Yalan – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Fri, 19 Jul 2024 21:24:39 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bakan Yumaklı’dan o paylaşımlara tepki: Söyleyecek söz bulamıyorum https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-o-paylasimlara-tepki-soyleyecek-soz-bulamiyorum/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-o-paylasimlara-tepki-soyleyecek-soz-bulamiyorum/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:24:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15951 SON DAKİKA HABERİ: Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, dün çıkan ve üst risk grubunda tanımladıkları 9 yangının ekip arkadaşlarının canlarını hiçe sayarak verdikleri mücadeleyle kontrol altına alındığını belirtti.

Gaziemir ve Buca ilçeleri arasında etkili olan yangın dolayısıyla İzmir’e gelen Yumaklı, yangın yönetim merkezinde çalışmalar hakkında Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey’den bilgi alarak helikopterle yanan alanları inceledi.

Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Yumaklı, Bergama’daki orman yangınında kaza sonucu hayatını kaybeden işletme şefi Şahin Dönertaş’a Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diledi.

Bakan Yumaklı’nın açıklamaları şu şekilde;

Edirne, Bursa, Balıkesir, Manisa, Uşak, Kütahya, İzmir Foça, İzmir Bergama ve en son da yerleşim yerleşim yerlerine yakın seyreden İzmir Buca yangınları ekiplerin söndürmek için mücadele ettikleri yangınlar oldu. An itibariyle yangınların hepsi kontrol altına alındı. 

Sıcaklık nedeniyle Ege ve Akdeniz kıyılarında alarmdayız. 

“KAYIP YA DA MAL ZİYANI BİLDİRİLMEDİ”

Yangına karşı mücadelede alevlerin arasında kalanların olmasına rağmen herhangi bir sorun yaşanmadığını bildiren Yumaklı, “Buca yangını için söyleyeyim, bize rapor edilmiş herhangi bir kayıp ya da bir mal ziyanı bildirilmedi. Elbette bütün bunları söylerken bu ekosistemde yaşayan, bizimle bu dünyayı paylaşan canlıları da unutmamak gerekir ve maalesef bu tür olaylardan en çok etkilenenler de onlar oluyor.” dedi.

Yumaklı, gece yarısından sonra yangın bölgesinde birtakım ihtiyaçların olduğuna yönelik yalan haberlerin dolaşıma sokulduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“DEZENFORMASYON YAPTILAR”

“Birçok insan bu yalanlarla beraber sanki yardım ihtiyacı varmış gibi doğal olarak, ben hepsine teşekkür ediyorum ancak buradaki çalışmaları aksatırcasına, insanlar o yalanlarla kendilerine söylenen ‘yanık kremi gerekiyor, ayran gerekiyor, şu gerekiyor, bu gerekiyor…’ Bu yalanlarla arabalarına atlayıp buraya gelen insanlar oldu. Bizler zaten düzenli olarak açıklama yapıyoruz, gerek bu şekilde gerekse sosyal medya hesaplarımızdan ve diğer resmi hesaplarımızdan, lütfen bu yalanlara kanmasınlar. Ben çok özür dileyerek bu ahlaksızlığı hiçbir yere sığdıramıyorum, neye hizmet ettiğini herkesin kendi vicdanına bıraktığım bu dezenformasyonu da kınıyorum.”

Bütün teşkilatların 15 Eylül’e kadar alarm halinde olacağını ifade eden Yumaklı, “Vatandaşlarımız olmadan biz bu mücadeleden galip çıkamayız. Mümkün olduğu kadar yangın başlatma ihtimali olan ne varsa, hangi faaliyet, hangi eylem varsa lütfen bunlardan uzak duralım. Bir şey olmaz demeyelim, oluyor.” dedi.

“Farklı ülkelerde haftalarca, aylarca hala yangınları süren ülkeler var. Çok şükür biz böyle bir ülke değiliz”

Yumaklı, 24 saat boyunca insansız hava araçlarıyla ve yangın yönetim uçağıyla Türkiye’yi gözetlediklerini ve tespit ettikleri yangınlara en kısa zamanda müdahale ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:

“Bütün risk analizleri yapılmış durumda. Yani bizim tek istediğimiz şu, hep söylüyoruz. Yangınla mücadele etmek elbette bir performans gerektirir. görüyorsunuz farklı ülkelerde haftalarca, aylarca hala yangınları süren ülkeler var. Çok şükür biz böyle bir ülke değiliz. Hatta yardım isteyenlere de mümkün olduğu kadar elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Ancak asıl başarının yangının çıkmaması olduğunu ve bu başarının sadece bir bakanlığın, bir Orman Genel Müdürlüğü teşkilatının değil, bütün ülkeye ait olduğunu tekraren belirtmek istiyorum ve istirham ediyorum, ‘bir şey olmaz’ demeyelim, yangınların yüzde 90’ının insan unsurundan kaynaklandığını söylüyoruz. Bu kimi zaman o ‘bir şey olmaz’ denilen hususlardan, kimi zaman ihmalden kimi zaman farklı gerekçelerle çıkıyor.”

Buca’daki yangının çıkış sebebine ilişkin bir soru üzerine Yumaklı, “Halen kolluk güçlerimiz bunlarla ilgili gerekli tahkikatı yapıyor. Ama benim şu anda size söyleyebileceğim bir sebep yok.” dedi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-yumaklidan-o-paylasimlara-tepki-soyleyecek-soz-bulamiyorum/feed/ 0
27 Mayıs’ı böyle hazırladılar! https://www.foxtvhaber.com.tr/27-mayisi-boyle-hazirladilar/ https://www.foxtvhaber.com.tr/27-mayisi-boyle-hazirladilar/#respond Fri, 31 May 2024 06:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11511  HABER7

Türk demokrasisinin ilk darbesi bundan 64 yıl önce bugün meydana geldi. Tarihe kara bir leke olarak geçen; 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Eylül 1997 ile son olarak 15 Temmuz 2016 darbe girişimine zemin hazırlayan 1960 darbesiyle cuntacılar ilk kez sivil yönetime el koydu. Darbe ile Türkiye’nin çok partili dönemdeki ilk Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi. 

BASIN DARBEYİ MEŞRULAŞTIRMAK İÇİN KULLANILDI

27 Mayıs darbesinde dönemin basın organları cunta yönetimi tarafından çok etkili olarak kullanıldı. 27 Mayıs 1960 askeri darbesine giden süreçte ve sonrasında ulusal basın tarafından, iktidara yönelik asılsız suçlamalar ve kara propaganda yöntemleri darbeyi meşrulaştırma çalışmaları yapıldı. 

Darbe öncesi Menderes ve arkadaşlarını suçlayarak halkın gözünde itibarsızlaştıran, askeri müdahaleye zemin hazırlayan basın organları, darbe sonrası da Menderes ve bakanların idamına zemin hazırladı. 

YOLSUZLUK YALANI 

Başbakan Adnan Menderes’in İdamına yol açan en büyük etkenlerden biri yolsuzluk iddiaları oldu. Halkın gözünde karalanan Menderes “12 uçak dolusu altınla kaçmaya çalışırken yakalandı” haberleriyle suçlamalara maruz kaldı. 

Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın ise zimmetinden 4 milyon lira çıktığı iddia edildi. 

Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar da yolsuzluklardan nasibini aldı. Milli Birlik Komitesi yaptığı açıklamada Bayar’ın banka hesabında yüklü miktarda para olduğunu açıklamıştı.

Ancak Celal Bayar’ın kızı Nilüfer Gülsoy yıllar sonra yaptığı açıklamada, “Babamın bankada 103 milyon lirası olduğunu iddia etmişlerdi, hesabından 16 lira çıktı. Köşkte ailesinin iaşesini bile kendi maaşından karşılardı” açıklamasında bulundu.

27 Mayıs sonrası vatandaşları galeyana getiren bir diğer haber ise cesetlerin makinede kıyılıp toz haline getirildiği iddiaları oldu. Bu haberin hemen altında, cesetlerin bulunması için halktan yardım istendiği de belirtildi.

ATATÜRK YALANI

“Kıbrıs” konusunun görüşüldüğü Londra Konferansı sırasında, Selanik’teki Atatürk’ün doğduğu eve Yunanlılar tarafından bomba atıldığı iddia edildi. Bu haberin ardından Ankara, İstanbul ve İzmir’de halkın sokağa dökülmesi ile 6 Eylül 1955‘te başlayan “6-7 Eylül Olayları” ile, sonrasında ilan edilen sıkıyönetim, gazetelerde farklı bir şekilde sunuldu. Zafer gazetesinde olaylar, “Gizli ve Kirli Ellerin Tertibi” başlığıyla verilirken, 7 Eylül 1955 tarihli Ulus gazetesinin manşeti “İstanbul ve İzmir’de Örfi İdare” oldu. Ulus gazetesinde, Zafer gazetesinden farklı olarak bombanın Atatürk’ün evine Yunanlılar tarafından atılmış olduğu ifade edildi. Haber Ekspres Gazetesi’nde ise ‘Atamızın Evi Bomba İle Hasara Uğradı’ şeklinde servis edildi.

“ATATÜRK’ÜN EVİNİ MENDERES BOMBALATTI” YALANI

6-7 Eylül olayları sonrası Yassıada’da dava açılmasında en büyük rol oynayanlardan biri de Fuad Köprülü oldu. 27 Mayıs 1960 darbesinden 8 gün sonra bir gazeteye röportaj veren Köprülü, 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili dönemin Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu ve Başbakan Adnan Menderes’i suçladı. Köprülü “Bu müessif hadisenin baş tertipçisi ve müsebbibi bizzat Menderes’ti. Kıbrıs’ı fethetmek için bu şekilde bir yol takip etmeyi doğru bulmuştur.” şeklinde konuştu.

