Çünkü kararmaya sebep olan bu kimyasal reaksiyon sonucunda oluşan melanin pigmenti, patatesin yüzeyinde kahverengi lekeler şeklinde ortaya çıkar. Kararma sadece görsel bir sorun olmanın ötesinde, patatesin besin değerlerini de azaltabilir. Soyulmuş patateslerin kararmasını önlemek, onları taze ve canlı tutmak için birkaç etkili yöntem bulunur. İşte soyulmuş patatesin kararmasını önlemek için uygulayabileceğiniz en etkili yöntemlerden bazıları:
SOYULMUŞ PATATESİN KARARMASINI ÖNLEMEK İÇİN NE YAPMALISINIZ?

Patatesleri Hazırlama:
Soyulmuş Patatesin Kararmasını Önleme Yöntemleri:

Suda Saklama:
Asit Kullanımı:
Tuzlu Su Çözeltisi:
Buzdolabında Saklama:
SOYULMUŞ PATATESİN KARARMASINI ÖNLEMEK İÇİN ALTERNATİF DİĞER YÖNTEMLER NELERDİR?

Dondurma:
Vakum Paketleme:
SOYULMUŞ PATATESİN KARARMASINI ÖNLEMEK İÇİN BİLMENİ GEREKEN ALTIN DEĞERİNDE İPUÇLARI

Bu yöntemlerle, soyulmuş patatesin kararmasını önlemek için her şeyi yapabilir ve onları daha taze ve parlak tutarak, mutfakta her türlü yemekte rahatlıkla kullanabilirsiniz. Soyulmuş patatesin kararmasını önlemek için bu pratik ipuçları sizin büyük ölçüde yardımcı olacak.
İlginizi çekebilir;
]]>Konveksiyon teknolojisiyle çalışan, hızlı ve daha sağlıklı pişirmenin öncülerinden olan airfrey, hemen hemen her evin mutfağında yerini aldı. Kızgın yağda kızartılarak pişirilecek yiyecekleri, sıcak havayla pişirerek daha sağlıklı hale getirdiği ve hızlı pişirme yaptığı için oldukça popüler hale geldi. Evinde airfryer olan kişiler, bu cihazın kullanım kolaylığına alıştıktan sonra kızartma gerektiren tüm yemekleri airfryer yardımıyla yapmaya başladı.

Her elektronik cihazda olduğu gibi airfryer da doğru bakım ve temizlikle uzun süreler en iyi performansıyla hizmet verir. Peki, neredeyse mutfakta eliniz kolunuz haline gelen airfryer nasıl temizlenir?
İşte sadece 10 dakikada hiç ovalama gerektirmeyen en basit airfryer temizleme yöntemi…
SADECE 10 DAKİKADA AİRFRYER TEMİZLEME

Airfryer temizleme, son zamanlarda en çok araştırılan konulardan bir tanesidir. Özellikle bu cihazı sıklıkla kullanan kişiler, içerisindeki yemek kalıntılarını temizlemek için çokça bilek gücü harcadıkları için temizleme işlemi zor gelebilir.
Uzmanlar, her kullanımdan sonra airfryer temizlemenin önemli olduğunu ve zorlayıcı kalıntıların daha oluşmadan önüne geçebileceğinizi vurguluyor. Sosyal medya üzerinden sürekli olarak temizlik hilesi paylaşan bir kullanıcı, airfryer kullanıcılarını sevindirecek doğal bir airfryer temizleme tüyosu içeren bir video paylaştı.
Bu videoda zorlayıcı kirlere sahip olan ve ovalama işlemi gerektirmeyen airfryer temizleme yöntemi için sadece karbonat, beyaz sirke, sıvı bulaşık deterjanı ve sıcak su malzemelerine sahip olmanız gerekiyor.
AİRFRYER TEMİZLEME İŞLEMİ NASIL YAPILIR?

