Yenilenebilir Enerji – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Sun, 07 Jul 2024 08:00:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Yenilenebilir enerji teknolojileri karbonsuz geleceğin anahtarı’ https://www.foxtvhaber.com.tr/yenilenebilir-enerji-teknolojileri-karbonsuz-gelecegin-anahtari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/yenilenebilir-enerji-teknolojileri-karbonsuz-gelecegin-anahtari/#respond Sun, 07 Jul 2024 08:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14462 Konuya ilişkin açıklama yapan Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, uzun süredir elektrik enerjisi üretiminin merkezinde yenilenebilir kaynaklarının olduğunu belirterek, “Günümüzde temiz ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına geçiş, tüm dünya için kritik bir hâle geldi. Yenilenebilir enerji teknolojilerini, iklim değişikliği etkilerinin geriye döndürülmesinde anahtar olarak görüyor, yatırımlarımıza Türkiye’nin her bölgesinde hız kesmeden devam ediyoruz.” dedi.

Enerji sektörü, özellikle küresel düzlemde karbonsuz elektrifikasyon ve sürdürülebilir enerji üretimi hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Fosil yakıtların yerini hızla yenilenebilir enerji kaynakları alırken, güneş ve rüzgar gibi doğal kaynakların verimli kullanımı, enerji üretiminde tarım alanları ve doğal yaşam alanları arasındaki dengenin korunmasını gerektiriyor. Özellikle endüstriyel süreçlerde ve ulaştırmada kullanılan yeşil hidrojen, hidrokarbonların yerine geçecek önemli bir enerji taşıyıcısı olarak öne çıkıyor. Suyun verimli kullanımı ve atmosferin korunmasıyla doğrudan ilişkili olan elektroliz teknolojileri, tarımsal su ihtiyaçları başta olmak üzere artan enerji talebinin dikkate alınarak sürdürülebilir şekilde karşılanması ve karbon salımının doğal dengeye kavuşturulmasında kritik bir rol oynuyor. Yüzde yüz yenilenebilir enerji üretimi alanında faaliyet gösteren Eksim Holding’e bağlı Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Teknoloji kullanımı çevresel etkileri minimize ediyor

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin arttığını belirterek, elektrifikasyonun hızlanması ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle temiz enerjiye geçişin kritik hale geldiğini vurguladı. Akbay, “Ekstrem hava olayları enerji üretim verimliliğini etkilerken, verimli tüketimi de yeniden değerlendirmemiz gerektiğini gösteriyor. Ekipman dayanıklılığının artması ve tasarımların aşırı iklim olaylarına göre gözden geçirilmesi, kesintisiz üretimi sağlamak için önemli. Yenilenebilir enerji teknolojilerini enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede anahtar olarak görüyor ve bu nedenle Türkiye genelinde temiz enerji yatırımlarımıza devam ediyoruz. Teknolojik gelişmelerin doğru yönetimi ve etik çerçevede kullanımı, enerji maliyetlerini kontrol etmek ve kaynakları verimli kullanmak açısından hayati önemde.” dedi

Yenilenebilir enerjide çığır açıcı teknolojiler

Yenilenebilir enerjide devrim yaratacak yeniliklere de değinen Akbay, “Hidrokarbon yakmanın bir süre daha devam etme zorunluluğu göz önünde bulundurulduğunda, güvenilir nükleer enerji teknolojileri ile enerji talebine cevap vermek, arz güvenliğini artıracak. Takip edilmesi elzem olan küçük modüler nükleer reaktörler gibi üretim kaynaklarının da hayatımıza girmesi için çalışılıyor. Aynı zamanda, güneş ve rüzgar enerjilerinden yararlanarak tüketim yerlerine yakın bölgelerde, elektrik üretecek dağıtık mikro şebekeler geliştiriliyor. Böylece hem iletim şebekesinin yükü bir miktar azaltılıyor hem de elektriğin yüksek taşıma maliyetinden tasarruf sağlanabiliyor.” dedi.  Yenilenebilir enerji üretimi artıklarından hidrojen ve saf su üretiminin gerçekleştirilebilmesi konusuna da değinen Akbay,  “Yüksek ısı enerjisi ihtiyacı için suyun kapalı çevrim kullanılacağı hidrojen-oksijen-su döngüsü sağlanırken, karbondioksit salımı tutularak yenilenebilir enerji desteği ile tekrar sentetik metana dönüşümü ardından saf su elde edilebiliyor. Hidrojen üretimi için yenilenebilir enerji fazlasından yararlanılması ve batarya depolama teknolojisi sayesinde elektrik enerjisine ihtiyaç duyulduğunda anlık destek sağlanarak şebeke kalitesinin korunması, çığır açan teknolojiler arasında yer alıyor.” şeklinde konuştu.

Enerjide sürdürülebilirliği, pil teknolojileri ve depolama çözümleri sağlıyor

Yenilenebilir enerji kaynaklarının düzensiz üretimi ve talebi karşılamak için sürekli olarak depolama teknolojileri geliştirildiğinin altını çizen Akbay, “Pil teknolojileri ve diğer depolama çözümleri, tüketicilere ekonomik ve güvenilir elektrik sağlamanın yanı sıra enerji sistemlerinin sürdürülebilirliğini de artıracak. Bu teknolojiler, enerji üretim tesislerinin üretim kapasitelerini ve verimliliğini optimize etmek, elektrik enerjisinin transferi ve ticareti ile sınırları aşan çözümler sunmak, arz-talep dengesini hassas bir şekilde yönetmek için önemli bir görev görüyor.” dedi.

Enerji altyapılarımıza son teknolojileri entegre ediyoruz

Elektrikli araçlar, ısı pompaları, büyük veri merkezleri ve yapay zeka algoritmalarını çalıştıracak kuantum bilgisayarlarının enerji yönetiminde önemli araçlar olduğunu belirten Akbay, “Bu teknolojilerin etik çerçevede kullanılması, enerji verimliliğini artırırken doğal kaynakları korumamıza ve zamanımızı verimli kullanmamıza olanak tanıyor. Eksim Enerji olarak, mevcut enerji altyapılarımızı gelişen teknolojilerle bütünleştirerek üretim ve tüketim verimliliğini artırmaya devam ediyoruz. Akıllı şebeke sistemleri, yapay zeka ve veri analitiği, enerji tüketim modellerini optimize ederek enerji tasarrufunu maksimize etmemizi sağlıyor. Yapay zeka ile enerji tesislerimizin projelendirme, yapım, üretim planlama ve bakım süreçlerinde kaynak-zaman yönetimini optimize ediyoruz. Böylece, enerji arz-talep dengesini doğru öngörebiliyor, tesislerimizin ömrünü uzatıyor ve kapasite kullanımını artırıyoruz.” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/yenilenebilir-enerji-teknolojileri-karbonsuz-gelecegin-anahtari/feed/ 0
Enterprise Greece CEO’su, Ege ve Doğu Akdeniz’de enerji işbirliğini değerlendirdi https://www.foxtvhaber.com.tr/enterprise-greece-ceosu-ege-ve-dogu-akdenizde-enerji-isbirligini-degerlendirdi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/enterprise-greece-ceosu-ege-ve-dogu-akdenizde-enerji-isbirligini-degerlendirdi/#respond Mon, 17 Jun 2024 22:24:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13097 Giannopoulos, AA muhabirinin iki ülke arasındaki olası enerji işbirlikleri ve Yunanistan’daki yatırım fırsatlarına ilişkin sorularını yanıtladı.

Yunanistan’ın Türk firmaları için enerjinin pek çok alt sektöründe yatırım fırsatları sunduğunu belirten Giannopoulos, “Yunanistan’daki yenilenebilir enerji potansiyelinin bolluğu ve ülkede devam eden büyük ölçekli altyapı projeleri, Yunanistan’ın AB enerji karması oluşturulmasında kilit bir oyuncu olmaya hazır olduğunu ve tüm enerji endüstrilerinde önemli yatırım fırsatları sağlayacağını gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Giannopoulos, ülkede özellikle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalleri, boru hatları ve enterkonnektelerle doğal gaz iletiminde yeni altyapılar için yatırım fırsatlarının bulunduğunu kaydetti.

Güneş enerjisi ve güneş-termal santralleri, biyokütle, küçük hidroelektrik ve jeotermal teknolojilerinin yanı sıra yeşil hidrojen ve karbon yakalama gibi gelişen teknolojilerdeki yenilenebilir enerji projelerine de dikkati çeken Giannopoulos, enerji depolama, enerji verimliliği ve tasarrufu projeleri, adalara yönelik elektrik şebekesi bağlantısı ve sürdürülebilir enerji projeleri, sınır ötesi elektrik şebekesi enterkonnektelerinin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, e-mobilite altyapı projeleri gibi konuları da olası yatırım olanakları olarak sıraladı.

ENERJİ, İŞBİRLİĞİ VE ORTAK PROJELERİN GELİŞTİRİLMESİ İÇİN KİLİT SEKTÖR

Giannopoulos, Yunanistan hükümetinin, özellikle Enerji ve Çevre Bakanlığının, son 4 yılda enerji sektörünü desteklemek ve devam eden küresel enerji krizinde ülkenin yeşil dönüşümünü kolaylaştırmak için birçok reform uyguladığını vurgulayarak, enerji yatırımcılarını desteklemeye yönelik bazı kriterler belirlendiğini dile getirdi.