Atatürk’ün evinin bombalanması hadisesinin de bir tertip olduğunu iddia eden Köprülü, “Bizzat tertipçisi Menderes’tir. Kendisine bu aklı yine Kıbrıs fatihlerinden Zorlu vermiştir.” iddiasında bulundu.

Köprülü’nün sözleri Yeni Sabah gazetesinde, “Ata’nın Selanik’teki evini Menderes bombalatmış” başlıklığıyla haberleştirildi.

DARBE SONRASI HER GÜN BİR YALAN HABER

27 Mayıs darbesinden kısa süre sonra Hürriyet gazetesinde 14 Haziran 1960 günü yayınlanan karikatürde, Celal Bayar ve Adnan Menderes köpek şeklinde çizildi. Darbeyi haklı göstermek isteyen cuntacılar, her gün farklı bir yalan haberi gazetelere servis ederek yayınlattı.

“Buzhanelerden toplu cesetler çıktı”, “Korkunç cinayetler aydınlanıyor: Bir çukura gömülen üç ceset çıktı” haberleri devam eden süreçte yayınlanan yalan haberlerden bir kaçı olarak tarihe geçti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/27-mayisi-boyle-hazirladilar/feed/ 0
Yalan bombardımanı! Belli odaklar tarafından mı tasarlanıyor? https://www.foxtvhaber.com.tr/yalan-bombardimani-belli-odaklar-tarafindan-mi-tasarlaniyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yalan-bombardimani-belli-odaklar-tarafindan-mi-tasarlaniyor/#respond Fri, 19 Apr 2024 01:36:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9055
  • Haber7

  • Yalan furyası, dozajı artırılarak devam ediyor. Son birkaç günde çok sayıda yalan ortaya atılırken Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), etkin bir şekilde yalanları gün yüzüne çıkardı.

    İşte DMM’nin yalanladığı o iddialardan bazıları:

    “LGBT VE SIĞINMACILAR İSTİHDAM EDİLECEK” İDDİASI

     “Dünya Bankası proje finansmanı, LGBTİ desteklenmesi ve sığınmacıların istihdamı için verilecek” iddiası ortaya atıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan DMM, iddianın yalan olduğunu belirtti. Açıklamda, “Dünya Bankası ile imzalanan Ülke Çerçeve Programı’nda LGBTİ’nin desteklenmesi söz konusu değildir. Program kapsamında, ‘kırılgan gruplar’ ifadesiyle, yeşil dönüşümden olumsuz etkilenecek meslek gruplarında çalışanlar ile finansmana erişimde zorluklarla karşılaşanlar kastedilmektedir. CPF dokümanında, ülkemize sığınmacılarla ilgili AB tarafından sağlanan hibe desteklerine ilişkin göstergeler takip edilmekle beraber, sığınmacılar özelinde Dünya Bankası’ndan sağlanacak herhangi bir finansman desteği yer almamaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye yönelik asılsız iddialara itibar etmeyiniz.” denildi.

    “BAŞIBOŞ KÖPEKLER NEDENİYLE SORUŞTURMA BAŞLATILDI” İDDİASI

    “Diyarbakır’daki bir hastanede görev yapan Prof. Dr. Şafak Kaya, hastanenin bahçesindeki başıboş köpekleri toplattı, Bakan Yardımcısı araya girerek hayvanları bahçeye geri getirtti, Kaya hakkında soruşturma başlatıldı” iddiası ortaya atıldı. DMM, Diyarbakır’da hastane bahçesindeki başıboş köpeklerin toplatılması ve bir doktor hakkında soruşturma başlatılması iddiasını yalanladı. İl sağlık Müdürlüğü ise yaptığı açıklamada, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şafak Kaya, Enfeksiyon Kontrol Komitesi Başkanı olarak görevine devam ettiğini bildirdi.

    “KÜRECİK’TEN İSRAL’E BİLGİ AKTARILIYOR” İDDİASI

    Kürecik’teki NATO radarının İran’ın İsrail’i vurduğu sırada İsrail’e bilgi aktarıp aktarmadığı yönünde iddialar ortaya atılmıştı. Milli Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Kürecik radarı, tamamen ulusal güvenliğimiz gereği kurulmuş olup, NATO müttefiki ülkelerin korunmasını amaçlamaktadır. Bu radar sisteminden elde edilen bilgiler NATO prosedürleri çerçevesinde müttefiklerle paylaşılmakta, NATO müttefiki olmayan ülkelerle paylaşımı söz konusu değildir” ifadeleri kullanıldı.

    Öte yandan ‘terör devleti’nin doğrudan NATO’nun sağladığı istihbarata ulaşamasa da ABD ile yapılan istihbarat mutabakatları gereği herhangi bir istihbaratın İsrail’e aktarılabileceği belirtiliyor.

    “KDV ARTACAK” İDDİASI

    ‘Yiyecek ve içecek satılan yerlerde yüzde 8 olan KDV oranı yüzde 10’a, yüzde 18 olan KDV oranı da yüzde 20’ye çıkartılacağı iddia edilmişti. DMM, yaptığı açılamada, iddiasının doğru olmadığını açıkladı.

    “TSK’DA CHP’NİN SEÇİM ZAFERİ KUTLANDI” İDDİASI

    Sosyal medyada “CHP’nin seçim zaferinin Türk Kara Kuvvetleri Komutanlığı Bando ve Armoni Mızıkası tarafından kutlandığı” iddiası öne sürülmüştü. “TSK’nın bünyesinde böyle bir birlik yok” açıklaması yapan DMM, şu ifadeleri kullandı:

    “Türk Kara Kuvvetlerine bağlı Bando ve Armoni Mızıkası adlı bir birlik bulunmamaktadır. Armoni Mızıkası Komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini yürüten Türkiye’nin en eski ve köklü çok sesli müzik kurumudur.

    1 Nisan 2024 tarihinde Armoni Mızıkası Komutanlığı tarafından Ankara’nın hiçbir yerinde prova dahil hiçbir faaliyet yapılmamıştır. Ayrıca ilgili tarihte Kara Kuvvetleri Komutanlığı binasında herhangi bir kutlama gerçekleştirilmemiştir. Asılsız iddialara itibar etmeyiniz.”

    “SINAVDA ERDOĞAN’IN VE HZ. MUHAMMED’İN ÇOCUKLARININ İSMİ SORULDU” İDDİASI

    Adalet Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı’ında “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaç çocuğu vardır? Hz. Muhammed’in (asm) çocuklarının isimleri nelerdir?” sorularının sorulduğu iddiası ortaya atıldı. DMM, iddiaları yalanlayarak, “Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Görevde Yükselme Sözlü Sınavında, iddia edildiği gibi sorular sorulmamıştır. İddialar tamamen asılsızdır.” açıklaması yaptı.

    AHMET HAKAN: YALANLAR BELLİ ODAKLARCA TASARLANARAK UYDURULUYOR

    Son 24 saatte yalan bombardımanı yapıldığını belirten Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, “Günlük yalan dozu arttı… Her yalanın bir amacı var” başlıklı bugünkü yazısında tepki gösterdi.

    Ben artık bu yalanların belli bir odak tarafından ciddi biçimde tasarlanarak uydurulduğuna inanıyorum.” diye yazan Ahmet Hakan, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu yalanların görünen hedefi hükümeti yıpratmak olabilir.

    Ama arkasındaki asıl hedef şu: Duyarlılıkları kaşımak, toplumsal huzuru bozmak, milleti galeyana getirmek, kutuplaşmayı arttırmak.

    Mücadele için şu iki şey şart:

    – Bir: Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin faaliyetlerini aksatmadan sürdürmesi, hatta daha da etkin hale getirilmesi şart.

    – İki: Hangi siyasi görüşe sahip olursak olalım toplum olarak bu yalanlara karşı uyanıklık içinde olmamız şart.”

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/yalan-bombardimani-belli-odaklar-tarafindan-mi-tasarlaniyor/feed/ 0
    İsrail’in tüyler ürperten ‘Hamas’ iddiasıyla ilgili flaş gelişme! Tam 6 ay sonra… https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-tuyler-urperten-hamas-iddiasiyla-ilgili-flas-gelisme-tam-6-ay-sonra/ https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-tuyler-urperten-hamas-iddiasiyla-ilgili-flas-gelisme-tam-6-ay-sonra/#respond Thu, 04 Apr 2024 23:48:40 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8336
    • Haber7 – ÖZEL

    İsrail’in 7 Ekim yalanları bir bir çürütülüyor.

    Festival alanındaki sivilleri Hamas’ın katlettiği iddiası yalan çıkan, Filistinli savaşçıların İsrailli hamile kadınların karnını yararak katlettiği iddiasının iftira olduğu belirlenen siyonistlerin “kafa kesme” iddiasının da yalandan ibaret olduğu saptandı.

    BİR YALANIN ANATOMİSİ

    7 Ekim 2023 tarihindeki Aksa Tufanı operasyonunun gerçekleştirildiği noktalar arasında yer alan Gazze sınırındaki Kfar Aza kasabası, İsrail ordusunun sert karşılık vermesiyle kan gölüne dönmüştü. İsrail bombardımanı nedeniyle birçok ev alev almıştı. Operasyonu gerçekleştiren Filistinli savaşçıları püskürtmek için görevlendirilen saldırıyı yöneten David Ben Zion, “Çocukların ve kadınların kafalarını kestiler” demişti.

    BBC başta olmak üzere birçok uluslararası medya kuruluşu tarafından alıntılanan bu ifadeyi ABD Başkanı Joe Biden da dillendirmişti.