Piyasada birbirinden farklı marka ve malzemeden yapılan airfryer bulunduğu için bu airfryer temizleme işlemini uygulamadan önce her zaman kullanım kılavuzunu okumanız en iyisidir. Genel olarak airfryer temizleme işleminde hiç ovalama gerektirmeyen en basit yöntem şu şekildedir:
Sürenin sonunda yemek kalıntılarının çözündüğünü ve suyun üzerinin renk değiştirdiğini göreceksiniz. Airfryer temizleme işleminin ardından kirli suyu lavaboya dökün ve her zaman olduğu gibi bulaşık deterjanı ile son bir kez airfryer’ı temizleyin.
Yıkadığınız tüm parçaları havlu kağıt ile güzelce ıslaklığını alıp kuruması için bir temiz bir bez ile tekrar silin. Ve işte hazırsınız! Airfryer temizlemenin en kolay halini artık biliyorsunuz.
Sizin alternatif olarak başka bir airfryer temizleme yönteminiz varsa yorumlarda bizimle paylaşabilir, bu konuda bilgi sahibi olmak isteyen kullanıcılarımıza destek olabilirsiniz.
]]>KÜFLENEN SALÇA YENİR Mİ?
Birçok kişi, salçaları küflendiğinde sadece üzerindeki küflü kısmı temizleyerek geri kalanını tüketmeyi tercih eder. Ancak bu uygulama, gıda güvenliği açısından risklidir. Salça, yumuşak bir yapıya sahiptir ve küfler bu yapı içerisinde derinlere kadar yayılabilir. Gözle görülemeyen bu küfler, mikotoksin adı verilen zehirli maddeleri oluşturabilir. Mikotoksinler, tüketime bağlı olarak çeşitli sağlık sorunlarına hatta ölümlere yol açabilir. Ayrıca, yumuşak yapıdaki gıdalarda küflerin ilerlemesi daha kolaydır, bu da küflenmiş salçaların riskini artırır. Dolayısıyla, küflenmiş salça tüketmek yerine güvenli alternatifleri tercih etmek gıda güvenliği açısından daha uygun bir yaklaşımdır.

SALÇANIN BOZULMAMASI İÇİN NE YAPILIR?
Doğru Saklama Koşulları: Salça, doğru saklama koşullarında muhafaza edilmediğinde küflenme ve bozulma riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle, salça cam kavanozlarda saklanmalı ve kavanozun kapağı sıkıca kapatılmalıdır. Cam, salçanın kalitesini ve tazeliğini korumak için en uygun malzemedir, çünkü plastik veya teneke gibi diğer malzemeler hava geçirgenliği açısından daha risklidir. Kavanozun sıkıca kapatılmasıyla hava ile temas önlenir ve böylece salça daha uzun süre dayanabilir.
Uygun Ortam Seçimi: Salça kavanozları, uygun bir ortamda saklanmalıdır. Bu ortam, kuru, serin ve tercihen karanlık olmalıdır. Isı ve nem salçanın kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir, bu yüzden kavanozlar bu tür etmenlerden uzak tutulmalıdır. Buzdolabı ideal bir saklama alanıdır, ancak tüm kavanozlar buzdolabına sığmıyorsa, kiler gibi benzeri koşullar da uygun bir alternatif olabilir.

Zeytinyağı Kullanımı: Salçanın üstüne zeytinyağı eklemek, salçanın bozulmasını önleyen etkili bir yöntemdir. Yaklaşık iki parmak kalınlığında zeytinyağı, salçanın yüzeyini kaplayarak hava ile temasını engeller. Bu sayede salça kavanozunun dibine kadar korunur ve daha uzun süre taze kalır.
Kaya Tuzu İlavesi: Büyük miktarda salça saklanacaksa, kaya tuzu eklenerek koruma sağlanabilir. Zeytinyağı ile birlikte kaya tuzu, salçanın ekşimesini ve küflenmesini önler. Bu yöntem, özellikle uzun süre saklanacak salçalar için etkilidir ve salçanın lezzetini korur.

Tereyağı Kullanımı: Uzun süre kullanılmayacak salça kavanozlarının üzerine eritilmiş tereyağı sürmek, salçanın bozulmasını önleyen bir başka yöntemdir. Tereyağı, salçanın yüzeyini kaplayarak hava ile temasını engeller ve böylece salça daha uzun süre taze kalır. Bu yöntem özellikle yaz aylarında hazırlanan salçalar için uygundur.
Fırınlama Yöntemi: Salçayı düşük sıcaklıkta fırında pişirerek koyulaştırmak, bozulmadan saklanmasına yardımcı olur. Bu işlem için öncelikle salça bir tepsiye yayılır ve üzerine bir miktar sıvı yağ eklenir, genellikle zeytinyağı tercih edilir. Ardından, salça düşük sıcaklıkta, genellikle 150-175 derece arasında ön ısıtılmış fırında pişirilir. Fırınlama süresi salçanın miktarına ve fırınınızın özelliklerine bağlı olarak değişebilir, ancak genellikle 1 ila 2 saat arasında olabilir. Pişirme süresi boyunca salçayı ara sıra karıştırmak önemlidir, böylece eşit şekilde koyulaşır ve üzerinde oluşabilecek kabuklanmayı engeller.