Türk şirketlerinin bu fırsatlardan yararlanarak büyüyen Yunanistan yenilenebilir enerji pazarından yararlanabileceğini belirten Giannopoulos, “(Şirketler) Güneş, hidro ve jeotermal enerji projeleri gibi yenilenebilir enerji projelerine doğrudan yatırım yapabilir ve Yunan yenilenebilir enerji firmaları ile stratejik ortaklıklar kurarak teknoloji, uzmanlık ve sermayeye erişim, teknik bilgi transferi ve proje uygulama kapasitelerini artırabilirler.” ifadesini kullandı.

Giannopoulos, Türk şirketlerin, Yunan hükümetinin yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi için uyguladığı ihale usulü, tarifeler, vergi ve lisans avantajlarının yanı sıra iş gücü destek programları gibi teşvik ve reformlardan da yararlanabileceklerini belirterek, yenilenebilir enerji ekipman ve hizmetlerinin ihracatını Yunan meslektaşlarıyla birlikte geliştirebileceklerini söyledi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki pozitif ajandaya da değinen Giannopoulos, “Ülkelerimiz arasındaki tarihi, kültürel ve ticari bağların yanı sıra pozitif gündem çerçevesinde kurulan işbirliklerini de göz önünde bulundurarak, Yunanistan ve Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de enerji işbirliğini geliştirmeye yönelik bir sonraki adımları atmasının zamanının geldiğine inanıyorum.” dedi.

Giannopoulos, bu kapsamda ihtiyaç duyulan “elverişli ortam” için gerekli adımları şöyle sıraladı:

“Başarılı ortak girişimler oluşturmak amacıyla enerji konusunda diyalog artırılmalı ve geliştirilmeli. Enerji işbirliğini teşvik etmek için ikili iş ve enerji forumları düzenlenmeli. Enerji altyapısı ve teknolojilerinin gelişimi için ortak yatırımlar teşvik edilmeli. Enerji projelerinin ilerletilmesinde her iki sektörün güçlü yönlerinden yararlanılması için kamu-özel sektör ortaklıkları teşvik edilmeli. Her iki hükümet de sınır ötesi projeleri etkin bir şekilde desteklemek için düzenleyici ve yasal çerçevelerini uyumlu hale getirmeye devam etmeli.”

Ankara ile Atina arasında geliştirilecek enerji işbirliğinin önemine dikkati çeken Giannopoulos, “Enterprise Greece, hükümetimizin ikili düzeyde pozitif gündemi teşvik eden girişimlerini aktif olarak destekliyor ve katılıyor. Yunanistan ve Türkiye enerji işbirliğini teşvik edecek gelecekteki her türlü girişime katılmaktan mutluluk duyacağız.” diye konuştu.

Giannopoulos, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in mayısta Ankara’daki görüşmesinin iki liderin son 10 aydaki dördüncü görüşmesi olduğunu belirterek, “Komşu ülkelerimiz arasındaki olumlu gündem ve ikili ekonomik ilişkilerin önümüzdeki 5 yıl içerisinde 2 katına çıkarılması taahhüdü yeniden teyit edildi. Bu bağlamda, enerjinin her iki ülkede de işbirliği ve ortak projelerin geliştirilmesi için kilit iş sektörlerinden biri olduğunu düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“ENERJİ SEKTÖRÜNDE DAHA FAZLA İŞBİRLİĞİ İÇİN ÇOK İYİ BEKLENTİLER VE FIRSATLARIN OLDUĞUNA INANIYORUZ”

Yunanistan ve Türkiye’nin sera gazı emisyonlarını azaltma konusunda kararlı olduğunun altını çizen Giannopoulos, iki ülke arasında özellikle yenilenebilir enerji alanında daha yakın ilişkiler kurmanın önemine vurguladı.

Giannopoulos, mevcut uluslararası elektrik bağlantılarının iyileştirilmesinin kara ve deniz üstü rüzgar parklarının yanı sıra diğer yenilenebilir enerji teknolojilerinin geliştirilmesine de katkı sağlayacağını belirterek, şöyle devam etti:

“Yunanistan’ın gaz şebekesini daha da genişletmesi ve aynı zamanda ülkenin çeşitli bölgelerinde önemli yüzer LNG depolama ve yeniden gazlaştırma ünitesi kapasiteleri inşa etmesi nedeniyle, gaz enterkonnektelerimiz daha yakın işbirliğinin sağlanabileceği bir diğer alan.”

İstanbul’da nisanda ilk kez düzenlenen Türk-Yunan Enerji Forumu’na ilişkin Giannopoulos, “Ülkelerimiz arasında gelecekte enerji sektöründe daha fazla işbirliği için çok iyi beklentiler ve fırsatlar olduğuna inanıyoruz. Forumda Yunanistan’ın enerji alanındaki gelişmelerini ve beklentilerini daha ayrıntılı olarak ele alma fırsatı bulduk.” dedi.

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/enterprise-greece-ceosu-ege-ve-dogu-akdenizde-enerji-isbirligini-degerlendirdi/feed/ 0
Toplayıcılık faaliyetiyle elektrik piyasasında yenilenebilir kaynaklar etkin kullanılacak https://www.foxtvhaber.com.tr/toplayicilik-faaliyetiyle-elektrik-piyasasinda-yenilenebilir-kaynaklar-etkin-kullanilacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/toplayicilik-faaliyetiyle-elektrik-piyasasinda-yenilenebilir-kaynaklar-etkin-kullanilacak/#respond Sun, 16 Jun 2024 07:24:31 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12998 Türkiye’nin enerji politikasında yenilenebilir kaynakların payı her geçen gün artarken, elektrik sektörü yenilenebilir enerjinin önemli sac ayaklarından birini oluşturduğu toplayıcılık faaliyetiyle kabuk değiştirmeye hazırlanıyor.

Son yıllarda elektrik enerjisinde yenilenebilir enerji kaynaklarının payını büyük ölçüde artıran Türkiye, elektrik üretiminin yüzde 40’ından fazlasını yenilenebilir kaynaklardan sağlama noktasına ulaştı.

Türkiye Elektrik İletim AŞ verilerine göre, Türkiye’nin elektrikte kurul güç kapasitesi 110 bin 333 megavat seviyesinde bulunuyor. Bu kapasitenin 63 bin 149 megavatını yenilenebilir enerji santralleri oluşturuyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarında en büyük pay 32 bin 184 megavat ile hidroelektrik santrallerinin olurken, bunu 14 bin 993 megavat ile güneş, 12 bin 194 ile rüzgar 2 bin 87 megavat ile biyokütle ve 1691 megavat ile jeotermal kapasitesi takip ediyor.

TOPLAYICILAR ENERJİ ÜRETİM VE TÜKETİMİNİN DENGELENMESİNE KATKI SUNACAKLAR

Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Başkanı Elif Düşmez Tek, toplayıcılık faaliyetinin yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında getireceği fırsat ve esnekliğe ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, şunları ifade etti:

“Toplayıcılık hizmeti, yenilenebilir enerji kaynaklarının daha etkin ve verimli bir şekilde kullanılmasına önemli katkılar sağlamayı amaçlamaktadır. Yenilenebilir enerji üretimi genellikle mevsimsel ve hava koşullarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilmektedir. Bu durum, üretimde dalgalanmalara ve zaman zaman kapasite fazlasına neden olabilir.”

Toplayıcıların farklı bölgelerdeki yenilenebilir enerji üretim tesislerini portföylerine ekleyerek üretim ve tüketimi dengeleyeceğini kaydeden Tek, şöyle devam etti:

“Örneğin, rüzgar enerjisi üretimi bir bölgede düşerken, güneş enerjisi üretimi başka bir bölgede artabilir. Toplayıcılar bu üretim kaynaklarını bir araya getirerek denge sağlar ve sistemi işlevsel tutmaya devam ederler. Mevsimsel değişiklikler nedeniyle kapasite fazlası oluşması durumunda ise toplayıcılar, bu fazla enerjiyi depolama sistemlerinde saklayarak, ihtiyaç duyulduğunda kullanabilir veya enerji piyasasında satarak enerjinin verimli kullanımına katkı sağlarlar.”

Tek, toplayıcılık faaliyeti yürüten sektör paydaşlarının ayrıca talep tarafı katılımı hizmetleri sunarak tüketim tesislerinin enerji tüketimini optimize etmelerine yardımcı olabileceğini belirterek, “Bu, özellikle yenilenebilir enerji üretiminin yüksek olduğu dönemlerde talebin artırılmasını veya düşük olduğu dönemlerde talebin azaltılmasını sağlayacaktır. ” diye konuştu.

TÜKETİCİLER, ENERJİ TÜKETİM ESNEKLİĞİYLE MALİYET AVANTAJI ELDE EDEBİLECEK

Toplayıcılık faaliyetinin tüketim tarafında getireceği fırsatlara değinen Tek, “Toplayıcılık faaliyeti, tüketicilere yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmak için çeşitli fırsatlar sunabilecektir. Örneğin, oluşan uygun durumlarda enerji piyasasında farklı üretim ve tüketim tesislerinden elde ettikleri enerjiyi birleştirerek maliyeti düşürebileceklerdir.” değerlendirmesini yaptı.