    İsrail kamuoyunda “intikam” hisleri uyandırmak için türetildiği belirtilen bu iddia sıklıkla dillendirilmiş ve Filistin direnişinin haklılığı uluslararası platformlarda yok edilmek istenmişti.

    GAZETECİLERİ AĞIRLADILAR, YALANIN DÜĞMESİNE BASTILAR

    10 Ekim’de birçok yabancı medya kuruluşu İsrail’in Kfar Aza kasabasına götürülerek -sözde- “Hamas’ın nasıl canice katliam gerçekleştirdiğini yerinde gözlemleme” fırsatı verilmişti.

    40 çocuğun kafasının kesildiği iddiası da 10 Ekim’de kamuoyuna servis edilmişti.

    BBC, CNN, Reuters gibi uluslararası medya kuruluşlarının yayınlarıyla bu iddia dalga dalga yayıldı.

    Anadolu Ajansı’nın 10 Ekim’de İsrail ordusu yetkililerin kendilerine “Hamas’ın bebeklerin kafasını kestiği iddialarını doğrulayacak bilgi ve belge olmadığı” yönünde beyanda bulunmasını haberleştirmişse de bu kritik bilgi unutturularak adeta yok edildi.

    İsrail, milyarder işadamı Elon Musk’ı da 27 Kasım’da Kfar Aza’da ağırlayarak bu iddiasını yineledi.

    6 AY SONRA YALAN ÇÖKTÜ… “KAFASI KESİLEN HİÇKİMSE YOK”

    Ve 7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonunun üzerinden 6 ay geçmişken İsrail’in tüyler ürperten iddiasının koca bir yalandan ibaret olduğu kamuoyuna ilan edildi.

    İsrail’in 10 Ekim’de bölgede incelemelerde bulunmak üzere davet ettiği Fransız medya kuruluşu Le Monde, 40 çocuğun kafasının kesildiğine dair hiçbir delil olmadığını yazdı.

    Kfar Aza’yı ziyaret eden gazeteciler arasında yer alan Le Monde Kudüs muhabiri Samuel Forey, olaydan 3 gün sonra bölgeyi ziyaret ettiklerini ve kafası kesilmiş hiçbir çocuk cesedi görmediklerini aktardı.

    Le Monde, İsrail hükümetinin basın ofisinin Kfar Aza veya başka bir yerleşim yerinde kafa kesme olayının yaşanmadığını doğruladığını bildirdi.

    Le Monde’da 3 Mart 2024’te “‘Kafası kesilen 40 bebek’: İsrail ile Hamas arasındaki bilgi savaşının merkezindeki söylentinin yapısı bozuluyor” başlığıyla yayınlanan haberde, İsrail’in gerçek yüzü şu sözlerle anlatıldı:



    “BEN GÖRMEDİM, YARDIM KURULUŞU DA BÖYLE BİR ŞEY SÖYLEMEDİ”

    Le Monde’un Kudüs muhabiri Samuel Forey, 10 Ekim’de Kfar Aza’ya yapılan basın ziyareti sonrasında yaşananları şöyle aktardı:

    _______________

    BEYAZ SARAY DA YALANLAMIŞTI

    ABD Başkanı Joe Biden, İsrail TV kanalında öne sürülen, “Hamas direnişçileri 40 İsrailli bebeğin kafasını kesti” iddiasını dillendirmiş fakat kısa sürede yalanlanmıştı.

    Biden, “Çocukların kafalarının kesildiği fotoğrafları göreceğimi hiç düşünmezdim” diyerek yalan habere bir de olmayan fotoğraflar eklemişti.

    Washington Post gazetesi, konuyu Beyaz Saray’a sormuş ve “Ne Biden ne de ABD’li yetkililerin kafaları kesilen bebeklerle ilgili görüntü veya doğrulanmış herhangi bir bilgi görmediği” cevabı verilmişti.

    _______________

    KADINLARIN KARNININ YARILDIĞI İDDİASI DA YALAN

    7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonunda Hamas askerlerinin “müzik festivalindeki gençleri öldürdüğü”, direnişçilerin “toplu tecavüz gerçekleştirdiği” ve “hamile kadınların karnını kestiği” yönündeki İsrail merkezli bütün iddialar yalan çıkmıştı.

    7 Ekim’deki operasyonda Filistinli savaşçıların İsrailli kadınlara tecavüz ettiği ve hamile bir kadının karnını yardığı yalanını ortaya atan Yahudi avukat Cochav Elkayam-Levy, İsrail makamları tarafından “güvenilemez” ve “uzak durulması gereken kişi” ilan edilmişti.

    Özellikle Batı medyasında sıkça dillendirilen bu asılsız hikayelerle İsrail’in güvenirliliğinin sarsılmasına yol açtığına dikkati çeken yetkilinin “o güvenilemez biri” dediği Elkayam-Levy’nin sunduğu birçok delilin, Hamas ile ilgisinin bulunmadığının ortaya çıktığını kaydetmişti.

    HAMAS’A TECAVÜZ İTHAMI YALAN ÇIKMIŞTI

    ABD’nin yüksek tirajlı gazetelerinden New York Times ise Hamas üyelerinin 7 Ekim 2023’te İsrailli kadınlara cinsel saldırıda bulunduğuna dair haberinde yaklaşık üç ay sonra düzeltme yapmıştı.

    New York Times’ın, Nova Müzik Festivali’nin yapıldığı yerde düzenlenen baskınla ilgili yeni makalesinde, “İsrailli bir askeri sağlık görevlisinin, 7 Ekim’de Hamas liderliğindeki terör saldırısında öldürülen iki gencin cinsel saldırıya uğradığını belirten açıklamasını çürüten yeni bir video ortaya çıktı.” ifadesi kullanılmıştı.

    Makalenin devamında, “Kibbutz sakinleri, 7 Ekim’de öldürülen iki kız kardeşin cinsel şiddet mağduru olmadığı sonucuna vardı.” ifadesi yer aldı. New York Times’ın yeni makalesinde, İsrailli iki kadına tecavüz edildiği iddiasına yer verdiği “Sessiz Çığlıklar” adlı makaleyi 28 Aralık’ta yayımlamasından yaklaşık üç ay sonra kendi kaynaklarını çürüten yeni detaylar yer aldı.

    Gazetede, “Kibbutz’daki bir evde cinsel şiddet belirtilerine sahip, kısmen giyinik iki genç kızın cesedini gördüğünü söyleyen” İsrailli sağlık görevlisinin iddiasına karşın bölge sakini Nili Var Sinai’nin, “Bu haber yanlış.” sözleri yer aldı.

    FESTİVAL ALANINDAKİLERİ HAMAS DEĞİL İSRAİL ÖLDÜRDÜ

    7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonunda Hamas’ı karalamaya yönelik en büyük yalanlardan birisi de, Gazze sınırındaki bölgede düzenlenen Nova Müzik Festivali’nde toplu katliam yapıldığıydı.

    İsrail gazeteleri, olaydan 1 ay sonra, festival alanında bulunanlara Hamas’ın değil İsrail helikopterlerinin ateş açtığını görüntülerle ifşa etmişti.

    İsrailli yetkililer, “yaşanan kaosu ve saldırı anlarını kimin Hamas, kimin asker ya da sivil olduğunu ayırt etmekte büyük zorluk yaşandıklarını ve belirli bir noktadan ateş açıldığını, bunu fark edince pilotların saldırıları yavaşlatmaya ve hedefleri dikkatlice seçmeye başladığını” itiraf etmişti.

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/israilin-tuyler-urperten-hamas-iddiasiyla-ilgili-flas-gelisme-tam-6-ay-sonra/feed/ 0
    Turgut Altınok, Antalya’da 600 dairesi olduğu iddialarına resmi belgelerle cevap verdi https://www.foxtvhaber.com.tr/turgut-altinok-antalyada-600-dairesi-oldugu-iddialarina-resmi-belgelerle-cevap-verdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/turgut-altinok-antalyada-600-dairesi-oldugu-iddialarina-resmi-belgelerle-cevap-verdi/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:48:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7851 Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı’na ait, Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un, Antalya’da üzerine kayıtlı herhangi bir gayrimenkul olmadığını gösteren resmi belgeler ortaya çıktı.  Altınok, hakkında ortaya atılan iddialarla ilgili resmi evrakları da kanıt olarak göstererek şu açıklamayı yaptı:

    KİMİN YALANCI KİMİN İFTİRACI KİMİN DE DOSDOĞRU OLDUĞUNUN BELGESİDİR

    “Kaç gündür çamur yalan iftira siyasetine hem Ankara hem Türkiye şahit oluyor. Bizim mal varlığımızı açıklamamızla beraber, bir yalan, çamur ve iftira kampanyası başlattılar.  600 dairem varsa adıma kayıtlı ben beyannamede vermediysem istifa ederim ama bana bu yalanı atan Sayın Yavaş’ın da bir konuşması var. 600 dairesi varmış niye beyanda bulunmadı ben de dedim ki 600 tane dairem varsa tapusunu çıkarsınlar ben istifa edeceğim yoksa zerre onurları varsa… Basın objektif olmalı ve tarafsız olmalı. Ama bırakın objektif olmayı iftira ve yalan kampanyasının bir parçası oldular.

    Bugün de Antalya Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığından verdiğim dilekçenin sonucu; ilgili dilekçede bahsi geçen … TC kimlik no’lu  Turgut Altınok adına Türkiye’nin tamamının 02.05.2012’den beri ortak platformu Tapu Kadastro Bilgi Sistemi üzerinde TC Kimlik numaralı kriterleri kullanılarak yapılan araştırma ve sorgulama sonucunda Antalya il ve ilçeleri içerisinde herhangi bir gayrimenkul kaydına rastlanmamıştır. Gördüğünüz gibi Hakan Çelik imzasıyla Tapu Daire Başkanı. Bunu bütün kamuoyuna sunuyorum. Kimin yalancı kimin iftiracı kimin çamur kimin de dosdoğru olduğunun belgesidir bu.” 



