Zengin – Fox Haber https://www.foxtvhaber.com.tr Wed, 31 Jul 2024 23:36:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Karaciğerin en kadim dostu: Enginar faydaları nelerdir, nasıl tüketilir? https://www.foxtvhaber.com.tr/karacigerin-en-kadim-dostu-enginar-faydalari-nelerdir-nasil-tuketilir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/karacigerin-en-kadim-dostu-enginar-faydalari-nelerdir-nasil-tuketilir/#respond Wed, 31 Jul 2024 23:36:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=17002 Enginar, sebze olarak bilinse de aslında açılmamış bir çiçek tomurcuğudur. Çiçek açtıktan sonra, mor renkte tek bir çiçek haline gelir. Akdeniz kökenli bu bitki, yüzyıllardır tıbbi özellikleri nedeniyle kullanılmaktadır. Enginarın sindirim, kalp ve karaciğer sağlığı üzerinde olumlu etkileri vardır. Zengin içeriği ile dikkat çeken enginar, nasıl tüketilmeli?

ENGİNARIN BESİN DEĞERİ

Enginar, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin bir besindir. Düşük doymuş yağ içeriğine sahiptir ve C vitamini, tiamin, folat, B6 vitamini, B12, A, E, D ve K vitaminleri ile doludur. Ayrıca, kalsiyum, demir, çinko, sodyum, manganez, fosfor ve çinko gibi mineralleri de içerir.

ENGİNARIN SAĞLIĞA FAYDALARI

Antioksidan Zengini ve Antikanser Özelliği

Enginar, sebzeler arasında en yüksek antioksidan seviyesine sahiptir. Polifenoller açısından zengin olan enginar, kanserle savaşta önemli bir rol oynayabilir. Enginar özleri, kanserin önlenmesi ve tedavisinde umut verici bir diyet bileşeni olarak kullanılmaktadır.

Kalp Sağlığını Destekler

Enginar yapraklarındaki bileşenler, kötü kolesterol (LDL) seviyelerini düşürürken, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini artırır. LDL kolesterol, atardamarlarda birikerek kan akışını engeller, kan basıncını artırır ve kalp krizi ve felç riskini yükseltir. Bu nedenle enginar, kalp sağlığını korumada önemli bir yardımcıdır.

Kan Basıncını Düzenler

Potasyum açısından zengin olan enginar, sodyumun etkilerini azaltarak kan basıncını düzenler. Potasyum eksikliği çeken veya hipertansiyon ilacı kullananlar için özellikle faydalıdır. Diyabet hastaları da kan basıncını kontrol altında tutmak ve komplikasyonları önlemek için enginar tüketmeye teşvik edilmektedir.

Karaciğer Sağlığını Destekler

Enginardaki antioksidanlar, karaciğerdeki toksinlerin atılmasını kolaylaştırır. Bu, karaciğerin iyileşmesini ve daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

Sindirimi Kolaylaştırır

Enginar, sindirim sistemi sağlığını iyileştiren zengin bir lif kaynağıdır. Lif, bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlık semptomlarını azaltır. Ayrıca mide rahatsızlıklarını hafifletir.

Doğum Kusurlarını Önler

Enginar, yüksek folat içeriği ile doğum kusurlarının, özellikle nöral tüp kusurlarının oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Folat, hamilelikte önemli bir role sahiptir.

Kemik Sağlığını Güçlendirir

Magnezyum, fosfor ve manganez açısından zengin olan enginar, kemik sağlığını destekler ve osteoporoz riskini azaltır.

Metabolizmayı Hızlandırır

Enginarda bulunan magnezyum ve manganez, vücudun metabolik süreçlerinde önemli rol oynar. Bu mineraller, kalsiyum alımını optimize eder ve kolesterol, amino asitler ve karbonhidratların metabolizmasını düzenler.

Beyin Fonksiyonlarını İyileştirir

Enginardaki fosfor, beyin hücrelerinin sağlığını destekler. Fosfor eksiklikleri bilişsel yetenekleri olumsuz etkileyebilir, bu nedenle enginar tüketimi beyin sağlığı için önemlidir.

ENGİNAR NASIL TÜKETİLMELİDİR?

Enginar, çiğ haliyle sert ve acı bir tada sahiptir. Bu, sinarin adı verilen organik asit nedeniyle oluşur. Pişirildiğinde dokusu yumuşar ve haşlanmış patates kıvamına gelir, acılığı da kaybolur. Genellikle zeytinyağlı tercih edilen enginarın tarifini sizin için derledik!

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR TARİFİ

Malzemeler:

6 adet enginar (konserve de kullanabilirsiniz)

Yarım limon suyu (enginarları ovmak için)

1 adet havuç

1 adet patates

1 su bardağı bezelye (haşlanmış/konserve)

1 adet soğan

1 çay bardağı zeytinyağı

1 adet limon

1 çay kaşığı şeker

1,5 çay kaşığı tuz

1 su bardağı su

ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR YAPILIŞI!

Zeytinyağlı enginar için ilk başta içi hazırlanır. Havuç ve patates minik küp şeklinde doğranıp tencereye alınır, üzerini geçecek kadar su eklenerek 10 dakika kadar haşlanmaya bırakılır. Burada sebzelerin tam pişmemesi mühim, hafif diri kalması gerek.

Sebzeler piştikten sonra suyu süzülür ve bir kenarda soğumaya alınır.

Ayrı bir tencereye bezelye alınır, üzerine su eklenerek yumuşayıncaya kadar haşlanır. İstenirse konserve bezelye de kullanılabilir. Haşlanan bezelyelerin de suyu süzülür ve bir kenarda bekletilir.

Soğan yemeklik doğranarak yarım çay bardağı zeytinyağında hafif pembeleşene kadar kavrulur.

Üzerine patates ve havuç eklenir. Haşlanan bezelye de ilave edilerek 1-2 dakika karıştırılır ve ocaktan alınır.

Enginarlar uygun bir kap içerisine alınır, yarım limon suyu ile ovulur ve tencereye dizilir.

Enginarların orta kısımlarına hazırlanan sebzelerden pay edilir. Kalan garnitür de enginarların üzerine serpilir.

Üzerine zeytinyağı, limon suyu, şeker, tuz ve suyu eklenerek tencerenin kapağı kapatılır.

Yemek kaynayıncaya kadar orta ateşte, kaynadıktan sonra kısık ateşte enginarlar yumuşayana kadar pişirilir. Bu süreç yaklaşık 20-25 dakika sürecektir.

Pişen enginarlar ocaktan alınır ve soğumaya bırakılır. Ardından servis tabağına alarak suyundan üzerine gezdirilir ve servis edilir. Dilerseniz üzerine en son dereotu doğrayabilirsiniz.

NOT: enginar dışındaki sebzelerle uğraşmak istemiyorsanız hazır garnitür de kullanabilirsiniz.

ENGİNARIN ZARARLARI

Aşırı tüketildiğinde enginar, ishal, gaz ve karın şişkinliğine neden olabilir. İdrar söktürücü özelliği nedeniyle ishal dönemlerinde tüketilmemelidir. Ayrıca alerjik reaksiyonlar gösterebilir; kaşıntı, deri döküntüsü ve boğazda şişme gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/karacigerin-en-kadim-dostu-enginar-faydalari-nelerdir-nasil-tuketilir/feed/ 0
Kinoa nasıl tüketilir? Hangi kinoa daha faydalıdır? https://www.foxtvhaber.com.tr/kinoa-nasil-tuketilir-hangi-kinoa-daha-faydalidir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/kinoa-nasil-tuketilir-hangi-kinoa-daha-faydalidir/#respond Wed, 24 Jul 2024 07:12:05 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=16336 Kinoa, son yıllarda sağlıklı beslenme dünyasında adını sıkça duyuran ve özellikle glüten hassasiyeti ve çölyak hastalığı olanlar için önemli bir alternatif olarak öne çıkan bir besindir. Güney Amerika kökenli bu bitki, Chenopodium quinoa (kaz ayağı) bitkisinin tohumlarından elde edilir. Hem tohumları hem de yaprakları tüketilebilen kinoa, And Dağları’nda 5 bin yılı aşkın süredir temel bir besin maddesi olarak kullanılmıştır. İnkalar için kutsal kabul edilen bu besin, “bütün tahılların anası” olarak adlandırılırdı.

KİNOA NEDİR?

Kinoa, besleyici içeriğiyle dikkat çeken ve dünyada 120’den fazla çeşidi bulunan bir tahıldır. En yaygın olarak tüketilen çeşitleri beyaz, kırmızı ve siyah kinoa olarak sınıflandırılır:

Beyaz Kinoa: En popüler ve kolay pişirilen türdür. Tat olarak en hafif ve en kolay yumuşayan kinoa türüdür.

Kırmızı Kinoa: Soğuk salatalarda tercih edilir, piştiğinde şeklini korur ve tadı keskindir. En fazla antioksidan içeren kinoa türüdür.

Siyah Kinoa: Pişmesi daha uzun süren ve farklı bir lezzete sahip olan çeşittir. Diğer çeşitlere göre en fazla lif ve protein içeren kinoadır.

