İşte açıklamalardan satır başları:
NATO’nun 75’inci kuruluş yıl dönümünü idrak ettiğimiz kritik bir dönemde tarihî bir zirveyi daha başarıyla neticelendirdik.
Vaşington Zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Yaklaşık iki buçuk yıldır devam eden Rusya-Ukrayna savaşı karşısında müttefikler olarak uluslararası hukuktan yana bir duruş sergiliyoruz.
Türkiye, yıkıcı etkilerini hep birlikte hissettiğimiz, müşterek güvenliğimizi tehlikeye atan bu savaşın sona ermesine yönelik gayretlerini ilk günden beri yoğun bir şekilde devam ettirmektedir.
Zirvenin ilk oturumunda İttifak savunmasını ilgilendiren konuları etraflıca istişare ettik.
75 yıllık Vaşington Antlaşması ve geçmiş zirvelerde alınan kararlar ortadayken müttefikler arasındaki savunma sanayisi ticaretinde hâlen bazı engeller, kısıtlamalar bulunmasının makul, mantıklı bir izahı yoktur.
Ülkemizin bu konudaki hassasiyetini ve beklentilerini tekrar gündeme taşıdım.
‘TERÖR ÖRGÜTÜ İLE KURDUKLARI ÇARPIK İLİŞKİYİ KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
NATO’nun tespit ettiği iki temel tehditten biri olan terörizmle mücadelede müttefiklerimizden dayanışma bekliyoruz.
Bazı müttefiklerimizin, bilhassa terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD-YPG’yle kurdukları çarpık ilişkiyi kabul etmemiz mümkün değildir.
İttifakın birliğine ve bütünlüğüne zarar veren bu hatalı politikalardan vazgeçilmesi çağrımı tekrarlıyorum.

“TÜRKİYE TARAFINDAN ONAYLANMAYACAKTIR”
Tüm temaslarımda Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında süregiden mezalime dikkat çektim.
İttifakımızın temel değerlerini ayaklar altına alan İsrail yönetiminin NATO’yla ortaklık ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir.
Filistin topraklarında kapsamlı ve sürdürülebilir barış tesis edilene kadar İsrail’le NATO nezdinde iş birliği yapılması yönündeki girişimler Türkiye tarafından onaylanmayacaktır.
“NETANYAHU YÖNETİMİ ÜZERİNDEKİ BASKILARI ARTIRMAYA ÇAĞIRIYORUM”
Uluslararası camianın sorumluluk sahibi üyelerinin 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüm için el ele vermesi önemlidir.
Türkiye olarak önce ateşkesin ilanı, sonra da kalıcı barışın temini için garantörlük dâhil her türlü inisiyatifi almaya hazırız.
Tüm müttefiklerimizi ateşkesin sağlanması ve 9 aydır açlıkla imtihan edilen Gazze halkına insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için Netanyahu yönetimi üzerindeki baskılarını artırmaya çağıyorum.
Zirve kapsamında Macaristan, Yunanistan, İtalya, Almanya, Ukrayna, Fransa ve Birleşik Krallık liderleriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdim.
Ayrıca İsveç, Finlandiya, Slovenya ve Slovakya Devlet ve Hükûmet Başkanları ile NATO Genel Sekreteri’yle ayaküstü görüştük.
Amerika Birleşik Devletleri, İspanya, İzlanda, Polonya, Romanya, Estonya ve Hollanda Liderleri ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı’yla da sohbetlerimiz oldu.
Görüşmelerimizde hem müttefiklerimizle ikili ilişkilerimizi geliştirmenin yolları hem de NATO bünyesindeki iş birliğimiz üzerinde durduk.
Bu vesileyle göreve geldiği 2014 yılından bu yana İttifakın birliğinin ve dayanışmasının korunması yolunda gayret gösteren değerli dostum, Genel Sekreter Stoltenberg’e teşekkür ediyorum.
Şahsımla ve makamlarımızla yakın iş birliği sergileyen Sayın Stoltenberg, özverili çalışmaları ve başarılı hizmetleriyle herkesin takdirini kazanmıştır.
Hollanda’nın Eski Başbakanı, NATO’nun Yeni Genel Sekreteri Sayın Rutte’ye üstleneceği zorlu görevde muvaffakiyetler diliyorum.
Sayın Rutte’nin müttefiklerin menfaatlerini ve hassasiyetlerini gözeteceğine güveniyorum.
]]>ABD ziyareti öncesi Esenboğa Havalima’nında açıklama yaan Erdoğan şunları söyledi:
Zirveden beklentimiz milli güvenlik hassasiyetleri gözeten ittifakı gözeten neticelerin elde edilmesi. Savunma sanayideki engellerin kaldırılması mühimdir. Görüşmelerde dünyada artan terör tehlikesine dikkat çekeceğiz.

NATO’nun gayretlerinin artırılmasının gerektiğinin altını çizeceğiz. Ukrayna’da NATO’nun savaşın tarafı haline getirilmemesi için ilkeli duruşumuzu sürdürüyoruz. Silahların konuştuğu her gün bizim ne kadar isabetli bir yerde durduğumuzu göstermekte.
SORU CEVAP
Azerbaycan’ın yaklaşımı bizimle aynı noktaya gelmiştir. Bundan sonraki süreçte bizler Kuzey Kıbrıs’ı tam üye olarak nasıl taşırız, bunun gayreti içindeyiz.

NATO’nun ilk beş ülkesinden bir tanesiyiz. Mali destek ve güç katma noktasında söylüyorum.

Şu anda bunları aşmanın gayreti içerisindeyiz. Özellikle NATO ile İsrail Filistin noktasında istediğimizi alabilmiş değiliz. Burada Dışişleri ve Milli Savunma Bakanımızın görüşmeleri var. Kendilerini uyaracağız.

Doha’da süreci takip ediyoruz. İnşallah kısa zamanda neticeyi alırız.
NATO ZİRVESİ İÇİN ABD’YE GİDİYOR!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi için ABD’nin başkenti Washington’a gidiyor.
Zirvenin ilk günü olan 9 Temmuz’da 75’inci yıl anma programı düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu programda yer alacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çarşamba günü, 32 üyeli ittifakın devlet ve hükümet başkanları toplantısına katılacak. Aynı günün akşamında liderler ve eşleri, ABD Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray’da vereceği akşam yemeğinde buluşacak.
Liderler, Perşembe günü NATO-Ukrayna Konsey toplantısı için aynı masa etrafında bir araya gelecek. Cumhurbaşkanı, zirve kapsamında çok sayıda ikili görüşme de gerçekleştirecek.
Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’deki katliamının durdurulması için atılacak adımları da gündeme getirmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı, Washington’dan ayrılmadan önce bir basın toplantısı düzenleyecek.