    “25 MİLYONLUK EVİNİN HESABINI VEREMEZ”

    Altınok, “Ahlaksızca çamur ve iftiraları atmaya devam ettiler. Dolayısıyla bu zerre onuru olanlar özür dileyecek. Tabi bu iddia yatanlarla ilgili dava sürecini başlatırken maddi ve manevi bunlar hepsi gördüğünüz gibi mahkum olacak. Ama Ankaralı şunu görmeli ki bir tarafta tertemiz bir aday var, öbür tarafta yalan çamura batmış iftiracı bir aday var. Kendisi tabi Londra’da aldığı evin hesabını veremez. Kendisi şu an oturduğu 25 milyon liralık evin hesabını veremez çünkü ikisini de belediye başkanı olduktan sonra almış. Yani 25 yıl Yavaş belediye başkanlığı yapsa 25 milyon lira ev alamaz.  Kızının şirketi Londra’da, evi Londra’dan alıyor. Yani bizim neyimiz varsa Türkiye’de. Bizim kıblemiz Türkiye. Vatanımız Türkiye. Bizim başka gidecek vatanımız yok. Onlar Londra’ya gidebilirler. Evleri hazır. Villası hazır. Şirketi hazır. İşi hazır. Ama bizim Türkiye dışında başka bir vatanımız yok.” ifadelerini kullandı.

    “YAVAŞ’IN ZERRE ONURU VARSA İSTİFA EDECEK!”

    Turgut Altınok, “Evet, yalan, çamur, iftira kampanyasına Sayın Yavaş da katıldı. Dolayısıyla 600 tane Antalya’da dairesi var. Onun niye beyannamesini vermedi? İstifa etmesi gerekir dedi. Ben dedim ki Antalya’da adamı 600 tane daire varsa ben istifa etmeye hazırım. Yoksa bu çamuru atan bu yalanı söyleyen, çamur yalan kervanına katılan Sayın Yavaş’ın da zerre onuru varsa istifa etmesi gerekirdi.  Bugün gördüğünüz gibi burada belge Antalya’dan aldığımız belgedir. Hiç Antalya’da altın altın altın üzerine hiçbir gayrimenkul olmadığının tapu dairemizin belgesidir. Bana iftira atan, çamur atan, yalan söyleyen kim varsa kim varsa, onların yalancı iftira atıcı ve çamurcu olduklarının belgesidir. Dolayısıyla Sayın Yavaş zerre onuru varsa Yavaş’ın istifa etmesi lazım. Bu istifa etmesini gerektirecek. Bunu yalanlayan devletimizin belgesidir.” dedi.

     

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/turgut-altinok-antalyada-600-dairesi-oldugu-iddialarina-resmi-belgelerle-cevap-verdi/feed/ 0
    Hamas’la ilgili en vahim iddiaydı! ‘Toplu tecavüz’ iftirasını İsrail de yalanladı https://www.foxtvhaber.com.tr/hamasla-ilgili-en-vahim-iddiaydi-toplu-tecavuz-iftirasini-israil-de-yalanladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/hamasla-ilgili-en-vahim-iddiaydi-toplu-tecavuz-iftirasini-israil-de-yalanladi/#respond Thu, 28 Mar 2024 08:12:35 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7783
  • HABER7

  • Filistin direnişinin öncüsü Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail işgalindeki bölgelere hava, kara ve denizden yaptığı Aksa Tufanı operasyonuyla ilgili dezenformasyonlar, bizzat sahipleri tarafından çürütülmeye devam ediyor.

    Hamas askerlerinin “müzik festivalindeki gençleri öldürdüğü”, direnişçilerin “40 bebeğin kafasını kestiği” gibi pek çok gerçek dışı bilginin İsrail ve ABD tarafından yalanlanmasının ardından “toplu tecavüz” ve “karnı kesilen kadın” iftiralarının da içinin boş olduğu kabul edildi.

    O AVUKAT GÜVENİLMEZ BİR YALANCI

    7 Ekim’deki operasyonda Filistinli savaşçıların İsrailli kadınlara tecavüz ettiği ve hamile bir kadının karnını yardığı yalanını ortaya atan Yahudi avukat Cochav Elkayam-Levy, İsrail makamları tarafından “güvenilemez” ve “uzak durulması gereken kişi” ilan edildi.

    İsrail’de yayın yapan Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, isimlerinin açıklanmasını istemeyen İsrailli hükümet kaynakları, avukat Elkayam-Levy’nin, 7 Ekim Aksa Tufanı operasyonuna ilişkin “doğru olmayan araştırmaları ve yalan hikayeleri yayarak bunun üzerinden milyonlarca dolarlık yardım toplandığını” belirtti.

    Özellikle Batı medyasında sıkça dillendirilen bu asılsız hikayelerle İsrail’in güvenirliliğinin sarsılmasına yol açtığına dikkati çeken yetkili, “o güvenilemez biri” dediği Elkayam-Levy’nin sunduğu birçok delilin, Hamas ile ilgisinin bulunmadığının ortaya çıktığını kaydetti.

    HAMAS’A ATTIĞI İFTİRA İLE MİLYONLARI GÖTÜRMÜŞ

    Yedioth Ahronoth’a konuşan bir diğer İsrailli yetkili, 7 Ekim saldırıları sonrası uluslararası haber kanallarına verdiği beyanatlarla ardından dikkatleri üzerine toplayan Elkayam-Levy’nin, kendi kurduğu ve devlet-destekli kuruluş olarak tanıttığı “Siviller Komisyonu” sayesinde, milyonlarca dolar yardım topladığını vurguladı.

    BÜYÜKELÇİYİ BİLE ÇARPMIŞ

    Elkayam-Levy’nin 2024 faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu 8 milyon dolara yakın bütçe için destek talebine de atıfta bulunan yetkili, “ABD’nin Japonya Büyükelçisi Rahm Emanuel de ona yardım etti. Birçok kişiden para topladı ve hatta konferansları için para talebinde bulunmaya başladı.” dedi.

    UYDURUK “TECAVÜZ” RAPORU DEŞİFRE OLDU

    Elkayam-Levy’nin 28 Ekim’de kaleme aldığı ve “Hamas’ın sistematik cinsel şiddeti” olarak adlandırdığı raporu, Batı medyasında sıkça kullanılan “tecavüze uğramış genç kız cesetleri” iddiasının New York Times tarafından “yalan” olduğu gerekçesiyle geri çekilmesinin ardından ülkede sorgulanmaya başlandı.

    New York Times’taki 25 Mart tarihli makalesinde, Guy Melamed isimli İsrailli bir sağlık görevlisinin, gazeteye verdiği “Kibbutz Beeri’deki tecavüze uğradıkları görülen çıplak haldeki genç kızların cesetlerini gördüğü” yönündeki ifadesinin yalan olduğu belirtilmişti.

    Makalede, “İsrailli bir asker tarafından aynı gün çekilen bir fotoğraf, üç kadın cesedinin giyinik olduğunu ve cinsel saldırıya uğradıklarına dair herhangi bir belirti olmadığını gösteriyor.” ifadesi kullanılmıştı.​​​​​​​

    ABD MEDYASINDAN AYLAR SONRA GELEN DÜZELTME: HAMAS SAVAŞÇILARININ CİNSEL SALDIRI BELİRTİSİ YOK

    ABD’nin yüksek tirajlı gazetelerinden New York Times (NYT), Hamas üyelerinin 7 Ekim 2023’te İsrailli kadınlara cinsel saldırıda bulunduğuna dair haberinde, yaklaşık üç ay sonra düzeltme yapmıştı.

    NYT’nin Nova Müzik Festivali’nin yapıldığı yerde 7 Ekim’de düzenlenen baskınla ilgili yeni makalesinde, “İsrailli bir askeri sağlık görevlisinin, 7 Ekim’de Hamas liderliğindeki terör saldırısında öldürülen iki gencin cinsel saldırıya uğradığını belirten açıklamasını çürüten yeni bir video ortaya çıktı.” ifadesi kullanıldı.

    Makalenin devamında, “Kibbutz sakinleri, 7 Ekim’de öldürülen iki kız kardeşin cinsel şiddet mağduru olmadığı sonucuna vardı.” ifadesi yer aldı. New York Times’ın yeni makalesinde, İsrailli iki kadına tecavüz edildiği iddiasına yer verdiği “Sessiz Çığlıklar” adlı makaleyi 28 Aralık’ta yayımlamasından yaklaşık üç ay sonra kendi kaynaklarını çürüten yeni detaylar yer aldı.

    Gazetede, “Kibbutz’daki bir evde cinsel şiddet belirtilerine sahip, kısmen giyinik iki genç kızın cesedini gördüğünü söyleyen” İsrailli sağlık görevlisinin iddiasına karşın bölge sakini Nili Var Sinai’nin, “Bu haber yanlış.” sözleri yer aldı.

    NYT, “7 Ekim’de Be’eri’de bulunan İsrailli bir askerin çektiği ve şubat ayında topluluğun önde gelen üyeleri tarafından ve bu ay NYT tarafından izlenen görüntülerde, üç kadın kurbanın cesetlerinin tamamen giyinik olduğu ve herhangi bir cinsel saldırı belirtisine rastlanmadığı görüldü.” diye yazdı.

    Kar amacı gütmeyen “The Intercept” isimli basın kuruluşu, 4 Mart’ta internet sayfasında yayınladığı bir makalede, müzik festivaline yakın bölgede gerçekleştiği iddia edilen cinsel saldırının olmadığını ispatlayan delillere yer vermişti.