Hangi türü tercih ederseniz edin, kinoanın sağlık açısından sunduğu faydalar saymakla bitmez.

KİNOANIN BESİN DEĞERLERİ

Protein Zengini

Kinoa, veganlar ve vejetaryenler için mükemmel bir protein kaynağıdır. Bir kase pişmiş kinoa (185 gram), yaklaşık 8.14 gram protein içerir. Bu proteinler, kas gelişimini ve bağışıklık sistemini destekleyen dokuz temel aminoasit içerir. Özellikle lizin aminoasidi bakımından zengin olan kinoa, protein sentezi ve cilt sağlığı için önemlidir.

Lif Deposu

Kinoa, lif bakımından da diğer tahıllardan üstündür. Bir kase pişmiş kinoa, yaklaşık 5.18 gram lif içerir. Lifli besinler, kabızlık, yüksek kolesterol ve tansiyon gibi sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olur ve kilo kaybını destekler. Uzun süre tok tutan lifli besinler, sürekli yeme isteğini de azaltır.

Antioksidan İçeriği

Kinoa, diğer glutensiz tahıllara kıyasla daha fazla antioksidan içerir. E vitamini açısından zengin olan kinoa, kalp hastalıkları, kanser ve göz bozuklukları riskini azaltır. Ayrıca kuersetin ve kaempferol gibi bileşikler sayesinde anti-inflamatuar, anti-viral, anti-kanser ve anti-depresan etkileri vardır.

Mineral Zenginliği

Kinoa, potasyum, magnezyum, çinko ve demir gibi mineraller bakımından zengindir. Özellikle magnezyum, kan damarlarını rahatlatır ve tip 2 diyabet riskini azaltır. Demir, kırmızı kan hücrelerinin düzgün çalışması ve beyne oksijen taşıması için gereklidir, bu da bilişsel işlevlerin korunmasına yardımcı olur.

KİNOA NASIL TÜKETİLİR?

Kinoanın işlenmemiş hali, en sağlıklı tüketim şeklidir. Kinoayı yarım saat soğuk suda beklettikten sonra iyice yıkayın. Bu işlem, acı bir tat veren saponin maddesinden arındırmak için gereklidir. Kinoa haşlanarak salatalara eklenebilir, pilav olarak tüketilebilir veya un haline getirilerek ekmek ve kek yapımında kullanılabilir.

Kinoa yapraklarından elde edilen çay da tüketilebilir, ancak sindirim sisteminin dengesini bozabileceği için günde 2 fincandan fazla içilmemelidir.

KİNOA NE KADAR TÜKETİLMELİDİR?

Düşük glisemik indekse sahip olan kinoa, diyabet ve kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olanlar için güvenli bir seçenektir. Ancak kinoanın bir karbonhidrat kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Normal bir beslenme düzeninde günde 1 kase kinoa tüketimi idealdir. Kilo verme diyetlerinde ise diyetisyen kontrolünde sınırlama getirilmesi önerilir.

Kinoa, sağlıklı beslenme trendlerinin önemli bir parçası olarak hayatımıza girmiştir. Gluten hassasiyeti olanlar için mükemmel bir alternatif sunan bu besin, zengin besin içeriği ve çeşitli kullanım alanlarıyla dikkat çekmektedir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/kinoa-nasil-tuketilir-hangi-kinoa-daha-faydalidir/feed/ 0
UBS: Türkiye’deki milyoner sayısı yüzde 43 artacak https://www.foxtvhaber.com.tr/ubs-turkiyedeki-milyoner-sayisi-yuzde-43-artacak/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ubs-turkiyedeki-milyoner-sayisi-yuzde-43-artacak/#respond Thu, 11 Jul 2024 00:00:06 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=15027 UBS, 2024 Küresel Servet Raporu’nun sonuçlarını açıkladı. Rapora göre küresel milyoner sayısı önümüzdeki beş yıl içinde artmaya devam edecek.

CNBC-e’de yer alan habere göre 2023-2028 yılları için yapılan ankete katılan 56 gelişmiş ve gelişmekte olan ekonominin 52′sinde 1 milyon dolar veya daha fazla servete sahip yetişkin sayısının artması bekleniyor.

Bu trendin öncülüğünü Tayvan üstlenecek. Ülkede, büyüyen mikroçip endüstrisi ve zengin yabancıların göçündeki artışın da etkisiyle milyoner sayısının yüzde 47 artacağı öngörülüyor.

TAYVAN’IN HEMEN ARDINDAN YÜZDE 43 ILE TÜRKIYE GELIYOR

Listenin devamında Kazakistan yüzde 37 ile, Endonezya yüzde 32 ile ve Japonya yüzde 28 ile yer alıyor.

Hali hazırda en fazla küresel milyonerin bulunduğu ABD ve Çin’de ise artışın sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 8 olacağı söyleniyor. Öte yandan beklenti İngiltere’de düşüşün yaşanması. İngiltere’de milyoner sayısının yüzde 17 azalacağı tahmin ediliyor.

UBS Küresel Varlık Yönetimi Başekonomisti Paul Donovan, İngiltere’nin şu anda dünyada en fazla dolar milyoneri sayısına sahip üçüncü ülke olduğunu söyleyerek, bunun “bir ekonomi olarak hak ettiğinden çok daha fazlası olduğunu” da sözlerine ekledi.

Milyoner sayısının sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 artması beklenen Fransa ve İtalya gibi ülkelerde daha doğal bir büyüme görülüyor. İngiltere’deki büyümenin ise çeşitli itme ve çekme faktörleri nedeniyle sermaye çıkışlarıyla dengeleneceği belirtiliyor.

Donovan’a göre bu kısmen, dünya ekonomisinin yapısal değişiklikler geçirmesinden kaynaklanıyor. Bir başka sebep de sermayenin dünya çapında hareket etmesi nedeniyle servet dağılımında yaşanan doğal değişimler.

HOLLANDA’DA DA DÜŞÜŞ VAR

Dolar milyoneri sayısının azalacağı tahmin edilen bir diğer ülke ise Hollanda. Hollanda’da da zenginlerin sayısında yüzde 4′lük bir düşüş yaşanması bekleniyor. UBS’nin raporunda Rusya’daki ABD doları milyonerlerinin sayısının yüzde 21 oranında arttığı görülüyor.

Donovan, bunun kısmen döviz dalgalanmalarından ve son zamanlardaki emtia ve enerji piyasası trendlerinden kaynaklandığını ve bazı işletme sahiplerinin bundan faydalandığını söyledi.

UBS, küresel servet büyümesinin 2022′deki yüzde 3′lük düşüşün ardından 2023′te yüzde 4,2 büyüme kaydederek toparlandığını gösteriyor.

ORTALAMA ZENGİNLİĞİN DENGESİZ OLDUĞU ÜLKELER FRANSA VE MEKSİKA

Toparlanma, esas olarak yüzde 4,8 büyüyen EMEA bölgesi (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) tarafından yönetildi. Rapor, servet eşitsizliğinin gelişimine dair de karışık bir tablo sunuyor. En düşük servet diliminde başlayan kişilerin en az bir seviye yükselme şansı yüzde 60 olarak ölçüldü. İki veya daha fazla servet sınıfı atlamanın şansı ise üçte bir olarak kaydedildi.

Ortalama zenginliğin medyan zenginliğe göre en dengesiz olduğu ülkeler arasında Fransa ve Meksika yer alıyor. Ortalama zenginlik toplumun genel refah düzeyini yansıtıyor.

Toplam gelirin kişi sayısına bölünmesi anlamına geliyor. Medyan zenginlik ise en uç kesimlerden arındırılmış bir paylaşım anlamına geliyor. Ortalama vatandaşın sahip olduğunu refahın göstergesi olarak kullanılıyor.

BÜYÜK SERVET TRANSFERİNİN YÜZDE 10′UNDAN FAZLASI KADINLARA GİDECEK

Nesiller arası büyük servet aktarımı uzun zamandır tartışılırken, UBS bu yılki raporunda servetin sadece aşağıya doğru hareket etmediğini, aynı zamanda yatay olarak hareket ettiğini tespit etti.

Önümüzdeki 20 ila 25 yıl içinde aktarılması beklenen yaklaşık 83 trilyon doların UBS’ye göre 9 trilyon doları eşlere kuşaklar arası veya yatay olarak aktarılacak. Ortalama yaşam süresi ve çiftler arasındaki yaş farkları nedeniyle, büyük servet transferinin yüzde 10′undan fazlası kadınlara gidecek.

UBS, eşlerin bu mirası genellikle dört yıl boyunca elinde tuttuğunu ve ardından mirasını başkalarına devrettiğini, en büyük yatay ve dikey servet transferinin Amerika’da gerçekleştiğini belirtti.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ubs-turkiyedeki-milyoner-sayisi-yuzde-43-artacak/feed/ 0
Papaya meyvesi ve çekirdeği faydaları nelerdir? Papaya meyvesi nasıl yenir? https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesi-ve-cekirdegi-faydalari-nelerdir-papaya-meyvesi-nasil-yenir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesi-ve-cekirdegi-faydalari-nelerdir-papaya-meyvesi-nasil-yenir/#respond Tue, 09 Jul 2024 07:00:04 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=14794 İçerisinde çok fazla tohum barındırmasıyla ve canlı sarı-turuncu rengi ile kendini gösteren papaya portakalımsı bir tada sahipken olgunlaştıkça tatlanmaya devam eder. İçeriğindeki lif, vitamin ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini koruyan papaya meyvesi, sindirim sistemine de yardımcı. Peki, papaya meyvesi faydaları nelerdir ve Türkiye’de nerede yetişir?

