Dün, 18 Mart 1915’te elde edilen Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümünde, Büyükçekmece’de zafer yürüyüşü yapıldı. Kortejde meşalelerin yakılması sonrasında yürüyüş başladı. Yürüyüşte Türk bayrağı ve Atatürk bayrakları açıldı. Kortej Çarmıklı Caddesi’nden, Şükran Caddesi’ne devam etti ve Mustafa Kemal Bulvarı’nda sona erdi. Yoğun bir katılımın olduğu yürüyüşte, yaklaşık 3 kilometrelik yolda ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atıldı.

‘VATAN SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA BU TOPLUM ON BİNLERLE MEYDANLARDA BULUŞMAKTA’
Yürüyüşte konuşan AK Parti Büyükçekmece Belediye Başkan Adayı Recep Erol, “Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal ve vatanı için şehit olan silah arkadaşlarını ve rahmete kavuşan Mehmetçikleri, rahmetle ve minnetle yad ediyoruz. Bugün Çanakkale’deydim. Birlik, beraberlik içinde yan yana yatan şehitlerimizi ziyaret ettik. Ülkesi ve vatanı için, bir olarak mücadele eden kardeşlerimizin topraklarını ziyaret ettik. Bizler her Çanakkale Zaferi’nde, o ruhu anlamak adına orada bulunmak zorundayız. Çanakkale Zaferi, dün yokluklar içinde mücadele eden atalarımızın, bizler için ne ifade ettiğini net olarak gösterdi. 7 düvele karşı savaşan, binlerce mermiye göğüs geren askerimizin, orada yatan kardeşlerimizin ruh halini gördük. Bizler biliyoruz ki Türk ulusu son neferine kadar mücadele eden ve yılmadan vatanını koruyan insanlarla dolu. Bugün, 57. Alaydaydık. 57. Alayda bir tanesi sağ kalmamak üzere, düşman üzerine giden Mehmetçiklerimizi gördük. Bugün bomba sırtındaydık, siperler arası 10 metre, bir tanesi siperden çıktığında şehit olacağını biliyordu. Hemen arkasındaki Kur-an okuyor, 3 dakika sonrasında o da şehit olacağını biliyor. Bizler bu vatanı bin bir zorlukla kurduk. Bugün burada, vatan ve mukaddesat söz konusu olduğunda bu toplum binlerle, on binlerle meydanlarda buluşmakta. Biz bunu geçtiğimiz dönemler de yaşadık” dedi.

‘TÜRKİYE OLARAK HER ALANDA VAR OLACAĞIZ’
Türk ulusunun vatan, millet dendiğinde her türlü fedakarlığı yapan bir ulus olduğunu belirten Erol, “Dün nasıl bombaya karşı vücutlarını siper ettilerse, biz de savunma sanayiinde dünyanın gelişmiş ordularına karşı, havada, karada ve denizde her türlü noktada güçlüyüz. Bundan sonraki süreçte Türkiye Cumhuriyeti olarak, Orta Doğu’da, Asya’da, Avrupa’da her alanda var olacağız. Sözümüz dinlenen bir ülke olacağız. Gençlerimiz bugün ülkesini her alanda temsil edebiliyorsa İHA’larımızı da yapar SİHA’larımızı, Kızıl Elmamızı da yapar. Bundan sonra Türkiye Yüzyılı olacak. Gençlerimizin yüzyılı olacak. Nice yüzyıllara birlikte erişeceğiz. Birlik olarak ülkemizin ve ilçemizin gelişmesi için mücadele edeceğiz” diye konuştu.
‘SEÇİMDE ŞU ANDA CUMHUR İTTİFAKI OLARAK ÖNDEYİZ’
Büyükçekmece’nin 24 mahallesine hizmet edip, değiştirmek istediğini söyleyen Erol, “Büyükçekmece’yi geliştirmek ve dönüştürmek istiyoruz ve bu yüzyılda hak ettiği hizmetle buluşturmak istiyoruz. Burada eğitimden sağlığa, altyapıdan ulaşıma kadar her noktada, maalesef hizmet almada eksiklikler yaşanıyor. Biz bu eksikliklerin tamamını gidermek ve Büyükçekmece halkına 24 mahallesi ile hizmet vermek istiyoruz. Seçimde şu anda Cumhur İttifakı olarak Büyükçekmece’de öndeyiz. Bugün itibarıyla Cumhur İttifakı olarak, bizler ne yapacağımızı düşünüyoruz. 1 Nisan’dan sonra projelerimizi uygulamak ve Büyükçekmece’de yapılacak yatırımları ve eksiklikleri tamamlamak adına, elimizden geldiğince çaba sarf edeceğiz. Projelerimizi tamamlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

NETANYAHU’YA İSTİFA ÇAĞRISI
Soykırım suçlusu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu uluslararası toplumda desteğini yitirirken Tel Aviv sokaklarında da istifa sesleri yükseliyor.
İsrail’in başkenti Tel Aviv’de toplanan çok sayıda Yahudi, Binyamin Netanyahu hükümetinin istifa etmesi, insanlık felaketinin derinleştiği abluka altındaki Gazze Şeridi’ne saldırıların durması, ateşkes sağlanması ve erken seçim talebiyle savaş karşıtı protesto gösterisi düzenledi.

Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı yakınlarında İsrail bayrakları ve pankartlarla toplanan yaklaşık bin kişi, düdük, havalı el kornası ve trampet çalarak hükümeti protesto etti.
“SUÇ BAKANI, İSRAİL’İN YIKICISI”
Göstericiler, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun resminin üzerinde “Suç bakanı“, “İsrail’in yıkıcısı” yazılı afişler ve hükümeti eleştiren dövizler taşıdı.
POLİS GÖSTERİCİLERİ GÖZALTINA ALDI
Savunma Bakanlığı önündeki yolun kapatılması üzerine İsrail polisi, yaya ve atlı polislerle göstericilere müdahale etti, en az 3 kişiyi gözaltına aldı.

Müdahale sırasında polisle göstericiler arasında arbede ve sözlü atışmalar yaşandı. İsrail polisi, gösterici grubundaki bazı müzik aletleri ve megafonlara el koydu.

“YERLEŞİM TERÖRÜNÜ DURDURUN”
Tel Aviv’deki Savunma Bakanlığı yakınlarında toplanan İsrailliler, “İntikamla zafer olmaz“, “Yerleşimci terörünü durdurun“, “Güvenlik sadece barışla sağlanır“, “İşgal varken demokrasi olmaz” yazılı pankartlar taşıdı.
Eylemciler, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını protesto ederek ateşkes çağrısında bulundu. İsrail polisi, göstericilerin etrafında konuşlandı.

YOLU KAPATIP YAKTILAR
Tel Aviv’de Netanyahu karşıtı birçok eylem düzenleniyor. Kameraya yansıyan bir başka görüntüdeyse, göstericiler ana caddelerden birini kapatıp Netanyahu’nun istifasını istedi.

“SAVAŞ UZADIKÇA ESİRLERİN HAYATI TEHLİKEYE GİRİYOR”
AA muhabirine konuşan göstericilerden Dana Mills, İsrail toplumunun militarize olduğunu ve savaşa karşı çıkmanın zor olduğunu belirterek “7 Ekim’den sonra halkın travması intikam için yönlendirildi. Bugün sivillerin hedef alınmamasını masumların zarar görmemesini konuşmak bile zorlaştı. Bizler bugün ateşkes çağrısı yapıyoruz. Bunu Gazze Şeridi’ndeki İsrailli esirler için de yapıyoruz. Savaş uzadıkça esirlerin de hayatı tehlikeye giriyor. Çok küçük bir azınlığız ama burada toplanarak bu mesajın daha fazla insana ulaşması için çalışıyoruz.” dedi.

“HALK BU SÖYLEMLE UYUTULUYOR”
Tek zaferin siyasi çözüm olduğuna işaret eden Mills, 14 yaşında barış aktivistliği yapmaya başladığını, bugün 42 yaşına geldiğini, “İki tarafa da barış gelmeden, herkese insan hakları sağlanmadan zaferden söz edilemeyeceği” mesajında ısrarcı olduklarını vurguladı.
Mills, “Hamas’a karşı zafer kazanmak demek, Afganistan’da zafer elde etme tartışmasına benziyor. İngiltere ve ABD güçlerine burada ne olduğunu biliyoruz. Bugün Gazze’de aynı şeyi görüyoruz. Zafer söyleminin bu süreçte kullanımı korkunçtu. Halk bu söylemle uyutuluyor. Tek zafer, insan hayatının korunmasıdır.” diye konuştu.

YAHUDİ GÖSTERİCİ, BATILI GÜÇLERE ATEŞKES İÇİN “MÜDAHALE ÇAĞRISI” YAPTI
Batılı ülkelerin, İsrail’in çıkarlarını korumakta daha özenli davranarak bu saldırıları durdurması için müdahale etmesini istediğini paylaşan Mills, Batılı ülkelerin İsrail’i ateşkese ve kalıcı bir siyasi çözüme yönlendirmesi gerektiğini dile getirdi.