    “SİYAH ELBİSELİ KADIN” DİYE SEMBOLLEŞTİRDİLER, O DA YALAN ÇIKTI

    Bünyesinde farklı etnik köken ve kültüre sahip birçok bağımsız gazetecinin yer aldığı haber kuruluşu, NYT’nin 2023 Aralık ayında yer verdiği 3 cinsel saldırı iddiasında, “siyah elbiseli kadın” olarak tanımlanan ilk kadının Gal Abdush olduğunu, aile üyelerinden bazılarının Times’ın iddialarına itiraz ettiğini yazmıştı.

    Haberde, Kibbutz’ta yaşandığı iddia edilen olaydaki iki kadının ise bölge sakinleri tarafından oluşturulan bir internet sayfasında Y. ve N. Sharabi adlı kız kardeşler olarak zikredildiği bilgisi paylaşılmıştı. The Intercept, röportaj yaptığı Michal Paikin isimli bölge sakininin, kız kardeşler için “Onlar sadece vuruldular, cinsel istismara maruz kalmadılar.” şeklindeki sözlerine yer vermişti.

    Kuruluşun haberinde ayrıca kadınların iddia edildiği gibi ayrı bir odada değil, evin salonunda anneleriyle bir arada bulunduğu kaydedilmişti.

    O HABERLERİ YAPAN GAZETECİ İSRAİL İSTİHBARATINDAN

    NYT2nin aralık ayında yayımladığı ilk haberin üç yazarından biri olan Anat Schwartz’ın, daha önce hiç gazetecilik deneyimi olmamasına rağmen yeğeni Adam Sella ve Jeffrey Gettleman ile haber üzerine çalıştığı tespit edilmişti.

    Film yapımcısı kimliğiyle anılan Schwartz, geçen yıl aniden NYT’de serbest gazeteci olarak işe alınmış, öncesinde ise İsrail Hava Kuvvetlerinin istihbarat biriminde görev yaptığı öğrenilmişti.

    BIDEN’IN ‘KAFA KESİLEN ÇOCUKLAR’ İDDİASINI BEYAZ SARAY ÇÜRÜTMÜŞTÜ

    ABD Başkanı Joe Biden, İsrail TV kanalında öne sürülen, “Hamas direnişçileri 40 İsrailli bebeğin kafasını kesti” iddiasını dillendirmiş fakat kısa sürede yalanlanmıştı.

    Biden, “Çocukların kafalarının kesildiği fotoğrafları göreceğimi hiç düşünmezdim” diyerek yalan habere bir de olmayan fotoğraflar eklemişti.

    Washington Post gazetesi, konuyu Beyaz Saray’a sormuş ve “Ne Biden ne de ABD’li yetkililerin kafaları kesilen bebeklerle ilgili görüntü veya doğrulanmış herhangi bir bilgi görmediği” cevabı verilmişti.

    FESTİVAL ALANINDAKİ GENÇLERİ HAMAS DEĞİL İSRAİL ORDUSU TANK VE HELİKOPTERERLE KATLETMİŞTİ

    7 Ekim’deki Aksa Tufanı operasyonunda Hamas’ı karalamaya yönelik en büyük yalanlardan birisi de, Gazze sınırındaki bölgede düzenlenen Nova Müzik Festivali’nde toplu katliam yapıldığıydı.

    İsrail gazeteleri, olaydan 1 ay sonra, festival alanında bulunanlara Hamas’ın değil İsrail helikopterlerinin ateş açtığını görüntülerle ifşa etmişti.

    İsrail medyasına göre göre; helikopter pilotları, üstlerinden emir almadan kalabalığı taramıştı.

    İsrailli yetkililer, “yaşanan kaosu ve saldırı anlarını kimin Hamas, kimin asker ya da sivil olduğunu ayırt etmekte büyük zorluk yaşandıklarını ve belirli bir noktadan ateş açıldığını, bunu fark edince pilotların saldırıları yavaşlatmaya ve hedefleri dikkatlice seçmeye başladığını” itiraf etmişti.

    İsrail haber kaynağı Yedioth Aharanoth’un haberine göre apaçi helikopter pilotları, hedeflere dair istihbarat olmadan sürekli ateş ettiklerini itiraf ederken, tank mürettebatına içeride potansiyel olarak İsrailli rehinelerin olup olmadığına bakılmaksızın evleri bombalamalarının emredildiğini söylemişlerdi.

    ABD’Lİ İSTİHBARATÇI RITTER: HAMAS DEĞİL HEPSİNİ İSRAİL VURDU

    Amerikan istihbarat subayı Scott Ritter, İsrail’in festival alanındaki katliamını ortaya çıkaran ilk isim olmuştu. ABD Deniz Piyadeleri eski istihbarat subayı Ritter, yaklaşık 10 gün önce yaptığı açıklamada 7 Ekim’de yaşananlara ilişkin şu çarpıcı ifadeleri kullanmıştı:

    “Hamas duvarı aştığında kimin askeri personel olduğunu, silahların nerede olduğunu biliyordu. İyi istihbaratı vardı. Amaçları saldırıya karşı çıkacak askerleri etkisiz hale getirmekti. İnsanlar öldü, ama bu İsrail’in dediği gibi sivillerin katledilmesi değildi. Gazze yakınında çölde parti yapan gençlerin arasına Hamas paramotorlarla indi. İsrail’in anlattığı hikâyeye göre hepsini Hamas katletti. Fakat gerçekte; İsrail hava güçleri oradaydı. Helikopterlerle geldiler. Pilotları da itiraf etti: ‘Hedefi ayırt etmenin hiçbir imkânı yoktu. Hareket edeni vurduk.’ Yani İsrailli sivillerin büyük çoğunluğunu pilotlar öldürdü.”

    KAYNAK: HABER7 VE AJANSLAR
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/hamasla-ilgili-en-vahim-iddiaydi-toplu-tecavuz-iftirasini-israil-de-yalanladi/feed/ 0
    İmamoğlu fena yakalandı! Murat Kurum’dan açıklama: Beceriksiz… https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-fena-yakalandi-murat-kurumdan-aciklama-beceriksiz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-fena-yakalandi-murat-kurumdan-aciklama-beceriksiz/#respond Sun, 10 Mar 2024 00:36:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=6058 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Tuzla mitinginde vatandaşlarla bir araya geldi. 

    Mevcut İBB yönetiminin 5 yıldır metro ihalesine çıkmadığına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Kurum, “İstanbullular 5 yıldır bu beceriksiz yönetimin elinde çile çekiyor. Mevcut CHP’li İBB yönetiminden en ufak bir proje gördünüz mü? 5 yılda tek bir metro ihalesine bile çıkamadılar. Taş üstüne taş koymadılar.”  dedi.

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun metro projeleri konusunda yalan söylediğini dile getiren Kurum, “İBB’nin resmi internet sitesi bile bu ‘Beceriksiz Başkan’ı yalanlıyor. Yani karşı çıktıkları projeleri, şimdi sıfırdan yaptığını iddia ediyor. Yalandan terliyor ama hiç yüzü kızarmıyor. Şu 3 günlük dünyada yalan söylemedikleri tek bir gün dahi yok. Her güne bir yalan sığdırıyorlar.” şeklinde konuştu.  

    ‘Açılışını yaptım’ dediği 47 kilometrelik metro hattının sadece 8 kilometresinin mevcut İBB yönetimi tarafından yapıldığını hatırlatan Murat Kurum, “Son 5 yılda yapılan tek bir metro ihalesi yoktur. Açtım dediği 47 kilometrelik metro hattının sadece ve sadece 8 kilometresi bu yalancı başkanın döneminde yapılmıştır.” dedi. Mevcut İBB yönetiminin İstanbul dışında her türlü gündemle meşgul olduğunu söyleyen Kurum, “5 yıldır reklama ayırdığı bütçeyi kentsel dönüşüme ayırsaydı, daha dirençli bir İstanbul’da yaşayabilirdik. Beş yıldır yabancı ülkelerin temsilcilerine ayırdığı vakti İstanbul’a ayırsaydı, bugün; trafiksiz ve çilesiz bir İstanbul’da yaşayabilirdik. Bugün İstanbul’umuzun trafik çilesinin çözülmemesinin en büyük sebebi bu ilgisizliktir, ihmalkarlıktır. Beceriksiz aday kendi siyasi ikbali için yaptığı görüşme ve kulis yoğunluğundan İstanbul trafiğinin yoğunluğunu unuttu.” diyerek mevcut İBB yönetimini eleştirdi.

    2 aylık süreçte İstanbul’da yüz binlerce vatandaş ile kucaklaştıklarını ve İstanbul’un kararını verdiğini söyleyerek konuşmasına başlaya Murat Kurum, “Bu meydan;’Reklam belediyeciliği değil, Gerçek Belediyecilik’ diyor. Bu meydan ‘Yeniden İstanbul’ diyor. Bu meydan ‘Sadece İstanbul’ diyor. 31 Mart’ta Tuzla, Cumhur İttifakı diyecek. Tuzla, Murat Kurum diyecek. Tuzla, Şadi Yazıcı diyecek. Sandıklarda İstanbul’un rekorunu kıracak.” dedi.