PAPAYANIN MEYVESİNİN SAĞLIĞA 8 MUCİZE FAYDASI

Papaya, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin bir meyvedir. İçeriğinde bulunan bazı bileşikler, antikanser özellikler gösterebilir ve kalp sağlığını destekleyebilir. İşte papayanın sağlık açısından sunduğu başlıca faydalar:

1. ZENGİN BESİN İÇERİĞİ

Papaya, Carica papaya bitkisinin meyvesidir ve Orta Amerika ile Güney Meksika kökenlidir. Günümüzde dünya genelinde yetiştirilen papaya, besin değeri yüksek bir meyvedir. Papain adı verilen ve etlerdeki sert protein zincirlerini parçalayabilen bir enzim içerir. Bu nedenle, papaya yüzyıllardır etleri yumuşatmak için kullanılmıştır. Olgun papaya çiğ olarak yenebilir, ancak olgunlaşmamış papaya pişirilmelidir, özellikle hamilelik döneminde.

Papaya, armut şeklinde olup 20 inç (51 cm) uzunluğa kadar büyüyebilir. Olgunlaşmamışken yeşil olan kabuğu, olgunlaştıkça turuncuya döner. İç kısmı sarı, turuncu veya kırmızı renktedir ve yenebilir siyah tohumlar içerir. Bir küçük papaya (152 gram) şunları içerir:

  • Kalori: 59

  • Karbonhidrat: 15 gram

  • Lif: 3 gram

  • Protein: 1 gram

  • C Vitamini: Günlük ihtiyacın %157’si

  • A Vitamini: Günlük ihtiyacın %33’ü

  • Folat (B9 vitamini): Günlük ihtiyacın %14’ü

  • Potasyum: Günlük ihtiyacın %11’i

  • Eser miktarda kalsiyum, magnezyum ve B1, B3, B5, E ve K vitaminleri

  • Papaya ayrıca karotenoidler adı verilen sağlıklı antioksidanlar içerir ve vücudunuz bu antioksidanları diğer meyve ve sebzelere göre daha iyi emer.

2. GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN ÖZELLİKLERİ

Papaya, serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltabilen antioksidanlar bakımından zengindir. Bu antioksidanlar, serbest radikalleri etkisiz hale getirerek vücutta hasarı önler. Yapılan çalışmalar, fermente papayanın prediyabet, hafif hipotiroidizm ve karaciğer hastalığı olan bireylerde oksidatif stresi azalttığını göstermektedir. Ayrıca, Alzheimer hastalarında altı ay boyunca fermente papaya özü verilmesi, oksidatif hasarın önemli ölçüde azaldığını ortaya koymuştur.

3. KANSERLE MÜCADELE POTANSİYELİ

Papayadaki likopen, kanser riskini azaltabilir ve kanser tedavisi gören kişilerde faydalı olabilir. Özellikle serbest radikalleri azaltarak kansere katkıda bulunan faktörleri engelleyebilir. Diğer meyvelerde görülmeyen benzersiz antikanser özelliklere sahip olabilir. Meme kanseri hücrelerinde antikanser aktivite gösteren tek meyve olarak dikkat çeker. Ancak bu konuda daha fazla araştırma gerekmektedir.

4. KALP SAĞLIĞINI DESTEKLER

Papaya tüketimi, kalp sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. Likopen ve C vitamini açısından zengin meyvelerin kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olduğu bilinmektedir. Papaya, inflamasyonu azaltarak ve “iyi” HDL kolesterolün koruyucu etkilerini artırarak kalp sağlığını destekler. 14 hafta boyunca fermente papaya takviyesi alan bireylerde inflamasyonun azaldığı ve “kötü” LDL’nin “iyi” HDL’ye oranının iyileştiği görülmüştür.

5. ENFLAMASYONLA MÜCADELE

Kronik enflamasyon birçok hastalığın temelinde yatar ve sağlıksız beslenme ve yaşam tarzı seçimleri bu durumu tetikleyebilir. Antioksidan bakımından zengin papaya, inflamatuar belirteçleri azaltmaya yardımcı olur. Örneğin, karotenoid bakımından zengin meyve ve sebzeleri daha fazla tüketen erkeklerde, inflamatuar belirteç olan CRP’de belirgin bir düşüş kaydedilmiştir.

6. SİNDİRİMİ DESTEKLER

Papayadaki papain enzimi, protein sindirimini kolaylaştırır. Tropik bölgelerde, papaya kabızlık ve irritabl bağırsak sendromunun (IBS) semptomlarını hafifletmek için kullanılır. Bir çalışmada, 40 gün boyunca papaya bazlı bir formül alan bireylerde kabızlık ve şişkinlik belirtilerinin önemli ölçüde azaldığı bulunmuştur. Ayrıca, papaya tohumları, yaprakları ve kökleri hayvanlar ve insanlar üzerinde ülser tedavisinde etkili olmuştur.

7. CİLT SAĞLIĞINI KORUR

Papaya, sadece vücudu sağlıklı tutmakla kalmaz, aynı zamanda cildin daha genç ve canlı görünmesine de yardımcı olabilir. C vitamini ve likopen, ciltteki kırışıklık ve sarkma gibi yaşlanma belirtilerini azaltmada etkilidir. Bu antioksidanlar, cildi serbest radikallerin zararlarından korur.

8. LEZZETLİ VE ÇOK YÖNLÜ KULLANIM

Papaya, lezzeti ve besin değeriyle popüler bir meyvedir. Olgunlaştığında sarıdan turuncuya kadar değişen rengi ve tatlı lezzeti ile bilinir. Papayayı soğuk tüketmek tadını daha da güzelleştirir. Buzdolabında saklamak ve tüketmeden önce iyice yıkamak önerilir. Papayayı ikiye bölüp çekirdeklerini çıkardıktan sonra kaşıkla tüketebilirsiniz. İşte papaya ile yapabileceğiniz birkaç kolay tarif:

Kahvaltı: Papayayı ikiye bölüp içini yoğurt, meyve ve granola ile doldurun.

Meze: Papayayı şeritler halinde kesin ve her birine bir dilim jambon sarın.

Salsa: Doğranmış papaya, domates, soğan ve kişnişi limon suyu ile karıştırarak salsa yapın.

Smoothie: Doğranmış papayayı, hindistan cevizi sütü ve buz ile blenderde karıştırarak smoothie hazırlayın.

Salata: Papaya ve avokadoyu doğrayın, pişmiş tavukla karıştırın ve zeytinyağı ve sirke ile süsleyin.

Papaya, lezzeti ve sağlığa faydaları ile sofralarınıza renk katacak ve beslenmenizi zenginleştirecek harika bir meyvedir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesi-ve-cekirdegi-faydalari-nelerdir-papaya-meyvesi-nasil-yenir/feed/ 0
Bakan Kacır: Anadoludakiler Destek Programı’nı bugün itibarıyla başlatıyoruz https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-anadoludakiler-destek-programini-bugun-itibariyla-baslatiyoruz/ https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-anadoludakiler-destek-programini-bugun-itibariyla-baslatiyoruz/#respond Sat, 29 Jun 2024 03:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=13827 Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Anadoludakiler” projesinin tanıtım toplantısında, Türkiye’nin kültürel, geleneksel ve coğrafi zenginliklerini gün yüzüne çıkarma hedefi taşıyan söz konusu programa katılmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getirdi.

Kacır, “Binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, uygarlıkların beşiği, tarih ve kültür hazinesi Anadolu, zenginliklerinin, bizleri birleştiren harcımızdır. Bolluğun ve bereketin coğrafyası Anadolu, jeostratejik konumuyla, yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla, havasıyla, suyuyla, bizi biz yapan eşsiz sevdamızdır. Bire bin veren bereketli topraklarıyla, bin bir çeşit çiçeğin açtığı kadim mirasımızdır.” ifadelerini kullandı.

“YURDUN DÖRT BİR YANINDAN ZANAATKARLARIMIZIN EL EMEĞİ GÖZ NURU ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Cumhuriyet’in ikinci asrında, “Türkiye Yüzyılı”na yelken açarken, Anadolu’da bin yıldır sürdürülen merhamet ve adalet medeniyetinin maddi ve manevi tüm unsurlarını ihya ve yeniden inşa etmek adına kolları sıvadıklarını belirten Kacır, şunları söyledi:

“Dünyada eşi benzeri olmayan bu kıymetli zenginliğimizi, yerel kalkınmanın temel taşı olarak görüyoruz. Üzerinde yaşadığımız toprakların ürünlerine ve kültürüne sahip çıkıyor, yaşatıyor ve onları daha da geliştiriyoruz. Milattan öncesinden bu yana, bu topraklarda süregelen medeniyetlerin izlerini ortaya çıkarıyor, geleneklerimizi yeşertiyor ve yaşatıyoruz.