Salça iyiden iyiye koyulaşmaya başladığında, fırından çıkarılır ve oda sıcaklığında soğumaya bırakılır. Soğuduktan sonra, salça yeniden steril cam kavanozlara doldurulur ve kavanozun kapağı sıkıca kapatılarak saklanır.
Bu yöntem, salçanın içeriğindeki suyun buharlaştırılması yoluyla konsantre hale gelmesini sağlar, bu da salçanın daha uzun süre bozulmadan saklanabilmesini sağlar. Ancak, fırınlama işlemi sırasında dikkatli olunmalı ve salçanın yanmaması için düşük sıcaklıkta ve ara sıra karıştırılarak pişirilmelidir.
]]>İKİ YÖNTEM İZLİYORLAR
Sabah’ın haberine göre, Son günlerde banka çalışanı gibi arayarak müşterilerin kişisel verilerini isteyen bir takım kişilerin ortaya çıktığı belirlendi. Dolandırıcıların emeklileri kandırmak için ağırlıklı olarak iki yöntem izledikleri belirlenirken, ilk yöntemde dolandırıcıların “Biz bankadan arıyoruz, emekli maaşınızı, promosyonunuzu evinize getireceğiz. Bunun için TC kimlik numaranızı, banka hesap numaranızı, banka kartı ve kredi kartı şifrenizi öğrenmeliyiz” ifadelerini kullandıkları öğrenildi. Emeklilerin kişisel bilgilerini ele geçiren dolandırıcıların ardından vatandaşların tüm banka hesaplarını ve kredi kartlarını boşalttıkları tespit edilirken, bu yöntemle mevcutta yüzlerce kişinin aldatıldığı belirlendi.
FARKLARI İSTİYORLAR
İkinci yöntemde ise emeklilerin yeni zamlı promosyonunu alabilmesi için eski promosyonuna ilişkin bir fark ödemesi çıktığını ve bunun için verecekleri hesap numarasına para aktarılmasını isteyen dolandırıcıların bu yöntemle de binlerce kişiyi mağdur ettikleri görüldü. Bu yöntemde dolandırıcıların “Yeni zamlı promosyonunuzu almak için eskiye dair fark ödemesi yapmanız gerekiyor. Şu hesap numarasına 3 bin TL atın, 15 bin TL hesabınıza geçsin” ifadelerini kullanarak vatandaşı kandırdıkları ve ardından hesaplarına geçirdikleri parayla ortadan kayboldukları ortaya çıktı. Söz konusu bilgilerin bankalarda mevcut olduğunu ve böyle bir aramanın yapılmadığını vurgulayan yetkililer, mağduriyetlerin ortaya çıkmaması ve kötü bir sonuçla karşılaşılmaması hususunda emeklileri uyardı. Erdoğan’ın seçim öncesindeki açıklamalarının ardından emekliler için kamu bankaları harekete geçmişti. Emekli maaşlarını kamu bankalarına taşıyanlar aylıklarına göre 8 ila 12 bin TL promosyondan yararlanabiliyor.
* Size gelen telefona, mesaja ya da e-posta’ya hemen güvenmeyin.
* Telefonun bankanın resmi numarasından gelip gelmediğine bakın.
* Bankanızla irtibata geçin. ‘Bize para gönderin’ teklifine itibar etmeyin.
ARAYANIN BANKADAN OLDUĞUNU TEYİT EDİN
Tüketici Dernekleri Genel Başkanı Levent Küçük, son dönemde promosyon dolandırıcılığı olaylarının giderek arttığını belirterek, emeklileri uyardı. Küçük, “Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan da olmayın. Öncelikle sizi arayarak banka yetkilisi olduğunu söyleyen kişiyi yine telefonu kapattıktan sonra herhangi bir işlem yapmadan önce aradığını söylediği bankanın resmi numarasını arayarak teyit edin. Bankalar size arayanın kendilerinden olup olmadığını söyleyecektir” dedi. Kendilerine gelen telefon, mesaj ya da e-postaya hemen güvenilmemesi gerektiğini anlatan Küçük, “Emekliler ilk olarak kendi bankalarıyla irtibata geçmeli. Ardından gerekiyorsa en yakındaki banka şubesine giderek müşteri temsilcisiyle yüzyüze görüşme yapmalı. Emekliler ‘Bize para gönderin’ tekliflerine asla itibar etmemeli, çünkü şu an çıkan farkı bankalar emeklilere yatıracakları promosyonun içerisinden kesiyorlar” diye konuştu. Tüm bu uyarılara rağmen dolandırıcıların tuzağına düşen vatandaşların ise derhal savcılıklara başvuru yapması gerektiğini anlatan Küçük, “Bu konuda Tüketici Hakem Heyetleri’nin yapacakları bir şey bulunmuyor. O sebeple vatandaşların savcılığa başvurması gerekiyor” mesajı verdi.
Her keskin eşya gibi blenderın da kullanıma bağlı olarak bıçaklarında körelme görülebilir. Körelmiş blender bıçağı hem malzemelerin dokusuna zarar verirken hem de karışımın kalitesinden ödün verir.