ÜYE ÜLKELER SAVUNMA TEDBİRLERİNİ GÖRÜŞECEK
NATO’nun bu yılki zirvesinde ittifak üyeleri güvenlik konusunu ele alacak. Soğuk savaştan bu yana dünyanın en büyük güvenlik sınamalarından geçtiği bu dönemde üye ülkeler savunma tedbirlerini görüşecek.
İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından zirve ile ilgili paylaşım yaptı.
NATO’nun 75’inci kuruluş yıl dönümüne tekabül eden zirvede; İttifak coğrafyasına yönelik meydan okumalar ve riskler karşısında teşkilatın, caydırıcılık ve savunma alanındaki gayretleri ile Ukrayna’daki durum ve bu ülkeye yönelik destek hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır. Terörle mücadele konusunda atılan adımlar da zirve gündeminde yer alacaktır.
NATO’nun Asya-Pasifik bölgesindeki ortakları Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda’nın liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı ve Avrupa Birliği temsilcileri de ilgili oturumlara iştirak edeceklerdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, zirve marjında katılımcı bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmeleri öngörülmektedir.
Erdoğan, Esenboğa Havalima’nında açıklama yaptı:
Zirveden beklentimiz milli güvenlik hassasiyetleri gözeten ittifakı gözeten neticelerin elde edilmesi. Savunma sanayideki engellerin kaldırılması mühimdir. Görüşmelerde dünyada artan terör tehlikesine dikkat çekeceğiz.
NATO’nun gayretlerinin artırılmasının gerektiğinin altını çizeceğiz. Ukrayna’da NATO’nun savaşın tarafı haline getirilmemesi için ilkeli duruşumuzu sürdürüyoruz. Silahların konuştuğu her gün bizim ne kadar isabetli bir yerde durduğumuzu göstermekte.
SORU CEVAP
Azerbaycan’ın yaklaşımı bizimle aynı noktaya gelmiştir. Bundan sonraki süreçte bizler Kuzey Kıbrıs’ı tam üye olarak nasıl taşırız, bunun gayreti içindeyiz.
NATO’nun ilk beş ülkesinden bir tanesiyiz. Mali destek ve güç katma noktasında söylüyorum.
Şu anda bunları aşmanın gayreti içerisindeyiz. Özellikle NATO ile İsrail Filistin noktasında istediğimizi alabilmiş değiliz. Burada Dışişleri ve Milli Savunma Bakanımızın görüşmeleri var. Kendilerini uyaracağız.
Doha’da süreci takip ediyoruz. İnşallah kısa zamanda neticeyi alırız.
NATO ZİRVESİ İÇİN ABD’YE GİDİYOR!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi için ABD’nin başkenti Washington’a gidiyor.
Zirvenin ilk günü olan 9 Temmuz’da 75’inci yıl anma programı düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu programda yer alacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan çarşamba günü, 32 üyeli ittifakın devlet ve hükümet başkanları toplantısına katılacak. Aynı günün akşamında liderler ve eşleri, ABD Başkanı Joe Biden’ın Beyaz Saray’da vereceği akşam yemeğinde buluşacak.
Liderler, Perşembe günü NATO-Ukrayna Konsey toplantısı için aynı masa etrafında bir araya gelecek.
Cumhurbaşkanı, zirve kapsamında çok sayıda ikili görüşme de gerçekleştirecek.
Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’deki katliamının durdurulması için atılacak adımları da gündeme getirmesi bekleniyor.
Cumhurbaşkanı, Washington’dan ayrılmadan önce bir basın toplantısı düzenleyecek.
ÜYE ÜLKELER SAVUNMA TEDBİRLERİNİ GÖRÜŞECEK
NATO’nun bu yılki zirvesinde ittifak üyeleri güvenlik konusunu ele alacak. Soğuk savaştan bu yana dünyanın en büyük güvenlik sınamalarından geçtiği bu dönemde üye ülkeler savunma tedbirlerini görüşecek.
İletişim Başkanlığı sosyal medya hesabından zirve ile ilgili paylaşım yaptı.
İletişim Başkanlığı, “NATO’nun 75’inci kuruluş yıl dönümüne tekabül eden zirvede; İttifak coğrafyasına yönelik meydan okumalar ve riskler karşısında teşkilatın, caydırıcılık ve savunma alanındaki gayretleri ile Ukrayna’daki durum ve bu ülkeye yönelik destek hakkında görüş alışverişinde bulunulacaktır. Terörle mücadele konusunda atılan adımlar da zirve gündeminde yer alacaktır” ifadesi kullanıldı.
Ayrıca “NATO’nun Asya-Pasifik bölgesindeki ortakları Avustralya, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda’nın liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı ve Avrupa Birliği temsilcileri de ilgili oturumlara iştirak edeceklerdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, zirve marjında katılımcı bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirmeleri öngörülmektedir” ifadelerine yer verildi.
PUTİN’LE KRİTİK GÖRÜŞME!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’ücü Devlet Başkanları Zirvesi’ndeki temasları kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya geldi
Görüşmenin gündeminde enerjiden ticaret ve turizme; ikili, bölgesel ve küresel birçok başlık yer aldı.. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’de terörle mücadelenin önemini bir kez daha vurgulaması bekleniyor.

ERDOĞAN VE PUTİN’DEN İLK AÇIKLAMA!
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, görüşmenin basına açık kısmında açıklamalarda bulundu.
Başkan Erdoğan açıklamasında, ”Değerli dostum ile uzunca bir süredir görüşemedik. Telefon diplomasisi ile görüşmelerimiz oldu. Ama arkadaşlarımız sürekli birbirleri ile irtibat halindeler. Sinop Nükleer Enerji Santrali ile ilgili görüşmelerimiz var. Onunla ilgili ciddi adımlar atabileceğimize inanıyorum. Hedefimiz, 100 milyar doları yakalamaktı, buna ulaşabileceğimize inanıyorum, böyle bir potansiyele de sahibi. Turist noktasında ise 7 milyon yaklaşık turistin ülkemize gelmesi bizler için çok çok önemliydi. Rus turistlerin Türkiye’de ağırlanması önem arz ediyor. Bu konudaki samimiyetimiz aynı kararlılıkla devam ediyor. Aynı şekilde devam ettireceğiz. Yeter ki, Rus turistler Türkiye’den memnun kalsınlar. Rusya-Türkiye arasındaki bu sıcak ilişkinin ötesinde sizleri de en kısa zamanda ülkemde ağırlamak istiyorum.” dedi.

PUTİN: TÜM ZORLUKLARA RAĞMEN İLİŞKİLER ADIM ADIM İLERLİYOR
Putin ise ”Dünyadaki tüm zorluluklara rağmen Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler adım adım ilerliyor. Stratejik projelerimizi planlı şekilde hayata geçiriyoruz. Geçen yıl 6,7 milyon Rus turist Türkiye’yi ziyaret etti, turizmde rekor kırdı” ifadelerini kullandı.

GAZZE HASSASİYETİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’deki durumu sadece ikili görüşmelerde değil, Türkiye’nin “diyalog ortağı” olarak katıldığı zirve toplantısında da dile getirecek.
Zirveye aralarında Çin, Rusya ve İran’ın da olduğu 16 ülkenin devlet ve hükümet başkanları katılacak. Zirve, Çok Taraflı Diyaloğun Güçlendirilmesi: Sürdürülebilir Barış ve Kalkınma İçin Çabalamak” başlığıyla yapılacak. Ana gündem, uluslararası sorunların çözümünde Şanhay İş Birliği Örgütünün rolünün güçlendirilmesi olacak.
Zirvede bölgesel güvenlik, altyapı, enerji, ulaşım ve lojistik konularının da masaya yatırılacağı belirtiyor. Liderlerin öncelikle uluslararası ticaret ve ekonomi alanına odaklanacakları ifade ediliyor.
Zirve sonunda, Kazakistan, dönem başkanlığını Çin’e devredecek.
GÖRÜŞME ÖNCESİ RUSYA’DAN AÇIKLAMA!
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Suriye’de barışın tesis edilmesi sürecini memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, “Rusya bu konuda büyük çaba harcıyor. Komşu ülkelerle bu sürecin daha başarılı bir şekilde gelişmesini sağlayacak temasları memnuniyetle karşılarız.” dedi.