Geleneği yeniden yerinde üretiyor, işliyor, geçmişin birikimini altın sandukasından çıkartarak bugüne taşıyoruz. Anadolu’nun kadim topraklarından yükselen sesin yankısına kulak veriyor, yurdun dört bir yanından zanaatkarlarımızın el emeği göz nuru çalışmalarını destekliyoruz.”

“BUGÜN İTİBARIYLA TESCİLLİ 1597 COĞRAFİ İŞARET VE GELENEKSEL ÜRÜNE SAHİBİZ”

Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünler bakımından oldukça zengin bir ülke olduğunu ve bu zenginliği koruma ve tanıtma konusunda çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Kacır, şu bilgileri aktardı:

“Bugün itibarıyla tescilli 1597 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahibiz. Zengin kültür ve tarım mirasımızın temsilcisi coğrafi işaretli ürünlerimiz, uluslararası sahada da kalitesini ve özgünlüğünü kanıtlıyor. Gaziantep baklavasından Aydın incirine, Malatya kayısısından Milas zeytinyağına, Giresun tombul fındığından Antakya künefesine, Ayaş domatesinden Maraş tarhanasına kadar 21 coğrafi işaretli ürünümüzü Avrupa Birliği nezdinde de tescil ederek bu ürünlerimizin uluslararası tanınırlığına ve korunmasına katkı sağladık.

Bugüne kadar Kalkınma Ajansları eliyle sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik yaklaşık 26 bin projeye 75 milyar liranın üzerinde destek verdiklerini anımsatan Kacır, “Yararlanıcıların eş finansmanı ile birlikte 126,5 milyar liralık yatırım hacmi oluşturduk. Yine son 5 yılda tamamı hibe olan, 344 milyon avro uluslararası kaynağı yerel kalkınma amaçlı projeler için şehirlerimize sunduk. 2014’ten bu yana GAP, DAP, KOP ve DOKAP Bölge Kalkınma İdarelerimizle başta tarım ve sulama olmak üzere, kültür, sosyal içerme, turizm, kırsal kalkınma ve enerji alanlarında 4 bin 750 projeye 32,6 milyar lira destek sağladık.” dedi.

“YEREL ÜRÜN VE DENEYİMLERİ ÖZGÜN HİKAYELERİYLE ‘ANADOLUDAKİLER PLATFORMU’NA TAŞIYORUZ’

Bakan Kacır, “Anadoludakiler” projesi ile toprakların bereketini, mutfak kültürünün birikimini, zanaatkarların becerilerinin çeşitliliğini ve zenginliğini hikayeler ile gün yüzüne çıkardıklarını anlattı.

Yerel ürün ve deneyimleri özgün hikayeleriyle “Anadoludakiler Platformu”na taşıdıklarını bildiren Kacır, “Bu topraklara mal olmuş değerlerimizin keşfine ve bilinirliğinin artmasına zemin hazırlıyoruz. Sosyal fayda ve sürdürülebilirliği de önceleyen bu platformla tarım ve gıda sektörlerimizin tedarik zincirindeki sorunların çözümüne katkı sunacak yenilikçi ve yaratıcı fikirlerin girişimlere dönüştürülmesini sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BÖLGESEL POTANSİYELLERİ KEŞFEDERKEN, YEREL EKONOMİLERİMİZİ CANLANDIRACAĞIZ”

Konuşmasında yeni destek programını da duyuran Bakan Kacır, şöyle devam etti:

“Bugün bu kıymetli buluşmada sizlerle bir müjdeyi de paylaşmak isterim. ‘Anadoludakiler’ hareketimiz kapsamında, 81 ilimizin tamamında, Kalkınma Ajanslarımız ve GAP Bölge Kalkınma İdaremiz tarafından yerel üretim ve kalkınmaya yönelik Anadoludakiler Destek Programı’nı bugün itibarıyla başlatıyoruz. Kriterlerimiz çerçevesinde projeleri başarılı olan girişimcilerimizi, kooperatiflerimizi, usta ve zanaatkarlarımızı bu program ile destekleyeceğiz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ‘Yerel Kalkınma Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda, yerel üretim değerlerimizi yenilikle buluşturan, geleneksel değerlerden beslenen, sanayi ve teknolojiden güç alan bir yerel kalkınma modelini adım adım hayata geçireceğiz. Yerel üreticilerin geleneksel bilgi ve becerilerini modern teknolojiyle harmanlayarak, bir taraftan ürün kalitesini geliştirirken diğer yandan üretim kapasitesini artırmaya devam edeceğiz.

Bölgesel potansiyelleri keşfederken, yerel ekonomilerimizi canlandıracağız. Bölgeler arasındaki eşitsizliği azaltırken, her kesimden insanımızın yaşam kalitesini yükselterek topyekûn kalkınmayı tesis edeceğiz.”

Kamu, özel sektör, üniversiteler ve STK’ler arasında iş birliği içinde hareket ederek, vatandaşların yaşadıkları bölgelerde iş ve gelir imkanları oluşturmayı da sürdüreceklerini dile getiren Kacır, şunları söyledi:

“Yakın zamanda uygulamaya alacağımız yerel kalkınma hamlesi teşvik programıyla da bölgelerimizin öne çıkan yatırım konularında özel sektörümüze bugüne kadarkilerin de ötesinde, oldukça güçlü bir destek sağlıyor olacağız. Yine yakın zamanda kamuoyu ile paylaşacağımız Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi ile sürdürülebilir kalkınmanın devamlılığı doğrultusunda hayata geçireceğimiz ve destekleyeceğimiz programları kamuoyu ile paylaşacağız.

Türkiye Yüzyılında, Anadolu’nun zenginliklerini keşfetmeye ve paylaşmaya devam edeceğiz. Binlerce yıllık tarih içinden süzülüp gelen kültürel mirasımız gerçekleştirdiğimiz projelerle inşallah daha nice nesillere zenginleşerek aktarılacak.”

“PROJEDE EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM”

“Anadoludakiler” projesinin birlik ve beraberliğin harcı olan bereketli toprakların birikimine ve vatandaşların becerisine katkı sunmasını ümit ettiklerini kaydeden Kacır, şöyle konuştu:

“Arzu ediyoruz ki ‘Anadoludakiler’, dillere destan zenginliklerimizin en büyüğü olan gönül zenginliğimizi hatırlamamıza ve hatırlatmamıza vesile olsun. İstiyoruz ki ‘Anadoludakiler’, şairin ‘memleket isterim yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun olursa bir şikayet ölümden olsun’ temennisini gerçeğe dönüştürmek yolunda el ele yapacağımız nice çalışmanın zemini olsun…

Sözlerime son verirken katılımları ve himayeleriyle bizleri onurlandıran Saygıdeğer Hanımefendi’ye en içten şükranlarımı arz ediyorum. Kendilerinin vizyonu ve güçlü desteği ile projemizin daha geniş kitlelere ulaşacağına ve daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum.

Bu himaye, sadece bir destek değil, aynı zamanda yerel değerlerimize ve kültürel mirasımıza verilen kıymetin bir ispatıdır. Ayrıca bu değerli projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Projemizin ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”

KAYNAK: AA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/bakan-kacir-anadoludakiler-destek-programini-bugun-itibariyla-baslatiyoruz/feed/ 0
Her gün aç karnına ceviz yemenin faydaları nelerdir? Günde en fazla kaç ceviz yenmeli? https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-gunde-en-fazla-kac-ceviz-yenmeli/ https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-gunde-en-fazla-kac-ceviz-yenmeli/#respond Wed, 12 Jun 2024 23:24:33 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=12599 Kabuklu yemişler arasında en çok övgüyü hak eden ceviz beyin şeklindeki görünüşüyle dikkat çekmeyi başarırken sağlığa olan müthiş faydalarıyla da göz dolduruyor.  Doğru miktarda tüketildiğinde tadından yenmeyen ceviz; lif, karbonhidrat, vitaminler, protein ve demir açısından oldukça zengin.

CEVİZİN FAYDALARI!

Antioksidan Bakımından Zengindir: Cevizler, E vitamini, melatonin ve polifenol gibi antioksidan bileşikler içerir. Bu bileşikler, iç cevizin etrafını saran zar ile birlikte oksidatif stresle savaşarak vücudu korur.

Kolesterolü Düşürür: Yapılan çalışmalar, ceviz tüketiminin kötü kolesterol olarak bilinen LDL’nin oksidatif hasarını önleyebileceğini göstermektedir. Bu, atardamarlarda birikmeye neden olan oksitlenmiş LDL’nin azalmasıyla kalp hastalığı riskini azaltabilir.

Omega-3 Yağ Asitleri Kaynağıdır: Ceviz, omega-3 yağ asitleri açısından diğer kabuklu yemişlere göre daha zengindir. Özellikle ALA adı verilen omega-3 yağ asidi, vücudun dışarıdan alması gereken bir yağ türüdür ve cevizde bol miktarda bulunur.