Blender bıçaklarını keskinleştirmenin neden önemli olduğuna körelmiş bıçaklara sahip bir blender çalışırken daha iyi anlarsınız. Kör bıçaklara sahip bir blender istenen kesme formunu elde etmek için daha fazla çalışarak hem zaman hem de enerji israfına sebep olur.
Bunun yanı sıra blender bıçaklarını keskinleştirmek cihazınızın daha uzun yıllar performansını koruyarak kullanmanızı da sağlar.
BLENDER BIÇAKLARINI HANGİ SIKLIKLA KESKİNLEŞTİRMELİSİNİZ?

Blender bıçaklarını keskinleştirmenin belirli bir süresi yoktur. Genel olarak kullanıma bağlıdır. Ancak uzmanların görüşüne göre ne kadar az kullanıyor olsanız de senede bir kere blender bıçaklarını keskinleştirmek faydalı olabilir.
Eğer blendere sıklıkla kullanıyorsanız ve performansında azalmalar gözlemlediyseniz ya da kesme şeklinde büyük büyük farklılıklar varsa bu blender bıçaklarını keskinleştirmenizin zamanı gelmiş demektir.
BLENDER BIÇAKLARI NASIL KESKİNLEŞTİRİLİR?

Blender bıçaklarını keskinleştirmenin en bilinen yollarından bir tanesi yumurta kabuğu yöntemidir. Peki, bu yöntem dışında blender bıçaklarını keskinleştirmeye yarayacak başka hangi ev tipi yöntemler var, biliyor musunuz? Hadi gelin birlikte öğrenelim;
Yöntem 1: Sirkeyle Islatın
Blender bıçaklarını keskinleştirmek için kendin yap yöntemlerinden ilki bıçakları beyaz sirkede bekletmektir. Bunun için işe bıçakları blenderden dikkatle çıkarmakla başlayın. Çıkardığınız bıçakları bir derin kase içerisine koyun ve kaseyi bıçakların üzerini geçecek kadar beyaz sirkeyle doldurun.
Sirke, içeriğindeki asit ile bıçakların üzerindeki pası ve küçük çentikler içerisinde kalanları çözdürmeye yardımcı olacak ve bıçakların keskinliğini arttıracaktır. Bıçakların tamamen temizlenmesi için sirkenin içerisinde en az bir saat bekletin ve ardından üzerindeki gevşemiş kalıntıları bir sünger yardımıyla temizleyin.
Bıçakları iyice temizledikten sonra suyla güzelce durulayın ve yeniden pas oluşumunu önlemek için kâğıt bir havlu ile iyice kurulayın. Blender bıçaklarını yerine taktığınızda eskisinden daha iyi şekilde çalıştığını göreceksiniz.