Tek, talep tarafı katılımı hizmetleri sayesinde tüketicilerin, enerji tüketimlerini daha esnek bir şekilde yöneterek yenilenebilir enerji üretiminin yüksek ve dolayısıyla fiyatın düşük olduğu dönemlerde daha fazla enerji tüketerek maliyet avantajı elde edebileceğini vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu kapsamda oluşturulacak piyasaların gelişimiyle toplayıcılık faaliyetleri, tüketicilerin enerji üreticisi (prosumer) veya enerji ticareti yapan tüketici (transumer) olmalarına olanak tanıyacaktır. Tüketiciler, kendi ürettikleri yenilenebilir enerjiyi toplayıcılar aracılığıyla enerji piyasasında satabilecek veya depolayarak ihtiyaç duyduklarında kullanabileceklerdir.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/toplayicilik-faaliyetiyle-elektrik-piyasasinda-yenilenebilir-kaynaklar-etkin-kullanilacak/feed/ 0
Enerjide yeşil dönüşüme YEKA ve YEKDEM desteği kritik önem taşıyor https://www.foxtvhaber.com.tr/enerjide-yesil-donusume-yeka-ve-yekdem-destegi-kritik-onem-tasiyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/enerjide-yesil-donusume-yeka-ve-yekdem-destegi-kritik-onem-tasiyor/#respond Sun, 09 Jun 2024 08:24:13 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12234 YEKA ve YEKDEM programlarıyla sağlanan katkıların, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirirken dışa bağımlılığı azalttığını kaydeden Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay “Ülke olarak, Avrupa bölgesi yenilenebilir enerji kullanımında 5. sıradayız. 2024 Nisan ayı sonunda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payı yüzde 53 seviyesine ulaştı.

Sektörün gelişmesi için kamu yönetiminin desteği kritik ve verilen destek tüm ülkeye artı değer olarak geri dönüyor. Enerji sektöründeki bu gerçekliğe dikkat çekerken Dünya Çevre Günü’nü de kutluyor, temiz enerji farkındalığının daha da artacağı yeşil yarınlara hep birlikte ulaşacağımıza inanıyorum.” dedi.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji portföyüne önemli katkılar sunan Eksim Enerji’nin CEO’su Arkın Akbay; yenilenebilir dönüşüm için geliştirilen teşvik programlarının, enerji arz kompozisyonundaki hızlı dönüşüme olumlu etkisine dair açıklamalarda bulundu. Akbay, “Ülke olarak, Avrupa bölgesi yenilenebilir enerji kullanımında 5. sıradayız. Nisan ayı sonunda yenilenebilir enerjinin elektrik üretimdeki payı yüzde 53 seviyesinde gerçekleşti. Kamu yönetiminin dönüşüme hız katan teşvikleri ve enerji üretiminde yerli ekipman kullanımında sunulan katkı payı, enerjide yeşil dönüşümü hızlandırdı, sanayi ürün yelpazemizi genişletti, ihracata katkı sağladı.

Türkiye’nin enerji sektöründe sürdürülebilir ve çevreye duyarlı politikaları benimsemesi, ülkenin enerji güvenliğini sağlamaya ve ekonomik kalkınmayı desteklemeye yönelik önemli bir adım oldu. Yenilenebilir enerji kaynakları, alternatifleri olan fosil yakıtlara oranla ekonomik uzun süreli marjinal maliyetleri ile elektrik enerjisi tüketimi yoğun sektörlerimizin rekabet edebilirliğini artırıyor.

Bununla birlikte, ülkemizin ortalama elektrik enerjisi maliyetlerinin düşmesine de katkıda bulunuyor. Sanayimizin sermaye birikimini kuvvetlendiriyor ve kendi dönüşümü ile verimini artırmasını sağlıyor. Yerli katkı payı ise bu süreçte önemli bir katalizör görevi üstlendi. Kamu yönetiminin öngörülü politikaları ve uygulamaya verdiği destek,  ülkemize artı değer olarak geri dönüyor” dedi. 

“YERLİ EKİPMAN ÜRETİCİLERİNE DESTEK ELZEM”

Yenilenebilir enerji üretiminde kullanılan ekipmanlar için sunulan yerli üretim katkı payı ve yenilenebilir enerji projelerini hayata geçiren kuruluşlara sağlanan yatırım teşvikleri yeşil dönüşüme hız kazandırıyor. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları, kısaca YEKA yöntemi,  üretim ekipmanlarının yerli üretim oranlarının kademeli olarak artırıldığı şekilde yerli sanayinin gelişimine destek verdi. YEKA ve YEKDEM programlarının yerli ekipman üreticileri için de olumlu sonuçlar sağladığını ifade eden Akbay, sözlerine şöyle devam etti: “Bu programlar sayesinde Türkiye, yenilenebilir enerji alanında önemli yetkinlikler kazandı ve uluslararası alanda üretim kalitesi ile ön plana çıkan bir oyuncu haline geldi. Ancak bazı zorluklar da yok değil.

Yüksek enflasyon ve para biriminin öngörülemeyen ani değer kaybı gibi ekonomik koşullardaki değişimler, YEKA, YEKDEM yerli katkı payı teşviklerinin verimliliğini olumsuz yönde etkileyebiliyor, bu durum teşvik mekanizmasının etkinliğini de düşürüyor ve yatırımları yavaşlatıyor. Sürdürülebilir büyüme ve topyekûn kalkınma için yenilenebilir enerji ve sanayide yeşil dönüşüm şart.” dedi.

Eksim Enerji CEO’su Akbay, YEKA ve Yenilenmiş YEKDEM gibi destek programlarında yer alan yerli katkı payı uygulamasının, TL bazlı olarak tespit edildiğini, enflasyon endekslerine ve yabancı para birimlerine bağlı periyodik ayarlamaların zamansal olarak geriden gelişi ile arzu edilen katkıyı sağlayamadığını, finans kuruluşlarının proje finansmanına mesafeli yaklaşmalarına neden olduğunu da vurguladı. Akbay, “Birinci YEKDEM döneminde olağanüstü bir hızla yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişimiz bugün ortalama enerji maliyetlerimizi düşürmemizi sağlamıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik üretimi yatırımlarında, yatırım hızının korunması ve yerli ekipman üreticisinin üretim yelpazesini geliştirebilmesi ve ihracat hacimlerini artırması için YEKDEM ve YEKA fiyat ayarlama metodolojisine dayalı yatırımcı kayıplarının ortadan kaldırılması elzemdir.

Bu sebeple formülün işletme sıklığı, aylık seviyede olduğu gibi aylık süre içinde yaşanan kayıplar da bir sonraki aylık döneme eklenmek suretiyle giderildiği takdirde veya YEKDEM birinci dönemindeki uygulama temel alındığında dönüşüm hızlanacak ve ülkemizin uzun süreli rekabetçiliği güvence altına alınacaktır. Bu sayede Türkiye, hem kendi enerji ihtiyaçlarını daha sürdürülebilir bir şekilde karşılayabilir hale gelecektir hem de yeşil dönüşümde ihtiyaç olan ekosistemin oluşum sürecini daha etkin bir şekilde hızlandıracaktır.

Ayrıca, ülkemiz sanayisi enerji üretimine dayalı karbon vergisinin yükünden de ari kalacaktır. Sanayi kuruluşlarımızın bu sayede elde edecekleri sermaye birikimi kendi alanlarında yeşil dönüşüm ile verim artışı yatırımlarına kaynak yaratacaktır.” açıklamalarını yaptı.



ENERJİDE FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI REÇETE YEŞİL DÖNÜŞÜM

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın EPDK ve TEİAŞ, global enerji ekosistemi açısından örnek teşkil edecek çalışmalara imza attığını, yerli imkanlarla enerji üretimine yönelik desteğin sürdüğünü belirten Akbay, enerji fiyatları konusunda uyardı: “Henüz etkilerini kuvvetli yaşamadık ancak karbon salımı olan gelişmiş ülkelerin piyasalarında fiyat artışları yaşanıyor. Bu artışların bizim sanayimize de yansıdığı ve ilerleyen süreçte daha fazla hissedileceği aşikar. Reçetenin başında yenilenebilir enerjiye hızlı dönüşüm geliyor. ” şeklinde konuştu.