Enflamasyonu Azaltır: Cevizdeki polifenoller, oksidatif strese ve enflamasyona karşı savaşarak vücudu korur. Ayrıca, ALA omega-3 yağ asidi, magnezyum ve arginin gibi bileşikler de enflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir.

Bağırsak Sağlığını Destekler: Ceviz, bağırsak sağlığı için faydalı olan yararlı bakterilerin artmasına yardımcı olabilir. Yapılan bir çalışmada, günde 43 gram ceviz tüketiminin, yararlı bakterilerde belirgin bir artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. 

Kansere Karşı Koruyucu Olabilir: Ceviz, polifenol ellagitanninler bakımından zengindir. Bu bileşikler, bağırsaklarda ürolitinlere dönüşebilir ve anti-enflamatuar özelliklere sahip olabilir. Bu da bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki sağlayabilir.

Zihinsel Fonksiyonları Destekler: Cevizde bulunan besin maddeleri, beyindeki oksidatif hasarı azaltabilir ve zihinsel fonksiyonları destekleyebilir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, ceviz tüketiminin öğrenme becerileri ve hafızada gelişmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Üreme Sağlığını Destekler: Ceviz yemenin sperm sağlığını ve üremeyi destekleyebileceğini gösteren bazı çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle sperm kalitesi üzerinde olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir.

Diyabet Yönetimine Yardımcı Olabilir: Ceviz tüketimi, kan şekeri kontrolünü destekleyebilir ve tip 2 diyabet riskini azaltabilir. Yapılan bir araştırmada, ceviz yağı tüketiminin açlık kan şekeri düzeylerinde belirgin bir azalmaya neden olduğu gözlemlenmiştir.

Tansiyonu Dengeleyebilir: Bazı çalışmalar, ceviz tüketiminin kan basıncını düşürebileceğini öne sürmektedir. Bu da kalp sağlığı için olumlu bir etki sağlayabilir.

GECE YATMADAN ÖNCE CEVİZ YENİR Mİ?

Melatonin bakımından zengin olan ceviz, uyku için ekstra konfor alanı oluştur. Uyku esnasında salgılanan melatonin hormonu uykunun kalitesini artırıp düzene girmesini sağlamakla görevlidir.

AÇ KARNINA CEVİZ YEMENİN FAYDALARI!

Aç karnına ceviz yemek, kolestrol seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Kan şekerini de aynı zamanda dengeleyen ceviz, diyabet yönetiminde yardımcıdır. 

GÜNDE EN FAZLA KAÇ CEVİZ YENMELİ?

İçeriğindeki yağ oranı yüksek olan cevizin 100 gramında yaklaşık 674 kalori bulunuyor. Kilonuzu dengede tutmak için ceviz tüketirken abartmamak gerekir. Günde yaklaşık 7-10 adet tam cevizden fazlasını tüketmemeye özen gösterilmelidir.

NOT: Cevizin sağlık açısından sunduğu bu faydalar, düzenli ve dengeli bir şekilde tüketildiğinde ortaya çıkabilir. Ancak, herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşıldığında mutlaka bir uzmana danışmak önemlidir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-gunde-en-fazla-kac-ceviz-yenmeli/feed/ 0
Papaya meyvesinin faydaları nelerdir? Papatya meyvesi nasıl yenir? https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesinin-faydalari-nelerdir-papatya-meyvesi-nasil-yenir/ https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesinin-faydalari-nelerdir-papatya-meyvesi-nasil-yenir/#respond Mon, 03 Jun 2024 21:36:41 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=11776 İçerisinde çok fazla tohum barındırmasıyla ve canlı sarı-turuncu rengi ile kendini gösteren papaya portakalımsı bir tada sahipken olgunlaştıkça tatlanmaya devam eder. İçeriğindeki lif, vitamin ve antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini koruyan papaya meyvesi, sindirim sistemine de yardımcı. Peki, papaya meyvesi faydaları nelerdir ve Türkiye’de nerede yetişir?

PAPAYANIN MEYVESİNİN SAĞLIĞA 8 MUCİZE FAYDASI

Papaya, C vitamini ve antioksidanlar açısından zengin bir meyvedir. İçeriğinde bulunan bazı bileşikler, antikanser özellikler gösterebilir ve kalp sağlığını destekleyebilir. İşte papayanın sağlık açısından sunduğu başlıca faydalar:

1. ZENGİN BESİN İÇERİĞİ

Papaya, Carica papaya bitkisinin meyvesidir ve Orta Amerika ile Güney Meksika kökenlidir. Günümüzde dünya genelinde yetiştirilen papaya, besin değeri yüksek bir meyvedir. Papain adı verilen ve etlerdeki sert protein zincirlerini parçalayabilen bir enzim içerir. Bu nedenle, papaya yüzyıllardır etleri yumuşatmak için kullanılmıştır. Olgun papaya çiğ olarak yenebilir, ancak olgunlaşmamış papaya pişirilmelidir, özellikle hamilelik döneminde.

Papaya, armut şeklinde olup 20 inç (51 cm) uzunluğa kadar büyüyebilir. Olgunlaşmamışken yeşil olan kabuğu, olgunlaştıkça turuncuya döner. İç kısmı sarı, turuncu veya kırmızı renktedir ve yenebilir siyah tohumlar içerir. Bir küçük papaya (152 gram) şunları içerir:

  • Kalori: 59

  • Karbonhidrat: 15 gram

  • Lif: 3 gram

  • Protein: 1 gram

  • C Vitamini: Günlük ihtiyacın %157’si

  • A Vitamini: Günlük ihtiyacın %33’ü

  • Folat (B9 vitamini): Günlük ihtiyacın %14’ü

  • Potasyum: Günlük ihtiyacın %11’i

  • Eser miktarda kalsiyum, magnezyum ve B1, B3, B5, E ve K vitaminleri

  • Papaya ayrıca karotenoidler adı verilen sağlıklı antioksidanlar içerir ve vücudunuz bu antioksidanları diğer meyve ve sebzelere göre daha iyi emer.

2. GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN ÖZELLİKLERİ

Papaya, serbest radikallerin neden olduğu oksidatif stresi azaltabilen antioksidanlar bakımından zengindir. Bu antioksidanlar, serbest radikalleri etkisiz hale getirerek vücutta hasarı önler. Yapılan çalışmalar, fermente papayanın prediyabet, hafif hipotiroidizm ve karaciğer hastalığı olan bireylerde oksidatif stresi azalttığını göstermektedir. Ayrıca, Alzheimer hastalarında altı ay boyunca fermente papaya özü verilmesi, oksidatif hasarın önemli ölçüde azaldığını ortaya koymuştur.

3. KANSERLE MÜCADELE POTANSİYELİ

Papayadaki likopen, kanser riskini azaltabilir ve kanser tedavisi gören kişilerde faydalı olabilir. Özellikle serbest radikalleri azaltarak kansere katkıda bulunan faktörleri engelleyebilir. Diğer meyvelerde görülmeyen benzersiz antikanser özelliklere sahip olabilir. Meme kanseri hücrelerinde antikanser aktivite gösteren tek meyve olarak dikkat çeker. Ancak bu konuda daha fazla araştırma gerekmektedir.

4. KALP SAĞLIĞINI DESTEKLER

Papaya tüketimi, kalp sağlığını olumlu yönde etkileyebilir. Likopen ve C vitamini açısından zengin meyvelerin kalp hastalığı riskini azaltmaya yardımcı olduğu bilinmektedir. Papaya, inflamasyonu azaltarak ve “iyi” HDL kolesterolün koruyucu etkilerini artırarak kalp sağlığını destekler. 14 hafta boyunca fermente papaya takviyesi alan bireylerde inflamasyonun azaldığı ve “kötü” LDL’nin “iyi” HDL’ye oranının iyileştiği görülmüştür.

5. ENFLAMASYONLA MÜCADELE

Kronik enflamasyon birçok hastalığın temelinde yatar ve sağlıksız beslenme ve yaşam tarzı seçimleri bu durumu tetikleyebilir. Antioksidan bakımından zengin papaya, inflamatuar belirteçleri azaltmaya yardımcı olur. Örneğin, karotenoid bakımından zengin meyve ve sebzeleri daha fazla tüketen erkeklerde, inflamatuar belirteç olan CRP’de belirgin bir düşüş kaydedilmiştir.

6. SİNDİRİMİ DESTEKLER

Papayadaki papain enzimi, protein sindirimini kolaylaştırır. Tropik bölgelerde, papaya kabızlık ve irritabl bağırsak sendromunun (IBS) semptomlarını hafifletmek için kullanılır. Bir çalışmada, 40 gün boyunca papaya bazlı bir formül alan bireylerde kabızlık ve şişkinlik belirtilerinin önemli ölçüde azaldığı bulunmuştur. Ayrıca, papaya tohumları, yaprakları ve kökleri hayvanlar ve insanlar üzerinde ülser tedavisinde etkili olmuştur.