Peskov, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı görüşmeye ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.
SURİYE KONUSU ELE ALINACAK
Görüşmenin her iki liderin de isteği üzerine yapılacağını ve uzun sürebileceğini dile getiren Peskov, “Elbette görüşmede, karşılıklı çıkarları ilgilendiren tüm konular ele alınacak. İlk önce ikili ilişkiler ele alınacak. İki lider, Suriye, Ukrayna konusunu da ele alacak. Gündemde, Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusu da var. Bu ziyaret, zamanda mutabık kalındığında gerçekleşecek. Bugün ziyaretin olanaklarını ele almak için imkan var.” diye konuştu.
Peskov, Putin-Erdoğan görüşmesinin heyetlerin katılımıyla gerçekleşeceğini söyleyerek, “Putin, sık sık yüz yüze de görüşmeye geçmeyi tercih ediyor.” dedi.
Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere de değinen Peskov “İkili ilişkilere yönelik çok fazla çalışma yapıldığı zaman, kaçınılmaz bir şekilde çeşitli sorunlar ortaya çıkacaktır. Bu tamamen normal bir çalışma sürecidir. Ancak sorunların çözümüne yönelik siyasi irade mevcut, ticari ve ekonomik işbirliği de dahil olmak üzere ikili ilişkiler gerekli düzeyde bulunuyor.” ifadesini kullandı.
Peskov, Erdoğan’ın Suriye ile ilgili açıklamasını da değerlendirerek, şunları söyledi:
“Suriye’de barışın tesis edilmesi sürecini memnuniyetle karşılıyoruz. Rusya bu konuda büyük çaba harcıyor. Komşu ülkelerle bu sürecin daha başarılı bir şekilde gelişmesini sağlayacak temasları memnuniyetle karşılarız.”
Sözcü Peskov, herkesin teröre karşı çıktığını vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti dahil tüm ülkelerle bu konuda işbirliği yapacağız.” şeklinde konuştu.
]]>Zirvede geniş kapsamlı tartışmalar yaşandığını ve kendisinin de çok sayıda görüşme yaptığını kaydeden Amherd, nükleer güvenlik, gıda güvenliği ve insani boyutlarla ilgili güven inşa edecek adımların mümkün olduğu konusunda anlaştıklarını söyledi.
Amherd, zirvede kapsamında Bürgenstock Bildirisi üzerinde uzlaşmaya vardıklarını belirtti.

Bildiri kapsamında üç konu üzerinde net bir çerçeve oluşturmaları ve bunlar üzerinde daha fazla tartışma yapmaları gerektiğinin altını çizen Ahmerd, şöyle devam etti:
“Nükleer enerji ve nükleer tesislerin her türlü kullanımı güvenli, emniyetli, korunaklı ve çevreye duyarlı olmalı. Gıda güvenliği hiçbir şekilde silah haline getirilmemeli. Limanlarda ve güzergah boyunca ticari gemilere, sivil limanlara ve bunun altyapısına karşı saldırılar kabul edilemez. Ayrıca tüm savaş esirleri takas yoluyla serbest bırakılmalı. Sınır dışı edilen ve hukuka aykırı olarak yerlerinden edilen tüm Ukraynalı çocuklar ve hukuka aykırı olarak gözaltına alınan diğer tüm Ukraynalı siviller, Ukrayna’ya iade edilmeli.”
Ahmerd, ülkelerin farklı pozisyonları göz önüne alındığında konferansın bu kadar yüksek düzeyde, geniş bir destek için düzenlenmesi ve ortak bir noktada bulmaya çalışmalarının bir başarı olduğunu kaydetti.

Ukrayna’da adil ve kalıcı bir barışın, savaş bölgelerindeki halklar ve bunun sonuçlarından doğrudan etkilenen herkes için kilit öneme sahip olduğunu ve tüm dünya için de geçerli olması gerektiğini vurgulayan Ahmerd, “İsviçre, Ukrayna’da barış sağlanması için yürütülen bu süreçte aktif rol almaya devam edecek. Bu konuda kararlıyız.” diye konuştu.
‘BU ZİRVE BİR UMUT IŞIĞIDIR’
Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric ise zirve kapsamında tüm kıtalardan ve farklı siyasi düşüncelerden çok sayıda ülkenin, savaş yerine barışı tartışmak üzere bir araya geldiğini belirtti.

“Bu zirve bir umut ışığıdır ve kalıcı barış diyaloglarını teşvik etmek için bir katalizör görevi görüyor.” ifadelerini kullanan Boric, zirve kapsamında onayladıkları ortak bildiriyi tamamen desteklediklerini kaydetti.
Boric, bu tür zirvelerden sonra atılacak adımlara işaret ederken, Rusya ve Ukrayna’nın yakın zamanda Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, uluslararası hukuk ve insan haklarına bağlı kalınması temelinde bir diyalog kurmasını desteklediklerini söyledi.
ZİRVE ORTAK BİLDİRİNİN İMZALANMASIYLA SON BULDU
İsviçre’deki Ukrayna Barış Zirvesi, Bürgenstock Bildirisi ile son buldu.
Zirve, 90’dan fazla ülke ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşirken, ortak bildiri 80 ülke ve 4 kuruluş tarafından onaylandı.
ÇEKİMSER KALAN ÜLKELER
Endonezya, Libya, Suudi Arabistan, Tayland, Hindistan, Meksika, Güney Afrika, Brezilya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bulunduğu 16 ülke ve kuruluş çekimser kaldı.
BİLDİRİDE NELER VAR?
İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yazılı olarak yayımlanan bildiride, zirvenin, Şubat 2022’den bu yana devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı için kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışa giden sürece ilişkin üst düzey diyaloğu geliştirmek amacıyla düzenlendiği bildiridi.
Bildiride, zirvenin, Ukrayna’nın Barış Formülü ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı da dahil uluslararası hukuka uygun diğer barış önerileri temelinde gerçekleştirilen önceki tartışmalar üzerine inşa edildiği kaydedildi.

“Özellikle, herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına, Ukrayna dahil tüm devletlerin uluslararası kabul görmüş sınırları içindeki egemenlik, bağımsızlık ve toprak bütünlüğü ilkelerine karşı tehdit veya güç kullanımından kaçınma konusundaki kararlılığımızı yeniden teyit ediyoruz.” ifadeleri kullanılan bildiride, kara suları dahil uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin uluslararası hukukun ilkeleri olduğu hatırlatıldı.
Nükleer enerjinin ve nükleer tesislerin her türlü kullanımı güvenli, emniyetli, korunaklı ve çevreye duyarlı olması gerektiğinin altı çizilen bildiride, Zaporijya Nükleer Santrali de dahil Ukrayna nükleer enerji santralleri ve tesislerinin, Ukrayna’nın tam egemenlik kontrolü altında, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ilkelerine uygun ve onun denetimi altında emniyetli bir şekilde çalışması gerektiği vurgulandı.
Bildiride, Ukrayna’ya karşı devam eden savaş bağlamında herhangi bir nükleer silah tehdidi veya kullanımın kabul edilemeyeceğinin altı çizdildi.
‘GIDA GÜVENLİĞİ SİLAH HALİNE GETİRİLMEMELİ’
Küresel gıda güvenliğinin, gıda ürünlerinin kesintisiz üretimine ve tedarikine bağlı olduğu hatırlatılan bildiride, “Bu hususta, serbest, tam ve güvenli ticari seyrüseferin yanı sıra Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki deniz limanlarına erişim kritik öneme sahip. Limanlarda ve güzergah boyunca ticari gemilere, sivil limanlara ve sivil liman altyapısına yönelik saldırılar kabul edilemez. Gıda güvenliği hiçbir şekilde silah haline getirilmemeli. Ukrayna tarım ürünleri ilgili üçüncü ülkelere güvenli ve serbestçe sağlanmalı.” ifadeleri kullanıldı.
Tüm savaş esirlerinin takas yoluyla serbest bırakılması gerektiği kaydedilen bildiride, sınır dışı edilen ve hukuka aykırı olarak yerlerinden edilen tüm Ukraynalı çocuklar ve gözaltına alınan diğer tüm Ukraynalı sivillerinin Ukrayna’ya iade edilmesi gerektiği belirtildi.
Bildiride, barışa ulaşmanın tüm tarafların katılımını ve diyaloğunu gerektirdiğine işaret edilirken, “Bu nedenle, belirtilen alanlarda gelecekte tüm tarafların temsilcilerinin daha fazla katılımıyla somut adımlar atmaya karar verdik. Tüm ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı ilkelerini içeren BM Şartı, Ukrayna’da kapsamlı, adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında temel oluşturabilir ve hizmet edecektir.” ifadelerine yer verildi.
]]>2023’te Çölyak Vakfı ile birlikte düzenlenen ‘Çölyak ve Glütensiz Yaşam Zirvesi’nin ‘Daha Konforlu Bir Yaşam Mümkün’ mottosuyla bu yıl ikincisi gerçekleştirildi.
Çölyak hastalığıyla mücadele edenlerin karşılaştığı zorluklara bir kez daha dikkat çekilen zirvede, çölyak hastalarının gündelik hayata dair deneyimleri katılımcılarla paylaşıldı. Zirve kapsamında sosyal medya canlı yayınında soru cevap etkinliği ve ‘Çölyak ile Yaşamak’ konulu panel düzenlendi.
Ayrıca zirvede Eksun Gıda ile Çölyak Vakfı arasında sponsorluk ve destek protokolü imzalandı.
Zirvede açılış konuşmasını yapan Eksim Holding Gıda Grubu Başkanı ve Eksun Gıda Genel Müdürü Ahmet Demir, 2023’te ilkini gerçekleştirdikleri zirvenin ikincisini düzenledikleri için heyecanlı olduğunu söyledi.
2023’te düzenledikleri zirve sonrasında kamu ve özel sektör temsilcileri ile bir araya gelerek gündelik hayatı kolaylaştıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesi için girişimlerde bulunduklarını belirten Demir, ‘Bu kapsamda hem çölyak dernekleri hem de bu konuda çalışan otoritelerle ilgili farkındalık yarattık.’ diye konuştu.
Demir, çölyak hastalığına ilişkin şunları kaydetti:
‘Çölyak hastalığı, glüten içeren yiyeceklerin tüketilmesine karşı vücudun aşırı tepki verdiği bir otoimmün bozukluktur. Bu durum, beslenme düzenlerinin dikkatle programlanmasını gerektirir. Bir diyet sürdürmek genellikle alışılmışın dışında bir yolculuktur ve bazı zorlukları da beraberinde getirir. Çölyak hastaları, market raflarındaki etiketleri kontrol etmek zorundadırlar ve glütensiz ürünleri bulmak için ciddi çabalar sarf etmektedirler.’

