.

Mart 2024 itibarıyla İtalya’da sağlık giderlerine katılımdan muafiyet için gereken asgari ücretin en az üç katı yıllık gelire sahip olan işçiler, bu vize için başvurabilecek. Bu rakam yıllık 28 bin euronun biraz altına denk geliyor.

Ayrıca vize başvurusu için sağlık sigortası yaptırmak, kalınacak “yeterli” bir yer gösterebilmek ve temiz bir sabıka kaydına sahip olmak gerekiyor.

Dünya genelinde çoğunluğu küçük ve ada ülkelerinden oluşan 46 ülke uzaktan çalışma vizesi veriyor.

İtalya’da geçen hafta başlayan “dijital göçebe” vizesi dışında yine bu ülkede çalışmak isteyenler için daha farklı vize türleri de bulunuyor.

SERBEST ÇALIŞMA VİZESİ

Bu şu anda AB vatandaşı olmayıp uzun süreli İtalya’da kalmak isteyen serbest çalışanların en fazla başvurduğu vize. Fakat vizeyi almak başvurmak kadar kolay değil. Çünkü daha önceki yıllarda olduğu gibi 2022 yılı için sadece 500 serbest çalışma vizesi kotası bulunuyor.

Ayrıca prosedür olarak da zorlu bir süreç istiyor. İtalya dışında böyle bir sistem olmasa bile serbest çalışma gerçekleştirdiğiniz alandaki birlik ya da odaya kayıtlı olmak gibi.

Kabul alınması halinde serbest çalışma vizesi ilk olarak iki yıllığına veriliyor.

ŞİRKET İÇİ TRANSFER VİZESİ

Bir şirket çatısı altında çalışanların başvurabileceği alternatif de Şirketiçi Transfer Vizesi.

Buna başvurabilmek için büyük bir şirkette çalışmaya gerek yok. AB dışındaki bir ülkede faaliyet gösteren küçük bir şirket bile İtalya’da şube açarak buraya eleman gönderebiliyor.

Vize beş yıllığına veriliyor ve herhangi bir kotayla sınırlandırılmış değil.

Ama şirketin varlığını finansal olarak ispat etmeniz lazım ve bunun için açılan şubeye en az 20 bin euro sermaye koymak ve vergi ödemek gerekiyor.

AB MAVİ KART

Avrupa Birliği tarafından yürürlüğe sokulan bu vize İtalyan şirketlerde çalışanlar için geçerli. Yine herhangi bir kota bulunmuyor ama belli prosedürler burada da geçerli.

Mavi Kart, AB vatandaşı olmayan kalifiye çalışanlara verilebiliyor ve bunun için çalışanın yıllık gelirinin en az 24 bin 789 euro olması ve en az 3 yıllık üniversite bitirmiş olması gerekiyor.

Bunun haricinde elamanı alacak olan İtalyan şirketin de yabancı işçi çalıştırabileceğini ispatlamak için en az 50 bin eurosunun olması gerekiyor.

KAYNAK: MİLLİYET | EURONEWS
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/italya-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulayacak-kimler-basvurabilir/feed/ 0
İtalya’daN ‘dijital göçebeler için çalışma vizesi’ uygulanacak! Kimler başvurabilir? https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadan-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulanacak-kimler-basvurabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadan-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulanacak-kimler-basvurabilir/#respond Fri, 12 Apr 2024 22:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8701 İtalya’da geçen yıl 28 Mart’ta parlamentoda onaylanan, uzaktan çalışanlar için yeni vize uygulaması yürürlüğe girdi.

Dünyada tatil için tercih edilen ülkeler arasında ilk sıralarda yer alan İtalya, bu vize sayesinde artık ofiste çalışmak zorunda olmayan milyonlarca “dijital göçebeyi” ağırlayacak.

4 Nisan’da yürürlüğe giren uygulamanın İtalyan ekonomisine de önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

COVID-19 SONRASI NELER DEĞİŞTİ?