7. CİLT SAĞLIĞINI KORUR

Papaya, sadece vücudu sağlıklı tutmakla kalmaz, aynı zamanda cildin daha genç ve canlı görünmesine de yardımcı olabilir. C vitamini ve likopen, ciltteki kırışıklık ve sarkma gibi yaşlanma belirtilerini azaltmada etkilidir. Bu antioksidanlar, cildi serbest radikallerin zararlarından korur.

8. LEZZETLİ VE ÇOK YÖNLÜ KULLANIM

Papaya, lezzeti ve besin değeriyle popüler bir meyvedir. Olgunlaştığında sarıdan turuncuya kadar değişen rengi ve tatlı lezzeti ile bilinir. Papayayı soğuk tüketmek tadını daha da güzelleştirir. Buzdolabında saklamak ve tüketmeden önce iyice yıkamak önerilir. Papayayı ikiye bölüp çekirdeklerini çıkardıktan sonra kaşıkla tüketebilirsiniz. İşte papaya ile yapabileceğiniz birkaç kolay tarif:

Kahvaltı: Papayayı ikiye bölüp içini yoğurt, meyve ve granola ile doldurun.

Meze: Papayayı şeritler halinde kesin ve her birine bir dilim jambon sarın.

Salsa: Doğranmış papaya, domates, soğan ve kişnişi limon suyu ile karıştırarak salsa yapın.

Smoothie: Doğranmış papayayı, hindistan cevizi sütü ve buz ile blenderde karıştırarak smoothie hazırlayın.

Salata: Papaya ve avokadoyu doğrayın, pişmiş tavukla karıştırın ve zeytinyağı ve sirke ile süsleyin.

Papaya, lezzeti ve sağlığa faydaları ile sofralarınıza renk katacak ve beslenmenizi zenginleştirecek harika bir meyvedir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/papaya-meyvesinin-faydalari-nelerdir-papatya-meyvesi-nasil-yenir/feed/ 0
Her gün ceviz yemenin faydaları nelerdir? Aç karnına ceviz yemenin faydaları! https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari/ https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari/#respond Mon, 06 May 2024 08:24:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=10142 Kabuklu yemişler arasında en çok övgüyü hak eden ceviz beyin şeklindeki görünüşüyle dikkat çekmeyi başarırken sağlığa olan müthiş faydalarıyla da göz dolduruyor.  Doğru miktarda tüketildiğinde tadından yenmeyen ceviz; lif, karbonhidrat, vitaminler, protein ve demir açısından oldukça zengin.

CEVİZİN FAYDALARI!

Antioksidan Bakımından Zengindir: Cevizler, E vitamini, melatonin ve polifenol gibi antioksidan bileşikler içerir. Bu bileşikler, iç cevizin etrafını saran zar ile birlikte oksidatif stresle savaşarak vücudu korur.

Kolesterolü Düşürür: Yapılan çalışmalar, ceviz tüketiminin kötü kolesterol olarak bilinen LDL’nin oksidatif hasarını önleyebileceğini göstermektedir. Bu, atardamarlarda birikmeye neden olan oksitlenmiş LDL’nin azalmasıyla kalp hastalığı riskini azaltabilir.

Omega-3 Yağ Asitleri Kaynağıdır: Ceviz, omega-3 yağ asitleri açısından diğer kabuklu yemişlere göre daha zengindir. Özellikle ALA adı verilen omega-3 yağ asidi, vücudun dışarıdan alması gereken bir yağ türüdür ve cevizde bol miktarda bulunur.

Enflamasyonu Azaltır: Cevizdeki polifenoller, oksidatif strese ve enflamasyona karşı savaşarak vücudu korur. Ayrıca, ALA omega-3 yağ asidi, magnezyum ve arginin gibi bileşikler de enflamasyonu azaltmaya yardımcı olabilir.

Bağırsak Sağlığını Destekler: Ceviz, bağırsak sağlığı için faydalı olan yararlı bakterilerin artmasına yardımcı olabilir. Yapılan bir çalışmada, günde 43 gram ceviz tüketiminin, yararlı bakterilerde belirgin bir artışa neden olduğu gözlemlenmiştir. 

Kansere Karşı Koruyucu Olabilir: Ceviz, polifenol ellagitanninler bakımından zengindir. Bu bileşikler, bağırsaklarda ürolitinlere dönüşebilir ve anti-enflamatuar özelliklere sahip olabilir. Bu da bazı kanser türlerine karşı koruyucu etki sağlayabilir.

Zihinsel Fonksiyonları Destekler: Cevizde bulunan besin maddeleri, beyindeki oksidatif hasarı azaltabilir ve zihinsel fonksiyonları destekleyebilir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, ceviz tüketiminin öğrenme becerileri ve hafızada gelişmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Üreme Sağlığını Destekler: Ceviz yemenin sperm sağlığını ve üremeyi destekleyebileceğini gösteren bazı çalışmalar bulunmaktadır. Özellikle sperm kalitesi üzerinde olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir.

Diyabet Yönetimine Yardımcı Olabilir: Ceviz tüketimi, kan şekeri kontrolünü destekleyebilir ve tip 2 diyabet riskini azaltabilir. Yapılan bir araştırmada, ceviz yağı tüketiminin açlık kan şekeri düzeylerinde belirgin bir azalmaya neden olduğu gözlemlenmiştir.

Tansiyonu Dengeleyebilir: Bazı çalışmalar, ceviz tüketiminin kan basıncını düşürebileceğini öne sürmektedir. Bu da kalp sağlığı için olumlu bir etki sağlayabilir.

GECE YATMADAN ÖNCE CEVİZ YENİR Mİ?

Melatonin bakımından zengin olan ceviz, uyku için ekstra konfor alanı oluştur. Uyku esnasında salgılanan melatonin hormonu uykunun kalitesini artırıp düzene girmesini sağlamakla görevlidir.

AÇ KARNINA CEVİZ YEMENİN FAYDALARI!

Aç karnına ceviz yemek, kolestrol seviyesini dengede tutmaya yardımcı olur. Kan şekerini de aynı zamanda dengeleyen ceviz, diyabet yönetiminde yardımcıdır. 

GÜNDE EN FAZLA KAÇ CEVİZ YENMELİ?

İçeriğindeki yağ oranı yüksek olan cevizin 100 gramında yaklaşık 674 kalori bulunuyor. Kilonuzu dengede tutmak için ceviz tüketirken abartmamak gerekir. Günde yaklaşık 7-10 adet tam cevizden fazlasını tüketmemeye özen gösterilmelidir.

NOT: Cevizin sağlık açısından sunduğu bu faydalar, düzenli ve dengeli bir şekilde tüketildiğinde ortaya çıkabilir. Ancak, herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşıldığında mutlaka bir uzmana danışmak önemlidir.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/her-gun-ceviz-yemenin-faydalari-nelerdir-ac-karnina-ceviz-yemenin-faydalari/feed/ 0
Sağlıklı cilde giden yol mideden geçiyor https://www.foxtvhaber.com.tr/saglikli-cilde-giden-yol-mideden-geciyor/ https://www.foxtvhaber.com.tr/saglikli-cilde-giden-yol-mideden-geciyor/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:48:34 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=9717 Uzmanlar, sağlıklı bir vücut ve yaşam için doğru beslenmenin önemini sık sık hatırlatıyor. Doğru beslenme ile cildin yapısına destek olunmasının mümkün olduğunu belirterek önerilerde bulunan Dyt. Edanur Usta, renkli sebze ve meyvelerden tüketilmesinin sağlıklı bir cilt için önemli olduğunun altını çizdi.

Hem dış hem iç faktörlere dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Edanur Usta, cildin ultraviyole ışınlar, kimyasallar ve bakteriyel enfeksiyon gibi olumsuz dış faktörlerin etkisine karşı koruyan ilk savunma hattı olduğuna dikkat çekti.

 Dyt. Usta, doğru beslenmenin genel cilt sağlığı için önemine değinerek yetersiz beslenmenin olumsuz etkilerine “Yetersiz beslenme ise cildin hem yapısal bütünlüğünü hem de biyolojik fonksiyonunu olumsuz etkileyebilmektedir. Bu olumsuz etki, anormal bir cilt bariyerinin oluşmasına neden olabilmektedir” sözleriyle vurgu yaptı.

RENGÂRENK BESLENEREK CİLDİ GENÇ TUTMAK MÜMKÜN

Akne, dermatit, sedef hastalığı gibi çeşitli yaygın cilt hastalıklarının başlangıcı olduğundan bahsederek klinik seyrin cilt biyolojisi ile ilişkili olduğunu belirten Dyt. Usta, araştırmalara bakıldığında beslenme düzeninin cilt sağlığına etkisinin olduğunu aktardı.

Dengeli bir beslenmenin cildin yaşlanma süreci üzerindeki etkisinin de kanıtlandığını vurgulayan Dyt. Usta, şunları söyledi: “Besinlerdeki fonksiyonel yaşlanma karşıtı bileşenler arasında cilt bileşenlerinin sentezinde ve metabolizmasında yer alan ve cilt bileşenlerinin bozulmasını önleyen ve yapısal bütünlüğünü koruyan maddeler yer almaktadır. Vitaminler, mineraller, yağ asitleri, eser elementler, antiinflamatuar bileşenler sayesinde besinler cilt sağlığını desteklemektedirler.”