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, YEKA ve YEKDEM’e dair değerlendirmelerinin yanı sıra “Sürdürülebilir temiz bir gelecek için hepimize büyük sorumluluklar düştüğünün altını bir kez daha çizmeliyiz. Dünya üzerindeki doğal kaynakların sınırsız olmadığını ve iklim değişikliği gibi küresel sorunların ciddiyetini her geçen gün artarak müşahede ediyoruz. 2023 yılında yenilenebilir enerji yatırımları, fosil yakıtlara yapılan yatırımları geride bırakarak rekor seviyeye ulaştı. Bu oran önümüzdeki yıllarda artmaya devam edecek. Biz de Eksim enerji olarak yenilebilir enerjinin odağında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarımıza enerji verimliliği esaslı Araştırma-Geliştirme faaliyetlerini ve gelişen teknolojik uygulamaları da alarak başta ülkemiz olmak üzere her nerede ihtiyaç varsa yenilenebilir enerji üretim projelerimize kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha paylaşmak istiyorum. Dünya Çevre Gününü kutluyor, temiz enerji farkındalığının daha da artacağı yeşil yarınlara hep birlikte ulaşacağımıza inanıyorum.” dedi.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/enerjide-yesil-donusume-yeka-ve-yekdem-destegi-kritik-onem-tasiyor/feed/ 0
Globalde nükleer ve güneş enerjisi yükselişte, kömür devri sona eriyor https://www.foxtvhaber.com.tr/globalde-nukleer-ve-gunes-enerjisi-yukseliste-komur-devri-sona-eriyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/globalde-nukleer-ve-gunes-enerjisi-yukseliste-komur-devri-sona-eriyor/#respond Wed, 24 Apr 2024 21:24:55 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9415 Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından ‘İş Dünyası ve Sürdürülebilir Enerji’ konulu konferans, gerçekleştirildi. 

Dünya ve Türkiye enerji ve iklim gündeminin güncel konularına mercek tutan İstanbul’da düzenlenen konferansta ‘İş Dünyası ve Sürdürülebilir Enerji’ konusu çok yönlü olarak masaya yatırıldı. Konferansta moderatörlüğünü Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem’in gerçekleştirdiği panelde, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, Baker Hughes Türkiye Ülke Direktörü Filiz Gökler ve Enerjisa Enerji Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Mehtap Anık Zorbozan konuşmacı olarak yer aldı.

DOĞALGAZ PİYASASINDA FİYATLARIN DÜŞÜŞÜ TÜRKİYE İÇİN AVANTAJ

İş dünyasının gözünden sürdürülebilirlik alanındaki trendler, zorluklar ve fırsatların ele alındığı konferansın keynote konuşması Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol tarafından yapıldı. Dr. Birol, yaptığı konuşmada, küresel enerji piyasaları için dört temel analizde bulundu. Birol, doğalgaz piyasasında fiyatların düşüşünün Türkiye için avantaj sağladığının altını çizerek “Ukrayna-Rusya savaşının başlamasıyla çok yüksek seviyelere ulaşan doğalgaz fiyatları şu an daha makul seviyelerde. Doğalgaz fiyatlarında ciddi bir düşüş yaşanıyor. Bu Türkiye için çok güzel bir haber. 2025, 2026 ve 2027 yıllarında özellikle bazı kaynaklardan ciddi anlamda doğalgaz piyasalarına arz gelecek. Bu arz, geçmiş 30 senede tesis edilen doğalgaz miktarının yarısına denk geliyor” dedi.

Dr. Birol, kömüre olan talebin bir iki ülke dışında tamamıyla azaldığına da dikkat çekerek “Bunun esas nedeni iklim faktörü değil. Esas neden yerli kaynak olarak daha ulusal olması. Çin ve Hindistan hala kömür tesisleri kuruyor ama bunların da büyümesi geçmişe göre son derece yavaş” diye konuştu.

“NÜKLEER ELEKTRİK ÜRETİMİ YAKINDA EN YÜKSEK SEVİYEYE ÇIKACAK”

Dr. Birol 2023 yılında dünyada devreye alınan bütün elektrik santrallerinin yüzde 85’inden fazlasının yenilenebilir enerjiye sahip olduğunu, bunun yanında nükleer santrallere de yeniden dönüş yapıldığını kaydetti. Gelecekte elektriğin büyük bölümünün yenilenebilir enerjiden geleceğini belirten Dr. Birol, “Bütün dünyada nükleer enerji geri dönüyor. En son kazanın yaşandığı Japonya nükleerde yeniden artışa başladı. Kore ve İsveç aynı politikadalar. Nükleer santrallerine karşı çıkan ülke kalmadı diyebiliriz. Fransa, Polonya, Türkiye ve Amerika’da yeni santraller yapılıyor. 2025-2026 yıllarında dünya nükleer elektrik üretiminin en yüksek seviyeye çıkacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Dr. Birol ayrıca enerji verimliliğine de vurgu yaparak, enerji verimliliğini ‘ilk yakıt’ olarak tanımladığını ve bütün ülkelerin bu alandan istifade edebileceğini belirtti.

“AVRUPA ENERJİDE ZOR DURUMDA”

Dr. Fatih Birol Avrupa enerji piyasalarını değerlendirerek “Avrupa Birliği, enerji fiyatları, enerji güvenliği ve enerji ekonomisi açısından baktığımız zaman oldukça zor bir durumda. Bir ülkeye yani Rusya’ya enerji açısından çok fazla göbekten bağımlı olmanın sorununu yaşıyorlar. Avrupa Birliği ülkeleri petrolün yüzde 65’ini, gazın ise yüzde 75’ini Rusya’dan alıyordu; bu bir hata. İkinci hata nükleer enerjiye sırtını dönmesi, üçüncüsü ise güneşte yıllar önce başladıkları atılımın devamını aynı tempoda getirememeleri. Stratejik politikayı izleyememeleri. Doğalgaz fiyatları 5 dolara geriledi ancak ABD’de ise 2 doların altında. Elektrik fiyatları Avrupa’da Çin’in neredeyse 3-5 misli. Avrupa’ da eğer sanayiciyseniz ve üretim maliyetinizin yüzde 60-65’ini enerji maliyetleri kapsıyorsa bu fiyatlarla ne ABD ile ne de Çin’le rekabet edemezsiniz. Ayrıca, Avrupa’ya yeni bir sanayi master planı gerekiyor, bunu önerdim.”

Açılış konuşmasının ardından DHA’ya da küresel piyasalar ve enerjinin geleceğine yönelik değerlendirmelerde bulunan Dr. Birol, yenilenebilir enerjinin bütün dünyada büyüdüğünü aktararak “Asya’da, Avrupa’da, Amerika’da çok hızlı bir şekilde büyüyor. Özellikle güneş enerjisi, rüzgar enerjisi beraber olmak üzere esasen rakamlara baktığımız zaman bunun çok açık bir şekilde görebiliriz. Geçen sene dünyada inşa edilen bütün elektrik santrallerinin yüzde 85’inden fazlası yenilenebilir enerji oldu. Bunun başını Çin çekiyor ama bütün ülkelerde bunu görüyoruz. Türkiye’de bu konuda çok güzel adımlar atıldı. Ben önümüzdeki yıllarda dünya elektrik talebinin çok büyük oranda hemen hemen tamamının yenilenebilir enerjiden karşılanacağını düşünüyorum. Çünkü maliyetler son derece düşük ve yenilenebilir enerji herkesin ulaşabileceği ve temiz bir enerji türü” dedi.

Avrupa’nın şu anda enerji, enerji maliyetleri konusunda diğer büyük ekonomik güçlerle Amerika Birleşik Devletleri veya Çin Halk Cumhuriyeti’yle rekabette birkaç adım geride olduğunu söyleyen Birol, “Bunun da en önemli tezahürü Avrupa’daki enerji fiyatları hem Amerika’dan hem de Çin’den çok daha yüksek bir seviyede seyrediyor. Özellikle doğalgaz ve elektrik fiyatlarında. Bu da Avrupa’daki sanayicilerin ürettikleri mallarda bu ülkelere göre rekabet gücünü kaybetmesi anlamına geliyor. Bu nedenle şu anda Avrupa sanayisinde bazıları işleri yavaşlatmakla kaybetme seviyesine geldi. Bu da istihdam konusunda büyük rahatsızlıklara yol açıyor. Bazıları da ülkelerini terk edip şirketlerini başka ülkelere taşıyorlar. Bu Amerika olabilir, Orta Doğu olabilir. Bu Avrupa ekonomisi için son derece can sıkıcı. Büyük bir sorun” dedi.

“PETROLE TALEP OLDUKÇA MAKUL BİR SEVİYEDE ARTIYOR”

Petrolde yükselişin nedenine de değinen Birol, “Talep oldukça makul bir seviyede artıyor. Günlük 1 milyon varil kadar. Üretim açısından da Amerika kıtasında Brezilya, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’dan yeteri kadar üretim geliyor. İki tane sorun var. Birincisi OPEC ülkelerinin özellikle Suudi Arabistan ve Rusya’nın petrol üretimlerinin kasıtlı olarak kısmaları ile fiyatların yüksek olması. Fiyatları yukarı doğru basık koymaları. İkincisi de şu anda Orta Doğu’daki gerilimler. Eğer fiziki bir çalışmaya girilmezse özellikle bir ya da birden fazla petrol üreticisinin dahil olduğu fiyatlar 200 seviyelerine geleceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

Sabancı Üniversitesi IICEC Koordinatörü Dr. Mehmet Doğan Üçok da sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğin enerji alanında gelişmesi gerektiğini işaret ederek “Sürdürülebilir enerji kavramı; çevrenin korunması, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerini destekleme, ekonomik faydalar, enerji teknolojilerinin ve enerji üretimindeki kaynakların daha verimli kullanılması gibi alt başlıklarla sürdürülebilir enerji çok yönlü faydalar sunuyor. Bu bağlamda geleceğin teminatı olarak sürdürülebilir enerjinin artık tercih olmaktan çıkıp ekonomik ve sosyal zorunluluk haline geldiğini görmekteyiz” dedi.