“SAVAŞ VE KAN DÖKMEK KESİNLİKLE ÇÖZÜM DEĞİL”
İsrailli gösterici Martin Goldberg de İsrail’in Gazze’ye saldırıları karşısında siyasetçilerin zafer vaadinin gerçekçi olmadığı, savaştan sonra burada ne yapacaklarına ilişkin bir planlarının dahi olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’deki aşırı sağcı siyasetçilerin burada yeniden yasa dışı Yahudi yerleşim yerleri kurma fikrinde olmasını kabul edilemez bulduğunu söyleyen Goldberg, “Bana göre tek çözüm, barışçıl bir çözümün bulunması. Birbirimizi sevmek, birbirimizden hoşlanmak zorunda değiliz ama bir arada yaşayabileceğimiz bir çözüm bulmamız gerekiyor. Belki benim kuşağımda olmaz ama gelecek kuşakta, bir arada yaşadığımız zaman bağımlı hale geleceğiz ve iki taraf da kazanacak. Savaş ve kan dökmek, kesinlikle çözüm değil.” ifadelerini kullandı.

“FİLİSTİNLİLER TEMEL İNSAN HAKLARINA SAHİP OLMALI”
Goldberg, işgal altındaki Batı Şeria’daki fanatik Yahudi yerleşimcilerin şiddetinin kabul edilemez bulduğunu vurgulayarak “Filistinlilerin temel insan haklarına sahip olarak barış içinde yaşamak istediğini” söyledi.

Ayrıca, Batı Kudüs, Hayfa, Birüssebi (Berşeva) gibi kentlerde de binlerce İsrailli, Gazze’deki İsrailli esirlerin geri getirilmesi için siyasi bir anlaşma ve Netanyahu hükümetinin istifası talebiyle gösteri düzenledi.

GAZZE’DEKİ İSRAİLLİ ESİRLER
Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim 2023’te kapsamlı saldırı düzenlerken çok sayıda İsrailliyi de esir almıştı.
Gazze’deki çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün uzatılan “insani ara“da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı.
İsrail ordusuna göre Gazze Şeridi’nde hala 136 İsrailli esir bulunuyor.

Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının neden olduğu yıkım ve can kaybına dair bilgi verildi.

GAZZE’DEKİ SOYKIRIMDA ÖLDÜRÜLEN FİLİSTİNLİ SİVİL SAYISI 27 BİNİ AŞTI
Gazze’deki hükümetin Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının neden olduğu yıkım ve can kaybına dair bilgi verildi.
Açıklamaya göre, Gazze’de can kaybı 27 bin 238’e yükselirken, bunlardan 12 bini çocuk, 8 bin 190’ı da kadın.
İsrail’in 7 Ekim’den bu yana devam eden saldırıları nedeniyle yüzde 70’i çocuk ve kadınlar olmak üzere 7 bin kişi de kayıp durumda.
Açıklamada, Gazze’de 339 sağlık personeli, 46 sivil savunma görevlisi, 122 gazetecinin İsrail saldırılarında öldürüldüğü bildirildi.

YARALI VE HASTA SAYISI KORKUNÇ DÜZEYDE
İsrail’in saldırılarında ayrıca 66 bin 542 kişi yaralandı, yerinden edilen 700 bin kişi de bulaşıcı hastalıklara yakalandı; 11 bin kişi ise sağlık durumundan dolayı tahliyeye ihtiyaç duyuyor.

Gazze’deki 10 bin kanser hastası İsrail saldırılarından dolayı yeterli tedaviyi alamazken, 60 bin hamile kadın da sağlık hizmetlerine erişemiyor.

350 bin kronik hastanın ilaç verilmemesi nedeniyle risk altında olduğu Gazze’de, 8 bin kişide viral hepatit enfeksiyonu vakası görüldü.

İSRAİL’İN ZARAR VERDİĞİ KAMU VE SİVİL YAPILAR
Saldırılar sonucu 2 milyon Gazzelinin yerinden edilmesinin yanı sıra 140 hükümet binası, 100 okul ve üniversite İsrail ordusu tarafından tamamen yıkılırken, 295 okul ve üniversite kısmen zarar gördü.
Saldırılarda 183 cami tamamen, 264 cami kısmen yıkılırken, İsrail’in vurduğu 3 kilise de ciddi hasar aldı.

İsrail ordusunun karadan, havadan ve denizden saldırı altında tuttuğu Gazze’de 70 bin ev tamamen yıkıldı, 290 bin ev de kısmen zarar gördü ve kullanılamaz hale geldi.
Gazze’ye 66 bin ton patlayıcı atan İsrail ordusunun saldırılarında, 30 hastane ve 53 sağlık merkezi hizmet dışı kaldı.

150 sağlık kuruluşunun kısmen zarar gördüğü İsrail ordusunun saldırılarında, 122 ambulans kullanılamaz hale getirildi.
İsrail ordusu, saldırılarında Gazze’deki 200 arkeolojik ve tarihi alanı da hedef alarak ciddi hasara sebep oldu.