Sebze ve meyvelerin yüksek polifenol içermeleri sebebiyle cilt dokusunun korunmasına destek verdiğinin altını çizen Dyt. Usta, “Rengârenk sebze ve meyvelerden günde 5-7 porsiyon (2-3 porsiyon meyve, 3-4 porsiyon sebze) tüketmek, sağlıklı bir cilt için atılabilecek önemli bir adımdır” şeklinde konuştu.

CİLT İÇİN FAYDALI BESİNLER

Dyt. Edanur Usta, sebze ve meyvelerin cilde etkilerini detaylıca anlattı.

Salatalarda, yemeklerde sıkça tercih edilmesi mümkün sebze, maydanozgillerden havuç:

“Göz sağlığına faydaları ile bilinen havuç, cilt sağlığı için de önemli bir rolü olan A vitamininden oldukça zengin besindir. A vitamini, sağlıklı cildin korunmasına yardımcı bir vitamindir. Eksikliği halinde kuru ve pullu bir duruma neden olan ‘hiperkeratoz’ gibi cilt sorunları riskini artırabilir. Havucun içerdiği zengin antioksidanlar, cildin güneş yanığından korunmasına, elastikiyeti, nemi, dokuyu, kırışıklıkları ve yaşlılık lekelerini iyileştirerek cildin yaşlanmasını yavaşlatmaya yardımcı olabilmektedir. Ayrıca domates, yumurta sarısı, ıspanak, organ etleri de zengin A vitamini kaynaklarıdır.”

Yaz aylarında tezgâhlardan yeri eksik olmayan, çilek:

“Çilek, C vitamini, antosiyaninler, fenolik asitler ve flavonoidler gibi cilt sağlığını destekleyen ögeler açısından zengindir. C vitamini, cilt bütünlüğünü ve bariyerini koruyarak cilt yaşlanmasını geciktirmekte, kolajen sentezinde aktif rol oynayarak cilt elastikiyetini sağlamaktadır. Çileğin yanı sıra, kapya biber, kivi, maydanoz, semizotu gibi besinlere de zengin C vitamini içermeleri sebebiyle beslenmede yer verilmelidir.”

Kırışıklıkları önlemek için gözde besin, kuruyemişler:

“Sert kabuklu yemişler cildimizi besleyen önemli maddeler içermektedirler. Cilt yaşlanmasının sebeplerinden biri olan serbest radikal hasarıyla mücadele eden E vitamini açısından zengindirler. Antioksidan bir vitamin olan E vitamini güçlü fotokoruyucu, sıkılaştırıcı, nemlendirici ve yaşlanma karşıtı özellikler gösterir. Ayrıca epidermis ve dermisin elastikiyetini, yapısını ve yumuşaklığını iyileştirdiği gösterilmektedir. Zengin çinko ve selenyum kaynağı olmaları nedeniyle antiinflamatuar özellik göstererek kırışıklıkları önleme, cilt enfeksiyonlarını ve hastalıklarını önlemede etkilidir.”

Omega-3 denildiğinde akla gelmezse olmaz, balık:

“Balığın içerdiği yüksek Omega-3 yağ asitleri cilt fonksiyonunda önemli rol oynamaktadır. Omega-3, ciltteki kızarıklığı, tahrişi ve sivilceyi azaltmaya yardımcı olabilecek antiinflamatuar özelliklere sahiptir. Ayrıca cildin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmasına ve genel dokusunun ve neminin iyileştirilmesine yardımcı olabilirler.”

Sağlıklı cilt için vazgeçilmez, su:

“Su vücudun hayati bir bileşenidir, vücutta dengenin ve doku fonksiyonunun korunmasını kolaylaştırır. Vücutta su eksikliği doku dehidrasyonuna ve fonksiyonel bozukluklara (yaşlanma ve iltihaplanma gibi) neden olabilmektedir. Araştırmalar günde en az 2 litre su içmenin cilt fizyolojisini önemli ölçüde etkilediğini ve cildin yüzeysel ve derin nemlenmesini desteklediğini göstermektedir.”

Son olarak Polifenoller:

“Polifenoller, bitki dünyasında yaygın bulunan, çiçeklere ve meyvelere kırmızıdan sarıya ve maviye kadar renk veren bileşiklerdir. Cilt yaşlanmasının önlenmesinde ve cilt hücrelerinin ultraviyole radyasyonuna ve fotoyaşlanmaya karşı korunmasında etkilidir. Zerdeçal, nar, yeşil çay, kekik, yaban mersini, üzüm ve üzüm çekirdeği zengin polifenol kaynaklarıdır.”

PİŞİRME YÖNTEMLERİNE DİKKAT

Cilt sağlığını olumsuz etkileyebilecek durumlara dikkat çeken Dyt. Usta, yetersiz protein alımının cilt kuruluğuna ve cilt hastalıklarına neden olabileceğini belirtti. Proteinlerin vücudun kolajen üretimini desteklediğinden bahseden diyetisyen yumurta, et, balık gibi protein kaynaklarının yetersiz tüketiminin cildin elastikiyetini kaybetmesine sebep olarak cilt yaşlanmasını hızlandırabileceğini ifade etti. Zararlı alışkanlıkların cilt sağlığını etkilediğini, maruz kalma miktarının ve süresinin de önemli olduğunu hatırlatan Dyt. Usta, sigaranın cilt kalınlığını değiştirebildiğini ve cilt pigmentasyonunu hızlandırdığını, alkol alımının ise yüz derisi ve hacminde değişikliklere neden olduğunu söyledi.

Ayrıca pişirme yöntemlerinin önemini hatırlatan Dyt. Usta, “Bunun dışında, yüksek yağlı diyetler ciltte oksidatif stresi ve inflamatuar yanıtları tetikleyerek ve protein sentezini azaltarak cildin iyileşmesini geciktirebilmekte ve cilt hasarına neden olabilmektedir. Kömür ateşinde pişirme, kızartma gibi pişirme yöntemleri ise vücutta serbest radikal üretimini tetikleyerek cilt hasarına sebep olabilmektedir. Bu sebeple buharda haşlama, fırınlama, düşük ısıda pişirme gibi yöntemler uygulanmalıdır. Yüksek şeker alımı da oksidatif hasara sebep olarak cilt yaşlanmasını hızlandırabilmektedir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

KAYNAK: DHA
]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/saglikli-cilde-giden-yol-mideden-geciyor/feed/ 0
Ramazanda doğru beslenme için dikkat çeken iftar önerisi! 15 dakika kuralı önemli https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazanda-dogru-beslenme-icin-dikkat-ceken-iftar-onerisi-15-dakika-kurali-onemli/ https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazanda-dogru-beslenme-icin-dikkat-ceken-iftar-onerisi-15-dakika-kurali-onemli/#respond Fri, 29 Mar 2024 21:36:37 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=7896 Ramazan ayında oruç tutarken metabolizmanın yavaşlaması ve vücut dengelerinin bozulma beraberinde bazı sağlık sorunlarına neden oluyor.  Ramazan ayının gelmesiyle birlikte Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Gözde Derviş Hakim, oruç tutanlar için beslenmeye yönelik önemli noktalara değindi. Hakim, öğünlerin akşam saatlerine kaymasıyla beraber yemeklerin az ve küçük porsiyon şeklinde yenilmesi gerektiğini söyledi. 

“15 DAKİKA KURALINA DİKKAT”

 İftar sofralarına küçük porsiyon ile başlayıp 15-20 dakika ara verdikten sonra ana yemeğe geçmeyi önerdiklerini kaydeden Doç. Dr. Hakim, “Açken sofraya oturup hızlı şekilde her şeye saldırdığımızda düşük olan kan şekerimiz bir anda yükselir. Bunun yerine yavaş yavaş yükselmesini ve insülin salınımımızın dengeli olmasını sağlamalıyız. İftarda su, hurma ya da zeytin ile oruç açıldıktan sonra bir kase çorba ya da hafif atıştırmalıkla devam etmeleri gerekir. 15-20 dakika dinlenmeden sonra ızgara et, tavuk, balık ya da haşlanmış gıdalar tüketebiliriz. Bunun yanı sıra tahıllardan ve liflerden zengin olarak bildiğimiz kuru fasulye gibi bakliyatlar tüketebiliriz. Beyaz pilav yerine bulgur pilavı ya da tahıllı makarnalar iftar sofrasında olabilir” ifadelerini kullandı.

Sofralarda tatlının olmazsa olmaz olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Hakim, şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü ya da liften zengin meyve şeklinde tatlıların tüketilmesini önererek, “Tatlıyı yemeğin hemen arkasından değil, aradan bir iki saat geçtikten sonra alırsak metabolizmamız bozulmaz. Sahura kadar uzun bir periyot var. Ara öğünü mutlaka ilave etmelerini istiyoruz.

Ara öğünde ceviz, badem ya da üzüm tüketilebilir. Geçişi bu şekilde tamamlamalarını istiyoruz. Su, çok önemli. Çünkü bütün gün vücudumuz susuz kalıyor. Mutlaka 2-2,5 litre yani 10-14 bardak su tüketmelerini istiyoruz.