PANEL İŞ DÜNYASINI BULUŞTURDU

Moderatörlüğünü Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem’in üstlendiği panelde ise Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin, Baker Hughes Türkiye Ülke Direktörü Filiz Gökler ve Enerjisa Enerji Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Mehtap Anık Zorbozan konuşmacı olarak yer aldı.

Panel Moderatörü Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, çok boyutlu önemli dinamikler içerisinde sürdürülebilir bir geleceği düşünmek, planlamak ve inşa etmek için önemli fırsatlar olduğunu belirterek, enerjinin ekonomik büyümenin ve sosyal gelişimin en önemli unsurlarından birisi olmaya devam edeceğinin altını çizdi.

Erdem, enerjinin yaşamsal ve ekonomik kazanımlarının yanında karbon salımını azaltmanın ve enerji dönüşümü içerisinde de sürdürülebilir enerji çözümleri geliştirmenin sürdürülebilir bir gelecek için çok kritik olduğuna vurgu yaptı. İş dünyasının da, sürdürülebilir enerjinin geleceği için; teknoloji, inovasyon ve finansman gibi kritik faktörleri göz ardı etmemek durumunda olduğunu belirten Ahmet Erdem, sürdürülebilir enerji çözümleri geliştirmek için enerji sektörünün yanı sıra karar vericiler ve tüm paydaşların birlikte çalışması gerektiğine ve bu çerçevede iş birliklerinin önemine değindi.

“ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ ARTIK ZORUNLULUK”

Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ise panelde yaptığı konuşmada küresel iklim hedeflerinin yakalanması için enerji dönüşümünün bir zorunluluk haline geldiğini kaydederek “Sürdürülebilir enerji geçişi, iş dünyasının da ana gündem maddelerinden biri oldu. Uluslararası düzenlemelere uyum için, enerji yoğunluğu yüksek olan sektörler yenilenebilir enerji çözümlerine yöneldi. İş dünyası olarak enerji ihtiyaçlarımızı karşılayacak ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasını destekleyen yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanırken diğer taraftan enerji verimliliği çözümlerini de projelendiriyoruz. Öte yandan yeni enerji teknolojilerinin gelişmesi ve erişilebilir olması da çarpan etkisi yaratıyor ancak altyapının ve teknik kapasitenin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar da öncelikli konu başlıklarımız arasında. Sürdürülebilir enerji yatırımlarının artması için yeşil finansman kaynaklarına erişim de çok kritik bir konu. Tüm bu gelişmeleri yakından izliyor ve sürdürülebilir enerji dönüşümü için sorumluluk üstleniyoruz” dedi.

“2050’YE KADAR 200 TRİLYON DOLARA İHTİYAÇ VAR”

Diğer bir panelist İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin de konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Enerji israfının önemli ölçüde azaltılmasına ve enerji kaynaklarının fosil kaynaklardan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi için kolektif bir çaba ve güçlü bir iradeye duyduğumuz ihtiyacın yanı sıra dünyada düşük karbonlu bir ekonomiye geçiş için 2050’ye kadar 200 trilyon doları miktarında finansa ihtiyaç var. Bu da yılda yaklaşık 7 trilyon doları yeşil finansmana ulaşılması demek oluyor. İyi haber şu ki temiz enerji geçişinde küresel yatırımlar, 2022’de yıllık yüzde 29’luk bir büyüme oranıyla 1.1 trilyon dolara ulaştı. Bu rakam şu anda fosil yakıt yatırımıyla denk ancak iş birliğini artırdıkça bu değerlerin doğa dostu yatırımlardan yana artacağına inanıyoruz. Türkiye’nin de güneş enerjisinde kurulu gücünün tarihi seviyeye ulaşması ve elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin katkısının yüzde 51’i geçmesi gibi gelişmeler ülkemizin bu alandaki potansiyelini ortaya koyuyor. Ülkemizin yeşil dönüşüm hedefleri için yenilenebilir enerjide daha fazla projeyi hayata geçirmesi gerektiğini de görüyoruz.”

“SÜRDÜRÜLEBİLİR ENERJİ TEKNOLOJİLERİNE YATIRIM ODAĞIMIZDA”

Baker Hughes Türkiye Ülke Direktörü Filiz Gökler de Baker Hughes şirketinin, 120’den fazla ülkede yaklaşık 55 bin çalışanla faaliyet gösteren küresel bir enerji teknolojisi şirketi olduğunu belirterek başladığı konuşmasını şu sözlerle sürdürdü;

“Küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerji dönüşümü kapsamında bir taraftan operasyonel ayak izimizi azaltan sürdürülebilir uygulamaları hayata geçirirken, diğer taraftan yeni nesil yakıt hidrojen, karbon yakalama, kullanma ve depolama, jeotermal ve temiz enerji gibi yarının sürdürülebilir enerji teknolojilerine yatırım yapmaya odaklanıyoruz. Sınırlı finansman, enflasyon, global ve bölgesel siyasi istikrarsızlık, jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri zorlukları, politika ve düzenlemelerdeki eksiklikler gibi zorlukların üstesinden gelerek enerji arzı, güvenliği ve sürdürülebilirliği arasındaki dengeyi sağlamak ve enerji dönüşümüne öncülük etmek, hayati önem taşımaktadır. Enerji dönüşüm yolculuğunda, entegre düşünce ve paylaşımcı sürdürülebilirlik standartları ışığında, enerji üreticileri, teknoloji ve hizmet sağlayıcıları, enerji alıcıları, politika yapıcıları ve genel olarak tüm toplumun birlikte çalışması gerektiğine inanıyoruz. Enerjiyi geleceğe birlikte taşıyalım.”

“YENİLENEBİLİR ENERJİ KAPASİTESİ ÜÇ KATINA ÇIKMALI”

Enerjisa Enerji Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Mehtap Anık Zorbozan da enerjinin geleceğinin, yenilenebilir enerji kaynaklarına, enerji verimliliğine ve sürdürülebilir enerji teknolojilerine doğru artan yönelimle şekillendiğini kaydederek “Ancak bu yönelimler, ülkeler için satın alınabilirlik, elektrik güvenliği ve temiz enerji tedarik zincirlerinin dayanıklılığı perspektiflerinde yeni riskler doğuruyor. Riskleri yönetmek ve yeni dönemin yatırım ihtiyaçlarını karşılamak önümüzdeki dönemin gündemini oluşturacak zira 2030 karbon hedeflerine ulaşmak için yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması, enerji verimliliği iyileştirmelerinin hızının ikiye katlanması, elektrifikasyonun artırılması ve fosil yakıt operasyonlarından kaynaklanan metan emisyonlarının azaltılması gerekiyor. Küresel enerji yatırımı 2030’da 3,2 trilyon dolara yükselecek. Bu, 2023 için tahmin edilen seviyelerin yaklaşık yüzde 15 üzerinde. İklim finansmanı için hem kamu, hem de özel sektör kaynaklarının bütünleşik bir strateji izlemesi gerekiyor”

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/globalde-nukleer-ve-gunes-enerjisi-yukseliste-komur-devri-sona-eriyor/feed/ 0
Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay: Yeşil dönüşümde kamu desteği önemli https://www.foxtvhaber.com.tr/eksim-enerji-ceosu-arkin-akbay-yesil-donusumde-kamu-destegi-onemli/ https://www.foxtvhaber.com.tr/eksim-enerji-ceosu-arkin-akbay-yesil-donusumde-kamu-destegi-onemli/#respond Thu, 04 Apr 2024 23:12:39 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=8330 Yenilenebilir enerji santrallerinin yeni santraller, elektrik depolama tesisleri, kapasite artışı ve hibrit üretim tesisleri yatırımları açısından etkin idari izin süreçleri yönetimine ihtiyaç duyduğunu belirten Akbay, “Yatırımlar, izin süreçlerini kolaylaştırıcı düzenlemelerin devreye alınmasıyla hızlı biçimde ekonomiye kazandırılacak” dedi. Arkın Akbay, yeşil enerjiye yatırım gerçekleştiren tecrübeli üretici şirketlerin, ilk kez bu alana yatırım yapmayı planlayan işletmelere kıyasla en verimli alanları seçebilme ve işletebilme kabiliyetine sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay, yenilenebilir enerji tesislerinin ek kapasite yatırımlarıyla büyütülmesinin sağlayacağı avantajlara dair açıklamalarda bulundu. Mevcut tesislere yapılacak ek kapasite yatırımlarıyla, özellikle elektrik iletim hatlarının kapasite kullanımının artacağını belirten Akbay, “Kapasite artışları ve hibrit uygulamalar, sadece birim alanda daha fazla enerjinin üretilmesini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda enerjinin en uygun maliyetle üretilmesini de mümkün kılar. Dolayısıyla tüketicinin refah payına doğrudan olumlu etki eder. Bu avantaj, enerji arzı güvenliğine de hızlı destek sağlayacaktır.” dedi.  