Covid-19’un ardından çalışma hayatında yaşanan değişiklikler ülkelerin de çalışma vizelerinde değişikliklere gitmelerine yol açtı.

Pandemi ile birlikte evde çalışanların sayısının katlanarak artması ve bu düzenin pandemi sonrası süreçte de birçok şirket tarafından devam ettirilmesi kendi ülkeleri dışında çalışan ve sık sık yer değiştiren “dijital göçebelerin” farklı vize çeşitlerine ihtiyaç duymalarına neden oldu.

Her ne kadar dijital göçebe vizeleri uzaktan çalışanlara fayda sağlamak üzere tasarlanmış olsa da O’Farrell, İtalyan vizesinin göçmenlik kanununun 27. maddesi kapsamında bulunduğunu ancak söz konusu vizeden, sadece ‘yüksek vasıflı çalışanların’ faydalanabileceğini vurguluyor.

Bu madde nedeniyle tüm uzaktan çalışanların vizeyi alamayabileceğini belirten O’Farrell, “Kimlerin ‘yüksek vasıflı çalışan’ olarak nitelendirileceği henüz net değil. Fakat vizeyi konsolosluklar verecek ve başvuranların en az master seviyesinde eğitim almış olması şartını arayacakları kesin” diyor.

DİJİTAL GÖÇEBE VİZESİ SAHİPLERINE İTALYA’DA VERGI YÜKÜMLÜLÜĞÜ

İtalya’da uygulamaya girecek ‘dijital vize’yi diğerlerinden ayıran en önemli fark ülkede yaşayarak uzaktan çalışacak yabancılara vergi yükümlülüğü getirmesi.

Bu sebeple vize başvurusu yapmadan önce uzmanlar, bir İtalyan vergi uzmanıyla görüşülmesini, hangi belgelerin gerekli olduğunun ve evrak işlemlerinin nasıl yapılacağının öğrenilmesini öneriyor.

Bu da vizeye başvuracak kişi sayısının azalması anlamına gelecek. Fakat İtalya’nın ‘decreto flussi’ (yabancı işçi kotası) kapsamındaki diğer vize türlerinde olduğu gibi, yıllık olarak verilen izin sayısında bir sınırlama olması beklenmiyor.

VİZE İÇİN ARANAN DIĞER ŞARTLAR NELER?

Dijital göçebe vizesine sahip olabilmek için başvuranların işlerini uzun bir süredir yaptığını kanıtlayabilmeleri gerekecek.

Vizenin ilk etapta bir yıllığına verilmesi beklenirken iznin yakın aile üyelerini de kapsayacağı bekleniyor.

Mart 2024 itibarıyla İtalya’da sağlık giderlerine katılımdan muafiyet için gereken asgari ücretin en az üç katı yıllık gelire sahip olan işçiler, bu vize için başvurabilecek. Bu rakam yıllık 28 bin euronun biraz altına denk geliyor.

Ayrıca vize başvurusu için sağlık sigortası yaptırmak, kalınacak “yeterli” bir yer gösterebilmek ve temiz bir sabıka kaydına sahip olmak gerekiyor.

Dünya genelinde çoğunluğu küçük ve ada ülkelerinden oluşan 46 ülke uzaktan çalışma vizesi veriyor.

İtalya’da geçen hafta başlayan “dijital göçebe” vizesi dışında yine bu ülkede çalışmak isteyenler için daha farklı vize türleri de bulunuyor.

SERBEST ÇALIŞMA VİZESİ

Bu şu anda AB vatandaşı olmayıp uzun süreli İtalya’da kalmak isteyen serbest çalışanların en fazla başvurduğu vize. Fakat vizeyi almak başvurmak kadar kolay değil. Çünkü daha önceki yıllarda olduğu gibi 2022 yılı için sadece 500 serbest çalışma vizesi kotası bulunuyor.