    BİR TEK METRO İHALESİNE BİLE ÇIKAMADILAR

    Mevcut İBB yönetiminin 5 yıldır metro ihalesine çıkmadığına dikkat çeken Kurum, “İstanbullular 5 yıldır bu beceriksiz yönetimin elinde çile çekiyor. Mevcut CHP’li İBB yönetiminden en ufak bir proje gördünüz mü? İşte, bu şehrin en önemli sorunlarının başında ulaşım problemi geliyor. 5 yılda tek bir metro ihalesine bile çıkamadılar. Taş üstüne taş koymadılar. Temelini attığımız metro hatlarına hafriyat döktüler. Başlattığımız metroları dahi bitiremediler. Bunlar yetmezmiş gibi bir de bu Yalancı Başkan çıkıp ne yapıyor? Rahmetli Kadir ağabey döneminde temelleri atılan metro projelerinin temelini ben attım diye yalan söylüyor. Emek hırsızlığı yapıyor. Proje hırsızlığı yapıyor. İcraat hırsızlığı yapıyor.” diyerek mevcut yönetimi eleştirdi.

    İBB’NİN RESMİ SİTESİ BİLE BECERİKSİZ BAŞKANI YALANLIYOR

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun metro projeleri konusunda yalan söylediğini dile getiren Kurum, “İBB’nin resmi internet sitesi bile bu Beceriksiz Başkan’ı yalanlıyor. Oradaki verileri paylaşıyorum: Sıfırdan başlayıp yaptım dediği projelerin tarihlerine bir bakın. Mahmutbey-Esenyurt metro hattı başlama tarihi 21 Ağustos 2017. Çekmeköy-Sancaktepe metro hattı  başlama tarihi 28 Nisan 2017. Göztepe-Ataşehir metro hattı başlama tarihi 28 Nisan 2017. Demek ki neymiş, Yalan mı, yalan. Hem de kuyruklu yalan. Dahası da var. 3 metro hattının yapımı için 2017’de İBB Meclisi’ne gelen kredi talebine CHP grubu ‘hayır’ oyu verdi. Hatırlarsınız bu ‘Beceriksiz Başkan’, o tarihlerde Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak İBB meclisinin bir üyesiydi. Yani karşı çıktıkları projeleri, şimdi sıfırdan yaptığını iddia ediyor. Gerçekten hayretler içerisinde kalıyorum. Nasıl bu kadar rahat yalan söylenebilir? Yalandan terliyor ama hiç yüzü kızarmıyor. Şu 3 günlük dünyada yalan söylemedikleri tek bir gün dahi yok. Her güne bir yalan sığdırıyorlar.” sözleriyle İmamoğlu’nu eleştirmeye devam etti.

    AÇTIĞI METRO HATTI SADECE 8 KM

    ‘Açılışını yaptım’ dediği 47 kilometrelik metro hattının sadece 8 kilometresinin mevcut İBB yönetimi tarafından yapıldığını hatırlatan Murat Kurum, “Bir kez daha söylüyorum. Son 5 yılda yapılan tek bir metro ihalesi yoktur. Açtım dediği 47 kilometrelik metro hattının sadece ve sadece 8 kilometresi bu yalancı başkanın döneminde yapılmıştır. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Millete yalan söylemeyi bırakın. Bu millet kendini aldatanı, kendine yalan söyleyenleri tarihten silmiştir. İnşallah 31 Mart’ta da bu beceriksiz yönetimi sizlerle birlikte süresiz tatile göndereceğiz.” dedi.

    İstanbulluların her geçen gün büyük bir çile haline gelen trafik sorununu da çözeceğini söyleyen Kurum, “İstanbullu hemşehrilerimi, hem yalanlardan hem de trafik çilesinden kurtaracağım. Hedefimiz; trafikte 65 dakika olan ortalama yolculuk süresini 39 dakikaya düşürmek. Bu anlayışla mevcut 328 kilometre metro hattını 2029’a kadar iki katına, 650 kilometreye çıkaracağız. Yeni metro hatlarıyla, 2 yakaya yapacağımız tünellerle, kavşaklarla, otoparklarla, yeni otobüs ve metrobüs filolarıyla sizleri, İstanbulluları trafik çilesinden, ulaşım probleminden tamamen kurtaracağız.” diyerek sözlerine devam etti.

    5 BİN KONUTU BİLE DÖNÜŞTÜREMEDİLER

    1 Nisan’dan sonra ulaşımla birlikte kentsel dönüşüme öncelik vereceklerini belirten Kurum, “Bu beceriksiz yönetim İstanbul’u depremlere, afetlere hazırlamak için tek bir adım attı mı? 100 bin konut vaat ettiler ancak 5 bin konut bile dönüştüremediler. Çalıştaylardan öteye gidemediler. Reklama ayırdıkları bütçeyi depreme ayırmadılar. Üstüne üstlük biz şehri depreme hazırlamak için 650 bin konut inşa edeceğiz derken bu projemize de karşı çıktılar. Kardeşlerim, şimdi soruyorum. 1.5 milyon konutun riskli olduğu bir şehirde 650 bin konut gereksiz olabilir mi? Ama bu iş bilmez CHP’li yönetime göre deprem tedbirleri, projeleri, yatırımları tamamen gereksiz. Gönlünüz müsterih olsun. Biz sizi CHP’nin bu beceriksiz, bu liyakatsiz, bu umursamaz yönetimine teslim etmeyeceğiz. Dün, Elâzığ, Malatya ve İzmir’deki depremlerde, Antalya ve Muğla’daki yangınlarda, Kastamonu, Sinop ve Bartın’daki sellerde, asrın felaketinde, yüz binlerce yuvamızı nasıl yaptıysak, şimdi de İstanbul’da 650 bin yeni yuvamızı da aynı azimle ve kararlılıkla yapacağız.

    650 bin konutun 300 binini KİPTAŞ dönüştürecek. 250 binini, kolaylaştırıcı dönüşüm planımızla özel sektörümüz dönüştürecek. Kentsel dönüşüme özel 100 bin konut inşa edeceğiz. Bu konutlar hiçbir şekilde satılmayacak. Evleri kentsel dönüşüme girecek vatandaşlarımıza uygun fiyatlarla kiralayacağız. Böylece kira fiyatlarını da düşüreceğiz.

    Dirençli İstanbul hedefimizle bu şehirde tek bir riskli yapı kalmayınca kadar çalışacağız. Çünkü bizim derdimiz var. Biz, annelerimizin, evlatlarımızın, ailelerimizin evlerinde huzurla ve güvenle yaşamasını istiyoruz.” dedi.

    İSTANBUL’A BİRAZ VAKİT AYIRSAYDI…

    Mevcut İBB yönetiminin İstanbul dışında her türlü gündemle meşgul olduğunu söyleyen Kurum, “Biz milletimize hizmet etmenin gayreti içerisinde çalışıyoruz. Ama bugün bir bakıyorsunuz bu beceriksiz İBB yönetimi hiçbir şey yapmadığı gibi hala İstanbul dışında her türlü gündemle meşgul oluyor. Oysa ki 5 yıldır boş polemiklere ayırdığı vakti İstanbul’a ayırsaydı bugün; aslına yakışır bir İstanbul’da yaşıyor olabilirdik. Beş yıldır tatile ayırdığı vakti İstanbul’a ayırsaydı, bugün; daha güzel bir İstanbul’da yaşayabilirdik. 5 yıldır reklama ayırdığı bütçeyi kentsel dönüşüme ayırsaydı, bugün; daha dirençli bir İstanbul’da yaşayabilirdik. Beş yıldır yabancı ülkelerin temsilcilerine ayırdığı vakti İstanbul’a ayırsaydı, bugün; trafiksiz ve çilesiz bir İstanbul’da yaşayabilirdik. Bugün İstanbul’umuzun trafik çilesinin çözülmemesinin en büyük sebebi işte bu ilgisizliktir, ihmalkarlıktır. Beceriksiz aday kendi siyasi ikbali için yaptığı görüşme ve kulis yoğunluğundan İstanbul trafiğinin yoğunluğunu unuttu. Siz, İstanbul’un sorunlarını ikinci plana atarsanız, bunun sandıkta cevabını alırsınız.” şeklinde konuştu.

    TUZLA METROSUNDA HİÇBİR İLERLEME YOK

    Tuzla’da 1 Nisan sonrası hayata geçirilecek projeleri sıralayan Kurum, “Tuzla Hastane-Tuzla Merkez Metro Hattını hızlıca tamamlayarak sizlerin hizmetine sunacağız. Hatırlarsanız, CHP’li Beceriksiz Başkan, Tuzla’ya metro sözü vermişti. Tuzla metrosu için durmadan açılış törenleri düzenlediler. Önce 86 milyon euro, sonra 34 milyon euro kredi aldılar. Hani nerede? Hiçbir ilerleme yok.  Tuzla’nın ulaşım için en önemli akslarından biri olan D-100 E-5 Karayolunun yapımına, bu beceriksiz İBB yönetiminden önce, 2018 yılı Haziran ayında başlanmıştı. Koskoca 5 yıl geçti. Hala kalan kısmı bitmedi. İşte, 2019’da yüzde 20’si tamamlanan Aydıntepe Sabiha Gökçen Bağlantı Yolu hala bitmedi. Bu yolu da biz bitireceğiz. Yine Hünkâr Çayırı Geçiş Köprüsü, hala bir ilerleme yok. Burayı da biz bitireceğiz. Sabiha Gökçen-Tuzla OSB Raylı Sistem projemizi 2,5 yılda tamamlayacağız. Samandıra-Tuzla Raylı Sistem Hattımızı en kısa zamanda bitirecek ve Tuzlamıza armağan edeceğiz. Beşevler Mahallemize de yeraltı otoparkı ve mahalle bahçesi yapacağız.” dedi.

    MİLLETİN VATAN SEVGİSİNİ SORGULAYACAK EN SON İNSANSIN

    CHP’nin vatandaşları ayrıştırdığına vurgu yapan Kurum, ‘’Siyasi tercihlerinden dolayı annelerimizi ayrıştırıyorlar. Sen ev kadınlarını nasıl ayırırsın? Bunların geçmişi de böyle. Bedelli askerlik yapanların oylarına talip değiliz diyor Eş Genel Başkanları. İster bedelli yapsın, ister uzun yapsın, sana ne? Sen milletin vatan sevgisini sorgulayacak en son kişisin eş genel başkan.” diyerek CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirdi.