“Kapasite artışında kamu yönetiminin desteği son derece önemli”

Türkiye’nin, yenilenebilir enerji alanında proje izin süreçlerinin etkinliğini artıracak uygulamalara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Akbay, “Yenilenebilir enerji ekosistemi ile iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini tersine çevirmeye çalışan ve tüketiciyi koruyan üretim santralleri, mevcut tesislere kapasite artışı ve hibrit üretim tesisleri yatırımlarının hızla devreye alınması için etkin idari izin süreçlerine ihtiyaç duyuyor. Bu yatırımlar, izin süreçlerinde etkinliğin artmasıyla hızlı biçimde ekonomiye kazandırılacak” şeklinde konuştu. Kapasite artışı için yapılacak ön izin ve kesin izin süreçlerinde, aynı projeyi kurumlarımızın birden fazla kez değerlendirdiğini belirten Akbay; “Projelerin izinleri için hem yerel hem de merkezi idarede ayrı ayrı komisyonlar kurulması, imza süreçlerinde yer alan onay makamların yoğunlukları sebebiyle onayların, ruhsatların ve lisansların alınmasının planlanan zamanın ötesine geçmesi gibi bazı alanlarda iyileşme potansiyeli bulunuyor.” ifadelerini kullandı.    

“Yapılan her yatırım elektriğin temiz ve erişilebilirliğine imkan sağlıyor”

Olası risklere karşı yenilenebilir enerji yatırımların avantajlarına değinen Akbay, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız ile EPDK ve TEİAŞ, global enerji ekosistemi açısından örnek teşkil edecek çalışmalarıyla ülkemizin yerli imkanlarla enerji üretimine destek sunuyor. Birçok süreç elektronik platformlara taşınmış olsa da, bahsettiğim alanlardaki düzenlemeler projelerin devreye giriş hızlarına katkı sağlayacaktır. Yapılan her yatırım, elektriğin temiz ve erişilebilirliğine imkan sağlayarak tüketicinin lehine sonuçlar doğuruyor.  Karbon salımına önlem almaya çalışan AB’ne üye ülkeler sınırda karbon vergisi uygulamaya başladı. Bu maliyetler kaçınılmaz şekilde bizim hanelerimize, sanayimize, ticarethanelerimize yansıma riski taşıyor. Maliyet artışına karşı reçetenin başında ise yenilenebilir enerjiye dönüşüm geliyor.” dedi.

YEKDEM, enerjiyi yatırıma dönüştürüyor!

Akbay, Türkiye’nin sahip olduğu yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımını esas alan “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizmasının (YEKDEM)” yenilenebilir enerji sektörünün gelişimine ciddi katkı sağlandığını belirtti. Akbay açıklamasında; “YEKDEM, son tüketiciye yönelik uzun vadeli elektrik satış anlaşmaları ile birlikte yeni projelerin finansman kaynaklarına daha ekonomik erişime imkan sağlamaya devam edecek. Ayrıca yatırımların yapılabilir seviyede fiyat oluşumuna da olanak sağlayacak olan uzun vadeli elektrik satış anlaşmaları, arz güvenliği ve elektrifikasyonda ekonomik büyümenin önünü açacak. E-mobilitenin, blok zinciri madenciliğinin ve veri merkezlerinin hızla arttığı bu dönemde yenilenebilir dönüşüme katkı sağlayacak bu yöntem, uzun vadeli elektrik fiyatlarını tüketici ve üreticinin memnun olacağı seviyede tutarak temiz enerjiyi erişilebilir kılıyor.” dedi.

“Sanayinin sermayesi olumsuz etkilenmemeli”

Lisanssız üretime de değinen Akbay, “Öz tüketim hedefiyle, tüketimin olduğu fabrikalardan farklı bir yerde kurulması planlanan lisanssız enerji üretim tesislerinin konumu iyi seçilmeli. Aksi halde düşük kapasite kullanımı ve enerji kalitesinin güvenliği gibi bugün var olmayan bazı sorunların önü açılabilir. Yenilenebilir enerji santrallerine uzun yıllar yatırım yaparak yüksek tecrübe kazanmış olan üretim şirketleri ise ilk kez bu alana yatırım yapmayı planlayan işletmelere kıyasla en verimli alanları seçebilme ve işletebilme kabiliyetine sahip. Böylece, daha ‘düşük maliyet-üstün kapasite’ dengesini kuran tedarik güvencesi sağlanabilecektir. Bu potansiyelin önünü açacak düzenlemelerin hızlıca hayata geçirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından yüksek öneme sahip.” şeklinde konuştu.   

“Lisanslı üreticilere ek mali yükler oluşmamalı”

Lisanssız üretim tesislerinin, öz tüketim odaklı yenilenebilir enerji santralleri olarak geliştirilmesinin asli misyonları olduğunu ve bu konuda yapılacak düzenlemelerin sektörün büyümesine katkı sağlayacağını belirten Akbay, “Uzun vadeli yenilenebilir enerji tedarik anlaşmalarının da lisanssız üretim kadar teşvik edilmesi, finansman kuruluşlarının projelere daha uygun maliyetli kredi sağlaması açısından önem taşıyor. Depolama ile bütünleşik yenilenebilir enerji tesislerine yönelik düzenlemelerin kısa sürede devreye girmesi, projelerin etkinliğini ve şebeke kalitesini artıracaktır. Ayrıca lisanssız üretim tesislerinin şebeke enerji kalitesi üzerindeki etkisinin dengelenmesi de gerekiyor. Güneşin aniden battığı bir saatte elektrik talebine cevap verebilecek esnek üretim kabiliyetine sahip tesislerle bataryalar enerjinin kalitesine destek verecek. Güneş ve rüzgar kaynaklı lisanssız üretimin de doğasında olan enerji dengesizliğinin, lisans sahibi üreticilere ek mali yükler oluşturmaması önem arz ediyor. Lisanssız üretim hakkına sahip tesisler, özellikle tüketim noktasından farklı bir yerde tesis inşa edilmesi halinde üretim/tüketim denge planındaki sapmanın maliyetlerini lisanslı santrallerle aynı zaman diliminde üstlenmeli, buna karşılık iletim ve dağıtım bedelleri de lisanslı santrallerle aynı seviyelerde olmalıdır. Kendi depolama tesisleri kurmak veya toplayıcılık faaliyetine katılmak suretiyle rüzgar ve güneşin varlığına kesintili üretim profillerini yönetmeye teşvik edilmelidirler.” açıklamalarını yaptı.

KAYNAK: HABER7
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/eksim-enerji-ceosu-arkin-akbay-yesil-donusumde-kamu-destegi-onemli/feed/ 0
IC Enterra Yenilenebilir Enerji’den yatırımcılara davet https://www.foxtvhaber.com.tr/ic-enterra-yenilenebilir-enerjiden-yatirimcilara-davet/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ic-enterra-yenilenebilir-enerjiden-yatirimcilara-davet/#respond Wed, 27 Mar 2024 01:00:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7584 IC Holding CEO’SU Murad Bayar ve IC Enterra Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Taşkın Kızılok halka arz sürecini değerlendirdi.

IC Enterra Yenilenebilir Enerji, Borsa İstanbul’da yatırımcıları ile buluşmak için gün sayarken IC Holding COE’su Murad Bayar, halka arz sürecini “Enerji sektöründeki çeyrek asırlık tecrübe ve başarımızı taçlandıracak bir adım” olarak değerlendirdi. IC Enterra Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Taşkın Kızılok da, “Dünyada enerjinin yönü belli. Yatırımcılarımızı sürdürülebilir bir büyümeye ortak olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

IC Holding’in enerji sektöründeki çeyrek asırlık uzmanlığı ve tecrübesi ile faaliyet gösteren IC Enterra Yenilenebilir Enerji, Borsa İstanbul’da yatırımcıları ile buluşmaya hazırlanıyor. Halka arz büyüklüğünün 3,7 milyar TL olacağı öngörülen ve “Bizim enerjimiz dünyanın enerjisi” mottosu ile yatırımcıların karşısına çıkan IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin üst yönetimi, 26 Mart Salı günü düzenlenen basın toplantısında gelecek vizonlarını, hedeflerini ve sektördeki gelişmeleri paylaştı.

“HALKA ARZ YÖNÜNDE ATILAN İLK ADIM”

IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin halka arzı ile ilgili, “Enerji sektöründeki çeyrek asırlık tecrübe ve başarılarımızı taçlandıracak bir adım” değerlendirmesinde bulunan IC Holding CEO’su Murad Bayar, “IC grubunun enerji şirketlerinden IC Enterra Yenilenebilir Enerji’nin halka arzı dolayısıyla heyecanlıyız. Çünkü bu grubumuz bünyesinde halka arz yönünde atılan ilk adım olma özelliğini taşıyor. 1969 yılında temelleri atılan grubumuz faaliyetlerini inşaat, enerji, turizm, altyapı, ulaştırma ve sanayi sektörlerinde sürdürüyor. Sizlerin de bildiği gibi IC Holding olarak gerek Türkiye’de gerekse uluslararası arenada pek çok önemli projeyi hayata geçirdik. Bulunduğumuz her alanda dünyaya, ülkemize, topluma faydalı olmak için çalışıyoruz. İnsana saygılı, toplumsal sorumluluk bilincini önceliklendiren bir yönetim anlayışıyla faaliyet gösteriyoruz. Enerji alanındaki faaliyetlerimizde de “sürdürülebilir kalkınma” amacıyla hareket ediyoruz. Bu yeni başlangıçta bize güvenen tüm yatırımcılara ve halk arz sürecimizi yöneten konsorsiyum liderlerimiz Ak Yatırım, İş Yatırım ve Ziraat Yatırım’a teşekkür ederim” dedi.