Yöntem 2: Zımparalayın
Blender bıçaklarını keskinleştirmenin bir diğer yöntemi de çok ince taneli bir zımpara kâğıdı bıçakları zımparalamaktır. Bu yöntemi denerken mutlaka koruyucu eldivenler giymeniz gerekir. Aksi halde bıçaklar farkında olmadan size zarar verebilir.
Zımparalama yöntemi bıçaklara zarar vermeden üzerindeki kusurları giderecektir. Bu yöntemi uygulamak için bıçağın kenar yönlerini takip ederek dikkatlice zımparalayın. İşlem sonra bıçakları iyice yıkayıp kurulayın. Blendere takın ve içerisine bir miktar bulaşık deterjanı ile su koyarak bir iki tur çalıştırın.
Yöntem 3: Karbonat Macunu Kullanın
Blender bıçaklarını keskinleştirmek için bir diğer kendin yap yöntemi de karbonat ve su ile oluşturulan macun yöntemidir. Bu yöntem için kalın bir macun oluşturmanız gerekir. Bunun için karbonatın içerisine az miktarda su eklemelisiniz.
Blender bıçaklarını çıkarın ve yumuşak kıllı bir fırçayı bu macuna batırarak bıçakları fırçalayın. Bıçakların parlaması ve aynı düzeyde keskinleşmesi için aynı hizada fırçalamaya özen gösterin. Bıçakları keskinleştirme işlemini bitirdikten sonra macunu çıkarmak için iyice durulayın ve paslanmaması için güzelce kurulayın.
]]>Çamaşırlarınızda deterjan lekesi gördüğünüzde endişelenmenize gerek yok. Öncelikle deterjanın çamaşırları neden lekelediğini, sonrasında çamaşırlardaki deterjan lekelerini nasıl çıkaracağınızı ve çamaşırlarınızın sonraki yıkamalarda deterjan lekesi olmaması için dikkat etmeniz gereken önemli noktaları gelin birlikte öğrenelim.

DETERJAN ÇAMAŞIRLARI NEDEN LEKELER?
Hangi tür deterjanı kullanıyor olursanız olun çamaşır kıyama döngüsü sırasında deterjan yeteri kadar eşit şekilde dağılmazsa çamaşırlar üzerinde kalıntı bırakarak lekelenmesine sebep olur. Deterjanın eşit şekilde dağılmamasının birçok sebebi olabilir, bunlardan en yaygınları ise şunlardır:

ÇAMAŞIRLARDAN DETERJAN LEKESİ ÇIKARMA YÖNTEMLERİ

Yöntem 1: Çamaşırları Deterjansız Tekrar Yıkayın
Deterjan lekesi olan çamaşırları çıkarmanın en basit yöntemlerinden bir tanesi, tekrar yıkamaktır. Bunun için çamaşırları tekrar makinenin içerisinde yerleştirin ve yıkama döngüsünü bu sefer deterjan olmadan gerçekleştirin.
Yıkama döngüsü bittikten sonra çamaşırlarınızı tekrar kontrol edin. Deterjan lekesi kalmadıysa kurutma aşamasına geçin. Eğer deterjan lekesi kaldıysa işlemi tekrar edebilirsiniz.
Yöntem 2: Çamaşırları Karbonat İle Temizleyin
Deterjan lekesi olan çamaşırlar bir ya da iki tane ise çamaşır makinesini tekrar çalıştırmak yerine lekeleri çıkarmak için karbonattan yardım alabilirsiniz. Bunun için bir küçük kabın içerisine çeyrek çay bardağı karbonat koyun ve içerisine azar azar su ekleyerek maçın kıvamı oluşturun.
Yumuşak kıllı bir diş fırçasını bu macuna batırın ve deterjan lekesi olan çamaşırların lekeli bölgelerini fırçalayın. Ardından akan soğuk suyun altında durulayarak lekenin çıkıp çıkmadığını kontrol edin.