‘DAHA KONFORLU BIR YAŞAM MÜMKÜN’
Ahmet Demir, Eksun Gıda olarak, bu konuda ürünlerin daha rahat ulaşılabilmesi için birçok markette glütensiz ürünlerin sayısını artırmakta olduklarını vurgulayarak, ‘Bu durum sadece fiziksel sağlıkla değil, aynı zamanda sosyal yaşam ve gelişmelerle de ilgilidir. Çünkü çölyak hastaları, arkadaşlarıyla dışarıda yemek yerken veya davetlerde özen göstermek zorunda kalmaktadırlar. Ancak bu sorunlara rağmen, alternatif ürünler bulmaları ve sosyal hayattan keyif almaları mümkündür.’ ifadelerini kullandı.
Glütensiz beslenme konusundaki farkındalığın artmasının, toplum genelinde daha fazla anlayış ve empati gelişmesini sağlayacağının altını çizen Demir, şöyle devam etti:
‘Bu durum, çölyak hastalarının kendilerini dışlanmış hissetmelerini azaltacak ve daha güçlü sosyal bağlar kurmalarını sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl bu farkındalığın oluşmasına katkı sunmak adına bir adım attık ve ilk zirvemizi düzenledik. Bu yıl da ‘Daha konforlu bir yaşam mümkün’ diyerek geniş kitlelere ulaşmak istiyoruz. Bu farkındalığın hayatın normal akışında bir olgu olarak kabul edilmesi yönünde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.’
Düzenlenen zirvede Eksun Gıda ile Çölyak Vakfı arasında imzalanan sponsorluk ve destek protokolüne ilişkin konuşan Demir, ‘Çölyak Vakfı ile olan ilişkilerimizi resmiyete kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu imza ile birlikte, Çölyak Vakfı’nın önemli bir destekçisi olduğumuzu da taahhüt altına almış olduk.’ dedi.
Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
‘Tüketici taleplerini dikkate alan bir anlayışla tüm ürünlerimizi geliştiriyoruz ve markamızı toplumumuza karşı sorumlu olarak addediyoruz. Bu sorumluluğun farkındayız. Sinangil markası ile 2006 yılında Türkiye’nin ilk glütensiz paket ununu üreterek farkındalık yolculuğuna çıktık. Bugün, pazarının lideri olarak faaliyetlerini yürüten Sinangil Glüten Yok markası, farklı çeşitleri barındıran glütensiz un ve atıştırmalık pazarında genişleyen ürün yelpazesiyle hizmet vermektedir.
Sadece çölyak hastalarına değil, glütensiz beslenmeyi tercih eden tüm tüketicilerimizin vazgeçilmez markası haline gelmiştir. Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Sinangil Glüten Yok markamız, glütensiz un, glütensiz ekmek ve atıştırmalık gruplarında hem glütensiz beslenmeyi tercih edenlerin hem de çölyak hastalarının rahatlıkla tüketebileceği bir marka haline gelmiştir. Bu sektörde öncü bir konumda olduğumuz için, bu vasfımızı korumak adına ihtiyaç duyulan un ve tüketime hazır ürünlerde çalışmalarımıza devam ediyoruz.’
‘TÜRKIYE’DE 1 MILYONU AŞKIN ÇÖLYAK HASTASI OLDUĞU TAHMIN EDILIYOR’
Çölyak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Elif Bal Beşikçi ise zirvede yaptığı konuşmada, dünya genelinde ve Türkiye’de çölyak hastalığının yaygınlığının yüzde 1 civarında olduğunun tahmin edildiğine dikkati çekti.
Beşikçi, ‘Son yıllarda özellikle çölyak hastalarının teşhisinde bir artış olduğu görülmekte. Türkiye’de 1 milyonu aşkın çölyak hastası olduğu tahmin ediliyor. Çölyak hastalığının henüz geliştirilmiş bir ilacı bulunmamakta. Tek tedavi, glütensiz beslenme olan bu hastalığı bir yaşam biçimine dönüştürmek adına, ünitersitelerde, öğrenci yurtlarında, marketlerde, restoranlarda, okullarda, çalışma alanlarında ve toplumla temas ettiğimiz her alanda glütensiz yemeğin sunulmasıdır.’ diye konuştu.
Çölyak Vakfı’nın çölyak ve beslenmeye yönelik çalışmaları kapsamında açıklamalarda bulunan Beşikçi, Ticaret Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım Orman Bakanlığı ve belediyeler ile iş birlikleri ve temaslar gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.
Zirve, AB liderlerinin 6-9 Haziran’da yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesindeki son toplantısı olma özelliğini taşıyor.
EN ÖNEMLİ GÜNDEM MADDESİ TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER OLDU
AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in başkanlık ettiği toplantıya, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AP Başkanı Roberta Metsola da katıldı.
İlk oturumda Metsola’nın liderlere hitabının ardından, Ukrayna, Türkiye ile ilişkiler ve Orta Doğu’daki gelişmeler ele alındı.

Uzun bir aradan sonra Türkiye ile ilişkiler de AB Zirvesinin gündemine alınmıştı. Türkiye ile ilgili kısımda, temel olarak AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Borrell’in AB Komisyonu ile 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı seçiminin ardından ikili ilişkilerin seyrine yönelik hazırladığı ve Kasım 2023’te sunduğu rapordaki öneriler görüşüldü.
Ekonomi konuları ise yarınki oturumlarda ele alınacak.
SONUÇ BİLDİRİSİ AÇIKLANDI
Avrupa Birliği (AB) Türkiye’yle işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki geliştirilmesinde stratejik çıkarı bulunduğunu belirterek, bu kapsamda Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına “büyük önem atfettiğini” bildirdi.