    E5 altı ve üstü spor tesislerini ve Su Sporları Merkezini Tuzla’ya kazandıracaklarını söyleyen Kurum, 2018’de yapımına başlanan Tuzla Hal Binası’nın 5 yılda bitirilemediğini, yönetime geldiklerinde 2 yılda tamamlayacaklarını da söyleyerek konuşmasını bitirdi.

    Kurum’un ardından söz alan Türkiye’nin son Başbakanı Binali Yıldırım da, “31 Mart’ta yapacağımız seçimde üçlü olması, güçlü olması lazım. Tuzla’da Şadi Bey, İstanbul Büyükşehir’de Murat Kurum ve Ankara’da Recep Tayyip Erdoğan. Üçlü olsun güçlü olsun. Seçimlerde şehir farklı olursa, ilçeler farklı olursa kaybolan yıllar oluyor. Olan İstanbul’a oluyor.” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum’a, Tuzla mitinginde Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ve Binali Yıldırım eşlik etti.

    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-fena-yakalandi-murat-kurumdan-aciklama-beceriksiz/feed/ 0
    İmamoğlu kendisini ‘metro fatihi’ ilan etti! İşte gerçekler https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-kendisini-metro-fatihi-ilan-etti-iste-gercekler/ https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-kendisini-metro-fatihi-ilan-etti-iste-gercekler/#respond Fri, 01 Mar 2024 22:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=5248
  • Haber7 – ÖZEL

  • “İsrafı bitirdik” kampanyasına 230 milyon TL para harcadığı belirtilen CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, düzenlediği mitingde ‘metro‘ yalanlarını devam ettirdi. 

    KENDİSİNİ “METRO FATİHİ” İLAN ETTİ

    5 yıllık İBB belediye başkanlığında 8 kilometre metro yapan ve bu süre boyunca hiçbir metro ihalesine çıkmayan ancak yerel seçim reklamlarının birinde 47,3 kilometre metro yaptıklarını, başka bir reklamında ise 65,1 kilometre metro inşa ettiklerini iddia eden CHP’li İmamoğlu, son mitinginde kendisini “metro fatihi” ilan etti. 

    CHP Bayrampaşa Belediye Başkan adayı Hasan Mutlu ile birlikte Yenidoğan Mahallesi Yahya Kemal Caddesi üzerinde düzenlenen mitingde konuşan İmamoğlu, “Varsın açıklasın. Nasılsa bu projeleri metro fatihi Ekrem İmamoğlu ve arkadaşları yapacak kardeşim.” diye konuştu.

    İMAMOĞLU 47,3 VEYA 65,1 KİLOMETRE METRO MU YAPTI?

    Daha önce defalarca kez tekrarlanan ve her seferinde yalanlanan bu iddianın sürekli olarak tekrarlanması CHP’nin yalan stratejisini bir kez daha gözler önüne serdi.

    İBB Haber’in ilk olarak Ocak 2023’te hazırladığı bir tabloyu paylaşmasıyla başlayan yalan, Nisan 2023’te bizzat İmamoğlu tarafından dillendirildi. İmamoğlu’nun yılda 13,27 kilometre, toplamda 46,2 kilometre metro hattı inşa ettiğine dair yalan, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökce tarafından da savunuldu.

    GERÇEKTE OLAN: 46 DEĞİL 8 KİLOMETRE

    Gerçek rakamlar, İmamoğlu döneminde İBB’nin son 34 yıldaki en kötü metro inşa sürecini geçirdiğine işaret ediyor. 90’lı yıllardan bu yana yıllık metro inşa ortalaması 12 kilometrenin altına düşmeyen İstanbul’da, İmamoğlu bu veriyi aşağı çekti.

    İmamoğlu yönetimi 2019 yılından bu yana İstanbul’da yaklaşık 8 kilometrelik metro inşaatı yapabildi. AK Parti’li Kadir Topbaş döneminde ise tam 142,88 km metro inşa edildi.

    Topbaş döneminde ihale edilip yapımına başlanan birçok metro hala İmamoğlu tarafından inşa ediliyor. İmamoğlu döneminde bitirilerek açılışı yapılan Dudullu-Bostancı Metrosu ile Mecidiyeköy-Kabataş Metrosu’nun Fulya ile Yıldız İstasyonları Kadir Topbaş’ın projelendirip başlattığı raylı sistemler arasında.

    İmamoğlu’nun açılışı yapılmış gibi reklamını yaptığı fakat hala çalışmaların sürdüğü Ataköy-İkitelli metrosu da yine Kadir Topbaş’ın başkanlık sürecinde yapımına başlanıp 2019 yılına kadar büyük ölçüde tamamlanan metrolar arasında.

    İşte İstanbul’da hangi belediye başkanının ne kadar metro hattı yaptığını gösteren gerçek rakamlar:

    CHP yanlısı gazeteci Sedef Kabaş, gerçekleştirdiği bir seminerde İmamoğlu’nun yalan stratejisini gözler önüne seren şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Kitleleri yönlendirmek etkilemek istiyorsanız, ortaya kocaman bir yalan atın. Ama çok büyük bir yalan olsun. İkinci kriter çok basit bir yalan olsun. Sonrasında da bu basit ve çok büyük yalanı sürekli tekrar et. Ve ardından kitlelerin o yalanı nasıl gerçekmiş gibi kucakladığını otur seyret.”

     


    YAPIMINI BECEREMEDİĞİ METROLARI HÜKÜMET YAPIYOR

    Yapımına AK Parti döneminde başlanan bazı metro hatlarının inşası CHP’li İBB tarafından yapılamayıp Ulaştırma Bakanlığı’na devredildi. Ulaştırma Bakanlığı’nın İBB adına inşasını sürdürüp açılışını yaptığı metrolar şunlar:

    • Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu
    • Başakşehir-Kayaşehir Metrosu
    • Sirkeci-Kazlıçeşme Metrosu.

    Ulaştırma Bakanlığı’nın İstanbul’da yapımına devam ettiği diğer metrolar ise şunlar:

    • Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metrosu,
    • Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu (Mart 2024’te açılacak),
    • Bakırköy-Kirazlı Metrosu (Mart 2024’te açılacak),
    • Altunizade-Çamlıca Metrosu,

    İmamoğlu İBB’si; AK Parti döneminde başlatılan birçok raylı sistem projesini  sürdüremeyip şaft tünellerine moloz dökerek kapattı. İBB’nin durdurduğu metro projeleri şunlar:

    • Sancaktepe-Yenidoğan Metrosu
    • Yenikapı-Sefaköy Metrosu
    • Kirazlı-Halkalı Metrosu

    Projesi, izinleri ve finansmanı AK Parti döneminden hazır olan Kağıthane-İstinye Metrosu’na İmamoğlu döneminde kazma bile vurulamadı.

    AÇILIŞINI YAPTIĞI METROLARIN HEPSİ AK PARTİ ESERİ

    AK Parti döneminde yapımına başlanıp büyük çoğunluğu bitirilen raylı sistemlerden 4’ünün açılışını yapan Ekrem İmamoğlu, kendisi sadece küçük bir kısmını inşa etmesine rağmen bu hatların tamamını kendi döneminin hizmeti gibi lanse ediyor.

    Kadir Topbaş döneminde inşası başlayan ve İmamoğlu’nun açılışını yaptığı raylı sistemler şunlar:

    1. Yıldız-Mecidiyeköy-Mahmutbey Metrosu,
    2. Bostancı-Dudullu Metrosu,
    3. Haliç Tramvayı,
    4. Hisarüstü-Aşiyan Fünikileri

    AK PARTİ YAPTI, İMAMOĞLU HESAPLADI

    İmamoğlu döneminde açılışı yapılan Mahmutbey-Mecidiyeköy metro hattı, AK Parti döneminde %100 oranında bitirilmişti. İmamoğlu, 18 kilometre uzunluğundaki bu hattı kendi icraatı gibi hesaplıyor.

    İmamoğlu’nun açılışını yaptığı Dudullu-Bostancı Metrosu, 2019 yılında %70 oranında bitirilmişti. 14.3 kilometre uzunluktaki Dudullu-Bostancı metrosunun İmamoğlu döneminde 4.29 kilometresi yapıldı. Ancak İmamoğlu hattın tamamını kendi yapmış gibi yansıttı.

    İmamoğlu’nun açtığı Alibeyköy-Cibali tramvayının AK Parti döneminde 2019’a kadar %70’i tamamlandı. 8.8 kilometre uzunluğundaki bu hattın da yüzde 100’ünü İmamoğlu kendi hanesine yazıyor.

    Yıldız-Mecidiyeköy Metro hattında 2019 yılında ilerleme %75 seviyesindeydi. İmamoğlu döneminde sadece 2 durak açılışı yapıldı ve İmamoğlu 20 kilometrelik uzunluğa sahip metro hattının tamamını yine kendi yapmış gibi algı oluşturuyor.

    ________________

    METRONUN REKLAMI VAR KENDİSİ YOK

    46,2 kilometre inşa ettiği iddia edilen CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, şantiye bölümünde hiçbir çalışmanın olmadığı Tuzla-Kaynarca-Pendik metro hattı güzergahındaki reklam panolarını bir yılda 10’uncu kez değiştirdi.

    Yapımına AK Parti döneminde 2014 yılında başlanan Tuzla-Kaynarca-Pendik Metrosu, İmamoğlu döneminde raylı sistem çalışmasıyla değil reklam çalışmasıyla gündeme gelebiliyor.