Yöntem 3: Çamaşırları Beyaz Sirke İle Temizleyin
Deterjan lekesi olan çamaşırları temizlemek için leke ve çamaşır arasındaki bağı kıracak en etkili malzeme beyaz sirkedir. Bunun için bir ölçek sirke ve iki ölçek suyu bir sprey şişesinde karıştırın. Deterjan lekesi olan çamaşırın lekeli bölgesine püskürterek nemlendirin.
Nemlenen çamaşırın lekeli yüzeyini fırçalamak için yumuşak kıllı bir diş fırçası ile fırçalayın. Sirke ve deterjan kalıntılarını gidermek için çamaşırı akan soğuk suyun altına güzelce durulayın.
Yöntem 4: Çamaşırları İzopropil Alkol İle Temizleyin
Deterjan lekesi olan çamaşırları temizlemek için bir yolda izopropil alkoldür. İzopropil alkolü lekeli yüzeye püskürtün ve kumaşı güzelce nemlendirmesine izin verin. Lekenin çıkması için çamaşırın yüzeyini yumuşak kıllı bir diş fırçası ile nazikçe ovalayın. Alkol ve deterjan kalıntıları temizlemek için akan soğuk suyun altında temizleyin.
Yöntem 5: Çamaşırları Bulaşık Deterjanı İle Temizleyin
Bulaşık deterjanı yapısı gereği yağ ile mücadele ettiği için deterjan lekeleri ve çamaşır kumaşları arasındaki bağlantıyı kıracak ve temizlenmesine yardımcı olacaktır. Bunun için deterjan lekesi olan çamaşırların lekeli yüzeylerine birkaç damla bulaşık deterjanı damlatın.
Diğer yöntemlerde olduğu gibi yumuşak kıllı bir fırça ile lekeli yüzeyi ovalayın ve akan soğuk suyun altında durulayın.
ÇAMAŞIRLARI DETERJAN LEKESİ OLMAKTAN NASIL KORURSUNUZ?

Eldeki sarımsak kokusu ne kadar yıkansa da elden hemen çıkan bir koku değildir. Sarımsağın bu güçlü kokusunun sebebi; sarımsağın hücre duvarları parçalanıp ezildiğinde, bir enzim serbest bırakır ve kükürt bileşikleri ortaya çıkar. Ve bu da sarımsağın keskin bir koku ortaya çıkarmasına sebep olur.

Sarımsak ezici mutfak aletleri her ne kadar ellerinizi koruyup koku oluşumunu önlese de bu yöntem sarımsağın yemeğe vereceği lezzeti azalttığı için aşçılar tarafından pek tercih edilmemektedir. Sarımsağı ne kadar küçük ve ince doğrarsanız suyu o kadar yoğun olacağı için kokusu da keskinleşir. Eğer yemek yaparken ellerinizde sarımsak kokusunun çok olmasını istemiyorsanız sarımsağı küçük küçük ezdirmek yerine dilimlemeniz tavsiye edilir.

Peki, eldeki sarımsak kokusu geçirecek etkili yöntemler nelerdir? Gelin birlikte öğrenelim…
ELDEKİ SARIMSAK KOKUSU NASIL GEÇER?
Yöntem 1: Paslanmaz Çelik Bir Yüzeyle Ellerinizi Ovalayın

Eldeki sarımsak kokusunu geçirmek için uygulayabileceğiniz en etkili ve hızlı yöntemlerden bir tanesi ılık akan suyun altında parmak uçlarınızı paslanmaz çelik bir yüzeye sürtmektir. Bu paslanmaz çelik yüzey bir bıçak ya da kase olabilir.
Dikkatli bir şekilde bıçağın sırtına parmak uçlarınızı sürterek saniyeler içerisinde eldeki sarımsak kokusunu yok edebilirsiniz.
Yöntem 2: Ellerinizi Mutfak Lavabosuna Sürtün

Eldeki sarımsak kokusunu geçirmenin bir diğer yöntemi de ilk yönteme benzer bir işlemdir. Mutfak lavabosu da paslanmaya karşı dayanıklı olduğu için etkili yöntemdir.
Sarımsak ile işiniz bittikten sonra ellerinizi su ve sabunla güzelce yıkayın. Bu aşamada ellerinizin kokmasını sağlayan bileşiklerin çoğu ortadan kaybolacaktır. Daha sonra mutfak lavabosunu yıkayın ve hem yıkarken hem de durularken parmak uçlarınızı lavabonun kenarına sürtün. Bu sayede parmağınızda kalan kükürt bileşikleri lavabonun kenarlarında bulunan çeliğe yapışacak ve elinizdeki sarımsak kokusu yok olacak.
Yöntem 3: Karbonat İle Ellerinizi Ovalayın

Karbonat, alkali özelliği sayesinde eldeki sarımsak kokusunu giderecek etken bir maddedir. Bunun için bir miktar karbonat ve suyu karıştırarak bir macun elde edin. Hazırladığınız bu macunu ellerinize sürerek birkaç dakika nazikçe ovalayın. Ardından ellerinizi su ve sabunla yıkayın. Sarımsak kokusundan eser kalmadığını fark edeceksiniz.
Yöntem 4: Limon suyu