Ayrıca prosedür olarak da zorlu bir süreç istiyor. İtalya dışında böyle bir sistem olmasa bile serbest çalışma gerçekleştirdiğiniz alandaki birlik ya da odaya kayıtlı olmak gibi.

Kabul alınması halinde serbest çalışma vizesi ilk olarak iki yıllığına veriliyor.

ŞİRKET İÇİ TRANSFER VİZESİ

Bir şirket çatısı altında çalışanların başvurabileceği alternatif de Şirketiçi Transfer Vizesi.

Buna başvurabilmek için büyük bir şirkette çalışmaya gerek yok. AB dışındaki bir ülkede faaliyet gösteren küçük bir şirket bile İtalya’da şube açarak buraya eleman gönderebiliyor.

Vize beş yıllığına veriliyor ve herhangi bir kotayla sınırlandırılmış değil.

Ama şirketin varlığını finansal olarak ispat etmeniz lazım ve bunun için açılan şubeye en az 20 bin euro sermaye koymak ve vergi ödemek gerekiyor.

AB MAVİ KART

Avrupa Birliği tarafından yürürlüğe sokulan bu vize İtalyan şirketlerde çalışanlar için geçerli. Yine herhangi bir kota bulunmuyor ama belli prosedürler burada da geçerli.

Mavi Kart, AB vatandaşı olmayan kalifiye çalışanlara verilebiliyor ve bunun için çalışanın yıllık gelirinin en az 24 bin 789 euro olması ve en az 3 yıllık üniversite bitirmiş olması gerekiyor.

Bunun haricinde elamanı alacak olan İtalyan şirketin de yabancı işçi çalıştırabileceğini ispatlamak için en az 50 bin eurosunun olması gerekiyor.

KAYNAK: MİLLİYET | EURONEWS
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/italyadan-dijital-gocebeler-icin-calisma-vizesi-uygulanacak-kimler-basvurabilir/feed/ 0
İş dünyası vize sorununa çözüm arıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/is-dunyasi-vize-sorununa-cozum-ariyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/is-dunyasi-vize-sorununa-cozum-ariyor/#respond Wed, 24 Jan 2024 22:12:11 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2738 Global iş dünyasında değişen rekabet kurallarıyla birlikte iş insanlarının vize serbestisi konusu hiç olmadığı kadar önem kazanmaya başladı. Her geçen gün artan vize sorunlarıyla birlikte küresel iş dünyası seyahat kısıtlamalarının önüne geçmek için alternatif yollar aramaya devam ediyor. Bu alternatiflerin başında ise yatırım yoluyla vatandaşlık ve oturum programları var. Dünya genelinde 2022 yılında 20 milyar Euro’ya yaklaşan yatırım göçü hızla artarken, yatırım yoluyla vatandaşlık ve oturum izninin önümüzdeki dönemde küresel iş dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.

Dünyada 45’i aşkın ofisiyle, yatırım yoluyla vatandaşlık ve oturum programları danışmanlığı hizmeti sunan Henley & Partners, bu önemli gündeme ilişkin olarak gerçekleştirdiği “Varlıkların Korunması Semineri”yle İzmir iş dünyasını bir araya getirdi. İş insanları için vize serbestisinin ve yatırım göçünün öneminin konuşulduğu seminerde, çözüm önerileri de tartışıldı.