    Reklamı olup kendisi olmayan bir diğer metro hattı Ataköy-İkitelli Metrosu.

    İmamoğlu’nun açılmış gibi reklamlarını yaptığı Ataköy-İkitelli Metrosu hala bitmiş değil. CHP’li İmamoğlu’nun göreve geldiği 2019 yılında yüzde 90’a yakını bitmiş olan metronun sadece 2 durağı açılırken, İmamoğlu bu iki duraklık etabı “metronun tamamını yapıp açılışını yapmış gibi” yansıtıyor.

    KAYNAK: HABER7
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/imamoglu-kendisini-metro-fatihi-ilan-etti-iste-gercekler/feed/ 0
    Yapay zeka artık “depresyon” tespiti yapabiliyor! https://www.foxtvhaber.com.tr/yapay-zeka-artik-depresyon-tespiti-yapabiliyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yapay-zeka-artik-depresyon-tespiti-yapabiliyor/#respond Tue, 26 Dec 2023 21:00:19 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1554 Bilkent Üniversitesinden bilim insanları psikiyatristlerle işbirliği yaparak, “ses”, “konuşma içeriği”, “yüz ifadesi” ve “beden dili” gibi verilerle kişinin depresyonda olup olmadığını tespit edip “kişilik analizi” yapabilen yapay zeka tabanlı yazılım geliştirdi.

    Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Hamdi Dibeklioğlu, yaptığı açıklamada, akademik hayatı boyunca çalışmalarını yapay zeka üzerine yoğunlaştırdığını anlattı.

    Yapay zeka ile insan davranışlarının otomatik analizi üzerine çalıştığını aktaran Dibeklioğlu, “Bunun dünya genelindeki adı duyuşsal bilişim olarak geçiyor. Konuşmanın içeriğinden, sesin şiddetinden, tonundan, yüz ifadelerinden, postürden yola çıkarak makine öğrenmesi ile sonuçlar çıkarıyoruz.” diye konuştu.

    Dibeklioğlu, yapay zeka ile duyuşsal bilişim çalışmalarını yıllardır yaptığını ancak son dönemde ChatGPT gibi yapay zeka modellerinin yaygın kullanımı ile bu konunun çok popülerleştiğini vurguladı.

    Son dönem çalışmalarında yapay zeka ile depresyon seviyesini tespit etmeye yönelik algoritmalar geliştirdiklerini belirten Dibeklioğlu, şöyle devam etti:

    “Normalde, klinik psikologlar ve psikiyatristler, gözlemler üzerine teşhis koyuyor. Bizim yaptığımız da aslında buna benzer bir şey. Yapay zeka ile insanların yüz ifadelerinden, ses tonuna, konuşma şeklinden, başını ne tarafa ne şekilde çevirdiğine kadar çeşitli verileri kullanarak depresyon seviyesini tespit etmeye çalışıyoruz. Uzman, o anda görüşmeyi yaparken bir yandan da yapay zekalı sistem, belli bir karara varıp onu uzmanla paylaşmış oluyor.”

    Hollanda’da yürüttüğü çalışmalarla bu konular üzerine eğildiğini, Türkiye’ye geldikten sonra da devam ettirdiğini anlatan Dibeklioğlu, “Bu çalışmaların her aşamasında modelleri eğitmek için hem hastadan hem de hastaneden etik onaylar alıyoruz. Bu sistemi, kişi izin veriyorsa kullanabilirsiniz. Zaten bu tip verilere gizli ya da hassas veri diyoruz. Bunlar çok ciddi süreçler.” diye konuştu.

    “DAVRANIŞLA DEPRESYON SEVİYESİNİN İLİŞKİSİNİ ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Depresyon tespiti için klinik veri kullandıklarını ve psikiyatristlerle birlikte çalıştıklarını dile getiren Dibeklioğlu, şu bilgileri verdi:

    “Davranışla depresyon seviyesinin ilişkisini çözmeye çalışıyoruz. Bulgularımız, teoriyle örtüşüyor. Mesela farklı düşünceler var, ‘çocuğum çok ağlıyor, depresyonda mı?’ gibi. Halbuki depresyonda genel beklenti, donukluk. Yani kişi kimseyle iletişime girmek istemiyor, sosyal çevreden kopuyor. Bizim yakaladığımız örüntüler de o şekilde.

    Yani literatürü incelediğiniz zaman depresyonda sosyal etkileşimden kaçma davranışına rastlıyorsunuz. Aslında onlar ortaya çıkmış oluyor. Depresyon seviye analizini şu şekilde tanımlıyoruz, uzman, o görüşmeyi yaparken sistem de hastayı incelesin ve bir şekilde doktora destek versin. Yani model de kendince tanılamasını yapsın. Bu şekilde gözden kaçan bir şeyi yapay zeka yakalayabilsin.”

    “YAPAY ZEKA İLE YALAN TESPİTİNİN KULLANIMI…”

    Dibeklioğlu, bir başka projelerinde ise cümleler, ses tonu, bakışlar gibi verilerden yola çıkarak yalan söylemenin derecesini bulmaya çalıştıklarını, bu çalışmalarında da yine etik onayları aldıklarını bildirdi.

    Çeşitli videoları inceleyerek buradaki konuşmaların ne oranda doğru ne oranda yalan içerikli olduğunu tespit edip çeşitli kaynaklardan da doğrulattıklarını dile getiren Dibeklioğlu, konuşmanın içeriğini “doğal dil işleme” modelleri, ses tonunu “frekans analizi” ile değerlendirdiklerini belirtti.

    Dibeklioğlu, “Ancak yapay zeka ile bu işi çözdük ve yüzde yüz doğru tahmin yapıyoruz gibi bir şey söz konusu değil. Dünya üzerindeki bütün veriyi görmeden yüzde 100 başarılı tahmin yapmanız tabii ki mümkün değil. Ama ciddi başarı oranlarına çıkabiliyoruz artık.” ifadelerini kullandı.

    Yalan makinelerine ilişkin bir soru üzerine Dibeklioğlu, şöyle konuştu:

    “Şunun doğru anlaşılması lazım, siz bu yalan tespit sistemini götürüp mahkemede kullanamazsınız. Bir kişinin hayatını buna bağlayamazsınız. Bunların yanılma oranları var. Ama bunu çok daha farklı yerlerde kullanabilirsiniz. Yapay zeka ile yalan tespitinin kullanımı, öğrenci mülakatı ya da işe alım mülakatı gibi senaryolar için söz konusu olabilir.

    Literatürdeki çalışmalar, konuşmanın tümüne doğru mu, yalan mı diye bakıyor, biz hangi seviyede yalan söyleniyor onu bulmaya çalışıyoruz. Bu aslında bir farklılık, çünkü bir konuşmanın içinde her şey doğru değil, her şey yalan da değil.”

    YAPAY ZEKA İLE KİŞİLİK TESPİTİ DE YAPILIYOR

    Hamdi Dibeklioğlu, yapay zeka ile kişilik tespiti çalışmaları da yürüttüklerini belirtti.

    Kişiliği farklı boyutlarda değerlendirdiklerini anlatan Dibeklioğlu, “Dışarıya ne kadar açıksınız, yeniliğe ne kadar açıksınız gibi. Yine görsel ve işitsel unsurları kullanarak kişilik verisi topluyoruz. Aslında siz insanla iletişim kurarken arka planda da yorumluyorsunuz aynı zamanda, biz de makineye bunu öğretmeye çalışıyoruz. Tabii makinenin kendince farklı özellikleri var, çok daha detaylı görebiliyor, çok daha ciddi işlemler yapabiliyor ama aslolan şey, bizim algoritmayı doğru eğitmemiz.” değerlendirmesini yaptı.

    Yapay zeka ile kişilik analizinin dünyada kullanıldığına işaret eden Dibeklioğlu, “Şu anda şirketlerde ne kadar kullanılıyor, çok emin değilim ama ben yıllarca Hollanda’da araştırma yaptım. 2013-2014 yıllarında bile oradaki büyük şirketlerde yapay zeka ile iş mülakatlarında kişilik istatistiklerini çıkarıyorlardı. 10 sene önce bu çalışmalar için ‘daha prototip, sonuçları çok da kesin görmeyelim’ derken şu an doğruluk oranlarımız yüksek.” diye konuştu.

    Hamdi Dibeklioğlu, insan davranışı alanında çok dikkatli olunması gerektiğine işaret ederek, “Çünkü bunu yüzde 100 doğru diye nitelendirip günlük hayatın içine doğrudan entegre ederseniz, oradaki hatalarda kişiye bir sorumluluk yükleniyorsa ciddi problemler yaşanabilir. O yüzden davranış analizinde etik onayların çok iyi irdelenmesi lazım. Buradaki amacımız, yapay zekanın bize yardımcı olması. Tüm kararları yapay zekaya bırakıp kendimiz geri çekiliyoruz gibi bir durum söz konusu değil.” dedi.

    AĞRI SEVİYESİNİ DE TESPİT EDİYOR

    Dibeklioğlu, benzer sistemle ilaçların dozunun ayarlanmasında önem taşıyan “ağrı seviyesi” tespiti de yaptıklarını kaydetti.

    Bu tespitin özellikle çocuk ve bebeklere uygulanacak tedavilerde işe yaramasını beklediklerini ifade eden Dibeklioğlu, “Çocuk ve bebeklere ağrı seviyesini sorma şansınız yok. Bu tip durumlarda yine yüz ifadelerinden, yine davranıştan ağrı seviyesini çıkarabiliyoruz.” dedi.

    KAYNAK: AA
    ]]>
    https://www.foxtvhaber.com.tr/yapay-zeka-artik-depresyon-tespiti-yapabiliyor/feed/ 0