 “ŞİRKETİMİZİN GELİRLERİNİ ARTIRACAK PROJELERİ SEKTÖRE KAZANDIRACAĞIZ”

Borsa İstanbul’da Yıldız Pazar’da ENTRA kodu ile işlem görmeye başlanılacağını söyleyen IC Enterra Yenilenebilir Enerji Genel Müdürü Taşkın Kızılok, halka arzda 27-29 Mart tarihleri arasında talep toplanacağını belirtti.

Taşkın Kızılok, “Hedefimiz yenilenebilir enerji projelerimizle ülkemizin enerji talebine yanıt üretirken, yeni istihdam yaratmak ve yerel ekonomiye destek olmak.  Halka arzdan elde ettiğimiz gelirin büyük bölümünü yeni yatırımlarda kullanarak, bir yandan şirketimizin gelirlerini artıracak projeleri sektörümüze kazandırmak, diğer yandan ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sunmak istiyoruz. Gerçekleştireceğimiz halka arz ile yatırımcılarımızı sürdürülebilir bir büyümeye ve sürdürülebilir bir geleceğe ortak olmaya davet ediyoruz” dedi.

“ELEKTRİK SATIŞLARINDAN ELDE ETTİĞİMİZ GELİR 2,9 MİLYAR TL”

Toplantıda IC Enterra’nın büyüklüğü ve mevcut portföyü hakkında da bilgi veren Kızılok, “Yatırımcılarımızın karşısına şirketimizin çatısı altında bulunan Trabzon, Erzincan, Tokat, Mersin, Giresun’da elektrik üretimine devam eden 9 hidroelektrik santrali (HES) ile çıkıyoruz.

Önümüzdeki dönemde, yatırımı devam eden 136 MWm (mekanik kurulu gücü) kapasiteli Erzin-2 YEKA GES ile izin süreçleri devam eden 61 MWm Bağıştaş hibrit GES projelerimize odaklanmış durumdayız.  Yine önemli yenilenebilir enerji kaynaklarından olan depolamalı RES ve GES ön lisans çalışmalarımız da devam ediyor. Türkiye’nin üç ayrı bölgesinde faaliyet gösteren 9 HES’le, hem coğrafi açıdan hem de santral çeşitliliği bakımından zengin bir portföye sahibiz. 2021-2023 FAVÖK yıllık bileşik büyüme oranımız yüzde 29,7 seviyesine ulaşmış bulunuyor. Yine 2023 yılında net elektrik üretimimiz 1 milyar 200 milyon kWh düzeyinde gerçekleşirken elektrik satışlarından elde ettiğimiz gelir 2,9 milyar TL oldu.  IC Enterra Yenilenebilir Enerji olarak Türkiye’de ve yurt dışında enerji dönüşümüne katkı sağlamaya hazırız” ifadesini kullandı. 

“DÜNYADA ENERJİNİN YÖNÜ YENİLENEBİLİR ENERJİ”

Enerjide arz güvenliği için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının her zamankinden daha önemli hale geldiğine de dikkat çeken Kızılok şunları söyledi:

“Bugün pek çok ülke, iklim değişikliğiyle mücadele etmek ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla yenilenebilir enerji hedefleri belirlerken, destekleyici politikalar geliştiriyor. Bu politikalar, yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik ederken sektörün büyümesini de sağlıyor.

Bu arada finansal kurumlar ve yatırımcılar, sürdürülebilirlik odaklı yatırımlara olan ilgilerini artırırken yenilenebilir enerji projelerinin finansmanında avantajlar sağlıyor. Yeşil tahviller, sürdürülebilir krediler ve diğer finansal araçlar, yenilenebilir enerji yatırımlarının hayata geçmesine olanak sunuyor. Tüm bunlar yenilenebilir enerji yatırımlarının giderek artmasına neden oluyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın son raporlarında da yer aldığı gibi dünya 2023’te 2022’ye kıyasla yüzde 50 daha fazla yenilenebilir kapasite ekledi. Türkiye’de de benzer bir süreç var. En son Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 2023 yılında kurulu gücümüzdeki artışın yüzde 99,1’i yenilenebilir enerji kaynakları yatırımlarından geldi. Paris İklim Anlaşması’nın imzacıları arasında yer alan Türkiye’nin de kurulu gücündeki artışın bundan sonra ağırlıklı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarından gelmesi bekleniyor. Tüm bunlardan da anlaşıldığı gibi dünyanın yönü enerjide yenilenebilir enerji kaynakları.

IC Enterra Yenilenebilir Enerji olarak biz de “uzman” olduğumuz bu alanda ülkemiz için, dünyamız için enerji üretmeye devam edeceğiz.”

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ic-enterra-yenilenebilir-enerjiden-yatirimcilara-davet/feed/ 0
2024 rüzgar ve yenilenebilir enerjide ‘yatırım yılı’ olabilir https://www.foxtvhaber.com.tr/2024-ruzgar-ve-yenilenebilir-enerjide-yatirim-yili-olabilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/2024-ruzgar-ve-yenilenebilir-enerjide-yatirim-yili-olabilir/#respond Sat, 20 Jan 2024 22:12:09 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=2575 TSKB Enerji Çalışma Grubu Başkanı Can Hakyemez, enerji sektöründe temiz enerji dönüşümüne yönelik yatırımların devam edeceğinin öngörüldüğünü aktararak, geçen yıl devreye giren santrallerin yüzde 85,6’sını rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin oluşturduğunu belirtti.

Bu verinin Türkiye’de temiz enerjinin mevcut durumu ve geleceği için oldukça sevindirici olduğunu ifade eden Hakyemez, “Ülkemizin Ulusal Enerji Planı kapsamındaki hedeflerini de göz önünde bulundurduğumuzda, temiz enerji yatırımlarının devam edeceğini söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu.

Geçen yıl sonu itibarıyla, rüzgar enerjisi santrallerinin kapasitesinin 11,7 gigavata (GW) ulaştığının altını çizen Hakyemez, şöyle devam etti:

“2024’te yatırımları devam eden Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) projelerinin, hibrit santrallerin ve elektrik depolama başvurularından gelen ek yatırımların bir kısmının 2024’te devreye girmesi bekleniyor. Aynı şekilde, güneş enerjisi santrallerinin de maliyet avantajı sebebiyle devreye girmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Yenilenebilir enerji santrallerinin toplam kapasitedeki payı arttıkça elektrik üretiminde dışa bağımlılığın azalma eğiliminde olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki yenilenebilir enerji potansiyelinin önümüzdeki süreçte de temiz enerji dönüşümünde kaldıraç olma özelliğini devam ettirmesini bekliyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemine entegrasyonu konusunda, elektrik depolama sistemlerinin de faydalı olacağını düşünüyoruz. Bu sistemlerin bir kısmının 2024’te devreye girebileceğini düşünüyoruz.”

Karbonsuzlaşma çalışmalarının maliyetleri nispeten yüksek olan yenilenemez enerji yatırımlarının azalmasını sağlayabileceğine de değinen Hakyemez, “Hem enerji arz güvenliği kaygısı hem de maliyet avantajı nedeniyle yenilenebilir enerji finansmanının ve dolayısıyla temiz enerji dönüşümünün bu çerçevede pozitif bir şekilde ayrışabileceği tahmin ediliyor. Sistemde bu yatırımları destekleyen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM) ve YEKA gibi mekanizmaların, öngörülebilirliği artırması nedeniyle yenilenebilir enerji finansmanını destekleyeceğini söyleyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

YATIRIMLAR OLABİLİR

Hakyemez, enerji sektöründeki kredilendirmelere de değinerek, “Yenilenebilir enerji alanında ağırlıklı kredi kullanımının yabancı para cinsi olması dolayısıyla yurt dışı ve yurt içi finansal koşulların 2024’te destekleyici olması durumunda yatırım iştahında artış yaşanabilir. TL cinsi yenilenebilir enerji kaynakları için kredi kullanımının ağırlıklı olarak iç tüketime yönelik güneş enerjisi santrallerinde olması çeşitli teşvik mekanizmaları ile destekleniyor. Uzun dönemde hem yurt içi hem de yurt dışı ekonomi politikalarında yapılan düzenlemeler sonrasında faizlerde yaşanacak düşüşe paralel yatırım iştahının artması beklenebilir.” ifadelerini kullandı.