Etkinliğe Henley & Partners’ın İspanya, Portekiz ve Kanada’dan iş ortakları da katıldı. Bu üç ülke geniş oturum ve vatandaşlık imkanları ve güçlü pasaportlarıyla öne çıkıyor. Gayrimenkul alarak Avrupa’da oturum elde etmek için İspanya oldukça cazip ülkelerden biri kabul ediliyor. Madrid gayrimenkul raporlarında ön plana çıkıyor ve 500 bin EUR yatırım ile oturum elde edilebiliyor. Öte yandan Avrupa’da vatandaşlığa kısa dönem oturum ile gitme ihtimali olan Portekiz’de yakın zamanda mecliste onaylanan bir yasaya göre yatırımcılar 6-7 yıl beklemek yerine 5 yıl içerisinde vatandaşlığa geçiş sağlayabilecekler. Kanada Start-up Vizesi Programı ise girişimcilere ve şirketlerdeki aktif yatırımcılara ve Kanada’da varlık kurmak isteyen genişleyen işletmelere kalıcı ikamet sağlamayı amaçlıyor. Programın öne çıkan gerekliliklerinden biri IELTS5/CLP sınavlarında İngilizce ya da Fransızca dil bilgisi öne çıkıyor.

“Rekabetin tanımı da sınırları da değişiyor”

18 Ocak’ta Swissôtel Büyük Efes Otel’inde düzenlenen seminerin açılış konuşmasını Henley & Partners Türkiye Direktörü Burak Demirel yaptı. İş dünyasında değişen rekabet ortamına değinen Demirel, “Bildiğimiz klasik rekabet kavramı dönüşüm içinde; eskisi gibi sınırların içine sıkışıp kalmıyor. Bugünün rekabet birlikte gelişimi hedefliyor. Şirketler, rakiplerle birlikte yürüyüp, pastayı; yani ekosistemi büyütmek için birlikte hareket ediyor. Dünya devleri, belirli hedefler doğrultusunda dirsek dirseğe çalışıyor. Dünya yeni bir evrim sürecinde. Bilgiye erişim dijitalleşme öncesine göre çok daha adil. Her iki yılda bir, dünya tarihi boyunca üretilen bilginin iki katı kadar bilgi üretiyoruz. Teknolojideki gelişim hızı sürekli katlanarak artıyor. Bu süreç, bir yandan sahada kıran kırana rekabeti doğuruyor, diğer yandan da küresel iş birliklerinin sayısını artırıyor” dedi.

“Seyahat kısıtlamaları iş dünyasının önünde en büyük engel”

Böyle bir yeni dünyada küresel vatandaşlık kavramının öne çıktığını hatırlatan Demirel şöyle devam etti: “Biz bu rekabette kaldıracın bir başka noktasındayız. Bizim kaldıracımızın ana noktasını pasaportların yer aldığı güç alanı oluşturuyor. İş dünyası liderleri açısından hem vize serbestiyetini hem de yatırım göçünü; ülkelerin ekonomik ilerlemeleri için önemli bir kaldıraç olarak görüyoruz. Ekonomik aktivite küresel anlamda her geçen zorlaşıyor. Ağırlık noktaları da farklılaşıyor. Uzun süredir yaşadığımız vize krizleri, hareket alanımızı daha da kısıtlıyor. Yeni pazarlar ve ekonomik açılımlar hedefinde olan Türk iş insanları ise deyim yerindeyse okyanusu geçerken derede boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bu anlamda vizesiz seyahat imkanlarına erişebilmek için en önemli alternatif vatandaşlık ve oturum programları olarak öne çıkıyor. Ülkeler arası iş birliğini güçlendiriyoruz, pekiştiriyoruz. Dünyanın açık ara en büyük entegre oturum ve vatandaşlık danışmanlığı firması olarak hem insanları hem ülkeleri birbirlerine yakınlaştırıyoruz. İş dünyasının, vize sıkıntısı nedeniyle nasıl bir kayba uğradığını biliyoruz. Biz ise bu sürecin ‘ortak hareket’ kültürünün hayatımıza soktuğu rekaberlik kavramıyla kolayca üstesinden gelineceğini biliyoruz.”