Limon suyu içerisindeki asitler ile ellerdeki sarımsak kokusunu nötralize eder. Bu yöntem de karbonat yöntemine benzerlik gösterir. Limon suyu yöntemi ile ellerdeki sarımsak kokusunu gidermek için bir miktar limon suyu ile ellerinizi sürün ve ovalayın. Ardından sabun ve su ile güzelce yıkayın.
Limon suyuna alternatif olarak bütün bir limonu ılık su içerisinde yıkamak ve bir dilim limon ile ellerinizi ovalamakta ellerdeki sarımsak kokusunu ortadan kaldırır.
]]>Alüminyum folyo ile gümüş parlatmak için iki farklı yöntem deneyebilirsiniz. Bu yöntemleri sadece gümüş takılarda değil, gümüş olan her şeyde kullanabilirsiniz.

Alüminyum folyo ile gümüş parlatma yöntemini, gümüş kaplama olan yüzeylerde ve değerli taşların olduğu gözenekli yüzeylerde kullanmamalısınız.
GÜMÜŞ ALÜMİNYUM FOLYO İLE NASIL PARLATILIR?
Yöntem 1: Alüminyum Folyo, Karbonat Ve Tuz
Alüminyum folyo ile gümüş takıları parlatmak için derin bir tava ya da tencerenin alt kısmına alüminyum folyo ile tabaka olacak şekilde kaplayın. Üzerine 7 cm kadar su ekleyin. Suyun içerisine birer çay kaşığı karbonat ve tuz ekleyin. Tüm malzemeleri iyice karıştırın ve kaynaması için ocağa bırakın.

Su kaynamaya başlayınca gümüş takılarınızı içerisine atın ve bu şekilde 3-4 dakika daha kaynatın. Ardından tüm takıları suyun içerisinden çıkarın ve temiz suyla durulayın. Mikrofiber bir bez ile hafifçe kurulayarak parlatın.
Yöntem 2: Alüminyum Folyo, Karbonat
Alüminyum folyo ile gümüş parlatmak için uygulayabileceğiniz bir diğer yöntem ise yine aynı şekilde bir tencere içerisine parlak tarafı üste gelecek şekilde alüminyum folyo koymak ile başlıyor. İçerisini su ile doldurun ve gümüş parçaların ebadına bağlı olarak bir çorba kaşığından 2 su bardağına kadar olacak şekilde karbonat ekleyin. Ve kaynamaya bırakın.

Karbonatlı su kaynarken gümüş parçaları sabunlu su ile güzelce yıkayın döküntülerinden kurtulun ve durulayın. Su kaynamaya başlar başlamaz ocaktan alın ve gümüş parçaları bu suyun içerisine batırın ve tüm parçaların alüminyum folyo ile temas ettiğine emin olun.
Gümüş parçaları bu şekilde birkaç dakika suda bekletin. Maşa yardımıyla suyun içerisinden çıkarın ve temiz su ile durulayın. Yumuşak ve temiz bir bez ile kurulayın.
GÜMÜŞ PARÇALARI KORUMANIN YOLLARI

Alüminyum folyo ile gümüş parlatma işlemi yaptıktan sonra gümüşün tekrar kısa sürede kararmasını önlemek için güvenli bir yerde ve doğru şekilde muhafaza etmeniz gerekir. Gümüş takıların kararmasını önlemek için en iyisi pazen ve pamuk kaplı bir sandık kutuda saklamaktır.
Eğer böyle bir sandık kutunuz yoksa gümüş eşyaları kullanmadığınız zaman hava geçirmez plastik bir torbaya koyabilir ve bu şekilde de muhafaza edebilirsiniz. Gümüş eşyaların daha hızlı kararmaması için temas etmemesi gereken birçok şey bulunur ama bunlardan en bilineni ise asit içeriği yüksek maddelerdir.
Gümüş eşyalar kolayca aşınıp çizilebileceği için dikkatli kullanılmalı ver sert temizleyiciler ile temizlenmemelidir. Bunun yanı sıra gümüş parçaların yüzeyine yemek bulaştığında kurumasına izin verilemeden temizlenmesi gerekir. Kuruma işlemi gerçekleşirse korozyon ve leke oluşturabilir.
]]>