İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun iletişim kampanyalarını yöneten ekipten olduğu ortaya çıkan Evren Barış Yavuz, Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarılı projelerine imza atan neferlerinden BAYKAR Teknoloji’ye “İsrail’e jet yakıtı satıldı” diyerek çirkin bir iftiraya imza attı.
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, İsrail’e jet yakıtı satıldığı iddialarına çok sert tepki göstererek yalanladı. Bayraktar, konuyu yargıya taşıyacaklarının altını çizerek, kazanılan tazminatın Gazze’ye yardım olarak gönderileceğini vurguladı.
BU İFTİRA İLK KEZ ORTAYA ATILMIYOR
CHP medyası yıllar sonra aynı yalanın butonuna tekrar bastı. Türkiye, Filistin’e dünyada en çok yardım eden ilk sıradaki ülke konumunda olsa da bazı kirli siyaset odakları tarafından sosyal medya aracılığıyla Türkiye-İsrail ekseninde algı operasyonları yürütülmeye başlandı. 2014 yılında da benzer bir algı operasyonuna girişilmişti.
ERDOĞAN 10 YIL ÖNCE YAPTIĞI KONUŞMAYLA JET YAKITI İFTİRASINA SERT TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın o dönem konuyla ilgili yaptığı açıklama da yeniden gündem oldu. Türkiye’de kaos çıkarmak ve İsrail’in ekmeğine yağ sürmek için durmaksızın çalışan provokatörler, 2014 yılında da benzer bir algı operasyonuna girişmiş ve Türkiye’nin İsrail’e jet yakıtı satıldığını iddia etmişti.
‘ZATEN ÇIKININIZDA TEK ŞEY VAR. YALAN, İFTİRA, TAKİYE…’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Temmuz 2014’te yaptığı açıklamada, “Gazze katliamını örtmek, perdelemek için her gün alçakça iftiralar atılıyor. Neymiş Türkiye, İsrail’e jet yakıtı satıyormuş. Dürüst olun dürüst. Zaten çıkınınızda tek şey var. Yalan, iftira, takiye. Siz busunuz, siz busunuz. Enerji Bakanım kaç kez açıkladı, böyle bir şey söz konusu değil ama bunlar yalanı ciddi anlamda meslek edinmişler. Buraya İsrail’in uçağı gelir ve havalimanından kendi yakıtını alır. Bu her ulus için gittiği ülkelerde orada bakımını yapar, yakıtını alır, sonra yoluna devam eder.” tepkisini göstermişti.
PAYLAŞIMINI SİLMEK ZORUNDA KALDI
Sosyal medya kullanıcılarından da iftiraya tepki yağdı. BAYKAR’a destek mesajları paylaşıldı. İftiracı Evren Barış Yavuz, bu sebeple de paylaşımını silmek zorunda kaldı. Paylaşımı yaptığı sosyal medya hesabını da askıya aldı.
DEZENFORMASYONLA MÜCADELE MERKEZİ “İSRAİL’İN JET YAKITLARI, TÜRKİYE’DEN GİDİYOR” İDDİASINI YALANLADI
İsrail’e jet yakıtı temini iddiasına Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nden açıklama geldi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) “İsrail’in jet yakıtları, Türkiye’den gidiyor” iddiasının doğru olmadığını, bahse konu yakıtın, Türkiye topraklarındaki havalimanlarında İsrail’e ait sivil uçaklar için satın alınan jet yakıtı olduğunu bildirdi. DMM’den yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan “İsrail’in jet yakıtları, Türkiye’den gidiyor” iddiasının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun verilerinde de görülen jet yakıt satışının İsrail savaş uçaklarıyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Bahse konu yakıt, İsrail’e gönderilen bir yakıt değil, tamamen Türkiye topraklarındaki havalimanlarında İsrail’e ait sivil uçaklar için satın alınan jet yakıtıdır. Yakıt alan uçakların tamamı yolcu uçağıdır. Kamuoyunun hassasiyetleri üzerinden yürütülen manipülasyon kampanyalarına itibar etmeyiniz.”