“Bireyler için bir çeşit sigorta poliçesi”

Şirketin global vizyonunu anlatan Henley & Partners Özel Müşteriler Grup Başkanı Dominic Volek ise, yatırım yoluyla oturum ve vatandaşlığın gerek hükümetlerin gerekse bireyler açısından pek çok avantaj sağladığını söyledi. 30 yıldır hizmet veren bir şirket olarak, 12 milyar dolarlık bir servet hareketine aracılık yaptıklarını dile getiren Volek şunları söyledi: “Oturum ve yatırım yoluyla vatandaşlık çözümleri sunuyor, binlerce birey ve aileye, onların danışmanlarına ve devletlerin değer üretmesine yardımcı oluyoruz. Bireyler çeşitlendirme, eğitim, emeklilik planları gibi pek çok farklı amaçla oturum ve vatandaşlık programlarına ihtiyaç duyuyorlar. Müşterilerimiz bunu bir B planı ve sigorta poliçesi gibi düşünüyorlar. Üstelik yatırım yoluyla vatandaşlık ve oturumda fiziksel olarak taşınma veya dil bilme zorunluluğu yok. Hükümetlere ise program geliştirme, benchmarking gibi konularda danışmanlık yapıyoruz. Ayrıca değişen ihtiyaçlar çerçevesinde ise hizmetlerimizi çeşitlendiriyoruz. Örneğin geçen sene eğitim konusunda danışmanlık vermeye başladık. Çocuklarının eğitimlerini yurtdışında devam ettirmek isteyen ailelere bu doğrultuda uygun oturum ve vatandaşlık programları sunuyoruz”

Henley & Partners’ın güçlü araştırma ekibiyle düzenli raporlar yayınlandığı da anlatan Volek, “Kripto varlığı, pasaport endeksi, servet göçü raporu gibi pek çok çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu raporlar pek çok hareketi ve eğilimi de gözler önüne seriyor. Milyonerlerin fiziksel hareketlerini izlediğimiz servet göçü raporu, bu hareketlerin her sene daha da artığını gösteriyor. Pandemi de bir miktar düşüş yaşandı, ancak 2020 sonrası hareket hızlanarak devam etti” diye ekledi.

İş dünyasının gözünden vize serbestisi

Seminer kapsamında düzenlenen “İhracatçılar ve iş insanları için vizesiz seyahatin önemi” başlıklı panelde ise Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) Başkanı Sibel Zorlu, Kemalpaşa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (KESİAD) Başkanı Mutlu Can Günel ve Cisalpina Tours Genel Müdürü Fatih Gider iş dünyası açısından vize serbesti konusunu değerlendirdi. Bu konunun artan önemine işaret eden Sibel Zorlu, “Yaşanan sıkıntılar nedeniyle bir acente gibi çalışmaya başladık. Mülakatlarda artık yeşil pasaportlular bir tercih sebebi oluyor. Vize sorunları nedeniyle çok fuar kaçırdık. Vize sorunu iş dünyasının rekabet gücünü zayıflatıyor” dedi.

Bu sorunların çözümünün en önemli başlıkları haline geldiğini belirten Mutlu Can Günel şunları söyledi: “Yaşanan vize sorununa çözüm bulmak üzere kafa yormamız lazım. Sınırların kalktığı bir dünyaya evriliyoruz. Sınırlar her manada gittikçe belirsizleşiyor. Bireysel öncelikler ön plana çıkıyor. Dolayısıyla bu sorunların çözümüne odaklanmalıyız. Konuştuğumuz her kanalda bunu ifade ediyoruz.”

Vize başvurularında değişen kriterlere değinen Fatih Gider ise “Bugüne kadar iş vizeleri için en büyük kriter davetiye oldu. Ancak artık biz şirket genel merkezimize bir çalışma arkadaşımızı gönderirken çok zorlanıyoruz. Zaman zaman randevu alamadığımız bile oluyor. Ancak artık neredeyse hiçbir kriter geçerli değil. Başvurunuz ret alabiliyor, çok kısa vize verilebiliyor vs. Kişisel gözlemim ret oranlarının sürekli arttığı yönünde. Bunun daha fazla artma ihtimali var” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/is-dunyasi-vize-sorununa-cozum-ariyor/feed/ 0