Brüksel’de süren AB zirvesinin sonuç bildirisinin Türkiye ile ilişkilerle ilgili bölümü açıklandı.
Bildiride, “AB’nin, Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortam ile Türkiye’yle işbirliğine dayalı ve karşılıklı yarar sağlayan bir ilişki geliştirilmesinde stratejik çıkarı vardır.” denildi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in AB Komisyonu’yla Kasım 2023’te sunduğu ortak raporda yer verilen önerilerle ilgili çalışmaların ilerletilmesinin talep edildiğinin duyurulduğu bildiride, bunların “aşamalı, orantılı ve geri döndürülebilir” şekilde ve gerektiğinde AB Konseyi’nin ek rehberliğine tabi olarak ilerletilmesi için AB Daimi Temsilciler Komitesi’ne (COREPER) talimat verildiği ifade edildi.
Bildiride, “Türkiye’nin kendi yapıcı katılımı, raporda belirlenen çeşitli işbirliği alanlarının ilerletilmesinde faydalı olacaktır.” değerlendirmesi yapıldı.
‘KIBRIS’ VURGUSU
Bildiride, ayrıca “AB-Türkiye işbirliğini de geliştirebilecek olan Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasına ve ilerlemesine büyük önem vermektedir.” denildi.
AB’nin konunun çözüme kavuşturulması için Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki sürece bağlı olduğunun vurgulandığı bildiride “AB, elindeki tüm uygun araçlarla, BM liderliğindeki sürecin tüm aşamalarını desteklemede aktif rol oynamaya hazırdır.” ifadesi kullanıldı.
Zirvenin dış ilişkiler oturumunda Türkiye ile ilgili kısımda Borrell’in AB Komisyonu ile hazırladığı ve Kasım 2023’te sunduğu rapordaki öneriler görüşüldü.
Raporda, “Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki tüm yasa dışı sondaj faaliyetlerinden, egemenlik ve egemenlik haklarına saygı göstermeyen diğer tüm eylemlerden kaçınmaya devam etmesi koşuluyla, 2019’da askıya alınan AB-Türkiye Ekonomi, Enerji ve Ulaştırma Yüksek Düzeyli Diyalogları’nın yeniden etkinleştirilmesi, aynı mantıkla, Ortaklık Konseyi ve Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog toplantılarının bakanlar düzeyinde yeniden başlatılması, iklim, sağlık, göç ve güvenlik, tarım ile araştırma ve yenilik konularında sektörel Üst Düzey diyalogların sayısının artırılması” gibi öneriler yer almıştı.
YUNANİSTAN’DAN TÜRKİYE AÇIKLAMASI
Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesinin girişinde konuşan Miçotakis, zirvede hem dış politika hem de birlik ekonomisine ilişkin konuların ele alınacağına dikkati çekti.

‘BU KARARLAR AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNDEN İLERLEME KAYDEDİLEBİLECEĞİ GERÇEĞİNİ TANIYOR’
Miçotakis, AB-Türkiye ilişkilerinin ve AB Komisyonunun hazırladığı ilerleme raporunun da zirvede ele alınacağını hatırlatarak, “Şu an için vardığımız kararlardan memnunum. Bu kararlar AB-Türkiye ilişkilerinde ilerleme kaydedilebileceği gerçeğini tanıyor. Ancak tabii ki bu ilerleme AB Komisyonunun son yıllarda aldığı kararlar çerçevesinde olmalı.” diye konuştu.
AB-Türkiye ilişkilerinin Kıbrıs meselesindeki gelişmelere bağlı olarak ilerleme kaydedebileceği görüşünü savunan Miçotakis, Kıbrıs meselesinin çözümü için Birleşmiş Milletler’in (BM) yeni Kıbrıs Özel Temsilcisinin verdiği çabanın meyve verebileceğine ilişkin umutlu olduklarını kaydetti.
HOLLANDA: TÜRKİYE BİRÇOK FARKLI ALANDA ORTAKTIR
Hollanda’da geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte, Türkiye ile iyi ilişkilerin Avrupa Birliği (AB) ve Hollanda için önemli olduğunu söyledi.
Rutte, sosyal medya hesabından, “Türkiye, bölgede çok etkisi olan jeopolitik bir oyuncu ve daha fazlası, bir NATO müttefiki ve birçok farklı alanda ortaktır. Terörle mücadele, güvenlik, iklim, enerji, ekonomi ve göç gibi.” paylaşımında bulundu.

AB Zirvesi’nde, Türkiye ile AB ve Hollanda arasında bağların güçlendirilebilmesi için görüşmeler yapılacağını belirten Rutte, “Türkiye ile iyi ilişkiler, AB ve Hollanda için önemli.” ifadesini kullandı.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce çalışma ofisine giriş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Zelenski arasında yapılan görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü.
Görüşme sonrası Erdoğan ve Zelenski ortak basın açıklamasında bulundu…
Basın toplantısında konuşan Başkan Erdoğan, “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” dedi. Zelenskiy de, “Ukrayna için acil bir barış istiyoruz” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;
Sayın Zelenski’yi yeniden misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliğine yönelik desteğimizi vurguladım. Savaşın başta Ukrayna olmak üzere menfi yansımaları artıyor.
“BARIŞ ZİRVESİ İÇİN EV SAHİPLİĞİNE HAZIRIZ”
Maalesef barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurduğumuz müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadı.
Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız.

“KÜRESEL BİR GIDA KRİZİNİN ÖNÜNE GEÇİLMİŞ OLDU”
Karadeniz girişimi 33 milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız.
Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran bir konuma gelmesi büyük önem taşıyor.
Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 milyar dolar hedefine ulaşmak için gayretlerimizi artırma konusunda mutabık kaldık.
Pek çok firmamız savaşın getirdiği riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti, devam ediyor. Ukrayna’nın yeniden imar edilmesi için desteğimizi devam ettireceğiz.

ZELENSKİ: TÜRKİYE SAYESİNDE CİDDİ İNSANİ SONUÇLAR ELDE ETTİK
Zelenski’nin açıklamalarından satır başları şöyle;
Sayın Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın bağımsızlığına desteğiniz için teşekkür ederim.
Her zamanki gibi çok samimi bir müzakere gerçekleştirdik. Bir an önce topraklarımıza adil bir barış getirmek istiyoruz.
Türkiye’nin çabaları sayesinde ciddi insani sonuçlar elde ettik.

“UKRAYNA İÇİN ACİL BİR BARIŞ”
Kırım Tatarları başta olmak üzere ilgili liste ilettim. Bu insanlar işgal altında olan Ukrayna topraklarında bulunuyor. Bugün barış planımıza dikkat çektik. Özellikle liderler düzeyindeki küresel zirve hazırlıklarıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’na bilgi verdim.
Adil bir barış elde etmek istiyoruz. Ukrayna için acil bir barış. Ben savunma sanayi şirketleriyle bugün bir araya geldim.
“BİZİM TİCARETİMİZİ KOLAYLAŞTIRACAK”
Savunma sanayi şirketleriyle görüşmekten memnuniyet duydum. Ekonomik iş birliğimiz açısından bu konuları çözmeye hazırız. Bugün burada bir anlaşma imzaladık. Bizim ticaretimizi kolaylaştıracak.

‘RAMAZAN’ MESAJI
Karadeniz bölgesi de çok önemli. Çok fazla gemi oradan geçti. Şimdiden 30 milyon tondan fazla tahıl o koridordan geçti. Ramazan ayı arifesinde herkese bir sakinlik dilemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayı sırasında barışın biraz daha bize yakın olmasını diliyorum.
SORU CEVAP
ZELENSKİ: Savaşın bitmesi için sunulan her teklif belli bir formüle dayanıyor. Biz kendi toprağımızı savunuyoruz. Bizim dile getirdiğimiz öneriler pratik sonuçlara dayanıyor. Maalesef uzun ve zor bir yol. Liderler zirvesinde gıda güvenliği görüşülecek. Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler tahıl koridorunun çalışmasını istiyor. Tüm limanlarımızın çalışmasını istiyor. Odessa’daki büyük limanların yanı sıra biz bu liman sayısını artırmak istiyoruz.
ERDOĞAN: Rusya’nın Türkiye’nin duruşuna saygı duyacağına inanıyoruz. Bu olmazsa böyle bir barışı tesis etmek de mümkün olmayacaktır. Bu barış olmazsa da en azından Türkiye olarak görevimizi yapmış olacağız.
ZELENSKİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü hep savundu. Hiçbir zaman fikrini değiştirmediği için kendisine minnettarım. Kırım Tatarlarının çoğu esarette. Hiçbir liderin Kırım Tatarlarını geri getirebileceğini düşünmüyorum. Bugün bir liste getirdim ve kendisine ilettim. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanına inanıyorum. Kendisi bunu yapabilir.
ERDOĞAN: 3 başlık önemli. Gıda güvenli, esir takası ve seyrüsefer. Başkan’la bu konularda aynı düşündeyiz. Adımlar atmamız lazım. Ümitsiz değiliz. Bu salon çok şeylere şahit oldu.
]]>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önce çalışma ofisine giriş yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Zelenski arasında yapılan görüşme yaklaşık 1,5 saat sürdü.
Görüşme sonrası Erdoğan ve Zelenski ortak basın açıklamasında bulundu…
Basın toplantısında konuşan Başkan Erdoğan, “Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız” dedi. Zelenskiy de, “Ukrayna için acil bir barış istiyoruz” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;
Sayın Zelenski’yi yeniden misafir etmekten memnuniyet duyuyorum. Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, egemenliğine yönelik desteğimizi vurguladım. Savaşın başta Ukrayna olmak üzere menfi yansımaları artıyor.
“BARIŞ ZİRVESİ İÇİN EV SAHİPLİĞİNE HAZIRIZ”
Maalesef barışın tesisi için Mart 2022’de İstanbul’da kurduğumuz müzakere masasının yanından geçebilecek nitelikte diplomatik bir adım atılamadı.
Rusya’nın da bulunacağı bir barış zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırız.