HEDEF 400 MİLYON DOLARI AŞMAK

Son yıllardaki kapasite artış rakamlarına bakıldığında rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin ön plana çıktığını sözlerine ekleyen Hakyemez, şunları kaydetti:

“Son beş yıldaki toplam kapasite artışının ortalama %63’ü rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinden oluştu ve son yılda bu oran %85’in de üzerine çıktı. TSKB olarak, yenilenebilir enerji konusu uzun yıllardır gündemimizde yer alıyor. Orta ve uzun vadeli kaynaklarımızla 2002 yılından beri ülkemizde yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirilen projeleri destekliyoruz. Kaynak ayırdığımız enerji projeleri, hidroelektrik santrallerinden güneş, rüzgar, biyokütle ve jeotermal enerji santrallerine kadar çeşitlilik gösteriyor. TSKB olarak kaynak aktardığımız enerji projeleri, Türkiye’nin toplam kurulu yenilenebilir enerji gücünün %15’ini temsil ediyor.”

Hakyemez, ayrıca 2022 sonunda yayınlanan Türkiye Ulusal Enerji Planı’nda da önemli hedefler çizildiğini aktararak, 2035 itibarıyla yenilenebilir enerji kapasitesinin 60 gigavata yükselmesinin iç ve dış yatırımlarla mümkün olduğunu ifade etti.

Bu yatırımların yanı sıra elektrik alt yapısının restorasyonunun önemine işaret eden Hakyemez, “Yenilenebilir enerji kaynaklarının artışı elektrik alt yapısında da bazı değişiklikler gerektiriyor. Bununla birlikte, 2023 yılında yaşadığımız deprem felaketi ve aşırı hava olayları kaynaklı sel felaketleri elektrik alt yapısının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu kapsamdaki hedeflerin göz ardı edilmemesi gerekiyor. 2053 yılı net sıfır hedefi doğrultusunda belirlenen yatırım hedeflerinin finansmanı için makroekonomik şartların da destekleyici olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu çerçevede tüm paydaşlara çok iş düşüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Son dönemde dış borçlanma maliyetlerinde önemli düşüşler yaşandığını dile getiren Hakyemez, “Bunun dışında uluslararası finans kuruluşlarının bankamız başta olmak üzere finans kuruluşlarına yenilenebilir enerji temalı kredi sözleşmeleri yaptığı görülüyor. 2024’te bu finansman kaynağının devam edeceği ve bunun etkisiyle rüzgar ve güneş enerjisi santralleri başta olmak üzere yenilenebilir enerji alanında yatırım iştahının artması bekleniyor.” diye konuştu.

TSKB olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı garantisi ve Dünya Bankası kredisi ile finanse edilen ilk girişim sermayesi yatırım fonu olan Türkiye Yeşil Fonu’nu kurmak için 155 milyon dolarlık 24 yıl vadeli kredi sözleşmesini 2023 sonunda imzaladıklarını hatırlatan Hakyemez, şöyle konuştu:

“Türkiye Yeşil Fonu kapsamında, firmalara sermaye yatırımı sağlanırken özel sektör sermayesi de harekete geçirilecek. Türkiye Yeşil Fonu’nun 155 milyon dolar tutarındaki Dünya Bankası kredisinin yanı sıra 100 milyon dolarlık kısmı fon seviyesinde, 150 milyon dolarlık kısmı da firma seviyesinde olmak üzere toplamda 400 milyon doların üzerinde özkaynak tutarına ulaşması hedefleniyor.”

Bu fonun odak noktasının özkaynak finansmanı ve özel sermayenin harekete geçirilmesiyle firmaların yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemek olduğunu belirten Hakyemez, “Türkiye Yeşil Fonu sayesinde, firmaların yeşil dönüşüm süreçlerine katkıda bulunarak ülkemizin 2053 Net Sıfır hedefini desteklemek de planlanıyor.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/2024-ruzgar-ve-yenilenebilir-enerjide-yatirim-yili-olabilir/feed/ 0
Tatlıpınar Enerji’den büyüme hamlesi https://www.foxtvhaber.com.tr/tatlipinar-enerjiden-buyume-hamlesi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/tatlipinar-enerjiden-buyume-hamlesi/#respond Tue, 26 Dec 2023 09:00:20 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=1551 Ağustos 2023’te yenilenebilir enerji alanında portföyünü genişletmek ve Ağaoğlu Enerji Grubu’nun çatı yenilenebilir enerji şirketi olma vizyonu ile TATEN koduyla halka açılan Tatlıpınar Enerji, bu vizyonun önemli bir adımı olarak Ağaoğlu Yenilenebilir Enerji Yatırım Holding A.Ş.’nin, tüm yönetim imtiyazlı hisseleri de dâhil olmak üzere yüzde 30’luk hisse devrine ilişkin sözleşmeyi imzaladı.

Sözleşme kapsamında halihazırda Yalova, Bursa ve Amasya’da işletmede olan 89,90 MW kapasiteye sahip iki rüzgâr ve bir hidroelektrik olmak üzere üç enerji santralini bünyesinde bulunduran ve mevcut kapasite artırımı yatırımları sonunda toplam kapasitesini 121 MW’a ulaştıracak olan Ağaoğlu Yenilenebilir Enerji Yatırım Holding, yönetim imtiyazı sahibi olduğu hisseler de dâhil yüzde 30 hissesini Tatlıpınar Enerji’ye devredecek. İlk aşamada yapılan yüzde 22,50’lik yönetim imtiyazlı hisselerin devri sonrası Tatlıpınar Enerji’nin yönetimde söz sahibi olduğu işletmedeki kurulu güç 215 MW’a ulaştı.

Satın alma sonrası mevcut işletmedeki kurulu güç olan 215 MW’a ek olarak, şirketin yönetiminde söz sahibi olduğu, tüm hibrit yatırımları ve kapasite artışları da gerçekleştiğinde kurulu gücün 349,1 MW’a ulaşması hedefleniyor. Bununla birlikte 2024’ten itibaren mevzubahis yatırımları da tamamlayarak Tatlıpınar Enerji’nin halka arzından bu yana yönetiminde söz sahibi olduğu enerji üretim kapasitesini 3 kattan fazla arttırması bekleniyor.

Ağaoğlu Şirketler Grubu CEO’su ve Tatlıpınar Enerji Yönetim Kurulu Üyesi Burak Kutluğ, “Tatlıpınar Enerji’nin halka arz sürecinde de söylediğimiz gibi şirketimizin halka arzı konjonktürel bir halka arz değildi. Halka arz bir gün, halka arz sonrası ise bir maraton. Tatlıpınar Enerji’nin halka arzından bu yana verdiğimiz sözün de ötesine geçerek ortak satışından yine şirkete aktardığımız kaynağı yenilenebilir enerji alanında yatırıma dönüştürebilmek ve Tatlıpınar Enerji’yi grubumuzun çatı yenilenebilir enerji şirketi haline getirebilmemiz açısından çok önemli bir satın almayı gerçekleştirmiş olduk. Satın alma ve kapasite artışları sonucu portföyümüzün yüzde 69,8’i rüzgâr, (243,6 MW) yüzde 24,1’i güneş (84 MW) ve yüzde 6,2’si (21,5 MW) ise hidroelektrik santrallerinden oluşacak. Bunun yanı sıra kapasite artışları ile ilgili yerli ve yabancı finansman kuruluşlarıyla en uygun, uzun vadeli ve avantajlı proje finansmanı oluşturma görüşmelerimiz çok olumlu şekilde devam ediyor. 2024 yılı ve akabinde tüm bu kapasite artışlarını tamamlamayı hedefliyoruz” dedi. 

Yurt dışı fırsatları yakından inceleniyoruz

349,1 MW’lık portföy devreye alındığında üretimin yıllık 900 milyon kilowatt saate (kWh) ulaşacağını belirten Kutluğ açıklamalarına şöyle devam etti: “Tatlıpınar Enerji’yi ülkemizin gurur duyacağı ve yabancı yatırımcıların da doğrudan ilgileneceği bir şirket haline getirmek öncelikli hedeflerimizden biri. TATEN koduyla işlem gören şirketimiz 21 Aralık Cuma günü itibarıyla BIST 100 endeksine girdi. Dalgalanmalara karşı yatırımcıyı rahatlatabilmek adına da bir likidite programı açıkladık. Gelecek yıl hedefimiz, şirketimizi sürdürülebilirlik endeksine sokmak, bu konuda da çalışmalara başladık. Hep daha iyiye sağlam adımlarla ilerleyeceğiz.”

Yakın coğrafyadaki yenilenebilir enerji yatırımları ile girişimleri olduğunu belirten Kutluğ, “Ağaoğlu Enerji Grubu ve Tatlıpınar Enerji olarak, yenilenebilir enerji kaynakları olan rüzgâr ve güneş enerjisi ile ilgili projelerimizi sadece Türkiye’de değil yurt dışında da hayat geçirmek istiyoruz. Yakın coğrafyamızda yenilenebilir enerji alanında çok ciddi fırsatlar var. Balkan ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Doğu Avrupa’daki fırsatları yakından inceliyoruz, çok detaylı şekilde çalışıyoruz ve hazırlanıyoruz. Umarım gelecek yıl paydaşlarımızı mutlu edecek yurt dışındaki başarılarımızı paylaşırız” dedi.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/tatlipinar-enerjiden-buyume-hamlesi/feed/ 0