Çay ve kahvenin vücuttan su attırıcı etkisi olduğu için mümkün mertebe az tüketmelerinde fayda var. Bunun yerine bitki çayı, ıhlamur, kuşburnu ile taze sıkılmış portakal suyu, meyve suyu gibi gıdaları tüketebilirler.”

“SAHUR YAPMAK ÇOK ÖNEMLİ”

Sahur yapmadan güne devam etmenin çok sakıncalı olduğunu, sahurda protein ve liften zengin yiyeceklerin tüketilmesini tavsiye eden Doç. Dr. Hakim, “Sahur yapılmayınca 17 saat olan açlık periyodu 20 saate ulaşıyor. Metabolizma karbonhidrat, protein, yağ yakımı dengesini değiştirmiş oluyor. Halsizlik ve uyku hali başlıyor. Mutlaka sahura kalkılmalı. Sahur yaptıklarında kendisini çok aç hissedenler olabiliyor.

Sahur öğününde daha çok proteinden ve liften zengin yiyecekler tüketirsek o zaman mide boşalma hızını yavaşlatacağımız için gün içinde daha enerjik ve dinamik oluruz. Domates, salatalık gibi hem sulu hem lif içeriği zengin besinler, protein içeriğinden zengin yumurta, peynir, süt gibi bir kahvaltılık sahur için uygundur. Ama bu şekilde doymadığını düşünenler tahıl, protein ve liften zengin fasulye, nohut, et gibi yiyeceklerin yanında bulgur pilavı ve yoğurt yiyebilirler” ifadelerini kullandı.

“DOKTOR KONTROLÜNDE ORUÇ TUTABİLİRLER”

Orucun dini bir vecibe olduğu için kişisel bir tercih olduğunu kaydeden Doç. Dr. Hakim, oruç tutarken dikkat etmesi gerekenler veya doktora mutlaka danışması gerekenler bulunduğunu anlattı. Düzenli ilaç kullanmak zorunda olanların bir doktora danışmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Hakim, “İlaçların saati değişemiyorsa, kanser, diyabet ya da kalp hastası ise karaciğer sirozu, böbrek yetmezliği varsa bireysel anlamda doktorla bire bir buna karar verilerek oruç tutup tutmayacağı konusu açıklığa kavuşturulabilir. Hamilelerin de aşırı karbonhidratlı proteinli beslenmeleri ve susuz kalmamaları gerekir.

İlk 3 ayda bebeğin organ oluşumu var daha sonra da yüksek kalori ihtiyacı var. Mutlaka oruç tutmak isteyen bir gebe doktoruyla dirsek temasında olmalı. Eğer ağır salçalı yemek tüketimi fazla olursa reflü artışı olabilir. Karın ağrısı ve reflü şikayetiyle gelenler oluyor. Yemekten sonra uyumadan önce iki saat geçmesi gerektiğini söylüyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/ramazanda-dogru-beslenme-icin-dikkat-ceken-iftar-onerisi-15-dakika-kurali-onemli/feed/ 0
Son Dakika: Diyanet İşleri Başkanlığı 2024 fitre miktarını açıkladı https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-diyanet-isleri-baskanligi-2024-fitre-miktarini-acikladi/ https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-diyanet-isleri-baskanligi-2024-fitre-miktarini-acikladi/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:12:12 +0000 https://www.foxtvhaber.com.tr/?p=3359 SON DAKİKA HABERİ: Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2024 yılı fitre miktarını 130 TL olarak belirledi.

FİTRE HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Fitre (Sadaka-i Fıtır) Nedir?

Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından (borç, oturulan ev, evin eşyası, binek ve gelirinin aylık veya yıllık olmasına göre ailesinin bir aylık ya da bir yıllık masrafından) başka en az 85 gram altın veya bunun değerinde bir mala sahip her müslümana vacip olan bir ibadettir. Bu fazla malların, para veya ticaret eşyası olması ve üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir. Yine, zekâta tabi olmayan kıymetli taşlar gibi süs eşyaları ve ihtiyaçtan fazla ev eşyası de buna dahil edilir.

Akıllı ve ergen olmak, fitrede şart değildir. Zengin akıl hastalarının ve çocukların fitreleri, velileri tarafından verilmelidir. Fitreyi, (zorunlu olmamakla beraber) bu ölçüde zengin sayılmayan mü’minler de verebilirler.

Ne ile sabittir?

Peygamberimizin sözlü ve fiilî sünnetiyle. İbn Abbas, ‘Resûlullah, oruçlunun boş, çirkin ve ölçüsüz sözlerden temizlenmesi ve fakirlere bir erzak temini olmak üzere fıtır sadakasını emretti’ demiştir (İbn Mâce, Zekât 21). Yine hadiste, Ramazan ay’ı orucu, yer ile gök arasında askıda tutulur, ancak fıtır sadakasının verilmesiyle İlâhî dergâha yükseltilirî (et-Terğîb, II, 152) buyurulmuştur. Peygamberimizin hangi mallardan ne ölçüde fitre verdiğini ve kendi döneminde nasıl verildiğini belirten hadisleri vardır (Buharî, Zekât 74, 76).

Verilmesinin hikmeti nedir?

Fitre, yaratılış nimetine; Ramazan ayını yaşamanın, orucunu tamamlayarak bayrama kavuşmanın bir şükrüdür. Hikmeti, oruç esnasındaki eksiliklerini telafi etmek ve zengin fakir herkesin bayram sevincine katılmalarını sağlamaktır. Bu sayede dostluk ve kardeşlik bağları pekişir. Toplumda kaynaşma ve paylaşma ortamı oluşur.

Ne zaman verilir?

Ramazan Bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacip olursa da, bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önceden verilmesiyle fakirler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar. Bayramdan sonraya bırakılması ile bu sadaka düşmez, kaza edilmesi gerekir.

Fitreyi kim verir?

Dinen zengin olan bir Müslüman, hem kendisi, hem küçük veya aklî dengesi yerinde olmayan çocukları, hem de ücret belirlenmemiş hizmetçileri için fitre vermekle yükümlüdür. Herhangi bir sebeple oruç tutamayan kimse de fitreyle yükümlüdür.

Kişi hanımının ve akıl sağlığı yerinde büyük (ergen) evladının fitresini vermekle yükümlü mü? Hayır. Bunlar dinen zengin ise, herkes fitresini kendi malından vermekle yükümlüdür. Ancak zorunlu olmamakla birlikte, onların izinleri ile kendi malından verecek olsa geçerli olur. Bunlar kendi idaresi ve geçimi altında iseler, izinleri olmaksızın vermesi de yeterlidir. (Şafiî’ye göre, hanımın fitresi, kendisi zengin olsa bile, kocasına aittir).

Kişi anne ve babasının fitresini vermekle yükümlü mü? Bakmakla yükümlü bile olsa, fitresiyle yükümlü değildir. Baba hayatta olsun olmasın, dede de torunlarının fitresini vermekle yükümlü değildir.

Fitre hangi mallardan ve ne ölçüde verilir?

Buğday (yaklaşık 1,5 kg.), arpa (yaklaşık 3 kg), kuru üzüm (yaklaşık 3 kg.) ve kuru hurmadan (yaklaşık 3 kg.) verilir. Herhangi birinin değeri para olarak da verilebilir. Bunlar, Peygamberimiz devrinde, eşit ölçüde, bir fakirin bir günlük gıdasıydı. Şimdi değerleri önemli farklılık gösteriyor. Herkes, malî durumuna göre birini tercih edecektir. (Ülkemizde bu yıl fitrenin en az miktarı, 3 milyon 800 Türk Lirası’dır).

Ülke ve bölgelere göre geçim standartları farklı olduğundan, fitre mükellefi kendi bulunduğu yere göre (mesela Avrupa’da) bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktar üzerinden öder.

Fitrede niyetin önemi nedir?

Fitre, niyet edilerek fakirlerin mülkiyetine verilir. Yemek ikramı şeklinde verilemez. Niyet, fitreyi ayırırken getirilebileceği gibi, verirken de yapılabilir. Verirken fitre olduğunu söylemek gerekmez.

Fitre kimlere verilir?

Zekat verilecek kimselere verilir (bk. Kur’an, 9/60). Bunlar; fakirler, düşkünler, esaretten kurtulacaklar, borçlu düşenler, Allâh yolunda mücadele edenler, yolda kalmışlar, zekat toplamakla görevli memurlar ve kalpleri İslam’a ısındırılmak istenen kimselerdir.

Kimlere verilmez?

Kişi fitresini aslına ve nesline; yani, (fakir de olsalar) babasına, dedesine, oğluna, ve torununa veremez. Ayrıca dinen zengin olana (zekât mükellefine) da verilmez. Zengin koca da, fakir karısına fitre veremez.

Her fitre bir fakire mi verilir?

Birkaç fakire de dağıtabilir. Birçok kimse de, fitrelerini bir fakire verebilirler.

]]>
https://www.foxtvhaber.com.tr/son-dakika-diyanet-isleri-baskanligi-2024-fitre-miktarini-acikladi/feed/ 0