“KÜRESEL BİR GIDA KRİZİNİN ÖNÜNE GEÇİLMİŞ OLDU”
Karadeniz girişimi 33 milyon tona yakın tahılın ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına imkan vererek küresel bir gıda krizinin önüne geçmişti. Taraflar arasında yeni bir mutabakat sağlanması için daha önce olduğu gibi elimizden gelen desteği vermeye hazırız.
Ukrayna’nın ekonomik açıdan ayakları üzerinde duran bir konuma gelmesi büyük önem taşıyor.
Savaşa rağmen ikili ticaretimizin istikrarlı bir seyir izlemesinden memnuniyet duyuyoruz. 10 milyar dolar hedefine ulaşmak için gayretlerimizi artırma konusunda mutabık kaldık.
Pek çok firmamız savaşın getirdiği riskleri göğüsleyerek arazideki çalışmalarına devam etti, devam ediyor. Ukrayna’nın yeniden imar edilmesi için desteğimizi devam ettireceğiz.

ZELENSKİ: TÜRKİYE SAYESİNDE CİDDİ İNSANİ SONUÇLAR ELDE ETTİK
Zelenski’nin açıklamalarından satır başları şöyle;
Sayın Cumhurbaşkanı ve Türk halkına Ukrayna’nın bağımsızlığına desteğiniz için teşekkür ederim.
Her zamanki gibi çok samimi bir müzakere gerçekleştirdik. Bir an önce topraklarımıza adil bir barış getirmek istiyoruz.
Türkiye’nin çabaları sayesinde ciddi insani sonuçlar elde ettik.

“UKRAYNA İÇİN ACİL BİR BARIŞ”
Kırım Tatarları başta olmak üzere ilgili liste ilettim. Bu insanlar işgal altında olan Ukrayna topraklarında bulunuyor. Bugün barış planımıza dikkat çektik. Özellikle liderler düzeyindeki küresel zirve hazırlıklarıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’na bilgi verdim.
Adil bir barış elde etmek istiyoruz. Ukrayna için acil bir barış. Ben savunma sanayi şirketleriyle bugün bir araya geldim.
“BİZİM TİCARETİMİZİ KOLAYLAŞTIRACAK”
Savunma sanayi şirketleriyle görüşmekten memnuniyet duydum. Ekonomik iş birliğimiz açısından bu konuları çözmeye hazırız. Bugün burada bir anlaşma imzaladık. Bizim ticaretimizi kolaylaştıracak.

‘RAMAZAN’ MESAJI
Karadeniz bölgesi de çok önemli. Çok fazla gemi oradan geçti. Şimdiden 30 milyon tondan fazla tahıl o koridordan geçti. Ramazan ayı arifesinde herkese bir sakinlik dilemek istiyorum. Mübarek Ramazan ayı sırasında barışın biraz daha bize yakın olmasını diliyorum.
SORU CEVAP
ZELENSKİ: Savaşın bitmesi için sunulan her teklif belli bir formüle dayanıyor. Biz kendi toprağımızı savunuyoruz. Bizim dile getirdiğimiz öneriler pratik sonuçlara dayanıyor. Maalesef uzun ve zor bir yol. Liderler zirvesinde gıda güvenliği görüşülecek. Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler tahıl koridorunun çalışmasını istiyor. Tüm limanlarımızın çalışmasını istiyor. Odessa’daki büyük limanların yanı sıra biz bu liman sayısını artırmak istiyoruz.
ERDOĞAN: Rusya’nın Türkiye’nin duruşuna saygı duyacağına inanıyoruz. Bu olmazsa böyle bir barışı tesis etmek de mümkün olmayacaktır. Bu barış olmazsa da en azından Türkiye olarak görevimizi yapmış olacağız.
ZELENSKİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü hep savundu. Hiçbir zaman fikrini değiştirmediği için kendisine minnettarım. Kırım Tatarlarının çoğu esarette. Hiçbir liderin Kırım Tatarlarını geri getirebileceğini düşünmüyorum. Bugün bir liste getirdim ve kendisine ilettim. Bu konuda sayın Cumhurbaşkanına inanıyorum. Kendisi bunu yapabilir.
ERDOĞAN: 3 başlık önemli. Gıda güvenli, esir takası ve seyrüsefer. Başkan’la bu konularda aynı düşündeyiz. Adımlar atmamız lazım. Ümitsiz değiliz. Bu salon çok şeylere şahit oldu.
]]>2023 yılında dünya Türkiye ve dünya pek çok zorlu gelişmeye tanıklık etti. Türkiye yılın ilk aylarında Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 bin vatandaşını kaybetmenin acısını yaşarken dünyada da çok sayıda kritik olay yaşandı. Bir taraftan Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş tüm şiddetiyle devam ederken, 7 Ekim’de İsrail-Filistin savaşı patlak verdi. ABD ve Batı‘nın İsrail’e yönelik desteği savaşı tam anlamıyla körükledi. Türkiye başta olmak üzere dünyanın geriye kalan birçok ülkesi ise savaşın bir an önce sonlanması için yoğun çaba sarf etti.
DÜNYANIN KADERİ BELİRLENECEK
2023 yılında düzenlenen küresel zirveler ise bu savaşların sonlandırılması konusunda belirleyici rol üstlenemedi. Ancak 2024 yılı zirvelerinden savaşların sona ermesi ve dünyanın daha yaşanabilir bir hal alması için kararlar çıkması bekleniyor. Bu kapsamda 2024 yılında dünyanın kaderini belirleyecek olan çok sayıda zirve düzenlenecek. Gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş birçok ülkenin katılımıyla gerçekleşecek bu zirvelerden çıkan kararlar, dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 8 milyar insanın hayatını etkileyecek.
2024 YILININ EN ÖNEMLİ 10 ZİRVESİ
Kritik kararlar alınacak 2024 yılının en önemli 10 zirvesi şu şekilde sıralanıyor;
DTÖ BAKANLAR KONFERANSI
26-29 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek 13. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Bakanlar Konferansı’nda çok sayıda konu ele alınacak. Önceki zirvelerde mutabakata varılan kararlar yerine getirilmeye çalışılırken, DTÖ Genel Direktörü Ngozi OkonjoIweala‘nın belirlediği öncelik listesi şu şekilde olacak;

İYİLİK İÇİN YAPAY ZEKA ZİRVESİ
Son yıllarda hayatımıza giren yapay zeka teknolojileri için de 2024 yılında zirve düzenlenecek. 30-31 Mayıs tarihlerinde İsviçre’nin başkenti Cenevre’de gerçekleşecek İyilik İçin Yapay Zekâ Zirvesi, teknolojinin katlanarak ve benzeri görülmemiş bir hızla ilerlediği bir çağda nasıl yol alınacağını tartışmak üzere hükümetleri, kâr amacı gütmeyen araştırma kurumlarını, şirketleri ve uluslararası kuruluşları bir araya getirecek. Zirvede ayrıca, 2030 yılına kadar sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için yapay zekânın en iyi nasıl kullanılacağı da ele alınacak

G7 ZİRVESİ
2024’ün en kritik zirvelerinde biri de İtalya’nın Puglia kentinde gerçekleşecek. 13-15 Haziran tarihlerinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ev sahipliğini yapacağı G7 Zirvesi’nde dünyanın gelişmiş ülkeleri katılacak. Zirvede en önemli konu olarak Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savunması olurken, uluslararası kurallara saygı, ekonomik ve enerji güvenliği, göç ve Afrika ile eşit ortaklığı konuları ele alınacak.