]]>Dizel otomobillerin trafikteki oranında son 20 yılda önemli artış görüldü. Söz konusu oran 2004’te yüzde 4,7 iken geçen yıl yüzde 35,6’ya ulaştı. Dizel otomobil sayısı 2004’te 252 bin 629 olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıl sonu itibarıyla bu miktar 5 milyon 425 bin 652 olarak kaydedildi.
Trafikteki benzinli otomobillerin sayısı son 20 yılda az da olsa artış gösterdi. Bu dönemde benzinli araç sayısı yüzde 7,4 yükselerek 4 milyon 62 bin 486’dan 4 milyon 362 bin 975’e çıktı.
Bu dönemde LPG’li araçların oranı 14,7’den yüzde 33,5’e yükseldi. Trafikteki benzinli otomobillerin sayısı da 20 yıl önce 793 bin 81 iken geçen sene 5 milyon 94 bin 751’e yükseldi.
Elektrikli ve hibrit araçların sayısı ise söz konusu dönemde düzenli artarak trafikteki oranını sıfırdan yüzde 2’ye çıkardı. Bu türdeki araçların sayısı kullanılmaya başlandığı 2011’de 47 iken, geçen yıl sonu itibarıyla 302 bin 371’e ulaştı.
DİZEL VE LPG’NİN TERCİH EDİLMESİNDE YAKIT TÜKETİMİ ETKİLİ OLDU
Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) Başkanı Aydın Erkoç, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, trafiğe kayıtlı dizel ve LPG’li otomobillerin oranının benzinli araçların önüne geçmesinin temel sebeplerinden birinin bu tip yakıt türünü kullanan otomobillerin benzinli otomobillere göre daha az yakıt tüketmesi olduğunu söyledi.
LPG’li araçların litre fiyatlarının düşük olması sebebiyle kullanıcılar tarafından daha çok tercih edildiğini belirten Erkoç, “Dizelin litre fiyatı benzinle aynı olduğu halde tercih edilmesinin sebebi de dizel yakıtın litre başına enerji üretiminin benzine göre daha fazla olmasıdır. Ayrıca dizel araçlar benzinli araçlara oranla yüksek tork değerine ulaşabilirler. Bu da düşük devirlerde güçlü çalışmalarını sağlar.” diye konuştu.
Erkoç, benzinli ve dizel araçlar arasındaki bir diğer farkın da güvenli sürüş deneyimi olduğunu ifade ederek, “Dizel motorlu araçlarda yangın riski benzinli araçlara göre daha düşük olduğu için trafikte can güvenliği konusunda da tercih sebebi olmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
Ayrıca, dizel yakıt türünü kullanan araçların benzinli araçlara göre daha çevre dostu olduğunu aktaran Erkoç, “Aynı miktar yakıtla yüzde 20’ye varan bir oranla daha fazla enerji üretebilmeleri karbon ayak izini büyük ölçüde azaltıyor ve daha az karbondioksit üretimine sebep oluyor. Bu da dizel araçları benzinli araçlara göre doğaya karşı daha duyarlı yapıyor. Ayrıca ikinci el satış fiyatlarını da değerlendirdiğimiz zaman dizel motorlu araçların muadili olan benzinli araçlara göre daha yüksek fiyatlara satıldığını söyleyebiliriz.” dedi.
Erkoç, elektrikli araç kullanımında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ciddi bir artış ivmesi olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: “Dünyaca ünlü otomobil firmaları içten yanmalı motor üretimini azaltacağını duyururken, elektrikli araç çeşitliliği de artıyor. Elektrikli araçların sessiz ve çevre dostu olması, şarj istasyonlarının çoğalıyor olması da bu araçların tercih edilmesinde önemli bir sebep oluyor.”
]]>