NATO ZİRVESİ
Türkiye’nin de dahil olduğu NATO bu yıl 9-11 Temmuz tarihlerinde ABD’nin Washington kentinde ittifakın 75. yıldönümünü kutlayacak. Türkiye’nin onay vermesinin ardından İsveç’in NATO üyesi olarak muhtemel ilk katılımını gerçekleştireceği zirvede Ukrayna’nın potansiyel NATO üyeliği önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek.
Zirvede, Batı Balkanlar’daki istikrarsızlık tehdidinin yönetilmesi, Gazze Şeridi’ne insani yardım sağlanması, transatlantik güvenliğin güçlendirilmesi ve Çin ile jeostratejik rekabetin yönetilmesi konularına değinilecek.

BM GENEL KURULU
22-23 Eylül tarihlerinde ABD’nin New York kentinde gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu‘nda devlet başkanları ve dünya liderleri katılacak. Dünyanın en büyük çok taraflı toplantısı olan BM Genel Kurulu‘ndaki en önemli konular arasında dijital teknolojinin sorumlu bir şekilde yönetilmesi, güvenli bir bilgi ekosistemi oluşturulması ve siber savaş veya iklimin kötüleşen etkileri gibi ortaya çıkan zorluklarla başa çıkmak için geliştirilmiş bir uluslararası müdahale taktik kitabının geliştirilmesi yer alacak.

BRICS ZİRVESİ
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika‘nın oluşturduğu BRICS bloğu da Ekim ayında toplanacak. BRICS, Arjantin, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dahil olduğu 6 yeni üyesini de zirvede ağırlayacak. Rusya’nın Kazan şehrinde yapılacak zirvenin teması “Küresel Kalkınma ve Güvenlikte Adalet İçin Çok Taraflılığın Güçlendirilmesi” olacak. Blok şu anda dünya nüfusunun neredeyse yarısını ve ekonomik üretimin neredeyse üçte birini oluşturuyor.

COP29
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 29. Taraflar Konferansı ise Kasım ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek. COP29 toplantısında katılımcıların ilk kez açıkça tüm fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısı yaptığı COP28’den bazı önemli ilerlemeler devralacak.

BM BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK SÖZLEŞMESİ
Türkiye’nin 6 Şubat depremleri nedeniyle COP16 konferansına ev sahipliği yapma önerisinden çekilmesinin ardından 21-1 Kasım tarihleri arasında yapılacak konferans Kolombiya’da gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl taraflar, 2030 yılına kadar biyolojik çeşitliliği koruma konusunda küresel eyleme rehberlik etmeyi amaçlayan dönüm noktası niteliğindeki Kunming Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesini (GBF) kabul etmişti.

G20 ZİRVESİ
Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yapılacak olan G20 zirvesi de hiç şüphesiz ki 2024 en önemli zirvelerinden biri olacak. Brezilya’nın “adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olarak belirlediği G20 sloganıyla Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva‘nın ana gündem maddeleri açlık, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele; ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan sürdürülebilir kalkınma ve küresel yönetişim reformu şeklinde sıralanıyor.
Zirve 18-19 Kasım 2024 tarihlerinde gerçekleşecek.

ASEAN ZİRVESİ VE DOĞU ASYA ZİRVESİ
2024 yılı içerisinde gerçekleşecek Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği toplantısında gündemin ilk sıralarında ekonomik ve dijital kalkınmanın yanı sıra dış ilişkileri geliştirme konuları yer alacak. Öte yandan zirvede jeopolitik konuların da ele alınması ön görülüyor.

2023 yılında dünya Türkiye ve dünya pek çok zorlu gelişmeye tanıklık etti. Türkiye yılın ilk aylarında Kahramanmaraş merkezli depremlerde 50 bin vatandaşını kaybetmenin acısını yaşarken dünyada da çok sayıda kritik olay yaşandı. Bir taraftan Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan savaş tüm şiddetiyle devam ederken, 7 Ekim’de İsrail-Filistin savaşı patlak verdi. ABD ve Batı‘nın İsrail’e yönelik desteği savaşı tam anlamıyla körükledi. Türkiye başta olmak üzere dünyanın geriye kalan birçok ülkesi ise savaşın bir an önce sonlanması için yoğun çaba sarf etti.
DÜNYANIN KADERİ BELİRLENECEK
2023 yılında düzenlenen küresel zirveler ise bu savaşların sonlandırılması konusunda belirleyici rol üstlenemedi. Ancak 2024 yılı zirvelerinden savaşların sona ermesi ve dünyanın daha yaşanabilir bir hal alması için kararlar çıkması bekleniyor. Bu kapsamda 2024 yılında dünyanın kaderini belirleyecek olan çok sayıda zirve düzenlenecek. Gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş birçok ülkenin katılımıyla gerçekleşecek bu zirvelerden çıkan kararlar, dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 8 milyar insanın hayatını etkileyecek.
2024 YILININ EN ÖNEMLİ 10 ZİRVESİ
Kritik kararlar alınacak 2024 yılının en önemli 10 zirvesi şu şekilde sıralanıyor;
DTÖ BAKANLAR KONFERANSI
26-29 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek 13. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Bakanlar Konferansı’nda çok sayıda konu ele alınacak. Önceki zirvelerde mutabakata varılan kararlar yerine getirilmeye çalışılırken, DTÖ Genel Direktörü Ngozi OkonjoIweala‘nın belirlediği öncelik listesi şu şekilde olacak;

İYİLİK İÇİN YAPAY ZEKA ZİRVESİ
Son yıllarda hayatımıza giren yapay zeka teknolojileri için de 2024 yılında zirve düzenlenecek. 30-31 Mayıs tarihlerinde İsviçre’nin başkenti Cenevre’de gerçekleşecek İyilik İçin Yapay Zekâ Zirvesi, teknolojinin katlanarak ve benzeri görülmemiş bir hızla ilerlediği bir çağda nasıl yol alınacağını tartışmak üzere hükümetleri, kâr amacı gütmeyen araştırma kurumlarını, şirketleri ve uluslararası kuruluşları bir araya getirecek. Zirvede ayrıca, 2030 yılına kadar sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için yapay zekânın en iyi nasıl kullanılacağı da ele alınacak

G7 ZİRVESİ
2024’ün en kritik zirvelerinde biri de İtalya’nın Puglia kentinde gerçekleşecek. 13-15 Haziran tarihlerinde İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin ev sahipliğini yapacağı G7 Zirvesi’nde dünyanın gelişmiş ülkeleri katılacak. Zirvede en önemli konu olarak Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savunması olurken, uluslararası kurallara saygı, ekonomik ve enerji güvenliği, göç ve Afrika ile eşit ortaklığı konuları ele alınacak.

NATO ZİRVESİ
Türkiye’nin de dahil olduğu NATO bu yıl 9-11 Temmuz tarihlerinde ABD’nin Washington kentinde ittifakın 75. yıldönümünü kutlayacak. Türkiye’nin onay vermesinin ardından İsveç’in NATO üyesi olarak muhtemel ilk katılımını gerçekleştireceği zirvede Ukrayna’nın potansiyel NATO üyeliği önemli bir gündem maddesi olmaya devam edecek.
Zirvede, Batı Balkanlar’daki istikrarsızlık tehdidinin yönetilmesi, Gazze Şeridi’ne insani yardım sağlanması, transatlantik güvenliğin güçlendirilmesi ve Çin ile jeostratejik rekabetin yönetilmesi konularına değinilecek.

BM GENEL KURULU
22-23 Eylül tarihlerinde ABD’nin New York kentinde gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu‘nda devlet başkanları ve dünya liderleri katılacak. Dünyanın en büyük çok taraflı toplantısı olan BM Genel Kurulu‘ndaki en önemli konular arasında dijital teknolojinin sorumlu bir şekilde yönetilmesi, güvenli bir bilgi ekosistemi oluşturulması ve siber savaş veya iklimin kötüleşen etkileri gibi ortaya çıkan zorluklarla başa çıkmak için geliştirilmiş bir uluslararası müdahale taktik kitabının geliştirilmesi yer alacak.

BRICS ZİRVESİ
Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika‘nın oluşturduğu BRICS bloğu da Ekim ayında toplanacak. BRICS, Arjantin, Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dahil olduğu 6 yeni üyesini de zirvede ağırlayacak. Rusya’nın Kazan şehrinde yapılacak zirvenin teması “Küresel Kalkınma ve Güvenlikte Adalet İçin Çok Taraflılığın Güçlendirilmesi” olacak. Blok şu anda dünya nüfusunun neredeyse yarısını ve ekonomik üretimin neredeyse üçte birini oluşturuyor.

COP29
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 29. Taraflar Konferansı ise Kasım ayında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilecek. COP29 toplantısında katılımcıların ilk kez açıkça tüm fosil yakıtlardan uzaklaşma çağrısı yaptığı COP28’den bazı önemli ilerlemeler devralacak.

BM BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK SÖZLEŞMESİ
Türkiye’nin 6 Şubat depremleri nedeniyle COP16 konferansına ev sahipliği yapma önerisinden çekilmesinin ardından 21-1 Kasım tarihleri arasında yapılacak konferans Kolombiya’da gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl taraflar, 2030 yılına kadar biyolojik çeşitliliği koruma konusunda küresel eyleme rehberlik etmeyi amaçlayan dönüm noktası niteliğindeki Kunming Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesini (GBF) kabul etmişti.

G20 ZİRVESİ
Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde yapılacak olan G20 zirvesi de hiç şüphesiz ki 2024 en önemli zirvelerinden biri olacak. Brezilya’nın “adil bir dünya ve sürdürülebilir bir gezegen inşa etmek” olarak belirlediği G20 sloganıyla Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva‘nın ana gündem maddeleri açlık, yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele; ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan sürdürülebilir kalkınma ve küresel yönetişim reformu şeklinde sıralanıyor.
Zirve 18-19 Kasım 2024 tarihlerinde gerçekleşecek.

ASEAN ZİRVESİ VE DOĞU ASYA ZİRVESİ
2024 yılı içerisinde gerçekleşecek Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği toplantısında gündemin ilk sıralarında ekonomik ve dijital kalkınmanın yanı sıra dış ilişkileri geliştirme konuları yer alacak. Öte yandan zirvede jeopolitik konuların da ele alınması ön görülüyor.

Foruma ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çin Başbakanı Li Qiang ve Ukranya Devlet Başkanı Volodimir Zelenski gibi dünya gündeminin önde gelen siyasileri katılacak.
Davos’ta Ukrayna gündeminin dışında dünya ve Avrupa ekonomik görünümüne ilişkin önemli mesajlar verilebilir. Davos konuşmacıları arasında AMB Başkanı Christine Lagarde, ECB Üyesi Francois Villeroy, IMF Başkanı Kristalina Georgieva, IMF Başkan Yardımcısı Gita Gopinath ve Almanya Maliye Bakanı Christian Lindner gibi isimler yer alıyor.
“GÜVENİ YENİDEN İNŞA ETMELİYİZ”
Jeopolitik, genel olarak siyaset ve bunun iş dünyası üzerindeki etkileri de Davos’ta masaya yatırılacak. Teknoloji devrimi ve sürdürülebilirlik de liderlerin ele alacağı konular içinde yer alacak.
Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Klaus Schwab, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Parçalanmış bir dünya ve artan toplumsal bölünmelerle karşı karşıyayız. Bu da yaygın belirsizlik ve karamsarlığa yol açıyor. Kriz yönetiminin ötesine geçerek, mevcut sorunların temel nedenlerine bakarak ve daha umut verici bir geleceği birlikte inşa ederek geleceğimize olan güveni yeniden inşa etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.
WEF’in yıllık toplantısında en son küresel gelişmeler de ele alınacak. Toplantılarda, dayanıklılığı ve güvenliği ilerletmek, yaşam standartlarını iyileştiren ekonomik büyümeyi canlandırmak, enerjiyi güvence altına alırken iklimi ve doğayı koruyan hızlı eylemleri sürdürmek, teknolojik gelişmelerin kapsayıcı olmasını sağlamak ve insanlara ve adil fırsatlara yatırım yapmak için gerekli işbirliğini yeniden canlandırma amaçlanacak.
YAPAY ZEKA MASADA
Popülizmin yükselişi ve teknolojideki gelişmeler, tıp alanındaki hızlı gelişmelerin toplumu dönüştürmesi, robotik gelişmeler, yapay zeka, dijitalleşme Davos Zirvesi’nde tartışılacak diğer konuları oluşturuyor.
WEF’in küresel risk analizinde, kalıcı bir yaşam pahalılığı krizine ilişkin endişeler, yapay zeka (YP-AI) kaynaklı yanlış bilgi ve dezenformasyon ile toplumsal kutuplaşmanın iç içe geçmiş risklerinin bu yılın risk görünümünde belirleyici olduğuna vurgu yapılırken, yapay zeka teknolojilerinin olumsuz sonuçları en büyük riskler arasında olduğu bilgisi paylaşıldı. Bu yüzden WEF, bu yıl Davos’ta yapay zekayı ana temalarından birisi yaptı.
Yapay zekanın geçen yıl ivme kazanmasıyla ortaya çıkan yeni bir ekonomik çerçevede Davos’ta düzenlenecek forumlarda, “Yapay zekayı herkesin yararına olacak şekilde nasıl kullanabiliriz? Farklı düzenleyici ortam inovasyonu toplumsal risklerle nasıl dengeliyor? Yapay zeka, 5/6G, kuantum hesaplama ve biyoteknoloji dahil olmak üzere diğer dönüştürücü teknolojilerle nasıl arayüz oluşturacak?” sorularına cevaplar aranacak.
Forumlarda, bu yıl dünya genelinde seçimler, olası salgın hastalıklar ve siber saldırılar da ele alınacak.
KİMLER KATILIYOR?
Çin Başbakanı Li Çiang, Davos’ta ABD’nin ülkesine karşı teknoloji konusunda baskısını ve Pekin’in Rusya-Ukrayna savaşını durdurulmasına yönelik arabulucu rolünü anlatacak.
Rusya-Ukrayna savaşı WEF’in son iki yıllık toplantısına damgasını vururken, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin bu yıl toplantıya katılıp bir konuşma yapması bekleniyor.
Davos’taki toplantılara herhangi bir Rus yetkilinin katılıp katılmayacağı ise belli değil.
Toplantılara Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM kuruluşlarının direktörleri de katılacak. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken gibi 40’tan fazla dışişleri bakanının da toplantılarda hazır bulunması bekleniyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan da zirve de yer alacak.
Davos Zirvesi’ne 120 ülkeden 2 bin 800 binden fazla iş adamı, siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katılacak.
40’tan fazla ülkenin devlet başkanı ve başbakan düzeyinde temsil edileceği zirvede, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, Katar Başbakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ve İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte önemli katılımcılar olarak ön plana çıkıyor.
Arjantin’in yeni seçilen Devlet Başkanı Javier Milei’nin de Davos’a gelmesi bekleniyor.
800’den fazla çok uluslu şirketlerin üst düzey yetkililerinin (CEO’ları) zirvede yeni pazar arayışında olması beklenirken, 150’den fazla küresel yenilikçi, teknoloji öncüsü ve sektörleri dönüştüren Unicorn da yer alacak.
Ayrıca zirveye her yıl olduğu gibi Türkiye’den iş dünyasının önde gelen isimleri de katılacak.
]]>